İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Özgül Avlanmaz Başvurusu (B. No: 2014/702)

1. Başvuru, vekâlet görevi kapsamında takip etmiş olduğu davalar

Başvuru No2014/702Tarih19 Aralık 2017Okuma9 dk · 1.888 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Özgül Avlanmaz Başvurusu

Karar tarihi
19 Aralık 2017
Başvuru Numarası
2014/702
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.888 kelime·9 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, vekâlet görevi kapsamında takip etmiş olduğu davalar

nedeniyle kendisine ayrıca bir ücret ödenmemesi, ücretin ödenmesi talebiyle

açmış olduğu davada delillerin yanlış yorumlanarak kanuna aykırı karar

verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle zorla çalıştırma yasağı ve

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/1/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Avukat olan başvurucu ile Sosyal Güvenlik Kurumu (Önceki adı

Bağ Kur) arasında düzenlenen 15/10/2003 tarihli "Avukatlık Sözleşmesi"

başlıklı belge (Sözleşme) ile başvurucu, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK, Kurum)

Nevşehir ili ve ilçelerindeki mahkemeler ve icra müdürlüklerinde taraf olduğu

her türlü dava ve icra işlerini takip etme görevini üstlenmiştir.

9. Sözleşme'nin 3. maddesinin birinci bendinde, yapılacak ilamlı

ve ilamsız takiplerdeki tahsilatlardan masraflar düşüldükten sonda kalan miktar

üzerinden avukata%1,5 oranında prim verileceği, ikinci bentte ise Kurum lehine

hükmedilip karşı taraftan tahsil edilen avukatlık ücretinin %80'lik kısmının

başvurucuya ait olacağı, bunun dışında her ne nam altında olursa olsun avukata

başka bir ödeme yapılmasının talep edilemeyeceği kararlaştırılmıştır.

10. Sözleşme'nin 15. maddesinde, taraflarca takvim yılı sonundan

on beş gün önce karşı tarafa ulaşacak şekilde Sözleşme'nin feshedildiği

hususunun yazılı olarak bildirilmemesi durumunda Sözleşme'nin aynı şartlarla

bir yıl daha uzayacağı, Kurumca on beş gün önceden ihbar etmek şartıyla

Sözleşme'nin her zaman feshedilebileceği belirtilmiştir.

11. SGK, Nevşehir 3. Noterliğinin 10/12/2007 tarihli ihtarnamesi

ile Sözleşme'yi feshetmiştir.

12. Başvurucu, davalı Kurum ile yapmış olduğu Sözleşme uyarınca

Sözleşme'nin feshi tarihine kadar Kurum adına yüz beş adet dava dosyasının

takip edip bunların büyük bir kısmını sonuçlandırdığını ve hak etmiş olduğu

vekâlet ücretinin ödenmesini talep ettiğinde de Sözleşme'nin haksız bir şekilde

feshedildiğini belirterek davalı Kurumdan tazminat talebiyle dava açmıştır.

13. Mahkeme, 16/6/2011 tarihli kararında başvurucu ile davalı

Kurum arasında düzenlenen Sözleşme başvurucunun Kurum leh ve aleyhine açılan

davaları da takip etmesi karşılığında başvurucuya ilamlı ve ilamsız icra

takiplerine ilişkin işlerde tahsil koşuluyla alacak ve faiz toplamı üzerinden %1,5

oranında prim ve karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin %80'in olarak

ödenmesi kararlaştırılan ücretin 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı mülga Borçlar

Kanunu'nun 19. maddesi delaleti ile asgari ücret tarifesi altında vekâlet

ücreti kararlaştırılamayacağı hükmünü içeren 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı

Avukatlık Kanunu'nun emredici nitelikteki 164. maddesine aykırı olduğu

saptamasını yapmıştır. Mahkeme, bu saptamayı yaptıktan sonra Sözleşme'nin feshi

tarihine kadar takip edilen dava ve işler nedeniyle 1136 sayılı Kanun'un

tamamlayıcı hükümlerine göre ücret almaya hak ettiği gerekçesiyle bilirkişi

raporunda belirtilen miktarda alacağın başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.

14. Davalının temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi (Daire)

19/1/2012 tarihli karar iletaraflar arasında

düzenlenen Sözleşme'nin hizmet-hukuk müşavirliği niteliğinde geçerli bir

sözleşme olduğu, sözleşmenin niteliğine göre belirlenen ücretin avukatlık

asgari ücret tarifesi altında olduğunun kabul edilemeyeceği ve davalı Kurumun

Sözleşme bitiminden önce göndermiş olduğu fesih ihbarından sonra Sözleşme'yi feshetmesinin haksız bir fesih sayılamayacağı

gerekçesiyle Sözleşme ile kararlaştırılan ödemelerin de yapıldığını belirterek

davanın reddine karar verilmek üzere hükmü bozmuştur.

15. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 10/10/2012 ilamı ile

reddedilmiştir.

16. Mahkeme bozma ilamına uymuş, 11/12/2012 tarihli kararı ile

Daire ilamındaki gerekçelerle davayı reddetmiştir.

17. Başvurucunun temyizi üzerine karar aynı Dairenin 15/5/2013

tarihli kararı ile onanmıştır.

18. Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 5/11/2013 tarihli ilamı

ile reddedilmiştir.

19. Ret kararı, 16/12/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,

10/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV.İNCELEME VE GEREKÇE

20.Mahkemenin 19/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Zorla Çalıştırma Yasağının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

21. Başvurucu, Kurum ile yapmış olduğu hizmet sözleşmesi

uyarınca takip etmiş olduğu davalar nedeniyle ücret ödenmemesinin zorla

çalıştırma yasağını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

22. Anayasa'nın 18. maddesinde zorla çalıştırma yasağıyla

birlikte angaryanın da yasak olduğu belirtilmiştir. Sözleşme'de

yer almayan bu ifade, Anayasa'nın 18. maddesinin gerekçesinde "kişinin

emeğinin karşılığını almadan zorla çalıştırılması"; Anayasa Mahkemesinin

çeşitli kararlarında da "bir

maldan ya da bir kişinin çalışmasından karşılıksız yararlanma" şeklinde tanımlanmıştır (AYM,

E.2011/150, K.2013/30, 14/2/2013, E.2006/21, K.2006/38, 13/3/2006). Buna göre

angarya, zorla çalıştırmanın bedel ödenmeksizin yaptırılan şekli olarak kabul

edilebilir. Dolayısıyla, angarya yasağı ile ilgili şikâyetlerin de zorla

çalıştırma yasağı kapsamında incelenmesi gerekir (Halil Üstündağ, B. No: 2013/5062, 14/1/2014,§

24).

23. AİHM'ye göre bir eylemin zorla çalıştırma veya zorunlu

çalışma sayılabilmesi için; 1) Kişinin işi kendi iradesine aykırı olarak

yapması, 2) İşi yapma yükümlülüğünün "haksız" veya "baskıcı" olması veya

yapılmasının katlanılmaz sıkıntılara yol açması gerekir. Ayrıca kişinin bu işi

önceden rızasıyla yapıp yapmadığı, işe isteyerek girip girmediği, mesleki

yükümlülüğünün bir parçası olan bir hizmeti ifa edip etmediği de dikkate

alınmalıdır (Van Der Mussele/Belçika,

B. No: 8919/80, 23/11/1983, §§ 32-41; Karlheinz Schmidt/Almanya,

B. No: 13580/88, 18/7/1994; Zarb Adami/Malta, B.

No: 17209/02, 20/6/2006; Serkan Acar,

B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 28). Anayasa Mahkemesi ise zorla çalıştırmayı

üstün bir iradenin buyurmasıyla kişinin serbest iradesine aykırı olarak ve

yaptırım tehdidi altında yapmış olduğu çalışma olarak tanımlamaktadır (Yasemin Balcı, B. No: 2014/8881,

25/7/2017, § 63).

24. Somut olayda avukat olan başvurucunun rızasıyla yapmış

olduğu hizmet sözleşmesi uyarınca taraf olduğu dava ve takiplerde kurumu temsil

ettiği ve bu işler karşılığında yapılacak ödemelerin sözleşmede hüküm altına

alındığı anlaşılmıştır. Bu itibarla başvurucunun icra dairelerinde takip ettiği

işler için vekâlet ücreti almaktayken takip etmiş olduğu davalar nedeniyle hak

etmiş olduğu vekâlet ücretininverilmediğine ilişkin

iddiasının yukarıdaki paragraflarda belirtilen ilkeler gereği zorla çalıştırma ve

dolayısıyla angarya olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.

25. Açıklanan nedenlerle zorla çalıştırma yasağı hususunda bir

müdahalenin olmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının da diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

26.Başvurucu makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

27. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

28. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Güher Ergun ve diğerleri,

B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50, 52).

29.Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

30. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda Nevşehir 2. Asliye Hukuk

Mahkemesine 3/4/2008 tarihinde açılan alacak davasında, Mahkemenin 16/6/2011

tarihinde davanın kabulüne karar verdiği, temyiz üzerine Dairenin 19/1/2012 tarihli

bozma ve 10/10/2012 tarihli karar düzeltme talebinin reddi kararlarının

ardından yapılan yargılamada Mahkemenin 11/12/2012 tarihinde davayı reddettiği

ve kararın Dairenin 15/5/2013 tarihli kararıyla onandığı, aynı Dairenin

5/11/2013 tarihli karar düzeltme talebinin reddi kararıyla da yargılama

sürecinin sona erdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle karmaşık niteliği bulunmayan ve

başvurucunun yargılamanın uzamasında önemli bir etkisinin de tespit edilmediği

başvuru konusu davada yaklaşık 5 yıl 7 aylık yargılama süresinin makul olmadığı

sonucuna varmak gerekir.

31. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

32. Başvurucu SGK ile arasında düzenlenen Sözleşme'nin 3.

maddesinde Kurum ile avukat arasındaki icra takipleriyle ilgili vekâlet

ücretinin miktarının düzenlendiğini, Kurum ile yapılan Sözleşme'nin şartlarının

taraflarca birlikte değerlendirilerek karar altına alınmadığını, ortada tip

sözleşme olduğunu ve SGK tarafından hazırlanarak kendisine imzalatıldığını, Sözleşme'de Kurum aleyhine açılacak sigortalılığın tespiti

davaları ile ilgili ücret konusunda netlik olmadığını, Sözleşme'de

başkaca ücret istenmemesine ilişkin hükmün yalnızca icra işlerine yönelik

olduğunu, yaklaşık yüz beş adet dosyanın işini takip ettiği hâlde herhangi bir

ücret alamadığını, sözleşme serbestisinin her durumda korunmasının mümkün

olmadığını, bu nedenle davada Sözleşme hükümlerine öncelik tanınmaması gerektiğini

belirterek Anayasa'nın 10. ve 49. maddesinde güvence altına alınan haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

33. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun Anayasa'nın 10. ve 49. maddelerinde

güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddialarının, taraflar arasında

düzenlenen Sözleşme'ye göre vekâlet ücreti alacağının

bulunup bulunmadığı hususunda mahkemece yapılan değerlendirmelere ilişkin

olduğu anlaşılmış, bu nedenle iddiaların adil yargılanma hakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

34. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması

bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru

kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya

açık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda

değildir (Ahmet Sağlam, B. No:

2013/3351, 18/9/2013, § 42).

35. Başvurucunun ihlal iddialarının, Mahkemece Sözleşme'nin,

Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesinin sonucuna yönelik olduğu

anlaşılmıştır. Başvuru, yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu

şikâyeti niteliğindedir. Somut olayda Mahkeme, başvurucunun iddialarını

incelemiş, 818 sayılı mülga Kanun'un 19. maddesinde yer alan sözleşme

serbestisi ilkesine üstünlük tanımak suretiyle başvurucunun Sözleşme kapsamında

herhangi bir vekâlet ücreti alacağının bulunmadığı sonucuna ulaşarak davanın

reddine karar vermiştir. Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun iddiaları incelendiğinde,

iddiaların özünün derece mahkemeleri tarafından hukuk kurallarının ve

delillerin değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas

itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

36. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

D. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonund

a, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir.

İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması

için yapılması gerekenlere hükmedilir…”

38. Başvurucu ihlalin tespiti ile 157.500 TL maddi tazminata

karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

39. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

40. Başvurucu maddi tazminat talebinde bulunmuşu ise demakul sürede yargılanma hakkının ihlaline karar verilen

durumlarda ihlalin gideriminin manevi tazminat ile

mümkün olduğu, başvurucunun manevi tazminat talebinde bulunmadığı

anlaşıldığından başvurucu lehine manevi tazminata karar verilmesi mümkün

değildir.

41. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Zorla çalıştırma yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianınaçıkca dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

3. Diğer ihlal

iddialarının açıkca dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Talep olmadığından başvurucu lehine manevi tazminata KARAR

VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesine

(E.2012/377, K.2012/504) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

19/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Raportör

:

Yakup MACİT

Başvurucu

:

Özgül

AVLANMAZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/702, 19 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Iv.inceleme Ve Gerekçe
  7. A. Zorla Çalıştırma Yasağının İhlal Edildiğine
  8. B. Adil Yargılanma
  9. C. Diğer İhlal İddiaları
  10. D. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
  11. C. Talep olmadığından başvurucu lehine manevi tazminata KARAR
  12. D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA
  13. E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Yıldırım
  16. Özgüldür
  17. Kömürcü
  18. M. Emin KUZ
  19. Avlanmaz
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/702
Tarih
19 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Galip Öztürk Başvurusu (B. No: 2014/15854)
  • Mehmet Koca Başvurusu (B. No: 2014/19791)
  • A.z.ö. Başvurusu (B. No: 2014/546)
  • Ömer Bayram Başvurusu (B. No: 2014/11788)
  • Sefer Yılmaz Başvurusu (B. No: 2014/14380)
  • Süleyman Koç Başvurusu (B. No: 2014/14482)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.