İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ayten Kevser ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/16676)

1. Başvuru, acele kamulaştırmaya yetki tanıyan Bakanlar Kurulu

Başvuru No2015/16676Tarih25 Ocak 2018Okuma9 dk · 1.712 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ayten Kevser Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
25 Ocak 2018
Başvuru Numarası
2015/16676
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.712 kelime·9 dk okuma·24 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, acele kamulaştırmaya yetki tanıyan Bakanlar Kurulu

kararının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin idari yargı kararı dikkate

alınmayarak kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması ve taşınmazların Hazine adına

tesciline karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 19/10/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinde tespit edilen eksikliklerin verilen sürede tamamlanmadığı

gerekçesiyle başvuru hakkında idari ret kararı verilmiştir.

4. Komisyonca başvurucuların idari ret kararına yönelik

itirazının kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucular, Elazığ’ın Karakoçan ilçesi Okçular köyünde kâin

106 ada 5 parsel; 105 ada 10, 23 ve 27 parsel; 103 ada 25 parsel numaralı

taşınmazların paydaşlarıdır.

7. Bakanlar Kurulunca 19/4/2004 tarihli Kararname’yle Enerji

Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından yapılacak kamulaştırmalarda

4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. Maddesinde düzenlenen

acele kamulaştırma usulünün uygulanması kararlaştırılmıştır.

8. EPDK tarafından 22/9/2005 tarihli kararla Darenhes

Elektrik Üretim Anonim Şirketine (Elektrik Şirketi) Elazığ’ın Karakoçan

ilçesinde ve başvuranın taşınmazını da kapsayan bir bölgede Pembelik Barajı ve

Hidroelektrik Santrali’nin yapımı ve işletilmesi hususunda kırk dokuz yıllık

üretim lisansı verilmiştir.

9. EPDK’nın 11/11/2010 tarihli kararıyla, Bakanlar Kurulunun

anılan kararına dayanılarak Pembelik Barajı’nın havzasında bulunan

taşınmazların kamulaştırılmasına ve kamulaştırma işlemlerinde acele

kamulaştırma usulünün uygulanmasına karar verilmiştir.

10. EPDK’nın 11/11/2010 tarihli kararı ile Bakanlar Kurulunun

19/4/2004 tarihli kararı, Danıştay Altıncı Dairesinde (Daire) dava konusu

edilmiştir. Daire 16/4/2012 sayılı kararla her iki işlemin de yürütmesini

durdurmuştur. Kararın gerekçesinde, 2942 sayılı Kanun’un 27. Maddesi uyarınca

acele kamulaştırma usulünün uygulanabilmesi için başka hiçbir idari otoriteye

devredilmeksizin doğrudan Bakanlar Kurulunca “aciliyet”

hâlinin varlığının takdir edilmesi ve bu kapsamda kamulaştırılacak taşınmazlar

ile kamulaştırmanın çerçevesinin açıkça belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Gerekçede, somut olayda 19/4/2004 tarihli Bakanlar Kurulu kararında “aciliyet” hâlinin değerlendirilmesi hususundaki yetkinin

EPDK’ya devredilmesi ve kamulaştırma işlemlerinin konusu yönünden bir sınır

çizilmeksizin EPDK’ya genel nitelikte bir yetki verilmesi nedeniyle işlemlerin

hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir.

11. EPDK, Dairenin 16/4/2012 tarihli yürütmenin durdurulmasına

ilişkin kararından sonra baraj havzasında bulunan taşınmazların

kamulaştırılmasından vazgeçilmesine dair işlem tesis etmiştir.

12. Bunun üzerine Bakanlar Kurulunca 18/6/2012 ve 30/7/2012

tarihli Kararname’lerle Elazığ’da tesis edilecek Pembelik Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin

yapımı amacıyla Kararname eklerinde tek tek sayılan ve başvuruculara ait

olanların da aralarında bulunduğu taşınmazların EPDK tarafından acele kamulaştırılmasına

karar verilmiştir.

13. Öte yandan EPDK’nın 2/8/2012 ve 15/8/2012 tarihli

kararlarıyla Bakanlar Kurulu kararlarında sayılan taşınmazlar hakkında acele

kamulaştırma kararı verilmiştir.

14. EPDK tarafından dosyadan anlaşılamayan bir tarihte Karakoçan

Asliye Hukuk Mahkemesine (Mahkeme) başvurularak başvurucuların paydaşı

bulunduğu taşınmaza el konulması talep edilmiş ve Mahkemece tespit edilen bedel

maliklere ödendikten sonra talebin kabulüne karar verilmiştir.

15. Başvurucular tarafından Bakanlar Kurulunun 18/6/2012 tarihli

kararının iptali istemiyle Danıştayda dava

açılmıştır. Daire 19/3/2014 tarihinde Bakanlar Kurulu kararının yürütmesinin

durdurulmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, Kanun’da istinai bir yöntem olarak düzenlenen acele kamulaştırma

usulünün uygulanabilmesi için olağanüstü durumların bunu gerekli kılması, kamu

yararının ve kamu düzeninin sağlanmasının amaçlanması, ayrıca Bakanlar

Kurulunca durumun aciliyetine karar verilmesi

gerektiği belirtilmiş; somut olayda acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren

hâllerin ortaya konulmaması ve aciliyet hâlinin,

üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasını gerektiren hâllerin

açıklanmaması nedenleriyle işlemin hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir.

16. EPDK ayrıca, satın alma usulüyle taşınmazın devralınması

yolunu işletmiş ise de önerilen bedelin başvurucular tarafından kabul

edilmemesi üzerine 8/11/2013 tarihindeMahkemede bedel

tespiti ve tescil davası açmıştır. Mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi

yaptırıldıktan sonra 29/12/2014 tarihli

kararla bilirkişiler tarafından belirlenen taşınmaz bedelinden acele

kamulaştırma sırasında ödenen miktar düşüldükten sonra kalan kısım üzerinden

tazminata hükmedilmiş ve ayrıca taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline kesin

olarak karar verilmiştir. Mahkeme, Dairece Bakanlar Kurulu kararının

yürütmesinin durdurulduğu ve anılan davada esas hakkında karar verilinceye

kadar bu davada bekletme kararı verilmesi gerektiği yolunda davalıların öne sürdükleri

itirazı reddetmiştir. Mahkeme, Dairede görülen davanın konusunun kamulaştırma

işlemi olmadığı ve verilen yürütmenin durdurulması kararının kamulaştırma

işlemine ilişkin bulunmadığı gerekçesine dayanmıştır. Mahkeme ayrıca,

başvurucuların taşınmazlarına el konulmak suretiyle acele kamulaştırmanın

tamamlanması nedeniyle Danıştay kararının uygulanma kabiliyetinin bulunmadığını

da gerekçesinde belirtmiştir.

17. Daire, uyuşmazlığın esasına ilişkin 30/6/2015 tarihli

kararında davayı reddetmiştir. Daire, Bakanlar Kurulu kararının sadece

Mahkemece taşınmaza el konulmasına ilişkin karara dayanak teşkil ettiğini kabul

etmiş; idarenin sonradan olağan kamulaştırma sürecini başlatmış olmasını, bu

kapsamda taşınmaz bedelinin tespiti ve tescil davasının da açılmış bulunmasını

gözeterek acele kamulaştırma ve olağan kamulaştırma ayrımı yapılmaksızın

davanın konusunun bir bütün olarak taşınmaz mülkiyetinin kamulaştırılması

biçiminde anlaşılması suretiyle inceleme yapılması gerektiğini ifade etmiştir.

Daire, netice olarak mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kamu yararı amacına

yönelik olduğu ve işlemin hukuka uygun bulunduğu sonucuna ulaşmıştır.

18. Anılan kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri

Kurulunun (İDDK) 8/10/2015 tarihli kararıyla Daire kararı bozulmuş ve dava

konusu Bakanlar Kurulu kararının iptaline kesin olarak karar verilmiştir. İDDK

kararının gerekçesinde Kanun’da istinai bir yöntem

olarak düzenlenen acele kamulaştırma usulünün uygulanabilmesi için olağanüstü

durumların bunu gerekli kılması, kamu yararının ve kamu düzeninin sağlanmasının

amaçlanması, ayrıca Bakanlar Kurulunca durumun aciliyetine

karar verilmesi gerektiği belirtilmiş; somut olayda bu koşullar

gerçekleşmediğinden Bakanlar Kurulu kararlarının hukuka aykırı olduğu

açıklanmıştır.

19. Bu arada baraj havzasında taşınmazı bulunan başka malikler

tarafından 2014 yılı içinde Bakanlar Kurulunun taşınmazların acele

kamulaştırılmasına ilişkin EPDK’ya yetki tanıyan 18/6/2012 ve 30/7/2012 tarihli

kararnameleri ile bunlara dayanılarak EPDK tarafından taşınmazların

kamulaştırılması yolunda tesis edilen 2/8/2012 ve 15/8/2012 tarihli işlemlerin

de iptali istemiyle Dairede iki ayrı dava açılmıştır. Daire tarafından yukarıda

anılan gerekçelerle 30/6/2015 tarihinde verilen kararlarla her iki dava da

reddedilmiştir.

20. Ancak söz konusu kararlar İDDK’nın

8/10/2015 tarihli kararlarıyla bozulmuş ve dava konusu Bakanlar Kurulu

kararları ile bunlara dayanılarak tesis edilen EPDK işlemlerinin iptaline karar

verilmiştir. Bakanlar Kurulu kararının iptalinin başvurucular tarafından açılan

davaya ilişkin olarak verilen kararlarla aynı gerekçeye dayandığı

anlaşılmaktadır. Kararların gerekçesinde ayrıca, EPDK tarafından tesis edilen

kamulaştırma işlemleri yönünden de değerlendirme yapılmıştır. Kararlarda, Daire

kararında Bakanlar Kurulunca alınan acele kamulaştırma kararının sadece

Mahkemece taşınmaza el konulmasına ilişkin karara dayanak teşkil ettiğinin

belirtilmiş olması nedeniyle acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırmanın

hukuki niteliği irdelenmiştir. İDDK, acele kamulaştırmada taşınmaz mülkiyetine

el konulmasından sonraki aşamalarda yapılan normal kamulaştırma sürecine

ilişkin işlemlerin acele kamulaştırma sürecinin bir parçası olarak

değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Kararlarda sonuç olarak EPDK’nın

kamulaştırma işlemlerinin dayanağı olan Bakanlar Kurulu kararlarından bağımsız

değerlendirilemeyeceği ifade edilerek bunların da hukuka aykırı olduğu

belirtilmiştir.

21. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 29/12/2014 tarihli kararın

başvurucuya 29/9/2015 tarihinde tebliği üzerine başvurucular, kararın bedel

tespitine ilişkin hüküm fıkrasını temyiz etmiş; kesin nitelik taşıyan tescile

ilişkin hüküm fıkrasına karşı ise 19/10/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

22. İlgili hukuk için bkz. Ali

Hıdır Akyol ve diğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, §§

25-39.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 25/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiası

24. Başvurucular, Dairece 19/3/2014 tarihli kararla

taşınmazlarının EPDK tarafından acele kamulaştırılmasına yetki tanıyan Bakanlar

Kurulu kararının yürütmesinin durdurulması üzerine 2942 sayılı Kanun’un 10. Maddesi

uyarıncaMahkeme tarafından idari yargıda görülen davanın

bekletici mesele yapılması gerekirken yargılama sırasında gerek yazılı gerekse

sözlü olarak defalarca dile getirmelerine rağmen tescil kararı verildiğini

belirtmişlerdir. Başvurucular, Danıştay kararıyla hukuka aykırılığı saptanan

acele kamulaştırma işlemine dayanılarak taşınmazının idare adına tescil

edilmesine karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

25. Başvurucular ayrıca, Dairenin Bakanlar Kurulu kararının

yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kararının uygulanmaması nedeniyle adil

yargılanma haklarının ihlal edildiği şikâyetinde bulunmuşlardır. Başvurucular

son olarak günlük yaşamlarını sürdürdükleri köylerinin büyük bir kısmına hukuka

aykırı acele kamulaştırma kararıyla el konulması nedeniyle sağlıklı ve dengeli

bir çevrede yaşama haklarının ihlal edildiğini ifade etmişlerdir.

B. Değerlendirme

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

27. Başvurucular adil yargılanma ile sağlıklı ve dengeli bir

çevrede yaşama haklarının ihlal edildiğini ileri sürmekte ise de başvurucuların

acele kamulaştırmaya ilişkin idari yargı süreci sona ermeden tescil kararı

verilmesinden şikâyet ettikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda başvurucuların

bütün şikâyetlerinin temel olarak ilgili olduğu mülkiyet hakkı kapsamında

değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

28.Başvuru konusu ile ilgili ilkeler daha önce Anayasa Mahkemesi

tarafından Ali Hıdır Akyol ve diğerleri başvurusunda

ortaya konmuştur. Buna göre öncelikle İDDK’nın hukuka

aykırılık tespiti, kamulaştırmanın acele usulle yapılmış olmasına yöneliktir.

Buna karşılık İDDK’nın, kamulaştırma işleminin

esasına yani taşınmazın kamulaştırılmasının gerekli olup olmadığına veya kamu

yararı amacı taşıyıp taşımadığına yönelik herhangi bir hukuka aykırılık tespiti

ise bulunmamaktadır. Dolayısıyla tescil kararının verildiği tarihte

kamulaştırma işleminin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin herhangi bir idari

yargı kararı yoktur. Dairenin 19/3/2014 tarihli kararıyla yürütmesi durdurulan

işlem, Bakanlar Kurulunun “aciliyet” hâlinin

varlığını tespit eden karardır. Bu kararın kamulaştırma işlemi üzerindeki

etkisinin ne olacağının ve kararın kamulaştırma bedelinin tespiti davasında

bekletici mesele kabul edilmesi gerekip gerekmediğinin hukuk kurallarının

yorumlanmasıyla görevli derece mahkemelerine ait olan takdirine Anayasa

Mahkemesinin bireysel başvuruda müdahale etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan

el koyma sürecinin kusurlandırılmasıyla sınırlı etki

doğuran hukuka aykırılık tespitinin tescil kararını da hukuka aykırı hâle

getireceğini söylemek hukuk kurallarının yorumuyla ilgili bir mesele olup

Anayasa Mahkemesinin görevi kapsamında değildir (Ali Hıdır Akyol ve diğerleri, §§ 54-76).

29. Söz konusu kararda, bu açıklamalar ışığında mülkiyet hakkına

yapılan müdahalenin kanunilik koşulunu taşıdığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca

bedele ilişkin bir şikâyet olmadığı da dikkate alınarak mülkiyet hakkına

yapılan müdahalenin ölçülülüğünün tartışılmayacağı vurgulanmış ve mülkiyet

hakkının ihlal edilmediğine karar verilmiştir (Ali

Hıdır Akyol ve diğerleri, §§ 77-79).

30. Somut başvuruda da Ali

Hıdır Akyol ve diğerleri kararında açıklanan ilkelerden ayrılmayı

gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda başvurucuların mülkiyet haklarına yönelik bir ihlalin

bulunmadığı açıktır.

31. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşe

katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA Osman Alifeyyaz PAKSÜT’ün

karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

25/1/2018 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY GEREKÇESİ

1. Başvuru, Ali Hıdır Akyol

ve diğerleri (2015/17510) başvurusu ile aynı mahiyettedir.

2. Danıştay İdari Dava

Daireleri Kurulunun (İDDK) adı geçen başvuru dosyasında yer alan acele

kamulaştırma konusundaki değerlendirmeleri ve sonraki aşamalarda yapılan normal

kamulaştırma işlemlerinin, acele kamulaştırma sürecinin bir parçası olarak

kabulüne dair nihai kararı doğrultusunda, Ali

Hıdır Akyol ve diğerleri başvurusuna ilişkin Karşıoy

yazısında belirttiğim nedenlerle, başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiği

kanaatiyle Bölüm çoğunluğuna katılmamaktayım.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah

PERDECİOĞLU

Başvurucular

:

1. Ayten

KEVSER

2. Celal

ÖZEL

3. Güzel

DOĞAN

4. Mehmet

KARAHAN

5. Mesut

ÖZEL

6. Remziye

ERDOĞAN

7. Sariye

ÇAKIN

8. Süleyman

ÖZEL

Vekili

:

Av. Yılmaz

KARAARSLAN

Üye

Osman Alifeyyaz

PAKSÜT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/16676, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucuların İddiası
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Karşıoy Gerekçesi
  13. Yıldırım
  14. Özgüldür
  15. Kömürcü
  16. Perdecioğlu
  17. Kevser
  18. Özel
  19. Doğan
  20. Karahan
  21. Özel
  22. Erdoğan
  23. Çakın
  24. Özel
  25. Karaarslan
  26. Paksüt
  27. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/16676
Tarih
25 Ocak 2018

İlgili Kararlar

  • Mehmet Deniz Güzel Başvurusu (B. No: 2014/16402)
  • Serbülent Gökhan Beyaz Başvurusu (B. No: 2014/15729)
  • Ahmet Temiz Başvurusu (B. No: 2014/8340)
  • Yaşar Saçlı Başvurusu (B. No: 2014/9311)
  • Kamuran Reşit Bekir Başvurusu (B. No: 2014/1117)
  • Tevfik Gayretli Başvurusu (B. No: 2014/18266)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.