İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Ali Şanlı Başvurusu (B. No: 2013/9515)

1. Başvuru 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle

Başvuru No2013/9515Tarih14 Nisan 2016Okuma11 dk · 2.260 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkincibölüm Mehmet Ali Şanlı Başvurusu İkinci Bölüm

Karar tarihi
14 Nisan 2016
Başvuru Numarası
2013/9515
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.260 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle

Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında zarar

tespit komisyonuna yapılanbaşvurunun reddedilmesi

nedeniyle açılan davada derece ve temyiz mahkemesince esasa etkili itirazların

cevaplanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının, zarara neden olan olay

sonucu meydana gelen ölümden güvenlik güçlerinin sorumlu olması nedeniyle de

yaşam hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 17/12/2013 tarihinde Batman İdare Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılama

imkânının olmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuş; İkinci Bölüm

Üçüncü Komisyonunca başvurucunun adli yardım talebininkabulüne

karar verilmiştir.

4. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/9/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından 4/3/2016 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 21/3/2016 tarihli yazısında başvuru

hakkında verilen kabul edilebilirlik kararının gönderilmesi hâlinde görüş

bildirileceği belirtilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu; olay tarihinde Batman ili Kozluk ilçesi Yeniçağlar

köyünde ikamet ettiğini, 1997 yılının Temmuz ayında icar olarak ektiği 150

dönüm buğday tarlasının terör olayları nedeniyle güvenlik güçleri tarafından yürütülen

operasyonda kullanılan patlayıcılardan dolayı yandığını, yangın nedeniyle

babası M.S.Ş.nin kalp krizi geçirerek yaşamını

yitirdiğini belirterek 5233 sayılı Kanun hükümleri gereği 30/5/2008 tarihinde

Batman Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonuna

(Komisyon) başvurmuştur.

9. Komisyon 28/12/2010 tarihli ve E.2010/2-1706 sayılı kararıyla

başvurucunun talebini reddetmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"...

5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan

müracaatın incelenmesi sonucunda; 4/10/2004 tarihli ve 2004/7955 sayılı

Yönetmelik hükümlerinde belirtilen şartlara uygun olması nedeniyle yapılan

incelemede, bilirkişi heyetince yapılan keşif, tutulan tutanaklar ve dosyada

bulunan diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda; Yeniçağlar köyü

ve mezraları boşaltılmamış olup, yıllar itibarıyla nüfusunda bir azalma

görülmemiştir, seçimler düzenli yapılmış olup, şahsa yönelik doğrudan bir

tehdit ve saldırı bulunmadığından, ödeme yapılmamasına, talebin reddine, ilgili

şahsayargı yoluna başvurarak zararın tazmin

edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu hususları ile kararın tebliğine,

komisyonumuzca oy birliği ile karar verlidi."

10. Başvurucu; Komisyona yaptığı başvuruda köyün kısmen veya

tamamen boşaltıldığı yönünde iddiası olmadığını, terörle mücadele sırasında

askerlerin kullandığı bomba nedeniyle icar yoluyla ektiği tarlanın yandığını,

olay nedeniyle babasınınkalp krizi geçirerek

öldüğünü, ekinlerinin yandığına ilişkin haberin o dönemdeki yerel gazetede de

yayımlandığını, yine Yeniçağlar köyü muhtarının ve çevre köy muhtarlarının

birlikte imzaladıkları tutanakla yangın olayını doğruladıklarını, bu açıdan

zarara uğradığı hususunun sabit olduğunu belirterek kararın iptali için

Diyarbakır1. İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır.

11. Mahkeme 20/7/2011 tarihli ve E.2011/834, K.2011/1869 sayılı

kararıyla davayı yetki yönünden reddetmiş, dosyayı Batman İdare Mahkemesine

göndermiştir.

12. Dosya Batman İdare Mahkemesinin E.2011/1340 sırasına

kaydedilmiş, Mahkeme 2/12/2011 tarihli ve K.2011/1636 sayılı kararı ile davayı

reddetmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Dosyanın incelenmesinden; davacı vekili

tarafından, davacının ikamet ettiği köyden, bölgede yaşanan terör olayları ve

terör saldırılarından dolayı yaşamlarının tehlikeye girmesi nedeniyle göç etmek

zorunda kaldığı, göç sonucu taşınır, taşınmaz malvarlığı ile yoksun kalınan

malvarlığı zararının bulunduğu belirtilerek 5233 sayılı Yasa uyarınca tazminat

talebinde bulunulduğu, başvurunun dava konusu zarar tespit komisyon kararı ile

"Köyün ve mezraların boşalmadığı, yıllar itibarıyla nüfusunda azalma

olmadığı, seçimlerin düzenli olarak yapıldığı, şahsına yönelik saldırı

olmadığı” sebebiyle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı

anlaşılmaktadır.

5233 sayılı Yasanın yukarıda aktarılan

maddelerinin değerlendirilmesinden; "terör eylemleri" veya

"terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler" sonucunda bir

yerleşim yerinin tamamen boşalmış/boşaltılmış olması nedeniyle malvarlığına

ulaşamayan kişilerce uğranılan maddi zararın, sözü edilen Yasa hükümlerine göre

idarece sulh yoluyla ödenmesi gerekir. Bir başka ifadeyle, bir yerleşim yerinin

güvenlik nedeniyle idarece veya güvenlik kaygısıyla o yerleşim yerinde yaşayan

halk tarafından "tamamen" boşaltılmış olması halinde, yerleşim

yerinin boşaltılmasından yerleşim yerine dönüşün başladığı tarihe kadar Yasada

tek tek sayılmak suretiyle belirlenen maddi zararın idarece karşılanması

mümkündür. Sosyal güvenlik kaygısına dayanılarak bir yerleşim yerinin kısmen boşalmış

olması nedeniyle malvarlığına ulaşılamamasından kaynaklanan maddi zararın

idarece ödenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

Yerleşim yerinin kısmen boşalmış olması, o

yerleşim yerinde güvenli bir şekilde, yaşayabilme olanağını sağlayan asgari

güvenlik şartlarının idarece yerine getirilmiş olduğunun nesnel bir

göstergesidir. Güvenlik kaygısının, yerleşim yerinde sürekli yaşayan kişilere

ve sözü edilen kaygı nedeniyle aynı yerleşim yerini terk eden kişilere göre

değişmemesi gerekmektedir. Terör olayları nedeniyle toplumda oluşan korku ve

endişe karşısında her bireyin farklı tepki göstermesi mümkündür. Bu nedenle,

kişiden kişiye değişebilen bir duygu olan güvenlik kaygısının yukarıda

belirtildiği şekilde nesnel bir ölçüte dayandırılması zorunludur. Ancak, bir

yerleşim yerinde meydana gelen terör olayları nedeniyle yerleşim yerinde sadece

köy korucuları ile bunların aileleri kalmış, diğer köy halkının yerleşim yerini

terk etmiş olması halinde ise, yerleşim yerini kısmen terk eden köy halkının da

güvenlik kaygısıyla köyden ayrıldığının kabul edileceği ve bu nedenden dolayı

malvarlığına ulaşılamamasından kaynaklanan maddi zararın 5233 sayılı Yasa

hükümlerine göre idarece karşılanacağı açıktır.

Bu itibarla, bir yerleşim yerinde asgari

güvenlik düzeyinin gerçekleştirilmiş olmasına ve bu yerde köy korucuları ile

bunların aileleri dışındaki diğer köy halkının yaşamasına karşın, yerleşim

yerinde yaşayan kişilerin bir kısmının, yerleşim yerini terk etmeleri sonucunda

uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın, güvenlik kaygısından kaynaklandığından

bahisle 5233 sayılı Yasa hükümlerine göre idarece karşılanmasına olanak

bulunmamaktadır.

Olayda, Batman İli, Kozluk İlçesi, Yeniçağlar

Köyü ve Mezralarının “Boşalan, Kısmen Boşalan ve Boşalmayan Köyler"

listesinde isminin yer almadığı, genel nüfus sayımlarına görenüfusun

1990 yılında 1422, 1997 yılında 2034, 2000 yılında ise 1794 kişi olduğu, Kozluk

İlçe Seçim Kurulu’nun 07.08.2009 tarih ve 174 sayılı yazısında, 1990-2000

yılları arasında Kozluk İlçesine bağlı tüm köylerde muhtarlık seçimlerinin

yapıldığı ve seçim yapılmayan köy olmadığı, Batman İl Jandarma Alay Komutanlığı

tarafından tutulan 13/11/2009 tarihli tutanağa göre Yeniçağlar köyünde köy

boşaltma ve koruculuk sisteminin olmadığı ifade edilmiştir.

Bu durumda; aralarında davacının da bulunduğu

Yeniçağlar Köyü halkının bir kısmının, ekonomik, sosyal ve güvenlik

nedenleriyle de olsa köyden göç etmelerinden dolayı uğradıkları zararın, anılan

köyün tamamen boşalmamış olması diğer bir ifadeyle anılan köyde nesnel güvenlik

kaygısının yaşanmamış olması ve davacıya yönelik bir terör tehdidi ya da

saldırısının bulunmaması nedenleriyle, uğranıldığı ileri sürülen zararın, 5233

sayılı Yasa hükümlerine göre idarece karşılanmasına hukuki olanak

bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; davanın reddine,

..."

13. Başvurucunun temyizi üzerine karar, Danıştay Onbeşinci Dairesinin 11/10/2012 tarihli ve E.2012/2078,

K.2012/6830 sayılı ilamıyla onanmıştır.

14. Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 26/9/2013 tarihli ve

E.2013/9843, K.2013/6415 sayılı ilamıyla reddedilmiştir.

15. Ret kararı, 19/11/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş;

17/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

B. İlgili Hukuk

16. 5233 sayılı Kanun'un 1. maddesi şöyledir:

"Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya

terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara

uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri

belirlemektir."

17. 5233 sayılı Kanun'un 2. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle

Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren

eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar

gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin

hükümleri kapsar.

18. 5233 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi şöyledir:

"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten

itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları hâlinde,

19.7.1987 tarihi ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih arasında işlenen 3713

sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına

giren eylemler veya anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında

yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel

kişilerinin maddî zararları hakkında da bu Kanun hükümleri uygulanır."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 14/4/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu, 5233 sayılı Kanun kapsamında tazminat talebinde

bulunduğunu, Komisyonunun, ileri sürdüğü iddia çerçevesinde değerlendirme

yapmadığını ve talebini başka bir gerekçeyle reddettiğini, aynı iddialarla

Mahkemeye açtığı davanın da şablon gerekçelerle reddedildiğini, dilekçelerin

hiçbirisinde köyün terör olayları nedeniyle tamamen veya kısmen boşaltıldığı

yönünde bir iddia ileri sürmediği hâlde bu çerçevede değerlendirme yapıldığını,

talebinin tamamen yanan tarla nedeniyle uğradığı zarara ilişkin olduğunu ancak

Komisyon ve Mahkemenin iddialarla ilgili hiçbir değerlendirme yapmadığını,

temyiz ve karar düzeltme aşamalarında da itirazlarının cevaplandırılmadığını ve

talebinin aynı şekilde reddedildiğini, 1997 yılında meydana gelen terör

olayları sonucunda icar olarak ektiği 150 dönüm buğday ekili tarlasının

yandığını, buna ilişkin yerel gazetede haber yayımlandığını, köy muhtarlarının

da tutanak düzenlediklerini, yangını söndürmeye çalışırken bu olaya dayanamayan

babası M.Ş.Ş.nin kalp krizi geçirerek yaşamını

yitirdiğini, ölüm olayından güvenlik güçlerinin, kasıtlı veya ihmali

davranışları ile sorumlu olduklarını belirterek Anayasa’nın 17., 35. ve 36.

maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

B. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun Anayasa'nın 35. maddesindedüzenlenen hakkının ihlal edildiği iddiasının,

delillerin değerlendirilmesi ve yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu

anlaşıldığından Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında incelenmesi uygun

görülmüştür. Buna göre başvuru, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddia ve yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia başlıkları

altında incelenmiştir.

1. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

22. Başvurucu; Derece Mahkemesi ve Danıştay kararlarında davanın

sonucuna etki edecek nitelikteki iddialarıyla ilgili cevap verilmediğini,

davada ileri sürmediği vakıalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak karar

verildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia

etmiştir.

23. Başvurucu tarafından adil yargılanma hakkı kapsamında ileri

sürülen iddianın idari ve yargısal süreçte talep edilen husus dışında

değerlendirme yapılarak şablon gerekçelerle tazminat isteminin reddine karar

verilmesine ilişkin olması nedeniyle başvuru, gerekçeli karar hakkı kapsamında

incelenmiştir.

24. 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurularda, gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiği iddiası daha önce bireysel başvuruya konu olmuş

ve Anayasa Mahkemesinin bu konuda verdiği kararlarında, başvurucuların

hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında olan özel durumlarının

değerlendirilmesi hariç olmak üzere başvurucular tarafından ileri sürülen ve

hüküm sonucunu etkilediği iddia edilen taleplerinin Derece Mahkemeleri

kararlarında denetlenerek reddedildiği, bu nedenlerle başvuruların bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğu sonucuna varılmıştır (Mesude

Yaşar, B. No: 2013/2738, 16/7/2014, §§ 79-82; Cahit Tekin, B. No: 2013/2744, 16/7/2014,

§§ 75-77).

25. Somut olayda başvurucunun 1997 yılında meydana gelen terör

olayları sırasında icar olarak ektiği 150 dönüm buğday ekili tarlasının

yandığını, buna ilişkin yerel gazetede haber yayımlandığını belirterek

zararının giderilmesi için Komisyona başvurduğu, Komisyonun, başvurucunun

yaşadığı Yeniçağlar köyü ve mezralarının terör nedeniyle boşaltılmadığı

olgusundan hareketle talebi reddettiği, Komisyon kararının iptali için açılan

davada ise Mahkemenin, başvurucunun ikamet ettiği köyün terör nedeniyle

boşaltılmadığını ve başvurucuya yönelik bir terör tehdidi ya da saldırısının

bulunmadığını belirterek davayı reddettiği anlaşılmıştır.

26. Başvurucu, idari ve yargısal sürecin tamamında icar yoluyla

ektiğini belirttiği 150 dönümlük buğday tarlasının, güvenlik güçlerinin

kullandığı bomba nedeniyle yandığı iddiasıyla tazminat talebinde bulunmuş ise

de başvurucunun babasının ektiği belirtilen tarlanın bilinmeyen bir nedenle

yandığı hususuna yönelik 15/7/1997 tarihli yerel gazetede çıkan haber ile

Komisyona başvuru tarihinden sonra muhtarlarca düzenlenen 22/4/2011 tarihli

tutanak çerçevesinde ileri sürülen iddianın, davanın sonucunu etkileyecek

derecede esaslı bir niteliği haiz olmadığı, başka bir ifadeyle başvurucunun

soyut ve temelsiz iddialarının Mahkemece ayrıntılı bir şekilde cevaplandırılmasının

zorunlu olmadığı, Mahkemenin gerekçeli kararında zararın 5233 sayılı Kanun

kapsamında kalıp kalmadığına değinilirken başvurucuya yönelik bir terör tehdidi

ya da saldırısının bulunmaması yönünde bir değerlendirme yapıldığı ve bu

şekilde iddiaların zımnen reddedildiği, bu açıdan başvurucunun karar sonucuna

etki etmeyecek nitelikteki iddiasıyla ilgili ayrıca bir değerlendirme

yapılmamış olmasının kararı gerekçeden yoksun bırakmayacağı, İlk Derece

Mahkemesince oluşturulan karar ve gerekçesine atıf yapılmak suretiyle hükmün

Danıştay tarafından onandığı ve karar düzeltme talebinin reddedildiği

anlaşılmıştır. Bu bakımdan başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiğine yönelik iddiaları hakkında farklı karar verilmesini gerektiren bir

yön bulunmamaktadır.

27. Açıklanan nedenlerle başvurucunun gerekçeli karar hakkının

ihlal edildiği iddiasının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Yaşam Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

28. Başvurucu; davaya konu olay nedeniyle babasının kalp krizi

geçirerek vefat ettiğini, ölüm olayından güvenlik güçlerinin kasıtlı veya

ihmali davranışları ile sorumlu olduklarını belirterek yaşam hakkının ihlal

edildiğini iddia etmiştir.

29. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru “ikincil nitelikte bir

kanun yolu” olup bu yola başvurulmadan önce kural olarak olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır (Makbule Talay, B. No: 2013/8592,

6/1/2016, § 42).

30. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının

uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun davranılmadığı takdirde ortaya

çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari mercilere ve derece mahkemelerine

başvurulmalıdır (Bayram Gök, B.

No: 2012/946, 26/3/2013, § 17)

31. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği başvurucunun,

temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarını öncelikle yetkili idari

mercilere ve derece mahkemelerine usulüne uygun olarak iletmesi; bu konuda

sahip olduğu bilgi ve kanıtları zamanında bu mercilere sunması, aynı zamanda bu

süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması

gerekir (Ayşe Zıraman

ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

32. Başvurucu; terörle mücadele sırasında askerlerin kullandığı

bomba nedeniyle icar yoluyla ektiği tarlanın yandığını, olay nedeniyle

babasının üzüntüden kalp krizi geçirerek öldüğünü, ölüm olayından güvenlik

güçlerinin sorumlu olduğunu, bu yönüyle yaşam hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

33. Başvurucunun öncelikle bu hak ihlali iddiası için öngörülen

tüm yargısal yolları tüketmiş olması gerekmektedir.

34. Başvurucu, olay nedeniyle sorumlu olduğunu iddia ettiği

kişilerle ilgili suç duyurusunda bulunduğu veya dava açtığına ilişkin herhangi bir

bilgi, belge sunmamış; bu konuda girişimde bulunduğu hususunda gerek başvuru

dilekçesinde gerekse dosya kapsamında bir bilgiye ulaşılamamıştır.

35. Belirtilen nedenlerle anılan hak ihlali yönünden

başvurucunun ilgili yargısal yollara başvurmaksızın bireysel başvuruda

bulunduğu anlaşıldığından başvurunun başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurucunun yargılama

giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,

14/4/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Raportör

:

Yakup MACİT

Başvurucu

:

Mehmet Ali

ŞANLI

Vekili

:

Av. Ferman

YARDIMCI

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/9515, 14 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  12. Yıldırım
  13. Özgüldür
  14. Akıncı
  15. Topal
  16. Şanlı
  17. Yardımcı
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/9515
Tarih
14 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Ayşe Akkaya Başvurusu (B. No: 2013/9393)
  • İlter Nur Başvurusu (B. No: 2013/6829)
  • Adem Serkan Gündoğdu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/8668)
  • Nusrat Külah Başvurusu (B. No: 2013/6151)
  • Ahmet Tan Başvurusu (B. No: 2013/5461)
  • Birsen Gülünay Başvurusu (B. No: 2013/2640)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.