İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Muammer Çilenger Başvurusu (B. No: 2014/10898)

1. Başvuru, işçilik alacağından kaynaklanan tazminat davasında

Başvuru No2014/10898Tarih20 Eylül 2017Okuma9 dk · 1.822 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Muammer Çilenger Başvurusu

Karar tarihi
20 Eylül 2017
Başvuru Numarası
2014/10898
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.822 kelime·9 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, işçilik alacağından kaynaklanan tazminat davasında

usul ve kanuna aykırı karar verilmesi, ıslaha konu alacak talebinin

reddedilmesi, karara karşı karar düzeltme yolunun kapalı olması ve yargılamanın

uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 27/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 24/4/2015 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

7. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş,

7/5/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne

karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu, 1/11/1998-30/12/2006 tarihleriarasında

İ.D. isimli şahsın işyerinde ustabaşı olarak çalışmıştır.

10. Başvurucu 12/4/2010 tarihinde Beydağı

Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı davada, çalıştığı döneme yönelik fazla çalışma,

genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve hafta tatili ücreti kalemlerinin her

biri için 100 TL alacak talebinde bulunmuştur.

11. Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulunun 16/6/2012 tarihli kararı

ile Beydağı Adliyesi kapatılmış, dosya Ödemiş Asliye

Hukuk Mahkemesine (Mahkeme) gönderilmiştir.

12. Başvurucu 1/10/2012 tarihli bilirkişi raporunda tespit

edilen miktarlara göre 1/11/2012 tarihli dilekçesiyle dava değerini 16.072 TL

olarak ıslah etmiştir.

13. Davalı 15/11/2012 tarihli duruşmada zamanaşımı defiileri sürmüştür.

14. Mahkeme 16/5/2013 tarihli kararında, başvurucunun alacak

taleplerinin sabit olduğunu, iş akdinin 30/12/2006 tarihinde sona erdiğini,

ıslah dilekçesinin 1/11/2012 tarihinde verildiğini, ıslah tarihine göre 5

yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek dava dilekçesinde talep edilen

değerler üzerinden davayı kabul etmiş ve zamanaşımı nedeniyle ıslah

dilekçesinde ileri sürülen fazlaya ilişkin talepleri reddetmiştir.

15. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin

22/4/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.

16. Onama kararı 29/5/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş

ve 27/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 20/9/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Islaha Konu Alacak Talebinin Reddedilmesi

Yönünden

18. Başvurucu ıslah talebinin yeni bir dava olmadığını, ıslahın

tahkikatın sona ermesine kadar ileri sürülebileceğini, bu nedenle ıslahla

artırılan alacak talebinin, zamanaşımı nedeniyle reddedilmesinin hukuka aykırı

olduğunu belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

19. Somut davaya benzer bir başvuruda (Hüseyin Gönel,

B. No: 2013/2491, 17/7/2014), bir işverenin yanında çalışan başvurucunun iş

akdinin 1/11/2003 tarihinde feshedilmesi üzerine başvurucu açtığı davada ihbar

tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret alacağı ve fazla mesai kalemlerinin her

biri için 100 TL alacak talebinde bulunmuş, yargılama sırasında 10/10/2011

tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen alacak miktarlarına istinaden

18/10/2011 tarihinde davayı ıslah ederek talep miktarlarını artırmış, davalı

taraf ise 4/11/2011 tarihli dilekçesi ile ıslah edilen kısma ilişkin zamanaşımı

defi ileri sürmüştür. Mahkeme; yıllık izin, ücret alacağı ve fazla mesai

alacaklarının, ıslah tarihine göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu

belirterek bu talepler açısından davayı kısmen kabul etmiş ve dava dilekçesindeki

talep miktarlarını esas alarak karar vermiştir. Başvurucu, yargılamanın uzun

sürmesi nedeniyle ıslaha konu alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

20. Anayasa Mahkemesi bu başvuruda, Yargıtay içtihatlarında işçi

alacaklarının miktar olarak davanın açıldığı tarihte tam ve kesin olarak

tespitinin mümkün olup olmadığının somut olayın özelliğine göre

değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, her durumda teknik ve hukuki

uzmanlık gerektiren hesaplamalar yapılması beklenmemekle birlikte başvurucunun

hizmet akdi ile ne kadar süre ile çalıştığını bilmesi gerektiğini, somut davaya

konu alacağın dava açıldığı tarih itibarıyla ilgili mevzuata göre en azından

asgari ücret rakamları üzerinden hesaplanmasının mümkün olduğunu, Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu ve iş davalarına bakan Yargıtay dairesinin ıslah edilen

alacakla ilgili olarak zamanaşımı definin ileri sürülebileceği yönündeki

içtihatlarının avukatla temsil edilen başvurucu için öngörülebillir

olduğunu ve hukuki belirsizlik taşımadığını, 5 yıllık zamanaşımı süresinin

geçmesinde en büyük payın başvurucuya ait olduğunu, başvurucunun, iş akdi

1/11/2003 tarihinde feshedildiği hâlde alacak davasını 25/4/2006 tarihinde

yaklaşık 2 yıl 6 ay sonra açarak zamanaşımı süresinin yarısının geçmesine neden

olduğunu belirterek zamanaşımı nedeniyle ıslah edilen miktarlara yönelik ret

kararı verilmesinin mahkemeye erişim hakkının ihlali sonucunu doğurmayacağını

belirtmiştir (anılan karar, §§ 47-49).

21. Anılan karardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığı

anlaşılan başvuru konusu olayda 30/12/2006 tarihinde iş akti

sona eren başvurucunun 12/4/2010 tarihinde açtığı davada çalıştığı döneme

yönelik fazla çalışma, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve hafta tatili

ücreti kalemlerinin her biri için 100 TL alacak talebinde bulunduğu, yargılama

sırasında alınan bilirkişi raporuna göre başvurucunun alacak talebini 1/11/2012

tarihli ıslah dilekçesi ile artırdığı, Mahkemenin ıslah edilen alacak

kısımlarına yönelik ıslah tarihine göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu

belirterek dava dilekçesinde talep edilen değerler üzerinden davayı kabul

ettiği anlaşılmıştır. Başvurucunun hizmet akdi ile ne kadar süre çalıştığının

tespiti ile işçilik alacağının dava açıldığı tarih itibarıyla ilgili mevzuata

göre en azından asgari ücret rakamları üzerinden hesaplanmasının mümkün olduğu,

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve iş davalarına bakan Yargıtay dairesinin ıslah

edilen alacağa karşı zamanaşımı definin ileri sürülebileceği hususundaki içtihatlarının

avukatla temsil edilen başvurucu açısından öngörülmeyecek nitelikte bir hukuki

belirsizlik taşımadığı, başvurucunun iş aktinin sonra

ermesinden yaklaşık 3 yıl 3 ay sonra başvuru konusu davayı açtığı, bu durumun 5

yıllık zamanaşımı süresinin dolmasında önemli etkisinin bulunduğu

anlaşılmıştır.

22. Buna göre başvurucunun ıslaha konu alacak talebinin

zamanaşımı nedeniyle reddedilmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri

bağlamında öngörülebilirlik sınırları içinde ve ölçülü olduğu, yapılan yorumun

başvurucunun başvurucunun mahkemeye erişim hakkını

zedelemediği sonucuna ulaşılmıştır.

23. Açıklanan nedenle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

2. Karar Düzeltme Yolunun Kapalı Olması

Yönünden

24. Başvurucu, iş davalarında Yargıtay kararına karşı karar

düzeltme yolunun kapalı olmasının Anayasa'nın 10. ve 36. maddelerinde

düzenlenen eşitlik ilkesi ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri

sürmüştür.

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun Anayasa'nın 10. maddesinde

güvence altına alınan eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiasının, adil

yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

26. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan

mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve

uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

gelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız

hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren

sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52). Öte yandan mahkemeye erişim hakkı, sadece ilk derece mahkemesinde dava

açma hakkını değil eğer iç hukukta itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun

yollarına başvurma imkânı tanınmış ise üst mahkemelere başvurma hakkını da

içerir (Ali Atlı, B. No:

2013/500, 20/3/2014, § 49).

27. Gereksiz başvuruların önlenerek dava sayısının azaltılması

ve böylece mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmeksizin uyuşmazlıkların makul

sürede bitirebilmesi amacıyla bir kısım mahkeme kararına karşı temyiz/karar düzeltme yolunun kapalı

tutulmasının anayasal hakları ihlal ettiği söylenemez (Abdurrahman Şanda, B. No: 2014/3907,

7/12/2016, § 32).

28. Somut olayda başvurucunun talep ve itirazlarını ilk derece

ve temyiz makamlarına ilettiği, kararın iki dereceli yargılamada denetiminin

sağlandığı, sınırlı inceleme imkânı tanıyan karar düzeltme yolunun hızlı

yargılamayı hedefleyen iş davalarında öngörülmemesinin mahkemeye erişim

hakkının ihlali sonucunu doğurmayacağı anlaşılmıştır.

29. Açıklanan gerekçeyle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları açısından incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Yargılamanın Sonucunun Adil Olmadığına

İlişkin İddia

30. Başvurucu, ıslahla müddeabihin

artırılan kısmı ile ilgili zamanaşımı definde bulunulamayacağına ilişkin başka

Yargıtay Dairesinin kararları olduğunu, kararın bu yönüyle haksız ve hukuka

aykırı olduğunu belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

31. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla

ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içeren

tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet

Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

32. Başvurucunun ihlal iddialarının, yukarıda belirtilen içtihat

kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğindedir. Somut olayda Mahkeme, başvurucu

ve davalı tarafın iddia ve savunmalarını incelemiş, ilgili Kanun hükümlerini

somut olay çerçevesinde değerlendirmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar

vermiştir. Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun iddiaları incelendiğinde,

iddiaların özünün derece mahkemeleri tarafından hukuk kurallarının ve

delillerin değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas

itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

33. Öte yandan benzer konularda aynı derecedeki yargı mercileri

arasındaki içtihat farklılıkları tek başına adil yargılanma hakkının ihlali

niteliğinde kabul edilemeyeceği gibi derece mahkemeleri veya temyiz

mercilerinin uyuşmazlıklara ilişkin olarak tarafların talepleri ve delilleri

arasındaki yorum farklılıkları da tek başına adil yargılanma hakkının ihlali

niteliğinde kabul edilemez (Miraş Mümessillik İnş. Taah.

Reklam. Paz. Yay. San. Tic. A.Ş., B. No: 2012/1056, 16/4/2013, §

36).

34. Bu açıdan başvurucunun, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi

kararının, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin trafik kazası nedenine dayalı maddi ve

manevi tazminat davasında benzer hususta verdiği kararla çeliştiği, bu nedenle

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik iddiasının esas itibariyle

derece mahkemesince hukuk kurallarının yorumlanması, somut olaya uygulanması ve

delillerin değerlendirilmesi hususuna ilişkin olduğu görülmektedir.Nitekim

dosya kapsamında belirtilen ilkeler çerçevesinde başvuru konusu olaya özgü

değerlendirme yapılarak yeterli gerekçe ile sonuca ulaşıldığı anlaşılmış ve

Mahkeme kararında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

oluşturan herhangi bir durum da tespit edilmemiştir.

35. Açıklanan nedenle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

C. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

36. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

37. Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin olan iş mahkemeleri

nezdinde açılan davalarda yargılama süresi tespit edilirken sürenin başlangıç

tarihi olarak uyuşmazlığı karara bağlayacak davanın açıldığı tarih; sürenin

sona erdiği tarih olarak yargılamanın sona erdiği (Nesrin Kılıç, B. No: 2013/772, 7/11/2013, § 69), yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Mehmet Salih Ayyıldız, B.

No: 2012/397, 17/11/2014, § 25).

38. İş mahkemeleri nezdinde görülen davalarda yargılama

süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve

kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki

tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin

niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Nesrin

Kılıç, § 58).

39. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda Beydağı

Asliye Hukuk Mahkemesine 12/4/2010 tarihinde açılan ve Ödemiş 1. Asliye Hukuk

Mahkemesine devredilen davanın yargılamasında taraf tanıklarının farklı

celselerde beyanlarının alındığı, ilgili kurumlardan belgelerin celbedildiği, bilirkişi rapor ve ek raporunun alındığı,

Mahkemenin 16/5/2013 tarihinde davayı kısmen kabul ettiği,kararın

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 22/4/2014 tarihli kararıyla onandığı

anlaşılmıştır. Buna göre yaklaşık 4 yıllık yargılama süresinin makul olduğu

sonucuna varmak gerekir.

40. Açıklanan nedenle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

20/9/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Yakup MACİT

Başvurucu

:

Muammer

ÇİLENGER

Vekili

:

Av. Bilal

BAHADIR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/10898, 20 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine
  8. B. Yargılamanın Sonucunun Adil Olmadığına
  9. C. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal
  10. A. Başvurunun açıkça
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Gökcan
  13. Hakyemez
  14. Çilenger
  15. Bahadır
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/10898
Tarih
20 Eylül 2017

İlgili Kararlar

  • Emine Kevser ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/312)
  • Cihan Koçak Başvurusu (B. No: 2014/12302)
  • Mahmut Çelik ve Cevher Çelik Başvurusu (B. No: 2014/14874)
  • Emine Ergün Başvurusu (B. No: 2014/6052)
  • M.i. Başvurusu (B. No: 2014/13864)
  • İrfan Can Başvurusu (B. No: 2014/14646)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.