İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Serdar Eren Başvurusu (B. No: 2014/6885)

1. Başvuru, başvurucuya haksız yere disiplin cezası verilmesi

Başvuru No2014/6885Tarih24 Ocak 2018Okuma12 dk · 2.314 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Serdar Eren Başvurusu

Karar tarihi
24 Ocak 2018
Başvuru Numarası
2014/6885
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.314 kelime·12 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, başvurucuya haksız yere disiplin cezası verilmesi

nedeniyle adil yargılanma ile kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının ihlal edildiğiiddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/5/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu, olay tarihinde Tekirdağ 2 No.lu F Tipi Yüksek

Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) silahlı terör örgütüne üye olma

suçundan hükümlü olarak bulunmaktadır.

7. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunun (Disiplin Kurulu) 22/2/2013

tarihli kararıyla, başvurucunun da aralarında bulunduğu mahkûmların/tutukluluların sohbet faaliyetini protesto ederek sohbete

çıkmadıkları ve bu suretle 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 40. maddesinde düzenlenen olumsuz

davranışa yönelik gruplaşmaya neden olmak veya bu amaca yönelik gruba katılmak

eylemini gerçekleştirdikleri gerekçesiyle iki ay bazı etkinliklere katılmaktan

alıkoyma cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Kararın ilgili

kısmı şöyledir:

"Hükümlü/tutuklu

olarak barındırılan M.A.Y., H.K., İ.Ç., E.Ö., Serdar Eren, C.B., T.U., Ö.G'nin 11/02/2013 tarihinde sohbet faaliyetini protesto

ederek sohbete çıkmayacaklannı beyan ettikleri ve bu

eylemi 11/02/2013 tarihinde de gerçekleştirerek sohbete çıkmadıklan

aynı gün tutulan tutanaktan tespit edilmiş olup; bunun üzerine, 12/02/2013

tarih ve 2013/26 sayılı yazımız ile 5275 sayılı yasa gereği adı geçenler hakkmda disiplin soruşturması baslatılarak,

aynı yasanın 47. maddesinin 4.fıkrasında belirtildiği üzere, 12-13/02/2013 tarininde de savunmaları istenilmiş olup, tutukluIara savunma isteme yazısı tebliğ edildikten sonra 3

gün içerisinde savunma vermeleri gerektiği, savunma vermedikleri takdirde

savunma haklarından vazgeçmiş sayılacaklarının tebliğ edildiği;

...

Tutuklu/hükümlü Serdar Eren'in, 3 günlük yasal

süresi içerisinde yazılı savunma vermediği, sözlü olarak vereceğine dair

müracaatının da bulunmadığı 16/02/2013 tarihli tutanakttan

anlaşılmıştır.

DELİLLER

11/02/2013 tarihli tutanak, 14/02/2013 tarihli yazılı savunma Iilekçeleri, 14/02/2013 tarihinde vermis

oldukları sözlü savunma talep dilekçeleri, 16/02/2013 tarihli savunma

vermediğine dair tutanak, 14/02/2013 tarihli ifade tutanakları ve 19/02/2013

tarihli Muhakkik Raporu.

Muhakkik Raporunda;

Ceza infaz Kurumumuzda hükümlü/tutuklu olarak barındınlan M.A.Y., H.K., İ.Ç., E.Ö.,Serdar

Eren, C.B., T.U., Ö.G'nin 11/02/2013 tarihinde sohbet

faaliyetini protesto ederek sohbete çıkmayacaklannı

beyan ettikleri ve bu eylemi 11/02/2013 tarihinde de gerçekleştirerek sohbete

çıkmadıkları aynı gün tutulan tutanaktan tespit edilmiş olup, adı geçen

hükümlü/tutukluların yazılı ve sözlü ifadelerinin incelenmesi neticesinde 5275

sayılı yasanın 40/2-d maddesine göre 'olumsuz davranışa yönelik gruplaşmaya

neden olmak veya bu amaca yönelik gruba katılmak' eyleminin karşılığı olarak

disiplin cezası ile cezalandırılmaları gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.

Soruşturma dosyasınınincelenmesi

neticesinde; tutuklu/hükümlü M.A.Y., H.K., İ.Ç.,E.Ö., Serdar Eren, C.B., T.U., Ö.G.nin 11/02/2013 tarihinde sohbet faaliyetini protesto

ederek sohbete çıkmayacaklannı beyan ettikleri ve bu

eylemi 11/02/2013 tarihinde de gerçekleştirerek sohbete çıkmadıklan

aynı gün tutulan tutanaktan tespit edilmiş olup, dolayısıyla bahse konu

hükümlü/tutukluların 'olumsuz davranışa yönelik gruptasmaya

neden olmak veya bu amaca yönelik gruba katılmak' disiplin suçunu işledikleri

kanaati hasıl olduğundan;

... işbu eylemleri nedeniyle, disiplin ve

infaz dosyalarının tetkikinden kesinleşmiş ya da caldırılmamıs

disiplin cezaları bulunmadığından 5275 SY'nın

Disiplin Cezaları ve Tedbirlerİ oaslıklı

bölümünün, eylemlerinin tanımlandığı 40/2-d maddesi gereğince '2 ay süre ile

bazı etkinliklerden sayılan kütüphane, spor, resim, çini-seramik, ağaç işleri

ve hobi faaliyetlerine katılmaktan alıkoyma' cezası ile cezalandırılmalarına [karar

verildi]."

8.Başvurucu, Disiplin Kurulu kararına karşı Tekirdağ 1. İnfaz

Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) nezdinde itirazda bulunmuştur.

9.Başvurucu; itiraz dilekçesinde İnfaz Kurumu idaresine herhangi

bir dilekçe vererek eyleme katılacağı yönünde beyanda bulunmadığını, ortak

alana çıkmama şeklindeki eyleme katılmadığını, hiçbir arkadaşı ortak alana

çıkmadığı için tek başına çıkmasının bir fayda sağlamayacağını düşünerek ortak

alana çıkmadığını belirtmiştir.

10. İnfaz Hâkimliği 26/3/2014 tarihli kararıyla evrak içeriğine

ve Disiplin Kurulu kararının gerekçesine atıf yapmış, kurul kararında usul ve

yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek itirazın reddine karar vermiştir.

11. Başvurucu bu karara da itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde;

protesto eylemine katıldığının söylenebilmesi için bu yönde açık beyanının

bulunduğu bir dilekçenin olması gerektiğini ve böyle bir dilekçe yazmadığını,

bu hususun araştırılmadığını, katılmadığı bir eyleme katılmış gibi

gösterildiğini ileri sürmüştür.

12. Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi 25/4/2014 tarihli kararıyla

başvurucunun itirazını reddetmiştir. Bu karar 7/5/2014 tarihinde başvurucuya

tebliğ edilmiştir.

13.Başvurucu 13/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

14. Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi 5/8/2014 tarihinde 7/8/2014

tarihinden itibaren geçerli olmak üzere başvurucunun şartla tahliyesine karar

vermiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. 16/5/2011 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun "İnfaz hâkimliklerinin görevleri"

kenar başlıklı 4. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan

disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, tüzük veya

yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu iddiasıyla yapılan

şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak."

16. 4675 sayılı Kanun'un

"İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar" kenar

başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"... Şikayet başvurusu üzerine infaz

hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir;

ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet

hakkında resen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir;

ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı

görüşünü alır.Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet

üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep

edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlü

veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek

koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. İnfaz hâkimi

gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz

kurumunda da alabilir.

İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti

yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da

faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.

İnfaz hâkimi, bu Kanunda hüküm bulunmayan

hallerde 4/4/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu

hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütür ve kararını verir.

İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikayetçi

veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren bir hafta içinde

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre acele itiraz yoluna

gidilebilir.

İtiraz, infaz hâkimliğinin kurulduğu yer ağır

ceza mahkemesine, ağır ceza mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması

halinde (2) numaralı daireye yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin

üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz."

17. 5275 sayılı Kanun'un "Bazı

etkinliklere katılmaktan alıkoyma" kenar başlıklı 40.

maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"(1) Bazı etkinliklere katılmaktan

alıkoyma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar süreyle kurumun kültürel ve

spor etkinliklerine katılmaktan yoksun bırakılmasıdır.

(2) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma

cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

...

d) Olumsuz davranışa yönelik gruplaşmaya neden

olmak veya bu amaca yönelik gruba katılmak.

..."

18.5275 sayılı Kanun'un "Disiplin

cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve

kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

" (3) Disiplin cezalarının infazı;

b) Disiplin cezalarının tamamı infaz edilip

kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi yapılmaz, ancak bu süre hakederek salıverme tarihini geçemez.

(4) İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplin

cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında aşağıda belirtilen

süreler esas alınır;

...

b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma

cezası bir ay,

...

sonunda disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla (a) ve (b)

bentlerinde belirtilen cezalar kurum en üst amiri tarafından, diğer bentlerde

belirtilen cezalar, kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu

kararıyla kaldırılır. "

B. Uluslararası Hukuk

19. Hükümlü veya tutuklulara uygulanacak disiplin yaptırımlarına

ilişkin olarak infaz hâkimliğine yapılacak bir şikâyetle yargı yolu sağlandığı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından kabul edilmiştir (Gülmez/Türkiye, B. No: 16330/02,

20/5/2008, § 29). Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) adil

yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesinde, adil yargılanmaya ilişkin hak ve

ilkelerin "medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların" ve

bir "suç isnadı"nın esasının karara

bağlanması esnasında geçerli olduğu belirtilerek hakkın kapsamı bu konularla

sınırlandırılmıştır. Bu bağlamda AİHM, kural olarak disiplin soruşturmalarının

Sözleşme'nin 6. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini kabul etmektedir.

Ancak bu kuralın istisnası olarak "suç isnadı"nın

özerk yorumu bağlamında disiplin suçlamasının "suç" alanında kalması

da mümkündür.

20. Gülmez/Türkiye

kararında AİHM, disiplin soruşturması sonucunda verilen cezanınSözleşme'nin

6. maddesi kapsamında suç isnadı olarak değerlendirilmeyeceğini belirtmiştir.

Ancak disiplin soruşturması sonucunda başvuranın ziyaretçileriyle görüşme

hakkının kısıtlanmasının açık bir şekilde kişisel haklarının kapsamına

girdiğini ve bu nedenle de medeni hak niteliğinde olduğunu kaydetmiştir.

21. AİHM, Sözleşme'nin 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a)

bendinin bir mahkûmun af yasasından ya da erkenden şartlı tahliye veya kesin

tahliye durumlarından yararlanmasını güvence altına almadığını belirtmektedir (Alican Demir/Türkiye, B. No: 41444/09,

25/2/2014, § 89). Ancak yetkili makamların bu tür bir tedbirden faydalanmak

için kanunda belirtilen koşulları yerine getiren herkese herhangi bir takdir

yetkileri bulunmadan bu tedbiri uygulamakla yükümlü olmaları hâlinde durum

farklı olacaktır (Del Rio Prada/İspanya [BD], B. No: 42750/09, 21/10/2013,

§ 126).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 24/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

23.Başvurucu; kendisinin sohbete çıkmaması durumunun bir protesto

olmadığını, söz konusu durumun protesto olduğuna dair bir beyanı bulunmamasına

rağmen ilgili idare tarafından bu yönde bir beyanı olduğu kabul edilerek

hakkında anılan disiplin cezasına hükmedildiğini, sohbete çıkmamasının bir

protesto olarak kabul edilebilmesi için bulunduğu koşullarda bu duruma yönelik

yazılı bir beyanının olması gerektiğini, bu yönde yazılı bir beyanı olmamasına

rağmen ilgili idare tarafından sohbete çıkmaması durumu protesto kabul edilerek

hakkında cezaya hükmedilmesi ve bu cezaya karşı yaptığı itirazlarının da

mahkemeler tarafından savunması dikkate alınmaksızın gerekçesiz biçimde

reddedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

24.Somut olayda başvurucunun İnfaz Kurumunda gerçekleştirdiği

eylemlere ilişkin olarak 5275 sayılı Kanun’un disiplin hükümleri çerçevesinde

Disiplin Kurulu tarafından başvurucuya ceza verilmiş, başvurucunun eylemleri

disiplin hukuku çerçevesinde değerlendirilmiştir.

25. Başvurucunun özgürlüğünden yoksun kalması, daha önce

hakkında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olup disiplin cezasının

başvurucunun kişi özgürlüğünü kısıtlaması söz konusu değildir. Dolayısıyla

başvurucunun aldığı cezanın niteliğinin disiplin cezasının niteliğini aştığı

söylenemez. Başvurucunun “iki ay süre ile bazı etkinliklere katılmaktan

alıkoyma” disiplin cezası ile cezalandırıldığı gözetildiğinde “suç” alanı

kapsamında kalacak ağırlıkta bir cezaya maruz bırakıldığı da söylenemez. Sonuç

olarak başvurucunun iddialarının Sözleşme’nin 6. maddesinde belirtilen “suç

isnadı” bağlamında değerlendirilmesi mümkün değildir (Giyasettin Aydın, B. No: 2013/1852, 25/3/2015, § 31).

26. Başvurucunun iki ay süreyle bazı etkinliklerden sayılan

kütüphane, spor, resim, çini, seramik, ağaç işleri ve hobi faaliyetlerine

katılmaktan alıkonulmasının kişisel haklarını etkilediği ve dolayısıyla İnfaz

Hâkimliğince yapılan incelemenin "medeni" haklara ilişkin olduğu

kabul edilmelidir. Bu nedenle başvurucunun disiplin cezasına çarptırılmasından

dolayı yaptığı şikâyetin İnfaz Hâkimliği tarafından incelenmesinin "medeni

hak" kapsamında kaldığının ve dolayısıyla Anayasa'nın 36. maddesinin

uygulanmasının mümkün olduğunun da kabul edilmesi gerekir (Giyasettin Aydın, § 37).

27. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği; yine 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin (6) numaralı

fıkrasında, Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme

yapılamayacağı; aynı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında ise

Anayasa Mahkemesinin açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine

karar verebileceği belirtilmiştir.

28. Anayasa Mahkemesi bu konudaki temel yaklaşımını; derece

mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması,

delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması

ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden

adil olup olmamasının bireysel başvuru incelemesine konu olamayacağı, bunun tek

istisnasının derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu

hiçe sayan tarzda açık bir keyfîlik içermesi ve bu

durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal

etmiş olması, bu çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvuruların açık

bir keyfîlik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince

incelenemeyeceği şeklinde belirlemiştir (Ahmet

Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

29. Yine Anayasa Mahkemesi; yargılama makamlarının taraflarca

ileri sürülen iddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek

zorunda olduğunu, bununla birlikte belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri

değerlendirme ve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına

karar verme yetkisinin esasen derece mahkemelerine ait olduğunu, mevcut

yargılamada geçerli olan delil sunma ve inceleme yöntemlerinin adil yargılanma

hakkına uygun olup olmadığını denetlemenin Anayasa Mahkemesinin görevi

kapsamında olmayıp Anayasa Mahkemesinin görevinin başvuru konusu yargılamanın

bütünlüğü içinde adil olup olmadığının değerlendirilmesi olduğunu, genel

anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların eşitliği

ve çelişmeli yargılama ilkeleri ışığında taraflara iddialarını sunmak hususunda

uygun olanakların sağlanmasının şart olduğunu, taraflara tanık delili de dâhil

olmak üzere delillerini sunma ve inceletme noktasında da uygun imkânların

tanınması gerektiğini, bu anlamda delillere ilişkin dengesizlik veya

hakkaniyetsizlik iddialarının da yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesi

gerektiğini belirtmiştir (Muhittin Kaya ve

Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret

Ltd. Şti, B. No: 2013/1213, 4/12/2013,§ 27).

30. Somut olayda başvurucu; esas itibarıyla protesto eylemine

katılmadığını, sohbete çıkmamasınınn protesto olarak

kabul edilmesi için bu konuda yazılı beyanının olması gerektiğini ifade

etmiştir. Ancak hem Disiplin Kurulu hem mahkemeler"sohbet

faaliyetlerini protesto ederek sohbete çıkmayacağını beyan ettiği"ni

tespit eden tutanağa istinaden başvurucunun protesto eylemine katıldığını kabul

etmiş, başvurucunun aksi yöndeki savunmalarına itibar etmemişlerdir. Disiplin

cezası gerektiren eylemin sübuta erip ermediğini tespit etmek Anayasa

Mahkemesinin görevi değildir. Bu açıdan başvurucunun iddialarının özünün

Mahkeme tarafından delillerin değerlendirilmesinde isabet olmadığına ve esas

itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğuanlaşılmıştır.

31. Açıklanan nedenlerle başvurucunun belirtilen iddiasının

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, derece mahkemesi

kararlarının açık bir keyfîlik veya bariz takdir

hatası da içermediği anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

32. Başvurucu, disiplin cezasının kesinleşmesi nedeniyle koşullu

salıverilme tarihinin söz konusu cezanın bitimine kadar ertelenmesi sebebiyle

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

33. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3),48. maddesinin (1) ve

(2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda kamu gücünün neden olduğu

iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı,

bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği ve buna

ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli

Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

34. Somut olayda başvurucu, anılan disiplin cezasının koşullu

salıverme tarihini etkilediğini (geciktirdiğini) ortaya koyamamıştır. Bu

bağlamda başvurucu, disiplin cezası verildikten sonra koşullu salıverme

süresini yeniden hesaplayan bir müddetname

düzenlendiğine ve bu müddetnameye itiraz ettiğine

ilişkin bir bilgi ve belge de sunmamıştır. Sonuç olarak başvurucunun iddiasını

destekleyen somut bilgi, belge ve delilleri ortaya koymadığı ve ihlal iddiasını

temellendirmediği sonucuna varılmıştır.

35. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

24/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Nuri NECİPOĞLU Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör Yrd. : Yusuf Enes KAYA Başvurucu : Serdar EREN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/6885, 24 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Deliller
  7. IV. İlgili Hukuk
  8. A. Ulusal Hukuk
  9. B. Uluslararası Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine
  12. B. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/6885
Tarih
24 Ocak 2018

İlgili Kararlar

  • Erdal Parlak Başvurusu (B. No: 2014/8236)
  • Mehmet Hasip Şenalp Başvurusu (B. No: 2014/2889)
  • Davut Yıldız Başvurusu (B. No: 2014/14147)
  • Fazilet Yıldız ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/16667)
  • Hakan Olğun Başvurusu (B. No: 2014/15588)
  • Yakup Gündüz Başvurusu (B. No: 2014/8469)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.