İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Murat Araç Başvurusu (B. No: 2018/29015)

1. Başvuru, tahliye taleplerinin incelenmemesi ve tutukluluğun

Başvuru No2018/29015Tarih8 Eylül 2020Okuma9 dk · 1.731 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Murat Araç Başvurusu

Karar tarihi
8 Eylül 2020
Başvuru Numarası
2018/29015
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.731 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tahliye taleplerinin incelenmemesi ve tutukluluğun

devamı kararlarının tebliğ edilmemesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkının; gözaltı ve tutuklama sürecindeki bazı uygulamalar nedeniyle de kötü

muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurucu 22/5/2017 tarihinde 2017/25593 sayılı bireysel

başvuruyu yapmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. 5/10/2018 tarihinde, 2017/25593 numaralı bireysel başvuru

dosyasında başvurucunun tahliye taleplerinin incelenmediği, tutukluluğun devamı

kararlarının tarafına tebliğ edilmediği ve gözaltında kötü muameleye maruz

kaldığı yönündeki iddialarının konu yönünden ayrılmasına ve ayrılan dosyanın

2018/29015 başvuru numarasına kaydedilmesine karar verilmiştir. Öte yandan Birinci

Bölüm İkinci Komisyonunca 16/11/2018 tarihinde 2017/25593 numaralı başvuruda

başvurucunun diğer iddialarının kabul edilemez olduğuna karar verilmiştir.

5. Komisyonca, tefriken oluşturulan 2018/29015 numaralı

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

9. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle

karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde

olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son

bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu

teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve

son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması

(PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No:

2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).

10.

Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle

bağlantılı ya da darbe girişimiyle doğrudan bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin

kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil

toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet

başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş ve çok sayıda kişi hakkında

gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın

Yavuz ve diğerleri, § 51, Mehmet

Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12).

11. Avukat olan başvurucu FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında

10/8/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır.

12. Başvurucu, Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/8/2016

tarihli kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır.

13. Başvurucunun tahliye talepleri ve tutukluluk durumu; Ankara

6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 9/9/2016 tarihli, Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin

5/10/2016 ve 7/11/2016 tarihli, Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 7/12/2016

tarihli, Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 6/1/2017 tarihli, Ankara 7. Sulh Ceza

Hâkimliğinin 9/2/2017 tarihli kararlarıyla incelenmiş ve tutukluluğunun

devamına karar verilmiştir.

14. Başvurucunun tutukluluk durumu bireysel başvuru öncesi son

olarak Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 9/3/2017 tarihli kararıyla incelenmiş;

başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına, kararın başvurucu ve müdafilerine

tebliğine itirazı kabil olmak üzere karar verilmiştir. Başvurucu 20/3/2017

tarihinde bu karara itiraz etmiştir. Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği 6/4/2017

tarihinde itirazı incelemiş ve reddetmiştir. Bu karar başvurucuya 25/4/2017

tarihinde tebliğ edilmiştir.

15. Başvurucu 22/5/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

16. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14/6/2017 tarihli iddianamesi

ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan

kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır

ceza mahkemesinde kamu davası açılmıştır.

17. İddianame, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilerek

E.2017/34 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Mahkeme

tensiple birlikte başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına da karar vermiştir.

18. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi 29/3/2019 tarihinde,

başvurucunun anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan

beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis

cezası ile cezalandırılmasına ve adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine karar

vermiştir.

19. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla

istinaf kanun yolunda derdesttir.

20. Anayasa Mahkemesince 19/9/2018 tarihinde, Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığına başvurucu tarafından kötü muamele iddialarıyla ilgili suç

duyurusunda bulunulup bulunulmadığı sorulmuş; Savcılıktan gelen 28/9/2018 tarihli

cevap yazısında başvurucunun müştekisi olduğu bir dosyanın bulunmadığı

belirtilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 8/9/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

22. Başvurucu; tahliye taleplerinin incelenmediğini,

tutukluluğun devamı kararlarının tarafına tebliğ edilmediğini, bu suretle de

özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

23. Bakanlık görüşünde öncelikle 4/12/2004 tarihli ve 5271

sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesindeki tazminat yolunun

tüketilmesi gerektiği belirtilmiştir. Esas bakımından ise Bakanlık,

başvurucunun tahliye talepleri ve tutukluluk durumunun Ankara 4. Sulh Ceza

Hâkimliğince 9/9/2016, 5/10/2016, 7/11/2016, 7/12/2016, 6/1/2017, 9/2/2017,

9/3/2017 tarihlerinde incelendiğini ve tutukluluk hâlinin devamına karar

verildiğini, bu nedenle başvurucunun tahliye taleplerinin incelenmediğine ve

özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine yönelik iddialarının açıkça

dayanaktan yoksun olduğunu belirtmiştir.

2. Değerlendirme

24. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No:

2012/403, 26/3/2013, §§ 16, 17).

25. 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

(k) bendi yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama ve tutuklama işlemine

karşı kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmamaları durumunda

maddi ve manevi her türlü zararlarının tazminini isteyebilmelerine imkân

sağlamaktadır. Anayasa Mahkemesi, tutukluluk incelemeleri sonucunda verilen

kararların tebliğ edilmemesi, tahliye taleplerinin değerlendirilmemesi

şikâyetleri ile ilgili olarak bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla

tahliyesine karar verilmiş veya hükümlü hâle gelmiş başvurucular yönünden asıl

dava sonuçlanmamış da olsa 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının (k) bendinde öngörülen yolun tüketilmesi gereken etkili bir hukuk

yolu olduğu sonucuna varmıştır (Ali Efendi

Peksak (2), B. No: 2017/37727, 12/9/2019, §§ 56-67; Özgür Arıbaş, B. No: 2015/2394,

31/10/2018, §§ 57-60; Mehmet Takımsu,

B. No: 2016/63712, 15/11/2018, §§ 65-69; Abdurrahim

Özkan, B. No: 2017/25586, 18/4/2018, §§ 80-86).

26. Bireysel başvuruda bulunduktan sonra 29/3/2019 tarihinde

tahliyesine ve mahkûmiyetine karar verilen başvurucunun tutukluluk incelemeleri

sonucunda verilen kararların kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle tutuklama

işlemine karşı başvuru imkânlarından yararlandırılmadığına ilişkin iddiası 5271

sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında açılacak davada incelenebilir. Bu madde

kapsamında açılacak dava sonucuna göre başvurucunun tutukluluğa karşı başvuru

imkânlarından yararlandırılmadığının tespiti hâlinde görevli mahkemece

başvurucu lehine tazminata da hükmedilebilecektir. Buna göre 5271 sayılı

Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolu başvurucunun durumuna uygun,

telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yoludur ve bu olağan başvuru yolu

tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesi bireysel başvurunun ikincillik niteliği ile bağdaşmamaktadır.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Kötü Muamele Yasağının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

28. Başvurucu; gözaltı sırasında yasak usullerle sorgu işlemine

tabi tutulduğunu, tehdit edildiğini, psikolojik olarak yıpratıldığını,

avukatıyla görüşmesine izin verilmediğini ve ifadesini bu şekilde imzalamak

zorunda bırakıldığını, başkalarının uğradığı ve kendisinin de şahit olduğu

uygulamalar nedeniyle direncinin kırıldığını, gözaltına alındığı andan itibaren

yaşadığı stres ve korku nedeniyle kalp krizi geçirme riski bulunduğunu, bu

yüzden hayatının tehlike altında olduğunu, gözaltında bulunduğu sırada ışığı

sürekli açık bırakılan 7-8 m² genişliğinde bir hücrede 19-20 kişi ile birlikte

kaldığını, burada verilen gıdaların yetersiz olduğunu, temel insani

ihtiyaçlarını gidermesinin engellendiğini, dinlenmenin ve uyumanın mümkün

olmadığını, tutukluluk sürecinde de yaşadığı stres ve korku nedeniyle

kardiyoloji bölümüne sevk edildiğini, muayene ve tetkiklerden geçtiğini

belirterek kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

29. Başvurucu, bu şikâyetlerini soruşturmayı yürüten savcıya

dilekçeyle vakit kaybetmeden bildirmesine rağmen bu konuda resen soruşturma

başlatılmadığını ileri sürmüştür. Başvurucu bu şikâyetlerini ayrıca Türkiye

Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları Komisyonuna ve tutukluları ziyaret

etmek amacıyla ceza infaz kurumuna gelen Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi

yetkililerine yazılı olarak ilettiğini, TBMM'den gelen yazıda incelemenin devam

ettiğinin ve İçişleri Bakanlığından bilgi talep edildiğinin kendisine

bildirildiğini belirtmiştir.

30. Bakanlık görüşünde, başvurucunun kötü muamele iddiaları

yönünden hukuk sisteminde mevcut idari ve yargısal yolları tüketmeksizin

bireysel başvuruda bulunduğu belirtilmiştir.

2. Değerlendirme

31. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini

öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak

iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara

sunması ve bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek,

B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

32. Somut olayda gözaltı sürecindeki kötü muamele iddiaları

hakkında başvurucu, genel olarak gözaltında iken kamu görevlileri tarafından

kötü muameleye maruz bırakıldığını ve insani olmayan gözaltı koşullarında kasti

bir şekilde tutulduğunu ileri sürmektedir. Bu bölümdeki iddialar bir bütün

olarak değerlendirildiğinde başvurucunun yakalandığı andan itibaren kamu

görevlilerinin kendisine kötü muamelede bulunduğundan şikâyetçi olduğu

görülmektedir. Başvurucu, gözaltında tutma koşullarının yetersizliğinden

bahsetmişse de bu kapsamda maruz kaldığını ileri sürdüğü kötü muamelenin kamu

görevlilerinin kasıt ve/veya ihmalinden mi yoksa salt tutulma koşullarından mı

kaynaklandığını açıkça belirtmemiştir. Dolayısıyla söz konusu iddiaların

Anayasa Mahkemesince doğrudan incelenebilmesi için yeterli bilgi ve belge

bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda somut olayın koşullarının başvurucunun anılan

iddialarının kamu görevlilerinin kasıt ve/veya ihmalinden kaynaklanıp

kaynaklanmadığına dair adli ve/veya idari bir soruşturmayla ortaya konması

gerekmektedir (Mehmet Hasan Altan (2),

§ 249).

33. Başvurucu gözaltı sırasında kötü muamele niteliği oluşturabilecek

iddialarına ilişkin olarak Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunduğuna

ve/veya burada verilecek karara karşı da sulh ceza hâkimliği nezdinde itiraz

yolunu tükettiğine ilişkin bir bilgi veya belge sunmamıştır. Ayrıca Anayasa

Mahkemesince Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına başvurucu tarafından konuyla

ilgili suç duyurusunda bulunulup bulunulmadığı sorulmuş, Savcılıktan gelen

cevap yazısında başvurucunun müştekisi olduğu bir dosyanın bulunmadığı

belirtilmiştir.

34. Ceza infaz kurumundaki tutulma koşullarına ilişkin

şikâyetler yönünden ise ilgili mevzuat (Mehmet

Baransu, B. No: 2015/8046, 19/11/2015, §§ 12-18) gereğince

başvurucunun iddialarını iletebileceği ve yapıldığını iddia ettiği kötü

muameleye derhâl son verilmesini isteyebileceği idari ve yargısal mercilerin

bulunduğu görülmektedir.

35. Başvurucu, ceza infaz kurumunda uğradığını iddia ettiği kötü

muamele yasağı kapsamındaki uygulamalara ilişkin olarak infaz hâkimliği

nezdinde şikâyet başvurusunda bulunduğuna ve/veya burada verilecek karara karşı

da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz yolunu tükettiğine ilişkin bir bilgi

veya belge göstermemiştir. İlgili hükümler kapsamında başvurucu, şikâyetlerini

öncelikle yetkili bu yargısal mercilere iletip tutulma yeri ve koşulları

sebebiyle kötü muameleye maruz bırakıldığını ileri sürebilecek ve bu koşulların

en kısa zamanda uygun hâle getirilmesini isteyebilecekken bu yollara

başvurmamıştır (benzer yöndeki bir değerlendirme için bkz. Mehmet Baransu, § 30).

36. Dolayısıyla başvurucunun şikâyetlerini ve varsa bu konudaki

kanıtlarını öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere

iletmeden, hak ihlali iddialarını öncelikle bu makamların değerlendirmesini ve

çözüme kavuşturmasını beklemeden doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

8/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Muammer TOPAL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Yusuf Enes KAYA Başvurucu : Murat ARAÇ Vekili : Av. Arzu DİRİCAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/29015, 8 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Kişi Hürriyeti ve
  8. B. No: 2016/63712, 15/11/2018, §§ 65-69; Abdurrahim
  9. B. Kötü Muamele Yasağının
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/29015
Tarih
8 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Derviş Ceylan ve Mehmet Ceylan Başvurusu (B. No: 2017/38364)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Mustafa Süs ve Süs Akaryakıt San. Tic. ve Taah. Ltd Şti. Başvurusu (B. No: 2018/31722)
  • Zeki Şirdenli Başvurusu (B. No: 2019/17216)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Mustafa Sakaoğlu Başvurusu (B. No: 2017/1350)
  • İ.ç. Başvurusu (B. No: 2017/32858)
  • Aziz Şimşek ve Feride Kaya Başvurusu (B. No: 2016/7878)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.