İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mustafa Metin Başvurusu (B. No: 2013/9017)

1. Başvuru, 18/11/2004

Başvuru No2013/9017Tarih17 Mart 2016Okuma10 dk · 2.056 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mustafa Metin Başvurusu

Karar tarihi
17 Mart 2016
Başvuru Numarası
2013/9017
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.056 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, 18/11/2004

tarihinde izinsiz proje kullanımı iddiasıyla açılan tazminat davasının makul

sürede sonuçlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlaline ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 11/12/2013

tarihinde Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari

yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir

durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci

Komisyonunca 31/3/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

27/4/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir.

Bakanlığın 26/5/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına

ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı

bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, 18/11/2004

tarihinde Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasında, inşaat

mühendisi olduğunu ve 1995 yılında davalı Kooperatife statik betonarme projesi

çizdiğini, daha sonra davalı Kooperatifin bünyesinde istihdam ettiği bir başka

inşaat mühendisine projeyi kopyalattığını ve projenin 64 blokta daha

kullandığını dolayısıyla izni olmadan ve kendisine hiçbir ödeme bulunmadan

projenin kullanılması nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak koşuluyla

1995 yılından itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte 2.500,00 TL

maddi tazminatın davalıdan alınarak kendisine verilmesine hükmedilmesini talep

etmiştir.

8. Kayseri 1. Sulh Hukuk

Mahkemesi, 23/3/2005 tarihli ve E.2004/2500, K.2005/605 sayılı kararı ile daha

önce Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, tarafları ve konusu aynı bir

başka dava daha olduğunun tespit edildiğini, söz konusu davaya ilişkin kararın

da 19/7/2004 tarihinde kesinleştiğini belirterek, başvurucu tarafından açılan

tazminat davasının kesin hüküm sebebi ile reddine hükmetmiştir.

9. Temyiz incelemesi sonucu

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 6/12/2005 tarihli ve E.2005/12648, K.2005/13307

sayılı ilamı ile Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek kesinleşen

davanın konusunun farklı olduğunu ve eldeki dava için kesin hüküm teşkil

edemeyeceğini belirtmiş, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur.

10. Bozma ilamı üzerine dava

dosyası Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin E.2006/511 sıra sayısına

kaydedilmiş, dava tekrar görülmeye başlanmıştır.

11. Kayseri 1. Sulh Hukuk

Mahkemesinde devam edilen yargılama süreci boyunca keşif yapılmış, bilirkişi

raporu alınmış, rapora yapılan itiraz üzerine tekrar yapılan keşif

doğrultusunda 28/6/2011 tarihli yeni bir bilirkişi raporu hazırlanarak dava

dosyasına sunulmuştur.

12. Başvurucu 28/6/2011 tarihli

bilirkişi raporunun Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesine sunulmasının ardından

29/7/2011 tarihli dilekçesi ile davanın daha fazla uzamaması için bilirkişi

raporuna itiraz etmeyeceğini belirterek ve bilirkişi raporu doğrultusunda

davayı ıslah ederek, proje tarihi olan 17/7/1995 tarihinden itibaren

işletilecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalı aleyhine toplam 16.225,00

TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

13. Kayseri 1. Sulh Hukuk

Mahkemesi, 1/8/2011 tarihli ve E.2006/511, K.2011/1133 sayılı kararı ile tüm

dosya kapsamını, bilirkişi raporlarını ve ıslah edilen tazminat miktarını

dikkate alarak görevsizliğine hükmetmiş, bu karar temyiz edilmeyerek 1/10/2011

tarihinde kesinleşmiştir.

14. Görevsizlik kararı üzerine

yargılamaya Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2011/672 sıra sayılı

dosyasında devam edilmiştir.

15. Yapılan yargılama sonunda

Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, 16/4/2012 tarihli ve E.2011/672, K.2012/215

sayılı kararı ile başvurucunun ıslah talebinin zamanaşımı süresi geçtiğinden

dolayı reddine, davanın kısmen kabulüne ve başvurucu lehine 2.500,00 TL

tazminata hükmetmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:

“…Davacı

vekili 29.07.2011 havale tarihli dilekçesi ile tazminat talebini 13.725,00 TL

artırmak sureti ile toplam 16.225,00 TL 'ye yükseltmiş, ıslah harcını yatırmıştır.

Şu halde, bilirkişi

kurulunun 28.06.2011 tarihli raporunda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere,

inşaat mühendisi olan davacının davalı kooperatife bir adet statik betonarme

projesi çizdiği, taraflar arasında 1995 yılında düzenlenen sözleşmede bu

sözleşmenin kaç blok için yapıldığının açıkça ifade edilmediği, ancak

sözleşmede yer alan miktar, piyasa fiyatları ve TMMOB'nin yazısı dikkate

alındığında 275,00 TL bedelle kurulan sözleşmenin yalnızca bir blok için

yapıldığı sonucuna varıldığı, oysa davacı tarafından hazırlanan statik

projenin, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak davalı tarafça ilave 59

blokta uygulanan statik proje ile aynı olduğu ve bilirkişilerce davacıya

ödenmesi gerekip ödenmeyen miktarın 16.225,00 TL olarak hesaplandığı

anlaşılmaktadır.

Mahkememize

görevsizlikle gelen dava 18.11.2004 tarihinde açılmış, dava dilekçesi davalı

kooperatife 07.12.2004 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekilince süresinde

verilen cevap dilekçesi ile kesin hüküm savunmasında bulunulmuş, ancak ilk

itiraz ve zamanaşımı def'i ileri sürülmemiştir. Davacı vekilince talep edilen

miktar 29.07.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile 16.225,00 TL 'ye çıkartılmış,

ancak ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir. Davalı vekilince

ikinci kez verilen 14.03.2012 tarihli cevap dilekçesinde iş bölümü ilk

itirazında bulunulmuş ise de, yeni HMK tamamlanmış işlemlere

uygulanamayacağından süresi içerisinde yapılmayan iş bölümü itirazının reddine,

yine davalı vekilince aynı dilekçede ileri sürülen ve dava dilekçesi ile

istenilen 2500,00 TL 'sına yönelik zamanaşımı def' inin davacı vekilince

süresinde yapılmadığından dolayı kabul edilmediğinden 2500,00 TL'sına yönelik zamanaşımı def'inin de reddine karar

verilmiştir.

Davacı tarafın ıslah

talebi yönünden ise, ıslah talebinin davalı tarafa tebliğ edilmediğinden dolayı

buna ilişkin cevap süresinin henüz başlamadığı, davalı vekilince 14.03.2012

tarihli dilekçe ile zamanaşımı savunmasında bulunulduğu ve ıslah talebine ilişkin

olarak söz konusu savunmanın süresinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği

anlaşıldığından davacı tarafın ıslah talebinin 5 yıllık süre geçtiğinden dolayı

reddine karar vermek gerekmiştir.

Hal böyle olunca,

bilirkişi kurulu raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne ve 2500,00 TL

maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte

davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin ise reddine karar

verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. …”

16. Temyiz incelemesi sonucu İlk

Derece Mahkemesi kararı Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin, 19/9/2013 tarihli ve

E.2012/5510, K.2013/5011 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.

17. Yargıtay onama ilamı

başvurucuya 12/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

18. Başvurucu 11/12/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

19. 12/1/2011 tarihli ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Usul

ekonomisi ilkesi" kenar başlıklı 30. maddesi şöyledir:

"Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir

biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla

yükümlüdür."

20. 22/4/1926 tarihli ve 818

sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 126. maddesi şöyledir:

“Aşağıdaki alacak veya davalar hakkında beş senelik müruru

zaman cari olur.

…

4- Ticari olsun

olmasın bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar

arasında açılmış bulunan bütün davalar ile bir şirketin müdürleri,

temsilcileri, murakıplariyle şirket veya ortaklar

arasındaki davalar, vekâlet akdinden, komüsyon aktinden, acentalık

mukavelesinden, ticari tellallık ücreti davası hariç, tellallık akdinden doğan

bütün davalar, mütaahhidin kasıt veya ağır kusuru ile

akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme

kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar

hariç olmak üzere istisna akdinden doğan bütün davalar.”

21. 11/1/2011 tarihli ve 6098

sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 147. maddesi şöyledir:

“Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır:

…

6. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da

gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

22. Mahkemenin 17/3/2016 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 11/12/2013 tarihli ve 2013/9017 numaralı

bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

23. Başvurucu, 18/11/2004

tarihinde Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı ve daha sonra görülmesine

Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilerek kesinleşen yargılamanın

makul sürede sonuçlanmadığını ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle alacağının

zamanaşımına uğradığını belirterek, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

24. Başvuru dilekçesi ve ekleri

incelendiğinde, başvurucunun başvuruya konu tazminat davasının uzun sürmesi

nedeniyle alacağının zamanaşımına uğradığını ifade ederek mülkiyet hakkının

ihlal edildiğini ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi, başvurucuların

ihlal iddialarına ilişkin nitelendirmesi ile bağlı olmayıp hukuki

nitelendirmeyi bizzat yapar. Anılan şikâyet, yargılamanın uzun sürmesine

yönelik olduğundan, adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

25. Başvurucunun şikâyeti açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı gibi bu şikâyet için diğer kabul edilemezlik

nedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvurunun bu

bölümüne ilişkin olarak kabul edilebilirlik kararı verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

26. Başvurucu, 18/11/2004 tarihinde Kayseri 1. Sulh Hukuk

Mahkemesinde açtığı ve görevsizlik kararı üzerine Kayseri 5. Asliye Hukuk

Mahkemesinde görülmeye devam edilen tazminat davasının makul sürede

sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia

etmiştir.

27. Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin yargılamaların makul

sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu

yapılmış ve Anayasa Mahkemesince makul sürede yargılanma hakkının adil

yargılanma hakkının kapsamına dâhil olduğu kabul edilerek, bir davadaki

yargılama süresinin makul olup olmadığının tespitinde davanın karmaşıklığı,

yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususların dikkate alınacağı belirtilmiş (Güher Ergun ve diğerleri, B.No:2012/13,

2/7/2013, §§ 34–59) ve bu kapsamda yapılan incelemeler sonucu makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik kararlar verilmiştir (bkz. Gülseren Gürdal ve diğerleri,

B.No:2013/1115, 5/12/2013; Semira Babayiğit ve diğerleri, B.No:2013/3283,

19/12/2013; Haydar İzgi,

B.No:2012/673, 19/12/2013).

28. Başvuru konusu olayda, Sulh Hukuk Mahkemesinde açılarak

görevsizlik kararı üzerine görülmeye Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilen

tazminat davasının söz konusudur. 1086 sayılı mülga Kanun ile 6100 sayılı

Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen ve medeni hak ve

yükümlülükleri konu alan somut yargılama faaliyetinin makul süre

değerlendirmesi için başlangıcı, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama

sürecinin işletilmeye başlandığı tarih olup (Güher

Ergun ve diğerleri, § 50) bu tarih somut başvuru açısından, 18/11/2004’tür.

29. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihi olup (Güher Ergun ve diğerleri, § 52), somut

başvuru açısından söz konusu tarih İlk Derece Mahkemesi kararının Yargıtay 15.

Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği 19/9/2013’tür.

30. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,

yargılamanın konusunun başvurucunun davalı taraf Kooperatif için hazırladığı

projenin, başvurunun izni olmadan başka işlerde kullanılması nedeniyle

başvurucunun tazminat istemine ilişkin olduğu davanın 18/11/2004 tarihinde

Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde açıldığı ve 23/3/2005 tarihli karar ile

kesin hüküm sebebine dayanılarak reddedildiği, temyiz incelemesi sonucu

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 6/12/2005 tarihli ilamı ile İlk Derece Mahkemesi

kararının bozulduğu ve yargılamaya Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde devam

edildiği ancak 1/10/2011 tarihinde kesinleşen görevsizlik kararı üzerine

dosyanın Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve yargılamanın

anılan Mahkemede devam ettiği, Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesince 16/4/2012

tarihinde verilen hükmün, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 19/9/2013 tarihli ilamı

ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.

31. Başvuruya konu tazminat davasının incelenmesinde; hukuki

meselenin çözümündeki güçlük, yargılamanın niteliği, maddi olayların

karmaşıklığı gibi kriterler dikkate alındığında başvuruya konu yargılamanın

karmaşık nitelikte olduğu anlaşılmışsa da somut başvuru açısından, daha önce

verilen kararlar dışında farklı karar verilmesini gerektirecek bir yön

bulunmadığı, söz konusu yaklaşık dokuz yıl devam eden yargılama sürecinde,

makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

32. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

33. Öte yandan başvurucunun,

yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle alacağının zamanaşımına uğradığına yönelik

şikâyetinin değerlendirilmesi yönünde yapılan inceleme neticesinde,

başvurucunun somut yargılamaya konu ettiği alacak hakkının davanın açıldığı

tarihi itibarıyla zamanaşımına uğramış olduğu ancak davalı tarafın zamanaşımı

def’inde bulunmaması üzerine yargılamanın devam ettiği, yargılamanın ilerleyen

safhalarında bilirkişi raporunun sunulmasının ardından başvurucunun ıslah

talebinde bulunduğu, bu defa ıslah talebine karşı davalı tarafın zamanaşımı

def’inde bulunması üzerine Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesince, beş yıllık

süre geçtiğinden dolayı ıslah talebinin reddine hükmedildiği anlaşılmıştır

(bkz. § 16). Dolayısıyla bu durumda başvurucunun iddia ettiğinin aksine,

alacağının zamanaşımına uğramasının, yargılamanın uzun sürmesi ile ilgisi

tespit edilememiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

34. Başvurucu, adil yargılanma

hakkının ihlal edilmesi nedeniyle 1.120.389,03 TL maddi, 100.000,00 TL manevi

tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

35. 6216 sayılı Kanun'un 50.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Anayasa Mahkemesince bir ihlalin tespit

edilmesi halinde yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hallerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebileceği belirtilmiştir.

36. Bu doğrultuda başvurucunun

tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin yaklaşık dokuz yıl devam eden yargılama

süreci nazara alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca

ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya

net 8.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

37. Başvurucu tarafından maddi

tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia

edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucunun maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

38. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca

tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.800,00 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

1.998,35 TL

yargılama giderinin başvurucu ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1.

Makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 8.000,00 TL

manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin

REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan

198,35 TL harç ve 1.800,00 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.998,35 TL

yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın

tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren

dört ay içinde yapılmasına; ödemede gecikme olması halinde, bu sürenin sona

erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

17/3/2016

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Raportör Yrd. : İsmail Emrah PERDECİOĞLU Başvurucu : Mustafa METİN Vekili : Av. Hacı KARACA

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/9017, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. B. Başvurucuya net 8.000,00 TL
  16. C. Başvurucu tarafından yapılan
  17. D. Ödemelerin, kararın
  18. M. Emin KUZ
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/9017
Tarih
17 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • İsmail Korkmaz Başvurusu (B. No: 2014/4531)
  • Hasan Tarık Karagöz Başvurusu (B. No: 2013/1550)
  • Melike Tekin Başvurusu (B. No: 2013/4951)
  • İbrahim Varol Başvurusu (B. No: 2013/3763)
  • Zeki Akkuşoğlu Başvurusu (B. No: 2013/8801)
  • Yıldız Oto Ağca Başvurusu (B. No: 2013/7038)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.