İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Murat Türk Başvurusu (B. No: 2016/2826)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya

Başvuru No2016/2826Tarih20 Eylül 2018Okuma12 dk · 2.465 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Murat Türk Başvurusu (5)

Karar tarihi
20 Eylül 2018
Başvuru Numarası
2016/2826
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.465 kelime·12 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya

gönderilen mektuba el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/2/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar

verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne

karşı beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu, hükümlü olarak Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli

Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır.

10. Başvurucuya Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği

(Dernek) tarafından 23/6/2015 tarihinde bir mektup gönderilmiştir. İki sayfalık

mektup muhataba yöneltilen sorular ile Amaçları,

İlkeleri ve Çalışma Metodları

başlıkları altında Derneği tanıtan bir yazıdan oluşmaktadır.

11. Mektubun ilgili kısımları şöyledir:

"Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum

Derneği(CİSST) cezaevlerinde yaşanan her türlü sorunla ilgilenmeye çalışan

bağımsız bir dernektir..Hasta mapusların

sorunlarını, doktorlarla,..cezaevi çalışanları ile..tartışarak daha iyi tedavi edilmelerini sağlayacak

çözüm önerileri oluşturmaya çalışıyoruz..Hiçbir

soruyu cevaplamak zorunda değilsiniz..cevapları kitap

olarak,internette veya medyadan yayınlamak istiyoruz...bilgileri

paylaşmamızda bir sakınca olup olmadığını ayrıca belirtirseniz..yayınlanmasını

istemediğiniz takdirde bilgileriniz kimseyle paylaşılmayacaktır... Kendinizi

tanıtır mısınız?(kendinizi istediğiniz gibi tanıtabilirsiniz...).. Ne zamandır Cezaevindesiniz?..Hastalığınız var mı?.. Cezaevinde revire çıkmakta,doktorla görüşmekte

sıkıntınız oldu mu?..Cezaevinde olduğunuz için

hastalığınızın teşhisi ve tedavisinde herhangi bir aksama oldu mu?..Sağlık çalışanlarından olumsuz bir tavırla

karşılaştınız mı..Hasta haklarını biliyor

musunuz?..."

"AMAÇLARI...Türkiye'de hapishanelerin

şartlarını uluslararası standartlara ulaştırmak için sivil toplumun mobilize

edilmesi. Hapishanelerin şeffaflaştırılması... Mapusların

haklarının ve özgürlüklerinin korunması..Yazılı ve

görsel medya ile sosyal medyanın ve internetin etkin kullanımı yoluyla

hapishaneler konusunda farkındalık ve hassasiyet yaratılması...İLKELERİ...Sözel,fiziksel ve psikolojik her türlü şiddeti reddeder..Tarafsızdır.Çalışma alanı,risk

altındaki grupların,ayrım yapmaksızın tüm tutuklu,hükümlü ve tahliye sonrası desteğe ihtiyacı olan

eski hümlülerin,ceza infaz kurumunda çalışan

personelin hak,sorun ve ihtiyacını kapsar..ÇALIŞMA METODLARI...Ceza İnfaz Sistemi iyileştirme

çalışmalarına sivil toplum desteğini güçlendirmek...kurumlara arası

koordinasyonu sağlamak...sivil toplum örgütleriiçin

Ceza ve Tevkif evleri Genel Müdürlüğü ile diyaloga öncülük etmek...Ceza İnfaz

Sistemi hakkında kamuoyunu bilgilendirmek ve biliçlendirmek.Kamuoyıuna

bülten ve başka yayınlar ile ceza infaz reformu,insan

hakları, uluslararası, ulusal ve yerel kurum ve derneklerin aktiviteleri

hakkında tarafsız ,doğru ve net bilgi iletmek..."

12. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu)

23/6/2015 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararıyla posta yoluyla

gönderilen mektubun alıkonulmasına karar verilmiştir. Karar gerekçesinde,

mektubun 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Kanun'un 68. maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre sakıncalı

olduğu belirtilmiştir.

13. Başvurucu tarafından Disiplin Kurulu kararına karşı Bolu

İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan itiraz 10/7/2015 tarihli kararla

reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, hükümlü ve tutukluların hak

ihlalleri veya benzeri olumsuz bir durum ile karşılaştıkları takdirde şikâyet

ve başvuru mercilerinin kanunda düzenlendiği belirtilmiştir. Ayrıca Derneğin

hükümlülere ait kişiselbilgiler hakkında ve ceza

infaz kurumunda hak ihlali olup olmadığı hususlarında bilgi isteme,almış oldukları bilgileri yayınlama yetkisinin

bulunmadığına vurgu yapılmıştır.

14. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı Bolu

Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz 16/9/2015 tarihli kararla reddedilmiştir.

Karar gerekçesinde, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğuna

ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir.

15. Anılan kararın başvurucuya tebliğ edilmemesi üzerine

başvurucu İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı tekrar itiraz etmiştir. Bolu Ağır

Ceza Mahkemesi 5//1/2016 tarihinde, yapılan itiraz hakkında daha önce karar

verildiğini belirterek karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.

16. Nihai karar 12/1/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

17. Başvurucu 5/2/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında hükümlü ve

tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektupların denetlenmesine

dayanak oluşturan mevzuata yer vermiştir (Ahmet

Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 20/9/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

20. Başvurucu; mektubun göndericisinin yasalara uygun

örgütlenmiş ve ceza infaz kurumları alanında çeşitli çalışmalar ve projeler

yapan bir Dernek olduğunu, mahkûmlarla ilgili çalışmalara devam edebilmek için

en pratik yol olan mektuplaşmanın kullanıldığını ifade etmiştir. Başvurucusomut gerekçelere dayanılmadan mektubun alıkonulmasına

karar verilmesinin demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü bir müdahale

olmadığını, mektup içeriğinin sakıncalı olmadığını ve uygulamanın keyfî

olduğunu, yapmış olduğu itirazların da yeterli gerekçe belirtilmeden

reddedildiğini belirterek Anayasa'nın 13., 20., 22. ve 141. maddelerinin ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

21. Bakanlık görüşünde; İnfaz Hâkimliğinin kararına atıf yaparak

mektupların alıkonulması için ilgili ve yeterli gerekçe sunulduğunu, el koyma

kararının yasanın uygulaması niteliğinde olduğunu belirtilmiştir. Ayrıca

uygulamanın Anayasa'da yer alan hak ve özgürlükleri ihlal eder nitelikte

olmadığı veya açık bir keyfîlik içermediği,

demokratik bir toplumda gerekli ve orantılı olduğu değerlendirmesi yapılmıştır.

22. Başvurucu vekili Bakanlık görüşüne karşı beyanında, Bakanlık

görüşünün başvuru dilekçesinde ileri sürdükleri iddiaları karşılamadığını,

mektubun dernekler kanununa göre kurulmuş ve ceza infaz kurumları üzerine

çalışan bir Dernek tarafından gönderildiğini, Derneğin çalışmalarına devam

edebilmesi için de mektuplaşmanın gerekli olduğunu belirtmiştir. Ayrıca mektup

içeriğindeki hangi sözlerin sakıncalı olduğu belirtilmeden, soyut gerekçeler

ile haberleşme özgürlüğünün ihlal edildiğini vurgulamıştır.

B. Değerlendirme

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özü, kendisine

gönderilen mektubun Disiplin Kurulunca sakıncalı görülerek alıkonulması

nedeniyle haberleşme hürriyetinin engellenmesine ilişkindir. Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarında bu tür başvurular haberleşme hürriyeti

kapsamında incelenmiştir (Ahmet Temiz, §

23; Özkan Kart (2), B. No:

2013/1201, 20/5/2015, § 22; Akif İpek,

B. No: 2013/9456, 24/6/2015, § 23; Ramazan

Vural, B. No: 2013/1148, 7/7/2015, § 24; Eren Yıldız, B. No: 2013/759, 7/7/2015, § 25; Mustafa Aydin, B. No: 2013/275, 6/10/2015,

§ 24). Somut başvuruda da bu durumdan ayrılmayı gerektirecek bir durum

bulunmamaktadır.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek bir neden de bulunmadığı anlaşılan haberleşme

hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

25. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa'nın "Haberleşme hürriyeti" kenar başlıklı

22. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir.

Haberleşmenin gizliliği esastır.

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin

önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve

özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak

usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak

gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin

yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.

...

İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve

kuruluşları kanunda belirtilir."

26. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (§§ 28-34) kararında

hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara ceza

infaz kurumunun ilgili kurulları tarafından yapılan müdahalelere ilişkin genel

ilkeler belirtilmiştir. Buna göre haberleşme özgürlüğüne yapılan müdahale

öncelikle kanunla öngörülmelidir. Müdahalenin yasal dayanağını oluşturan

mevzuatın ulaşılabilir, yeterince

açık ve belirli bir eylemin gerektirdiği sonuçlar açısından öngörülebilir olması gerekir. İkinci

olarak söz konusu müdahale meşru bir amaca

dayanmalı,demokratik toplum

düzeninin gereklerine uygun ve ölçülü olmalıdır.

27. Disiplin Kurulu, başvurucuya gönderilen mektubun sakıncalı

olduğunu değerlendirerek el konulmasına karar vermiştir. Dolayısıyla anılan

işlem ile kamu makamları tarafından başvurucunun haberleşme hürriyetine bir

müdahalede bulunulduğu açıktır.

28. Anılan müdahale, Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci

fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanmadığı ve

Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe

Anayasa’nın 22. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu nedenle sınırlamanın,

Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen kanun tarafından öngörülme, meşru amaç

taşıma, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine

aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (Ahmet Temiz, § 36).

29. Anayasa Mahkemesi Ahmet

Temiz ( §§ 37-46) kararında, somut olayda da uygulanan 5275Kanun'un

68. maddesinin, hükümlülerin ceza infaz kurumlarından yaptıkları yazışmaların

denetimi ve sınırlandırılmasının kanuni dayanağını oluşturduğu ve düzenlemenin

kanunilik ölçütünü karşıladığı tespitini yapmıştır Öte yandan haberleşme

hürriyetinin düzenlendiği Anayasa'nın 22. maddesinin ikinci fıkrasında söz

konusu sınırlama sebeplerine bağlı kalınarak yapılacak sınırlamanın ancak

usulüne uygun olarak verilecek hâkim kararıyla mümkün olabileceği

belirtildikten sonra üçüncü fıkrasında

"İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda

belirtilir." denilerek bu kuralın da mutlak olmadığı ve bu

kurala bazı kurumlar yönünden kanunla sınırlamalar getirilebileceği açıkça

düzenlenmiştir (AYM, E.2014/122, K.2015/123, 30/12/2015, § 71). Bu bağlamda

ceza infaz kurumları, Anayasa'nın 22. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında

istisnaların uygulanacağı kamu kurumlarındandır (Mehmet Koray Eryaşa, B. No:

2013/6693, 16/4/2015, §§ 74-76).

30. Somut olayda Disiplin Kurulunca mektubun alıkonulma sebebi

olarak 5275 sayılı Kanun’un 68. maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre mektup

içeriğinin sakıncalı olması gösterilmiştir. İlgili Kanun maddesinde “Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren,

görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç

örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları

paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup,

faks ve telgrafların” hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından

yazılmış ise gönderilmeyeceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda başvurucuya

gönderilen mektubun Disiplin Kurulunca denetlenmesi suretiyle haberleşme hürriyetine

yapılan müdahalenin kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ile

ceza infaz kurumlarında asayiş ve güvenliğin sağlanması amaçlarını taşıdığı,

bunun da Anayasa'nın haberleşme hürriyetine ilişkin 22. maddesinin ikinci

fıkrası kapsamında meşru bir amaç olduğu sonucuna varılmıştır (Ahmet Temiz, §§ 47-51).

31. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (§§ 58-68) kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya

kendilerine gönderilen mektuplara ceza infaz kurumlarının ilgili kurulları

tarafından yapılan müdahalelerde demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygunluk ve ölçülülük ilkesi yönünden genel ilkelere yer verilmiştir.Buna

göre demokratik toplum düzeninin gerekleri gözetilmeli, sınırlamada öngörülen

meşru amaç ile sınırlandırma aracı arasında orantısızlık bulunmamalı,

sınırlandırmayla ulaşılabilecek genel yarar ile temel hak ve özgürlüğü

sınırlandırılan bireyin kaybı arasında adil bir denge kurulmasına özen

gösterilmelidir.

32. Ayrıca mektup gönderme ve almanın ceza infaz kurumlarında

bulunan hükümlülerin ve tutukluların dış dünya ilebağlantısında

en önemli araçlardan biri olduğu gerçeğini gözönünde

bulundurarak ceza infaz kurumu yetkilileri, dış dünya ile yeterli bir iletişim

sürdürmelerinde mahkûmlara yardım etmeli ve bunun için onlara uygun desteği

sunmalıdır (Musa Kaya (2), B. No:

2013/2351, 16/9/2015, § 66).

33. Ancak ceza infaz kurumlarında tutulmanın kaçınılmaz sonucu

olarak kamu düzeninin korunmasına ve suç işlenmesinin önlenmesine yönelik kabul

edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda hükümlü ve tutukluların sahip

oldukları haklar sınırlandırılabilir (Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 35). Bu

kapsamda mektubun tamamında ya da mektup içeriğinin bir kısmında yer alan

ifadelerin 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesinde yer verilen sebeplerden en az

birini içermesi, özellikle ceza infaz kurumunun ilgili kurulları tarafından da

yeterli düzeyde gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla somut olayda da

mektubun içeriği ile ilişkilendirilek göndericinin

hususi olarak hangi sözlerinin neden sakıncalı olduğu gerekçede gösterilmek

zorundadır.

34. Somut olaya konu iki sayfalık mektubun, bir sayfasının

Derneğin amaçlarını, ilkelerini ve çalışma metodlarını

açıklayan metinden, diğer sayfasının ise Derneğin kısa bir tanıtımı ile

muhataba yöneltilen sorulardan ve bu sorulara ilişkin açıklamalardan oluştuğu

görülmektedir. Cevaplandırılması zorunlu tutulmayan soruların bir kısmının

mahpusun sağlık durumuna ilişkin kişisel bilgilere yönelik olduğu, bir kısmının

ise ceza infaz kurumunda sağlık nedenine bağlı varsa yaşanılan sorunlar ve

aksaklıklar ile hasta haklarına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Dernek,

anket şeklindeki sorulara verilecek cevapların yayınlanması için muhatap

mahpustan izin talep etmekte ve izin verilmemesi hâlinde kişisel bilgilerin

paylaşılmayacağını da mektupta belirtmektedir (bkz. § 11).

35. Söz konusu mektupta Dernek, kendisini ceza infaz

kurumlarında yaşanan her türlü sorunla ilgilenmeye çalışan tarafsız, bağımsız

ve yasal bir kuruluş olarak tanımlamaktadır. Ayrıca Derneğin hapishanelerin

şeffaflaştırılması, şartlarının uluslararası standartlara ulaştırılması ve

mahpusların haklarının korunması gibi amaçlar çerçevesinde, yazılı ve görsel

medyayı da kullanarak, ceza infaz sistemi ve burada yaşanan sorunlar hakkında

kamuoyunun bilgilendirmesineve ceza infaz sisteminin

iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak üzere kurulduğu belirtilmektedir

(bkz. § 11).

36. Mektubun alıkonulmasına yönelik Disiplin Kurulu kararında,

başvuruya konu mektup içeriği hakkında herhangi bir somut değerlendirme

yapılmamış sadece 5275 sayılı Kanun’un 68. maddesinin (3) numaralı fıkrasına

göre sakıncalı olduğu belirtilmiştir. İnfaz Hâkimliği ise Derneğin hükümlülere

ait kişisel bilgiler hakkında ve ceza infaz kurumunda hak ihlali olup olmadığı

hususunda bilgi isteme ve almış oldukları bilgileri yayınlama yetkisinin

bulunmadığı gerekçesiyle itirazı reddetmiştir. Disiplin Kurulu ve ilk derece

mahkemeleri, mektup içeriğindeki hangi sözlerin muhatabına ulaştırılmasının ne

suretle sakıncalı olduğunu belirtmedikleri gibi Derneğin mahpuslardan kişisel

bilgileri ve ceza infaz kurumunun şartları hakkında bilgi isteme ve bu

bilgileri yayınlama yetkisinin olmadığına dair gerekçeninyasal

dayanaklarına ilişkin de bir açıklama yapmamışlardır. Ayrıca mahpusun kendisine

ya da ceza infaz kurumuna dair verdikleri bilgilerin yayınlanmasının mahpusun

iznine bağlı olduğu, mektubun göndericisinin derneklerle ilgili mevzuata uygun

olarak kurulmuşceza infaz sistemi alanında faaliyet

gösteren bir dernek olduğu vecevaben Derneğe

gönderilecek mektupların ise ilgili mevzuat çerçevesinde denetlenebileceği

hususları birlikte değerlendirildiğinde, mektubun alıkonulmasına dair karar

gerekçelerinde mektupla ilişkili, somut bilgilere dayalı ve yeterli bir

gereklilik ortaya konulmadığı anlaşılmıştır.

37. Öte yandan gerek Disiplin Kurulu kararında gerekse ilk

derece mahkemelerinin kararlarında, anılan mektubun alıkonulmasını gerektirecek

boyutta ceza infaz kurumunda düzeni ve güvenliği tehlikeye sokan, kişi ve

kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgilerin aktarılmasını sağlayan

koşulların bulunduğuna dair herhangi bir gerekçeye de yer verilmemiştir. Bu

kapsamda başvuruya konu mektuba yönelik yapılan müdahalede, mektuba özgü kabul

edilebilir makul gerekliliklerin somut verilere dayanılarak ortaya konulmadığı

sonucuna varılmış; başvurucuya gönderilen mektuba el konulması suretiyle

haberleşme hürriyetine yapılan müdahaleninamaçlanan

hedefler açısından aşırı, dolayısıyla orantısız olduğu ve bu bağlamda

demokratik toplumda gereklerine uygun olma ve ölçülülük ilkesine uygun olmadığı

kanaatine varılmıştır.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 22.

maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

40. Başvurucu 50.000 TL manevi tazminat verilmesine karar

verilmesini talep etmiştir.

41. Başvurucunun Anayasa'nın 22. maddesinde güvence altına

alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

42. Başvuruya konu mektubun yazıldığı tarihten itibaren aradan

uzunca bir süre geçtiği gözönüne alındığında yeniden

yargılama yapılmasında hukuki bir yarar bulunmamaktadır.

43. Başvurucunun Anayasa'nın 22. maddesinde güvence altına

alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğinin tespit edilmesi nedeniyle

yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

başvurucuya takdiren net 2.000 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

44. 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

45. Başvuru kapsamında haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği

gözetilerek kararın bir örneğinin bilgi edinilmesi için Bolu İnfaz Hâkimliğine

ve ihlalin sonuçlarının giderilmesi için Adalet Bakanlığına gönderilmesine

karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme

hürriyetinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 2.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

D. 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin

BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Bolu İnfaz Hâkimliğine

GÖNDERİLMESİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

G. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının giderilmesi için

Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 20/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Raportör

:

Ali KOZAN

Başvurucu

:

Murat TÜRK

Vekili

:

Av. Ramazan

DEMİR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/2826, 20 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. No: 2013/9456, 24/6/2015, § 23; Ramazan
  11. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  12. VI. Hüküm
  13. A. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  14. B. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme
  15. D. 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin
  16. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  17. Yıldırım
  18. Kömürcü
  19. Akıncı
  20. Demir
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/2826
Tarih
20 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Ayhan Karagedik Başvurusu (B. No: 2015/1704)
  • A.a. Başvurusu (B. No: 2014/7244)
  • Mahmut Vayıs Başvurusu (B. No: 2015/5449)
  • Halil İbrahim Erdal Başvurusu (B. No: 2015/11626)
  • Aysel Kırali ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/13946)
  • Ali Şeker Başvurusu (B. No: 2016/68962)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.