İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Keçeci Başvurusu (B. No: 2018/24673)

1. Başvuru; başvuru tarihinde ceza infaz kurumunda

Başvuru No2018/24673Tarih21 Ekim 2020Okuma13 dk · 2.651 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Keçeci Başvurusu

Karar tarihi
21 Ekim 2020
Başvuru Numarası
2018/24673
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.651 kelime·13 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; başvuru tarihinde ceza infaz kurumunda

tutuklu olarak bulunan başvurucunun kıyafet değişimlerinin belirli bir süre ve

koşul ile sınırlandırılması ve eşyalarının çöpe atılması nedeniyle özel hayata

saygı, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/8/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu halen hükümlü olarak Osmaniye 1 No.lu T Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) bulunmaktadır.

7. Başvuru tarihinde tutuklu olarak Ceza İnfaz Kurumunda

bulunan başvurucu, kıyafet değişiminin belli dönemlerle sınırlandığını, değişim

yapılan eşyaların depoya emanet olarak alınmayıp çöpe atılması karşılığında

değişime izin verildiğini, değiştirilen eşyaların yeni ve etiketli olması

zorunluluğu getirildiğini, kararların gerekçesiz ve haksız olduğunu, mahkemece

alınan savcılık görüşünün kendisine tebliğ edilmediğini, diğer hükümlü ve

tutuklulara tüm görüşlerde değişim yapmalarına izin verilirken kendisine

FETÖ/PDY üyeliği suç isnadıyla tutuklu bulunduğundan izin verilmediğini ileri

sürmüştür.

8. Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının

(İdare ve Gözlem Kurulu) 7/4/2017 tarihli kararında; ceza infaz kurumlarının

asayiş ve güvenliği, hükümlü ve tutukluların sayılarının fazlalığı ve görevli

personelin yetersizliği dikkate alınarak hükümlü ve tutukluların eskiyen

kıyafetlerinin yenileriyle sadece yılda dört defa belirtilen tarihlerde

değiştirebilecekleri, bu tarihler dışında kıyafet değişiminin yapılamayacağı,

değişimi yapılacak eşyaların değişim gününden bir hafta önce bildirilmesi

gerektiği, emanet eşya memurlarınca anılan eşyaların toplanacağı, değişim

gününde ilgili kişilere teslim edileceği, kişilerin gelmemesi durumunda ise

iade edileceği bildirilmiştir. Anılan kararda ayrıca yasak malzemelerin büyük

bir kısmının giyim eşyası değişimi sırasında Ceza ve İnfaz Kurumuna sokulduğu,

hükümlü ve tutukluların giyim eşyalarını eskimeseler dahi yıkatmak amacıyla

ailelerine verdiklerinin tespit edildiği, hükümlü ve tutuklu sayısının

fazlalığı, görevli personel sayısının eksikliği, Ceza ve İnfaz Kurumunun

asayişi ve güvenliği gibi hususlar dikkate alınarak birtakım sınırlamalar

yapıldığı vurgulanmıştır.

9. Başvurucu tarafından Kurul kararına karşı, kıyafet

değişiminin açık görüşte de yapılması talebiyle yapılan şikâyet başvurusu

Osmaniye İnfaz Hâkimliğinin (İnfaz Hâkimliği) 25/5/2018 tarihli kararıyla

reddedilmiştir. Karar gerekçesinde; Kurul kararının konuya ilişkin kısımlarına

yer verilmiş, 17/6/2005 tarihli 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza

İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik'in

(Eşya Yönetmeliği) "Giyim eşyaları" kenar başlıklı 7.

maddesindeki yeni ibaresinden mutlaka yeni etiketli kıyafetin

anlaşılmayacağı, İdare ve Gözlem Kurulu kararında da yeni olarak kabul

edilebilecek giyim eşyasından etiketli veya etiketsiz sıfır ayarında

kullanılmamış veya az kullanılmış olmasının aranacağı belirtildiğinden anılan

kararın mevzuata uygun olduğu vurgulanmıştır.

10. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliğinin kararına

karşı Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz 11/7/2018 tarihli kesin

kararla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde İnfaz Hâkimliği tarafından verilen

kararın usul ve yasaya uygun olduğu ifade edilmiştir.

11. Nihai karar 23/7/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

12. Başvurucu 10/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

13. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Oda ve eklentilerinde

bulundurulabilecek kişisel eşyalar" kenar başlıklı 35. maddesi

şöyledir:

"Kapalı ceza infaz kurumlarında

bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya

bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç

maddeleri yönetmelikle düzenlenir."

14. 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Tüzük'ün (İnfaz Tüzüğü) "Hükümlünün kişisel eşyasının

korunması" kenar başlıklı 71. maddesi şöyledir:

"Hükümlünün beraberinde getirmiş

olduğu eşya ve elbiseler temizlendikten sonra bir paket yapılır ve ambar

memuruna teslim edilir. Ambar memuru, her paket için üçer nüsha olarak bir

makbuz düzenler ve eşyanın sayı ve çeşitlerini kaydederek imzalar. Makbuzlardan

birisi hükümlüye verilir, birisi eşya paketi üzerine iliştirilir, diğeri de

dipkoçanında kalır."

15. İnfaz Tüzüğü'nün "Eşyanın postadan

alınması" kenar başlıklı 125. maddesi şöyledir:

"(1) Hükümlülerin adlarına posta

veya kargo ile gönderilen havale ve eşya, kurum mutemedi tarafından en geç 7

gün içinde postadan alınır. Gönderi, içeriği itibariyle kuruma sokulması ve

bulundurulması mevzuat hükümlerince sakıncalı olmaması hâlinde hükümlüye teslim

edilir.

(2) Sakıncalı olduğu belirlenen

gönderiler hakkında, posta veya kargodan alındığı tarihten itibaren onbeş gün

içerisinde hükümlüye yazılı bilgi verilir. Hükümlü, bildirimin yapıldığı

tarihten itibaren onbeş gün içerisinde infaz hâkimliğine itiraz hakkını

kullanmadığı takdirde, gönderi, göndericiye veya hükümlünün göstereceği kişiye

iade edilir. Hükümlünün isteği halinde ilk ziyaret günü yakınlarına verilmek

üzere kurum emanet deposunda saklanabilir. Ancak eşyanın bozulabilir olması

veya maddi değerinde azalma olasılığının bulunması halinde, gönderi gönderene

iade edilir."

16. Eşya Yönetmeliği'nin "Giyim eşyaları"

kenar başlıklı 7. maddesi şöyledir:

"Hükümlülerin koğuş, oda ve

eklentilerinde birer adet palto, manto ve mont, iki adet ceket veya ceket

yerine kullanılabilen hırka, dört adet pantolon ve/veya etek, bayan için iki

adet elbise, bir takım eşofman, dört adet gömlek, iki adet kazak, iki takım

pijama, bir spor ayakkabısı, bir kışlık ayakkabı, bir iskarpin, üç adet tişört,

iki adet kravat, bir adet kemer, gerektiği kadar iç çamaşırı, çorap, bir

terlik, havlu ve bir bornoz ile kaşkol, 25/11/1925 tarihli ve 671 sayılı Şapka

İktisâsı Hakkında Kanuna aykırı olmayan bir adet şapka bulundurulmasına izin

verilir.

Hükümlüler; ceza infaz kurumu dışından

getirilmesine izin verilen giyim eşyalarından eskiyenlerini, yenileriyle

değiştirebilir."

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

17. Mahkemenin 21/10/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi Yönünden

18. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve giderlerini

ödeyemeyecek durumda olduğunu belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.

19. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:

2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini

önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden

yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli

yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Özel Hayata Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

1. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu; Ceza İnfaz Kurumunda kıyafet değişiminin

belli dönemlerle sınırlandığını, ailesinin uzakta ve maddi durumları zayıf

olduğundan sadece iki ayda bir yapılan açık görüşe geldiklerini ancak bu

zamanların da eşya değişim dönemine rast gelmediğinden eşya değişimi

yapamadığını, diğer hükümlü ve tutuklulara tüm görüşlerde değişim yapmalarına

izin verilirken kendisine FETÖ/PDY üyeliği suç isnadıyla tutuklu bulunduğundan

izin verilmediğini, yaptığı itirazın İnfaz Hâkimliğince reddedildiğini,

mahkemelerce yeterli inceleme yapılmadığını ve gerekçesiz karar verildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun iddialarının özü, Ceza İnfaz Kurumunda kıyafet değişiminin

belirli zamanlarda yapılması ve açık görüşte kıyafet değişimi yapamaması

nedeniyle özel hayata saygı hakkın ihlal edildiğine ilişkindir. Bu nedenle

başvurucunun iddiaları Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı

hakkı kapsamında incelenmiştir.

22. Başvurucu eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri

sürmüş ise de, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiasının ele alınabilmesi

için başvurucu ile benzer durumdaki kişilere farklı uygulama yapıldığının

ortaya konulması gerekir. Somut olayda Ceza İnfaz Kurumu kararından eşya

değişiminin belirli zamanlarda gerçekleştirilmesi nedeniyle özel hayata saygı

hakkına getirilen kısıtlamanın bütün tutuklu ve hükümlülere yönelik olduğu

anlaşılmaktadır. Sonuç olarak başvurucunun, diğer hükümlü ve tutuklulara tüm

görüşlerde değişim yapmalarına izin verilirken kendisine FETÖ/PDY üyeliği suç

isnadıyla tutuklu bulunduğundan izin verilmediğine yönelik iddiasını temellendirmediği

hususu dikkate alındığında eşitlik ilkesi yönünden herhangi bir inceleme

yapılmasına gerek görülmemiştir.

23. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak

alınacak 20. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes, özel hayatına ve aile hayatına

saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının

gizliliğine dokunulamaz.”

24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasına göre Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını

temellendiremediği, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya

müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet

Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

25. İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla Ceza İnfaz Kurumunun

asayişi ve güvenliği, hükümlü ve tutuklu sayısının fazlalığı, görevli

personelin yetersizliği dikkate alınarak hükümlü ve tutukluların kıyafet

değişimlerine sınırlama getirilmiştir. Dolayısıyla anılan karar ile kamu

makamları tarafından başvurucunun özel hayatına saygı hakkına bir müdahalede

bulunulduğu açıktır.

26. Söz konusu müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 20. maddesini

ihlal edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma,

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine aykırı

olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

27. 5275 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince ceza infaz

kurumlarında bulundurulabilecek eşyaların yönetmelikle düzenleneceği kuralı

getirilmiş olup bu amaçla çıkarılan Eşya Yönetmeliği'nin 7. maddesine istinaden

İdare ve Gözlem Kurulunca hükümlü ve tutukluların kıyafet değişimine kısıtlama

getirilmiştir. Dolayısıyla müdahalenin kanuni dayanağı bulunmaktadır.

28. Ceza ve İnfaz Kurumu anılan kararında; yasak

malzemelerin büyük bir kısmının giyim eşyası değişimi sırasında Ceza ve İnfaz

Kurumuna sokulduğu, hükümlü ve tutukluların giyim eşyalarını eskimeseler dahi

yıkatmak amacıyla ailelerine verdiklerinin tespit edildiği, hükümlü ve tutuklu

sayısının fazlalığı, görevli personel sayısının eksikliği, Ceza ve İnfaz

Kurumunun asayişi ve güvenliği gibi hususları dikkate alarak mezkur Eşya

Yönetmeliği gereğince birtakım kısıtlamalar öngörmüştür. Ceza İnfaz Kurumu ve

İnfaz Hâkimliği bu amaçla Eşya Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 2. fıkrasında yer

alan "yenisiyle değiştirmek" tabirini yorumlamışlar, eskimiş

olan eşyaların değişiminin bir takvime bağlanmasını uygun görmüşlerdir. Buna

göre müdahalenin meşru bir amacının bulunduğunu söylemek mümkündür.

29. Ceza infaz kurumlarında tutulmanın kaçınılmaz sonucu

olarak kamu düzeninin korunmasına ve suç işlenmesinin önlenmesine yönelik kabul

edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda hükümlü ve tutukluların sahip

oldukları haklar sınırlandırılabilir (Turan Günana, B. No: 2013/3550,

19/11 /2014, § 35).

30. Somut olayda Ceza İnfaz Kurumunda kıyafet değişimine

yılda 4 defa belirli tarihlerde izin verildiği ve başvuru formundan

anlaşılacağı üzere başvurucunun kargo ile de eşya değişimine olanak sağlandığı,

bu doğrultuda kıyafet değişiminin tamamen yasaklanmadığı anlaşılmaktadır.

31. Buna göre başvurucunun özel hayata saygı hakkına

yapılan müdahale ile ilgili olarak Mahkemece yapılan değerlendirmenin ilgili ve

yeterli olduğu, başvurucuya katlanılamaz bir yük yüklemediği, müdahalenin

niteliği ve müdahale ile öngörülen meşru amaç gözönüne alındığında demokratik

bir toplumda gerekli ve ölçülü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

33. Başvurucu; değişim yapılan eşyaların depoya emanet

olarak alınıp çöpe atılması ve değişim yapılan kıyafetin yeni ve etiketli

olmasının zorunlu tutulması nedenleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Değişim

Yapılan Eşyaların Çöpe Atılması Nedeniyle Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiği

İddiası

34. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği

Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun, bireysel başvuru konusu

şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne

uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu

makamlara sunması ve bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli

özeni göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177,

26/3/2013, § 17).

35. Somut olayda başvurucunun hukuk sisteminde mevcut

idari ve yargısal yolları tüketmeksizin, İnfaz Hâkimliğine yaptığı başvurusunda

da anılan iddiasını dile getirmeden bireysel başvuruda bulunduğu

anlaşılmaktadır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Değişim İçin

Getirilen Kıyafetlerin Yeni ve Etiketli Olması Zorunluluğu Nedeniyle Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiği İddiası

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasına göre Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını

temellendiremediği, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya

müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet

Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

38. İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla Ceza İnfaz Kurumunun

asayişi ve güvenliği, hükümlü ve tutuklu sayısının fazlalığı, görevli

personelin yetersizliği dikkate alınarak hükümlü ve tutukluların kıyafet

değişimlerine sınırlama getirilmiştir. Dolayısıyla anılan karar ile kamu

makamları tarafından başvurucunun mülkiyet hakkına bir müdahalede bulunulduğu açıktır.

39. Söz konusu müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 35. maddesini

ihlal edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma,

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine aykırı

olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

40. 5275 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince ceza infaz

kurumlarında bulundurulabilecek eşyaların yönetmelikle düzenleneceği kuralı

getirilmiş olup bu amaçla çıkarılan Eşya Yönetmeliği'nin 7. maddesine istinaden

İdare ve Gözlem Kurulunca hükümlü ve tutukluların kıyafet değişimine kısıtlama

getirilmiştir. Dolayısıyla müdahalenin kanuni dayanağı bulunmaktadır.

41. Ceza ve İnfaz Kurumu anılan kararında; yasak

malzemelerin büyük bir kısmının giyim eşyası değişimi sırasında Ceza ve İnfaz

Kurumuna sokulduğu, hükümlü ve tutukluların giyim eşyalarını eskimeseler dahi

yıkatmak amacıyla ailelerine verdiklerinin tespit edildiği, hükümlü ve tutuklu

sayısının fazlalığı, görevli personel sayısının eksikliği, Ceza ve İnfaz

Kurumunun asayişi ve güvenliği gibi hususları dikkate alarak mezkur Eşya

Yönetmeliği gereğince birtakım kısıtlamalar öngörmüştür. Ceza İnfaz Kurumu bu

amaçla Eşya Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan

"yenisiyle değiştirmek" tabirini yorumlamış, eskimiş olan

eşyaların değişimini bir takvime bağlamıştır. Buna göre müdahalenin meşru bir

amacının bulunduğunu söylemek mümkündür.

42. Kıyafet değişimine ilişkin kısıtlamanın kaldırılması

talebini inceleyen İnfaz Hâkimliği, anılan Eşya Yönetmeliği'nde yer alan "yenisiyle

değiştirmek" tabirini yorumlamış İdare ve Gözlem Kurulu kararını

benimseyerek yapılan şikâyeti reddetmiştir.

43. Ceza infaz kurumlarında tutulmanın kaçınılmaz sonucu

olarak kamu düzeninin korunmasına ve suç işlenmesinin önlenmesine yönelik kabul

edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda hükümlü ve tutukluların sahip

oldukları haklar sınırlandırılabilir (Turan Günana, B. No: 2013/3550,

19/11 /2014, § 35).

44. Somut olayda Ceza İnfaz Kurumunda kıyafet değişimine

yılda 4 defa belirli tarihlerde izin verildiği, getirilen giyim eşyalarının

yeni olması şartının arandığı, yeni olarak kabul edilebilecek kıyafetlerin ise

etiketli veya etiketsiz olabileceği ancak kullanılmamış veya az kullanılmış,

tamir görmemiş olması gerektiği İnfaz Hâkimliği kararında belirtilmiştir. Bu

itibarla başvurucuya etiketli, yeni satın alınmış kıyafetle değişim yapılması

zorunluluğu getirilmediği anlaşılmaktadır.

45. Buna göre başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan

müdahale ile ilgili olarak İnfaz Hâkimliğince yapılan değerlendirmenin ilgili

ve yeterli olduğu, başvurucuya katlanılamaz bir yük yüklemediği, müdahalenin

niteliği ve müdahale ile öngörülen meşru amaç gözönüne alındığında demokratik

bir toplumda gerekli ve ölçülü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

46. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. İnfaz

Hâkimliğince İtiraz İncelemesi Sırasında Alınan Savcılık Görüşünün

Bildirilmediğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

47. Başvurucu; İnfaz Hâkimliği kararına konu edilen

savcılık görüşünün kendisine tebliğ edilmeyerek cevap verme hakkının

engellendiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

48. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, § 16). Başvurucunun bu

bölümdeki iddialarının silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri

kapsamında incelenmesi gerekir.

49. Anayasa Mahkemesi, Devran Duran ([GK], B. No:

2014/10405, 25/5/2017, §§ 106-112) kararında; tutukluluğa itiraz incelemeleri

sırasında alınan savcılık görüşünün şüpheli veya sanıklara bildirilmemesinin

anayasal önem taşımadığını, içeriğinde başvurucunun cevap vermesini gerektirmeyen

ve daha önce ileri sürülmemiş yeni bir olgudan bahsedilmeyen durumlarda

savcılık görüşünün başvurucuya bildirilmemesinin önemli bir zarara da neden

olmadığını ifade etmiştir.

50. Somut olayda İnfaz Hâkimliği incelemesi sırasında

alınan savcılık görüşünün bildirilmediği ileri sürülmüşse de başvuru formu ve

eklerinde bu görüş yazısında başvurucunun cevap vermesini gerekli kılan ve daha

önce haberdar olmadığı yeni bir olgunun bulunduğu dile getirilmemiştir. Ayrıca

İnfaz Hâkimliği kararının savcılık görüşüne dayanılarak verildiği yönünde bir

tespit de bulunmamaktadır. Dolayısıyla başvurucunun iddiaları bakımından anılan

karardan ayrılmayı gerektiren bir durum mevcut değildir.

51. Açıklanan gerekçelerle anayasal ve kişisel önemden

yoksun olması nedeniyle başvurunun bu kısmının kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. 1.Özel hayata saygı hakkının ve değişim için getirilen

kıyafetlerin yeni ve etiketli olması zorunluluğu nedeniyle mülkiyet hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Değişimi yapılan eşyaların çöpe atılması nedeniyle

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin

ihlal edildiğine ilişkin iddianın anayasal ve kişisel önemden yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun

yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 21/10/2020 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Ferhat YILDIZ Başvurucu : Mehmet KEÇECİ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2018/24673, 21 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve
  6. Olgular
  7. IV. İlgili
  8. Hukuk
  9. V. İnceleme Ve
  10. Gerekçe
  11. A. Adli Yardım Talebi Yönünden
  12. B. Özel Hayata Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin
  13. C. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  14. D. İnfaz
  15. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  16. M. Emin KUZ
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2018/24673
Tarih
21 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Murat Köse Başvurusu (B. No: 2017/37375)
  • Elçin Alayont Başvurusu (B. No: 2017/16604)
  • Mehmet Erdal Atak Başvurusu (B. No: 2018/25143)
  • Ahmet Hüsrev Altan Başvurusu (B. No: 2019/38086)
  • Murat Gödek Başvurusu (B. No: 2017/5511)
  • P.e. Başvurusu (B. No: 2017/5168)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.