İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Metin Arslan Başvurusu (B. No: 2014/20241)

1. Başvuru, sendika delege seçiminin iptali istemiyle açılan

Başvuru No2014/20241Tarih9 Kasım 2017Okuma10 dk · 1.907 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Metin Arslan Başvurusu

Karar tarihi
9 Kasım 2017
Başvuru Numarası
2014/20241
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.907 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, sendika delege seçiminin iptali istemiyle açılan

davanın, hukuki yararın kalmadığı gerekçesiyle reddedilmesi ve yargılamanın

uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 19/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu 1974 doğumlu olup İstanbul'da ikamet etmektedir.

9. Başvurucu, İstanbul ili Cevizli Tekel Fabrikasında işçi

olarak çalışmakta iken Tekel işletmelerinin özelleştirilmesi kararı üzerine

başvurucunun iş akdi 30/1/2010 tarihinde feshedilmiştir.

10. Başvurucu, iş akdinin feshedildiği tarihte aynı zamanda

Türkiye Tütün Müskirat Gıda ve Yardımcı İşçileri Sendikası (Tekgıda-İş/Sendika)

üyesidir. Ancak başvurucunun iş akdinin feshedilmesi nedeniyle Sendika üyeliği

askıya alınmıştır.

11. Tekgıda-İş (başvurucunun çalıştığı

işyerinin bağlı olduğu) (2) Nolu Şubesi tarafından

genel kurul yapılmasına ilişkin karar alınmış ve bu amaçla 22-25/6/2010

tarihlerinde delege seçimi yapılmıştır. Başvurucunun Sendika üyeliğinin askıda

olması nedeniyle oylama listesinde ismine yer verilmemiş ve başvurucu bu

sebeple delege seçiminde oy kullanamadığı gibi delege adayı da olamamıştır.

12. Başvurucu 24/6/2010 tarihinde Kartal 2. İş Mahkemesinde Sendikanın

(2) Nolu Şubesinin 22/6/2010 ile 25/6/2010 tarihleri

arasında gerçekleştirdiğidelege seçimlerinin iptal

edilmesi ve delege seçimlerinin ardından yapılan şube olaganüstü

genel kurulunun tedbiren durdurulması talepleriyle

dava açmıştır.

13. Tekgıda-İş (2) Nolu

Şubesi 17/7/2010 tarihinde genel kurulunu yapmıştır.

14. Mahkeme, 21/12/2010 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir.

Mahkeme 5/5/1983 tarihli ve 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 10. maddesine

göre hâlen çalışanların seçime katılabileceğini belirtmiş ve seçim tarihinde

fiilen çalışmadığı anlaşılan başvurucunun seçime katılmamasının hukuka uygun

olduğu sonucuna ulaşmıştır.

15. Mahkeme kararı Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 12/4/2011

tarihli kararıyla bozulmuştur. Kararın gerekçesinde Yargıtay içtihadıyla bir

yıl ve daha fazla süreli geçici işsiz kalınması hâlinde Sendika üyeliğinin sona

ereceğinin kabul edildiği, buna göre bir yıldan az süreli geçici işsizlik

durumunda Sendika üyeliğinin devam edeceği ifade edilmiş ve bu durumun delege

adayı olmaya engel oluşturmadığı belirtilmiştir. Kararda, başvurucunun iş

akdinin 31/1/2010 tarihinde feshedildiği, seçimin ise Haziran 2010 tarihinde

yapıldığı dikkate alındığında geçici işsiz kalmanın bir yıldan az olduğu ve bu

nedenle başvurucunun oy kullanmasına engel olacak şekilde yapılan seçimin

iptali gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Kararda ayrıca Sendika içi demokrasiye

de vurgu yapılmıştır.

16. Bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda Mahkeme

24/1/2013 tarihli kararıyla davayı kabul ederek Tekgıda-İş

Sendikası (2) Nolu Şubesinin 25/6/2010 tarihinde

sonuçlanan delege seçimlerini iptal etmiştir. Ancak Mahkeme kararı Yargıtay 22.

Hukuk Dairesinin (Daire) 14/5/2013 tarihli kararıyla bozulmuştur. Kararın

gerekçesinde, başvurucunun 4/1/2011 tarihi itibarıyla 14/7/1965 tarihli ve 657

sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C maddesi kapsamında Kadıköy Adliyesinde

çalışmaya başlaması nedeniyle işçi sıfatının bu tarihte ortadan kalktığı ve

dolayısıyla başvurucunun delege seçimlerinde oy kullanma ve delege adayı olma

imkânının kalmadığı vurgulanarak hukuki yararının sona erdiği belirtilmiştir.

Hukuki yararın dava şartı olduğu ifade edilen gerekçede, Mahkemenin bunu resen

dikkate alarak davayı usulden reddi gerektiği açıklanmıştır.

17. Bozma üzerine (Kartal 2. İş Mahkemesinin kapatılması

nedeniyle dosyanın devredildiği) İstanbul Anadolu 22. İş Mahkemesi (Mahkeme)

bozma kararına uyarak 20/11/2013 tarihli kararla davayı hukuki yarar şartı

yokluğundan reddetmiştir. Ancak Mahkeme davanın açıldığı tarihte başvurucunun hukuki

yararının bulunduğunun ve davanın açıldığı sırada haklı durumda olduğunun

altını çizerek yargılama giderlerinin davalı Sendika üzerinde bırakılmasına ve

başvurucu lehine 1.320 TL vekâlet ücretine hükmedilmesine karar vermiştir.

18. Kararın temyizi üzerine Daire 10/9/2014 tarihli kararla

hükmü düzelterek onanmıştır. İlamda Daire, toplam 578,10 TL yargılama

giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve başvurucu tarafından 1.320 TL

vekâlet ücretinin davalı tarafa ödenmesine hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde,

davanın usulden reddedilmesine rağmen 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk

Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca yargılama

giderlerinden davalının sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğu belirtilmiştir.

Nihai karar başvurucuya 21/11/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

19. Başvurucu 19/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

20. 6100 sayılı Kanun'un "Dava

şartları" kenar başlıklı 114. maddesinin ilgili bölümü

şöyledir:

"(1) Dava şartları şunlardır:

...

h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.

..."

21. 6100 sayılı Kanun'un "Dava

şartları" kenar başlıklı 115. maddesinin ilgili bölümü

şöyledir:

"(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her

aşamasında kendiliğinden araştırır. ...

(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden

reddine karar verir. ...

..."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 9/11/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Hukuki Yarar Yokluğu

Nedeniyle Davanın Reddine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu, davanın açıldığı tarih itibarıyla hukuki

yararının bulunduğunu belirtmiş ve mahkemenin hatalı karar vermesinden dolayı

sürecin uzamış olmasının sorumluluğunun kendisine yüklenemeyeceğini ifade

etmiştir. Davaya devam edilmesinde hukuki yararının bulunduğunu savunan

başvurucu olsa olsa davanın konusuz kaldığından söz edilebileceğini

vurgulamıştır. Başvurucu hakkaniyete uygun olarak nitelediği, ilk derece

mahkemesinin yargılama giderlerini davalı üzerinde bırakan kararının Daire

tarafından düzeltilerek onanması sebebiyle toplam 2.253,76 TL maddi külfet

altına girdiğine değinmiştir.

24. Başvurucu delege seçiminde kendisine oy kullandırılmamasının

sebebinin Sendika yönetimine muhalefet etmesi ve özelleştirme ve işten çıkarma

sürecinde Sendikanın edilgen tutumunu eleştirmesi olduğunu öne sürmüş ve bu

durumun demokratik ilkeleri ihlal ettiğini vurgulamıştır. Başvurucu, Mahkemenin

davayı kabul etmiş olmasının, haklılığını ortaya koyduğunun altını çizmiş,

haklı olduğu hâlde sırf yargılamanın uzun sürmüş olması sebebiyle hukuki

yararın kalmadığı gerekçesine dayanılarak davanın usulden reddedilmesinin

hakkaniyete uygun yargılama ilkesiyle bağdaşmadığından yakınmıştır. Başvurucu,

işçi statüsünün ortadan kalkmış olması sebebiyle oy kullanma hakkının sona

erdiği kabul edilse bile hukuki yarar yokluğundan değil davanın konusuz

kalmasından söz edilebileceğine değindikten sonra davanın konusuz kaldığına

ilişkin karar verilmiş olması durumunda yargılama giderlerinin de davalı

üzerinde bırakılmasının mümkün olabileceğine işaret etmiştir. Başvurucu sonuç

olarak davanın esası yönünden haklı olduğu hâlde hukuki yarar yokluğu

gerekçesiyle usulden reddedilmesi sebebiyle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

25. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı

36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşrû

vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya

davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anaysa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin (3) numaralı,

48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

59. maddesinin ilgili fıkraları uyarınca başvurucunun; başvuru konusu olaylara

ilişkin iddialarını açıklama, dayanılan Anayasa hükmünün ihlal edildiğine dair

hukuki iddialarını kanıtlama, bireysel başvuru kapsamındaki haklardan

hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeleri ve

delilleri sunma yükümlülüğü bulunmaktadır (S.S.A.,

B. No: 2013/2355, 7/11/2013, § 38; Veli

Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

27. Başvuru dilekçesi incelendiğinde, delege seçiminin iptali

istemiyle açılan davada hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden

reddedilmiş olmasından şikâyet edildiği görülmektedir. Başvuru dilekçesinde,

delege seçiminde başvurucuya oy kullandırılmamasının Sendika yönetimine matuf

muhalefetinden kaynaklandığına ve delege seçiminin iptali istemiyle açılan

davada nihai olarak verilen kararda aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet

ücretine hükmedilmesi sebebiyle maddi külfet altına girdiğine ilişkin birtakım

ifadelere yer verilmiş ise de başvurucunun bunlara yönelik bir şikâyetinin

bulunup bulunmadığı tam olarak anlaşılamamaktadır. Başvurucu, şikâyet ettiği

hususları açık ve net bir biçimde ifade etmek hususunda gerekli ciddiyet ve

özeni göstermekle yükümlüdür. Bu bakımdan başvurucunun, Sendika yönetimini

eleştirmesi sebebiyle oy kullandırılmadığından ve aleyhine yargılama

giderlerine hükmedilmiş olmasından şikâyet etmek istiyorsa bunu hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde başvuru dilekçesinde

belirtmek zorundadır. Başvurucunun bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması

sebebiyle bu hususlar yönünden bir inceleme yapılmayacaktır. Bireysel başvuru

incelemesi, delege seçiminin iptali istemiyle açılan davada hukuki yarar

yokluğu nedeniyle davanın usulden reddedilmiş olmasına ilişkin şikâyetle

sınırlı tutulacaktır.

28. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması

bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru

kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya

açık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda

değildir (Ahmet Sağlam, B. No:

2013/3351, 18/9/2013, § 42).

29. 6100 sayılı Kanun'un 114. maddesinde davacının dava açmakta

hukuki yararının bulunması dava şartı olarak sayılmış; 115. maddesinde ise

mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında

kendiliğinden araştıracağı ve dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın

usulden reddine karar vereceği hükme bağlanmıştır.

30. Somut olayda iş akdi 30/1/2010 tarihinde feshedilen

başvurucu, üyesi bulunduğu Sendikanın 22-25/6/2010 tarihlerinde yapılan ilgili

şube delege seçiminin, kendisine oy hakkı tanınmadığı gerekçesiyle iptali

istemiyle dava açmıştır. Başvurucunun dava devam ederken 4/1/2011 tarihinde 657

sayılı Kanun'un 4/C maddesi kapsamında Kadıköy Adliyesinde çalışmaya başlaması

nedeniyle işçi sıfatının bu tarihte ortadan kalktığı ve buna bağlı olarak

delege seçiminde oy kullanma ve delege adayı olma imkanının kalmadığı

gerekçesiyle hukuki yararının bulunmadığı belirtilerek dava usulden

reddedilmiştir.

31. Başvurucunun işçi sıfatının ve buna bağlı olarak Tekgıda-İş üyeliğinin sona ermiş olmasının Sendika

üyeliğine bağlı bir hak olan delege seçiminin iptali istemini konu edinen

davaya etkisinin ve dolayısıyla bu davanın görülmesinde başvurucunun hukuki

yararının bulunup bulunmadığının takdiri derece mahkemelerine aittir. Anayasa

Mahkemesinin bireysel başvuruda mahkemelerin bu husustaki takdirine karışması

söz konusu olamaz. Delege seçiminde oy kullanmanın ve delege adayı olmanın

Sendika üyelerine tanınan bir hak olduğu ve seçimin iptal edilmesi hâlinde bile

işçi sıfatı sona eren başvurucunun yeniden yapılacak seçimde oy kullanamayacağı

veya adaya olamayacağı gözetildiğinde Mahkemenin, davacının hukuki yararının

kalmadığı yolunda vardığı kanaatin bariz takdir hatası ve keyfîlik

içermediği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda başvurucu tarafından ileri

sürülen ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

anlaşılmaktadır.

32. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

33. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

34.Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Güher Ergun ve diğerleri,

B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50, 52).

35. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

36. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında yaklaşık 4 yıl 2 ay 26 günlük yargılama

süresinin makul olduğu sonucuna varmak gerekir.

37. Açıklanan nedenle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

38.6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

39. Başvurucu, 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

40. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

41. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 3.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

42. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın reddine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucunun üzerinde BIRAKILMASINA

9/11/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Ayhan KILIÇ

Başvurucu

:

Metin ARSLAN

Vekili

:

Av. Oya

ÖZNUR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/20241, 9 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Hukuki Yarar Yokluğu
  9. B. No: 2013/2355, 7/11/2013, § 38; Veli
  10. B. Makul Sürede
  11. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucunun üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Gökcan
  14. Hakyemez
  15. Öznur
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/20241
Tarih
9 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Selahattin Demirtaş Başvurusu (B. No: 2016/25189)
  • Ayhan Bilgen Başvurusu (B. No: 2017/5974)
  • Furkan Soysal Başvurusu (B. No: 2017/5812)
  • Mehmet Fatih Durak Başvurusu (B. No: 2015/7630)
  • Mehmet Çelebi Çalan Başvurusu (B. No: 2014/4163)
  • Seçkin Sökmez Başvurusu (B. No: 2014/16328)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.