İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Melahat Atılgan Başvurusu (B. No: 2014/2710)

1. Başvurucu, 18/6/2009

Başvuru No2014/2710Tarih10 Mart 2015Okuma15 dk · 2.928 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Melahat Atılgan Başvurusu

Karar tarihi
10 Mart 2015
Başvuru Numarası
2014/2710
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.928 kelime·15 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, 18/6/2009

tarihinde Sincan Tüketici Mahkemesinde açtığı tazminat davası sonunda, Yargıtayın önceki içtihatlarıyla çelişkili ve hukuka aykırı

şekilde davanın kısmen reddine karar verildiğini, Mahkemenin tarafsız

olmadığını belirterek, hak arama özgürlüğü, mülkiyet ve adil yargılanma

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat ödenmesini talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 3/3/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede

başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci

Komisyonunca 30/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, satın aldığı

konutun gelir paylaşımlı arsa sahibi konumunda bulunan Toplu Konut İdaresi

(TOKİ) ve diğer iki davalı aleyhine 18/6/2009 tarihinde Sincan Tüketici Mahkemesinde

açtığı tazminat davasında, satın aldığı konutta ve konutun ortak alanlarında

eksik ve ayıplı işlerden kaynaklanan zararının giderilmesini talep etmiştir.

6. Mahkemenin 24/3/2011 tarih

ve E.2009/208, K.2011/250 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

7. Temyiz üzerine Yargıtay 13.

Hukuk Dairesinin 25/11/2011 tarih ve E.2011/14537, K.2011/17358 sayılı

ilâmıyla, Mahkemece işin ihale edilmesinden sonra, 26/2/2010 tarihinde yapılan

keşif ve hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak sonuca gidildiği, bu

aşamadan sonra da eksikliğin giderilmesinin mümkün olduğu, davalı TOKİ

tarafından üçüncü kişiyle yapılan 29/6/2009 tarihli sözleşme ve ekleri

getirilip başvurucuya ait konutta olduğu iddia edilen ayıp ve eksik imalatlar

ile ortak yerlerdeki ayıplı ve eksik imalatların bu sözleşme kapsamında olup

olmadığının araştırılması, duruma göre keşif yapılması gerektiği belirtilerek

İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur.

8. Mahkemece bozmaya uyularak

yapılan yargılamada Sincan Tüketici Mahkemesinin 11/10/2012 tarih ve E.2012/89,

K.2012/752 sayılı kararıyla davalı TOKİ bakımından davanın kısmen reddine,

diğer davalılar bakımından ise davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme

kararının ilgili kısımları şöyledir:

“ …

Dava konusu yapılan

eksik ve ayıplı işlerin önceden taraflar arasında düzenlenen teslim tutanağı

ile sonradan da dava konusu konutun bulunduğu site yönetimi tarafından davalı

TOKİ'ye, TOKİ tarafından da davalı yüklenici Şirketlere bildirildiği, davalı

TOKİ'nin eksik ve ayıplı kısımları -kapalı yüzme havuzu dışındaki- kabul ederek

bunları gidermek için girişimde bulunduğu (TOKİ'ye ait 02/11/2009 tarihli

yazı), ortak alanlardaki bir kısım eksikliklerin giderildiği, ancak eksik ve

ayıplı işlerin tamamıyla giderilmediği; bu haliyle dava konusu eksik işler

nedeniyle Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca, 10 yıllık zamanaşımının söz

konusu olduğu, bir kısım ayıplı işler için ise davacının ihbar yükümlülüğünü

yukarıda açıklanan nedenlerle yerine getirdiği kanısına varılmıştır.

Davacının hem eksik

ve ayıplı işlerin bedeli hem de değer kaybı isteminde bulunduğu, davacının

eksik ve ayıplı işler bedeli ile buna ek olarak değer kaybı tazminatı

isteyemeyeceği, bu iki alacağın birbirini kapsayacağı, her iki alacağa birden

karar verilmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açılacağı,

davacının davada esas olarak eksik ve ayıplı işler nedeniyle değer kaybının

tazminini istediği görülerek konuttaki ve ortak alanlardaki eksik ve ayıplı

işler bedeli bilirkişilerce hesaplanarak buna karar verilmiş, davalı yüklenici

Şirketler tarafından yarım bırakılan kapalı yüzme havuzunun yol açtığı değer

kaybı ayrıca hesaplanarak davalıların sorumlulukları yönünden ayrıma gitmek

gerekmiştir (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 01.07.2004 tarihli, 4619 Esas - 10540

Karar sayılı kararı.)

Dava konusu konutun

bulunduğu sitenin başka ortak alanlar için ayrılan dış alanına sonradan inşa

edilmeye başlanan kapalı yüzme havuzu inşaatının davalı yüklenici Şirketler

tarafından betonarme kaba inşaat seviyesinde bırakıldığı, kapalı yüzme

havuzunun betonarme enkaz halinde uzun süredir durduğu, kapalı yüzme havuzunun

davalı yüklenici Şirketler tarafından konut sahiplerine ayrıca taahhüt

edildiği, kapalı yüzme havuzunun davalılar arasında kararlaştırılan projede ve

sözleşmede yer almadığı, sitede sözleşme ve proje kapsamında ayrıca açık yüzme

havuzunun da bulunduğu, bu nedenlerle davalı TOKİ'nin kapalı yüzme havuzu

taahhüdünden ve inşasından sorumlu olmadığı, kapalı yüzme havuzu nedeniyle

konutların satış değerlerinin artış gösterdiği, kapalı havuzun tamamlanmaması

nedeniyle konutlarda bedelleri oranında değer azalmasının meydana geleceği,

kapalı yüzme havuzunun eksikliği nedeniyle dava konusu konuttaki değer

azalmasının Yargıtay içtihatlarıyla belirlenmiş nisbi

metot yöntemine göre bilirkişilerce hesaplandığı görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirildiğinde; … dava konusu konutta ve ortak alanlarda bulunan

eksik ve ayıplı işler bedeli değer azalması olarak nitelendirilmiş, yukarıda

açıklandığı üzere ortak alanda bulunan kapalı yüzme havuzunun inşa edilmemesi

nedeniyle meydana gelen değer azalmasından davalı TOKİ'nin sorumlu olmadığı,

diğer davalı şirketlerin sorumlu olacağı kanaatine varılarak bilirkişi

raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.”

9. Kararın temyizi üzerine,

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 28/3/2013 tarih ve E.2013/6431, K.2013/7803

sayılı ilâmıyla dava konusu yapılan kapalı

yüzme havuzunun onaylı projede ve yapı ruhsatında yer almadığının Etimesgut Belediye

Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce bildirildiği de belirtilerek karar

onanmıştır.

10. Karar düzeltme istemi, aynı

Dairenin 27/11/2013 tarih ve E.2013/20524, K.2013/29357 sayılı ilâmı ile

reddedilmiştir.

11. Karar, başvurucuya 13/2/2014

tarihinde tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu, 3/3/2014

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

13. 23/2/1995 tarih ve 4077

sayılı mülga Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Tanımlar" kenar başlıklı 3. maddesinin 4822

sayılı Kanunla değişik ilgili kısımları şöyledir:

"Bu Kanunun uygulamasında

.

e) Tüketici: Bir mal

veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya

yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi,

.

g) Sağlayıcı: Kamu

tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında

tüketiciye hizmet sunan gerçek veya tüzel kişileri,

h) Tüketici işlemi:

Mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan

her türlü hukuki işlemi",

ı) İmalatçı-Üretici:

Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal veya

hizmetleri ya da bu mal veya hizmetlerin hammaddelerini yahut ara mallarını

üretenler ile mal üzerine kendi ayırt edici işaretini, ticari markasını veya

unvanını koyarak satışa sunanları,

.."

14. 4077 sayılı mülga Kanun'un "Ayıplı Mal" kenar başlıklı 4.

maddesinin 4822 sayılı Kanunla değişik ilgili kısımları şöyledir:

“Ambalajında,

etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer

alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik

düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı

olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin

ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya

ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir.

Tüketici, malın

teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle

yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme,

malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da

ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu

talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile

birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya

kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı-üreticiden

tazminat isteme hakkına da sahiptir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 10/3/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 3/3/2014 tarih ve 2014/2710

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

16. Başvurucu, satın aldığı

konutun gelir paylaşımlı arsa sahibi konumunda bulunan TOKİ ve diğer iki davalı

aleyhine 18/6/2009 tarihinde Sincan Tüketici Mahkemesinde açtığı tazminat

davasında, 4077 sayılı mülga Kanun’a göre TOKİ’nin imalatçı-üretici konumunda

olduğunu belirten Yargıtayın önceki içtihatlarıyla

çelişkili ve hukuka aykırı karar verildiğini, yapılmamış olan kapalı yüzme

havuzunun meydana getirdiği değer kaybından TOKİ’nin sorumlu tutulmadığını,

gelir paylaşımlı arsa sahibi konumunda bulunan TOKİ’ye güvenerek konutu satın

aldığını, diğer davalılar iflas ettiğinden zararının giderilmediğini,

Mahkemenin TOKİ’yi koruma amacıyla bu yönde karar verdiğini ve tarafsız

olmadığını belirterek, hak arama özgürlüğü, mülkiyet ve adil yargılanma

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

17. Başvuru dilekçesi ve ekleri

incelendiğinde, başvurucunun Sincan Tüketici Mahkemesinde açtığı tazminat

davası sonunda hukuka aykırı şekilde davalı TOKİ aleyhine açılan davanın kısmen

kabulüne karar verildiğini belirterek, hak arama özgürlüğü, mülkiyet ve adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Anayasa

Mahkemesi, başvurucunun ihlal iddialarına ilişkin nitelendirmesi ile bağlı

olmayıp hukuki nitelendirmeyi bizzat yapar. Başvurucunun iddialarının temel olarak yargılama sürecine ve

sonucuna ilişkin olduğu, bu nedenle anılan ihlal iddialarının adil yargılanma

hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Başvurucunun, Yargıtayın önceki içtihatlarıyla çelişkili karar verildiği

iddiası ile Mahkemenin tarafsız olmadığı yönündeki iddiası ise ayrıca

incelenmiştir.

1. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı İddiası

18. Başvurucu, 18/6/2009

tarihinde Sincan Tüketici Mahkemesinde açtığı tazminat davasında verilen karar

sonucunda, yapılmamış olan kapalı yüzme havuzunun meydana getirdiği değer

kaybından TOKİ’nin sorumlu tutulmadığını, gelir paylaşımlı arsa sahibi

konumunda bulunan TOKİ’ye güvenerek konutu satın aldığını, diğer davalılar

iflas ettiğinden zararının giderilmediğini belirterek, adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

19. Anayasa’nın 148. maddesinin

dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda

inceleme yapılamaz.”

20. 30/3/2011 tarih ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un

48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine

karar verebilir.”

21. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular

kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

22. Anılan kurallar uyarınca,

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir takdir hatası içermesi ve bu

durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal

etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular

açıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince incelenemez (B. No:

2012/1027, 12/2/2013, § 26).

23. Başvuru konusu olayda,

başvurucunun, satın aldığı konutta ve konutun ortak alanlarında eksik ve ayıplı

işlerden kaynaklanan zararının giderilmesi istemiyle TOKİ ve diğer iki davalı

aleyhine Sincan Tüketici Mahkemesinde açtığı tazminat davası, Mahkemenin

24/3/2011 tarihli kararıyla kabul edilmiş, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin

25/11/2011 tarihli ilâmıyla kararın bozulması üzerine Mahkemece bozmaya

uyularak yapılan yargılamada dava; kapalı

yüzme havuzunun davalı yüklenici şirketler tarafından konut sahiplerine ayrıca

taahhüt edildiği, kapalı yüzme havuzunun davalılar arasında kararlaştırılan

projede ve sözleşmede yer almadığı, sitede sözleşme ve proje kapsamında ayrıca

açık yüzme havuzunun da bulunduğu, bu nedenlerle davalı TOKİ'nin kapalı yüzme

havuzu taahhüdünden ve inşasından sorumlu olmadığı

gerekçesiyle, davalı TOKİ bakımından kısmen reddedilmiş, diğer iki davalı

bakımından ise kabul edilmiştir. Karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 28/3/2013

tarihli ilâmıyla onanmış, karar düzeltme istemi aynı Dairenin 27/11/2013

tarihli ilâmıyla reddedilmiştir.

24. Mahkemenin gerekçesi ve

başvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddiaların özünün Derece Mahkemesi

tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının

yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna

ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

25. Başvurucu, yargılama

sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi

olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı

tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı

bulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının

Derece Mahkemesi tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt

sunmadığı gibi Derece Mahkemelerinin kararlarında bariz takdir hatası veya açık

keyfilik oluşturan herhangi bir durum da tespit edilememiştir.

26. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu, Derece Mahkemelerinin kararlarının bariz takdir hatası veya açık

keyfilik de içermediği anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Tarafsız

Mahkemede Yargılama Yapılmadığı İddiası

27. Başvurucu, Sincan Tüketici

Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda Mahkemenin, TOKİ'nin kapalı yüzme havuzu

taahhüdünden ve inşasından sorumlu olmadığı

yönündeki kararının TOKİ’yi korumak amacıyla verildiğini ve Mahkemenin tarafsız

olmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

28. 6216 sayılı Kanun'un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre Mahkemece açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemez olduğuna karar verilebilir (§ 21). Başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir. (B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 32).

29. Sincan Tüketici Mahkemesinin

tarafsız bir mahkeme

olmadığına somut gerekçe olarak, aynı yargılamada aynı olguya dayanarak davalı

özel şirketlerin sorumlu tutulmasına rağmen kamu kuruluşu olan TOKİ’yi koruma

maksadıyla TOKİ’nin sorumlu tutulmadığı gösterilmektedir. Başvurucunun bu

iddiası, tek başına adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde kabul edilemeyeceği

gibi Mahkemenin tarafsız

mahkeme olmadığını da göstermez.

30. Somut dava ile ilgili

olarak, sübjektif veya objektif esaslar doğrultusunda Mahkemenin tarafsızlığını

kuşkulu hâle koyacak bir durum tespit edilmediği gibi yargılamanın tarafsız

olmadığına ilişkin bir husus da saptanmamıştır. Dolayısıyla Derece

Mahkemelerinin kararlarında açık bir ihlal tespit edilmediği anlaşıldığından,

başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun

olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Yargıtayın Yerleşik İçtihadına

Aykırı Karar Verilmesi Nedeniyle Adil Yargılanma Hakkının İhlali İddiası

31. Başvurucu, Sincan Tüketici

Mahkemesinde açtığı tazminat davasında verilen karar sonucunda, yapılmamış olan

kapalı yüzme havuzunun meydana getirdiği değer kaybından TOKİ’nin sorumlu

tutulmamasının Yargıtayın yerleşik içtihatlarına

aykırı olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

32. 6216 sayılı Kanun'un “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47.

maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:

“(3) Başvuru

dilekçesinde başvurucunun ve varsa temsilcisinin kimlik ve adres bilgilerinin,

işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlal edildiği ileri sürülen hak ve

özgürlüğün ve dayanılan Anayasa hükümlerinin, ihlal gerekçelerinin, başvuru

yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların, başvuru yollarının tüketildiği,

başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih ile varsa uğranılan

zararın belirtilmesi gerekir. Başvuru dilekçesine, dayanılan deliller ile

ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğinin ve

harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi şarttır.”

33. 6216 sayılı Kanun’un, “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve

incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1)

Bireysel başvuru hakkında kabul edilebilirlik kararı verilebilmesi için 45 ila 47 nci maddelerde öngörülen

şartların taşınması gerekir.

(2) Mahkeme,

Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve

sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir

zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.”

34. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün bireysel başvuruların içeriğini

düzenleyen “Bireysel başvuru formu ve ekleri”

başlıklı 59. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“…

(2) Başvuru formunda aşağıdaki hususlar yer alır:

…

ç) Kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti.

d) Bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlü açıklamalar.

e) Başvurucunun güncel ve kişisel bir temel hakkının

doğrudan zedelendiği iddiasının dayanakları.

…

(3) Başvuru formuna aşağıdaki belgeler ya da onaylı

örnekleri eklenir:

…

e) Dayanılan belgelerin asılları ya da onaylı örnekleri.

…

(4) Başvurucu ihlal iddiasına dayanak gösterdiği üçüncü

fıkradaki belgelere herhangi bir nedenle erişememesi hâlinde bunun

gerekçelerini belirtir. Mahkeme gerekli gördüğü takdirde bu bilgi ve belgeleri

resen toplar.

…”

35. İçtüzüğün “Formun

ve eklerinin hazırlanmasına ilişkin ilkeler” başlıklı 60. maddesi

şöyledir:

“(1) Başvuru formu, İçtüzüğün 59 uncu maddesine uygun olarak

düzenlenir ve aynı maddede belirtilen belgeler ya da onaylı örnekleri başvuru

formuna eklenir.

(2) Başvuru formu okunaklı ve başvurunun esasına yönelik

özlü bilgileri içerir şekilde hazırlanır. Başvuru formunun ekler hariç on

sayfayı geçmesi hâlinde başvurucunun ayrıca başvuru formuna olayların özetini

eklemesi gerekir.

(3) Başvurucu, başvuru formunun ekinde sunduğu belgeleri,

tarih sırasına göre numaralandırarak her bir belgeyi tanımlayıcı başlıklar

hâlinde dizi pusulasına bağlar.”

36. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3)

numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile İçtüzüğün 59. maddesinin

ilgili fıkraları uyarınca Anayasa Mahkemesine başvuru konusu olaylarla ilgili

delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki iddialarını ve dayanılan Anayasa

hükmünün kendilerine göre ihlal edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki

iddialarını kanıtlamak başvurucuya düşer (B. No: 2013/276, 9/1/2014,

§ 19).

37. Başvurucunun, kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali

nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa

hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya

da örneğini başvuru dilekçesine eklemesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu

gücünün ihlale neden olduğu iddia edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair

olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki

haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve

deliller açıklanmalıdır (B. No: 2013/276, 9/1/2014, § 20).

38. Yukarıda belirtilen koşullar yerine

getirilmediği takdirde Anayasa Mahkemesi başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun

olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulabilir. İddiaların dayanaktan yoksun

olmadığı konusunda Anayasa Mahkemesinin ikna edilmesi, başvurucu tarafından

ileri sürülen iddiaların niteliğine bağlıdır. Başvurucunun başlangıçta, başvuru

hakkında kabul edilemezlik kararı verilmesini önlemek için başvuru formu ve

eklerinde iddialarını destekleyici belgeleri sunması ve gerekli açıklamaları

yapması zorunludur (B. No: 2013/276, 9/1/2014, § 23).

39. Somut başvuruda başvurucu,

başvuru dilekçesinde, yapılmamış olan kapalı yüzme havuzunun meydana getirdiği

değer kaybından TOKİ’nin sorumlu tutulmamasının Yargıtayın

yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, 4077 sayılı mülga Kanun kapsamında

TOKİ’nin imalatçı-üretici konumunda olduğunu belirterek, adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

40. Başvurucunun, ihlale neden olduğunu

ileri sürdüğü Sincan Tüketici Mahkemesindeki dava dosyası ile Mahkeme kararının

Yargıtayın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğu

yönündeki iddiasına dayanak teşkil ettiği belirtilen Yargıtay kararı

incelenmiş, ilgili kararın başvurucunun dava dosyası ile ilgisi tespit

edilememiştir.

41. Anayasa Mahkemesine yapılan

bireysel başvurularda başvurucuların başvurularını titizlikle hazırlama ve

takip etme yükümlülükleri vardır. Bu yükümlülüğün bir gereği olarak başvurucu,

ihlal edildiğini iddia ettiği Anayasa hükmünün nasıl ihlal edildiğine ilişkin

açıklamalarda bulunmak suretiyle hukuki iddialarını kanıtlamak zorundadır.

Başvurucu tarafından soyut şekilde birtakım Anayasa hükümlerine atıfta

bulunulmuş olması iddiaların ispatlandığı anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuru yolu, Anayasa’ya aykırılığın soyut biçimde ileri sürülmesini

sağlayan bir yol olarak düzenlenmemiştir (B. No: 2014/483, 19/11/2014, § 29).

42. Başvurucunun, ihlal

iddiasının dayanağı olan tüm olayları göstermesi, başvuruyu aydınlatacak ve

hükmün esasını etkileyecek argümanları destekleyici tüm belgeleri başvuru

dilekçesine eklemesi gerekir. Şayet bir belge elde edilememişse, bunun da

nedenleri açıklanmalıdır. Somut başvuruda başvurucu bu koşulları yerine

getirmeyerek iddialarını temellendirmediğinden başvurusunun esasının

incelenmesi imkânı bulunmamaktadır (B. No: 2013/276, 9/1/2014, § 26).

43. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının kanıtlanmamış olması

nedeniyle, başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun

olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. Yargılamanın

sonucu itibarıyla adil olmadığı yönündeki iddiasının "açıkça dayanaktan

yoksun olması",

2. Tarafsız mahkemede

yargılanma yapılmadığı yönündeki iddiasının

"açıkça dayanaktan yoksun olması",

3. Yargıtayın

yerleşik içtihadına aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği yönündeki iddiasının "açıkça

dayanaktan yoksun olması",

nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

10/3/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör Yrd. : Gökçe GÜLTEKİN Başvurucu : Melahat ATILGAN Vekili : Av. Ali Ulvi SEYREK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/2710, 10 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Kaleli
  16. Dursun
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/2710
Tarih
10 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Mehmet Yılmaz Başvurusu (B. No: 2014/6943)
  • Mehmet Akif Hadioğlu Başvurusu (B. No: 2014/6666)
  • Oğuz Sorguç ve Nedim Sorguç Başvurusu (B. No: 2014/14196)
  • Tuğrul Culfa Başvurusu (B. No: 2013/2593)
  • Nurettin Günaydın Başvurusu (B. No: 2014/822)
  • Hasan Hüseyin Türk Başvurusu (B. No: 2013/8469)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.