İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mahmut Çelebi Başvurusu (B. No: 2016/7824)

1. Başvuru, temyiz isteminin değerlendirilmemesi nedeniyle karar

Başvuru No2016/7824Tarih7 Kasım 2019Okuma10 dk · 2.050 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mahmut Çelebi Başvurusu

Karar tarihi
7 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2016/7824
R.G. Tarih ve Sayı
11/12/2019-30975
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.050 kelime·10 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, temyiz isteminin değerlendirilmemesi nedeniyle karar

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/4/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu; Van'ın Tebrizkapı

Mahallesi, 484 ada 76 parsel üzerindeki 17 Blok 2 numaralı bağımsız bölümün

malikidir. Van'da 23/10/2011 ve 9/11/2011 tarihlerinde iki deprem meydana

gelmiştir. Başvurucu 23/10/2011 tarihli ilk depremden sonra maliki olduğu konut

için 26/10/2011 başlangıç ve 26/10/2012 bitiş tarihli doğal afet sigortası

yaptırmıştır.

7. Van'da 9/11/2011 tarihinde meydana gelen ikinci bir depremden

sonra başvurucu, Doğal Afet Sigortaları Kurumuna (DASK) sigorta poliçesi kapsamında

oluşan hasarın ödenmesi talebinde bulunmuştur. Eksper vasıtası ile konut

üzerinde incelemede bulunan DASK, konuttaki hasarın 23/10/2011 tarihli ilk

depremde meydana geldiği ve sigorta poliçesinin düzenlendiği sırada

başvurucunun bu hasarı gizlediği gerekçesiyle talebi reddetmiştir.

8. Başvurucu, deprem sonucu risk gerçekleşmiş olmasına rağmen

davalı Kurumun sigorta poliçesi ile üstlenmiş olduğu hasarı tazmin etmediği

iddiasıyla 10/8/2012 tarihinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000 TL

alacak talebiyle dava açmıştır.

9. Başvurucu 12/11/2013 tarihinde talebini ıslah ederek 109.640

TL'ye çıkarmıştır.

10. Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 18/2/2014 tarihinde davanın

ıslah edilen miktar üzerinden kabulüne karar vermiştir. Mahkeme, gerekçeli

kararında davalı Kurum aleyhine yargılama giderlerini ve harcı ödemesine karar

vermişken vekâlet ücretine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmamıştır.

11. Gerekçeli kararın başvurucuya ne zaman tebliğ edildiği dosya

kapsamındaki belgelerden açıkça anlaşılamıyor ise de başvurucu lehine vekâlet

ücretine hükmedilmemesi nedeniyle tavzih isteğinde bulunulmuştur. Mahkeme,

tavzih yoluyla kararın hüküm kısmında değişiklik yapılamayacağından 1/4/2014

tarihinde isteği reddetmiştir. Tavzih isteğinin reddi kararı 9/5/2014 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiştir.

12. Asıl karar başvurucu tarafından 9/5/2014 tarihinde, davalı

Kurum vekili tarafından ise 21/5/2014 tarihinde temyiz edilmiştir.

13. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (Daire) 27/1/2016 tarihinde

yalnızca davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesini esas alarak hükmün

onanmasına karar vermiştir.

14. Nihai kararın tebliğine ilişkin olarak dosya içinde belge ve

bilgi bulunmamaktadır. Başvurucu, onama kararını elektronik ortama aktarıldığı

6/4/2016 tarihinde öğrendiğini bildirmiştir.

15. Başvurucu 13/4/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

16. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 323. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"(1) Yargılama giderleri şunlardır:

...

ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak

vekâlet ücreti.''

17. 6100 sayılı Kanun'un 326. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

"(2) Davada iki taraftan her biri kısmen

haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre

paylaştırır.''

18. 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164.

maddesi şöyledir:

"Avukatlı ücreti, avukatın hukukî

yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.''

19. 1136 sayılı Kanun'un 169. maddesi

şöyledir:

"Yargı mercilerince karşı tarafa

yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az

ve üç katından fazla olamaz.''

20. 6100 sayılı Kanun'un 31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı

Kanun'un 30. maddesi ile değiştirilen geçici 3. maddesi şöyledir:

"(1) Bölge adliye mahkemelerinin,

26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge

Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086

sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam

olunur.

(2)

Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz

yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı

Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki

427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına

devam olunur.

(3) Bu

Kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve

başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri

uygulanır."

B. Uluslararası Hukuk

21. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes

davasının, ... esası konusunda karar verecek olan, ... bir mahkeme tarafından

... görülmesini isteme hakkına sahiptir..."

22. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) mahkeme hakkının

görünümlerinden biri olan karar hakkı ile ilgili olarak Kutic/Hırvatistan (B. No: 48778/99, 1/3/2002) davasında yaptığı

değerlendirmede, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının hukuki

uyuşmazlıkların tespiti için mahkemeye erişim hakkını güvence altına aldığını

yinelemekte ancak bu hakkın yalnızca dava açma hakkı ile sınırlı olmadığını,

aynı zamanda mahkemenin uyuşmazlık

konusundaki kararını elde etme hakkını da kapsadığını

belirtmektedir. AİHM'e göre bir taraf devletin iç

hukuk sistemi uyarınca, bir birey tarafından açılan davaya ilişkin yürütülen

yargılamalar neticesinde davanın nihai bir karara bağlanacağı garanti edilmeden

bu kişinin bir mahkeme önünde hukuk davası açmasına izin verilmesi yanıltıcı

olur. AİHM Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının davacılara

tanınan usule ilişkin güvenceleri (adil, aleni ve hızlı yargılama)

uyuşmazlıklarının nihai bir çözüme kavuşturulacağını garanti etmeksizin detaylı

olarak açıklamasının anlamsız olacağına dikkat çekmektedir (Kutic/Hırvatistan, § 25).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 7/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

24. Başvurucu, lehine sonuçlanan davada kanunen yargılama

giderleri arasında sayılan ve hüküm altına alınması zorunlu olan vekâlet ücreti

hakkında herhangi bir karar verilmeyip temyiz talebinin de incelenmemesi

nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu esas itibarıyla lehine sonuçlanan

davada vekâlet ücretine hükmedilmemesi üzerine kararı temyiz ettiğini ifade etmekte

ancak Yargıtayın temyiz talebi hakkında bir

değerlendirme yapmadığından yakınmaktadır. Bu itibarla belirtilen ihlal

iddiaları adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan karar hakkı

kapsamında incelenmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan karar

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

27. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında; herkesin

yargı organları önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma, savunma ve

adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır. 3/10/2001 tarihli ve 4709

sayılı Kanun'un Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasına "adil yargılanma hakkı" ibaresinin

eklenmesine ilişkin 14. maddesinin gerekçesinde "değişiklikle Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu uluslararası

sözleşmelerce de güvence altına alınmış olan adil yargılama hakkı[nın] metne dahil"

edildiği belirtilmiştir. Dolayısıyla Anayasa'nın 36. maddesinde herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu ibaresinin eklenmesinin amacının Sözleşme'de düzenlenen adil yargılanma hakkını anayasal

güvence altına almak olduğu anlaşılmaktadır (Yaşar

Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, § 54). Bu itibarla

Anayasa'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkının kapsam ve içeriğinin

Sözleşme'nin "Adil yargılanma

hakkı" kenar başlıklı 6. maddesi çerçevesinde belirlenmesi

gerekir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

22).

28. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise hiçbir mahkemenin

görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı belirtilmiştir. Bu

bağlamda Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı, kişilere

davanın görüldüğü mahkemeden uyuşmazlığa ilişkin bir karar verilmesini isteme

güvencesini de sağlar.Öte

yandan Sözleşme'yi yorumlayan AİHM, Sözleşme'nin 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının mahkeme hakkı şeklinde genel bir hakkı

düzenlediğini kabul etmekte ve bu hakkın karar hakkını da içerdiğini ifade

etmektedir (bkz. § 23).

29. Adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan mahkeme

hakkı; mahkemeye erişim hakkı, karar hakkı ve kararın icrası haklarını içerir.

Karar hakkı genel itibarıyla mahkeme önüne getirilen uyuşmazlığın karara

bağlanmasını isteme hakkını ifade eder. Bununla birlikte karar hakkı bireylerin

sadece yargılama sonucunda şeklî anlamda bir karar elde etmelerini güvence

altına almaz. Bu hak aynı zamanda dava konusu edilen uyuşmazlığa ilişkin esaslı

taleplerin yargı merciince bir sonuca bağlanmasını da gerektirir.

b. İlkelerin Olaya Uygulanması

30. Somut olayda ilk derece mahkemesinin kararında başvurucunun

açtığı dava kabul edilmiş ise de başvurucu, lehine vekâlet ücreti hususunda

olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini öne sürmüştür. Bu durumda

başvurucunun lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle gidebileceği

olağan kanun yolu ise temyiz yoludur. Nitekim başvurucunun da 9/5/2014 tarihli

temyiz dilekçesiyle temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır (bkz. § 12).

31. Daire ise 27/1/2016 tarihli kararında sadece davalı idarenin

temyiz itirazlarını değerlendirmek suretiyle ilk derece mahkemesince verilen

hükmün onanmasına karar vermiştir. Buna göre Dairenin başvurucunun temyiz

aşamasında dile getirdiği lehe vekâlet

ücretine hükmedilmesi yönündeki talebini temyiz incelemesi

kapsamında değerlendirmediği görülmektedir. Öte yandan başvurucunun temyiz

talebini esas yönünden incelemeyen Yargıtay Dairesi talebin usul yönünden

reddedildiğine ilişkin herhangi bir gerekçe de ortaya koymamıştır. Bunun doğal

sonucu olarak söz konusu talep hakkında Dairece değerlendirme yapılmak

suretiyle olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmediği ve bu talebin bir

sonuca bağlanmadığı görülmektedir. Bu açıdan başvurucunun temyiz konusu ettiği

uyuşmazlığın belirtilen kısmı yönünden karar hakkından yoksun bırakıldığı

sonucuna ulaşılmıştır.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında karar hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

33. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir...

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

34. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve hürriyetin

ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararın veya işlemin

ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep

olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen

diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet

Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, § 55).

35. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi gerekir. Buna

göre ihlal; idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasama

işlemlerinden kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderim

yolunun belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet Doğan, § 57).

36. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216

sayılı Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a)

bendi uyarınca kural olarak ihlali ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin kanun uyarınca ilgili

mahkemeye gönderilmesine hükmedilir. Bu durumda benzer usul hukuku

kurumlarından farklı olarak yargılamanın yenilenmesinin gerekliliği hususundaki

takdir derece mahkemelerine değil ihlalin varlığını tespit eden Anayasa

Mahkemesine bırakılmıştır. Derece mahkemeleri ise Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında belirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken

işlemleri yapmakla yükümlüdür (Mehmet Doğan,

§ 58, 59).

37. İncelenen başvuruda Anayasa Mahkemesi adil yargılanma hakkı

kapsamında karar hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla ihlalin

mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

38. Bu durumda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden

yargılama ise usul hukukunda yer alan benzer kurumlardan farklı ve bireysel

başvuruya özgü bir düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2)

numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda yeniden yargılama sürecinde mahkemelerce yapılması

gereken iş, öncelikle yeniden yargılama kararı verilerek hak ihlaline yol açan

mahkeme kararının ortadan kaldırılmasından ve Anayasa Mahkemesini ihlal

sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun

yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

yeniden yargılama yapılmak üzere Yargıtay 17. Hukuk Dairesine (E.2014/24925)

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

39. Başvurucu, yeniden yargılamaya karar verilmesi ile maddi ve

manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Ancak yeniden yargılama yapılmasına

karar verilmesi adil yargılanma hakkı kapsamında karar hakkının ihlalinin

giderimi bakımından yeterli görüldüğünden başvurucunun tazminat taleplerinin

reddine karar verilmesi gerekir.

40. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL tutarındaki yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkı kapsamında karar hakkının ihlal

edildiğine ilişkin KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

C. Kararın bir örneğinin karar hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Yargıtay 17. Hukuk

Dairesine (E.2014/24925) gönderilmesi için Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesine

(E.2012/417, K.2014/33) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 7/11/2019

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Selahaddin

MENTEŞ

Raportör

:

Heysem KOCAÇİNAR

Başvurucu

:

Mahmut

ÇELEBİ

Vekili : Av. Nejdet EDEMEN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/7824, 7 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. VI. Hüküm
  13. A. Adil yargılanma hakkı kapsamında karar hakkının ihlal
  14. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  15. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  16. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 7/11/2019
  17. Gökcan
  18. Hakyemez
  19. Menteş
  20. Çelebi
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/7824
Tarih
7 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Hasan Ercan Başvurusu (B. No: 2015/54)
  • Ahmet Haluk Altan Başvurusu (B. No: 2015/14340)
  • U.ç. Başvurusu (B. No: 2018/17068)
  • Şükran İrge Başvurusu (B. No: 2016/8660)
  • Abdullah Yavuz Başvurusu (B. No: 2016/59096)
  • B.b. Başvurusu (B. No: 2016/14741)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.