İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Fatih Durak Başvurusu (B. No: 2015/7630)

1. Başvuru, Polis Kolejinden ilişiğin kesilmesi nedeniyle eğitim

Başvuru No2015/7630Tarih19 Aralık 2017Okuma16 dk · 3.160 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Fatih Durak Başvurusu

Karar tarihi
19 Aralık 2017
Başvuru Numarası
2015/7630
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.160 kelime·16 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Polis Kolejinden ilişiğin kesilmesi nedeniyle eğitim

ve öğrenim, şeref ve itibar haklarının ihlal edildiği iddiaları ile ilişik

kesme işlemine dayanak alınan kanun hükümlerinin Anayasa'ya aykırı olduğu

gerekçesiyle iptali istemine ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 7/5/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu, ilköğretim sonunda girdiği sınavlarda başarılı

olarak 2012 yılında Polis Kolejinde eğitim ve öğrenime başlamıştır.

7. Başvurucunun Polis Kolejine kayıt yaptırdığı tarihte

yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre (bkz. § 22) Polis Koleji mezunları

sınavsız olarak Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesine (Fakülte) kayıt

yaptırabilmekte ve buradan mezun olduklarında da polis amiri olarak

atanabilmektedir.

A. Bireysel Başvurudan

Önceki Gelişmeler

8. Başvurucu, Polis Kolejindeki eğitimine devam ederken Polis

Koleji mezunlarının sınavsız olarak Fakülteye kayıt yaptırabilmesini öngören

mevzuat hükümleri 3/6/2014 tarihinde değiştirilmiştir. Yeni düzenlemelerde

Polis Koleji mezunlarının sınavsız olarak Fakülteye kayıt imkânları kaldırılmış

ve bu öğrenciler için de sınav koşulu getirilmiştir (bkz. § 23).

9. İlerleyen süreçte4/4/2015 tarihinde çeşitli kanunlarda

yapılan değişikliklerle ve söz konusu kanun değişiklikleriyle uyumlaştırma

çalışmaları kapsamında ilgili diğer mevzuatta yapılan değişikliklerle Polis

Koleji kapatılmış, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi ise Polis

Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürlüğü (PAEM) şeklinde farklı bir statü ile yeniden

yapılandırılmıştır (bkz. §§ 18, 21, 24).

10. Mevzuat değişiklikleri uyarınca 4/4/2015 tarihi itibarıyla

Polis Kolejinin kapatılması nedeniyle başvurucu 11. sınıf öğrencisiyken ve son

sınıfa geçmek üzereyken başvurucunun 8/4/2015 tarihinde okuldan ilişiği

kesilmiştir.

11. İlişiğinin kesildiğini bildirir belge 9/5/2015 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu 7/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. Bireysel Başvurudan

Sonraki Gelişmeler

13. Başvurucu, Polis Kolejinden ilişiğinin kesilerek Millî

Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı başka bir okula nakledilmesine ilişkin işlemin

iptali istemiyle 3/6/2015 tarihinde idari yargıda dava açmıştır.

14. Ankara 6. İdare Mahkemesi 31/12/2015 tarihli kararıyla

davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun Polis Kolejinden

ilişiğinin kesilmesinin ve MEB'e bağlı bir okula nakledilmesinin kanun hükmü

gereği olduğu, yürütme organına bu hususta bir yetki tanınmadığı, bu sebeple

dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.

15. Karar Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin

27/2/2017 tarihli kararıyla onanmıştır.

16. Başvurucunun karar düzeltme istemi de aynı Dairenin

15/6/2017 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

17. 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun

olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan 19. maddesinin son fıkrası şöyledir:

"Polis Akademisinde öğrenci yetiştirmek

üzere; polislik mesleğinin gerektirdiği bilgi, disiplin ve bedeni kabiliyete

haiz, Milli Eğitim Temel Kanunu hükümlerine göre, Emniyet Genel Müdürlüğüne

bağlı, lise seviyesinde parasız yatılı ve resmi üniformalı polis kolejleri

açılır."

18. 27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet

Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 47. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Bu Kanun'un yayımı tarihinde; 3201

sayılı Kanun'un 19 uncu (...) [maddesi] yürürlükten kaldırılmıştır."

19. 3201 sayılı Kanun'un, 6638 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile

eklenen geçici 24. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Polis kolejinde öğrenime devam eden

öğrenciler, Millî Eğitim Bakanlığınca polis koleji giriş sınavının yapıldığı

tarihte aldıkları Ortaöğretim Yerleştirme Puanları dikkate alınarak durumlarına

uygun okullara naklen kaydedilirler."

20. 25/4/2001 tarihli ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim

Kanunu'nun 30. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"...

c) Akademiye alınacak öğrencilerde aranacak

şartlar, istenecek belgeler, kayıt, sınav ve kabul işlemlerine ait esas ve

usulleri,

...

Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.(...)"

21. 4652 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun'un 43. maddesiyle

eklenen geçici 7. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte

başka bir işlem yapılmasına gerek kalmaksızın Güvenlik Bilimleri Fakültesi,

Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürlüğüne dönüştürülür. (...)"

22. 4652 sayılı Kanun'un 30. maddesine dayanılarak hazırlanan ve

olay tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 17/8/2008 tarihli ve 26970 sayılı

Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Polis

Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesi Giriş ve Eğitim-Öğretim

Yönetmeliği'nin 10. maddesi şöyledir:

"Polis Koleji mezunları, sınavsız olarak

fakülteye alınırlar."

23. Aynı Yönetmelik'in 3/6/2014 tarihli ve 29019 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Polis Akademisi

Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesi Giriş ve Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinde

Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in4. maddesi ile değiştirilen 7.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Polis Koleji mezunları ile lise ve dengi

okul mezunlarının fakülteye giriş sınavı ile ilgili başvuruları, Başkanlıkça

belirlenen tarihler arasında yapılır. Başvurunun ne şekilde yapılacağı

Başkanlıkça belirlenir."

24. 16/7/2015 tarihli ve 29418 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanarak yürürlüğe giren Polis Akademisi Başkanlığı Polis Amirleri Eğitimi

Merkezi Giriş ve Eğitim-Öğretim Yönetmeliği’nin "Öğrenci kaynakları" kenar başlıklı 5. maddesi

şöyledir:

"(1)PAEM’in

öğrenci kaynağı şunlardır;

a) Meslekte fiilen iki yılını dolduran ve kırkbeş yaşından gün almamış lisans mezunu polis memurları,

başpolis memurları ve kıdemli başpolis

memurları.

b) Emniyet mensubu olmayan lisans mezunları

veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen

yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar.

c) İlgili devletlerle yapılacak ikili anlaşmalara

bağlı olarak alınacak yabancı uyruklu öğrenciler."

25. Aynı Yönetmelik'in 43. maddesi şöyledir:

"17/8/2008 tarihli ve 26970 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik

Bilimleri Fakültesi Giriş ve Eğitim-Öğretim Yönetmeliği yürürlükten

kaldırılmıştır."

B. Uluslararası Hukuk

1. Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi

26. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ek 1 No.lu

Protokol’ün 2. maddesinin ilgili kısmı söyledir:

"Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz."

2. Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi İçtihadı

27. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM); Sözleşme'nin ek 1

No.lu Protokol'ün 2. maddesindeki düzenleme uyarınca taraf devletlerin belirli

bir zamanda var olan eğitim kurumlarına erişim hakkınıgaranti

ettiklerini, buna karşılık kendilerini belirli bir tipte veya seviyede eğitimi

kurmak ya da desteklemekle yükümlü kılacak bir hakkı kabul etmediklerini ifade

etmektedir (Belçika Eğitim Dili Davası,

B. No: 1474/62, 1677/62, 1691/62, 1769/63, 1994/63, 2126/4, 23/7/1968, §§ 3,

4). Diğer bir ifadeyle AİHM'e göre taraf devletlerin

belli eğitim kurumlarını kurma veya destekleme görevi bulunmamaktadır. Ancak

devletler, kurdukları veya destekledikleri eğitim kurumlarına etkili bir

şekilde erişimi sağlama yükümlülüğü altındadır (Ponomaryovi/Bulgaristan, B. No: 5335/05, 21/6/2011, §

49).

28. AİHM; önemine rağmen eğitim hakkının mutlak olmadığını,

doğası gereği devlet tarafından düzenleme yapılmasını gerektirdiğinden bazı

kısıtlamalara tabi olabileceğini kaydetmiştir (Belçika

Eğitim Dili Davası, § 5; Leyla

Şahin/Türkiye, [BD], B. No: 44774/98, 10/11/2005, § 154). AİHM;

eğitim kurumlarını düzenleyen kuralların toplumun ihtiyaç ve kaynakları ile

eğitimin farklı düzeylerine has özelliklere göre zaman ve mekânda değişiklik

gösterebileceğini, dolayısıyla ulusal makamların bu konuda belli bir takdir

payından yararlandığını belirtmektedir (Belçika

Eğitim Dili Davası, § 3; Leyla

Şahin/Türkiye, § 154).

29. AİHM, getirilen sınırlamaların "hakkın özüne zarar

verecek ve etkililiğini azaltacak" genişlikte olmaması gerektiğini

belirtmekte; bunu temin etmek amacıyla da sınırlamaların ilgili kişiler

açısından "öngörülebilir" olduğuna ve "meşru bir amaç

güttüğüne" ikna olması gerektiğine işaret etmektedir (Leyla Şahin/Türkiye, § 154). Ancak AİHM'e göre devlet, Sözleşme'nin 8. ile 11. maddelerinde

olduğunun aksine ek 1 No.lu Protokol'ün 2. maddesi kapsamında bir meşru amaçlar

listesi ile bağlı değildir (Catan ve diğerleri/Moldova ve Rusya [BD], B.

No: 43370/04, 8252/05 ve 18454/06 § 140). AİHM, bir sınırlamanın ancak

kullanılan araç ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir orantılılık

ilişkisi bulunduğu takdirde bu türden bir kısıtlamanın ek 1 No.lu Protokol'ün

2. maddesi ile uyumlu olacağını kabul etmektedir (Leyla Şahin/Türkiye, §154).Devletin

bu alandaki takdir aralığı, eğitimin ilgili kişiler ve toplumun geneli için

taşıdığı önemin derecesine ters orantılı şekilde seviyesine bağlı olarak artar

(Ponomaryovi/Bulgaristan, § 56).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

30. Mahkemenin 19/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kanun Hükümlerinin

İptali İstemi Yönünden

31. Başvurucu, Polis Kolejinden ilişiğinin kesilmesine dayanak

alınan 6638 sayılı Kanun'un 29., 37. ve 47. maddelerinin iptalini istemektedir.

32. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (3) numaralı

fıkrasında yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemlerin doğrudan bireysel

başvuru konusu yapılamayacağı düzenlenmiştir. Bir yasama işleminin temel hak ve

özgürlüğün ihlaline neden olması durumunda doğrudan yasama işlemi aleyhine

değil ancak yasama işleminin uygulanması mahiyetindeki işlem, eylem ve

ihmallere karşı bireysel başvuru yapılabilir (Süleyman

Erte, B. No: 2013/469, 16/4/2013, § 17; Serkan Acar, B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 37).

33. Somut olayda başvurucu, yasama işleminin doğrudan Anayasa’ya

aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği iddiasıyla bireysel başvuruda

bulunmuştur.

34. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Eğitim ve Öğrenim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia Yönünden

1. Başvurucunun İddiaları

35. Başvurucu; Polis Koleji giriş sınavını kazandığı ve okula

kayıt yaptırdığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre Polis Koleji

mezunlarının sınavsız olarak Fakülteye geçebildiklerini, buradan mezun

olduklarında da emniyet teşkilatı kadrolarına polis amiri olarak doğrudan

atanabildiklerini hatırlatmaktadır. Gerek meslek edinme güvencesi gerekse

eğitim masraflarına aile katkısının en aza indirgenmesi noktasında sağladığı

avantajlar nedeniyle Polis Kolejinde eğitim almayı tercih ettiğini belirten

başvurucu, bu hususlarda haklı bir beklenti içine girdiğini, bu beklentisinin

korunmasının hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğunu ifade etmektedir.

Başvurucu, yaklaşık üç yıl eğitimine devam ettikten sonraöğretim

döneminin bitmesi dahi beklenmeden okuldan ilişiği kesilmek suretiyle eğitimine

son verilerek tüm kazanılmış haklarından yoksun bırakıldığından şikâyet

etmektedir. Polis Kolejinden ilişiğin kesilmesinin doğrudan kanun hükmü ile

öngörülmesi nedeniyle hakkında gerçekleştirilen bu tasarrufa karşı idari yargı

yolunun etkisiz kılındığına da dikkat çeken başvurucu; eşitlik ilkesinin,

çalışma hürriyetinin, adil yargılanma ve etkili başvuru hakları ile

eğitim-öğrenim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

36. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun yukarıda yer verilen şikâyetlerinin

özü, Polis Kolejinden ilişiğinin kesilmesi nedeniyle bu okuldaki eğitim ve öğreniminedevam edememesidir. Bu itibarla belirtilen ihlal

iddiaları eğitim ve öğrenim hakkı kapsamında incelenmiştir.

37. Somut başvuruda ihlal iddiasına konu olan ve Polis Kolejinden

ilişiğinin kesildiğinin başvurucuya bildirildiği belgede, ilişiğin kesilmesinin

hukuki dayanağı olarak 6638 sayılı Kanun'un, Polis Kolejinin kapatılmasına ve

burada öğrenim gören öğrencilerin diğer okullara nakledilmelerine ilişkin

düzenlemeler içeren 29. ve 47. maddelerinin gösterildiği görülmektedir. Bir

başka ifadeyle başvurucunun esasen herhangi bir idari işleme de gerek

kalmaksızın doğrudan 6638 sayılı Kanun hükümleri gereğince Polis Kolejinden

ilişiğinin kesildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla bireysel başvurudaki ihlal

iddialarının kaynağının söz konusu Kanun hükümleri olduğu dikkate alındığında

bireysel başvuru yapılmadan önce idari yargı yoluna gidilmemiş olması nedeniyle

başvuru yollarının tüketilmediğinden söz edilmesine imkân bulunmadığı sonucuna

varılmıştır. Nitekim başvurucunun bireysel başvuruda bulunduktan sonra dava

açtığı idari yargıdan elde ettiği kararın gerekçesi de (bkz. § 14) bu sonuca

ulaşılmasındaki değerlendirmeyi doğrular niteliktedir. Dolayısıyla başvurunun

başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin kabul edilebilirlik kriterini

sağladığı anlaşılmaktadır.

38. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında

açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun ihlal iddialarını

kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya

müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

39. Anayasa'nın "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi"

kenar başlıklı 42. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından

yoksun bırakılamaz.

Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir

ve düzenlenir."

40. Anayasa'nın 42. maddesinin birinci fıkrasında kimsenin

eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı belirtilmek suretiyle

"eğitim hakkı" herkes yönünden güvenceye bağlanmıştır. Eğitim hakkı,

kamu ve özel eğitim kurumlarını kapsadığı gibi eğitimin ilk, orta ve

yükseköğrenim seviyelerini de kapsar. Anayasa’da yer alan eğitim ve öğrenim

hakkı, kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememe

negatif ödevini yüklemektedir (Adem Öğüt ve diğerleri,

B. No: 2014/20527, 22/11/2017,§ 44).

41. Anayasa'nın anılan maddesinde düzenlenen eğitim hakkı belli

bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına erişimin sağlanmasını ve bu eğitim

kurumlarına devam edebilmeyi teminataltına

almaktadır. Bununla birlikte bu hak, devlete belli bir eğitim kurumu kurma

ödevi yüklemediği gibi devletin var olan eğitim kurumlarını kaldırmasına veya

statülerinde değişiklik yapmasına da engel teşkil etmemektedir (Adem Öğüt ve diğerleri, § 45; benzer yönde

değerlendirme için bkz. Mehmet Reşit Arslan

ve diğerleri, B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 68).

42. Somut olayda başvurucunun devam etmekte olduğu eğitim

kurumundan ilişiğinin kesilmesi eğitim hakkına yönelik bir müdahale teşkil

etmektedir.

43. Anayasa'nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak

kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... ölçülülük ilkesine aykırı

olamaz."

44. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen; kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe dayanma ve ölçülülük

ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olmadığı takdirde Anayasa’nın 42.

maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Dolayısıyla başvurucunun eğitim hakkına

yapılan müdahalenin söz konusu koşullara uygun olup olmadığının tespiti

gerekir.

45. Somut olayda başvurucunun Polis Kolejinden ilişiğinin

kesilmesi, 6638 sayılı Kanun'un Polis Kolejinin kapatılmasına ve burada

öğrenimine devam eden öğrencilerin MEB'e bağlı diğer okullara nakledilmelerine

ilişkin düzenlemeler öngören 29. ve 47. maddelerine dayanmaktadır. Dolayısıyla

müdahalenin kanuni dayanağının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

46. Anayasa'nın 42. maddesinde eğitim hakkının sınırlandırılmasına

ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Bununla birlikte eğitim hakkının mutlak

ve sınırsız bir hak olduğu düşünülemez. Nitekim anılan maddenin ikinci

fıkrasında yer verilen "Öğrenim

hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir." ifadesi

ile devlete bir takdir alanı yaratılmıştır. Eğitim hakkının Anayasa'nın

"sosyal ve ekonomik haklar" bölümünde düzenlendiği hususu da

gözetildiğinde devlete tanınan bu takdir hakkının özünde bir

"sınırlama" yetkisi de içerdiği anlaşılmaktadır. Öte yandan

Anayasa'da, diğer haklardan farklı olarak eğitim hakkının sınırlanması

hususunda kanun koyucuyu bağlayan belli bir meşru amaçlar listesi

bulunmamaktadır. Dolayısıyla kanun koyucunun eğitim hakkının sınırlanması

hususundaki takdir aralığının geniş olduğu ifade edilebilir. Ancak kanun

koyucunun bu yetkisini kullanırken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan

"kamu yararı"nı gözetmesi gerektiği açıktır

(Adem Öğüt ve diğerleri, § 53).

47. 3201 ve 4652 sayılı Kanunlarda 6638 sayılı Kanun ile

değişiklik yapılmadan önceki hükümler uyarınca Polis Akademisinde öğrenci

yetiştirmek üzere lise seviyesinde Polis Koleji; lisans düzeyinde ise Güvenlik

Bilimleri Fakültesi açıldığı, anılan eğitim kurumlarına ilişkin mevzuat

incelendiğinde bunların açılmasındaki temel amacın polis amiri yetiştirmek

olduğu anlaşılmaktadır. Daha sonra kanun koyucu polis amiri alım koşulları

yönünden sistem değişikliğine gitmiş ve polis amiri ihtiyacını anılan

kurumlardan karşılama yönündeki politikasından vazgeçerek söz konusu kurumların

kapatılmasına/yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasal düzenleme yapmıştır. Bu

kapsamda 6638 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerle Polis Kolejinin

kapatıldığı ve Polis Akademisi Başkanlığı bünyesindeki Fakültenin ise PAEM

şeklinde farklı bir hukuki statüde yeniden yapılandırıldığı görülmektedir (Adem Öğüt ve diğerleri, § 54). 6638 sayılı

Kanun’un belirtilen düzenlemelere ilişkin hükümlerine karşı iptal davası ve

itiraz yoluyla yapılan norm iptaline dair başvuruları inceleyen Anayasa

Mahkemesi, söz konusu düzenlemelerde Anayasa’ya aykırılık bulunmadığı

gerekçesiyle iptal istemlerini reddetmiştir (AYM, E.2015/41, K.2017/98,

4/5/2017).

48. 6638 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde lise düzeyinde olan

Polis Koleji ile dört yıllık eğitim veren Fakültenin kuruluş amaç ve

gereklerinin günümüz şartlarında ortadan kalktığı, düzenleme ile emniyet

teşkilatında istihdam edilecek personelin eğitim maliyetinin düşürülmesi,

çağdaş ülkelerde olduğu gibi bir eğitim sistemi oluşturulması ve emniyet teşkilatında

çok başlılık yaratan tüm eğitim kurumlarının Polis Akademisine bağlanmasının

amaçlandığı belirtilmiştir. Bu yönüyle 6638 sayılı Kanun’la anılan konuyla

ilgili yeni bir sistemin oluşturulmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Gerek

kamu güvenliği gerekse kişilerin bireysel güvenliğini doğrudan sağlamaya

yönelik emniyet hizmetlerinin en iyi şekilde yürütülmesinde bu hizmetlere uygun

personel seçme sisteminin oldukça etkili olduğu dikkate alındığında anılan

amacın kamu yararı ile örtüştüğü tartışmasızdır (AYM, E.2015/41, K.2017/98,

4/5/2017, §§ 272, 273).

49. Uygulanmasına geçilen bu yeni sistemin doğal bir sonucu ve

gereği olarak lise düzeyinde eğitim veren Polis Kolejinin faaliyetine son

verilmesinin ve bunun neticesinde hâlihazırda öğrenim gören öğrencilerin

ilişiğinin kesilmesinin meşru bir amaca dayandığı sonucuna ulaşılmaktadır.

50. Somut olayda başvurucunun Polis Kolejine girdiği dönemde

yürürlükte olan mevzuata göre Polis Koleji mezunlarına Fakülteye sınavsız geçiş

ve buradan mezun olduklarında da emniyet teşkilatı kadrolarına polis amiri

olarak doğrudan atanma hakkı tanınmışken başvurucu henüz Polis Kolejindeki

öğrenimine devam etmekte iken yapılan mevzuat değişikliğiyle tüm bu haklar

ortadan kaldırılmıştır. Ayrıca başvurucunun Polis Kolejinden ilişiği kesilerek

kendisine buradan mezun olma imkânı da tanınmamıştır.

51. Başvurucunun başka ortaöğretim kurumları yerine Polis

Kolejini tercih etmesinde ve buna göre eğitim ve iş kariyerini planlamasında,

yürürlükte bulunan mevzuata güvenerek buradan mezun olduğunda sınavsız şekilde

Fakülteye girebileceği ve daha sonra da polis amiri olacağı yönündeki

beklentisinin de etkili olduğu yadsınamaz. Ancak emniyet hizmetlerinin hem kamu

güvenliği hem de bireylerin kişisel güvenlikleri yönünden taşıdığı kritik önem,

bu hizmet alanında köklü ve yapısal değişiklikler getiren yeni sisteme ilişkin

kurallara birtakım istisnaların -başvurucunun Polis Kolejine devam etme ve

buradan mezun olma hakkının saklı tutulması gibi-öngörülmesine imkân

tanımayabilir. Bir başka ifadeyle başvurucunun böyle bir beklentiye sahip

olmasının sistem değişikliğinin bütün yönleriyle etkin bir şekilde ve bir an

önce hayata geçirilmesinin önünde engel teşkil edebileceği düşünülemez (benzer

yöndeki değerlendirme için bkz. Adem Öğüt ve

diğerleri, § 58). Bununla birlikte kişilerin önceki mevzuatın

yürürlükte kalacağı yönündeki güvenlerine dayalı olarak ortaya çıkabilecek

kayıplarını mümkün olduğunca telafi edebilecek/dengeleyebilecek birtakım

güvence ve imkânlara da sahip olmaları gerekir.

52. Bu bağlamda somut olayda, belirtilen düzenlemelerle

başvurucunun her konudaki eğitim ve öğrenime erişmesine değil Polis Kolejinin

kapatılması nedeniyle sadece bu eğitim kurumundaki eğitim ve öğrenime erişimine

bir sınırlama getirilmiş, öte yandan başvurucunun MEB tarafından Polis Koleji

Giriş Sınavının yapıldığı tarihte aldığı ortaöğretim yerleştirme puanı dikkate

alınarak durumuna uygun okullara naklen kaydedilmesine imkân tanınmıştır (AYM,

E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 281-283). Bu nedenle somut olayda eğitim ve

öğrenim hakkının kullanımını ciddi surette güçleştirip amacına ulaşmasına engel

oluşturan bir durumdan söz edilemez. Ayrıca başvurucunun polis amiri olma

yönündeki beklentisine ilişkin olarak da ilerleyen süreçte ilgili eğitim

alanının gerektirdiği niteliklere en uygun adayların seçilebilmesi amacıyla

getirilen sınavlara katılmak ve mevzuatta öngörülen diğer şartları da sağlamak

kaydıyla PAEM'de eğitim almasının önünde de bir engel

söz konusu değildir. Dolayısıyla başvurucunun önceki mevzuatın yürürlükte

kalacağı yönündeki güvenine dayalı olarak ortaya çıkabilecek kayıplarını mümkün

olduğunca telafi edebilecek/dengeleyebilecek yeterli güvence ve imkâna sahip

olduğu sonucuna varılmıştır.

53. Buna göre Polis Kolejinden ilişiğinin kesilmiş olmasının-yukarıda

açıklandığı üzere sahip olduğu güvence ve olanaklar dikkate alındığında-

başvurucuya aşırı ve katlanılamaz bir külfet yüklemediği, başvurucunun eğitim

hakkına yapılan müdahalenin ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır.

54. Bu durumda başvurucunun eğitim ve öğrenim hakkına yönelik

bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır.

55. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Şeref ve İtibar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia Yönünden

56. Başvurucu; yasama organı üyelerinin ilişik kesme işlemine

dayanak olan6638 sayılı Kanun'un hazırlık çalışmaları sürecindeki söylemleri ve

bu söylemlerin kamuoyuna yansıması nedeniyle henüz reşit dahi olmayan Polis

Koleji öğrencilerinin gelecek yaşantılarını da etkileyecek şekilde

lekelendiğini, toplumda kendilerine karşı ön yargı oluşturulduğunu, bu kapsamda

kendisinin de Polis Kolejinden ilişiğinin kesilmesi nedeniyle manevi varlığının

zedelendiğini belirtmektedir.

57. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3),48. maddesinin (1)

ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda kamu gücünün neden olduğu

iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı,

bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği ve buna

ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B. No: 2013/276,

9/1/2014, §§ 19, 20).

58. Somut olayda devletin polis amiri alım koşulları yönünden

sistem değişikliğine gitmesinin bir gereği olarak 6638 sayılı Kanun ile yapılan

değişikliklerle Polis Kolejinin kapatılması nedeniyle ve herhangi bir ayrım

gözetilmeksizin tüm Polis Koleji öğrencilerinin okuldan ilişiği kesilmiştir.

Başvurucu, maruz kaldığı bu uygulamalar nedeniyle itibarsızlaştırıldığını ileri

sürmekte ise de iddialarını temellendirecek herhangi bir somut olay veya

bulguyu delilleriyle birlikte ortaya koyamamıştır. Dolayısıyla başvurucu

tarafından ileri sürülen bu iddianın temellendirilemediği sonucuna

ulaşılmıştır.

59. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının da, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kanun hükümlerinin iptali istemiyle ilgili olan kısmın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Şeref ve itibar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

19/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Raportör

:

Gülbin AYNUR

Başvurucu

:

Mehmet Fatih

DURAK

Vekili

:

Av. Fatih

ÇAKIROĞLU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/7630, 19 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Bireysel Başvurudan
  7. B. Bireysel Başvurudan
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. A. Ulusal Hukuk
  10. B. Uluslararası Hukuk
  11. V. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Kanun Hükümlerinin
  13. B. Eğitim ve Öğrenim
  14. C. Şeref ve İtibar
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  16. Yıldırım
  17. Özgüldür
  18. Kömürcü
  19. M. Emin KUZ
  20. Durak
  21. Çakıroğlu
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/7630
Tarih
19 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Mehmet Çelebi Çalan Başvurusu (B. No: 2014/4163)
  • Seçkin Sökmez Başvurusu (B. No: 2014/16328)
  • Abdolghafoor Rezaeı Başvurusu (B. No: 2015/17762)
  • N.t.u. ve N.t. Başvurusu (B. No: 2014/4372)
  • Lokman Ayva Başvurusu (B. No: 2014/19301)
  • Özgül Avlanmaz Başvurusu (B. No: 2014/702)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.