İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Metin Güneşli Başvurusu (B. No: 2013/7367)

1. Başvuru 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle

Başvuru No2013/7367Tarih20 Nisan 2016Okuma9 dk · 1.837 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Metin Güneşli Başvurusu

Karar tarihi
20 Nisan 2016
Başvuru Numarası
2013/7367
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.837 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle

Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan

başvurunun reddedilmesi ve ret işlemine karşı açılan davaya ilişkin yargılama

sürecinin adil olmaması nedenleriyle Anayasanın 10. ve125. maddelerinin ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 26/9/2013 tarihinde Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/6/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 18/12/2014tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 20/1/2015 tarihli yazısında Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, Diyarbakır ili Silvan ilçesi Kumluk köyünde

bulunan kök badem ağaçlarının bölgede yaşanan terör olayları sırasında terörle

mücadele kapsamında güvenlik güçlerince yakıldığını iddia ederek oluşan zararın

karşılanması talebi ile 5233 sayılı Kanun uyarınca Diyarbakır Valiliği Zarar

Tespit Komisyonuna başvurmuştur.

8. Diyarbakır 3 No.lu Zarar Tespit Komisyonu yaptığı

değerlendirme sonucu 15/1/2009 tarihli ve 2009/3-6622 sayılı kararı ile Kumluk

köyünün idarece veya köy halkı tarafından tamamen boşalan/boşaltılan köylerden

olmadığı, nüfusunun 1990 yılında 554, 1997 yılında 425, 2000 yılında 500 kişi

olduğu; 1.700 adet badem ağacının yanmasına sebep olduğu iddia edilen olaya

ilişkin herhangi bir olay yeri tutanağı bulunmadığı, başvurucu tarafından da

zararın varlığı yönünde kabul edilebilir herhangi bir belge sunulmadığı

gerekçelerine dayanarak talebin reddine karar verilmiştir.

9. Başvurucu, ret işleminin iptali istemiyle 21/10/2010

tarihinde Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

10. Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinin 31/1/2012 tarihli ve

E.2010/166, K.2012/137 sayılı kararı ile Diyarbakır ili Silvan İlçesi Kumluk

köyü ve Akçay mezrasına ait bilgi ve belgelere göre Kumluk köyü ve Akçay

mezrasının terör nedeniyle boşalan ya da boşaltılan yerlerden olmadığı, yıllara

göre köy nüfusunun 1990 yılında 554, 1997 yılında 425, 2000 yılında ise 500

kişi olduğu, köyde 1994 ve 1999 yıllarında genel seçimlerin yapıldığı, Kumluk

köyü ve Akçay mezrasında koruculuk sisteminin olmadığı belirtilmiş ve tanık

beyanlarında 1/7/1993 tarihinde terör örgütü mensupları ile girilen silahlı

çatışma esnasında başvurucuya ait 1.700 adet badem ağacının çatışma esnasında

yanarak telef olduğunun ifade edildiği fakat 1/7/1993 tarihinde güvenlik

kuvvetleri ile terör örgütü üyeleri arasında çıkan çatışma sırasında meydana

geldiği iddia edilen yangın ile ilgili olarak bulunan bilgi ve belgeler ile

tutanakların birlikte değerlendirilmesinden söz konusu tarihte güvenlik

kuvvetleri ile terör örgütü üyeleri arasında çatışma yaşandığına ilişkin

hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgeye ulaşılamaması ve bu durumun başvurucu

tarafından da hukuken kabul edilebilir bir şekilde ortaya konulamaması

karşısında başvurucunun badem ağaçlarında meydana geldiği iddia edilen zararın

terör ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle meydana

gelmediği sonucuna varılarak davanın reddine hükmedilmiştir.

11. Kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onbeşinci

Dairesinin 28/11/2012 tarihli ve E.2012/5862, K.2012/12491 sayılı ilamı ile

temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

12. Temyiz talebinin reddi üzerine aynı Daireye yapılan karar

düzeltme istemi de 13/6/2013 tarihli ve E. 2013/8329, K. 2013/4634 sayılı ilam

ile reddedilmiştir.

13. Karar düzeltme talebinin reddine ilişkin ilam başvurucuya

28/8/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu tarafından 26/9/2013 tarihinde

bireysel başvuruda bulunulmuştur.

14. Bireysel başvuru incelenme sürecinde Anayasa Mahkemesince

başvurucuya gönderilen 7/8/2015 tarihli müzekkere ile başvurucudan ihlal

iddialarının incelenebilmesi amacıyla kök badem ağaçlarının yakılması sonucu

maddi zararların meydana geldiği olay hakkında mevcut olduğu belirtilen

belgelerin ibraz edilmesi istenmiş, 25/8/2015 tarihinde tebliğ edilen bu yazıya

karşı başvurucu Anayasa Mahkemesine herhangi bir bilgi veya belge sunmamış,

açıklamada bulunmamıştır.

B. İlgili Hukuk

15. 5233 sayılı Kanun’un 1., 2., 4., 6., 7., 8., geçici 1.,

geçici 3., geçici 4. maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararı Eki Karar’ın 1. maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2008

tarihli ve E.2008/4141, K.2008/9584 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin

31/12/2008 tarihli ve E.2008/5548, K.2008/9733 sayılı kararı, Danıştay Onuncu

Dairesinin 20/2/2009 tarihli ve E.2008/6679, K.2009/1227 sayılı kararı (Celal Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014,

§§ 15-28).

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 20/4/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu; Diyarbakır ili Silvan ilçesi Kumluk köyünde

bulunan kök badem ağaçlarının bölgede yaşanan terör olayları sırasında terörle

mücadele kapsamında güvenlik güçlerince yakıldığını, oluşan zararın giderimi

için 5233 sayılı Kanun kapsamında yaptığı başvurunun Diyarbakır 3 No.lu Zarar

Tespit Komisyonunca reddedildiğini oysa yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri

ile düzenlenen komisyon alt raporlarında zararın varlığı yönünde tespitte

bulunulduğunu, komisyona yaptığı başvurunun reddi üzerine açtığı iptal

davasının da reddedildiğini, Komisyon kararında ve yargılama safhasında İlk

Derece Mahkemesinde talebin reddine dayanak alınan gerekçelerin 5233 sayılı

Kanun'a aykırı olduğunu, anılan köyde yoğun olarak şiddet olaylarının

yaşandığını, terör örgütü mensupları ve güvenlik güçleri tarafından

gerçekleştirilen baskı ve şiddete maruz kaldığını, köyün nüfus sayımları ve

seçim sonuçlarına dayanılarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, zira

köyden göç eden kişilerin daha sonra tekrar köye dönme umudu ile nüfus

kayıtlarını göç ettikleri yere taşıtmadıklarını, kısmen boşalan benzer bazı

köylerde yaşayan kişiler hakkında Komisyonun tazminat ödenmesi yönünde karar

verdiğini ve kendi başvurusu hakkında şahsına tazminat ödenmemesi yönünde karar

alındığını, kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca bu türden zararları idarenin

karşılamakla yükümlü olduğunu, Komisyonun ve Derece Mahkemelerinin yaptığı

sübjektif, tek yanlı ve yanıltıcı değerlendirme nedeniyle zararının tazmin

edilmediğini belirterek Anayasa’nın 10. ve 125. maddelerinde düzenlenen

haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş; maddi ve manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (3)

numara fıkrası şöyledir:

“(3)

Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsa temsilcisinin kimlik ve adres

bilgilerinin, işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlal edildiği ileri sürülen

hak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasa hükümlerinin, ihlal gerekçelerinin,

başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların, başvuru yollarının

tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih ile varsa

uğranılan zararın belirtilmesi gerekir. Başvuru dilekçesine, dayanılan deliller

ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da

örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi şarttır.

19. 6216 sayılı Kanun’un, “Bireysel

başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi” kenar

başlıklı 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Bireysel başvuru hakkında kabul

edilebilirlik kararı verilebilmesi için 45 ila 47 nci maddelerde öngörülen şartların taşınması

gerekir.

(2) Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve

yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi

açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı

başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar

verebilir.”

20. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

(İçtüzük) bireysel başvuruların içeriğini düzenleyen “Bireysel başvuru formu ve ekleri” başlıklı 59. maddesinin

ilgili bölümü şöyledir:

“…

(2) Başvuru formunda aşağıdaki hususlar yer

alır:

…

ç) Kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia edilen işlem, eylem ya da

ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti.

d) Bireysel başvuru kapsamındaki haklardan

hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere

ait özlü açıklamalar.

e) Başvurucunun güncel ve kişisel bir temel

hakkının doğrudan zedelendiği iddiasının dayanakları.

…

(3) Başvuru formuna aşağıdaki belgeler ya da

onaylı örnekleri eklenir:

…

e) Dayanılan belgelerin asılları ya da onaylı

örnekleri.

…

(4) Başvurucu ihlal iddiasına dayanak

gösterdiği üçüncü fıkradaki belgelere herhangi bir nedenle erişememesi hâlinde

bunun gerekçelerini belirtir. Mahkeme gerekli gördüğü takdirde bu bilgi ve

belgeleri resen toplar.

…”

21. İçtüzük'ün “Formun ve eklerinin hazırlanmasına ilişkin ilkeler”

başlıklı 60. maddesi şöyledir:

“(1) Başvuru formu, İçtüzüğün 59 uncu

maddesine uygun olarak düzenlenir ve aynı maddede belirtilen belgeler ya da

onaylı örnekleri başvuru formuna eklenir.

(2) Başvuru formu okunaklı ve başvurunun

esasına yönelik özlü bilgileri içerir şekilde hazırlanır. Başvuru formunun

ekler hariç on sayfayı geçmesi hâlinde başvurucunun ayrıca başvuru formuna

olayların özetini eklemesi gerekir.

(3) Başvurucu, başvuru formunun ekinde sunduğu

belgeleri, tarih sırasına göre numaralandırarak her bir belgeyi tanımlayıcı

başlıklar hâlinde dizi pusulasına bağlar.”

22. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3) numaralı, 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile İçtüzük'ün

59. maddesinin ilgili fıkraları uyarınca Anayasa Mahkemesine başvuru konusu

olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki iddialarını ve

dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal edildiğine dair açıklamalarda

bulunarak hukuki iddialarını kanıtlamak başvurucuya düşer (Veli Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §

19).

23. Başvurucunun, kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali

nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa

hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu

ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğini başvuru dilekçesine

eklemesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti

yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenle

ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, 9/1/2014, § 20).

24. Yukarıda belirtilen koşullar yerine getirilmediği takdirde

Anayasa Mahkemesi başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul

edilemez bulabilir. İddiaların dayanaktan yoksun olmadığı konusunda Anayasa

Mahkemesinin ikna edilmesi, başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların

niteliğine bağlıdır. Başvurucunun başlangıçta, başvuru hakkında kabul edilemezlik

kararı verilmesini önlemek için başvuru formu ve eklerinde iddialarını

destekleyici belgeleri sunması ve gerekli açıklamaları yapması zorunludur (Veli Özdemir, § 23).

25. Somut başvuruya konu olayda başvurucu, Diyarbakır ili Silvan

ilçesi Kumluk köyünde yer aldığını ileri sürdüğü kök badem ağaçlarının bölgede

yaşanan terör olayları nedeniyle yakıldığı, ancak söz konusu olay nedeniyle

uğradığı zararın karşılanmadığı iddiasında bulunmaktadır. Başvurucu bu

iddiasını öncelikle 5233 sayılı Kanun uyarınca kurulan Zarar Tespit

Komisyonunda ileri sürmüş; Komisyon Kumluk köyünün tamamen boşaltılan köylerden

olmadığı, köyde terör olaylarının gerçekleştiği belirtilen dönemlerde nüfusun

yaşadığı ve ağaçların yakılmasına ilişkin olaya dair herhangi bir olay yeri tutanağı

olmadığı gibi başvurucu tarafından da olaya yönelik kabul edilebilir herhangi

bir belge sunulmadığı gerekçeleri ile tazminat talebini kabul etmemiştir.

Talebin reddi üzerine aynı iddia açılan iptal davasında Diyarbakır 2. İdare

Mahkemesince de incelenmiş ve benzer gerekçeler ile kabul edilmemiştir (bkz. §

10). Başvurucu bu bağlamda kök badem ağaçlarının yanması ile sonuçlandığını

ileri sürdüğü olaya ilişkin Anayasa Mahkemesine de herhangi bir bilgi veya

belge sunmadığı gibi Anayasa Mahkemesince kendisine gönderilen ve olaya ilişkin

bilgi, belge ya da açıklama sunması istenilen müzekkereye cevap vermemiştir.

26. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda

başvurucuların başvurularını titizlikle hazırlama ve takip etme yükümlülükleri

vardır. Bu yükümlülüğün bir gereği olarak başvurucu, ihlal edildiğini iddia

ettiği Anayasa hükmünün nasıl ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunmak

suretiyle hukuki iddialarını kanıtlamak zorundadır. Başvurucu tarafından soyut

şekilde birtakım Anayasa hükümlerine atıfta bulunulmuş olması iddiaların

ispatlandığı anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu,

Anayasa’ya aykırılığın soyut biçimde ileri sürülmesini sağlayan bir yol olarak

düzenlenmemiştir (Halil İbrahim Aydın ve

diğerleri, B. No: 2014/483, 19/11/2014, § 29).

27. Başvurucunun ihlal iddiasının dayanağı olan tüm olayları

göstermesi, başvuruyu aydınlatacak ve hükmün esasını etkileyecek argümanları

destekleyici tüm belgeleri başvuru dilekçesine eklemesi gerekir. Şayet bir

belge elde edilememişse bunun da nedenleri açıklanmalıdır. Somut başvuruda

başvurucu bu koşulları yerine getirmeyerek iddialarını temellendirmediğinden

başvurusunun esasının incelenmesi imkânı bulunmamaktadır (Veli Özdemir, § 26).

28. Açıklanan nedenlerle başvurucu tarafından ileri sürülen

ihlal iddialarının başvurucu tarafından kanıtlanamamış olması nedeniyle

başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

20/4/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah

PERDECİOĞLU

Başvurucu

:

Metin

GÜNEŞLİ

Vekilleri

:

Av. Selda

ŞAHİN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/7367, 20 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Başvurunun açıkça
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Gökcan
  14. Perdecioğlu
  15. Güneşli
  16. Şahin
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/7367
Tarih
20 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Gökhan Yılmaz Başvurusu (B. No: 2013/2130)
  • Hatice Kara Başvurusu (B. No: 2013/3180)
  • İlyas Başak Başvurusu (B. No: 2013/5662)
  • Aliye Onar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/4578)
  • Mustafa Tuncay Kantarcı Başvurusu (B. No: 2013/7394)
  • Mehmet Çelik Başvurusu (B. No: 2013/6345)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.