İçeriğe geç
AC
Birinci Bölüm Başvuru No: 2012/74 Tarih:

M.e. Başvurusu (B. No: 2012/74)

Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

M.E. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2012/74)

Karar Tarihi: 5/3/2013

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat

Mühendisliği Bölümü İkinci Öğretim Programına kayıt hakkı kazandığı hâlde

yaptığı müracaatın kabul edilmediğini belirterek eğitim ve öğrenim hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 26/9/2012 tarihinde Bingöl 1.

Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Belirlenen eksikliklerin

tamamlanmasının ardından, dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 4/3/2013

tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı

alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

33. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, Fırat Üniversitesi Bingöl Meslek Yüksekokulu İnşaat

Bölümü mezunudur. Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığının 22/12/1997 tarihli yazısıyla başvurucuya anılan

Üniversitenin İnşaat Mühendisliği Bölümü İkinci Öğretim Programına dikey geçiş

kapsamında kayıt yaptırmaya hak kazandığı bildirilmiştir.

6. Başvurucu, 16/1/1998 tarihinde anılan

programa kayıt yaptırmak için müracaat etmiş, ancak kaydı yapılmamıştır.

7. Başvurucu, adı geçen öğretim programına kayıt için yaptığı

başvurunun kabul edilmemesine ilişkin işleme karşı idari makamlara başvurmadığı

gibi mahkemelerde dava da açmamıştır.

B. İlgili

Hukuk

8. 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2.

maddesinin (1) numaralı fıkrasında idari işlemlere karşı açılacak dava türleri

belirtilmiş, 7. maddesinde ise idari yargı mercilerinde dava açma süreleri

gösterilmiştir.

9. 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi şöyledir:

“1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir

işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.

2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş

sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi

içinde, konusuna göre Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine dava

açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse

ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı

da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi

başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın

süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari

makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava

açabilirler.”

10. 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi şöyledir:

“1.

İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması,

geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst

makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde

istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini

durdurur.

2. Altmış gün içinde

bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.

3. İsteğin

reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye

başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

11. Mahkemenin 5/3/2013 tarihinde yapmış

olduğu toplantıda, başvurucunun 26/9/2012 tarih ve 2012/74 numaralı bireysel

başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

12. Başvurucu, 16/1/1998 tarihinde dikey

geçiş yoluyla kayıt hakkı kazandığı Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi

İnşaat Mühendisliği Bölümü İkinci Öğretim Programına kayıt için müracaat

ettiğini, ancak görevli memurun belgelerini almayarak kayıt işlemini

yapmadığını, söz konusu tarihin kayıt için son gün olması nedeniyle bu işleme

karşı idari makamlara veya mahkemeye başvurmadığını belirterek, Anayasa’nın 42.

maddesinde tanımlanan eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

B. Değerlendirme

13. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Herkes,

Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal

edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek

için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

14. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar

başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal

için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel

başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.”

15. Bu düzenlemeler uyarınca, başvurucunun

Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili

idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip

olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması ve aynı zamanda bu

süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması

gerekir.

16. İdari işlemler, idarenin kamu kudretini

kullanarak tesis ettiği, tek yanlı irade açıklaması ile hukuksal sonuç doğuran,

başka bir deyişle, hukuk düzeninde değişiklik yapan işlemleridir. İdari

işlemlere karşı idari yargıda 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının (a) bendinde tanımlanan iptal davası açılabileceği gibi, idari

işlemler nedeniyle bir zarar doğmuşsa, bunun giderilmesi için aynı fıkranın (b)

bendinde belirtilen tam yargı davası açılması imkânı da bulunmaktadır.

17. Bunun yanı sıra 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesinde,

ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin

yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içinde bir cevap

verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, altmış günün bittiği tarihten

itibaren dava açma süresi içinde konusuna göre Danıştaya,

idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri düzenlenmiştir.

18. Öte yandan anılan Kanun’un 11. maddesinde ise idare tarafından

bir idari işlemin tesis edilmesi durumunda, ilgililerin dava açmadan önce bu

işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem

yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari

dava açma süresi içinde isteyebilecekleri belirtilmiştir.

19. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, ikincil nitelikte bir

kanun yoludur. Temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle

derece mahkemelerinde, olağan kanun yolları ile çözüme kavuşturulması esastır.

Bireysel başvuru yoluna, iddia edilen hak ihlallerinin bu olağan denetim

mekanizması çerçevesinde giderilememesi durumunda başvurulabilir.

20. Başvuru konusu olayda, başvurucunun anılan öğretim programına kaydının

yapılmaması üzerine, öncelikle yazılı olarak idari makamlara başvuruda

bulunması, bunun reddi üzerine 2577 sayılı Kanun’un 7.,

10. ve 11. maddelerinde belirtilen süreler içinde idari yargı mercilerinde dava

açması ve olağan kanun yollarını tüketmesi gerekirken, belirtilen usulü takip

etmeyip söz konusu işleme karşı doğrudan bireysel başvuruda bulunduğu

görülmüştür.

21. İncelenen başvurunun, başvurucunun idari

işlem aleyhine kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamını

tüketmeden doğrudan bireysel başvuruda bulunması nedeniyle, 6216 sayılı

Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca kabul edilebilirlik kriterlerini taşımadığı anlaşılmaktadır.

22. Açıklanan nedenlerle, başvuru konusu işleme karşı idari ve yargısal kanun yollarının tamamı tüketilmeden

bireysel başvuru yapıldığı anlaşıldığından başvurunun diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “başvuru yollarının tüketilmemiş olması” nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Başvurunun “başvuru yollarının tüketilmemiş olması”

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama

giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına, 5/3/2013 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh KALELİ

Üyeler

:

Mehmet ERTEN

Zehra Ayla PERKTAŞ

Erdal TERCAN

Zühtü ARSLAN

Raportör

:

Şermin BİRTANE

Başvurucu

:

M. E.

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2012/74, 5 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası