İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Numan Acar Başvurusu (B. No: 2016/66486)

1. Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuka aykırı olması nedeniyle

Başvuru No2016/66486Tarih26 Şubat 2020Okuma12 dk · 2.443 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Numan Acar Başvurusu

Karar tarihi
26 Şubat 2020
Başvuru Numarası
2016/66486
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.443 kelime·12 dk okuma·10 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuka aykırı olması nedeniyle

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/12/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Komisyon tarafından başvurucunun, tutuklamanın hukuki

olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası

dışındaki diğer temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine yönelik iddiaların

kabul edilemez olduğuna, tutuklamanın hukuki olmadığı iddiası bakımından Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir. Komisyon ayrıca başvurucunun adli yardım

talebinin kabulüne de karar vermiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

9. Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle

karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde

olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son

bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu

teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve

son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması

(PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No:

2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).

10. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe

girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile

FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok

sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır.

Bu kapsamda teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca

-aralarında yüksek mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine yakın yargı mensubu

hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılarının bulunduğu iddiasıyla başlatılan

soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü hakkında gözaltı ve tutuklama

tedbirlerine başvurulmuştur (Aydın Yavuz ve

diğerleri, §§ 51, 350).

11. Yargıtay tetkik hâkimi olarak görev yapmakta olan başvurucu

FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlardan yürütülen bir soruşturma kapsamında 13/8/2016

tarihinde gözaltına alınmış; 17/8/2016 tarihinde ise silahlı terör örgütüne üye

olma suçundan tutuklanması istemiyle Ankara Sulh Ceza Hâkimliğine sevk

edilmiştir.

12. Ankara 9. Sulh Ceza Hâkimliği 17/8/2016 tarihinde

başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"Şüpheliler ... , Numan Acar'ın

üzerlerineatılı bulunan silahlı terör örgütüne üye olma suçunuişlediklerinedair

kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterendosya kapsamında somut delillerin

bulunması, şüphelilerin kaçma ve delilleri karartma ihtimalinin olması

karşısında,adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı, şüphelilere isnat

edilen suçun suç üstü hallerinden olması nedeniyle CMK 2/1-j ve 2802 sayılı

yasanın 94. maddeleri, CMK'nın 100. maddesi ile ilgili düzenlemeler ile AİHS 5.

maddesindeki tutuklama şartları kapsamında isnat olunan suç ile orantılı olarak

tedbir kapsamında şüphelinin CMK'nın 101. maddeleri uyarınca ayrı ayrı

tutuklanmalarına ... [karar verildi.]"

13. Başvurucu, tutuklandıktan sonra tutukluluk hâlinin devamına

dair kararlara süresinde itiraz ettiğini ancak cevap verilmediğini, bireysel

başvurusuna konu tutukluluk hâlinin devamına dair verilen 4/11/2016 tarihli

karara karşı da süresinde itiraz etmesine karşın Sulh Ceza Hâkimliğinden

herhangi bir cevap verilmediğini belirtmiştir.

14. UYAP üzerinden yapılan incelemede Ankara 5. Sulh Ceza

Hâkimliğince 4/11/2016 tarihinde başvurucu hakkında verilen tutukluluk hâlinin

devamına dair karara karşı başvurucunun 17/11/2016 tarihli dilekçesiyle itiraz

ettiği, Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 26/4/2017 tarihli kararda

başvurucunun 8/3/2017 tarihinde tahliye olması nedeniyle karar verilmesine yer

olmadığına, itirazın Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliğince değerlendirilmesine karar

verildiği anlaşılmıştır.

15. Başvurucu 2/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

16. Öte yandan başvurucu, FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu

gerekçesiyle Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından 31/8/2016

tarihli karar ile meslekten çıkarılmış ve bu karar kesinleşmiştir.

17. Başvurucunun bireysel başvuruda bulunduktan sonra

tutukluluğunun devamına dair 5/12/2016 tarihinde verilen karara karşı itirazı

üzerine Ankara 9. Sulh Ceza Hâkimliğince 19/1/2017 tarihinde itirazın reddine

karar verilmiştir.

18. Başvurucunun, 8/3/2017 tarihinde adli kontrol altına

alınarak tahliyesine karar verilmiştir.

19. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 1/10/2018 tarihli iddianamesi

ile başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan aynı yer ağır

ceza mahkemesinde kamu davası açmıştır. İddianamede öncelikle FETÖ/PDY hakkında

genel bilgilere, daha sonra ise başvurucuya yönelik suçlama ve delillere yer

verilmiştir. Bu bağlamda iddianamenin başvurucu hakkında iddia olunan suça ve

örgüt bağlantısına ilişkin kısımlarında özetle;

i. Başvurucunun adı geçen örgütle irtibatlı olduğu gerekçesiyle

HSYK tarafından meslekten çıkarıldığı ve bu kararın kesinleştiği

belirtilmiştir.

ii. Emniyet tarafından düzenlendiği belirtilen HTS analiz

raporunda; başvurucunun kullandığı telefon ile haklarında FETÖ kapsamında

soruşturma yürütülen bazı kişilerle görüşmesinin bulunduğunun belirtildiği,

ancak bu kişilerin genellikle yargı mensubu olduğu ve örgütün üst düzey

yöneticisi olduklarına dair bir tespite yer verilmediği ifade edilmiştir.

iii. Olağanüstü hâl döneminde çıkarılan bir kanun hükmünde

kararname (KHK) ile FETÖ/PDY ile bağlantısı bulunduğu değerlendirmesiyle

kapatılan Yargıçlar ve Savcılar Birliğine (YARSAV) başvurucunun da 1/4/2010

tarihinde üye olduğu ve dernek kapatılana kadar üyeliğinin faal bulunduğu

belirtilmiştir.

iv. Somut beyan içermeyen ve başvurucunun FETÖ/PDY mensubu

olduğuna dair ihbar evrakının dosya arasına alındığı belirtilerek tanık S.A.nın

ifadesininbaşvurucu hakkındaki kısmına yer verilmiştir.

20. İddianame Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme)

17/10/2018 tarihinde kabul edilmiş ve Mahkemenin E.2018/337 sayılı dosyası

üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır.

21. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından HSYK'ya gönderilen

23/6/2019 tarihli yazıda başvurucunun ByLock programı kullanıcısı olduğunun

tespit edildiği belirtilmiştir. Anılan belge HSYK tarafından Mahkemeye

gönderilmiş ve 22/8/2019 tarihi duruşmada başvurucuya okunmuştur. Başvurucu

ByLock kullandığı iddiasını kabul etmiştir.

22. Cumhuriyet savcısı 7/11/2019 tarihli duruşmada esas

hakkındaki mütalaasını Mahkemeye sunmuş ve başvurucunun 466775 ID numarası ile

FETÖ/PDY'nin gizli haberleşme yazılımı olan ByLock programı kullanıcısı

olduğunun tespit edildiğini belirtilmiştir.

23. Bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla dava ilk

derece mahkemesinde derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

24. İlgili hukuk için bkz.

Adem Türkel, B. No: 2017/632, 23/1/2019, §§ 24-39.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 26/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

26. Başvurucu; kuvvetli suç şüphesini gösteren somut olgular

ortaya konulmadan, delilleri karartma ve kaçma şüphesi olmadığı hâlde koşulları

oluşmadan tutuklandığını, tutuklama kararında belirtilen hususların kendisi

açısından geçerli olmadığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

27. Bakanlık görüşünde, başvurucunun tutuklandığı tarihte

tutuklamaya gerekçe gösterilen delillerin tutuklamayı gerektirecek nitelikte

olduğu ve başvurucunun şikâyetlerinin açıkça dayanaksız olması nedeniyle kabul

edilemez bulunmasına karar verilmesi gerektiğinin değerlendirildiği

belirtilmiştir.

28. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında tutuklanmayı

haklı gösterecek makul şüphenin dahi bulunmadığını, hakkındaki tutuklama

kararının gerekçesiz, delilsiz ve hukuka aykırı olduğunu, sulh ceza hâkiminin

hiçbir bireyselleştirme yapmadığını, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

29. Anayasa'nın "Temel

hak ve hürriyetlerin sınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesi

şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

30. Anayasa'nın "Kişi

hürriyeti ve güvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin birinci

fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine

sahiptir.

...

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan

kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini

önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen

diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir."

31.

Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi

ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Bu itibarla başvurucun tutuklamanın hukuki olmadığına yönelen bu bölümdeki

iddialarının Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası bağlamında, kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

1. Uygulanabilirlik

Yönünden

32. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü yönetim usullerinin

uygulandığı dönemlerde alınan tedbirlere ilişkin bireysel başvuruları

incelerken Anayasa'nın 15. maddesinde ortaya konulan temel hak ve özgürlüklere

ilişkin güvence rejimini dikkate alacağını belirtmiştir. Buna göre olağanüstü

bir durumun bulunması ve bunun ilan edilmesinin yanı sıra bireysel başvuruya

konu temel hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden tedbirin olağanüstü durumla

bağlantılı olması hâlinde inceleme Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca

yapılacaktır (Aydın Yavuz ve diğerleri,

§§ 187-191).

33. Soruşturma mercilerince başvurucuya yöneltilen ve tutuklama

tedbirine konu olan suçlama, başvurucunun darbe teşebbüsünün arkasındaki

yapılanma olduğu belirtilen FETÖ/PDY üyesi olduğu iddiasıdır. Anayasa Mahkemesi

anılan suçlamanın olağanüstü hâl ilanını gerekli kılan olaylarla ilgili

olduğunu değerlendirmiştir (Selçuk Özdemir

[GK], B. No: 2016/49158, 26/7/2017, § 57).

34. Bu itibarla başvurucu hakkında uygulanan tutuklama

tedbirinin hukuki olup olmadığının incelenmesi Anayasa'nın 15. maddesi

kapsamında yapılacaktır. Bu inceleme sırasında öncelikle başvurucunun

tutuklanmasının Anayasa'nın başta 13. ve 19. maddeleri olmak üzere ilgili

maddelerinde yer alan güvencelere aykırı olup olmadığı tespit edilecek;

aykırılık saptanması hâlinde ise Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlerin bu

aykırılığı meşru kılıp kılmadığı değerlendirilecektir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 193-195, 242;

Selçuk Özdemir, § 58).

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

a. Genel İlkeler

35. Tutuklamanın hukukiliğinin incelenmesinde dikkate alınacak

genel ilkeler için bkz. Zafer Özer (B.

No: 2016/65239, 9/1/2020, §§ 38-45) başvurusu hakkında verilen karar.

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

36. Başvurucu, terör örgütü (FETÖ/PDY) üyesi olma

suçundan4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 5271 sayılı

Kanun'un 100. maddesi uyarınca tutuklanmıştır.

37. Öte yandan Anayasa Mahkemesi, darbe teşebbüsünden sonraki

dönemde bu teşebbüsün arkasındaki yapılanma olduğu kabul edilen FETÖ/PDY ile

bağlantılı suçlardan yürütülen soruşturmalar kapsamında yargı mensupları

hakkında uygulanan tutuklama tedbirlerinin hukukiliğine ilişkin bireysel

başvuruları incelediği birçok kararında, başvurucu yargı mensuplarının mesleklerinden

veya görevlerinden kaynaklanan güvencelere riayet edilmeksizin tutuklandıkları

ve bu nedenle tutuklamanın kanuni dayanağının bulunmadığı iddialarını

incelemiştir. Anayasa Mahkemesi bu inceleme sonucunda gerek yüksek mahkeme

üyeleri gerekse diğer yargı mensupları bakımından tutuklamaya konu olaylara

ilişkin olarak soruşturma mercilerince veya tutuklamaya karar veren yargı

organlarınca isnat edilen ve tutuklamaya konu olan suçların kişisel suç olduğu,

ayrıca ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlinin bulunduğu yönündeki

değerlendirmelerin olgusal ve hukuki temellerinin bulunduğu, dolayısıyla

tutuklama tedbirlerinin kanuni dayanaktan yoksun olduğunun söylenemeyeceği

sonucuna varmıştır (diğerleri arasından bkz. Adem

Türkel, §§ 52-59; Erdem Doğan,

B. No: 2017/25955, 7/3/2019 §§ 50-57). Kaldı ki -yüksek mahkeme üyelerinden

farklı olarak- hâkim ve Cumhuriyet savcıları yönünden ağır ceza mahkemesinin

görevine giren suçüstü hâli bulunmasa da kişisel suçlarına ilişkin olarak

soruşturma yürütülmesi için bir izin şartı bulunmadığı yargısal içtihatlarda

belirtilmiştir (Mustafa Özterzi

([GK], B. No: 2016/14597, 31/10/2019, § 93). Somut başvuruda anılan kararlardan

yer alan değerlendirmelerden ve varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum

bulunmamaktadır.

38. Dolayısıyla somut olayın koşullarında başvurucunun hâkim

olması nedeniyle Anayasa veya 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve

Savcılar Kanunu'ndan kaynaklanan güvenceler uygulanmaksızın, kanuna aykırı

olarak tutuklanması söz konusu değildir. Bu itibarla başvurucu hakkında

uygulanan tutuklama tedbirinin kanuni dayanağı bulunmaktadır.

39. Bu aşamada tutuklama tedbirinin ön koşulu olan suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti

bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilecektir.

40. Başvurucu hakkındaki soruşturma belgeleri incelendiğinde

başvurucunun tutuklanmasına dair 17/8/2016 tarihli kararda; atılı bulunan

silahlı terör örgütüne üye olma suçunuişlediğinedair kuvvetli suç şüphesinin

varlığını gösteren dosya kapsamında somut delillerin bulunduğunun, başvurucunun

kaçma ve delilleri karartma ihtimalinin olduğunun, adli kontrol uygulamasının

yetersiz kalacağının, suç üstü hâlinin bulunduğunun, isnat olunan suç ile

orantılı olarak tedbir kapsamında başvurucunun tutuklanmasına karar

verildiğinin belirtildiği görülmektedir.

41. İddianamede ise başvurucunun FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu

gerekçesiyle HSYK tarafından meslekten çıkarıldığı, olağanüstü hâl döneminde

alınan tedbirler kapsamında kapatılan YARSAV'a 1/4/2010 tarihinde üye olduğu ve

dernek kapatılana kadar da üyelikten ayrılmadığı, tanık S.A.nınifadesine

değinerek başvurucunun FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapısına dâhil olduğu iddiasıyla

silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talep edilmiştir.

42. Başvurucu hakkında yürütülen kovuşturmada başvurucunun

ByLock programı kullanıcısı olduğunun tespit edildiğine ilişkin kolluk

birimlerince düzenlenen belge Mahkeme tarafından başvurucuya okunmuş; 7/11/2019

tarihli duruşmada Cumhuriyet savcısının bildirdiği esas hakkındaki mütalaasında

başvurucunun ByLock programı kullanıcısı olduğu ifade edilmiştir.

43. Anayasa Mahkemesi, ByLock uygulamasının özellikleri gözönüne

alındığında kişilerin bu uygulamayı kullanmalarının veya kullanmak üzere

elektronik/mobil cihazlarına yüklemelerinin soruşturma makamlarınca FETÖ/PDY

ile olan ilgi bakımından bir belirti olarak değerlendirilebileceğini

belirtmektedir (Aydın Yavuz ve diğerleri,

§§ 106, 267). Buna göre soruşturma makamlarınca ve tutuklama tedbirine karar

veren mahkemelerce FETÖ/PDY üyesi olmakla suçlanan başvurucunun ByLock

uygulamasını kullanmasının somut olayın koşullarına göre suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak kabul edilmesi,

anılan programın özellikleri itibarıyla temelsiz ve keyfî bir tutum olarak

değerlendirilemez (bkz. Selçuk Özdemir,

§ 74).

44. Diğer taraftan başvurucu hakkında uygulanan tutuklama

tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bu

değerlendirmede tutuklama kararının verildiği andaki genel koşullar gözardı

edilmemelidir.

45. Darbe teşebbüsü sonrasında teşebbüsle bağlantılı veya

doğrudan teşebbüsle olmasa da FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlara ilişkin

soruşturmalarda delillerin sağlıklı bir şekilde toplanabilmesi ve

soruşturmaların güvenlik içinde yürütülebilmesi için tutuklama dışındaki koruma

tedbirlerinin yetersiz kalması söz konusu olabilir. Yine FETÖ/PDY ile

bağlantılı kişilerin teşebbüs sırasında veya sonrasında ortaya çıkan kargaşadan

yararlanmak suretiyle kaçma imkânı ve bu dönemde delillere etki edilmesi

ihtimali normal zamanda işlenen suçlara göre çok daha fazladır (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 271, 272; Selçuk Özdemir, §§ 78, 79).

46. Başvurucunun tutuklanmasına karar verilen silahlı terör

örgütü üyesi olma suçu, Türk hukuk sistemi içinde ağır cezai yaptırımlar

öngörülen suç tipleri arasında olup isnat edilen suça ilişkin olarak kanunda

öngörülen cezanın ağırlığı kaçma şüphesine işaret eden durumlardan biridir

(benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Hüseyin

Burçak, B. No: 2014/474, 3/2/2016, § 61; Devran Duran [GK], B. No: 2014/10405, 25/5/2017, § 66).

Ayrıca anılan suç 5271 sayılı Kanun'un 100. maddesinin (3) numaralı fıkrasında

yer alan ve kanun gereği tutuklama nedeni

varsayılabilen suçlar arasındadır.

47. Dolayısıyla tutuklama kararının verildiği andaki genel

koşullar ve somut olayın yukarıda belirtilen özel koşulları ile Ankara 9. Sulh

Ceza Hâkimliği tarafından verilen kararın içeriği birlikte değerlendirildiğinde

başvurucu yönünden özellikle kaçma ve delilleri karartma şüphesine yönelen

tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin olduğu söylenebilir.

48. Başvurucu hakkındaki tutuklama tedbirinin ölçülü olup

olmadığının da belirlenmesi gerekir. Bir tutuklama tedbirinin Anayasa'nın 13.

ve 19. maddeleri kapsamında ölçülülüğünün belirlenmesinde somut olayın tüm

özellikleri dikkate alınmalıdır (Gülser

Yıldırım (2), § 151).

49. Öncelikle terör suçlarının soruşturulması kamu makamlarını

ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu nedenle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı, adli makamlar ve güvenlik görevlilerinin -özellikle organize

olanlar olmak üzere- suçlarla ve suçlulukla etkili bir şekilde mücadelesini

aşırı derecede güçleştirmeye neden olabilecek şekilde yorumlanmamalıdır (Süleyman Bağrıyanık ve diğerleri, B. No:

2015/9756, 16/11/2016, § 214; Devran Duran,

§ 64). Özellikle darbe teşebbüsüyle veya FETÖ/PDY ile bağlantılı

soruşturmaların kapsamı ve niteliği ile FETÖ/PDY'nin özellikleri -gizlilik,

hücre tipi yapılanma, her kurumda örgütlenmiş olma, kendisine kutsallık

atfetme, itaat ve teslimiyet temelinde hareket etme gibi- de dikkate

alındığında, bu soruşturmaların diğer ceza soruşturmalarına göre çok daha zor

ve karmaşık olduğu ortadadır (Aydın Yavuz ve

diğerleri, § 350).

50. Somut olayın yukarıda belirtilen özellikleri dikkate

alındığında Ankara 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin isnat edilen suç ile orantılı

olduğu, başvurucunun kaçma ve delilleri karartma ihtimalinin olduğu

belirtilerek adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı sonucuna varmasının

keyfî ve temelsiz olduğu söylenemez.

51. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutuklamanın hukuki

olmadığı iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan

başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

52. Buna göre başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına

tutuklama yoluyla yapılan müdahalenin Anayasa'nın 13. ve 19. maddelerinde yer

alan güvencelere aykırılık oluşturmadığı görüldüğünden, 15. maddesinde yer alan

ölçütler yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 26/2/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Raportörler : Burak Cenk İLHAN Yusuf Enes KAYA Başvurucu : Numan ACAR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/66486, 26 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve
  11. B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  12. M. Emin KUZ
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/66486
Tarih
26 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Barış Erdem Gürbüz Başvurusu (B. No: 2016/2270)
  • Mahmut Keskin Başvurusu (B. No: 2017/30396)
  • S.e. Başvurusu (B. No: 2017/40178)
  • Tasfiye Halinde Domino Medya Bil. İlt. Rek. Yayın İnş. Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2016/14948)
  • Şevki Metin Aydın Başvurusu (B. No: 2017/14372)
  • Tacettin Şeker Başvurusu (B. No: 2016/37686)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.