İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nevriye Sağır ve Salim Sağır Başvurusu (B. No: 2014/6129)

1. Başvurucular, oğulları tarafından açılan ve onun vefat etmesi

Başvuru No2014/6129Tarih20 Mayıs 2015Okuma9 dk · 1.844 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Nevriye Sağır Ve Salim Sağır Başvurusu

Karar tarihi
20 Mayıs 2015
Başvuru Numarası
2014/6129
R.G. Tarih- Sayı
10/8/2015-29441
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.844 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvurucular, oğulları tarafından açılan ve onun vefat etmesi

üzerine kendileri tarafından takip edilen davada Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

(AYİM) tarafından verilen karar nedeniyle Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, tazminat talebinde

bulunmuşlardır.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 6/5/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde

Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 25/7/2014 tarihinde, kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 30/10/2014 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş

için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular Adalet Bakanlığına bildirilmiş,

Adalet Bakanlığı 3/11/2014 tarihli yazısı ile görüş sunmayacağını belirtmiştir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucuların oğlu Sedat Sağır, 28/5/2009 tarihinde askere sevk

edilerek acemi eğitimini müteakip 23/9/2009 tarihinden itibaren Diyarbakır

ilinde askerlik hizmetini yapmaya devam etmiştir.

8. Başvurucuların oğlunun askerde rahatsızlanması üzerine sevk

edildiği Diyarbakır Asker Hastanesinin 9/2/2010 tarihli raporuyla ''sağ total işitme kaybı'' teşhisi konulup

''19/B/F3 Barışta askerliğe elverişli

değildir. Seferde görev yapar'' kararı verilerek aynı gün geçici

terhis işlemleri yapılmıştır.

9. Anılan raporun Milli Savunma Bakanlığı

tarafından 10/5/2010 tarihinde onanmasından sonra 7/7/2011 tarihinde

başvurucuların oğlu vefat etmiştir.

10. Başvurucuların oğlunun 7/4/2011 tarihinde açtığı ve adli yardım

talebi kabul edilen dava sürmekteyken vefat etmesi üzerine anne ve babası

(başvurucular) tarafından devam edilen tam yargı davası sonucunda, AYİM İkinci

Dairesi tarafından 18/9/2013 tarihli ve E.2011/605, K.2013/1048 sayılı kararla;

davacı müteveffanın askerliğe elverişsiz hale gelmesine ve devamında vefat

etmesine neden olan ''Total işitme kaybı ve malign beyin tümörü'' rahatsızlığının mevcut

bünyesel bir durum ve hastalıktan kaynaklandığı, hastalığın askerlik sırasında

ortaya çıkmasında ve tetiklenmesinde askerlik görevinin neden ve tesirinin

bulunmadığı, uygulanan teşhis ve tedavilerde ihmal yahut gecikmenin

bulunmadığı, dolayısıyla idarenin tazmin yükümlülüğünün söz konusu olmadığı

gerekçesiyle davanın reddine, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu

İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin

Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) 14. maddesi uyarınca davalı idare lehine

toplam 33.290 TL avukatlık ücretine hükmedilmiştir.

11. Başvurucuların karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 19/3/2014

tarihli ve E.2014/474, K.2014/378 sayılı kararıyla reddedilmiş ve karar,

14/4/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucular, 6/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

B. İlgili

Hukuk

13. 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade

Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1.

maddesi ile 1602 sayılı Askeri Yüksek İdari Mahkemesi Kanunu’nun 46. maddesinin

dördüncü fıkrasına eklenen cümle şöyledir:

“Ancak,

tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul

kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek

suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına

ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ

edilir.”

14. 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı KHK’nın 14. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile

icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar

tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine

neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde

ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine

vekalet ücreti takdir edilir.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 20/5/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 6/5/2014 tarihli ve 2014/6129 numaralı bireysel başvuruları

incelenip gereği düşünüldü:

A.

Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucular, oğullarının sağlam olarak askere alındığını,

askerlik hizmeti sırasındaki rahatsızlığıyla ilgili ileri tetkik ve tedavilere

tabi tutulmadığı için hastalığın zamanında teşhis edilemediğini, bu nedenle

idarenin kusurlu sorumluluğunun var olduğunu, davanın açıldığı tarihte ıslah

müessesesi bulunmadığı için tazminat tutarının yüksek belirlendiğini, davanın

reddedilmesi sonucunda idare lehine hükmedilen 33.290 TL avukatlık ücreti

nedeniyle mahkemeye erişim ve dolayısıyla Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen

adil yargılama hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek 20.000 TL manevi tazminat

ödenmesi talebinde bulunmuşlardır.

B.

Değerlendirme

17. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder. Başvurucular her ne kadar oğullarının sağlam olarak askere

alındığını, askerlik hizmeti sırasındaki rahatsızlığıyla ilgili ileri tetkik ve

tedavilere tabi tutulmadığı için hastalığın zamanında teşhis edilemediğini, bu

nedenle idarenin kusurlu sorumluluğunun var olduğunu ifade etmişler ise de başvuru

formunda açıkça görüldüğü üzere dava sonucunda aleyhlerine hükmedilen avukatlık

ücretinin mahkemeye erişim haklarını ihlal ettiğini belirtmişler ve formun

sonuç kısmında da aleyhlerine hükmedilen avukatlık ücreti nedeniyle mahkemeye

erişim hakkının ihlal edilmiş olmasından dolayı 20.000 TL manevi tazminata

karar verilmesi talebinde bulunmuşlardır. Bu sebeple başvurunun yalnızca aleyhe

hükmedilen avukatlık ücreti nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edilip

edilmediği yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

18. Başvurucuların, aleyhlerine hükmedilen avukatlık ücretinin

mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği yönündeki şikâyetleri açıkça dayanaktan

yoksun olmayıp, başka bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmadığından, bu

şikâyet yönünden başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

19. Başvurucular, ıslah imkânının

olmadığı dönemde davanın açıldığını ve dava açılırken o dönemin şartlarına göre

dava konusu miktarın belirlendiğini, ancak talep edilen miktar üzerinden

avukatlık ücreti ödemek zorunda bırakılmalarının mahkemeye erişim haklarını

ihlal ettiğini iddia etmişlerdir.

20. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” başlıklı 36. maddesi şöyledir:

“Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma

(Değişik ibare: 3.10.2001-4709/14 md.) ile adil

yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir

mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”

21. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına gelmektedir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen

veya mahkeme kararını anlamsız hale getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını

önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal

edebilir (Özkan Şen, B. No:

2012/791, 7/11/2013, § 52).

22. Taraflardan birinin yargılamadaki başarı oranına göre kazanılan

veya kaybedilen değer oranında lehine veya aleyhine mahkeme masraflarının

hükmedilmesine yönelik düzenlemeler mahkemeye erişim hakkına müdahale

oluşturmakta ise de abartılı, zorlama veya ciddiyetten yoksun talepleri

disipline etmeye yönelik orantılı müdahaleler meşru görülebilir. Ancak, bu

sınırlamaların hakkın özüne zarar vermeyecek nitelikte, meşru bir amaca dayalı

ve kullanılan aracın sınırlama amacı ile orantılı olması, kamu yararının

gerekleri ile bireyin hakları arasında kurulmaya çalışılan adil dengeyi bozacak

şekilde birey aleyhine katlanılması zor külfetler yüklememiş olması gerekir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, §§ 61-62).

23. Dava sonucundaki başarıya dayalı olarak taraflara avukatlık

ücreti ödeme yükümlülüğü öngörülmesi de bu kapsamda mahkemeye erişim hakkına

yönelik bir sınırlama oluşturur. Böyle bir sınırlamanın meşru görülebilmesi

için kamu yararı ile birey hakkı arasında makul bir dengenin gözetilmiş olması

gerekir. Başvuru konusu olayda dava açılmadan önce 2/11/2011 tarihinde

yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı KHK ile idarenin taraf olduğu

davaların, idarenin bünyesinde görev yapan kadrolu hukuk müşavirleri ve

avukatlar tarafından takibi öngörülmüş olup, davanın reddi halinde idare lehine

avukatlık ücretine hükmedilmesi düzenleme altına alınmıştır. Gereksiz

başvuruların önlenerek dava sayısının azaltılması ve böylece mahkemelerin

fuzuli yere meşgul edilmeksizin uyuşmazlıkları makul sürede bitirebilmesi

amacıyla başvuruculara belli yükümlülükler öngörülebilir. Bu yükümlülüklerin

kapsamını belirlemek kamu otoritelerinin takdir yetkisi içindedir. Öngörülen

yükümlülükler dava açmayı imkânsız hale getirmedikçe ya da aşırı derece

zorlaştırmadıkça mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği söylenemez.

Dolayısıyla davayı kaybetmesi halinde başvurucuya yüklenecek olan avukatlık ücreti

bu çerçevede değerlendirilmelidir (Serkan

Acar, B. No: 2013/1613, 2/10/2013, §§ 38 -

39).

24. Buna karşılık bir hukuki uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyan

başvurucuların, reddedilen dava konusu miktar üzerinden hesaplanan avukatlık

ücretini karşı tarafa ödemeye mahkûm edilmeleri ihtimali veya olgusu, belirli

dava koşulları çerçevesinde mahkemeye başvurmalarını engelleme ya da mahkemeye

başvurmalarını anlamsız kılma riski taşımaktadır. Bu kapsamda, davanın özel

koşulları çerçevesinde masrafların makullüğü ve orantılılığı, mahkemeye erişim

hakkının asgari sınırını teşkil etmektedir (Özkan

Şen, § 54).

25. Başvurucuların oğullarının tam yargı (tazminat) davasını açtığı

7/4/2011 tarihi itibarıyla yürürlükteki usul

hükümlerinde, dava dilekçesinde belirtilen talep konusu miktarın

sonradan ıslah yoluyla değiştirilmesine öngören bir düzenleme bulunmamakla

birlikte, dava sonucunda haksız çıkan davacının, her halükarda

davalı idare lehine, reddedilen miktar üzerinden nispi avukatlık ücreti

ödemesini gerektiren düzenlemenin bulunduğu anlaşılmaktadır.

26. Tazminat alacağının miktarı, ancak bilirkişi incelemesi ve

benzeri araştırmalardan sonra mahkemenin takdir yetkisi çerçevesinde

belirlenebilen bir olgudur. Tazminat müessesesinin bu özelliği gereği, hak

kazanılan tazminat miktarının dava açılmadan önce tam olarak bilinmesi veya

öngörülmesi mümkün değildir. Dava açılması aşamasında karşı karşıya kalınan bu

belirsizliğin, talep edilen miktarın sonradan düzeltilmesi (ıslah) yoluyla

aşılması da 1602 sayılı Kanun gereği davanın açıldığı 7/4/2011 tarihi öncesinde

mümkün olmadığından, hak kaybına uğramak istemeyen davacıların, tazminat

taleplerine ilişkin miktarları yüksek tutmaktan başka seçeneklerinin olmadığı

görülmektedir.

27. Başvurucuların oğlu da bu nedenle, AYİM’e

açtığı davada uğranılan zarar için 550.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi

tazminat talebinde bulunmuştur. AYİM önündeki davanın reddine karar verdikten

sonra, başvurucuların reddedilen tazminat talepleri üzerinden davalı idare

lehine 33.290 TL avukatlık ücreti ödemesine karar vermiştir.

28. Başvurucular aleyhine avukatlık ücreti ödenmesini öngören

düzenlemenin tek başına mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği söylenemez. Bu

düzenleme sonucu gerçekleşen müdahalenin ölçülü olup olmadığının da incelenmesi

gerekir.

29. Somut olayın koşulları bir bütün halinde değerlendirildiğinde,

davanın açıldığı sırada ıslah imkânının olmaması nedeniyle hak kaybına

uğramamak için talebin yüksek tutulduğu, yargılama sonucunda talep edilen ancak

reddedilen maddi ve manevi tazminat tutarı üzerinden 33.290 TL avukatlık

ücretinin başvurucu tarafından davalı idareye ödenmek zorunda bırakıldığı

görülmüştür. Böylece başvurucuların oğlunun, ıslah imkânı olmaması nedeniyle

davanın açıldığı sırada yüksek tazminat talebinde bulunduğu yargılamanın sonucunda

başvurucular aleyhine hükmedilen avukatlık ücretinin ölçülü olmadığı

saptandığından, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

30. Açıklanan nedenlerle, başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı

Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

31. Başvurucular, mahkemeye erişim haklarının ihlal edilmesi

nedeniyle 20.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

32. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit

edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını

ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye

gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde

başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması

yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

33. Başvuru konusu olayda, tespit edilen ihlalin sonuçlarının

ortadan kaldırılması bakımından yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmadığından salt ihlalin tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvuruculara talep ile bağlı kalınarak net 20.000 TL manevi

tazminatın müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

34. Başvurucular tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca

tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL avukatlık ücretinden oluşan toplam

1.706,10 TL yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucuların,

1.

Aleyhe avukatlık ücretine hükmedilmiş olmasının mahkemeye erişim hakkını ihlal

ettiğine ilişkin iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2.

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü

kapsamındaki mahkemeye erişim haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahale nedeniyle

başvuruculara net 20.000 TL manevi tazminatın MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

C. Başvurucular tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

avukatlık ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin

BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına

20/5/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Alparslan

ALTAN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Celal

Mümtaz AKINCI

Muammer

TOPAL

M.

Emin KUZ

Raportör

:

Bahadır

YALÇINÖZ

Başvurucular

:

Nevriye

SAĞIR

Salim

SAĞIR

Vekili : Av. Abdurrahman ŞAHİN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/6129, 20 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olaylar Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. B. Mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahale nedeniyle
  10. D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  11. Altan
  12. Özgüldür
  13. Topal
  14. Yalçınöz
  15. Sağır
  16. Sağır
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/6129
Tarih
20 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Çağdaş Mühendislik Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2013/3236)
  • Fatih Başar Başvurusu (B. No: 2014/15694)
  • Ali Suat Ertosun Başvurusu (B. No: 2014/8334)
  • Hakan Eren Başvurusu (B. No: 2013/8508)
  • Mustafa Coşğun Başvurusu (B. No: 2013/7873)
  • Esra Nur Özbey Başvurusu (B. No: 2013/7443)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.