İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Marka Madeni Yağ Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2018/20215)

1. Başvuru, dava konusu tutarın temyiz sınırının altında

Başvuru No2018/20215Tarih20 Ekim 2020Okuma11 dk · 2.213 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Marka Madeni Yağ Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu

Karar tarihi
20 Ekim 2020
Başvuru Numarası
2018/20215
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.213 kelime·11 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, dava konusu tutarın temyiz sınırının altında

kaldığı gerekçesiyle temyiz talebinin incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 22/6/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu Şirket, vergi inceleme raporu uyarınca

hakkında düzenlenen 2011/8-9-10-12 dönemlerine ait üç kat vergi ziyaı cezalı

katma değer vergisi tarhiyatlarının iptali talebiyle İzmir 3. Vergi

Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır.

9. Başvurucu Şirket dava dilekçesinde davaya konu

ihbarnameleri şu şekilde göstermiştir:

Tarih Sayısı

Dönem Vergi Türü Vergi TL V. Ziyaı

Cezası TL

27/10/2016 ...094 2011/08-08 KDV 304,61

913,83

27/10/2016

...104 2011/09/09 KDV 2.864,17 8.592,51

27/10/2016

...096 2011/10-10 KDV 15.474,33 46.422,99

27/10/2016 ...100

2011/12-12 KDV 20.026,99 49.469,79

10. Mahkeme 25/5/2017 tarihli kararıyla davanın kabulüne

karar vermiştir. Davalı İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan

istinaf başvurusu sonucunda, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi

22/2/2018 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine

Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere karar vermiştir.

11. Başvurucunun temyiz talebinde bulunması üzerine

Danıştay Dokuzuncu Dairesi 9/5/2018 tarihli kararıyla başvuruya konu davanın

kanunda belirtilen temyiz sınırının altında kaldığı gerekçesiyle temyiz

talebinin incelenmeksizin reddine karar vermiştir.

12. Nihai karar başvurucuya 22/6/2018 tarihinde tebliğ

edilmiş, aynı tarihte başvurucu tarafından bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

13. 6/1/1982 tarihli 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu’nun 46. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Danıştay dava dairelerinin nihai

kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında

verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda,

kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:

a)...

b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan

vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.…”

14. 2577 sayılı Kanun'un ek 1. maddesi şöyledir:

"Bu Kanunda öngörülen parasal

sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan

parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298

inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan

edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde

belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate

alınmaz."

15. 2577 sayılı Kanun'un 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı

Kanun'un 27. maddesiyle

eklenen geçici 8. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Bu Kanunla idari yargıda kanun

yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3

üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve

başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. ..."

16. 11/11/2016 tarihli ve 29885 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan 474 sıra No.lu

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin ilgili kısmı

şöyledir:

"...yeniden değerleme oranı 2016

yılı için % 3,83 (ondört virgül kırkyedi) olarak tespit edilmiştir."

17. 11/11/2017 tarihli ve 30237 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan 484 sıra No.lu

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin ilgili kısmı

şöyledir:

"...yeniden değerleme oranı 2017

yılı için % 14,47 (ondört virgül kırkyedi) olarak tespit edilmiştir."

18. 7/11/2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemelerinin Tüm Yurtta

Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Karar'da göreve başlama tarihinin

20/7/2016 olduğu belirtilmiştir.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

19. Mahkemenin 20/10/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

20. Başvurucu, dava konusu tutarın temyiz yoluna

başvurabilmek için gerekli parasal sınırın üstünde olmasına rağmen parasal

sınırın altında kaldığı gerekçesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin

reddedildiğini belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

B. Değerlendirme

21. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak

alınacak "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

a. Müdahalenin

Varlığı ve Hakkın Kapsamı

23. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında,

herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve

savunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim

hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün

bir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma

ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası

sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine

dâhil edildiği vurgulanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (Sözleşme)

yorumlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtmektedir (Özbakım

Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156,

20/4/2017, § 34).

24. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına gelmektedir (Özkan Şen, B. No: 2012/791,

7/11/2013, § 52).

25. Mahkeme kararlarının hukuka uygun olup olmadığına

yönelik uyuşmazlığın çözümlenmek üzere bir yargı makamı önüne taşınması kanun

yoluna başvurma olarak nitelendirilmektedir. Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer

temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmayı ve bunların

korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Adil yargılanma hakkı bir

mahkeme kararına karşı üst yargı yollarına başvurabilmeyi güvence altına

almamakla birlikte gerek suç isnadına bağlı yargılamalarda gerekse medeni hak

ve yükümlülüklere ilişkin yargılamalarda istinaf veya temyiz gibi kanun

yollarına başvurma imkânı tanınmış ise bu kanun yolları yönünden de adil

yargılanma hakkı kapsamındaki güvencelerin sağlanması gerekir (Hasan İşten,

B. No: 2015/1950, 22/2/2018, § 37).

26. Başvurucunun açtığı davada uyuşmazlık konusu miktar

yönünden temyiz talebinin reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkına bir müdahale

teşkil ettiği açıktır.

b. Müdahalenin

İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

27. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

28. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 36. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anılan madde uyarınca temel hak ve özgürlükler,

demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın

Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak

kanunla sınırlanabilir. Bu nedenle öncelikle başvurucunun mahkemeye erişim

hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının bulunup bulunmadığının

incelenmesi gerekir.

29. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yapılacak müdahalelerin

ve sınırlandırmaların kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî

müdahaleyi engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin

en önemli unsurlarından biridir (Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246,

6/2/2014, § 60).

30. Müdahalenin kanuna dayalı olması öncelikle şeklî

manada bir kanunun varlığını zorunlu kılar. Şeklî manada kanun, Türkiye Büyük

Millet Meclisi (TBMM) tarafından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanun

adı altında çıkarılan düzenleyici yasama işlemidir. Hak ve özgürlüklere

müdahale edilmesi ancak yasama organınca kanun adı altında çıkarılan

düzenleyici işlemlerde müdahaleye imkân tanıyan bir hükmün bulunması şartına

bağlıdır. TBMM tarafından çıkarılan şeklî anlamda bir kanun hükmünün

bulunmaması hakka yapılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun bırakır (Ali

Hıdır Akyol ve diğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, § 56).

31. Kanunun varlığı kadar kanun metninin ve uygulamasının

da bireylerin davranışlarının sonucunu öngörebileceği kadar hukuki belirlilik

taşıması gerekir. Bir diğer ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik koşulunun

sağlanıp sağlanmadığının tespitinde önem arz etmektedir (Necmiye Çiftçi ve

diğerleri, B. No: 2013/1301, 30/12/2014, § 55). Müdahalenin kanuna dayalı

olması, iç hukukta müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir ve öngörülebilir

kuralların bulunmasını gerektirmektedir (Türkiye İş Bankası A.Ş. [GK],

B. No: 2014/6192, 12/11/2014, § 44). Kanunilik unsuru yönünden değerlendirme

yapılırken derece mahkemelerince müdahaleye imkân tanıyan kanun hükümlerinin

yorumu ve bu hükümlerin olaya uygulanması bariz takdir hatası ya da açık

keyfîlik içermediği sürece bu alanda bir inceleme yapılması bireysel başvurunun

amacıyla bağdaşmaz. Ancak derece mahkemelerinin müdahaleye imkân tanıyan kanun

hükmünü açık bir biçimde hatalı yorumladıkları ve uyguladıklarının tespiti

hâlinde müdahalenin kanunilik temelinden yoksun olduğu sonucuna ulaşılabilir (Ramazan

Atay, B. No: 2017/26048, 29/1/2020, § 29).

32. 2577 sayılı Kanun'un olay tarihinde de yürürlükte

olan 46. maddesinde, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davalarının

temyize tabi olduğu düzenlenmiştir. Söz konusu Kanun'un ek 1. maddesinde

parasal sınırların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye

Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında

artırılacağı belirtilmiştir. Bu durumda mevzuat hükümlerinin ve 474 ile 484

sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri dikkate alındığında temyiz

sınırının 2016 yılında verilen kararlar için 100.000 TL, 2017 yılında verilen

kararlar için 103.000 TL, 2018 yılında verilen kararlar için ise 117.000 TL

olduğu tespit edilmiştir. Buna göre kararın verildiği tarihe ilişkin olmak

üzere bu tutarları aşan uyuşmazlıklara karşı temyiz yolunun açık olduğu

anlaşılmaktadır.

33. Başvuru formuna ekli belgeler ve Ulusal Yargı Ağı

Bilişim Sistemi'nden (UYAP) yapılan inceleme neticesinde başvurucu Şirketin

vergi ceza ihbarnamelerinin iptali talebiyle açtığı dava konusu miktarın

144.069,22 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu tutarın 2577 sayılı Kanun'un 46.

maddesinde belirtilen temyiz sınırının (ek 1. maddesiyle 2017 ve 2018 yıllarına

ilişkin değerleme oranının uygulanması sonucunda tespit edilen değerlerin) altında

olmadığı açıktır. Bu durumda Danıştay Dokuzuncu Dairesinin temyiz başvurusunu

incelemeksizin reddetmesinin kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna

ulaşılmaktadır.

34. Yukarıda açıklanan gerekçelerle başvurucunun

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı

kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

36. Başvurucu, ihlalin tespiti talebinde bulunmuştur.

37. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararında

ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel

ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir

kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin

sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi

ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

38. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

39. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya

mahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı

Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili

mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki

benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıyla

yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim

yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına

bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki

yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden

yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi

bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal

yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı

nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek

üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§ 58-59; Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66-67).

40. İncelenen başvuruda başvurucunun temyiz talebinin

uyuşmazlık konusunun miktarı yönünden reddine karar verilmesi nedeniyle

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla

ihlalin Danıştay kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

41. Bu durumda mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü

düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına

göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda

yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini

ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere

uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

yeniden yargılama yapılmak üzere Danıştay Dokuzuncu Dairesine gönderilmesine

karar verilmesi gerekmektedir.

42. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve

3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.294,70 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan

mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

Danıştay Dokuzuncu Dairesine (E.2018/2199, K.2018/2777) iletilmek üzere İzmir

3. Vergi Mahkemesine (E.2016/1786, K.2017/700) GÖNDERİLMESİNE,

D. 294,70 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.294,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 20/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Tuğba TUNA IŞIK Başvurucu : Marka Madeni Yağ Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Vekili : Av. Akın Gencer ŞENTÜRK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/20215, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. ...104 2011/09/09 Kdv 2.864,17 8.592,51
  10. ...096 2011/10-10 Kdv 15.474,33 46.422,99
  11. IV. İlgili
  12. Hukuk
  13. V. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Başvurucunun
  16. B. Değerlendirme
  17. A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  18. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan
  19. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  20. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun
  21. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/20215
Tarih
20 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Talih Kaya Başvurusu (B. No: 2018/24961)
  • Hüseyin Fatih Tamer Başvurusu (B. No: 2018/31316)
  • Hüsniye Yıldırım Başvurusu (B. No: 2018/37780)
  • Necat Kaya Başvurusu (B. No: 2017/31072)
  • Bilal Çetiner Başvurusu (B. No: 2019/42199)
  • Serkan Kılıç Başvurusu (B. No: 2016/2771)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.