İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Murat Aksu Başvurusu (B. No: 2013/9771)

1. Başvurucu, kanuni tutukluluk

Başvuru No2013/9771Tarih10 Haziran 2015Okuma6 dk · 1.253 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Murat Aksu Başvurusu

Karar tarihi
10 Haziran 2015
Başvuru Numarası
2013/9771
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.253 kelime·6 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, kanuni tutukluluk

süresinin aşılması nedeniyle Anayasa’nın 19. maddesinde düzenlenen kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 24/12/2013

tarihinde Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe

ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde belirlenen eksiklikler

tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci

Komisyonunca 24/3/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesi ve UYAP

aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, hakkında

yürütülen soruşturma kapsamında 30/9/2008-2/10/2008 tarihleri arasında

gözaltında kaldıktan sonra 3/10/2008 tarihinde tutuklanmıştır.

6. Burhaniye Cumhuriyet

Başsavcılığınca düzenlenen 29/12/2008 tarihli iddianame ile başvurucu hakkında

“kasten insan öldürme ve kasten insan öldürmeye teşebbüs” suçlarından kamu

davası açılmıştır.

7. Davanın görüldüğü Burhaniye

1. Ağır Ceza Mahkemesi yargılama sonucunda 24/12/2009 tarihli ve E.2009/111,

K.2009/366 sayılı kararı ile başvurucunun cezalandırılmasına ve tutukluluk

halinin devamına hükmetmiştir.

8. Temyiz üzerine Derece

Mahkemesinin kararı, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29/12/2011 tarihli ilamı ile

bozulmuştur.

9. Ancak Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığının bu karara itirazı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11/6/2013

tarihli kararı ile itirazın kabulüne ve Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29/12/2011

tarihli kararında geçen “B-b” bölümünün çıkartılmasına karar vermesi üzerine

dava dosyası Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2013/307 sırasına

kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.

10. Başvurucu, 4/10/2013 tarihli

dilekçe ile tahliye talebinde bulunmuştur. Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi,

7/10/2013 tarihli ve 2013/1510 Değişik İş sayılı kararı ile tutukluluk halinin

devamına karar vermiştir. Bu karara yapılan itiraz, Burhaniye 2. Ağır Ceza

Mahkemesinin 9/10/2013 tarihli ve 2013/151 Değişik İş sayılı kararı ile

reddedilmiştir. Başvurucu, ret kararını 6/12/2013 tarihinde öğrenmiştir.

11. Başvurucu 24/12/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

12. Devam eden yargılamada

Mahkeme, 17/1/2014 tarihli ve E.2013/307, K.2014/17 sayılı kararla başvurucunun

kasten insan öldürme suçundan toplam 50 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına

ve tutukluluk halinin devamına karar vermiştir.

13. UYAP sisteminden yapılan

sorgulamada başvurucu hakkındaki kararın temyiz aşamasında olduğu tespit

edilmiştir.

B. İlgili

Hukuk

14. 4/12/2004 tarihli ve 5271

sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“(1) Kuvvetli suç şüphesinin

varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde,

şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi

beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama

kararı verilemez.

(2)

Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli

veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut

olgular varsa.

b) Şüpheli

veya sanığın davranışları;

1.

Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık,

mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarında

kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3)

Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı

halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a)

26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda

yer alan;

…

2. Kasten öldürme (Madde

81, 82, 83),

…”

15. Aynı Kanun’un 102. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Ağır ceza mahkemesinin görevine giren

işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde,

gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.”

16. 26/9/2004 tarihli ve 5237

sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bir insanı

kasten öldüren kişi, müebbet hapis

cezası ile cezalandırılır.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

17. Mahkemenin 10/6/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 24/12/2013 tarihli ve

2013/9771 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

18. Başvurucu, 3/10/2008

tarihinden bu yana tutuklu bulunduğunu, beş yılı aşkın süredir tutuklu

olmasının 5271 sayılı Kanun’un 102. maddesinin açık ihlali olduğunu belirterek

Anayasa’nın 13., 19. ve 38. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş,

tahliyenin sağlanması ile tazminat talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

19. Anayasa Mahkemesi, olayların

başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve

olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun şikâyetlerinin

Anayasa’nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında incelenmesi gerektiği

sonucuna varılmıştır.

20. Anayasa’nın 19. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

“Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak

kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya

değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan

ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla

tutuklanabilir. Hakim kararı olmadan yakalama, ancak

suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun

şartlarını kanun gösterir.

21. Anayasa’nın 19. maddesinin

birinci fıkrasında herkesin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına sahip olduğu

ilke olarak konduktan sonra, ikinci ve üçüncü fıkralarında şekil ve şartları

kanunda gösterilmek şartıyla kişilerin özgürlüğünden mahrum bırakılabileceği

durumlar sınırlı olarak sayılmıştır. Dolayısıyla kişinin özgürlük ve güvenlik

hakkının kısıtlanması ancak Anayasa’nın anılan maddesi kapsamında belirlenen

durumlardan herhangi birinin varlığı halinde söz konusu olabilir (Murat Narman, B. No: 2012/1137, 2/7/2013,

§ 42).

22. Anayasa’nın “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması”

başlıklı 13. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın

yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve

ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasa’nın sözüne ve

ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük

ilkesine aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Anayasa’nın 19. maddesindeki

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının sınırlanabileceği durumların şekil ve

şartlarının kanunda gösterilmesi ölçütü, Anayasa’nın 13. maddesindeki temel hak

ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceğine dair kural ile uyumludur (Ramazan Aras, B. No: 2012/239, 2//7/2013,

§ 44).

23. Kişi hürriyeti ve

güvenliğine ilişkin sınırlamaların, kanunda belirtilen esas ve usule uygunluğunu

sağlama yükümlülüğü ilke olarak idari organlara ve derece mahkemelerine aittir.

İdare organları ve mahkemeler esas ve usule ilişkin hukuk kurallarına uymakla

yükümlüdürler. Anayasa’nın 19. maddesinin amacı bireyi keyfi bir şekilde

özgürlüğünden alıkoymaya karşı korumak olup, maddede öngörülen istisnai

hâllerde kişi özgürlüğüne getirilecek sınırlamaların maddenin amacına uygun

olması ve keyfi uygulamaya yol açmaması gerekir. Bu nedenle Anayasa’nın 19.

maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hürriyetten yoksun bırakmanın şekil ve

şartlarının kanunda gösterilmesi kuralı gereğince, başvurucunun tutukluluk

durumunun “kanuni” dayanağının

bulunup bulunmadığının, kanunun özgürlükten yoksun kılmaya izin verdiği

hâllerde ise, kanunun hukuk devleti ilkesi gereği, keyfiliği önlemek için,

uygulanmasında yeterli ölçüde erişilebilir, kesin ve öngörülebilir olup

olmadığının Anayasa Mahkemesince incelenmesi gerekir (Ramazan Aras, § 45).

24. 5271 sayılı Kanun’un 102.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında, ağır ceza mahkemesinin görevine giren

işlerde tutukluluk süresinin en çok iki yıl olduğu ve bu sürenin zorunlu

hallerde gerekçesi gösterilerek uzatılabileceği, ancak uzatma süresinin toplam

üç yılı geçemeyeceği belirtilmiştir. Buna göre uzatma süreleri dâhil toplam

tutukluluk süresinin azami beş yıl olabileceği anlaşılmaktadır.

25. Tutukluluk süresinin

hesabında ilk derece mahkemesi önünde yargılama aşamasında geçen sürelerin

dikkate alınması gerekir. Zira kişi yargılanmakta olduğu davada ilk derece

mahkemesi kararıyla mahkûm edilmişse, bu kişinin hukuki durumu “bir suç isnadına bağlı olarak tutuklu” olma

kapsamından çıkmakta ve tutmanın nedeni ilk derece mahkemesince verilen “hükme bağlı olarak tutma” haline

dönüşmektedir. Bu bakımdan temyiz aşamasında geçen süreler tutukluluk süresinin

değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulamaz (Hamit Kaya, B. No: 2012/338, 2/7/2013, § 41).

26. Başvuru konusu yargılama

kapsamında 30/9/2008-2/10/2008 tarihleri arasında gözaltında kalan başvurucu,

3/10/2008 tarihinde tutuklanmıştır. Başvurucu, gözaltında kaldığı

30/9/2008-2/10/2008, tutuklu kaldığı 3/10/2008-24/12/2009 ve

11/6/2013-17/1/2014 tarihleri arasında bir “suç

isnadına bağlı olarak”, 24/12/2009-11/6/2013 tarihleri ve 17/1/2014

tarihi sonrasındaki sürede ise “hükme bağlı

olarak tutma” anlamında özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır. Buna

göre, başvurucunun başvuru konusu yargılama kapsamında “suç isnadına bağlı olarak” toplam tutulma

süresi 1 yıl 10 aydır.

27. Başvurucunun, “bir suç

isnadına bağlı olarak” tutulduğu

süre ilk derece mahkemesinin kararını verdiği 17/1/2014 tarihi itibarıyla 5271 sayılı Kanun’un 102. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında öngörülen beş yıllık azami süreyi aşmamıştır.

28. Açıklanan gerekçelerle,

başvurunun kanuni tutukluluk süresinin aşıldığı iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması” sebebiyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A.

Başvurunun kanuni tutukluluk süresinin aşıldığı iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B.

Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

10/6/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör : Şükrü DURMUŞ Başvurucu : Murat AKSU Vekili : Av. Mehmet Emin TAŞDEMİR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/9771, 10 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. M. Emin KUZ
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/9771
Tarih
10 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2014/5138
  • Şerif Karakaş Başvurusu (B. No: 2013/7279)
  • Fatma Sevinç Başvurusu (B. No: 2014/3795)
  • Eyüp Astürk Başvurusu (B. No: 2014/2734)
  • Nurettin Tunç Başvurusu (B. No: 2014/9917)
  • Servet Bilen Başvurusu (B. No: 2014/6696)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.