İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nevzat Tekel Başvurusu (B. No: 2014/13863)

1. Başvuru, anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan

Başvuru No2014/13863Tarih20 Kasım 2019Okuma11 dk · 2.201 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Nevzat Tekel Başvurusu

Karar tarihi
20 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2014/13863
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.201 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan

eylemlerinin terör örgütüne üye olmak suçundan mahkûmiyetinde delil olarak

kullanılmasının başvurucunun örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuruda ayrıca

yargılamayı yapan özel yetkili mahkemenin bağımsız ve tarafsız olmadığı ve bu

sebeple de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iler sürülmüştür.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 14/8/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden

sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu, olayların meydana geldiği tarihte İnönü

Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü öğrencisidir.

7. Başvurucu; PKK terör örgütüne üye olduğu gerekçesiyle üç gün

gözaltında tutulduktan sonra 12/5/2011 tarihinde tutuklanmıştır. Cumhuriyet

savcısı 13/7/2011 tarihli iddianamesi ile başvurucunun terör örgütüne üye olmak

ve terör örgütünün propagandasını yapmak suçlarından cezalandırılmasını talep

etmiştir. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 17/10/2012 tarihinde

başvurucunun terör örgütüne üye olmak ve terör örgütünün propagandasını yapmak

suçlarından mahkûmiyetine hükmetmiştir. Mahkeme ayrıca başvurucunun hükümle

birlikte tutukluluk hâlinin devamına da karar vermiştir.

8. Mahkemenin başvurucunun terör örgütüne üye olmak ve terör

örgütünün propagandasını yapmak suçlarından mahkûmiyetinde dikkate aldığı

delillerin bazıları şu şekildedir:

i. Mahkeme, başvurucunun PKK'nın gençlik örgütlenmesi olduğunu

belirttiği Demokratik Yurtsever Gençlik Meclisi (DYG-M) içinde sorumlu düzeyde

görev yaptığını belirtmiştir. Mahkemeye göre PKK terör örgütünün yasal olmayan

gençlik faaliyetleri DYG-M çatısı altında gerçekleştirilmektedir. Bundan başka

Mahkeme, DYG-M'nin faaliyet gösterdiği illerde hücre tipi komiteler oluşturarak

komitelerde yer alan kişilere örgütsel eğitim verdiğini, örgütün silahlı

eylemlerde bulunan kısmına eleman temin ettiğini, birçok basın açıklaması ve

gösteri düzenlediğini, bazı etkinliklerde şiddet olaylarının yaşanmasını

sağladığını ve örgütsel nitelikteki yayınların satımını sağlayıp örgüte gelir

temin ettiğini ileri sürmüştür.

ii. Başvurucunun Demokratik Öğrenci Derneğinde (DÖDER) sayman

olarak görev yaptığı belirtilmiştir. Mahkemeye göre DÖDER, PKK terör örgütünün

Malatya'daki birçok faaliyetinin organize edildiği yerdir.

iii. Ayrıca başvurucunun PKK terör örgütünün propagandasının

yapıldığı yayınları gerçek ismini gizleyip başka bir isimle temin ettiği ileri

sürülmüştür.

iv. Mahkeme, başvurucunun örgütsel nitelikli bir toplantıya örgütün

talimatı üzerine katıldığını ifade etmiştir.

v. Mahkeme, başvurucunun Diyarbakır'da düzenlenen nevruz

etkinliğine katılmasını da delil olarak değerlendirmeye almıştır. Mahkemeye

göre adı geçen etkinlik PKK terör örgütünce sahiplenilen bir toplantıdır.

vi. Bazı öğrencilerin okuldan uzaklaştırılmasını protesto etmek

amacıyla üniversite kampüsünde yapılan basın açıklaması metnini başvurucunun

okuduğu ileri sürülmüştür. Mahkemeye göre okuldan uzaklaştırma cezası alan

öğrencilerin cezalarının bittiği tarihte üniversite kampüsü içinde iki kavga

olayı meydana gelmiş, kavga olayını başlattığı ve yönlendirdiği belirtilen

M.Ç., başvurucununacil olarak Malatya'ya gelmesi için

talimat vermiş ve başvurucu da talimat üzerine bir gün sonra Malatya'ya

gelmiştir. Malatya'ya gelen başvurucunun kavga olayları hakkında DYG-M Malatya

il sorumlusuna rapor verdiği, kavga olayı ile ilgili gözaltına alınıp adliyeye

götürülen kişilere destek amacıyla adliye önüne gittiği ve serbest bırakılan

kişilere yakın ilgi gösterdiği belirtilmiştir.

vii. Başvurucunun terör örgütünün kırsal alanına gittikleri

değerlendirilen M.D. ve M.Ç. hakkında yapmış olduğu bir telefon görüşmesine

dayanılmıştır. İletişim kayıtlarından yola çıkan Mahkeme, başvurucunun adı geçen

kişilerle irtibatlı olduğu ve görüşme yaptığı kişiyle bahse konu kişilerin

kırsal alana gitmeleri konusunda bir değerlendirmede bulunduğu sonucuna

varmıştır.

viii. Mahkeme, başvurucunun örgüt tarafından verilen talimatlara

istinaden PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın (A.Ö.) doğum günü

nedeniyle Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde düzenlenecek olan etkinliğe

Malatya'dan katılımı organize ettiğini ve adı geçen etkinliğe katıldığını ifade

etmiştir.

ix. Mahkemeye göre PKK terör örgütü tarafından verilen talimat

doğrultusunda çeşitli illerde Demokratik Çözüm Çadırı adı verilen çadırlar

kurulmuştur. Başvurucunun da Malatya'da kurulan, terör örgütünün talimatlarının

okunduğu, örgüt faaliyetlerinin düzenlendiği ve terör örgütü mensuplarının

fotoğraflarının asıldığı bu çadırı sahiplendiği; çadır eylemi olarak ifade

edilen bazı etkinliklerin organizasyonunda görev aldığı ve yapılan bir basın

açıklamasına katıldığı belirtilmiştir. Malatya'da kurulu bulanan demokratik

çözüm çadırında 26/3/2011 tarihinde Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı

ile arama yapıldığı,ölen terör örgütü mensuplarına

ait fotoğraflar ve örgütsel dokümanların arama neticesinde ele geçirildiği

ileri sürülmüştür. Bundan başka Batman, İstanbul ve Diyarbakır’da açılan

çadırlarda yapılan aramalarda da bol miktarda örgütsel doküman ile molotof kokteyli, havai fişek ve el yapımı bomba yapmaya

müsait malzemeler ele geçirildiği ifade edilmiştir.

x. Başvurucunun telefonuna,

örgütsel faaliyetlerini bilen şahıslar tarafından terör örgütü propagandası

içeren ve örgütsel bilinci artırmaya yönelik mesaj gönderildiği kabul

edilmiştir. Ayrıca başvurucunun yapmış olduğu bir telefon görüşmesinde örgüte

yakın bir kişiden yurtsever olarak bahsetmesi ve adı geçen kişiye yardım etmeye

çalışması da delil olarak dikkate alınmıştır.

xi. Mahkeme, başvurucunun silahlı

çatışmada öldürülen örgüt mensupları H.A. ve Z.D.nin

taziye ziyaretine örgüt talimatı doğrultusunda gittiğini belirtmiştir. İlaveten

Mahkeme, başvurucunun örgüt talimatları doğrultusunda E.D. isimli örgüt

mensubunun mezarını ziyaret ettiğini ifade etmiştir. Mahkeme ayrıca

başvurucunun ziyaret esnasında tanınmamak amacıyla yüzünü kapadığını, E.D.nin resminin yer aldığı pankartı ve "şehit namırın (şehitler ölmez)"

yazısı olan posteri taşıdığını, "Ey

şehit senin yolun bizim yolumuzdur." şeklinde slogan attığını

ve güvenlik güçlerine yüzü kapalı bir şekilde taş attığını ileri sürmüştür.

xii. Mahkeme, örgüt talimatı doğrultusunda düzenlendiği ifade

edilen basın açıklamasına başvurucunun katılmasını ve burada Kürtçe olarak basın açıklaması metnini

okumasını mahkûmiyet hükmüne gerekçe yapmıştır. Mahkeme ayrıca örgüt talimatı

doğrultusunda düzenlendiğini ileri sürdüğü bir etkinliğe başvurucunun

katılmasını da mahkûmiyette delil olarak kullanmıştır.

xiii. Bundan başka Mahkeme, aramalar sonucunda ele geçirilen

başvurucuya ait dokümanlarda birçok örgütsel veri bulunduğunu belirtmiştir. Bu

kapsamda Mahkeme, PKK'nın gençlik örgütlenmesi olduğunu belirttiği DYG-M'ye

eleman temini amacıyla düzenlenen etkinliklerde satılan biletlere ilişkin bazı

bilgilerin ve bir harddiskte yapılan incelemede PKK

terör örgütünü simgeleyen marş, fotoğraf ve müziklerin ele geçirilmiş olmasını

başvurucunun örgüt üyeliğini açıklayan deliller olarak kullanmıştır.

9. Mahkûmiyete ilişkin kararı başvurucunun temyiz etmesi üzerine

karar, Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından 22/4/2014 tarihinde onanmıştır.

10. Başvurucu, karardan 22/7/2014 tarihinde haberdar olduğunu

belirtmiştir.

11. Başvurucu 14/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur. Ancak başvurucu, terör örgütüne üye olmak suçundan verilen

mahkûmiyeti bireysel başvuruya konu etmiştir. Başvurucu, terör örgütünün

propagandasını yapmak suçu yönünden ise herhangi bir şikâyette bulunmamıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

12. İlgili ulusal ve uluslararası için bkz. Metin Birdal ([GK] B. No: 2014/15440, 22/5/2019, §§ 28-39)

başvurusu hakkında verilen karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

13. Mahkemenin 20/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

14. Başvurucu; bağımsız ve tarafsız olmayan özel yetkili bir

mahkemede yargılandığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi Hikmet

Kopar ve diğerleri ([GK], B. No: 2014/14061, 8/4/2015, § 109, 110,

114) kararında benzer nitelikteki şikâyetlerin açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Mevcut başvuruda, bahsi

geçen karardaki ilkelerden ayrılmayı gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.

15. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Örgütlenme Özgürlüğü

ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

1. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucu; yasal bir dernek olan DÖDER'de

görev almasının ve katılmış olduğu bazı etkinliklerin mahkûmiyetinde delil

olarak değerlendirildiğini, dinî inancının gereği olarak gerçekleştirdiği

taziye ziyaretlerinin de mahkûmiyetinde dikkate alındığını belirtmiştir.

Başvurucu, herhangi bir suç unsuru oluşturmayan bahsi geçen eylemlerinin mahkûmiyetinde

delil olarak değerlendirmeye alınmış olması nedeniyle örgütlenme özgürlüğü ile

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

17. Katıldığı veya organize ettiği toplantılar ile toplantılarda

açıklanan bazı düşüncelerin ve bir dernekte görev almanın terör örgütüne üye

olmak suçundan verilen mahkûmiyet kararının delili olarak kullanılması

başvurucunun örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkı üzerinde caydırıcı etki doğurabilir. Dolayısıyla başvurucunun Anayasa'nın

33. ve 34. maddesinde koruma altına alınan haklarına müdahalede bulunulduğu

kabul edilmelidir (Metin Birdal,

§ 48).

18. Başvuru konusu müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde

öngörülen kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı ve Anayasa'nın 33. ve 34.

maddelerinde yer alan millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması meşru amaçları

kapsamında kaldığı anlaşılmıştır (Metin

Birdal, §§ 52, 53). Bu

nedenle başvuru konusu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygun olup olmadığı değerlendirilecektir.

a. Müdahalenin Demokratik

Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması

19. Temel hak ve özgürlüklerin koruması altında bulunan bir

eylemin terör örgütüne üye olmak suçunun mahkûmiyetinde delil olarak

kullanılması suretiyle temel hak ve özgürlüklere yapılan bir müdahalenin

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu

bir toplumsal ihtiyacı karşılaması gerekir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan bir

müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir

(zorunlu toplumsal ihtiyaç testine ilişkin açıklamalar için bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,

4/6/2015, §§ 51, 53-55, 57; Mehmet Ali Aydın

[GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68;Ferhat Üstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, §§ 45, 46; Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128,

7/7/2015, § 51).

b. Somut Olayın

Değerlendirilmesi

20. Terör örgütüne üye olmak suçu, üye ve hatta örgüt henüz bir

suç işlememiş olsa dahi örgütün toplum için yarattığı tehlikeyi cezalandıran ve

bu yönüyle bir yandan da örgüt faaliyetleri kapsamında suç işlenmesini

engelleme amacı taşıyan bir suç türüdür (Metin

Birdal, §§ 60, 61).

21. Bireysel başvuru yolunda Anayasa Mahkemesinin görevi, bir

yargılamanın sonucu itibarıyla adil olup olmadığını değerlendirmek değildir.

Dolayısıyla başvurucu hakkında isnat edilen terör örgütü üyesi olmak suçunun

sübuta erip ermediği veya toplanan delillerin suçun sübutu için yeterli olup

olmadığı meselesi, ilkesel olarak Anayasa Mahkemesinin ilgi alanı dışındadır (Metin Birdal, § 47; ayrıca bkz. Yılmaz

Çelik [GK], B. No: 2014/13117, 19/7/2018, § 45; krş. Ferhat Üstündağ, § 65). Bundan başka bir

ceza yargılamasında hangi delillerin hükme esas alınabileceği meselesi de esas

itibarıyla Anayasa Mahkemesinin görev alanının dışındadır (Türk ceza hukuku

uygulamasına ilişkin bazı değerlendirmeler için bkz. Metin Birdal, §§ 67-71).

22. Bir kişinin henüz başka bir suç işlemeden yalnızca terör

örgütüne üye olması nedeniyle cezalandırılabilmesi için yargılama makamlarının

o kişinin terör örgütüyle olan bağlarını ortaya koyması gerekir. Henüz ceza

kanunlarında tanımlanan bir suçu işlememiş olsa bile bir terör örgütü ile örgüt üyeliği olarak kabul edilecek

kuvvette bir bağın varlığının araştırılması bireylerin sahip olduğu fikirlerin,

bağlı oldukları toplumsal grupların ve ideolojilerinin, davranışlarının

anlamlarının ve bunların altında yatan saiklerin de

değerlendirilmesini gerektirebilir. Böyle bir değerlendirmenin örgütlere üye

olmak, toplantılara katılmak veya düşünce açıklamaları yapmak gibi kişilerin

anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan eylemlerini de kapsadığı durumlarda

başta ifade, örgütlenme, din ve vicdan özgürlükleri ile toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkı olmak üzere temel haklar üzerinde ciddi bir baskı

oluşturabilecek potansiyele sahip olduğu açıktır (Metin Birdal, §§ 63,

64).

23. Kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerinin terör örgütünün üyesi olmak suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarının delili olarak kullanılmasının temel haklar üzerinde yaratacağı

caydırıcı etki nedeniyle -devletin toplumu terör örgütlerinin faaliyetlerine

karşı korumak şeklindeki pozitif yükümlülüğünün bir sonucu olarak- insanların

terörsüz bir ortamda yaşama hakkı ile bu süreçte bireylerin potansiyel olarak

etkilenebilecek temel hakları arasında adil bir denge kurulmalıdır (Metin Birdal, § 65).

24. Söz konusu dengenin sağlandığının kabul edilebilmesi için

derece mahkemelerinin kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerini terör örgütünün üyesi olmak suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarında delil olarak kullanılmalarının zorunlu bir ihtiyacı karşıladığını

göstermeleri gerekir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaki

denetimi, temel haklara bu şekilde yapılan müdahalenin zorunlu bir ihtiyacı

karşıladığının ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilip gösterilemediği ile

sınırlı olacaktır(Metin Birdal, §

72).

25. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi mevcut başvuruda başvurucunun

toplantı ve örgütlenme özgürlüklerine yapılan müdahalelerin gerçekten toplumsal bir ihtiyaca cevap verip

vermediği sorusuna cevap bulacaktır.

26. Başvuru konusu olayda ilk derece mahkemesi; süreklilik,

çeşitlilik ve yoğunluk gösterdiği kabul edilen eylem ve davranışlarıyla şiddeti

ve demokratik olmayan yöntemleri benimseyen başvurucunun PKK terör örgütünün

üyesi olduğu kanaatine ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesi, başvurucu tarafından

sunulan bilgi ve belgeler ile derece mahkemelerince başvurucunun mahkûm

edilmesi için benimsenen gerekçeleri yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca bir

bütün olarak ve dikkatle incelemiştir.

27. Somut olayın koşullarında ilk derece mahkemesinin

başvurucuyu suç oluşturmadığı ve anayasal hakların kullanımından ibaret olduğu

ileri sürülen eylemleri nedeniyle mahkûm ettiği kabul edilmemiştir. İlk derece

mahkemesi diğer bazı deliller yanında terör örgütünün talimatına istinaden icra

edilen ve terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösterileri organize

etmesini, söz konusu gösterilere katılmış olmasını, bahsi geçen gösterilerin

birinde şiddete başvurmasını, terör örgütünün gençlik yapılanması olduğu kabul

edilen DYG-M içinde sorumlu düzeyde görev almasını ve çatısı altında örgütsel

faaliyetlerin yapıldığı kabul edilen DÖDER'de sayman

olarak görev yapmasını başvurucunun örgüt üyeliğini açıklayan ve eylemlerinin

sürekliliğini gösteren deliller olarak kullanmıştır (krş. Metin Birdal, § 76).

28. İlk derece mahkemesi, başvurucunun söz konusu toplantı ve

gösterileri organize etmek veya katılmak biçimindeki rolünün, DYG-M yapılanması

içinde yer almasının, DÖDER'de sayman olarak görev

icra etmesinin ve diğer davranışlarının onun PKK terör örgütünün hiyerarşik

yapılanmasına kendi isteğiyle ve bilerek dâhil olduğuna dair bilgileri doğrular

ve tamamlar nitelikte olduğunu ikna edici biçimde ortaya koymuştur. Bu bağlamda

ilk derece mahkemesi, başvurucunun şikâyete konu eylemlerinin delil olarak

kullanılmasının bir toplumsal ihtiyacı karşıladığını ilgili ve yeterli bir

gerekçe ile göstermiştir.

29. Sonuç olarak başvurucunun örgütlenme özgürlüğü ile toplantı

ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan müdahale demokratik toplum

düzeninin gereklerine aykırı bir müdahale olarak değerlendirilemez.

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda müdahalenin

meşru olduğu açık olan başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

31. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun örgütlenme özgürlüğü ile

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine dair

başvurusunun bir ihlal bulunmadığı açık olduğundan açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul

edilemezliğine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılama yapılmaması

dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

20/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : Ömer MENCİK Başvurucu : Nevzat TEKEL Vekili : Av. Kadir AKGÜNEŞ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/13863, 20 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Adil Yargılanma
  9. B. Örgütlenme Özgürlüğü
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/13863
Tarih
20 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Caner Duygu Başvurusu (B. No: 2014/7490)
  • Diyadin Abak ve Mehmet Yiğit Başvurusu (B. No: 2015/2331)
  • Lütfi Akbudak Başvurusu (B. No: 2016/2232)
  • Bayram Bozkurt Başvurusu (B. No: 2015/3176)
  • Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz Başvurusu (B. No: 2015/17387)
  • A.t. Başvurusu (B. No: 2015/3500)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.