İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Merve Aydeniz Çokyılmaz Başvurusu (B. No: 2018/24061)

1. Başvuru, gebe olan başvurucunun ceza infaz kurumunda

Başvuru No2018/24061Tarih15 Aralık 2020Okuma9 dk · 1.839 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Merve Aydeniz Çokyılmaz Başvurusu

Karar tarihi
15 Aralık 2020
Başvuru Numarası
2018/24061
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.839 kelime·9 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, gebe olan başvurucunun ceza infaz kurumunda

tutulması ve sağlık hizmetlerine erişiminin engellenmesi nedeniyle kötü muamele

yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 13/8/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurucu bireysel başvuru harç ve masraflarını

karşılama imkânının bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.

4. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük)

73. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Anayasa

Mahkemesinin 17/8/2018 tarihli kararıyla başvurucunun tahliyeye yönelik tedbir

talebinin reddi, sağlık durumuna uygun koşulların sağlanarak sağlık

hizmetlerine derhâl erişmesi yönünde tedbir kararı verilmiştir.

5. Komisyonca tedbir talebinin ve kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

6. Başvuru formunda ifade edildiği şekliyle ve ilgili

kamu makamlarından alınan bilgilere göre olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, başvuru tarihinde 32 yaşında ve Bakırköy

Dr. Sadi Konuk Araştırma Hastanesi Gebe Polikliniğinden (Hastane) alınan rapora

göre 32 hafta 2 günlük gebedir.

8. Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu

işlediği iddiasıyla İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/3/2018 tarihli kararıyla

tutuklanmış ve Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu)

yerleştirilmiştir.

9. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen

4/7/2018 tarihli iddianamede başvurucunun da aralarında bulunduğu birçok

şüpheli hakkında 27/12/2017 tarihinde arama, elkoyma ve gözaltı tedbiri

uygulanacak şekilde operasyon düzenlendiği, operasyon sırasında evde olmaması

nedeniyle başvurucunun yakalanamadığı ve bu durumdan haberdar olup kaçtığı,

4/3/2018 tarihinde Edirne'nin Keşan ilçesinden yasa dışı yollarla yurt dışına

çıkarken yakalandığı belirtmiştir.

10. Başvurucu 13/8/2018 tarihinde gebe olmasına rağmen

tutuklandığını ve sağlık hizmetlerine erişemediğini belirterek bireysel

başvuruda bulunmuş, hak ihlallerini giderecek şekilde tedbir kararı verilmesini

talep etmiştir.

11. Ceza İnfaz Kurumu tarafından 17/8/2018 tarihinde

gönderilen yazıda başvurucunun tutulduğu Ceza İnfaz Kurumu bünyesindeki

Bakırköy 17. No.lu Aile Sağlığı Merkezinin kurum hekimi ve sağlık memurlarının

hafta içi 08.00-17.00 saatleri arasında hizmet verdiği, Ceza İnfaz Kurumunun Ambulans

Servisi Başhekimliği İl Avrupa Komuta Kontrol Merkezine (ACİL) bir dakikalık

mesafede olduğu ve hızlı acil hizmetinden faydalanıldığı, hastaneye yedi

dakikalık mesafede, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine ise bir

kilometre mesafede olduğu, Kurumun ambulans hizmeti olduğu ve tam teşekküllü

hastanelere yakın bir lokasyonda bulunduğu ifade edilmiştir.

12. Öte yandan anılan yazıda başvurucunun en son

17/8/2018 tarihinde hastaneye sevk edildiği ve 32 hafta 2 günlük hamilelik

süresi ile uyumlu, tekiz canlı gebeliğinin mevcut olduğu yönünde doktor

raporunun olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Ceza İnfaz Kurumunun koğuşlarının iki

katlı ve oda sistemli (aşağı katta altı, yukarı katta altı olmak üzere toplam

on iki oda) olduğu, odaların ölçülerinin ise 5,4x2,5 metre olduğu, odalarda iki

veya üç kişinin kalabileceği, her koğuşta lavabo ve tuvaletin yer aldığı,

16/8/2018 tarihinde alınan oda bilgileri raporuna göre koğuşta 29 kişinin

bulunduğu ve başvurucunun odada 2 kişi kaldığı belirtilmiştir.

13. Başvurucu 28/9/2018 tarihinde tahliye edilmiştir.

14. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/4/2019 tarihli

kararıyla başvurucunun terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis

cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın istinaf incelemesi devam

etmektedir.

IV. İLGİLİ

HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. İlgili ulusal hukuk için bkz. Abdullah Baybaşin,

B. No: 2014/5161, 20/9/2017, §§ 28-32; Kamil Erdoğan, B. No: 2017/4023,

19/4/2018, §§ 19-21.

B. Uluslararası

Hukuk

1. Uluslararası

Mevzuat

16. İlgili uluslararası hukuk için bkz. Abdullah

Baybaşin,§ 33.

2. Uluslararası

İçtihat

17. İlgili uluslararası içtihat için bkz. Abdullah

Baybaşin, §§ 33-40.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

18. Mahkemenin 15/12/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi Yönünden

19. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını

karşılayacak geliri olmadığını beyan ederek adli yardım talebinde bulunmuştur.

20. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:

2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini

önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun

olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım

talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Olumsuz

Tutulma Koşulları Nedeniyle Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

21. Başvurucu; gebe olduğunu, Ceza İnfaz Kurumunda

olumsuz koşullarda tutulduğunu, koğuş kapasitesinin üzerinde kişi ile birlikte

barındırıldığını, tutulma koşullarının kendisinin ve bebeğinin sağlığını riske

attığını belirterek yaşam hakkının, kötü muamele yasağının ve kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

22. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının ilgili

kısmı şöyledir:

"…Başvuruda bulunabilmek için

olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."

23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru

hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen

işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru

yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması

gerekir."

24. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği,

Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu

şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne

uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu

makamlara sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli

özeni göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177,

26/3/2013, § 17).

25. Anayasa Mahkemesi olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969,

18/9/2013, § 16). Başvurucu tarafından Anayasa’da güvence altına alınan diğer

haklar ile bağlantı kurularak ileri sürülen iddiaların Anayasa’nın 17.

maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağı

kapsamında olduğu değerlendirilmiş ve inceleme bu kapsamda yapılmıştır.

26. 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği

Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca infaz hâkimliklerinin

görevleri arasında hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve

tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları,

ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması,

bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin

yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya

faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak da sayılmıştır (Kamil

Erdoğan, § 51). Bahsi geçen bu hukuk yolu, başvurucunun şikâyetleri

açısından erişilebilir ve elverişli bir çözüm olanağı ve makul ölçüde bir

başarı imkânı sunmaktadır.

27. Somut olayda başvurucunun 4675 sayılı Kanun’un 4.

maddesinde öngörülen kanun yolunu tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu

anlaşılmıştır.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

C. Sağlık Durumu

Dikkate Alınmaksızın Tutuklanması Nedeniyle Kötü Muamele Yasağının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

29. Başvurucu; gebe olmasına rağmen tutuklandığını, Ceza

İnfaz Kurumunda enfeksiyon kaptığını belirterek yaşam hakkının, kötü muamele

yasağının ve kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

30. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"Kimseye işkence ve eziyet

yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi

tutulamaz."

31. Anayasa Mahkemesi, ceza infaz kurumlarının fiziki ve

tıbbi imkânlarının sağlık durumuna uygun olmamasına dayalı şikâyetleri

istikrarlı bir şekilde kötü muamele yasağı kapsamında incelemektedir (Mete

Dursun, B. No: 2012/1195, 18/11/2015; Serdar Öztürk, B. No: 2013/7532,

4/2/2016; Sabri Kaya, B. No: 2014/8482, 29/6/2016; Ergin Aktaş, B. No:

2014/14810, 21/9/2016; Hayati Kaytan, B. No: 2014/19527, 16/11/2016; İmam

Çelikdemir, B. No: 2014/20289, 5/12/2017).

32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, § 16). Somut olayda

başvurucunun şikâyetleri Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence

altına alınan kötü muamele yasağı çerçevesinde ele alınacaktır.

33. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Kimse

insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.”

şeklindeki kural, hükümlü ve tutuklulara yönelik uygulamalar için de

geçerlidir. Bu husus 13/12/2004 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Kanun'un "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı

2. maddesinin (2) numaralı fıkrasında "Ceza ve güvenlik tedbirlerinin

infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda

bulunulamaz." ve yine Kanun'un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

(b) bendinde "Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten

yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddi ve manevi koşullar

altında çektirilir." şeklinde düzenleme ile açıkça ifade edilmiştir.

Dolayısıyla tutuklamaya veya hapis cezasına mahkûmiyete ilişkin bir kararın

yerine getirilmesi için sağlanacak şartlar, insan onuruna saygıyı koruyacak

nitelikte olmalıdır (Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 36).

34. İnfazın yöntemi ve infaz sürecindeki davranışların

mahkûmları özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan kaçınılmaz elem

seviyesinden daha fazla sıkıntılı veya eziyetli bir duruma sokmaması gerekir.

Ceza infaz kurumunda tutulmanın pratik gerekleri çerçevesinde mahkûmların

sağlık ve esenlikleri gibi hususların yeterli bir şekilde güvence altına

alınması ve mahkûmlara gerekli tıbbi yardımın sağlanması da insan onuruna

yakışır koşulların sağlanması için gereklidir (Turan Günana, § 39). Bu

çerçevede hasta bir kişinin uygun olmayan fiziki ve tıbbi koşullarda tutulması

da Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı bir muamele olarak kabul

edilebilir (Murat Karabulut, B. No: 2013/2754, 18/2/2016, § 65).

35. Hukuka uygun olarak özgürlüğü kısıtlanan herkesin

insan onuruna uygun tutma koşullarına sahip olma hakkı bulunduğunu, alınan

tedbirlerin uygulanma koşullarının kişiyi tutukluluğa bağlı kaçınılmaz üzüntü

seviyesini aşacak yoğunlukta bir ümitsizliğe sokmaması gerektiğini kabul etmek

gerekir (Fatih Hilmioğlu, B. No: 2014/648, 18/9/2014, § 65). Ayrıca

Anayasa'nın tutuklu bir kimsenin sağlık gerekçesiyle serbest bırakılması için

hiçbir genel zorunluluk getirmediğini ancak doğal olarak ortaya çıkan fiziksel

ya da ruhsal rahatsızlıklardan kaynaklanan acının yetkililerin sorumlu

tutulabileceği tutukluluk koşullarından dolayı artması ya da artma riski

bulunması hâlinde bu durumun Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası

kapsamına girebileceği belirtilmelidir (Fatih Hilmioğlu, § 66).

36. Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin hasta

olmaları durumunda devletin kontrolü altında tuttuğu bu kişilere gerekli tıbbi

yardımı sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülüğün hiç veya gerektiği

gibi yerine getirilmemesi sonucunda kişinin yaşamı veya vücut bütünlüğü

bakımından tehlike arz eden acil bir duruma, ağır veya uzun süreli bir acı

çekmesine sebebiyet verilmiş olması, belirtilen sonuçlar ortaya çıkmamakla

birlikte kişinin tıbbi yardımdan mahrum kalmış olması nedeniyle yaşadığı stres,

huzursuzluk veya aşağılanma hissinin -olayın kendine has koşulları

çerçevesinde- insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele düzeyine ulaşacak

ciddiyette olması hâlinde Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının ihlal

edildiği kabul edilebilir. Bu kapsamdaki değerlendirmede kişinin özgürlüğünden

yoksun bırakılmasına bağlı dezavantajlı konumunun da dikkate alınması gerekir (Hayati

Kaytan, § 44).

37. Başvurucunun tutuklu olarak bulunduğu süre içinde

gebeliğinin takibi ile ilgili olarak hem Ceza İnfaz Kurumu bünyesinde faaliyet

gösteren uzman doktorların görev yaptığı devlet hastanesine hem de gerektiğinde

daha donanımlı diğer hastanelere sevkinin sağlandığı, bu kapsamda gerekli

muayene, tahlil, tetkik ve tedavi hizmetlerinin verildiği anlaşılmaktadır (bkz.

§§ 11, 12). Başvurucunun sunduğu veya ilgili kurumlardan gelen tıbbi belgelerde

başvurucunun gebeliğinin ceza infaz kurumunda tutulmasına engel olabilecek

nitelikte olduğundan bahsedilmemiştir. Bununla birlikte başvurucunun tedbir

talebi kabul edilmiş ve başvurucunun sağlık durumuna uygun koşulların

sağlanarak sağlık hizmetlerine derhâl erişmesi yönünde tedbir kararı

verilmiştir. Başvurucunun Anayasa Mahkemesinin tedbir kararının uygulanmadığına

ilişkin bir iddiası da bulunmamaktadır.

38. Bu tespitler ışığında başvurucunun gebe olmasına

rağmen tutukluluk hâlinin devam ettirilmesi nedeniyle kötü muameleye maruz

kaldığı yönündeki iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna

varılmıştır.

39. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. 1. Olumsuz tutulma koşullarından dolayı kötü muamele

yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Sağlık durumu dikkate alınmaksızın tutuklanmadan

dolayı kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun

yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 15/12/2020 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Muammer TOPAL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Gökçe GÜLTEKİN YILMAZ

Başvurucu

:

Merve AYDENİZ ÇOKYILMAZ

Vekili

:

Av. Zemzem Halime

YILMAZ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/24061, 15 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. A. Ulusal Hukuk
  12. B. Uluslararası
  13. V. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Adli Yardım Talebi Yönünden
  16. B. Olumsuz
  17. C. Sağlık Durumu
  18. B. 1. Olumsuz tutulma koşullarından dolayı kötü muamele
  19. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  20. Yılmaz
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/24061
Tarih
15 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Kemal Alkan Başvurusu (B. No: 2018/36051)
  • Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.ş. Başvurusu (B. No: 2017/6246)
  • Cafer Görpüz Başvurusu (B. No: 2016/11593)
  • Ferhat Yildeniz Başvurusu (B. No: 2017/20129)
  • Abdullah Aslan Başvurusu (B. No: 2018/22112)
  • Ekrem Aysu Başvurusu (B. No: 2018/13227)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.