İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Hasan Altan Başvurusu (B. No: 2013/6947)

1. Başvurucu, hakkında uygulanan telekomünikasyon yoluyla

Başvuru No2013/6947Tarih30 Aralık 2014Okuma11 dk · 2.235 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mehmet Hasan Altan Başvurusu

Karar tarihi
30 Aralık 2014
Başvuru Numarası
2013/6947
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.235 kelime·11 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, hakkında uygulanan telekomünikasyon yoluyla

iletişimin dinlenmesi ve kayıt altına alınması tedbiri sonucunda haberleşme

özgürlüğü ile özel yaşamın gizliliği ve adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüş ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 6/9/2013 tarihinde Bodrum 3. Asliye Hukuk

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 31/12/2013 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 10/4/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular 10/4/2014 tarihinde

Bakanlığa bildirilmiştir. Bakanlığın yazılı görüşü 16/6/2014 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunulmuştur.

6. Bakanlık görüş yazısı, başvuruculara 26/6/2014 tarihinde

bildirilmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşüne beyanlarını 30/6/2014 tarihinde

sunmuştur.

III. OLAYLAR VE

OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

8. Taraf Gazetesi, merkezi İstanbul’da olan, günlük ulusal

bir gazetedir. Akademisyen olan başvurucu, olay tarihi itibariyle bu gazetenin

yazarıdır.

9. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)

İstanbul Bölge Başkanlığının (Bölge Başkanlığı) talepleri ve İstanbul 9., 11.

ve 14. Ağır Ceza Mahkemelerinin değişik tarihlerde verdikleri kararlar ile

başvurucunun telekomünikasyon yoluyla iletişimi, bir takım kod isimler

kullanılarak dinlenmiştir.

10. Başvurucu, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 15/2/2012 tarihli dilekçe ile sözü

edilen dinleme faaliyetinde görev alan MİT görevlileri hakkında, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma, iftira,

suç uydurma, haberleşmenin gizliliğini ihlal, özel hayatın gizliliğini ihlal ve

görevi kötüye kullanma suçlarını işledikleri iddiası ile şikâyetçi olmuştur.

Başvurucunun bu şikâyeti İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kabul edilmiş ve

2012/34609 soruşturma numarası verilmiş olup, bu soruşturma kapsamında

16/3/2012 tarihli kararla 2012/34609 numaralı soruşturmanın 2012/24021 numaralı

soruşturma ile birleştirilmesine ve soruşturmaya 2012/24021 numaralı soruşturma

dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

11. Soruşturma kapsamında, ilgili Mahkemelerden, şikâyete

konu telefon dinleme tedbirlerine ilişkin bilgi ve belgeler toplanmıştır. Buna

göre, Bölge Başkanlığının 30/10/2008 tarih ve 2008/246 sayılı talebi üzerine

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin aynı tarih ve 2008/109 sayılı kararı ile

başvurucuya ait ve “Pastör”

kod adlı kişinin kullandığı bildirilen telefonların üç ay süre ile dinlenmesi,

tespiti, IMEI numaraları ile birlikte sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve

kayda alınmasına karar verilmiştir. Aynı telefon numaraları için Bölge

Başkanlığının talebi üzerine İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 9/2/2009 tarih

ve 2009/53 sayılı kararı ile 30/10/2008 tarih ve 2008/109 sayılı kararın

birinci kez üç ay süreyle uzatılmasına karar verilmiştir. Aynı numaralar için

Bölge Başkanlığının talebi üzerine İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 8/5/2009

tarih ve 2009/648 sayılı kararı ile 30/10/2008 tarih ve 2008/109 sayılı kararın

ikinci kez üç ay süreyle uzatılmasına karar verilmiştir. Bölge Başkanlığının

4/11/2009 tarih ve 2009/3480 sayılı talebi üzerine İstanbul 11. Ağır Ceza

Mahkemesinin aynı tarih ve 2008/1778 sayılı kararı ile başvurucuya ait ve “Quaramaddin FATIMİ” kod adlı kişinin kullandığı

bildirilen telefonunun üç ay süre ile dinlenmesi, tespiti, IMEI numaraları ile

birlikte sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınmasına karar

verilmiştir.

12. Dosyada görevli İstanbul Cumhuriyet Savcısı tarafından,

18/10/2012 tarih ve 2012/24021 sayılı yazı ile 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı

Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat

Teşkilatı Kanunu’nun (17/2/2012 tarihli ve 6278 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile

değişik) 26. maddesi gereğince Başbakanlıktan soruşturma izni talep edilmiştir.

13. İzin talebi üzerine, MİT Teftiş Kurulu tarafından inceleme

yapılmış olup, 10/1/2013 tarih ve 32 sayılı inceleme raporu düzenlenmiş ve

soruşturma izni verilmemesi yönünde görüş bildirilmiştir. Soruşturma dosyası ve

belirtilen rapor içeriği çerçevesinde MİT Müsteşarlığının 7/5/2013 tarih ve

10.2.001.01.000.320.201-572 sayılı yazısı ile ilgili görevliler hakkında

soruşturma izni verilmemesi yönündeki görüş Başbakanlık Makamına sunulmuş olup,

Başbakan tarafından aynı tarihte soruşturma izni verilmemesine karar

verilmiştir.

14. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 23/5/2013 tarih ve

S.2012/24021, K.2013/30041 sayılı kararı ile Başbakan tarafından soruşturma

izni verilmediği gerekçesiyle şüpheliler hakkında soruşturma yapılmasına yer

olmadığına karar verilmiştir.

15. Başvurucu, anılan karara karşı itiraz yoluna başvurmuş

olup, itirazı inceleyen Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 1/7/2013 tarih ve

2013/546 D.İş sayılı kararı

ile Cumhuriyet Başsavcılığının kararının “usul

ve yasaya uygun” olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar

verilmiştir.

16. Bu karar başvurucu vekiline, 28/8/2013 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

17. Başvurucu, 6/9/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulunmuştur.

18. Öte yandan başvurucu, izin verilmemesine ilişkin işlemin

iptali için Ankara 12. İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Başvurucunun davasını

inceleyen Mahkemenin, 13/2/2014 tarih ve E.2013/984, K.2014/105 sayılı kararı

ile anılan işlemin iptaline karar verilmiştir.

19. Bu karara karşı davalı idare, Danıştaya

temyiz yoluna başvurmuş ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep

etmiştir. Danıştay 5. Dairesinin 26/3/2014 tarih ve E.2014/1498 sayılı kararı

ile davalı idarenin yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar

verilmiştir.

20. Başvurucu, anılan ret kararına istinaden 23/5/2014 havale

tarihli dilekçe ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunarak,

görevliler hakkında yeniden şikâyetçi olmuştur. Başvurucunun bu şikâyetinin

akıbeti hakkında Anayasa Mahkemesine bilgi sunulmamıştır.

B. İlgili Hukuk

21. 2937 sayılı Kanun’un “Milli

İstihbarat Teşkilatının görevleri” kenar başlıklı 4. maddesi

şöyledir:

“Milli İstihbarat Teşkilatının görevleri

şunlardır;

a) Türkiye Cumhuriyetinin

ülkesi ve milleti ile bütünlüğüne, varlığına, bağımsızlığına, güvenliğine,

Anayasal düzenine ve milli gücünü meydana getiren bütün unsurlarına karşı içten

ve dıştan yöneltilen mevcut ve muhtemel faaliyetler hakkında milli güvenlik

istihbaratını Devlet çapında oluşturmak ve bu istihbaratı Cumhurbaşkanı,

Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ile

gerekli kuruluşlara ulaştırmak.

…

g) İstihbarata karşı koymak.

…”

22. 2937 sayılı Kanun’un “Bakanlıklar

ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve yükümlülükleri” kenar

başlıklı 5. maddesi şöyledir:

“Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve

kuruluşlarının Devlet istihbaratına ilişkin görevleri şunlardır:

…

MİT mensuplarına hizmetlerinin yerine

getirilmesi sırasında bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruşları gereken her

türlü yardım ve kolaylığı göstermekle yükümlüdürler.

…”

23. 2937 sayılı Kanun’un “Yetkiler”

kenar başlıklı 6. maddesi -olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan haliyle-

şöyledir:

“Millî İstihbarat Teşkilatı;

a) Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve

kuruluşları ile kamu hizmeti veren kuruluşların yöneticileri ve istihbarat

hizmetlerinden sorumlu kişileri ile istihbaratın tevcihi, istihsali ve

istihbarata karşı koyma konularında doğrudan ilişki kurabilir, uygun

koordinasyon yöntemlerini uygulayabilir.

b) Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve

kuruluşları ile kamu hizmeti veren kuruluşlara ait arşivlerden, elektronik

bilgi işlem merkezlerinden ve iletişim alt yapısından kendi görev sahasına

giren konularda yararlanabilmek, bunlarla irtibat kurabilmek, bilgi ve belge almak

için gerekçesini de göstermek suretiyle yazılı talepte bulunabilir.

(Ek fıkra: 3/7/2005 – 5397/3 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan görevlerin yerine

getirilmesi amacıyla Anayasanın 2 nci maddesinde

belirtilen temel niteliklere ve demokratik hukuk devletine yönelik ciddi bir

tehlikenin varlığı halinde Devlet güvenliğinin sağlanması, casusluk

faaliyetlerinin ortaya çıkarılması, Devlet sırrının ifşasının tespiti ve

terörist faaliyetlerin önlenmesine ilişkin olarak, hâkim kararı veya

gecikmesinde sakınca bulunan hallerde MİT Müsteşarı veya yardımcısının yazılı

emriyle telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişim tespit edilebilir,

dinlenebilir, sinyal bilgileri değerlendirilebilir, kayda alınabilir.

Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen yazılı emir, yirmidört

saat içinde yetkili ve görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim

tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir derhal kaldırılır. Bu halde

dinlemenin içeriğine ilişkin kayıtlar en geç on gün içinde yok edilir; durum

bir tutanakla tespit olunur ve bu tutanak denetimde ibraz edilmek üzere

muhafaza edilir. Bu işlemler, 4.7.1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun ek 7 nci maddesinin onuncu fıkrası hükmüne göre kurulan

merkez tarafından yürütülür. (Değişik son cümle: 4/5/2007-5651/12 md.) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu’nun 135 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinin (14) numaralı

alt bendi kapsamında yapılacak dinlemeler de bu merkez üzerinden yapılır.

(Ek fıkra: 3/7/2005 – 5397/3 md.) Yetkili ve görevli hâkim, talepte bulunan birimin

bulunduğu yer itibariyle yetkili olan ve 5271 sayılı Kanunun 250

nci maddesinin birinci fıkrasına göre kurulan

ağır ceza mahkemesinin üyesidir.

(Ek fıkra: 3/7/2005 – 5397/3 md.) Kararda ve yazılı emirde, hakkında tedbir uygulanacak

kişinin kimliği, iletişim aracının türü, kullandığı telefon numaraları veya

iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodundan belirlenebilenler ile

tedbirin türü, kapsamı ve süresi ile tedbire başvurulmasını gerektiren nedenler

belirtilir. Kararlar, en fazla üç ay için verilebilir; bu süre aynı usûlle üçer ayı geçmeyecek şekilde en fazla üç defa

uzatılabilir. Ancak, casusluk faaliyetlerinin tespiti ve terör örgütünün

faaliyeti çerçevesinde devam eden tehlikelere ilişkin olarak gerekli görülmesi

halinde, hâkim üç aydan fazla olmamak üzere sürenin müteaddit defalar

uzatılmasına karar verebilir.

(Ek fıkra: 3/7/2005 – 5397/3 md.) Uygulanan tedbirin sona ermesi halinde, dinlemenin

içeriğine ilişkin kayıtlar en geç on gün içinde yok edilir; durum bir tutanakla

tespit olunur ve bu tutanak denetimde ibraz edilmek üzere muhafaza edilir.

(Ek fıkra: 3/7/2005 – 5397/3 md.) Bu fıkra hükümlerine göre yürütülen faaliyetler

çerçevesinde elde edilen kayıtlar, bu Kanunda belirtilen amaçlar dışında

kullanılamaz. Elde edilen bilgi ve kayıtların saklanmasında ve korunmasında

gizlilik ilkesi geçerlidir. Bu madde hükümlerine aykırı hareket edenler

hakkında, görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet

savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır.

(Ek fıkra: 3/7/2005 – 5397/3 md.) Hâkim kararları ve yazılı emirler, MİT Müsteşarlığı

görevlilerince yerine getirilir. İşlemin başladığı ve bitirildiği tarih ve saat

ile işlemi yapanın kimliği bir tutanakla saptanır.

(Ek fıkra: 3/7/2005 – 5397/3 md.) Bu maddede yer alan faaliyetlerin denetimi, sıralı

kurum amirleri, Başbakanlık teftiş elemanları tarafından yapılır.

(Ek fıkra: 3/7/2005 – 5397/3 md.) Bu maddede belirlenen usûl

ve esaslara aykırı dinlemeler hukuken geçerli sayılmaz ve bu şekilde dinleme

yapanlar hakkında 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine

göre işlem yapılır.

(Ek fıkra: 3/7/2005 – 5397/3 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanlıkları ile MİT

Müsteşarlığının görüşü alınmak suretiyle Başbakanlık tarafından üç ay içinde

çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Bu Kanunda yazılı görevlerin yerine

getirilmesi sırasında genel zabıtaya tanınmış olan hak ve yetkilerin, MİT

mensuplarından kimlere tanınacağı, yönetmelikte belirtilir.”

24. 2937 sayılı Kanun’un “Soruşturma

izni ve yargılama” kenar başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“MİT mensuplarının veya belirli bir görevi ifa

etmek üzere kamu görevlileri arasından Başbakan tarafından

görevlendirilenlerin; görevlerini yerine getirirken, görevin niteliğinden doğan

veya görevin ifası sırasında işledikleri iddia olunan suçlardan dolayı ya da

5271 sayılı Kanunun 250 nci

maddesinin birinci fıkrasına göre kurulan ağır ceza mahkemelerinin görev

alanına giren suçları işledikleri iddiasıyla haklarında soruşturma yapılması

Başbakanın iznine bağlıdır.”

25. 9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nun “Haber kaynağı” kenar başlıklı 12. maddesi

şöyledir:

“Süreli yayın sahibi, sorumlu müdür ve eser

sahibi, bilgi ve belge dâhil her türlü haber kaynaklarını açıklamaya ve bu

konuda tanıklık yapmaya zorlanamaz.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

26. Mahkemenin 30/12/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 6/9/2013 tarih ve 2013/6947 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

27. Başvurucu, ulusal ve uluslararası çevrelerce bilinen bir

akademisyen olduğunu, sahte isimler ve uydurma suçlara dayalı olarak

telefonlarının bir yıl boyunca açıkça hukuka aykırı olarak dinlendiğini,

dinleme yapan görevliler hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair

karardan, bu uygulamanın Anayasa’nın 20. ve 22. maddelerinde ifade edilen

özgürlüğün sınırlanmasına ilişkin istisnaların hangisi kapsamında olduğunun

anlaşılamadığını, ilgili idarece, hukuka aykırı olduğu bilinerek istemde

bulunulduğunu ve hâkimlerin aldatılarak veya görevlerini ihmal etmeleri

sonucunda kararlar alındığını, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye

kullanma, iftira, suç uydurma, haberleşmenin gizliliğini ihlal, özel hayatın

gizliliğini ihlal ve görevi kötüye kullanma suçlarının işlendiğini, delillerin

dava açmaya yeterli olmasına rağmen soruşturma izni verilmemesi nedeniyle

kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, itiraz merciinin “soyut ve anlaşılmaz” ifadeler içeren ret

gerekçesinin yasal olmadığını, işlendiğini iddia ettiği suçlara istinaden

hakkını arayamadığını, bu nedenlerle özel hayatın gizliliği ve adil yargılanma

hakları ile haberleşme özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüş, manevi

tazminat talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

28. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“… Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

29. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (2)

numaralı fıkrası şöyledir:

“İhlale neden olduğu ileri

sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal

başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması

gerekir.”

30. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel başvuru

yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm

organlarının anayasal ödevi olup, bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya

çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu

nedenle, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle

derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından

değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 16).

31. Bu nedenle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia

edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde

başvurulabilecek ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun

ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek

için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke

uyarınca, başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle

ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi,

bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması ve

aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir (B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

32. Somut olay bakımından, başvurucunun anayasal hak ve

özgürlüklerine müdahale ettiklerini iddia ettiği görevlilerin soruşturulması

önündeki tek engel Başbakanlık Makamının soruşturma izni verilmemesine dair

işlemidir. Anılan işlem aleyhine başvurucunun İdare Mahkemesinde açmış olduğu

iptal davasının kabulüne ve işlemin iptaline karar verilmiş olup, davalı

idarenin başvurusu üzerine temyiz incelemesi halen Danıştayda

derdesttir. Başbakanlık Makamının izin verilmemesine dair işleminin iptali,

başvurucunun şikâyetleri önündeki soruşturma engelini ortadan kaldıracaktır. Bu

çerçevede, belirtilen idari yargı sürecinin henüz sonuçlanmamış olması

nedeniyle, başvurucunun ihlal iddialarına ilişkin başvuru yollarının tamamının

tüketilmediği sonucuna ulaşılmıştır.

33. Açıklanan gerekçelerle, başvurucunun ihlal iddialarına

konu olan işleme ilişkin yargı süreci temyiz aşamasında derdest olduğundan ve

henüz sonuçlanmadığından, “başvuru

yollarının tüketilmemiş olması” nedeniyle başvurunun kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle başvurunun, “başvuru yollarının

tüketilmemiş olması” nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına, 30/12/2014 tarihinde OYBİRLİĞİYLE

karar verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN Zühtü ARSLAN Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör : Recep ÜNAL Başvurucu : Mehmet Hasan ALTAN Vekili : Av. İ. A. Ergin CİNMEN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/6947, 30 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru Süreci
  6. III. Olaylar Ve
  7. Olgular
  8. A. Olaylar
  9. B. İlgili Hukuk
  10. IV. İnceleme Ve
  11. Gerekçe
  12. A. Başvurucunun
  13. B. Değerlendirme
  14. Kaleli
  15. Dursun
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/6947
Tarih
30 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Ali Rıza Telek Başvurusu (B. No: 2013/2630)
  • İsmail Ediş Başvurusu (B. No: 2012/354)
  • Korkut Bahadır Başvurusu (B. No: 2014/4025)
  • Cafer Karataş Başvurusu (B. No: 2014/2369)
  • Sadun Özkaya Başvurusu (B. No: 2013/2697)
  • Ökkeş Vuran Başvurusu (B. No: 2014/236)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.