İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nuriye Aladağ Başvurusu (B. No: 2014/18685)

1. Başvuru, müşterek çocukların velayetlerinin anneleri yerine

Başvuru No2014/18685Tarih24 Ocak 2018Okuma13 dk · 2.580 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Nuriye Aladağ Başvurusu

Karar tarihi
24 Ocak 2018
Başvuru Numarası
2014/18685
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.580 kelime·13 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, müşterek çocukların velayetlerinin anneleri yerine

babalarına verilmesi nedeniyle ebeveyn ve çocuğun menfaatleri arasında adil bir

dengenin kurulamadığından bahisle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 24/11/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu ve eşi İ.E., Denizli 2. Aile Mahkemesinde anlaşmalı

olarak boşanma davası açmışlardır. Tarafların 17/2/2006 doğum tarihli bir kız

ve 22/2/2007 doğum tarihli bir erkek çocukları vardır.

10. Boşanma davası devam etmekteyken anne ve babanın çocuklara

bakacak durumda olmadıklarını beyan etmeleri üzerine 14/4/2011 tarihinde

müşterek çocuklar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) Denizli

Çocuk Yuvasına (Kurum) yerleştirilmiştir.

11. Denizli 2. Aile Mahkemesinin 10/6/2011 tarihli ilamı ile

taraflar anlaşmalı olarak boşanmışlar, çocukların velayetleri başvurucu anneye

verilmiştir. Bu karar Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30/4/2012 tarihli ilamı ile

onanmıştır. Ancak başvurucu, geliri ve sosyal güvencesinin olmaması nedeniyle

müşterek çocukları yanına alamamış, çocuklar Kurum gözetiminde kalmaya devam

etmiştir.

A. Tedbir Kararının Kaldırılmasına İlişkin

Süreç

12. Başvurucu 2/11/2011 tarihinde Başbakanlık İletişim Merkezi

(BİMER) aracılığıyla İstanbul iline taşındığını ve bir başka kişiyle imam

nikâhlı olarak evlendiğini, yaşamını düzene koyduğundan artık çocuklarını

yanına almak istediğini belirten dilekçe sunmuştur.

13. Kurum tarafından 2/2/2012 tarihinde Denizli Çocuk

Mahkemesine (Mahkeme) başvurularak çocuklar hakkındaki bakım tedbirinin

kaldırılması ve çocukların anneleri olan başvurucuya teslim edilmesi talep

edilmiştir.

14. Mahkemece, çocukların bakımı konusunda başvurucunun yaşadığı

ev ve sosyal çevresinin uygun olup olmadığının değerlendirilmesi için sosyal

inceleme raporu alınmasına karar verilmiştir.

15. SHÇEK Genel Müdürlüğü Sultanbeyli 75. Yıl Toplum Merkezi

Müdürlüğü sosyal çalışmacı tarafından hazırlanan 9/1/2012 tarihli raporda,

çocuklar hakkındaki tedbir kararının kaldırılarak çocukların anneleri olan

başvurucuya tesliminin uygun olacağı kanaati bildirilmiştir. Raporda,

başvurucunun imam nikâhlı olarak evlenmiş ve hamile olduğu, İ.E. ile olan

boşanma davasının hâlen temyiz aşamasında devam etmesi sonucu resmî nikâhın

henüz yapılamadığı belirtilmiştir. Raporda, başvurucunun ilkokul mezunu, ev

hanımı olduğu, sık sık telefon yoluyla çocuklarıyla görüştüğü, onlardan ayrı

olduğu için üzüldüğü, çocuklarını yanına almayı çok arzu ettiği ifade

edilmiştir. Başvurucunun evlendiği kişinin asgari ücretle güvenlik görevlisi

olarak çalıştığı, düzenli gelirinin bulunduğu, başvurucunun çocuklarını yanına

almasını kendisinin de istediği, ayrıca oturdukları konutun kira olup bir

ailenin temel gereksinimlerini karşılayabilecek yeterlikte olduğu bildirilmiştir.

16. SHÇEK Genel Müdürlüğü Denizli Çocuk Yuvası Müdürlüğü sosyal

çalışmacısı tarafından hazırlanan 25/1/2012 tarihli sosyal inceleme raporunda

da çocukların annelerine tesliminin uygun olacağı belirtilmiştir. Raporda,

hamallık ve inşaat işçiliği yaparak geçimini sürdüren baba İ.E.nin

Denizli'de ikamet ettiği, her hafta çocukları ziyaret ettiği, çocuklarla

yakından ilgilendiği vurgulanmıştır. Bununla birlikte babanın yalnız yaşamakta

olması ve çalışması nedeniyle çocuklarını bırakabileceği veya bakımlarını yaptırabileceği

imkânlara sahip olmadığı ifade edilmiştir. Başvurucunun ise çocukların Kurum

bakımına alındığı ilk zamanlarda eşinden boşanmış ve aile desteğinden yoksun

olması, geliri ve sosyal güvencesinin olmaması nedeniyle çocuklarını düzenli

olarak arayıp sormadığı, ancak İstanbul'da yeni bir yuva kurup düzenli yaşam

sürmeye başladıktan sonra çocukları ile daha yakından ilgilendiği, üç dört defa

ziyaretlerine geldiği, sık sık telefon ettiği, çocuklarını yanına almakta çok

istekli olduğunun gözlendiği belirtilmiştir. Raporda ayrıca çocukların yoğun

ilgi, sevgi ve şefkate muhtaç bir dönemde oldukları, anne babanın her ikisinin

de ilgilerinden çok mutlu oldukları, herhangi bir ayrım yapmadan onlarla

birlikte yaşamak arzusu içinde oldukları belirtilmiş, çocukların anne yanında

bakımlarının sürdürülmesinin daha uygun olacağı kanaati bildirilmiştir.

17. Ayrıca, Mahkeme bünyesinde görev yapan pedagog uzmandan

rapor istenilmiştir. 11/4/2012 tarihli raporda babanın beyan ettiği gelir doğru

ise ev koşullarının çocukların kalması için yeterli olduğu ve kabul etmesi

durumunda çocukların babaya teslim edilmesinin uygun olacağı; aynı şekilde

çocukların anne yanına verilmelerinin de sağlıklı bir şekilde yetişmeleri

açısından olumlu olacağı belirtilmiştir.

18. Denizli Çocuk Mahkemesi, baba İ.E.nin

beyanını dinlemiştir. Baba İ.E., yakında evleneceğini, çocukları aldığında

kendi annesi ve babasının da yanına taşınacağını beyan etmiştir.

19. Talimat yoluyla beyanı alınan başvurucu ve imam nikâhlı eşi,

çocukları yanlarına almak istediklerini, ekonomik ve sosyal durumlarının da

müsait olduğunu ifade etmişlerdir.

20. Mahkeme ayrıca 1/6/2012 tarihli duruşmada çocukların da

beyanlarını dinlemiştir. Çocuklar, annelerinin iki kez kendilerini görmeye

geldiğini, babalarının işi olmayınca her gün kendilerini ziyaret ettiğini,

babalarının yanında kalmak istediklerini, annelerine gitmek istemediklerini

söylemişlerdir.

21. Mahkeme, 13/7/2012 tarihli kararıyla çocuklar hakkındaki

bakım tedbirinin kaldırılmasına ve çocukların babalarına teslim edilmesine

hükmetmiştir. Karar gerekçesinde, annenin çocuklarını bırakarak Denizli'den

ayrıldığı, birlikte yaşadığı kişi ile evlenip evlenmeyeceğinin belli olmadığı,

hamile olduğu dikkate alındığında kendi hayatını bir düzene koymamış bulunması

dikkate alındığında çocukların belirsizliğe sürüklenmesinin gelişimlerini

sekteye uğratacağı belirtilmiştir. Babanın çocukları yanına almak için

evlenmek, köydeki ana babasını yanına getirmek gibi birtakım yeni çarelere başvurması

ve çocukların da babalarının yanında yaşamak istediklerini beyan etmeleri

karşısında çocukların isteği dikkate alınarak babalarına verilmelerinin uygun

görüldüğü ifade edilmiştir. Ayrıca, bir yıl süreyle üçer aylık dönemlerde baba

İ.E. hakkında sosyal inceleme raporu aldırılarak babanın söylediklerini yerine

getirip getirmediğinin, çocukların bakımının gereği gibi yürütülüp

yürütülmediğinin gözlenmesine hükmedilmiştir.

22. Başvurucu karara itiraz etmiştir. Aydın Çocuk Mahkemesinin

24/9/2012 tarihli kararıyla başvurucunun itirazı reddedilmiştir.

B. Velayetin Değiştirilmesi Davasına İlişkin

Süreç

23. Müşterek çocukların babaları, çocukların velayetlerinin

kendisine verilmesi için 28/5/2012 tarihinde Denizli 1. Aile Mahkemesinde dava

açmıştır.

24. Mahkeme tanık beyanları dinlemiş, tarafların ekonomik ve

sosyal durumlarını araştırmış, önceki davalara ait dosyaları incelemiştir.

Ayrıca Mahkeme sosyal hizmet uzmanı ve psikologdan tarafların ve çocukların

durumuna dair bilirkişi raporu alınmasına karar vermiştir.

25. Uzman psikolog tarafından düzenlenen 6/11/2012 tarihli

bilirkişi raporunda, çocukların babası İ.E.nin

Denizli ilinde oturduğu, evde annesi babası ve iki çocuğu ile birlikte

yaşadığı, evin dört odadan oluştuğu, çocuklar için düzenlenmiş özel bir odanın

bulunduğu, ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ev eşyalarının temin edildiği,

eşyaların kullanışlı -rahat ve temiz- olduğu bildirilmiştir.

26. Anılan rapora göre psikolog tarafından müşterek çocuklarla

da görüşme yapılmıştır. Rapora göre çocuklar babalarıyla yaşamaktan mutlu

olduklarını, babalarının kendilerine iyi davrandığını, ilkokul birinci sınıfa

gittiklerini, okula bazen babalarının bazen de babaannelerinin götürdüğünü

söylemişlerdir.

27. Söz konusu raporda çocukların mevcut ortamında mutlu olduğu,

herhangi bir ihmale maruz kalmadıkları, öz bakımlarının temiz olduğu, bakım ve

gözetimlerinin baba İ.E. ve babaanneleri tarafından yeterli şekilde sağlandığı

belirtilmiştir. Baba İ.E.nin velayeti almayı ve

çocuklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmek için yoğun istek içinde

olduğunun çocukların da babaları ile birlikte yaşamak istediklerinin gözlendiği

ifade edilmiştir.

28. Mahkemece görevlendirilen uzman pedagog tarafından

çocukların annesi olan başvurucu ile yapılan görüşme sonucunda düzenlenen

4/1/2013 tarihli bilirkişi raporunda ise başvurucunun İstanbul ilinde iki oda

bir salondan oluşan bir dairede oturduğu, evin bir ailenin temel

gereksinimlerini karşılayabilecek yeterlilikte eşyaya sahip olduğu

bildirilmiştir. Başvurucunun çocuklarını çok özlediğinin gözlemlendiği,

çocukların velayetini almak konusunda kararlı bir tutum sergilediği

belirtilmiştir. Başvurucunun çocukları konusunda her türlü fedakarlığa hazır

bir anne profilinde olduğunun gözlemlendiği, ancak çocukların babalarının yanında

olması sebebiyle anne ve çocuklar arasındaki iletişim ve etkileşim konusunda

gözlem yapılamadığı ifade edilmiştir.

29. Denizli 1. Aile Mahkemesince verilen 21/5/2013 tarihli

kararla davanın kabulü ile velayetin başvurucudan alınarak davacı babaya verilmesine

hükmedilmiştir. Ayrıca başvurucunun kararda belirtilen tarihlerde çocuklarını

yanına alarak görüşebileceği şekilde şahsi ilişki kurulmasına karar

verilmiştir.

30. Karar gerekçesinde tarafların boşanma davası sonucunda

müşterek çocukların velayetinin başvurucuya verilmiş olduğu, ancak başvurucunun

çocukları almadığı ve SHÇEK'ye yerleştirdiği, daha

sonra Denizli Çocuk Mahkemesinin 13/7/2012 tarihli kararıyla çocukların davacı

babaya teslim edildiği belirtilmiştir. Kararda, sosyal inceleme raporlarında her

iki tarafın da velayet yönünden uygun olduğunun belirtildiği, ancak annenin

velayeti tarafına verilen çocukları almadığı, annenin velayet görevini yerine

getirmediği, çocukların da babalarının yanında kalmak istediklerini beyan

ettikleri görüldüğünden velayetin başvurucudan alınarak davacı babaya verilmesi

gerektiği ifade edilmiştir.

31. Bu karar Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12/5/2014tarihli

ilamıyla onanmıştır. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 22/9/2014 tarihli

kararıyla reddedilmiştir.

32. Söz konusu karar başvurucuya 24/10/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

33. Başvurucu 24/11/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

34. 22/11/2007 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun "Hâkimin takdir yetkisi" kenar

başlıklı 182. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:

"Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar

verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında

ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını

ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.

Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel

ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk

bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine

gücü oranında katılmak zorundadır."

35. 4721 sayılı Kanun’un "Durumun

değişmesi"

kenar başlıklı 183. maddesi şöyledir:

"Ana veya babanın

başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların

zorunlu kılması hâlinde hâkim, re'sen veya ana ve

babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır."

36. 4721 sayılı Kanun’un "Kural" kenar başlıklı 323.

maddesi şöyledir:

"Ana ve babadan her

biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun

kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir."

37. 4721 sayılı Kanun’un "Ana veya babanın yeniden

evlenmesi hâlinde" kenar başlıklı 349. maddesi şöyledir:

"Velâyete sahip ana

veya babanın yeniden evlenmesi, velâyetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak,

çocuğun menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum

ve koşullara göre velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir."

B. Uluslararası Hukuk

38. AİHM'e göre anne-baba ve

çocukların birlikte yaşama hakkı aile hayatının esaslı bir unsuru olup anne ve

baba arasındaki ilişkinin sona ermesi durumunda, hukuksal düzenlemelerden

kaynaklanan ve bu ilişkiyi kısıtlayan ya da engelleyen tedbirler, aile hayatına

saygı hakkına bir müdahale oluşturur (Hoppe/Almanya, B. No: 28422/95, 5/12/2002, § 44; Johansen/Norveç, B. No: 17383/90, 7/8/1996, § 52; Elsholz/Almanya, B. No: 25735/94 13/7/2000, §

43).

39. AİHM'e göre aile hayatına saygı

hakkı kapsamındaki negatif ve pozitif yükümlülükler arasındaki sınırları kesin

biçimde tanımlamak mümkün değildir. İlgili makamlar her iki yükümlülük

çerçevesinde belirli bir takdir alanına sahiptir ve her iki yükümlülük

kapsamında da benzer ilkelerin gözönünde

bulundurulması, özellikle her iki durumda da kamusal makamlarca olayın bağlamı

ve müdahalenin türüne göre birey menfaatleri ile toplum menfaatleri ve çocuk

ile ebeveyn menfaatleri arasında adil bir denge kurulmasına özen gösterilmesi

gerekmektedir. AİHM'e göre bu dengenin tesisinde

niteliği gereği çocuğun menfaatlerine özel bir önem verilmelidir (Hokkanen/Finlandiya, B. No: 19823/92, 23/9/1994, §

55; Hoppe/Almanya,

§ 49).

40. AİHM, ebeveynin çocuk ile birlikte yaşamaya devam etmesinin,

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 8. maddesinin birinci paragrafı

kapsamında aile hayatının temel bir unsurunu oluşturduğunu vurgulamaktadır.

Sözleşme’nin 8. maddesi, ebeveynin çocuğu ile yeniden birleşmesini sağlayacak

önlemlerin alınmasını talep etme hakkının yanı sıra ulusal makamların bu önlemleri

alma yükümlülüğünü de kapsamaktadır. Bu husustaki belirleyici husus, ulusal

makamların uygulamadaki mevzuat ya da mahkeme kararlarıyla ebeveyne tanınan

velayet, ziyaret ya da birlikte yaşama hakkının icrasını kolaylaştırmada

kendilerinden beklenilen bütün makul önlemleri alıp almadığıdır (Hokkanen/Finlandiya, § 55).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

41. Mahkemenin 24/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

42. Başvurucu çocuklarının dava tarihinde altı ve yedi

yaşlarında olduğunu, bu yaştaki çocukların kolayca etki altında

kalabileceklerini, anne sevgisine ve şefkatine ihtiyaç duyduklarını

belirtmiştir. Mahkemenin, sosyal inceleme raporuna göre çocukların babalarının

yanında kalmak istediklerini gerekçe göstererek velayeti babaya vermesinin

yanlış olduğunu ileri sürmüştür. Çocukların babasının hamallık yaptığını, iş

saatlerinin belli olmadığını, babaannenin ise yaşlı olup çocuklara gereği gibi

bakamayacağını, çocuklara bakmanın kendisinin görevi ve hakkı olduğunu ifade

etmiştir. Bu nedenlerle başvurucu aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

43. Bakanlık görüşünde, başvurucunun şikâyetlerinin ilk derece

mahkemesi kararında yer alan tespit ve sonuçların keyfîlik

içermediği belirtilmiştir.

B. Değerlendirme

44. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

45. Velayet hakkına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin

uyuşmazlıklar, adil yargılanma hakkının ihlali iddialarına sıklıkla konu

olmakla birlikte sürecin ivedi olarak yürütülmesi de dâhil olmak üzere ilgili

prosedürlere ilişkin işlem ve eylemlerin aile hayatına saygı hakkı bağlamında

meydana getirdiği sonuçlar dikkate alındığında söz konusu iddiaların aile

hayatına saygı hakkı bağlamında ele alınması uygun görülmektedir (Marcus Frank Cerny

[GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 82; M.M.E.

ve T.E., B. No: 2013/2910, 5/11/2015, § 137).

46. Anayasa’nın 20. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme

hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz."

47. Anayasa’nın "Ailenin

korunması ve çocuk hakları" kenar başlıklı 41. maddesi

şöyledir:

"Aile, Türk toplumunun

temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle

ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını

sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.

Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma,

yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan

ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.

Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı

çocukları koruyucu tedbirleri alır."

48. Aile hayatına saygı hakkı kapsamında devlet için söz konusu

olan yükümlülük, sadece belirtilen hakka keyfî surette müdahaleden kaçınmakla

sınırlı olmayıp öncelikli olan bu negatif yükümlülüğe ek olarak aile hayatına

etkili bir biçimde saygının sağlanması bağlamında pozitif yükümlülükleri de

içermektedir. Söz konusu pozitif yükümlülükler, bireyler arası ilişkiler

alanında olsa da aile yaşamına saygıyı sağlamaya yönelik tedbirlerin alınmasını

zorunlu kılar (Murat Atılgan, B.

No: 2013/9047, 7/5/2015, § 26).

49. Ebeveyn ile çocukların birlikte yaşama istekleri, aile

hayatının vazgeçilmez bir unsuru olup anne ve baba arasında ortak yaşamın

kurulamaması veya hukuken ya da fiilen sona ermiş olması aile hayatını ortadan

kaldırmaz. Ebeveyn ve çocuk arasındaki aile hayatının, anne ve babanın birlikte

yaşamamaları veya ortak yaşama son vermelerinin ardından da devam edeceği açık

olup anne, baba ve çocuğun aile hayatlarına saygı hakkı, belirtilen durumlarda

ailenin yeniden birleştirilmesine yönelik tedbirleri de içermektedir. Söz

konusu yükümlülük, ebeveyn veya diğer aile bireyleri arasındaki velayet ve

kişisel ilişki tesisine ilişkin uyuşmazlıklar için de geçerlidir (Murat Atılgan, § 25).

50. Öte yandan, mevzuatın yorumlanmasıyla ilgili sorunları

çözmek, öncelikle derece mahkemelerinin yetki ve sorumluluk alanındadır.

Çocuğun üstün yararı başvuru konusu dava açısından en önemli unsur olup olayın

tüm tarafları ile doğrudan temas hâlinde bulunan derece mahkemelerinin olayın

koşullarını değerlendirmek açısından daha avantajlı konumda bulunduğu da

tartışmasızdır. Anayasa Mahkemesinin rolü ise bu kuralların yorumunun

Anayasa’ya uygun olup olmadığını belirlemekle sınırlıdır.Bu

nedenle Anayasa Mahkemesi, derece mahkemeleri tarafından izlenen usulü

denetlemekte ve özellikle mahkemelerin kişisel ilişki kurulmasına ve velayete

ilişkin mevzuat hükümlerini yorumlayıp uygularken Anayasa’nın 20. ve 41.

maddelerindeki güvenceleri gözetip gözetmediğini incelemektedir (M.M.E. ve T.E., B. No: 2013/2910,

5/11/2015, § 135).

51. Başvuru konusu olayda Denizli 1. Aile Mahkemesince yapılan

yargılamada müşterek çocukların velayetleri konusunda bir karar verebilmek

amacıyla uzman raporları aldırıldığı, söz konusu uzmanlar tarafından çocuklarla

birebir görüşmeler yapıldığı ve tarafların yaşam koşullarının değerlendirildiği

görülmektedir. Gerekçeli kararda, çocukların babaları ve babaanneleri

tarafından bakılıp gözetildiği belirtilerek çocukların ihmal edildiğine ilişkin

herhangi bir delil bulunmadığının vurgulandığı, çocukların babalarıyla birlikte

yaşamak istedikleri yönündeki beyanlarına önem atfedildiği anlaşılmaktadır.

Kararda, söz konusu uzman raporlarının değerlendirildiği, velayet kararında

çocukların yüksek çıkarının dikkate alınması gerektiğine yönelik kurallar da gözönüne alınarak çocukların velayetlerinin babalarına

verilmesine hükmedildiği görülmektedir.

52. Ayrıca dava neticesinde müşterek çocukların velayetinin

babaya verilmesine hükmedilmesine karşın başvurucuyla çocuklar arasında belirli

tarihlerde kişisel ilişki tesisine de hükmedildiği anlaşılmaktadır.

53. Başvuru konusu yargısal süreç bir bütün olarak

değerlendirildiğinde, başvurucunun vekil ile kendisini temsil ettirdiği ve

beyan ve itirazlarını sunabildiği, dolayısıyla yargılamaya katılımının

sağlanmış olduğu görülmektedir. Mahkemece tarafların hukuki menfaatleri

arasında bir dengeleme yapıldığı ve çocukların üstün yararı dikkate alınmak

suretiyle velayet konusunda karar verildiği kanaatine ulaşılmıştır.

54. Bu durumda, yargısal makamlarca takdirlerinin gerekçelerinin

ayrıntılı şekilde ortaya konduğu, gerekçelerin aile hayatına saygı hakkı

bağlamında ilgili ve yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Kararlarda yer verilen

tespit ve gerekçe itibarıyla aile hayatına saygı hakkı yönünden yargısal

makamların takdir yetkilerinin sınırının aşılmadığı, dolayısıyla aile hayatına

saygı hakkına yönelik bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşılmıştır.

55. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

24/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Şermin

BİRTANE

Başvurucu

:

Nuriye

ALADAĞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/18685, 24 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Tedbir Kararının Kaldırılmasına İlişkin
  7. B. Velayetin Değiştirilmesi Davasına İlişkin
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. A. Ulusal Hukuk
  10. B. Uluslararası Hukuk
  11. V. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Başvurucunun İddiaları
  13. B. Değerlendirme
  14. A. Başvurunun açıkça
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  16. Necipoğlu
  17. Hakyemez
  18. Birtane
  19. Aladağ
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/18685
Tarih
24 Ocak 2018

İlgili Kararlar

  • Mehmet Ali Anıl Başvurusu (B. No: 2014/13596)
  • Şahin Mehmet Çelik Başvurusu (B. No: 2015/12343)
  • Ahmet Temiz Başvurusu (B. No: 2014/2863)
  • Suphi Yıldız Başvurusu (B. No: 2014/12970)
  • Mehmet Akyol Başvurusu (B. No: 2015/8066)
  • Ayten Kevser ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/16676)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.