İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mustafa Sağlık Başvurusu (B. No: 2016/11973)

1. Başvuru, şüpheli ölüm olayı hakkında yürütülen ceza

Başvuru No2016/11973Tarih20 Kasım 2019Okuma17 dk · 3.451 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mustafa Sağlık Başvurusu

Karar tarihi
20 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2016/11973
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.451 kelime·17 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, şüpheli ölüm olayı hakkında yürütülen ceza

soruşturmasının etkisizliği nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 24/6/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu 15/9/2015 tarihinde vefat eden C.S.nin

babasıdır.

9. C.U. isimli kişi 15/9/2015 günü saat 20.40 sıralarında

gittiği Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğüne (Emniyet Müdürlüğü) şüpheli bir olay

bildirmiştir. Yaptığı bildirimde C.U., yaklaşık 45 dakika önce kendisine ait

zeytinlikten ailesiyle birlikte traktörle yola çıktığını, ana yola girdikleri

sırada koşarak traktörün yanına gelen 13-14 yaşlarındaki bir çocuğun bir

zeytinlikteki sulama havuzunu gösterdikten sonra ölmek istediğini söyleyen

arkadaşının havuza atladığını beyan ederek kendisinden yardım istediğini,

havuzun içine bakınca bir ışık gördüğünü, yardım isteyen çocuğun beyanına göre

havuza atlayan çocuğun telefonunu da havuza attığını, çevrenin pek tekin bir

yer olmaması nedeniyle ailesini eve bıraktıktan sonra Emniyet Müdürlüğüne

gelebildiğini ifade etmiştir.

10. C.U.nun yer göstermesi üzerine

Emniyet Müdürlüğünde görevli polisler, zeytinlikte bulunan sulama havuzundaki

cesedi görmüşlerdir.

11. Olaydan haberdar edilen Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı

(Cumhuriyet Başsavcılığı) ölüm olayı hakkında derhâl soruşturma başlatmıştır.

12. Olay yeri Cumhuriyet savcısınca incelenmiştir. Olay Yeri

İnceleme ve Ölü Muayene Tutanağı'na göre bahsi geçen

havuz 4 m 20 cm eninde, 8 m boyunda ve 2 m derinliğinde olup cesedin havuzdan

çıkarılabilmesi için havuzun suyu boşaltılmıştır. İnceleme sırasında havuz

içinde siyah renkli bir mobil telefon bulunmuştur.

13. Ölü muayenesi işlemi Cumhuriyet savcısının huzurunda bir

hekim tarafından yapılmıştır. Anılan muayenede; sağ göz altında, sağ göz kapağı

üzerinde ve sağ göz altındaki elmacık kemiği üzerinde siyah lekeler, sol el

üstünde ve sol el orta parmak başlangıcında küçük kesiler, sağ el iç kısmında

elle bileğin birleştiği yerde, sağ el baş parmak ilk boğum kısmında ve sağ el

orta parmak başlangıcında ekimozlar, sol el yüzük

parmağının ikinci boğum kısmında eski olduğu tahmin edilen bir yara izi ile sağ

el küçük parmak başlangıç kısmında küçük bir yara tespit edilmiştir.

14. Ölü muayenesi işleminde hazır bulunan ölenin ağabeyi M.S.,

öğle saatlerinde aralarında S.Y.nin de bulunduğu üç

dört kişi ile birlikte kardeşini gördüğünü ve havuzdan çıkarılan mobil

telefonun kardeşine ait olduğunu beyan etmiştir.

15. Otopsi işlemi Bursa Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas

Dairesinde yapılmıştır. Otopsi raporunda;

- Sol el ikinci parmak sırtı ile baş parmakta, sağ el bileği baş

parmak bileşkesinde ve sağ orta parmakta ekimozlu

sıyrıklar, sağ göz kapağı altında hematom, sağ göz

kapağı altında ekimozlu sıyrıklar ve sağ kaş üzerinde

ekimozlu sıyrık bulunduğu,

- Kişinin ölümü sırasında alkollü olmadığı,

- Ölenin vücudunda sentetik esrar metabolitleri

(ara ürün, özüştürüt) bulunduğu,

- Kişinin ölümünün canlı iken suda boğulmaya bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana geldiği,

- Kişinin ölümü üzerine etkili başkaca bir nedenin tespit

edilmediği belirtilmiştir.

16. C.U.ya C.S.nin havuza atladığını söyleyen kişinin E.K. olduğu

tespit edilmiştir. Adı geçenin ifadesi 16/9/2015 tarihinde kolluk

görevlilerince bilgi sahibi sıfatıyla, 17/9/2015 tarihinde ise Cumhuriyet

savcısınca uyuşturucu madde kullanma suçu nedeniyle yürütülen soruşturma

kapsamında suça sürüklenen çocuk sıfatıyla alınmıştır.

17. E.K.nın anlatımına

göre arkadaşı N.B.K. ile Celal Bayar Anıtı çevresinde otururlarken yanlarına

C.S. ve E.E.B. gelmiştir. N.B.K. cebinden çıkarıp plastik bir şişenin ağzına

koyduğu uyuşturucu maddeyi yakmış ve çıkan dumanı içine çekmiştir. Kendisi ve

sonrasında C.S. ile E.E.B. de yanan uyuşturucu maddeden çıkan dumanı içlerine

çekmişlerdir. Bir süre sonra E.E.B. kendinden geçmiş, kusmuş ve yardım

istemiştir. O esnada yanlarına gelen İ.U.B., E.E.B.yi kucağına alıp kendisi ve C.S.den

su getirmelerini istemiştir. Başlarının belaya girmesinden korkan C.S.nin oradan uzaklaşmak istemesi üzerine C.S. ile sulama

havuzunun yanına gitmişlerdir. C.S. havuzda elini yüzünü yıkadığı sırada C.S.nin mobil telefonu çalmıştır. Telefonu açan E.K., E.M.

ve A.O.T ile konuşmuş ve bulundukları yeri söylemiştir. Bu sırada E.M. ve A.O.T.den telefonu alan İ.U.B., E.K.ya bulundukları yeri sormuştur. E.K.nın havuz kenarında olduklarını söylemesi

sonrasında görüşme kesilmiştir. Telefonunun yeniden çalması üzerine C.S. gelen

aramayı reddedip telefonunu havuza atmıştır. Uyuşturucunun etkisiyle kusmaya

başlayan C.S. E.K.ya "Ölmek istiyorum. Havuza atlayacağım. Abim beni döver."

demiş ve yüzüstü uzanıp başını havuzun içine sokmuştur. Havuza düşmesini

engellemek için C.S.nin bacaklarını çekmiş ancak C.S.

ona tekme atarak yere düşmesine neden olmuştur. Ayağa kalkınca C.S.yi havuzda batarken gömüş,

duyduğu traktör sesine yönelmiş ve traktör sürücüsünden yardım istemiştir.

Havuzda kimseyi göremeyen ve kendisine polisi aramasını söyleyen traktör

sürücüsü olay yerinden ayrılmıştır. Bir süre traktörün arkasından koşmuş,

duyduğu korku nedeniyle teyzesinin evine gitmiştir.

18. Başka bir soruşturma kapsamında uyuşturucu madde kullanmak

suçu yönünden suça sürüklenen çocuk sıfatıyla Cumhuriyet savcısınca ifadesi

alınan E.E.B., olay günü C.S. ile buluştuklarını, daha sonra yanlarına gelen

N.B.K. ve E.K.nın ısrarlı

tavsiyeleri üzerine uyuşturucu maddenin dumanını içlerine çektiklerini ve bir

süre sonra uyuşturucunun etkisiyle kendinden geçtiğini beyan etmiştir.

19. Hakkında yürütülen uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu

nedeniyle bir başka soruşturma kapsamında 3/11/2015 tarihinde Cumhuriyet

savcısınca şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan N.B.K. ise E.E.B. ve C.S.nin kendi isteğiyle uyuşturucu madde kullandığını öne

sürmüştür.

20. M.S.nin beyanında ismi geçen S.Y.nin ifadesi 18/11/2015 tarihinde Cumhuriyet savcısınca

alınmıştır. Alınan ifadesinde S.Y., C.S. ile en son cesedin bulunmasından bir

gün önce görüştüğünü söylemiştir.

21. Cumhuriyet Başsavcılığı 20/11/2015 tarihinde, ölümün canlı

iken suda boğulmaya bağlı mekanik asifiksi sonucu

meydana geldiği, maktulün boğulmasına başka bir etkenin veya kişinin sebep

olduğuna dair delil bulunmadığı, bu olay nedeni ile kusur atfedilecek herhangi

bir kimsenin olmadığı gerekçesiyle başvuruya konu olay hakkında kovuşturmaya

yer olmadığına dair karar (kovuşturmasızlık kararı)

vermiştir. Anılan kararda E.K., E.E.B. ve N.B.K. hakkında uyuşturucu madde

kullanmak suçundan soruşturmalar yürütüldüğü, bu soruşturmalar sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine

ilişkin kararlar verildiği ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti

suçu nedeniyle N.B.K. hakkında düzenlenen fezlekenin Bursa Cumhuriyet

Başsavcılığına gönderildiği belirtilmiştir. Kovuşturmasızlık

kararında bahsi geçen fezlekeden E.K.ve E.E.B.nin

idrarında, N.B.K.nın ise

kanında sentetik uyuşturucu metabolitlerinin tespit

edildiği anlaşılmıştır.

22. Başvurucu, ölü muayenesi işlemi sırasında tespit edilen

kesi, yara, ekimoz ve lekeler ile C.U. ve E.M.nin ifadeleriyle (E.M.nin bu

ifadesi tespit edilememiştir.) E.K.nın ifadesi

arasında var olduğunu ileri sürdüğü çelişkilere dikkat çekerek olayın bir

intihar vakası olmadığını, 1 m 95 cm boyunda olan ve yüzme bilen oğlunun 2 m

derinliğe sahip bir havuzda boğulmasının tıbben mümkün olmadığını, olay günü

oğlunun bilgisayar tamiri için yanına 200 TL almasına rağmen oğluna ait cüzdan,

kimlik ve paranın soruşturma makamlarınca kendilerine teslim edilmediğini,

oğluna öldürme kastıyla müdahale edildiğini, olayın layıkıyla

araştırılmadığını, E.K.nın kasten öldürme ya da

kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçunu işlemediği düşünülse bile

oğluna uyuşturucu madde vererek bilincini kaybetmesine neden olmaları,

boğularak ölmesi için gerekli şartları hazırlamaları ve boğulmanın

gerçekleşmemesi için çaba göstermemeleri nedeniyle E.K. ve N.B.K.nın

taksire dayanan kusurları nedeniyle ölümden sorumlu olduklarını belirterek kovuşturmasızlık kararına itiraz etmiştir. Başvurucuya göre

E.K., oğlunu havuzda boğmuş; C.U.nun yaklaştığını

görünce de oğluna ait mobil telefonu havuza atmıştır. C.U.nun

havuzda gördüğü ışık da C.S.ye ait mobil telefonun ışığıdır.

23. Bursa 2. Sulh Ceza Hâkimliği (Ceza Hâkimliği);

- Otopsi raporunda belirtilen travma bulgularının nedenlerinin

ortaya konulması ve başvurucunun yakını ile yanında bulunan diğer şahıslar

arasında herhangi bir tartışma ya da kavganın yaşanıp yaşanmadığının

belirlenebilmesi açısından olay öncesinde müteveffa ile birlikte olan tüm

şahısların Cumhuriyet Başsavcılığınca ayrıntılı ifadelerinin alınması, ifadeler

arasında çelişki ve tutarsızlık bulunup bulunmadığının saptanması,

- Ölenin vücudunda bulunan uyuşturucu madde miktarının müteveffanın

bilinç düzeyini ne ölçüde etkilediği ve cesetteki travma bulgularının suda

boğulma neticesinde gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda Adli Tıp Kurumundan

görüş sorulması, bu bağlamda E.K.nın

ifadesinde anlattığı olayların müteveffadaki tıbbi bulgularla uyuşup

uyuşmadığının değerlendirilmesi,

- E.K.nın

ifadesinin denetlenebilmesi açısından havuzdan çıkarılan mobil telefonun Ankara

Kriminal Polis Laboratuvarınca incelenmesi,

müteveffanın olay günü mobil telefon yardımıyla kurduğu iletişimin tespit

edilmesi, bu tespitten sonra aralarındaki görüşmelerin şekli ve zamanı

konusunda E.K., E.M. ve İ.U.B.nin ifadelerinin

alınması için soruşturmanın genişletilmesine karar vermiştir.

24. Bursa ilinin ekspertiz yönünden Bursa Kriminal

Polis Labaratuvar Müdürlüğü hizmet alanı içinde

bulunması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı, müteveffaya ait mobil telefonu

Bursa Polis Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğüne

göndererek mobil telefondaki tüm kayıt ve bilgiler ile arama günlüğü

kayıtlarını kopyalatmıştır.

25. Müteveffanın olay günü mobil telefon yardımıyla kurduğu

iletişimi tespit edilmiştir. İletişimin tespitine ilişkin belgelere göre ölenin

mobil telefonu olay günü saat 19.49 ve 19.51'de A.T. adına kayıtlı mobil

telefonla aranmış; ilk arama üzerine yapılan görüşme 52 saniye, ikinci arama

üzerine yapılan görüşme ise 38 saniye sürmüştür.

26. Cumhuriyet Başsavcılığı 22/2/2016-25/2/2016 tarihleri

arasında C.U., İ.U.B. ve F.B.nin tanık sıfatıyla

ifadelerini almıştır.

i. Verdiği ifadesinde daha önceki beyanlarını yineleyen C.U.,

ilave olarak kendisinden yardım isteyen çocuğun gösterdiği havuzun durgun

olduğunu söylemiştir.

ii.İ.U.B.nin ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Ben olay günü akşam

5-6 civarlarında [U]murbey Celal Bayar [A]nıtının üst tarafında arabamı park ettim ve bankta oturuyordum. Anıta inen

merdivenlerden çocuk sesleri bağırışlar geliyordu ama çok aldırış etmedim,

sonra bir bayanın konuştuğunu konuştuğu kişiye burada bir çocuk var gelin gibi

sözler söylemekteydi. Bayanın sesi üzerine merak edip bende gidip bakınca bir

çocuğun merdivende yarı baygın şekilde merdivende yarı yatar vaziyette gördüm

sonra yanında olan diğer çocuklar ayaktaydı onlarda hiç bir

şey yoktu daha öncesinde aynı mahalleden tanıdığım [E.K.] isimli çocuk votka içtik kötü oldu dedi. Ben çocuğu

yürütmeye çalıştım yürüyemeyince çeşmenin oraya götürdüm su akmıyordu, anıtta

bekleyen polis memuru ne olduğunu sordu, ben de içki içmiş kusuyor dedim ve

bekleme noktasından polis memuru ile su aldık, o arada ambulansı aradılar, kimin

aradığını bilmiyorum biz çocuğun yüzünü su ile yıkadık, su yetmiyor dedim, [E.K.] ile daha sonra isminin [C.S.] olarak öğrendiğim çocuğa bidonu verip su

getirmelerini istedik, çocuklar su getirmek için gidince ambulans geldi, çocuğu

alarak hastaneye götürdüler, bu arada su almaya giden [E.K.] ile [C.S.] gelmemişti. Ben ambulans gittikten sonra [U]murbey çarşının içinde kahvede oturdum çay içtiğim

tanıdığım bir kaç kişiyle, sonra [E.K.] ile görüştüğünü bildiğim bir kaç kişiyi gördüm, onlara [E.K.yı] sordum, o arada bu sorduğum çocuk telefon ile birini aradı ama aradığı

kişinin [E.K.] mı [C.S.]

mı olduğunu bilmiyorum. [E.K.] o çocuğa [C.S.nin] kötü olduğunu, yardım için yanlarına gitmesini

istiyordu sonra ben telefonu alıp onlar ile konuştum ama telefonda[E.K.]

mı vardı [C.S.] mı vardı bilmiyorum, seslerinden ayırt edemedim,

hangisi olduğunu da sormadım, nerede olduklarını sordum, ilk havuzun oradayız

söylediklerinde bekleyin orada geliyorum diye söyledim, yanıma onları da

tanıyan ismini bilmediğim onların bir arkadaşını alarak Umurbey'den

aşağı doğru inerken bulunan ilk sulama havuzunun oraya gittik, sulama havuzunun

orada tekrar aradım telefonu açmadılar aradığım numaranın[E.K.] mı [C.S.]

mı olduğunu tam bilmiyorum, yanıma aldığım çocuk numaraları vermişti... sonra

tekrar aradığımda telefon yanlış hatırlamıyorsam bir kez çaldı sonra meşkule düştü,sonra tekrar

aradığımda ulaşılamıyor şeklinde cevap geldi. [O] çocuğun verdiği her iki telefon da kapalıydı...

Sonrasında [C.S.] bulununca onun

boğulduğu havuzun Umurbey'den aşağı doğru inerken en

sonda olan havuz olduğunu gördüm. Bizim gittiğimiz havuz ise Umurbey'den aşağı Gemlik'e doğru inerken ilk havuzdu. İlk

telefonda konuştuğumuzda ilk havuzun oradayız diye söyleyince onlar Gemlik'ten

yukarıya doğru çıkarken ilk havuz diye söylediklerini düşünüyorum.

Ben olayın ilk anında bankta otururken

aşağıdan duyduğum sesler bir kavga dövüş sesideğildi

kendi aralarında gır gır şamata şeklinde seslerdi, oradaki çocuklar arasında

bir kavga olayı görmedim.

..."

iii. İ.U.B.nin ifadesinde geçen polis

memuru F.B., İ.U.B.nin ifadesinin kendisiyle ilgili

kısmına benzer mahiyette beyanda bulunmuştur.

27. Başvurucu Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 4/3/2016 tarihli

dilekçesinde, öz itibarıyla, oğlunun ölmeden önce "Ne içirdiniz bana? Sizi babama söyleyeceğim."

dediğinin çevrede konuşulduğunu, sulama havuzuna giden yolu gören bir güvenlik

kamerasına ait görüntüler ile Celal Bayar Müzesine ait güvenlik kamerası

görüntülerinin ve Umurbey'in çıkışındaki MOBESE

kamerasına ait kayıtların temin edilmediğini, uyuşturucunun oğluna sulama havuzunda

da verilmiş olabileceğini, oğluna ait cüzdan ve paranın bulunamadığını, oğlunun

çevrede uyuşturucu madde satıcısı olarak bilinen N.B.K. ve E.K. tarafından

kurban seçildiğini, oğlunun intihar etmesini gerektirecek bir sorunu

olmadığını, kendi imkânlarıyla temin ettiği kamera görüntülerinde gözüken beyaz

renkli araçta kimlerin bulunduğunun tespit edilmesi gerektiğini, zira

uyuşturucu maddenin araç içerisinde de verilmiş olabileceğini, C.U.nun sulama havuzunda bir ışık gördüğünü ve C.U.nun beyanına göre havuzun durgun olduğunu, oğlu havuza

atlamadan önce telefonunu havuza atsaydı havuzda telefon ışığının

görülemeyeceğini, mobil telefonun ışığının suya düşmesinden ne kadar süre sonra

söneceğinin araştırılması gerektiğini ve suya atlayan bir kişide ölenin vücudunda

saptanan ölçüde kesi ve yara izi olamayacağını belirterek soruşturmanın

genişletilmesini talep etmiştir.

28. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu (İhtisas Kurulu)

Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine hazırladığı 23/3/2016 tarihli

raporda:

-Otopsi işlemi sırasında tespit edilen lezyonların

lokalizasyonları, ağırlıkları ve özellikleri itibariyle ölüm meydana getirir

nitelikte olmadıkları ve kişinin travmatik tesirle

öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı,

-Cesedin bulunduğu ortam, bulunuş şekli, olay yeri inceleme

bulguları ve adli dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde uyuşturucu madde

almış kişide ölümün suda boğulma sonucu meydana gelmiş olduğunun kabülü gerektiği,

-Otopsideki dış muayenede tanımlanan travmatik

değişimlerin havuza kendi isteği ile atlama veya başkaları tarafından havuza

atılma ya da sert veya künt bir cismin doğrudan

etkisiyle de oluşabileceği ve bunlar arasında tıbben ayrım yapılamadığı, travmatik değişimlerin nasıl meydana geldiğinin adli

tahkikatla aydınlatılmasının uygun olduğu,

-Kanında veya idrarında tespit edilen sentetik esrar metabolitinin kişinin bilinç düzeyini ne derecede

etkilediğinin mevcut verilerle bilinemeyeceği ve olayın adli tahkikatla

aydınlatılabileceği yönünde görüş bildirmiştir.

29. Cumhuriyet Başsavcılığı, 13/4/2016-15/4/2016 tarihleri

arasında E.K., E.M. ve A.O.T.nin tanık sıfatıyla

ifadelerine başvurmuştur.

i. E.K. daha önce verdiği ifadelerle aynı yönde beyanda bulunmuş

ve C.S.nin yanında cüzdan veya para olup olmadığını

bilmediğini söylemiştir.

ii. Olay günü saat 19.49 ve 19.51'de annesi A.T. adına kayıtlı

mobil telefonla C.S.yi

arayan E.M.nin ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...[C.S.] benim mahalleden arkadaşımdı. [E.K.yi], [N.B.K.yi] tanırım ama arkadaşlarım değillerdir. [E.E.B.yi de] tanırım konuşmuşluğum var ama samimi arkadaşım

değildir kendisi zaten Bursa'da oturur, Umurbey'de

akrabası olduğu için bazen hafta sonu ve yazın buraya gelir. Bana sormuş

olduğunuz [C.S.nin] ölmüş olduğu gün arkadaşım [A.O.T.] ile Umurbey'de akşamüstü

saatini tam hatırlamıyorum ama yedibuçuktan sonraki

bir saatte dışarı çıkmıştık, otobüs duraklarının oradaydık, gezecektik, [C.S.yi] arayalım o da

gelsin birlikte gezelim diye düşündük, ben [C.S.yi] aradım ama telefonu [C.S.] açmadı [E.K.] açtı, [C.S.] nerede diye

sordum, bana cevap vermeden yanında kim var diye sordu ben de [A.O.T.] var dedim, sonra bana [A.O.T.] ile beraber zeytin havuzunun oraya gelin acil durum

var dedi, ben de ne olduğunu sordum, çabuk gelin dedi, [E.K.] konuşurken çok çabuk ve telaşlı bir şekilde

konuşuyordu, sonra telefon kapandı, sonra ben tekrar aradım bu arada yanımıza [U]murbeyde tanıdığım eniştemlerin arkadaşı olan [İ.U.B.] abi geldi,bize [E.K.yı] sordu, o arada

ben aradığım için telefonu zaten [E.K.] açtı, ben de abi [E.K.]

ile şuanda konuşuyorum dedim telefonu [İ.U.B.] abi aldı [E.K.ya]

neredesiniz diye yerini sordu, [E.K.]

birşeyler söyledi sonra telefon yine kapandı, İsmail abi bu

sefer tekrar [C.S.nin] numarasını aradı ama telefona ulaşılmıyordu, sonra [İ.U.B.]

abi ile [A.O.T.] Umurbey'den aşağıya doğru

havuzun oraya gittiler, ben başka bir arkadaşım ile birlikte ... çay bahçesine

gittim..."

iii. Alınan ifadesinde A.O.T., E.M. ile benzer şekilde beyanda

bulunmuştur.

30. Cumhuriyet Başsavcılığı, İhtisas Kurulunca hazırlanan rapora

ve soruşturma kapsamında yapılan işlemlere işaret ederek kovuşturmasızlık

kararına yapılan itiraz hakkında bir karar verilmesi için soruşturma evrakını

Ceza Hâkimliğine göndermiştir. Cumhuriyet Başsavcılığına göre, meydana gelen

ölüm olayından önce müteveffaya yönelik herhangi bir darp olmamış, herhangi bir

kavga olayı da yaşanmamıştır. Müteveffadaki ekimoz ve

sıyrıklar, yaklaşık üç saat süren havuz suyunun boşaltılması sırasında

oluşmuştur. Müteveffa elmacık kemiği betona yapışık vaziyette bir süre

kalmıştır. Söz konusu bölgedeki sıyrık ve ekimozlar

da bundan kaynaklanmaktadır. Müteveffaya ait mobil telefonla yapılan son

görüşmeleri E.K., E.M. tarafından kullanılan telefonla yapmıştır, bu konuda

alınan ifadeler arasında bir çelişki ve tutarsızlık bulunmamaktadır.

31. Ceza Hâkimliği 10/5/2016 tarihinde, başvurucunun itiraz

dilekçesinde belirttiği olay ve delillerin kamu davası açılmasını gerektirecek

nitelikte olmadığı gerekçesiyle kovuşturmasızlık

kararına yönelik itirazı reddetmiştir.

32. Anılan karar başvurucuya 2/6/2016 tarihinde tebliğ edilmiş

olup bireysel başvuru 24/6/2016 tarihinde yapılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

33. İlgili hukuk için bkz. Yasin

Ağca (B. No: 2014/13163, 11/5/2017, §§ 86, 87, 91-96) başvurusu

hakkında verilen karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

34. Mahkemenin 20/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

35. Başvurucu, kovuşturmasızlık

kararına yaptığı itirazda (bkz. § 22) ve soruşturmanın genişletilmesine ilişkin

talebinde (bkz. § 27) belirttiği hususları tekrar ederek intihar varsayımı ile

soruşturmaya başladığını öne sürdüğü Cumhuriyet Başsavcılığının yeterli

inceleme ve araştırma yapmadan kovuşturmasızlık

kararı verdiğini, delillerin karartıldığını iddia etmiştir. Bundan başka

başvurucu, C.S.nin ölmeden önce gasbedildiğini,

E.K.nın C.S.yi

sulama havuzuna atıpbaşını da suya bastırdığını, olay

intihar olarak kabul edilse dahi E.K.nın C.S.ye neden

yardım etmediğinin araştırılmadığını ileri sürmüştür. Son olarak başvurucu,

kasten öldürme suçunu işlemiş olmasa bile E.K.nın kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi

ya da taksirle öldürme suçunu işlediğini, uyuşturucu madde kullanma yöntemleri

konusunda C.S.ye bilgi vermelerine ve C.S.yi

uyuşturucu madde kullanımı konusunda özendirmelerine rağmen N.B.K. ve E.K.

hakkında kamu davası açılmadığını belirterek Cumhuriyet Başsavcılığının

soruşturmayı kapatma konusundaki istekli tavrından yakınmıştır.

B. Değerlendirme

36. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özü, oğlunun

şüpheli ölümü ilgili olarak yürütülen ceza soruşturmasının etkisizliğine

ilişkindir. Bu nedenle başvuru, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına

alınan yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usul boyutu

kapsamında incelenmiştir.

37. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı”

kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, yaşama...

hakkına sahiptir."

38. Anayasa’nın "Devletin

temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili

bölümü şöyledir:

"Devletin temel amaç ve

görevleri... kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve

adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal

engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli

şartları hazırlamaya çalışmaktır."

39. Devletin yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerinin

usule ilişkin yönü, kasten ya da saldırı veya kötü muameleler sonucu meydana

gelen ölüm olaylarındasorumluların tespitine ve

cezalandırılmalarına imkân verebilecek nitelikte cezai soruşturmalar

yürütülmesini gerektirir (Serpil Kerimoğlu

ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, §§ 54, 55).

40. Anayasa Mahkemesinin yaşam hakkının usul boyutu konusunda

benimsediği genel ilkelere göre bir ceza soruşturmasının etkililiği için;

i. Soruşturma makamlarının resen ve derhâl harekete geçerek ölüm

olayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün

delilleri tespit etmeleri (Serpil Kerimoğlu

ve diğerleri, § 57),

ii. Ceza soruşturmasının fiilen hesap verilebilirliği sağlamak

için soruşturma sürecinin kamu denetimine açık olması, ayrıca her olayda, ölen

kişinin yakınlarının meşru menfaatlerini korumak için bu sürece gerekli olduğu

ölçüde katılmalarının sağlanması (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 58),

iii. Hukuk devletine bağlılığın sağlanması ve hukuka aykırı

eylemlere hoşgörü ve teşvik gösterildiği görünümü verilmesinin engellenmesi

amacıyla ceza soruşturması makul bir özen ve süratle yürütülmesi (Salih Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013,

§ 30) gerekir.

41. Somut olayda Cumhuriyet Başsavcılığının ölüm olayı hakkında

kendiliğinden, ivedilikle bir soruşturma başlattığı ve bu soruşturmada

başvurucunun delil toplanmasına ilişkin taleplerini dile getirebildiği, kovuşturmasızlık kararına itiraz edebildiği, soruşturmaya

katılım konusunda herhangi bir engelle karşılaşmadığı görülmüştür. Ayrıca

soruşturmanın makul bir sürat ve özenle yürütüldüğü gözlenmiştir.

42. Cumhuriyet Başsavcılığı, ölüm olayının aydınlatılması ve

muhtemel sorumlularının belirlenmesi için olay yerini incelemiş, C.S.nin ölüm nedeni saptamış, ölümünden önceki birkaç saati

C.S. ile birlikte geçiren kişileri tespit ederek söz konusu kişilerin konuyla

ilgili ifadelerini almıştır (bkz. §§12-19).

43. Ceza Hâkimliğinin soruşturmanın genişletilmesine ilişkin

kararı sonrasında da;

- Ölenin vücudunda bulunan uyuşturucu madde miktarının

müteveffanın bilinç düzeyini ne ölçüde etkilediği ve cesetteki travma

bulgularının suda boğulma neticesinde gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda

İhtisas Kurulundan görüş alınmıştır.

- Ölenin mobil telefonu incelenmiş ve bu telefon yardımıyla

kurduğu iletişim tespit edilmiştir.

- Ölüm olayı öncesinde herhangi bir tartışma ya da kavga

ortamının yaşanıp yaşanmadığının belirlenmesi, C.S.ye ait mobil telefon yoluyla

kurulan son iki iletişimin kapsam ve zamanının açığa çıkarılması için C.U.,

İ.U.B., F.B., E.K., E.M. ve A.O.T.nin beyanları

alınmıştır.

44. Bu durumda Cumhuriyet Başsavcılığının yalnızca intihar

varsayımını dikkate alan bir soruşturma yürüttüğü söylenemez.

45. Başvurucu, temin edilmesini istediği kamera görüntülerinin

-bu görüntülerin ölüm olayının gerçekleştiği sulama havuzunu içerdiğine dair

bir iddia yoktur- soruşturma dosyasına alınmadığından, oğlunun cüzdan ve

parasının akıbeti gibi işaret ettiği bazı hususların araştırılmadığından

yakınmaktadır. Ne var ki Anayasa’nın 17. maddesi gereğince yürütülecek

soruşturmalarda soruşturma makamlarının olayın gelişimine ve delillerin elde

edilmesine ilişkin ileri sürülen her türlü iddiayı ve talebi karşılama

zorunluluğu bulunmamaktadır (Yavuz Durmuş ve

diğerleri, B. No: 2013/6574, 16/12/2015, § 62). Ayrıca soruşturma

kapsamında toplanan deliller nazara alındığında yakınılan hususların

soruşturmanın sonucuna bir etkisi bulunmamaktadır.

46. Anayasa Mahkemesine göre, yürütülen soruşturmadan daha derin

ve etkili bir soruşturma yürütülmesi konusunda haklı bir beklentiye girebilmesi

için başvurucunun iddiaları hakkında soruşturma makamlarına daha sağlam

argümanlar sunması gerekir (benzer değerlendirme için bkz. Beste Güler Aslan ve diğerleri, B. No:

2015/9669, 19/2/2019, § 95).

47. Soruşturmada toplanan delilleri ve varılan tespitleri

dikkate alan Anayasa Mahkemesi, ölüm olayını çevreleyen koşulların tespiti ve

varsa ölüm olayından sorumlu kimselerin belirlenmesi için gerekli adımların

atıldığı, sonuca etkili bir eksiklik bulunmadığı kanaatindedir. Soruşturma

neticesinde varılan sonucun aksi yönde bir sonuca ulaşılmasını mümkün kılan bir

veri mevcut olmadığından Cumhuriyet Başsavcılığının ulaştığı sonucu sorgulamak

için bir neden de bulunmamaktadır. Dolayısıyla başvurucunun yakını C.S.nin ölümü hakkında yürütülen ceza soruşturmasının

etkisizliğine ilişkin iddia açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur.

48. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

20/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Engin

YILDIRIM

Celal Mümtaz

AKINCI

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Raportör

:

Murat İlter

DEVECİ

Başvurucu

:

Mustafa

SAĞLIK

Vekili

:

Av. Nail

ÇAKIR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/11973, 20 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Kömürcü
  12. Yıldırım
  13. Akıncı
  14. Deveci
  15. Sağlık
  16. Çakır
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/11973
Tarih
20 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Ayşe Ekici ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/15120)
  • Telpa Telekomünikasyon Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2016/8880)
  • Gülsün Karaman ve Şerif Karaman Başvurusu (B. No: 2016/16239)
  • Hatice Turhan Başvurusu (B. No: 2016/4642)
  • Cemile Günaydın Başvurusu (B. No: 2015/5074)
  • Aligül Alkaya ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/12506)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.