İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Metin Özkara Başvurusu (B. No: 2015/7415)

(Başvuru

Başvuru No2015/7415Tarih17 Temmuz 2019Okuma14 dk · 2.728 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Metin Özkara Başvurusu

Başvuru No
2015/7415
Karar tarihi
17 Temmuz 2019
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.728 kelime·14 dk okuma·19 bölüm

(Başvuru

Numarası: 2015/7415)

Karar

Tarihi: 17/7/2019

İKİNCİ

BÖLÜM

KARAR

Başkan : Engin

YILDIRIM

Üyeler : Celal

Mümtaz AKINCI

Muammer

TOPAL

M.

Emin KUZ

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör Yrd. : Gizem Ceren

DEMİR KOŞAR

Başvurucu : Metin

ÖZKARA

Vekili :

Av. Yenal YAVAŞ

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, hukuka aykırı gözaltı nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının; gözaltına alınma sırasında ve gözaltındayken

darbedilme nedeniyle kötü muamele yasağının; kaybolan eşyalar nedeniyle de

mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 27/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu 10/10/2014 tarihinde saat 03.45 sıralarında İstanbul'un

Taksim Meydanı'nda devriye görevi yapan polis ekipleri tarafından durdurulmuş;

ayaklarının yanında iki gram uyuşturucu madde bulunduğu gerekçesiyle hakkında

yasal işlem yapılmak üzere Taksim Polis Merkezi Amirliğine götürülmüştür.

7. Cumhuriyet savcısı tarafından, şüphelinin uyuşturucu madde

bulundurma suçundan ifadesinin alınarak salıverilmesi talimatı verilmiştir.

8. Saat 05.40'ta başvurucunun adına kayıtlı pasaport ve nüfus

cüzdanının kaybolduğuna ilişkin Kayıp Eşya Formu düzenlendiği anlaşılmaktadır.

9. Başvurucu; Taksim Polis Merkezi Amirliğinde saat 05.50'de alınan

ifadesinde Taksim Meydanı'nda gezmekte iken tanımadığı sivil kişilerle sözlü

tartışma yaşaması üzerine polis memurlarının gelerek kendisine kimlik

sorduklarını, kaba üst araması yaptıklarını ve bir suç unsuruna

rastlamadıklarını, uyuşturucu maddeyi ayaklarının yanında yerde bulduklarını,

uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığını ve söz konusu madde ile ilgili

olarak ifadesini almak için kendisini polis merkezine getirdiklerini beyan

etmiştir.

10. Başvurucu, ifadesi alındıktan sonra 06.00 sıralarında serbest

bırakılmıştır.

A. Başvurucu Hakkında Yürütülen Adli Süreç

11. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul

etme, bulundurma ve kullanma suçundan başvurucu hakkında yürütülen soruşturmada

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 25/2/2015 tarihinde kamu davasının

açılmasının ertelenmesine karar verilmiştir. Başvurucunun bu karara itiraz edip

etmediğine ilişkin olarak dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmamaktadır.

B. Başvurucunun Şikâyeti Üzerine Polis Memurları Hakkında

Yürütülen Adli Süreç

1. Sağlık Raporu

12. Dosya kapsamında başvurucu hakkında yakalama ve salıverilme

aşamalarında alınmış bir adli muayene raporu bulunmamaktadır.

13. Başvurucu 10/10/2014 tarihinde 21.52'de İstanbul Şişli Etfal

Eğitim ve Araştırma Hastanesine darp -kolluk görevlisi ya da üçüncü kişi

tarafından olduğu belirtilmeksizin- şikâyeti ile başvurmuştur. Düzenlenen adli

muayene raporunda; sol el bilekte ağrı, göğüs ön duvarında ağrı, sağ zigoma

(elmacık kemiği) üzerinde ağrı ve ödem bulunduğu belirtilmiştir. Raporda,

yaralanmanın gerçekleşmiş olabileceği zaman diliminin belirtilmemiş olduğu

anlaşılmaktadır. Yaralanmanın hastane tarafından adli makamlara bildirildiğine

ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır.

2. Taraf Beyanları

14. Başvurucu 10/10/2014 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına

verdiği dilekçeyle sebepsiz yere gözaltına alındığını, gözaltına alınırken

polis memurlarınca darp edildiğini, kendisine cebir uygulandığını ve ters

kelepçe takıldığını, kötü muameleye maruz kaldığını, polis merkezinde de

şiddetin devam ettiğini, kendisine zorla belgeler imzalatıldığını, sağlık

raporu alınması taleplerinin karşılanmadığını, avukat sağlanmadığını, üzerinde

uyuşturucu bulunduğuyla ilgili olarak kendisine iftira atıldığını, sırt

çantasının kaybedildiğini ya da çalındığını belirterek polis memurlarından

şikâyetçi olmuştur.

15. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki nöbetçi Cumhuriyet savcısı

tarafından başvurucunun müşteki sıfatıyla 10/10/2014 tarihinde beyanı

alınmıştır. Başvurucunun beyanı şöyledir:

"Olay gecesi

taksim Meydanı'nda üzerimde uyuşturucu bulunduğu iddiası ile gözaltına alındım.

Bu arada alkollüydüm. Üzerimde bulunan çanta kayboldu. Kim tarafından ne

şekilde alındığını bilmiyorum. Ben gözaltına alınırken de görevli polis

memurları tarafından darp edildim."

16. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilgili polis

memurlarının şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmıştır.

i. E.B.nin 11/12/2014 tarihinde alınan ifadesi

şöyledir:

"

...10/10/2014 tarihinde gece mesaisinde güven timleri tarafından yada diğer

önleyici polis memurları tarafından polis merkezimize getirilen şahısların

müracaat yada ifadelerini alırız. METİN ÖZKARA'nın kayıp eşya müracaat formunu

zorla imzalattığımız hususu doğru değildir. METİN ÖZKARA'nın üzerinde çıkan

uyuşturucu nedeniyle savunmasının alındığı tutanakta imza bana aittir.

Kesinlikle polis merkezinde METİN ÖZKARA'ya yönelik herhangi bir kötü muamele

yada darp cebir uygulamadım. Diğer ifadeyi yazan arkadaşım A. Y.'in de böyle

bir davranışta bulunduğunu görmedim..."

ii. H.E.nin 13/1/2015 tarihinde alınan ifadesi şöyledir:

"...ben olay

tarihinde Kobani olayları nedeniyle önleyici kolluk görevi olarak Devriye

Ekipler Büro Amirliğinde görev yapıyordum. 10/10/2014 tarihinde ben polis

memuru Y.A., M.E.K., ve S.G. ile birlikte Taksim Meydanında durumundan

şüphelendiğimiz daha önceden ismini bilmediğimiz ve kimlik kontrolünde METİN

ÖZKARA isimli şahıs olduğunu öğrendiğimiz bir şahsın durumunda şüphelendik.

Kaba üst aramasını yaptık. Ayaklarının yanında yerde şeffaf naylon içerisinde

daralı ağırlığı yaklaşık 2 gram gelen ot diye tabir edilen uyuşturucu madde

olduğunu düşündüğümüz maddeyi bulduk. Bu maddeyi kendi rızası ile verip

vermeyeceği sorulduğunda; evet teslim ediyorum dedi. Şahsın aranması olup

olmadığını sorguladık. Aranması olmadığını anladıktan sonra uyuşturucu madde

nedeniyle hakkında yasal işlemlerin yapılması için aynı gün saat 04.25 suları

Taksim Polis Merkezi Amirliğine teslim ettik. Bundan sonra Taksim Polis Merkezi

ile METİN ÖZKARA hakkında ne gibi işlemler yapıldığını bilmiyorum. Hatırladığım

kadarıyla tutanağa geçmedik ancak şahsın alkollü olduğunu hatırlıyorum. Ben

kesinlikle kendisine kötü muamelede bulunmadım. Darp etmedim. Onun eşyalarına

herhangi bir zarar vermedim. Görevimi kötüye kullanmadım..."

iii. Y.A.nın 13/1/2015 tarihinde alınan ifadesi şöyledir:

"...olay

tarihinde Kobani olayları nedeniyle önleyici kolluk görevi olarak Devriye

Ekipler Büro Amirliğinde görev yapıyordum. 10/10/2014 tarihinde ben polis

memuru H.E., M.E.K. ve S. . ile birlikte Taksim Meydanında durumundan

şüphelendiğimiz daha önceden ismini bilmediğimiz ve kimlik kontrolünde METİN

ÖZKARA isimli şahıs olduğunu öğrendiğimiz bir şahsın durumunda şüphelendik.

Kaba üst aramasını yaptık. Ayaklarının yanında yerde şeffaf naylon içerisinde

daralı ağırlığı yaklaşık 2 gram gelen ot diye tabir edilen uyuşturucu madde

olduğunu düşündüğümüz maddeyi bulduk. Bu maddeyi kendi rızası ile verip

vermeyeceği sorulduğunda; evet teslim ediyorum dedi. Şahsın aranması olup

olmadığını sorguladık. Aranması olmadığını anladıktan sonra uyuşturucu madde

nedeniyle hakkında yasal işlemlerin yapılması için aynı gün saat 04.25 suları

Taksim Polis Merkezi Amirliğine teslim ettik. Bundan sonra Taksim Polis Merkezi

ile METİN ÖZKARA hakkında ne gibi işlemler yapıldığını bilmiyorum. Hatırladığım

kadarıyla tutanağa geçmedik ancak şahsın alkollü olduğunu hatırlıyorum. Ben

kesinlikle kendisine kötü muamelede bulunmadım. Darp etmedim. Onun eşyalarına

herhangi bir zarar vermedim. Görevimi kötüye kullanmadım..."

iv. A.Y.nin 22/1/2015 tarihinde alınan ifadesi şöyledir:

"...10/10/2014

tarihinde gece mesaisinde güven timleri tarafından yada diğer önleyici polis

memurları tarafından polis merkezimize getirilen şahısların müracaat yada

ifadelerini alırız. METİN ÖZKARA'nın kayıp eşya müracaat formunu zorla

imzalattığımız hususu doğru değildir. METİN ÖZKARA'nın üzerinde çıkan

uyuşturucu nedeniyle savunmasının alındığı tutanakta imza bana aittir.

Kesinlikle polis merkezinde METİN ÖZKARA'ya yönelik herhangi bir kötü muamele

yada darp cebir uygulamadım. Diğer ifadeyi yazan arkadaşım E.B.'nin böyle bir

davranışta bulunduğunu görmedim, müşteki METİN ÖZKARA'ya kayıp eşya müracaat

formunu ben teslim etmedim. Bu müracaat formundaki imza sadece METİN ÖZKARA'nın

isminin altında görebildiğim kadarıyla METİN'in kendi imzasıdır. Kayıp eşya

için müracaat formunda benim yalnızca adım yazmaktadır. Benim imzam yoktur.

Yine aynı formda E.B.'nin de imzası yoktur. Ben bu şekilde bir kayıp eşya form

tutanağı düzenlemedim. Yalnızca müştekinin uyuşturucu madde bulundurmak eylemin

nedeniyle şüpheli olarak almış olduğumuz 10/10/2014 tarihli ifade tutanağının

benim ismimim olduğu yerdeki imza bana aittir..."

3. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar

17. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/1/2015 tarihinde

kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"...olay

tarihinde müştekinin uyuşturucu madde bulundurmak suçundan gözaltına alındığı

ve hakkında yasal işlemlerin yapılması için Taksim Polis Merkezi Amirliğine

götürüldüğü, burada uyuşturucu madde bulundurmak suçundan hakkında tahkikat

yapıldığı esnada şüpheli olarak ifadesinin alındığı ancak bu ifadesinde

çantasının veya eşyalarının kaybolduğu yönünde herhangi bir beyanda

bulunmadığı, şüpheli polis memurlarının kendisine yönelik darp ve cebir

kullandıkları yönündeki iddialarının soyut nitelikte olduğu, bu kapsamda

müştekinin iddialarının soyut nitelikte olduğu ve şüpheliler hakkında kamu

davası açmayı gerektirecek nitelikte ve yoğunlukta delil ve kanıya

ulaşılamadığı..."

18. Başvurucunun itirazı, İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 4/3/2015

tarihli kararıyla reddedilmiştir.

19. Anılan karar, 27/3/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve otuz günlük

başvuru süresi içinde 27/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

20. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 99.

maddesi şöyledir:

"(1)

Gözaltına alınan kişilerin bulundurulacakları nezarethanelerin maddî koşulları,

bu kişinin hangi görevlinin sorumluluğuna bırakılacağı, sağlık kontrolünün

nasıl yapılacağı, gözaltı işlemlerine ilişkin kayıt ve defterlerin nasıl

tutulacağı, gözaltına alınmanın başlangıcında ve bu tedbire son verildiğinde

hangi tutanakların tutulacağı ve gözaltına alınan kişiye hangi belgelerin

verileceği ile kolluk tarafından gerçekleştirilen yakalama işlemlerinin

yürütülmesinde uyulacak kurallar, yönetmelikte gösterilir."

21. 1/6/2005 tarihli ve 25832 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan

Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'nin 9. maddesinin birinci

fıkrası şöyledir:

"Yakalanan

kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hâllerinde

hekim kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu

belirlenir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 17/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru

incelenip gereği düşünüldü:

A. Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu; gözaltına alınırken kolluk görevlileri tarafından cebir

kullanıldığını ve darbedildiğini, polis merkezindeyken de sözlü hakaret ve

fiilî şiddetin devam ettiğini, kötü muamele altında kendisine bilmediği

belgeler imzalatıldığını, tıbbi muayeneden geçirilmediğini, kamera kayıtları

toplanmayarak ve bir kısım polis memurunun ifadesi alınmayarak eksik soruşturma

yapıldığını belirterek kötü muamele yasağı, etkili başvuru hakkı ile adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

Başvurucunun etkili başvuru hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlali

iddialarının da kötü muamele yasağı kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

25. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları şöyledir:

"Herkes,

yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

...

Kimseye işkence ve

eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya

muameleye tabi tutulamaz."

26. Herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı

Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınmıştır. Anılan maddenin birinci

fıkrasında insan onurunun korunması amaçlanmıştır. Üçüncü fıkrasında da kimseye

işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan haysiyetiyle

bağdaşmayan ceza veya muameleye tabi tutulamayacağı hüküm altına alınmıştır

(Cezmi Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 80).

27. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme

hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu hakka

müdahale etmemelerini, yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen

şekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalarını

gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı gösterme

yükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir ve diğerleri,

§ 81).

28. Anayasa’nın 17. maddesi, devlete ayrıca kişilerin işkence ve

eziyete ya da insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir ceza veya muameleye maruz

bırakılmalarını engelleyecek tedbirler alma ödevi yüklemektedir. Anılan

yükümlülük, devletin kişilerin fiziksel ve ruhsal bütünlüklerini idari ve yasal

mevzuat aracılığıyla koruma hususundaki pozitif yükümlülüğünü oluşturmaktadır.

29. Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı kapsamında

sahip olduğu pozitif yükümlülüğün usule ilişkin boyutu çerçevesinde bireyin bir

devlet görevlisi tarafından hukuka aykırı olarak ve Anayasa’nın 17. maddesini

ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutulduğuna ilişkin savunulabilir bir

iddiasının bulunması hâlinde olay hakkında etkili bir resmî soruşturmanın

yürütülmesi gerekmektedir (Cezmi Demir ve diğerleri, § 110; Tahir

Canan, § 25). Ancak bu konuda bir soruşturmanın başlatılabilmesi için

öncelikle işkence ve kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerle

desteklenmelidir. İddia edilen olayların gerçekliğini tespit etmek için her

türlü makul şüpheden uzak kanıtların varlığı gerekir. Bu nitelikteki bir kanıt

yeterince ciddi, açık ve tutarlı emarelerden ya da aksi ispat edilemeyen

birtakım karinelerden de oluşabilir. Ancak bu uygun koşulların tespiti hâlinde

bir soruşturma yükümlülüğünün bulunduğundan bahsedilebilir (C.D., B. No:

2013/394, 6/3/2014, § 28).

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3),48. maddesinin (1) ve

(2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda,kamu gücünün neden olduğu

iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı;

bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği, buna ilişkin

gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B. No: 2013/276,

9/1/2014, §§ 19, 20).

31. Kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkin

başvurularda, başvurucuların delil elde etmeleri konusundaki zorluklar dikkate

alınmakta ve başvuruculardan ihlal iddialarını kanıtlamaları beklenmemektedir.

Ancak başvuruculardan ihlal iddialarının araştırılmasına, dosya kapsamında sahip

olunan bilgi ve belgelerle karşılaştırılarak bir değerlendirme yapılmasına

elverişli somut bir olay anlatımı yapmaları beklenmektedir.

32. Başvurucu, gözaltına alınırken ve polis merkezinde tutulduğu

sırada sözlü ve fiziksel şiddete uğradığını ileri sürmektedir. Öncelikle

başvurucunun yakalanması işlemi sonrasında ve salıverilmesi sırasında sağlık

muayenesinden geçirilmemiş olduğu belirtilmelidir. Başvurucu da anılan husustan

şikâyet etmektedir. Başvurucu hakkında düzenlenen yakalama tutanağında başvurucunun

zor kullanarak yakalandığına dair bir tespit bulunmamaktadır. Başvurucunun

polis merkezinde alınan ifadesinde de zor kullanıldığına ilişkin bir beyanda

bulunmadığı anlaşılmaktadır. Başvurucu, hakkında gözaltı işlemi uygulanmaksızın

salıverilmiştir. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'nin 9.

maddesinin birinci fıkrasının -yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya

zor kullanılarak yakalanması hâllerinde hekim kontrolünden geçirilmesini

öngördüğü dikkate alındığında- tek başına başvurucunun sağlık kontrolünden

geçirilmemiş olması yönünden bir değerlendirme yapılmayacaktır.

33. Yukarıda açıklandığı üzere başvurucu, polis merkezinde iken

yakalama sırasında zor kullanıldığına ya da darbedildiğine ilişkin bir beyanda

bulunmamıştır. Başvurucunun polislerden korktuğu, çekindiği için bu tür bir

beyanda bulunamadığını ya da bu iddiaları ileri sürdüğü hâlde ifade tutanağına

yazılmadığını da başvuru formunda ileri sürmediği anlaşılmaktadır. Başvurucu,

serbest bırakıldıktan yaklaşık on beş saat sonra darp iddiasıyla hastaneye

başvurarak sağlık raporu almış ve darp iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına

şikâyette bulunmuştur. Ancak başvurucunun bireysel başvuru dosyasında da

soruşturma aşamasında da, maruz kaldığını ileri sürdüğü şiddete ilişkin somut

bir anlatımda bulunmadığı anlaşılmaktadır.

34. Başvurucu, kötü muamele iddialarını yalnızca serbest bırakıldıktan

sonra aldığı rapora dayanarak ileri sürmüş olmakla birlikte rapor almak için

neden on beş saat beklediği konusunda da bir açıklama yapmamıştır. Söz konusu

yaraların hangi zaman diliminde gerçekleşmiş olabileceğine ilişkin bir açıklama

da bulunmadığı için serbest bırakılmadan sonraki süreçte gerçekleşmediği kesin

olarak söylenemeyecektir. Ayrıca başvurucunun aldığı sağlık raporunu Cumhuriyet

Başsavcılığına ibraz edip etmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.

Başvurucu buna ilişkin olarak da bir açıklama yapmamıştır.

35. Başvurucunun kötü muamele iddialarına konu darp olayının ne

şekilde gerçekleştiğine ilişkin olarak Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı

şikâyet aşamasında da bireysel başvuru formlarında da bilgi vermediği ve somut

bir açıklamada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple soyut şekilde ileri

sürülen iddialar ile sağlık raporunun uyumluluğu noktasında bir değerlendirme

yapılamamıştır. Başvurucunun kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin olarak

savunulabilir bir iddia ortaya koymadığı anlaşılmaktadır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

37. Başvurucu, kötü muamele yoluyla kendisine ne olduğunu bilmediği

bazı belgeler imzalatıldığını ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

suçu için delil üretildiğini, ayrıca gözaltında iken avukat yardımından

yararlanma talebinin yerine getirilmediğini belirterek adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

38. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca

bireysel başvuru yoluna başvurulabilmesi için olağan kanun yollarının tüketilmiş

olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 16).

39. Somut olayda, başvurucunun kullanmak için uyuşturucu madde

bulundurma suçundan hakkında verilmiş olan kamu davasının açılmasının

ertelenmesine ilişkin karara karşı ihlal iddialarını ileri sürebileceği itiraz

olağan kanun yoluna başvurduğuna ve ihlal iddialarını burada dile getirdiğine

ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır.

40. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları Yönünden

1. Başvurucunun İddiaları

41. Başvurucu; hiçbir gerekçe gösterilmeksizin, keyfî şekilde

gözaltına alındığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca içinde kişisel eşyalarının

bulunduğu çantasının gözaltı uygulaması sırasında kaybolması nedeniyle mülkiyet

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

42. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca

bireysel başvuru yoluna başvurulabilmesi için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, § 16).

43. 5271 sayılı Kanun'un koruma tedbirleri nedeniyle tazminat konusunu

düzenleyen 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:

"(1) Suç

soruşturması veya kovuşturması sırasında;

a) Kanunlarda

belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına

karar verilen,

...

c) Kanunî hakları

hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine

getirilmeden tutuklanan,

...

g) Yakalama veya

tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun

hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,

...

j) Eşyasına veya

diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya

korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı

değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,

Kişiler, maddî ve

manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler."

44. Anılan hüküm gereğince, uygulanan koruma tedbirinin niteliğine

göre asıl davada hüküm verilmesine gerek bulunmayan hâllerde yargılamanın

sonucu beklenmeksizin (Hikmet Kopar ve diğerleri [GK], B. No:

2014/14061, 8/4/2015, § 68), asıl davada hüküm verilmesini gerektiren hâllerde

ise verilecek hükmün kesinleşmesinin ardından 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi

hükümlerine göre tazminat talep edilmesi mümkündür.

45. 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolunun

başvurucunun ihlal iddialarını telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yolu

olduğu, başvurucunun anılan yolu tükettiğine yönelik herhangi bir bilgi ya da

belge sunmadığı anlaşıldığından anılan şikâyetlerin incelenmesinin ikincillik

ilkesi gereği mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

46. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Diğer ihlal iddialarının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 17/7/2019

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/7415, 17 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İkinci
  4. Bölüm
  5. Karar
  6. Yıldırım
  7. Topal
  8. Seferinoğlu
  9. Demir Koşar
  10. Özkara
  11. I. Başvurunun Konusu
  12. II. Başvuru Süreci
  13. III. Olay Ve Olgular
  14. A. Başvurucu Hakkında Yürütülen Adli Süreç
  15. B. Başvurucunun Şikâyeti Üzerine Polis Memurları Hakkında
  16. IV. İlgili Hukuk
  17. V. İnceleme Ve Gerekçe
  18. A. Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  19. B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  20. C. Diğer İhlal İddiaları Yönünden
  21. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 17/7/2019
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/7415
Tarih
17 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Halk Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/19270)
  • Yasin Yalçınkaya Başvurusu (B. No: 2016/49199)
  • Selma Elma Başvurusu (B. No: 2017/24902)
  • Ergün Özlük Başvurusu (B. No: 2015/17513)
  • Mehmet Aksoy Başvurusu (B. No: 2014/5433)
  • İbrahim Demiroğlu Başvurusu (B. No: 2017/15698)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.