İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nureddin Atuğ Başvurusu (B. No: 2014/11189)

(Başvuru

Başvuru No2014/11189Tarih21 Eylül 2017Okuma9 dk · 1.790 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Nureddin Atuğ Başvurusu

Başvuru No
2014/11189
Karar tarihi
21 Eylül 2017
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.790 kelime·9 dk okuma·13 bölüm

(Başvuru

Numarası: 2014/11189)

Karar

Tarihi: 21/9/2017

R.G. Tarih

ve Sayı: 3/11/2017 - 30229

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; tutuklamanın hukuka aykırı olması

ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkının, yargılamanın özel yetkili mahkemede devam etmesi nedeniyle kanuni

hâkim güvencesinin, siyasi parti faaliyetleri ve yasal eylemlerden dolayı

tutuklanma nedeniyle siyasi faaliyette bulunma hakkı ile toplantı ve gösteri

yürüyüşü hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 4/7/2014 tarihinde

yapılmıştır.

3. Başvuru,

başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra

Komisyona sunulmuştur.

4.

Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm

Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin

birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği

şüphesiyle 13/9/2011 tarihinde gözaltına alınmış ve

17/9/2011 tarihinde tutuklanmıştır.

8. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/105 sayılı dava

dosyasında tutuklu bulunan başvurucu 27/5/2014 tarihli

duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesini talep etmiş ancak başvurucunun

bu talebi aynı duruşmada reddedilmiştir.

9. Başvurucu, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/5/2014 tarihli ret kararına itiraz etmiş ancak

başvurucunun itirazı Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/6/2014 tarihli ve

2014/480 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir.

10. Ret kararı başvurucuya 13/6/2014

tarihinde tebliğ edilmiştir.

11. Başvurucu 4/7/2014 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

12. Başvurucu 18/7/2014 tarihli

duruşmada tahliye edilmiştir. Başvurucu hakkındaki dava ilk derece mahkemesinde

derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

13. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat

istemi" kenar başlıklı 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili bölümü şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında

yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,

...

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde

makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında

hüküm verilmeyen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

14. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Karar veya hükümlerin

kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya

hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde

bulunulabilir.

(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır

ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle

ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa,

en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 21/9/2017 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyetive

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Tutuklamanın Hukuki Olmadığı İddiası

Yönünden

a. Başvurucunun

İddiaları

16. Başvurucu; somut olay, olgu ve bilgi olmadığı hâlde

tutuklandığını ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

17. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47.

maddesinin (3) numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca

bireysel başvuruda, kamu gücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair

olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki

hakların ne şekilde ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçe ve deliller

açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B.

No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

18. Somut

olayda başvurucu, olgu ve bilgi olmadığı hâlde tutuklandığını ileri sürmüşse de

tutuklanmasına dayanak oluşturan ifade ve sorgu zaptı, tutuklama kararı,

iddianame gibi bir belge sunmamış; iddiasını temellendirememiş; delillerini

sunma ve temel hak ve özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda

bulunma yönündeki yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Dolayısıyla başvurucu

tarafından ileri sürülen iddianın kanıtlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır.

19.

Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Tutukluluğun Makul Süreyi Aştığı İddiası Yönünden

a. Başvurucunun

İddiaları

20. Başvurucu; tutukluluğun devamı kararlarının hukuka aykırı

olduğunu, tutukluluğun devamına karar veren mahkemenin her seferinde aynı klişe

gerekçelerle tahliye taleplerini reddettiğini, adli kontrol hükümlerinin

uygulanması taleplerinin de reddedildiğini, tutukluluğun makul süreyi aştığını,

delilleri karartma ve kaçma ihtimalinin olmadığını, kendisi ile benzer konumda

olan ve başka davalarda yargılanan sanıkların tahliye edildiğini, kendisinin

hâlen tutuklu olduğunu belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yanında

eşitlik ilkesinin de ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

21. Anayasa

Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile

bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda ihlal iddialarının özü

itibarıyla tutukluluğun uzun sürmesine ve yargılamanın tutuklu devam ettirilmesine

yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Başvurucunun bu başlık altındaki iddiaları

Anayasanın 19. maddesinin yedinci fıkrası kapsamında değerlendirilmiştir.

22. Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece

mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir

kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

23. Anayasa

Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi veya makul süreyi aştığı

iddiasıyla yapılan bireysel başvurular bakımından bireysel başvurunun

incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye edilmiş ise asıl dava

sonuçlanmamış da olsa (ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf yaparak) 5271 sayılı

Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi

gereken etkili bir hukuk yolu olduğunu belirtmektedir (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515, 28/9/2016,

§§ 48-62; İrfan Gerçek, B. No:

2014/6500, 29/9/2016,§§ 33-45).

24. Somut

olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra 18/7/2014

tarihinde tahliyesine karar verilen başvurucunun tutukluluğunun makul süreyi

aştığına ilişkin iddiası, 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında açılacak

davada da incelenebilir. Bu madde kapsamında açılacak dava sonucuna göre

başvurucunun tutukluluğunun makul süreyi aştığının tespiti hâlinde görevli

mahkemece başvurucu lehine tazminata da hükmedilebilecektir. Buna göre 5271

sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolunun başvurucunun durumuna

uygun telafi kabiliyetini haiz etkili bir hukuk yolu olduğu ve bu olağan

başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun

"ikincil niteliği" ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.

25.

Açıklanan nedenlerle tutukluluğun makul süreyi aştığı iddiasının yargısal

başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuru konusu yapıldığı anlaşıldığından

başvurunun bu kısmının başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

B. Kanuni Hâkim Güvencesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu, özel yetkili mahkemelerde yargılamanın devam ettiğini

belirterek kanuni hâkim güvencesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

27. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası

uyarınca bireysel başvuru yoluna başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

28. Somut

olayda başvuruya konu yargılamanın devam ettiği tespit edilmiştir. Bu kapsamda

başvurucunun hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları tüketmeksizin bireysel

başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.

29. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Siyasi Faaliyette Bulunma Hakkı ile Toplantı

ve Gösteri Yürüyüşü Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

30. Başvurucu; siyasi parti faaliyetleri ve katıldığı yasal

eylemler nedeniyle yargılandığını ve tutuklandığını, kendisine isnat edilen

eylemlerin düşünce ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek

siyasi faaliyette bulunma hakkı ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

31. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin

(3) numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel

başvuruda, kamu gücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih

sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne

şekilde ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçe ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, §§ 19, 20).

32. Somut

olayda başvurucu, siyasi parti faaliyetleri nedeniyle tutuklandığını ileri

sürmüşse de bu iddiasınıtemellendirebilecek herhangi

bir belge sunmamış; delillerini sunma yönündeki yükümlülüğünü yerine

getirmemiştir (bkz. § 17). Dolayısıyla başvurucu tarafından ileri sürülen bu

iddianın kanıtlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır.

33.

Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

Engin

YILDIRIM bu görüşe katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. 1.

Tutuklamanın hukuki olmadığına ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,

2.

Tutukluluğun makul süreyi aştığına ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,

3. Kanuni

hâkim güvencesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,

4. Siyasi faaliyette bulunma iletoplantı

ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA Engin YILDIRIM'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 21/9/2017 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY GÖRÜŞÜ

1. Silahlı

terör örgütü üyesi olduğu şüphesiyle 17/9/2011

tarihinde tutuklanan başvurucu 18/7/2014 tarihinde tahliye edilmiştir. Başvurucu

hakkındaki dava ilk derece mahkemesinde derdestir.

2.

Başvurucu, tutuklandığı tarihte var olan yasal bir partinin (Barış ve Demokrasi

Partisi-BDP) parti meclisi üyesi olarak iddianamede ve başvuru dilekçesinde

belirtilen çeşitli siyasi etkinliklere aktif bir şekilde katılmıştır.

3.

Anayasa'nın 67. maddesi seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarını

güvenceye almaktadır. Bu maddenin birinci fıkrasına göre, "Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun

olarak seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi

faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir".

Siyasi haklar, seçimlerde oy kullanma, aday olma ve seçilme haklarının yanında

siyasi faaliyette bulunma hakkını da kapsar (Mustafa

Ali Balbay B. No: 2012/1272, 4/12/2013, §

110).

4.

Bilindiği üzere, demokratik bir toplumsal düzenin kurulması ve sürdürülmesinde

hayati bir işleve sahip olan sivil toplumun en önemli örgütlenmelerinden biri

de siyasi partilerdir. Demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsuru olan siyasi

partiler, halkı yönetime ortak etmenin meşru yollarından biridir. Mahkememizin

bir kararında da vurguladığı gibi başta siyasi tartışmalar olmak üzere

üyelerini ve toplumu ilgilendiren çeşitli konularda faaliyetlerde bulunmak,

eğitim toplantıları düzenlemek, görüş açıklamak ve eylem yapmak siyasi parti

özgürlüğünün ayırıcı özelliklerindendir (Engin

Demir, B.No: 2013/2947, 17/12/2015,

§ 63).

5.

Başvurucunun yasal bir siyasi parti üyesi olarak her vatandaş gibi parti

faaliyetlerinde yer alması demokratik bir sistemde gayet doğaldır. Sınırsız ve

mutlak bir hak olmayan siyasi faaliyetlere katılma hakkından yararlanma, suç

şüphesi içeren etkinliklere katılan ilgili kişilerin hiç bir şekilde

tutuklanmayacağı ve yargılanmayacağı anlamına gelmez.Bununla beraber, somut başvuru çerçevesinde

akılda tutulması gereken temel nokta, üç yıla yakın bir tutukluluk süresinin

ifade ve örgütlenme özgürlüğünün somutlaşmış bir yansıması olan siyasi

partilere katılma ve siyasi faaliyetlerde bulunma hakkı üzerinde caydırıcı bir

etkiye neden olmasıdır. Başvurucunun üç yıla yakın bir süre tutuklu kalması

siyasal faaliyetlere katılımını engellemiştir.

6. Siyasi

parti üye ve yöneticileri, son derece radikal ve muhalif fikirler barındıran

siyasi söylem, açıklama ve eylemlerinin makul olmayan bir süre devam edebilecek

tutuklama riski doğuracağını düşünürlerse bu gibi faaliyetlere katılmaktan veya

bunları düzenlemekten kaçınma eğiliminde olacaklardır (Engin Demir, B.No:

2013/2947, 17/12/2015, § 64). Bu durumun demokratik

toplum düzeninin yerleşmesine ve gelişmesine zarar verecek şekilde caydırıcı

etki yaratması kaçınılmazdır.

7. Çoğunluk

görüşünde, başvurucunun siyasi parti faaliyetleri nedeniyle tutuklandığı

iddiasını temellendirecek herhangi bir belge sunmadığı belirtilerek başvurucunun

delilleri sunma yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı başvurunun ilgili

kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

8. Böyle

bir belge veya delil sunma yükümlülüğü siyasi parti faaliyetleri bağlamında çok

katı yorumlanmamalıdır. Kaldı ki, başvurucunun hangi siyasi etkinliklere

katıldığı başvuru dilekçesinde ayrıntılı olarak ifade edilmiştir. Bütün bu

etkinliklerin belgelenmesi hayatın olağan akışına aykırı olacaktır.

9. Sonuç

olarak, Anayasa’nın 19/7. fıkrasında düzenlenen kişi özgürlüğü ve güvenliği

hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa’nın 67. maddesinin ihlal edildiği

düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes KAYA

Başvurucu

:

Nureddin ATUĞ

Başkan

Engin

YILDIRIM

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/11189, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İkinci Bölüm
  4. Karar
  5. I. Başvurunun Konusu
  6. II. Başvuru Süreci
  7. III. Olay Ve Olgular
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Kişi Hürriyetive
  11. B. Kanuni Hâkim Güvencesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  12. C. Siyasi Faaliyette Bulunma Hakkı ile Toplantı
  13. Karşıoy Görüşü
  14. M. Emin KUZ
  15. Yıldırım
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/11189
Tarih
21 Eylül 2017

İlgili Kararlar

  • Berivan Elter ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/1825)
  • Mustafa Ercan Başvurusu (B. No: 2014/17045)
  • Ahmet Yıldırım Başvurusu (B. No: 2014/18135)
  • Hakkı İlker Yaşar ve Birgün Yayıncılık ve İletişim Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/12902)
  • Ramazan Ayan Başvurusu (B. No: 2014/14924)
  • Fahrettin Aktaş Başvurusu (B. No: 2014/18155)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.