İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Furkan Soysal Başvurusu (B. No: 2017/5812)

1. Başvuru, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesinden

Başvuru No2017/5812Tarih20 Aralık 2017Okuma13 dk · 2.635 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Furkan Soysal Başvurusu

Karar tarihi
20 Aralık 2017
Başvuru Numarası
2017/5812
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.635 kelime·13 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesinden

ilişiğin kesilmesi nedeniyle eğitim-öğrenim ve kamu hizmetine girme haklarının

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 8/2/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu, 2011 yılında Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri

Fakültesinde (Fakülte) eğitim ve öğrenime başlamıştır.

7. Başvurucunun Fakülteye kayıt yaptırdığı tarihte yürürlükte

olan mevzuat hükümlerine göre Fakülteden mezun olanlar emniyet teşkilatında

uygun kadrolara atanabilmektedir (bkz. §§ 15,17).

8. Başvurucu, Fakültedeki eğitimine devam ederken 4/4/2015

tarihinde çeşitli kanunlarda yapılan değişikliklerle ve söz konusu kanun

değişiklikleriyle uyumlaştırma çalışmaları kapsamında ilgili diğer mevzuatta

yapılan değişikliklerle Polis Koleji kapatılmış; Polis Akademisi Güvenlik

Bilimleri Fakültesi ise Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürlüğü (PAEM)

şeklinde farklı bir statü ile yeniden yapılandırılmıştır (bkz. §§ 16,18).

9. Mevzuat değişiklikleri uyarınca 4/4/2015 tarihi itibarıyla

Fakültenin faaliyetine son verilmesi nedeniyle 12. sınıf öğrencisi iken ve

mezun olmak üzereyken başvurucunun okuldan ilişiği kesilmiştir.

10. Başvurucu, Fakülteden ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin

iptali istemiyle 27/5/2015 tarihinde idari yargıda dava açmıştır.

11. Ankara 13. İdare Mahkemesi 26/2/2016 tarihli kararıyla

davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde başvurucunun Fakülteden ilişiğinin

kesilmesinin Kanun hükmü gereği olduğu, yürütme organına bu hususta bir yetki

tanınmadığı, bu sebeple dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı

belirtilmiştir.

12. Karar Danıştay Sekizinci Dairesinin 9/11/2016 tarihli onama

kararı ile kesinleşmiştir.

13. Nihai karar 9/1/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

14. Başvurucu 8/2/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. 25/4/2001 tarihli ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim

Kanunu'nun 27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu,

Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanun'un 48. maddesi ile ilga edilen 21. maddesinin son

fıkrası şöyledir:

"Fakülteyi başarı ile bitiren öğrencilere

lisans diploması verilir ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu ile tespit

edilen rütbedeki amir sınıfına nasbedilerek ihtiyaç

duyulan kadrolara atanırlar."

16. 4652 sayılı Kanun'a 6638 sayılı Kanun'un 43. maddesiyle

eklenen geçici 7. madde şöyledir:

"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte

başka bir işlem yapılmasına gerek kalmaksızın Güvenlik Bilimleri Fakültesi,

Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürlüğüne dönüştürülür ve geçici 6 ncı madde hükümleri çerçevesinde yapılacak atamalarla

kadroları tamamlanır.

Fakülte öğrencileri, Yükseköğretim Kurulu

tarafından belirlenecek üniversitelerin iktisadi ve idari bilimler

fakültelerine tercihlerine göre yerleştirilirler. Yerleştirme yapılacak

fakültelerin kontenjanları ile yerleştirmeye ilişkin usul ve esaslar Yükseköğretim

Kurulu tarafından belirlenir."

17. 4652 sayılı Kanun'un 30. maddesine dayanılarak hazırlanan ve

olay tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 17/8/2008 tarihli ve 26970 sayılı

Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Polis

Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesi Giriş ve Eğitim-Öğretim

Yönetmeliği'nin 43. maddesi şöyledir:

"(1) Fakülteyi başarı ile bitiren

öğrencilere, Başkan ve Dekan tarafından imzalanan Güvenlik Bilimleri Fakültesi

Lisans Diplaması verilir ve uygun kadrolara

atanırlar."

18. 16/7/2015 tarihli ve 29418 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanarak yürürlüğe giren Polis Akademisi Başkanlığı Polis Amirleri Eğitimi

Merkezi Giriş ve Eğitim-Öğretim Yönetmeliği’nin "Öğrenci kaynakları" kenar başlıklı 5. maddesi

şöyledir:

"(1)PAEM’in öğrenci

kaynağı şunlardır;

a) Meslekte fiilen iki yılını dolduran ve kırkbeş yaşından gün almamış lisans mezunu polis memurları,

başpolis memurları ve kıdemli başpolis

memurları.

b) Emniyet mensubu olmayan lisans mezunları

veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen

yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar.

c) İlgili devletlerle yapılacak ikili

anlaşmalara bağlı olarak alınacak yabancı uyruklu öğrenciler."

19. Aynı Yönetmelik'in 43. maddesi şöyledir:

"17/8/2008 tarihli ve 26970 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik

Bilimleri Fakültesi Giriş ve Eğitim-Öğretim Yönetmeliği yürürlükten

kaldırılmıştır."

B. Uluslararası Hukuk

1. Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi

20. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ek 1 No.lu

Protokol’ünün 2. maddesinin ilgili kısmı söyledir:

"Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz."

2. Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi İçtihadı

21. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM); Sözleşme'nin ek 1

No.lu Protokol'ünün 2. maddesindeki düzenleme uyarınca taraf devletlerin

belirli bir zamanda var olan eğitim kurumlarına erişim hakkını garanti

ettiklerini, buna karşılık kendilerini belirli bir tipte veya seviyede eğitimi

kurmak ya da desteklemekle yükümlü kılacak bir hakkı kabul etmediklerini ifade

etmektedir (Belçika Eğitim Dili Davası,

B. No: 1474/62, 1677/62, 1691/62, 1769/63, 1994/63, 2126/4, 23/7/1968, §§ 3,

4). Diğer bir ifadeyle AİHM'e göre taraf devletlerin

belli eğitim kurumlarını kurma veya destekleme görevi bulunmamaktadır. Ancak

devletler, kurdukları veya destekledikleri eğitim kurumlarına etkili bir

şekilde erişimi sağlama yükümlülüğü altındadır (Ponomaryovi/Bulgaristan, B. No: 5335/05, 21/6/2011, §

49).

22. AİHM; önemine rağmen eğitim hakkının mutlak olmadığını,

doğası gereği devlet tarafından düzenleme yapılmasını gerektirdiğinden bazı

kısıtlamalara tabi olabileceğini kaydetmiştir (Belçika

Eğitim Dili Davası, § 5; Leyla

Şahin/Türkiye, [BD], B. No: 44774/98, 10/11/2005, § 154). AİHM;

eğitim kurumlarını düzenleyen kuralların toplumun ihtiyaç ve kaynakları ile

eğitimin farklı düzeylerine has özelliklere göre zaman ve mekânda değişiklik

gösterebileceğini, dolayısıyla ulusal makamların bu konuda belli bir takdir

payından yararlandığını belirtmektedir (Belçika

Eğitim Dili Davası, § 3; Leyla

Şahin/Türkiye, § 154).

23. AİHM, getirilen sınırlamaların "hakkın özüne zarar

verecek ve etkililiğini azaltacak" genişlikte olmaması gerektiğini

belirtmekte; bunu temin etmek amacıyla da sınırlamaların ilgili kişiler

açısından "öngörülebilir" olduğuna ve "meşru bir amaç

güttüğüne" ikna olması gerektiğine işaret etmektedir (Leyla Şahin/Türkiye, § 154). Ancak AİHM'e göre devlet, Sözleşme'nin 8. ile 11. maddelerinde

olduğunun aksine ek 1 No.lu Protokol'ün 2. maddesi kapsamında bir meşru amaçlar

listesi ile bağlı değildir (Catan ve diğerleri/Moldova ve Rusya [BD], B.

No: 43370/04, 8252/05 ve 18454/06, § 140). AİHM, bir sınırlamanın ancak

kullanılan araç ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir orantılılık

ilişkisi bulunduğu takdirde bu türden bir kısıtlamanın ek 1 No.lu Protokol'ün

2. maddesi ile uyumlu olacağını kabul etmektedir (Leyla Şahin/Türkiye, §154).Devletin bu alandaki takdir

aralığı eğitimin ilgili kişiler ve toplumun geneli için taşıdığı önemin

derecesine ters orantılı şekilde seviyesine bağlı olarak artar (Ponomaryovi/Bulgaristan, § 56).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

24. Mahkemenin 20/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Eğitim ve Öğrenim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia Yönünden

1. Başvurucunun İddiaları

25. Başvurucu, Fakülteye kayıt yaptırdığı tarihte yürürlükte

bulunan mevzuata göre Fakülteden mezun olanların emniyet teşkilatı kadrolarına

polis amiri olarak doğrudan atanabildiklerini hatırlatmaktadır. Gerek meslek

edinme güvencesi gerekse eğitim masraflarına aile katkısının en aza

indirgenmesi noktasında sağladığı avantajlar nedeniyle Fakültede eğitim almayı

tercih ettiğini belirten başvurucu bu hususlarda haklı bir beklenti içine

girdiğini, bu beklentisinin korunmasının hukuk devleti ilkesinin bir gereği

olduğunu ifade etmektedir. Başvurucu, yaklaşık dört yıl eğitimine devam edip

mezuniyet aşamasına geldiği sırada öğretim döneminin bitmesi ve mezun olması

dahi beklenmeden okuldan ilişiği kesilmek suretiyle eğitimine son verilerek tüm

kazanılmış haklarından yoksun bırakıldığından şikâyet etmektedir. İlişik kesme

işleminin iptali istemiyle açtığı davada da etkili bir yargılama yapılmayarak

davasının reddedildiğini belirten başvurucu, eşitlik ilkesinin ve adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun yukarıda yer verilen

şikâyetlerinin özü Fakülteden ilişiğinin kesilmesi nedeniyle buradaki eğitim ve

öğrenimine devam edememesidir. Bu itibarla belirtilen ihlal iddiaları eğitim ve

öğrenim hakkı kapsamında incelenmiştir.

27. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

28. Anayasa'nın "Eğitim

ve öğrenim hakkı ve ödevi" kenar başlıklı 42. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

"Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından

yoksun bırakılamaz.

Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir

ve düzenlenir."

29. Anayasa'nın 42. maddesinin birinci fıkrasında kimsenin

eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı belirtilmek suretiyle

"eğitim hakkı" herkes yönünden güvenceye bağlanmıştır. Eğitim hakkı,

kamu ve özel eğitim kurumlarını kapsadığı gibi eğitimin ilk, orta ve

yükseköğrenim seviyelerini de kapsar. Anayasa’da yer alan eğitim ve öğrenim

hakkı, kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememe

negatif ödevini yüklemektedir (Adem Öğüt ve

diğerleri, B. No: 2014/20527, 22/11/2017,§ 44).

30. Anayasa'nın anılan maddesinde düzenlenen eğitim hakkı belli

bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına erişimin sağlanmasını ve bu eğitim

kurumlarına devam edebilmeyi teminat altına almaktadır. Bununla birlikte bu

hak, devlete belli bir eğitim kurumu kurma ödevi yüklemediği gibi devletin var

olan eğitim kurumlarını kaldırmasına veya statülerinde değişiklik yapmasına da

engel teşkil etmemektedir (Adem Öğüt ve

diğerleri, § 45; benzer yönde değerlendirme için bkz. Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, B. No:

2013/583, 10/12/2014, § 68).

31. Somut olayda başvurucunun devam etmekte olduğu eğitim

kurumundan ilişiğinin kesilmesi eğitim hakkına yönelik bir müdahale teşkil

etmektedir.

32. Anayasa'nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak

kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... ölçülülük ilkesine aykırı

olamaz."

33. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen; kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe dayanma ve ölçülülük

ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olmadığı takdirde Anayasa’nın 42.

maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Dolayısıyla başvurucunun eğitim hakkına

yapılan müdahalenin, söz konusu koşullara uygun olup olmadığının tespiti

gerekir.

34. Somut olayda başvurucunun Fakülteden ilişiğinin kesilmesi,

Fakültenin PAEM'e dönüştürülmesine ve burada

öğrenimine devam eden öğrencilerin Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek

üniversitelerin iktisadi ve idari bilimler fakültelerine tercihlerine göre

yerleştirilmelerine ilişkin düzenlemeler öngören 4652 sayılı Kanun'un, 6638

sayılı Kanun'un 43. maddesiyle eklenen geçici 7. maddesine dayanmaktadır.

Dolayısıyla müdahalenin kanuni dayanağının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

35. Anayasa'nın 42. maddesinde eğitim hakkının

sınırlandırılmasına ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Bununla birlikte

eğitim hakkının mutlak ve sınırsız bir hak olduğu düşünülemez. Nitekim anılan

maddenin ikinci fıkrasında yer verilen

"Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir."

ifadesi ile devlete bir takdir alanı yaratılmıştır. Eğitim hakkının Anayasa'nın

"sosyal ve ekonomik haklar" bölümünde düzenlendiği hususu da

gözetildiğinde devlete tanınan bu takdir hakkının özünde bir

"sınırlama" yetkisi de içerdiği anlaşılmaktadır. Öte yandan

Anayasa'da, diğer haklardan farklı olarak eğitim hakkının sınırlanması

hususunda kanun koyucuyu bağlayan belli bir meşru amaçlar listesi

bulunmamaktadır. Dolayısıyla kanun koyucunun eğitim hakkının sınırlanması

hususundaki takdir aralığının geniş olduğu ifade edilebilir. Ancak kanun

koyucunun bu yetkisini kullanırken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan

"kamu yararı"nı gözetmesi gerektiği açıktır

(Adem Öğüt ve diğerleri, § 53).

36. 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nda

ve 4652 sayılı Kanun'da 6638 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki

hükümler uyarınca Polis Akademisinde öğrenci yetiştirmek üzere lise seviyesinde

Polis Koleji; lisans düzeyinde ise Güvenlik Bilimleri Fakültesi açıldığı,

anılan eğitim kurumlarına ilişkin mevzuat incelendiğinde bunların açılmasındaki

temel amacın polis amiri yetiştirmek olduğu anlaşılmaktadır. Daha sonra kanun

koyucu polis amiri alım koşulları yönünden sistem değişikliğine gitmiş ve polis

amiri ihtiyacını anılan kurumlardan karşılama yönündeki politikasından

vazgeçerek söz konusu kurumların kapatılmasına/yeniden yapılandırılmasına

ilişkin yasal düzenleme yapmıştır. Bu kapsamda 6638 sayılı Kanun ile yapılan

değişikliklerle Polis Kolejinin kapatıldığı ve Polis Akademisi Başkanlığı

bünyesindeki Fakültenin ise PAEM şeklinde farklı bir hukuki statüde yeniden

yapılandırıldığı görülmektedir.

37. 6638 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde lise düzeyinde olan

Polis Koleji ile dört yıllık eğitim veren Fakültenin kuruluş amaç ve

gereklerinin günümüz şartlarında ortadan kalktığı; düzenleme ile emniyet teşkilatında

istihdam edilecek personelin eğitim maliyetinin düşürülmesi, çağdaş ülkelerde

olduğu gibi bir eğitim sistemi oluşturulması ve emniyet teşkilatında çok

başlılık yaratan tüm eğitim kurumlarının Polis Akademisine bağlanmasının

amaçlandığı belirtilmiştir. Bu yönüyle 6638 sayılı Kanun’la anılan konuyla

ilgili yeni bir sistemin oluşturulmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Gerek

kamu güvenliği gerekse kişilerin bireysel güvenliğini doğrudan sağlamaya

yönelik emniyet hizmetlerinin en iyi şekilde yürütülmesinde bu hizmetlere uygun

personel seçme sisteminin oldukça etkili olduğu dikkate alındığında anılan

amacın kamu yararı ile örtüştüğü tartışmasızdır (AYM, E.2015/41, K.2017/98,

4/5/2017, §§ 272, 273).

38. Uygulanmasına geçilen bu yeni sistemin doğal bir sonucu ve

gereği olarak lisans düzeyinde eğitim veren Fakültenin faaliyetine son

verilmesinin ve bunun neticesinde hâlihazırda öğrenim gören öğrencilerin

ilişiğinin kesilmesinin yukarıda değinilen kamu yararının gerçekleştirilmesine

yönelik meşru bir amaca dayandığı sonucuna ulaşılmaktadır.

39. Somut olayda başvurucunun Fakülteye girdiği dönemde

yürürlükte olan mevzuata göre Fakülte mezunlarına emniyet teşkilatı kadrolarına

polis amiri olarak doğrudan atanma hakkı tanınmışken -başvurucu henüz

Fakültedeki öğrenimine devam etmekte iken- yapılan mevzuat değişikliğiyle bu

hak ortadan kaldırılmıştır. Ayrıca başvurucunun Fakülteden ilişiği kesilerek

kendisine buradan mezun olma imkânı da tanınmamıştır.

40. Başvurucunun başka yüksek öğretim kurumları yerine Güvenlik

Bilimleri Fakültesini tercih etmesinde ve buna göre eğitim ve iş kariyerini

planlamasında, yürürlükte bulunan mevzuata güvenerek buradan mezun olduğunda

polis amiri olacağı yönündeki beklentisinin de etkili olduğu yadsınamaz. Ancak

emniyet hizmetlerinin hem kamu güvenliği hem de bireylerin kişisel güvenlikleri

yönünden taşıdığı kritik önem, bu hizmet alanında köklü ve yapısal

değişiklikler getiren yeni sisteme ilişkin kurallara birtakım istisnaların

-başvurucunun Fakülteye devam etme ve buradan mezun olma hakkının saklı

tutulması gibi-öngörülmesine imkân tanımayabilir. Bir başka ifadeyle

başvurucunun böyle bir beklentiye sahip olmasının sistem değişikliğinin bütün

yönleriyle etkin bir şekilde ve bir an önce hayata geçirilmesinin önünde engel

teşkil edebileceği düşünülemez.

41. Bireysel başvuruya konu olayda emniyet teşkilatında istihdam

edilecek personelin seçimi ve eğitimi gibi hususlarda köklü ve yapısal

değişiklikler içeren söz konusu sistemin oluşturulması ile ulaşılmak istenen

kamu yararının, başvurucunun Fakülteden mezun olarak akabinde de polis amiri

olarak atanma yönündeki beklentisinin gözetilmesindeki bireysel yarara nazaran

baskın bir nitelik taşıdığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte kişilerin önceki

mevzuatın yürürlükte kalacağı yönündeki güvenlerine dayalı olarak ortaya

çıkabilecek kayıplarını mümkün olduğunca telafi edebilecek/dengeleyebilecek

birtakım güvence ve imkânlara da sahip olmaları gerekir.

42. Bu bağlamda somut olayda belirtilen düzenlemelerle

başvurucunun her konudaki eğitim ve öğrenime erişmesine değil sadece Fakültenin

kapatılması nedeniyle bu eğitim kurumundaki eğitim ve öğrenime erişimine bir

sınırlama getirilmiş, öte yandan başvurucunun Yükseköğretim Kurulu tarafından

belirlenecek üniversitelerin iktisadi ve idari bilimler fakültelerine

tercihlerine göre yerleştirilmesine imkân tanınmıştır (AYM, E.2015/41,

K.2017/98, 4/5/2017; §§ 281-283). Ayrıca başvurucunun polis amiri olma

yönündeki beklentisine ilişkin olarak da ilerleyen süreçte ilgili eğitim

alanının gerektirdiği niteliklere en uygun adayların seçilebilmesi amacıyla

getirilen sınavlara katılmak ve mevzuatta öngörülen diğer şartları da sağlamak

kaydıyla PAEM'de eğitim almasının önünde de bir engel

söz konusu değildir. Bu nedenle somut olayda eğitim ve öğrenim hakkının

kullanımını ciddi surette güçleştirip amacına ulaşmasına engel oluşturan bir

durumdan söz edilemez. Dolayısıyla başvurucunun önceki mevzuatın yürürlükte

kalacağı yönündeki güvenine dayalı olarak ortaya çıkabilecek kayıplarını mümkün

olduğunca telafi edebilecek/dengeleyebilecek yeterli güvence ve imkâna sahip

olduğu sonucuna varılmıştır.

43. Buna göre Fakülteden ilişiğinin kesilmiş olmasının-yukarıda

açıklandığı üzere sahip olduğu güvence ve olanaklar dikkate alındığında-

başvurucuya aşırı ve katlanılamaz bir külfet yüklemediği, belirtilen sistem

değişikliği ile sağlanmak istenen kamu yararının gerçekleştirilmesi amacıyla

başvurucunun eğitim hakkına yapılan müdahalenin ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır.

44. Bu durumda başvurucunun eğitim ve öğrenim hakkına yönelik

bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır.

45. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Kamu Hizmetine Girme

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia Yönünden

46. Başvurucu, Fakülteden ilişiğinin kesilmesi nedeniyle çalışma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

47. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun yukarıda yer verilen

şikâyetlerinin özü Fakülteden mezun edilmemesi nedeniyle emniyet teşkilatı kadrolarına

atanamamasıdır. Bu itibarla belirtilen ihlal iddiası kamu hizmetine girme hakkı

yönünden incelenmiştir.

48. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı

Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre bireysel başvurunun incelenebilmesi

için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence

altına alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme ve Türkiye’nin taraf olduğu Sözleşme'ye ek protokoller kapsamına da girmesi gerekir.

Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan hak ihlali iddiasını

içeren başvurular bireysel başvurunun kapsamında değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

49. Bireyin kamu hizmetine girme hakkı Anayasa’nın 70.

maddesinde güvence altına alınmış olmakla birlikte Sözleşme’de

düzenlenen haklardan değildir. Dolayısıyla başvurucunun başvuru formunda ifade

ettiği şekliyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü kamu hizmetine girme hakkı,

Anayasa ve Sözleşme ile Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerin ortak koruma

alanına girmemektedir.

50. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Kamu hizmetine girme hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

20/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Gülbin AYNUR

Başvurucu

:

Furkan

SOYSAL

Vekili

:

Av. Mustafa

KAMALAK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/5812, 20 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Eğitim ve Öğrenim
  11. B. Kamu Hizmetine Girme
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Hakyemez
  14. Soysal
  15. Kamalak
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/5812
Tarih
20 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Mehmet Fatih Durak Başvurusu (B. No: 2015/7630)
  • Mehmet Çelebi Çalan Başvurusu (B. No: 2014/4163)
  • Seçkin Sökmez Başvurusu (B. No: 2014/16328)
  • Abdolghafoor Rezaeı Başvurusu (B. No: 2015/17762)
  • N.t.u. ve N.t. Başvurusu (B. No: 2014/4372)
  • Lokman Ayva Başvurusu (B. No: 2014/19301)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.