İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Yaşar Saçlı Başvurusu (B. No: 2014/9311)

1. Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğa

Başvuru No2014/9311Tarih24 Ocak 2018Okuma10 dk · 2.040 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Yaşar Saçlı Başvurusu

Karar tarihi
24 Ocak 2018
Başvuru Numarası
2014/9311
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.040 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğa

itiraz imkanının kısıtlanması ve itirazın incelenmemesi nedenleriyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen

2011/1288 sayılı soruşturma kapsamında 28/4/2011 tarihinde gözaltına alındıktan

sonra 2/5/2011 tarihinde Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesince terör örgütüne

üye olmak suçundan tutuklanmıştır.

8. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 6/7/2011 tarihli ve

E.2011/1277 sayılı iddianamesi ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan

başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır.

9. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2011/532 sayılı

dosyası kapsamında 22/7/2011 tarihinde yapılan tensiple başvurucunun tutukluluk

hâlinin devamına karar verilmiştir.

10. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 7/3/2014 tarihli kararı

ile 6526 sayılı Kanun'la değişik 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle

Mücadele Kanunu'nun geçici 14. maddesi ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece

Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri

Hakkında Kanun'un 12. maddesi uyarınca dosyanın Diyarbakır 2. Ağır Ceza

Mahkemesine devrine karar verilmiştir.

11. Dosya, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/182 sayılı esasınakaydedilmiştir.

12. Bu dosya üzerinden yargılama devam ederken 14/5/2014 tarihli

celsede başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına, dosyanın başvurucu yönünden

tefrikine karar verilerek Mahkemenin 2014/274 sayılı esasına kaydedilmesine

karar verilmiştir. Başvurucu bu duruşmada verilen tutukluluk hâlinin devamı

kararına itiraz etmiştir. Ancak itirazı hakkında bir karar verilip verilmediği

tespit edilememiştir.

13. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi E.2014/274 sayılı dosyada

16/5/2014 tarihinde başvurucunun mahkûmiyetine ve tutukluluk hâlinin devamına

karar vermiştir.

14. Başvurucu 6/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

15. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 21/5/2015 tarihli ilamıyla ilk

derece mahkemesinin kararını bozmuştur. Bozma kararı sonrasında dosya

Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/170 sayılı esasına kaydedilmiştir.

Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi 1/10/2015 tarihinde yetkisizlik kararı

vererek dosyayı Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir.

16. Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi 28/10/2015 tarihinde

başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.

17. Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi 28/2/2017 tarihinde

başvurucunun mahkûmiyetine karar vermiştir. Anılan karar temyiz edilmiş olup

temyiz incelemesi devam etmektedir.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri"

kenar başlıklı 104. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin

her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.

(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin

devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına

itiraz edilebilir."

19. 5271 sayılı Kanun'un "İtiraz

usulü ve inceleme mercileri" kenar başlıklı 268. maddesininilgili bölümü şöyledir:

"Hâkim veya mahkeme kararına karşı

itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre

ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren

mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine

beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı

mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde

hükmü saklıdır.

(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme,

itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün

içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.

..."

20.5271 sayılı Kanun’un 101. maddesinin (5) numaralı fıkrası

şöyledir:

“ Bu

madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.”

21. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

istemi" kenar başlıklı 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili bölümü şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde

makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında

hüküm verilmeyen,

...

k) Yakalama veya tutuklama işlemine karşı

Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan,

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

22. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"(1) Karar veya hükümlerin

kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her

hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde

tazminat isteminde bulunulabilir."

A. Yargıtay Kararı

23. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 6/4/2016 tarihli ve E.2015/9116

K.2016/5826 sayılı ilamının ilgili bölümü şöyledir:

"...Davacının saat 17:10'a kadar emniyete

ait otobüste bekletildiği, yine sağlık kontrolünden sonra da saat 22:00'ye kadar

aynı biçimde emniyete ait otobüste kaldığı, bu süreçte sadece sağlık muayenesi

ve serbest bırakma tutanağı düzenlendiği,yakalama

işlemine yönelik itirazın saat 17:45'te İstanbul 32. Sulh Ceza Mahkemesine

yapıldığı, itiraza yazılı yanıt

verilmediği ya da gerektiği gibi yanıt verilmediği için işin sürüncemede

bırakıldığı, davacının kanuni haklarının kendisine hatırlatılmadığı veyakınlarına haber verilme hakkının da ihlal edildiği,

iddialarının araştırılması bakımından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...

sayılı ceza dava dosyasının getirtilerek, davacının yukarıda sayılan haklarının

ihlal edilip edilmediğinin tespit edilmesi için ilgili belge ve bilgilerin

denetime elverişli olacak şekilde onaylı suretlerinin dosya arasına alınması ve

sayılan ihlallerin yapıldığının anlaşılması halinde hak ve nasafete

uygun bir tazminata hükmedilmesigerektiğinin

gözetilmemesi suretiyle, eksik inceleme ve isabetsiz gerekçe ile karar verilmesi,Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz

itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten 5320 sayılı

Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321.

maddesi gereğince isteme uygun olarak bozulmasına..."

B. Uluslararası Hukuk

24. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), başvurucunun belirli

bir hukuk yolunun etkililiği konusunda sadece bir kuşku duymasının kendisini

söz konusu hukuk yolunu tüketme girişiminde bulunma yükümlülüğünden

kurtarmayacağını belirtmiştir (Epözdemir/Türkiye,

B. No: 57039/00, 31/01/2002; Pellegriti/İtalya,

B. No: 77363/01, 26/5/2005). Aksine uygun mahkemeye yorum yetkisini kullanarak

mevcut hakları geliştirme fırsatı vermek için başvurmak, başvurucunun

menfaatinedir (Cıupercescu/Romanya, B. No: 35555/03, 15/9/2010, §

169). Ancak yerleşik mahkeme içtihatları ışığında, belirtilen hukuk yolunun

gerçekte olumlu sonuçlanma konusunda makul bir ihtimale sahip olmadığı

durumlarda başvurucunun söz konusu hukuk yolunu kullanmamış olması kabul

edilebilirlik önünde bir engel değildir (Minarik/Çek Cumhuriyeti, B. No: 46677/06, 10/2/2011, § 19).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 24/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkın İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Tutukluluğun Makul

Süreyi Aştığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu; formül gerekçelerle devam ettirilen tutukluluğun

makul süreyi aştığını, tutukluluğun devamı kararlarındaki gerekçelerin ilgili

ve yeterli olmadığını belirterek Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

27. Bu başlık altında, başvurucunun şikâyetlerinin Anayasa'nın

19. maddesinin yedinci fıkrası kapsamında incelenmesi gerekmektedir.

28.Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

29. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

30. Yukarıda belirilen Anayasa ve

Kanun hükümleri gereğince Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen

hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği

gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle

olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt,

B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

31. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami

süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular

bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye

edilmiş ise -asıl dava sonuçlanmamış da olsa- (ilgili Yargıtay içtihatlarına

atıf yaparak) 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası

açma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna

varmıştır (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515,

28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek,

B. No: 2014/6500, 29/9/2016,§§ 33-45).

32. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra 28/10/2015

tarihinde tahliyesine karar verilen başvurucunun tutukluluğun makul süreyi

aştığına ilişkin iddiası, 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında açılacak

davada da incelenebilir. Bu madde kapsamında açılacak dava sonucuna göre

başvurucunun tutukluluğunun makul süreyi aştığının tespiti hâlinde görevli

mahkemece başvurucu lehine tazminata da hükmedilebilecektir. Buna göre 5271

sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolu, başvurucunun durumuna

uygun telafi kabiliyetini haiz etkili bir hukuk yoludur ve bu olağan başvuru

yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesi bireysel başvurunun

"ikincil niteliği" ile bağdaşmamaktadır.

33. Açıklanan nedenlerle başvurucunun tutukluluğun makul süreyi

aştığı iddiasına ilişkin olarak yargısal başvuru yolları tüketilmeden bireysel

başvuru yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2.Tutukluluğa İtiraz İmkanının Kısıtlandığına

ve Tutukluluğa İtirazın İncelenmediğine İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiları

34. Başvurucu, kanunda var olan yedi günlük itiraz süresi

beklenmeksizin 20/5/2014 tarihinde duruşma günü verilip hüküm verilmesi

nedeniyle itiraz süresinin kısıtlandığını belirterek 14/5/2014 tarihinde

verilen tutukluluk hâlinin devamı kararınaitiraz

imkanının kısıtlandığını ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca 14/5/2014 tarihli

tutukluluğun devamı kararına yaptığı itiraza cevap verilmediğini de ileri

sürmüştür.

b. Değerlendirme

35. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, §§ 16, 17).

36. Ancak tüketilmesi gereken başvuru yollarının ulaşılabilir

olmaları yanında telafi kabiliyetini haiz ve tüketildiklerinde başvurucunun

şikâyetlerini gidermede makul başarı şansı tanımaları gerekir. Dolayısıyla mevzuatta

bu yollara yer verilmesi tek başına yeterli olmayıp uygulamada da etkili

olduklarının gösterilmesi ya da en azından etkili olmadıklarının kanıtlanmamış

olması gerekir (Ramazan Aras, B.

No: 2012/239, 2/7/2013, § 29).

37. Başvurucunun belirli bir hukuk yolunun etkililiği konusunda

sadece bir kuşku duyması, kendisini söz konusu hukuk yolunu tüketme girişiminde

bulunma yükümlülüğünden kurtarmaz. Başvurucuların uygun mahkemelere yorum

yetkilerini kullanarak mevcut hakları geliştirme fırsatı vermek için başvurmaları

beklenebilir. Ancak yerleşik mahkeme içtihatları ışığında, belirtilen hukuk

yolunun gerçekte olumlu sonuçlanma konusunda makul bir ihtimale sahip olmadığı

durumlarda başvurucuların söz konusu hukuk yolunu kullanmamış olması başvuru

yollarının tüketilmediği sonucunu doğurmaz. Bir hukuk yolunun kesinlikle

başarısız olduğunu ortaya koyacak bir durum söz konusu değilse o hukuk yolunun

etkili bir şekilde işlediğine ilişkin emsal davaların bulunmaması tek başına

başvurucuları bu hukuk yolunu tüketme yükümlülüğünden kurtarmaz. Zira

başvurucuların bu hukuk yoluna başvurmaları hâlinde mahkemelerin içtihatlarını

başvurucuların lehine olacak şekilde geliştirmeleri ihtimali her zaman vardır.

38. Somut olayda başvurucu, tazminat talebinde bulunmuştur. Bu

tespite bağlı olarak başvurucuya davanın esasının sonuçlanmasından önce

tazminat ödenmesini sağlayabilecek bir başvuru yolunun mevcut olup olmadığının

incelenmesi gerekmektedir.

39. 5271 sayılı Kanun'un tazminat isteminin düzenlendiği 141.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (k) bendine göre, yakalanan veya tutuklanan

kişilerin yakalama ve tutuklama işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru

imkânlarından yararlandırılmaması durumunda bu kişilerin maddi ve manevi her

türlü zararlarının tazminini isteyebilmesine imkân sağlanmaktadır. Somut olayda

da başvurucu; kanunda öngörülen başvuru imkânından yararlanmadığını,

tutukluluğun devamına yaptığı itirazın incelenmediğini ileri sürmüştür. Somut

olayda başvurucunun durumuna benzer bir durumda bu hükmün başarıyla uyguladığını

gösteren emsal davalar bulunmamaktadır. Ancak böyle bir hukuk yolunun

kesinlikle başarısız olacağını iddia edebilmeyi ortaya koyacak bir durum da söz

konusu değildir. Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 6/4/2016 tarihli ve

E.2015/9116, K.2016/5826 sayılı kararında yakalama işlemine yapılan itirazın

sürüncemede bırakılmasıyla ilgili bir davada asıl davanın sonuçlanması

beklenmeden 5271 sayılı Kanun’un 141. maddesi hükümlerine göre tazminat talep

edilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla özel bir amaçla kabul

edilen ve bu türden şikâyetlere çözüm getirmeye elverişli nitelik taşıyan bir

yasal düzenlemeye işlerlik kazandırmak ve yasal düzenlemenin kapsamını belirlemekamacıyla derece mahkemelerine başvurulmasında

yarar bulunmaktadır.

40. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

41. Başvurucu; yargılamaya ilişkin tercüman atanmadığını,

savunmasını hazırlayabilmesi için süre tanınmadığını, sağlık sorunları

nedeniyle sunulan mazeretin haksız şekilde reddedildiğini belirterek

Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

42. 6216 sayılıKanun’un 45. maddesinin

(2) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuru yoluna başvurabilmek için olağan

kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir (Ayşe

Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, § 16).

43. Somut olayda başvuruya konu yargılamanın devam ettiği tespit

edilmiştir. Bu kapsamda başvurucunun hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları

tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.

44. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında tutukluluğun

makul süreyi aştığına ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında tutukluluğa

itiraz imkanının kısıtlandığına ve tutukluluğa itirazın incelenmediğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

24/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes

KAYA

Başvurucu

:

Yaşar SAÇLI

Vekili

:

Av. Servet

ÖZEN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/9311, 24 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Yargıtay Kararı
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkın İhlal
  11. B. Adil Yargılanma
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Necipoğlu
  14. Hakyemez
  15. Kaya
  16. Özen
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/9311
Tarih
24 Ocak 2018

İlgili Kararlar

  • Kamuran Reşit Bekir Başvurusu (B. No: 2014/1117)
  • Tevfik Gayretli Başvurusu (B. No: 2014/18266)
  • Gündüz Kardeşler İnş. Tar. ve Hayv. Pet. Teks. San. Tic. Ltd. Şti Başvurusu (B. No: 2014/6734)
  • Bülent Bekdemir Başvurusu (B. No: 2014/15163)
  • Serdar Eren Başvurusu (B. No: 2014/6885)
  • Erdal Parlak Başvurusu (B. No: 2014/8236)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.