İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Lokman Ayva Başvurusu (B. No: 2014/19301)

1. Başvuru, görme engelli seçmenin yanında refakatçi

Başvuru No2014/19301Tarih27 Aralık 2017Okuma14 dk · 2.787 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Lokman Ayva Başvurusu

Karar tarihi
27 Aralık 2017
Başvuru Numarası
2014/19301
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.787 kelime·14 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, görme engelli seçmenin yanında refakatçi

bulunmaksızın oy kullanabilmesinin altyapısının oluşturulmaması nedeniyle seçme

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 4/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık 10/6/2016 tarihinde görüşünü sunmuştur.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu, oy verme ehliyetine sahip görme engelli bir Türk

vatandaşıdır. Başvurucu, görme engellilerin haklarının korunmasına yönelik

faaliyetlerde bulunan sivil toplum örgütlerinde yöneticilik yapması ve her

platformda engellilerin sorunlarıyla ilgilenmesi nedeniyle kamuoyunca bilinen

bir kişidir. Başvurucu 2002 ile 2011 yılları arasında iki dönem milletvekilliği

de yapmıştır. Başvurucu, engellilerin desteklenmesi konusunda faaliyet gösteren

Türkiye Beyazay Derneğinin genel başkanıdır.

10. Başvurucu 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel

Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 93. maddesinde yer alan "...körler, felçliler veya bu gibi bedeni

sakatlıkları açıkça belli olanlar, bu seçim çevresi seçmeni olan akrabalarından

birinin, akrabası yoksa diğer herhangi bir seçmenin yardımı ile oylarını

kullanabilirler." hükmü nedeniyle görme engelli Türk

vatandaşlarının serbest, bireysel ve gizli oy kullanamadıkları için her seçimde

sürekli hak ihlaline uğradıklarını belirterek doğrudan Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulunmuştur.

11. Başvurucu tarafından bireysel başvuru yapılmadan önce söz

konusu hak ihlalinin giderilmesi talebiyle herhangi bir kamusal merciye müracaatta bulunulmamıştır.

12. Başvurucu 4/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

13. 298 sayılı Kanun’un 2.

maddesi şöyledir:

"Seçimler, serbest, eşit, tek dereceli genel oy esaslarına göre

yapılır.

Seçmen

oyunu kendisi kullanır.

Oy

gizli verilir.

Oyların

sayımı, dökümü ve tutanaklara bağlanması açık olarak yapılır."

14. 298 sayılı Kanun'un birinci fıkrasının (10) numaralı bendi

şöyledir:

"Yüksek Seçim Kurulunun görev ve

yetkileri şunlardır:

...

10. İl seçim kurulları başkanlıklarınca seçim

işlerinin yürütülmesi hakkında sorulacak hususları derhal cevaplandırmak ve

seçimin bütün yurtta düzenle yapılmasını sağlıyacak

tedbirleri almak ve bu hususta gereken genelgeleri zamanında yapmak"

15. Aynı Kanun'un 93. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:

"Körler, felçliler veya bu gibi bedeni sakatlıkları açıkca belli olanlar, bu seçim çevresi seçmeni olan

akrabalarından birinin, akrabası yoksa diğer herhangi bir seçmenin yardımı ile

oylarını kullanabilirler. Bir seçmen birden fazla malule refakat edemez."

B. Uluslararası Hukuk

16. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu

Protokol’ün 3. maddesi şöyledir:

"Yüksek Sözleşmeci Taraflar, yasama organının seçilmesinde halkın

kanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacak şartlar içinde, makul

aralıklarla, gizli oyla serbest seçimler yapmayı taahhüt ederler."

17. Birleşmiş Milletler Engelli

Kişilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşme'nin "Siyasi ve toplumsal yaşama katılım" kenar

başlıklı 29. maddesinin (a) bendi şöyledir:

Taraf Devletler, engelli kişilere siyasi hakları ve bu haklardan

başkaları ile eşit bir şekilde yararlanma fırsatını tanıyacaklardır ve

aşağıdaki taahhütlerde bulunmaktadırlar:

(a) Aşağıdakilerin gerçekleştirilmesi yoluyla engelli kişilerin, seçme

ve seçilme hakkı ve fırsatı dahil olmak üzere doğrudan veya serbestçe seçilen

temsilciler yoluyla başkaları ile eşit bir şekilde siyasi ve toplumsal yaşama

etkin ve tam olarak katılmalarının sağlanması:

(i) Oy kullanma usulleri, yerleri ve malzemelerinin uygun, erişilebilir

ve kolayca anlaşılabilir ve kullanılabilir olmasının sağlanması;

(ii) Engelli kişilerin seçimlerde ve referandumlarda baskı olmadan

gizli oy kullanma, seçimlerde aday olma, hükümetin her düzeyinde etkin şekilde

görev yapma ve bütün kamu görevlerini ifa etme haklarının korunması ve

gerektiğinde yardımcı ve yeni teknolojilerin kullanılmasının kolaylaştırılması;

(iii) Engelli kişilerin seçmen olarak iradelerinin serbestçe ifade

edilmesinin sağlanması ve bu amaçla gerektiğinde talepleri üzerine kendi

seçecekleri bir kişinin yardımı ile oy kullanmalarına izin verilmesi;

..."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 27/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

19. Başvurucu, 298 sayılı Kanun'un 93. maddesinde yer alan hüküm

nedeniyle görme engelli vatandaşların başkasının yardımı olmaksızın oy

kullanamadığını; bu durumun serbest, bireysel ve gizli oy kullanma hakkını

ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Başvurucu; her seçim döneminde bu ihlalin

tekrar ettiğini, anılan hükmün görme engelli vatandaşların iradesini yok

saydığını ve refakatçisinden farklı siyasi görüşe sahip olan görme engelli

bireylerin gizli ve serbest oy kullanma hakkının güvencesi olamadığını

belirtmiştir. Gizli oy ilkesinin Anayasa'da ve uluslararası sözleşmelerde

tanındığının altını çizen başvurucu, ABD ve Fransa'da engelli seçmenlerin

gizlilik içinde kendi başlarına oy kullanmalarını sağlayan cihazların

kullanımının zorunlu hâle getirildiğini ifade etmiştir. Başvurucu; görme

engelli bir Türk vatandaşı olarak oy kullanmaya ehil olduğu tarihten bu yana

her seçim döneminde gizli oy kullanma hakkının zedelendiğini, dolayısıyla

ihlalin süreklilik arz ettiğini belirtmiştir. Başvurucu, Anayasa'nın 67.

maddesinde güvence altına alınan seçme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş;

ihlalin tespiti ile gizli, bireysel ve serbest oy verme hakkını tam olarak

kullanabilmeyi ve ilgili Kanun hükmünün iptal edilmesini talep etmiştir.

20. Bakanlık tarafından sunulan görüşte şunlar belirtilmiştir:

i. Yasama işlemi aleyhine doğrudan bireysel başvuru

yapılamayacağından 298 sayılı Kanun'un ilgili hükmünün iptali talep edilen başvurunun

konu yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğunun değerlendirildiği

belirtilmiştir.

ii. Ayrıca, başvurunun doğrudan yasama işlemi aleyhine

yapıldığının Mahkemece kabul edilmemesi hâlinde Anayasa Mahkemesinin bireysel

başvuruları inceleme yetkisinin başladığı 23/9/2012 tarihinden önce yapılan

seçimler yönünden zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

bulunması gerektiği ifade edilmiştir. Anılan tarih ile bireysel başvurunun

yapıldığı tarih arasında ise yalnızca 10/8/2014 tarihinde Cumhurbaşkanlığı

seçiminin yapıldığı, bu seçimin de Sözleşme'nin ek 1 No.lu Protokol'ün 3.

maddesi kapsamında bir seçim olarak nitelendirilemeyeceğinden bahisle bu kısım

yönünden de konu bakımından yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği değerlendirmesi

yapılmıştır. Bakanlık, söz konusu Cumhurbaşkanlığı seçiminde yapılan uygulama

nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen hak ihlalinin bireysel başvurunun yapıldığı

tarih gözetildiğinde oy verme işleminden itibaren otuz gün içinde yapılmadığını

belirterek bu kısım yönünden başvurunun süresinde de olmadığını beyan etmiştir.

iii. Başvurucunun bireysel başvuruda bulunurken somut bir seçime

yönelik hak ihlali iddiasında bulunmadığını, genel olarak kanun hükmünün

haklarını ihlal ettiğini ileri sürdüğünü, bu nedenle de başvurucunun

şikâyetinin bir halk davası (actio popularis) niteliğinde olup Sözleşme ve Anayasa'nın koruma

sağladığı bir hak talebi kapsamında bulunmadığı değerlendirmesiyle başvurunun

kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle reddedilmesi gerektiği yönünde görüş

bildirmiştir.

21. Başvurucu, Bakanlık görüşüne cevap olarak Mahkememize sunmuş

olduğu beyanlarında;

i. Başvurunun yasama işlemine karşı değil yasama işleminin neden

olduğu hak ihlaline karşı yapıldığını,

ii. Oy kullanma ehliyetine sahip olduğu tarihten bu yana her

seçimde hak ihlaline uğradığını ve bu ihlalin devam etmekte olduğunu,

iii. Bireysel başvuruda bulunduğu 4/12/2014 tarihinden sonra

7/6/2015 ve 1/11/2015 tarihlerinde iki ayrı seçim yapıldığını ve bu seçimlerde

de gizli oy kullanma hakkının ihlal edildiğini, ilgili Kanun uygulandığı

müddetçe gelecek seçimlerde de bu ihlalin devam edeceğini,

iv. Bireysel başvurunun gizli oy hakkının ihlal edildiği tüm

seçimler ve ihlalin gerçekleşeceğinin açık olduğu gelecek seçimler için

yapıldığını,

v. İlgili Kanun hükmünün uygulanmasından kaynaklanan hak ihlali

nedeniyle oy kullandığı seçimlerde iradesine uygun oy kullanıp kullanmadığını

bilmediğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

22. Anayasa'nın "Seçme,

seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları" kenar başlıklı

67. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:

"Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme,

seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette

bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.

Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy,

açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır.

Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri

amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler."

23. Başvuru formunda, görme engellilerin seçimlerde gizli oy

kullanmalarına olanak tanımayan Kanun hükmünün hak ihlaline yol açtığı ileri

sürülmüş ve anılan Kanun'un iptali talep edilmiştir. Bununla birlikte

başvurucu, görme engelli bir vatandaş olarak her seçim döneminde anılan hükmün

uygulanmasından doğrudan etkilendiğini ve şahsının gizli oy hakkının ihlal

edildiğini de ileri sürmüştür. Bu nedenle somut başvuru, salt doğrudan bir

kanun hükmünün iptali istemi ya da halk davası (actio

popularis) olarak değerlendirilemeyeceğinden görme

engelli olan başvurucunun yanında refakatçi bulundurmadan oy kullanabilmesinin

altyapısının oluşturulmaması nedeniyle seçme hakkının ihlal edildiği iddiası ve

bu nedenle oluşan mağduriyetinin giderilmesi talebi şeklinde ele alınacaktır.

24. Başvurucu, var olduğunu ileri sürdüğü ihlalin giderilmesi

talebiyle herhangi bir kamusal merciye müracaatta

bulunmaksızın doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğundan

başvurunun olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması koşulunu taşıyıp taşımadığının ortaya konulması

gerekmektedir.

25. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasında bireysel başvuruda

bulunulmadan önce ihlal iddiasının dayanağı olan işlem, eylem ya da ihmal için

kanunda öngörülmüş olan idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının

tüketilmiş olması gerektiği belirtilmiştir. Temel hak ihlallerini öncelikle

derece mahkemelerinin gidermekle yükümlü olması, kanun yollarının tüketilmesi

koşulunu zorunlu kılar (Necati Gündüz ve

Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, §§ 19, 20; Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 26).

26. Başvuru yollarının tüketilmesi gereğinden söz edilebilmesi

için öncelikle hukuk sisteminde, hakkının ihlal edildiğini iddia eden kişinin

başvurabileceği idari veya yargısal bir hukuki yolun öngörülmüş olması

gerekmektedir. Ayrıca bu hukuki yolun iddia edilen ihlalin sonuçlarını

giderici, etkili ve başvurucu açısından makul bir çabayla ulaşılabilir

nitelikte olması ve sadece kâğıt üzerinde kalmayıp fiilen de işlerliğe sahip

bulunması gerekmektedir. Olmayan bir hukuki yolun tüketilmesi başvurucudan

beklenemeyeceği gibi hukuken veya fiilen etkili bulunmayan, ihlalin sonuçlarını

düzeltici bir vasıf taşımayan veya aşırı ve olağan olmayan birtakım şeklî

koşulların öngörülmesi nedeniyle fiilen erişilebilir ve kullanılabilir olmaktan

uzaklaşan başvuru yollarının tüketilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır (Fatma Yıldırım, B. No: 2014/6577,

16/2/2017, § 39).

27. Anayasa'nın 79. maddesinde seçimlerin, yargı organlarının

genel yönetim ve denetimi altında yapılacağı ve seçimlerin başlangıcından

bitimine kadar seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün

işlemleri yapma ve yaptırma görevinin Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) ait olduğu

ifade edilmiştir.

28. Buna göre seçimlerin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile

ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma görev ve yetkisinin YSK'ya verildiği

anlaşılmaktadır. Seçimlerin düzen içinde yönetiminin ve dürüstlüğünün gizli oy

ilkesinin sağlanmasına yönelik tedbirlerin alınmasını da kapsadığı açıktır. Bu bağlamda

seçimlerin gizli oy ilkesine göre yapılmasını temin edecek her türlü tedbirin

alınmasının YSK'nın görevleri arasında olduğu söylenebilir. YSK bu görevini 298

sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde

belirtilen "seçimin bütün yurtta

düzenle yapılmasını sağlıyacak tedbirleri alma[nın] ve bu hususta gereken genelgeleri zamanında yapma[nın]" yetkisi kapsamında yerine

getirebilecektir.

29. Başvuru konusu olayda başvurucu, seçimlerin yönetiminden

sorumlu olan ve seçimlerin dürüstlüğünü temine yönelik her türlü tedbiri alma

yetkisi bulunan YSK'ya, görme engellilerin refakatçi olmaksızın oy

kullanabilmelerini sağlayacak altyapının oluşturulması hususunda herhangi bir

müracaatta bulunmaksızın refakatçi eşliğinde oy kullanmanın gizli ve serbest oy

ilkesini ihlal ettiğini ileri sürerek doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunmuştur. Başvurucu YSK'ya neden başvurmadığına ve YSK'ya

başvuruyu neden etkili bir yol olarak görmediğine ilişkin herhangi bir

açıklamada da bulunmamıştır.

30. Yukarıda açıklandığı üzere YSK'nın görme engellilerin gizli

ve serbest oy ilkesine uygun olarak oy kullanabilmelerini temin edecek

altyapıyı kurmak hususunda gerekli olan yasal yetkilere sahip olduğu

anlaşılmaktadır. Dolayısıyla mevzuat düzeyinde bakıldığında YSK'nın bu yöndeki

talepleri olumlu karşılama olasılığının bulunduğu görülmektedir. Nitekim

Engelsiz Erişim Derneği ile Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim

Laboratuvarı'nın (GETEM) 16 Nisan 2017 tarihli Anayasa Değişikliği Halkoylamasına

münhasır olmak üzere görme engellilerin tek başlarına ve erişilebilir biçimde

oy kullanabilmeleri maksadıyla hazırladığı birleşik oy pusulası ebatlarındaki

şablon ile dileyen görme engellilerin oy verme kabinine girmelerine izin

verilmesi talebiyle yaptıkları başvuru YSK tarafından incelenmiştir. YSK

30/3/2017 tarihli ve 435 sayılı karar ile "298 sayılı Kanun'un 90., 93. ve 135/1 sayılı Genelge'nin 32., ve 34.

maddeleri uyarınca söz konusu şablonun kullanılmasına engel bir durum

bulunmadığından, şablonun kullanılması için izin verilmesine gerek

olmadığı" yönünde karar vermiştir. Anılan karar sonrasında

16/4/2017 tarihinde gerçekleştirilen halk oylamasında isteyen görme engelli

seçmenler bu şablonları kullanarak oy verme işlemini gerçekleştirmişlerdir.

31. Anayasa'nın 79. maddesi uyarınca YSK kararlarının yargı

denetimi dışında bırakılması ve YSK'ya yapılacak bir başvurunun olumsuz

sonuçlanması hâlinde bu karara karşı bireysel başvuru imkânının bulunmaması,

YSK'ya başvuru yolunun pasifize edilerek doğrudan bireysel

başvuruda bulunulmasını haklı hâle getirmez. Olağan kanun merciinin vereceği

karara karşı bireysel başvuru yolunun kapalı olması o yolun etkisiz olduğunu

göstermez. Bir olağan hukuk yolunun etkililiğinin ölçüsü (varsa) ihlali tespite

yetkili olup olmadığı ve ihlal tespiti halinde ihlalin sonuçlarını giderecek

araç ve imkânlara sahip bulunup bulunmadığıdır. Bu bağlamda YSK, görme

engellilerin gizli ve serbest oy ilkesine uygun oy kullanmalarını temin

edebilecek altyapıyı oluşturmak hususunda gereken araç ve imkânlara sahip

olduğundan bu yolun etkisiz olduğu söylenemez.

32. Öte yandan devlet yardımından yararlanmak için milletvekili

genel seçimlerinde %3 oy alma şartı aranmasının seçim hakkını ihlal ettiği

iddiasıyla iki siyasi parti tarafındanYSK'ya bir

müracaatta bulunulmaksızın doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel

başvuruda (Büyük Birlik Partisi ve Saadet

Partisi [GK], B. No: 2014/8843, 10/12/2015) başvuru yollarının

tüketilmesi noktasında bir sorun görülmeyerek işin esası incelenmiş ise de

anılan başvuru ile somut başvurunun koşullarının aynı olmadığı anlaşılmaktadır.

Sözü edilen başvuruda şikâyete konu Kanun hükmü, %3 oy oranının altında kalan

siyasi partiler için otomatik olarak hüküm ifade etmekte ve bu partilerin

devlet yardımından mahrum kalması sonucunu doğurmaktadır. Anayasa Mahkemesi

seçim yardımı için öngörülen %3 barajının yetkili makamlara takdir hakkı

vermeyen açık bir kanun hükmünden kaynaklandığını gözeterek YSK'ya başvurunun

%3 barajının değiştirilmesi veya kaldırılması hususunda etkili biryol olmadığı sonucuna ulaşmıştır.

33. Somut başvuruda, başvurucunun seçme hakkının ihlaline neden

olduğunu ileri sürdüğü "...körler,

felçliler veya bu gibi bedeni sakatlıkları açıkça belli olanlar, bu seçim

çevresi seçmeni olan akrabalarından birinin, akrabası yoksa diğer herhangi bir

seçmenin yardımı ile oylarını kullanabilirler." şeklindeki 298

sayılı Kanun'un 93. maddesi hükmünün, fiziksel engeli bulunan vatandaşlara oy

kullanma işlemi sırasında kolaylık sağlamak amacıyla düzenlendiği ve başka

yöntemlerin kullanılmasını yasaklayan emredici bir norm özelliği taşımadığı

açıktır. Bu nedenle, başvurucunun şikâyetinin YSK tarafından ilgili mevzuat

çerçevesinde değerlendirilmeye müsait bir şikâyet; YSK'ya yapılacak başvurunun

da şikâyetin giderilmesi noktasında makul bir başarı şansı sunabilecek ve çözüm

sağlayabilecek nitelikte, etkili bir hukuk yolu olduğu anlaşılmaktadır.

34. Bu durumda, başvurucunun görme engelli bir vatandaş olarak

oy kullanırken gizli ve serbest oy kullanma hakkının ihlal edildiği yönündeki

iddiasının incelenme imkânını yetkili makam olan YSK'ya tanımaksızın bireysel

başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer bir ifadeyle bireysel başvuruya konu

edilen şikâyetler, yetkili makamlar önünde ileri sürülmeksizin ilk defa bireysel

başvuru aşamasında dile getirilmiştir.

35. Açıklanan nedenlerle başvurucunun seçme hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkin olarak idari başvuru yolları tüketilmeden bireysel

başvuru yapıldığı anlaşıldığından başvurunun başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

Üye Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşe

farklı gerekçe ile katılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Seçme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

27/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

FARKLI GEREKÇE

1. Görme engelli seçmenin yanında refakatçi bulunmaksızın oy

kullanabilmesini sağlayacak altyapının oluşturulmaması nedeniyle başvurucunun

seçme hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvurunun KABUL EDİLEMEZ

olduğuna ilişkin sonuç karara katılmakla birlikte, kabul edilemezlik

gerekçesinin “başvuru yollarının tüketilmemesi” olamayacağı görüşündeyim.

2. Başvurucunun tüketmesi gereken iç hukuk yolu olarak

gösterilen Yüksek Seçim Kurulu (YSK), seçimlerin genel hükümlerine ilişkin

olarak kanunlarla belirlenmiş hususları değiştirmek, bunlara ilaveler yapmak

veya kanun hükümlerini ihmal yoluyla uygulamadan kaldırmak görev ve yetkisine

sahip bir organ değildir. Görme engelli seçmenlerin nasıl oy

kullanabilecekleri, 298 sayılı Kanun’un 93. maddesinde belirtilmiş; burada

belirtilen yöntemlere ek yöntemlerin YSK tarafından belirlenebileceği şeklinde

bir hükme de yer verilmemiştir.

3. Demokratik hukuk devletinin temeli olan serbest seçimler,

Anayasa'nın 67. maddesindeki serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık

sayım ve döküm esaslarına göre, yargı gözetim ve denetimi altında yapılır.Yine Anayasa'nın 67. maddenin dördüncü fıkrasına

göre seçme hakkının kullanımı kanunla düzenlenir. Kanuni düzenlemelerin ise

yasama organının görev ve yetkisi kapsamında ve Anayasa'nın 148. maddesine göre

Anayasa Mahkemesinin denetimine tabi olduğunda tereddüt bulunmamaktadır.

4. Anayasa Mahkemesi, seçim kanunlarının anayasal gereklere

uygunluğu konusunda daha önce de pek çok kuralı incelemiş olup, bu kapsamda,

mektupla oy verilmesine ilişkin yasa kuralını Anayasa'nın gizli oy ilkesine

aykırı bularak iptal etmiştir (Anayasa Mahkemesinin 29.5.2008 tarihli ve

E:2008/33; K:2008/113 sayılı kararı).

5. Öte yandan, oy verme yöntemlerinin YSK tarafından

belirlenmesi halinde bu yöntemlerin Anayasa'ya uygunluğu denetim dışı

kalacaktır. Zira Anayasa'nın 79. maddesi gereğine YSK kararlarına karşı hiçbir

mercie başvurulamaz. Anayasa Mahkemesinin istikrar kazanmış içtihatlarında da

YSK kararlarına karşı Anayasa Mahkemesine müracaat edilemeyeceği

belirtilmiştir.

6. Bu açılamalar karşısında, engellilerin oy kullanmasına

ilişkin düzenlemelerin YSK tarafından, anayasallık denetimine de kapalı olarak

gerçekleştirilmesine olanak bulunmadığı açıktır. Bu nedenle, görme engelli

başvurucunun, başka bir kişinin yardımı olmaksızın oy kullanabilmesi için

YSK’ya başvurmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla tüketilmesi gereken bir iç

hukuk yolu bulunmadığını kabul etmek gerekir.

7. Öte yandan, bireysel başvurunun, 6216 sayılı Kanun’un 46.

maddesi gereğince, güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından

yapılması gerekir. Başvurucunun oy kullanmasında bir güçlükle karşılaştığı veya

kullandığı oyun ifşa edilmesi suretiyle gizliliğinin ihlal edilmesi sonucunda

bir mağduriyet yaşadığına ilişkin somut bir iddiası olmadığı gibi, bu konuda

genel bir soruna işaret temek istediği, başvuru formunda da ifade edilmektedir.

Bu durumda Adalet Bakanlığı görüşlerinde de belirtildiği şekilde kişi

bakımından yetkisizlik kararı verilmesi icap eder.

8. Başvurucunun somut ve güncel bir mağduriyeti bulunduğu farz

ve kabul edilse dahi, başvurunun, son oy kullanma tarihinden itibaren 30 gün

içinde Anayasa Mahkemesine başvurmamış olması nedeniyle, süre aşımı kararı

verilmesi gerekir.

9. Başvurunun yukarıdaki iki nedenden biriyle KABUL

EDİLEMEZLİĞİNE karar verilmesi gerekirken, Anayasal bakımdan mevcut olmayan ve

uygulanması halinde de ciddi anayasal sakıncalar içerecek olan bir yola (YSK)

işaret edilerek, başvuru yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle reddine

katılmamaktayım.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Raportör : Elif KARAKAŞ Başvurucu : Lokman AYVA Üye Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/19301, 27 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Farklı Gerekçe
  14. Yıldırım
  15. Özgüldür
  16. Kömürcü
  17. M. Emin KUZ
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/19301
Tarih
27 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Özgül Avlanmaz Başvurusu (B. No: 2014/702)
  • Galip Öztürk Başvurusu (B. No: 2014/15854)
  • Mehmet Koca Başvurusu (B. No: 2014/19791)
  • A.z.ö. Başvurusu (B. No: 2014/546)
  • Ömer Bayram Başvurusu (B. No: 2014/11788)
  • Sefer Yılmaz Başvurusu (B. No: 2014/14380)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.