İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Serbülent Gökhan Beyaz Başvurusu (B. No: 2014/15729)

1. Başvuru, kamu görevlisi olan ve romatoloji

Başvuru No2014/15729Tarih25 Ocak 2018Okuma13 dk · 2.504 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Serbülent Gökhan Beyaz Başvurusu

Karar tarihi
25 Ocak 2018
Başvuru Numarası
2014/15729
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.504 kelime·13 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kamu görevlisi olan ve romatoloji

kliniği bulunan bir şehirde görevlendirilmesi yönünde sağlık raporu bulunan

başvurucunun atama talebinin reddedilmesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi

varlığını koruma ve geliştirme hakkının, açılan davanın makul sürede

tamamlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/9/2014 tarihinde yapılmıştır.

3.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4.Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde

aldığı anesteziyoloji uzmanlık eğitimi sonrasında zorunlu hizmet yükümlülüğünü

yerine getirmek üzere 16/11/2007 tarihinde Diyarbakır Çocuk Hastalıkları

Hastanesine uzman hekim olarak atanmıştır.

9.Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt

Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliği tarafından başvurucu hakkında

3/3/2008 ve 16/3/2009 tarihlerinde düzenlenen sağlık kurulu raporlarında özetle

başvurucunun periyodik aralıklarla hastaneye yatarak "infliscimab infüzyonu"

tedavisi görmesi gerektiği ve romatoloji kliniği olan

bir merkezde takibinin uygun olduğu belirtilmiştir.

10. Gülhane Askeri Tıp Akademisi tarafından düzenlenen 22/5/2009

tarihli sağlık raporunda ise Ağustos 2006 tarihinden itibaren anti-TNF tedavi

ve hastalık aktivitesi nedeniyle askerliğine ilişkin bir yıl erteleme verilen

başvurucunun hastalığının klinik ve laboratuvar verilere göre hâlen aktif olduğu

belirtilerek başvurucunun askerliğe elverişli olmadığı tespit edilmiştir.

11. Başvurucu, sağlık kurulu raporlarında belirtilen sağlık

mazeretini gerekçe göstererek tedavisinin yapılmasının mümkün olduğunu

belirttiği Ankara veya Bursa illerinden birine naklen atanmak istemiyle Sağlık

Bakanlığına başvurmuştur. Anılan başvurunun 21/4/2009 tarihli işlem ile

reddedilmesi üzerine başvurucu tarafından 23/6/2009 tarihinde iptal davası

açılmıştır.

12. Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinin 30/11/2010 tarihli

kararıyla davanın reddine hükmedilmiştir. Karar gerekçesinde, Diyarbakır İl

Sağlık Müdürlüğünden alınan bilgiye göre başvurucunun tedavisini

gerçekleştirebilecek niteliği haiz romatoloji

alanında uzman bir hekimin Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev

yaptığı ve bu duruma göre başvurucunun tedavisini Diyarbakır ili sınırları

içinde de sürdürebileceği belirtilmiştir. Mahkemece, bu durumda naklen atanma

talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna

ulaşılmıştır.

13. Söz konusu karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 9/5/2014

tarihli ilamıyla gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmıştır. Karar

gerekçesinde, sağlık mazereti nedeniyle yer değiştirme talebinde

bulunulabilmesi için sağlık mazeretine ilişkin kurul raporunda sağlık durumunun

görev yapılan yerde veya görev yapılan yerin değiştirilmemesi hâlinde tehlikeye

gireceğini belirten bir ibareye yer verilmesi gerektiği ancak başvurucunun

nakil istemine dayanak olan sağlık kurulu raporunda bu nitelikte bir ibarenin

bulunmadığı anlaşıldığından sağlık mazereti nedeniyle naklen atanma talebinin

reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.

14.Nihai karar 25/8/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

15.Başvurucu 18/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV.İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

16. 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel

Kanunu'nun ek 3. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"İlgili mevzuata göre yurt içinde veya

yurt dışında öğrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık

eğitimini tamamlayarak uzman tabip unvanını kazananlar, her eğitimleri için

ayrı ayrı olmak kaydı ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından

hazırlanan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik

Sıralamasında yer alan;

...

Gün, Sağlık Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığınca

uygun görülen diğer kuruluşlarda Devlet memuru veya ilgililerin talebi halinde

10.7.2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanuna tâbi sözleşmeli sağlık personeli olarak

Devlet hizmeti yapmakla yükümlüdürler."

17. 3359 sayılı Kanun'un ek 4. maddesi şöyledir:

"Tıp fakülteleri dekanlıkları ve eğitim

hastaneleri baştabiplikleri mezun olan veya uzmanlık ve yan dal uzmanlık

öğrenimini tamamlayan tabip ve uzman tabiplerin isim ve adreslerini onbeş gün içinde Sağlık Bakanlığına bildirmekle yükümlüdürler.

Diploma ve uzmanlık belgelerinin Sağlık Bakanlığınca tescil işlemlerini

müteakip en geç iki ay içerisinde, Devlet hizmeti yükümlülüğü olan personel,

atama yerleri ve atama işlemine ilişkin süreç internet sayfasında ilân edilir.

Bu ilân tebligat yerine geçer.

Eş durumu ve sağlık mazereti nedeniyle

yapılacak atamalar hariç personelin görev yerleri, tercih hakkı verilmek sureti ile kurayla belirlenir.

Ancak beşinci ve altıncı grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile

Bakanlar Kurulunca tespit edilecek il merkezi ve il merkezlerine bağlı yerleşim

yerlerinde Devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirenler, tekrar Devlet

hizmeti yükümlüsü olduklarında istekleri dışında bu yerlere atanamazlar. Atama

sonuçlarının internet sayfasında ilânını müteakip, gerekli hallerde belgelerini

tamamlamak üzere ilgili personele yirmi gün süre verilir. Devlet hizmeti

yükümlülük süresi, personelin atandığı yerde göreve katılması ile başlar.

Devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamındaki

personel, bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icra edemezler."

18. 8/6/2004 tarihli ve 25486 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan ve işlem tarihinde yürürlükte olan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil

Yönetmeliği'nin "Sağlık Mazereti

Nedeniyle Atama" kenar başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Kendisinin veya

kanunen bakmakla yükümlü olduğu eş, anne, baba veya çocuklarından birinin

sağlık durumunun bulunduğu yerde tehlikeye girdiğini veya görev yerinin

değişmemesi halinde tehlikeye gireceğini, eğitim ve araştırma hastanelerinden

alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirenler; tedavinin yapılabileceği

bir sağlık kurum veya kuruluşunun bulunduğu veya sağlığının olumsuz

etkilenmeyeceği bir ilin münhal kadrolarına öncelikli olarak atanırlar."

B. Uluslararası Hukuk

19. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı"

kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir:

"1. Herkes özel ve aile hayatına,

konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.

2. Bu hakların kullanılmasına ulusal güvenlik,

kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, suçun veya düzensizliğin önlenmesi,

genel sağlık ve genel ahlakın korunması, başkalarının hak ve özgürlüklerinin

korunması amacıyla, hukuka uygun olarak yapılan ve demokratik bir toplumda

gerekli bulunan müdahaleler dışında, kamu makamları tarafından hiçbir müdahale

yapılamaz."

20. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), yer değişikliği/atama

işlemlerinin yerindeliğini değerlendirmenin kendisinin görevi olmadığını

vurgulamaktadır. Ancak AİHM, bu tür işlemlerin başvurucuların Sözleşme

kapsamında korunan hakları üzerindeki sonuçlarını incelemektedir (Metin Turan/Türkiye, B. No: 20868/02,

14/11/2006, § 28).

V. İNCELEME

VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 25/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişinin Maddi ve

Manevi Varlığını Koruma ve Geliştirme Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu, hastalığı nedeniyle romatoloji

kliniği bulunan bir yerde görev yapması gerektiğine ve buna ilişkin sağlık

raporları bulunmasına rağmen naklen atanma talebinin reddedilmesi nedeniyle

tedavisinin gereği gibi yapılamadığını, devletin kendi çalışanının sağlığını

korumadığını ileri sürmüştür. Başvurucu, bu nedenlerle Anayasa'nın 17.

maddesinde düzenlenen kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme

hakkının ve Anayasa'nın 18. maddesinde düzenlenen zorla çalıştırma yasağının

ihlal edildiğini iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

23. Başvurucu tarafından ileri sürülen olguların kişinin beden

sağlığı üzerinde neden olabileceği sonuçlar dikkate alındığında başvurunun

kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

24. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa'nın

17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme

hakkına sahiptir."

25. Anayasa'nın 5. maddesi uyarınca devletin, bireylerin temel

hak ve hürriyetlerinin korunmasını ve maddi ve manevi varlıklarının gelişmesini

sağlamaya yönelik tedbirler alması yönünde yükümlülüğünün olduğu açıktır. Bunun

yanında Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen sosyal hukuk devleti ilkesini

sağlık hizmetleri alanında somutlaştıran Anayasa'nın 56. maddesinde herkesin

sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, devletin herkesin

hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde

gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla

sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve

devletin bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan

yararlanıp onları denetleyerek yerine getireceği belirtilmiştir (AYM, E.2007/24,

K.2010/113, 16/12/2010).

26. Öte yandan kişinin kamu görevlisi olması, kendisine

sağladığı birtakım ayrıcalıklar ve avantajların yanında birtakım külfet ve

sorumluluklara katlanmayı ve diğer kişilerin tabi olmadığı birtakım

sınırlamalara tabi olmayı gerektirmektedir. Kişi, kamu görevine kendi isteği

ile girmekle bu statünün gerektirdiği ayrıcalıklardan yararlanmayı ve

külfetlere katlanmayı kabul etmiş sayılmakta olup kamu hizmetinin kendine has

özellikleri, bu avantaj ve sınırlamaları zorunlu kılmaktadır (İhsan Asutay, B. No: 2012/606, 20/2/2014,

§ 38).

27.Bazı kamu görevlilerinin hizmetin niteliği gereği belirli

aralıklarla başka yerlere atanmaları, bazılarının ise başka yer veya kurumlara

atanmamaları zorunlu olabilir. Bu konuda idareye, belirli bir takdir alanı

tanınması makul karşılanmalıdır. Kişilerin birtakım mazeretler çerçevesinde

başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin

mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin kendi mevzuatı

çerçevesinde ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli

kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate

alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde

yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak ilgili idarenin öncelikli

görevi ve sorumluluğudur (İhsan Asutay,

§ 39).

28. Somut olayda başvurucu, uzman hekim olarak görevli olduğu

Diyarbakır ilinden Bursa ya da Ankara illerine naklen atanması talebiyle

yaptığı başvurunun 21/4/2009 tarihinde idare tarafından reddedilmesi nedeniyle romatoloji uzmanı bulunmayan bir şehirde çalışmak zorunda

kaldığını, bu nedenle tedavisinin yeterli şekilde yapılamadığını ileri

sürmektedir.

29. Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına

sahip olma hakkı karşısında, ülkenin her yöresinde sağlık hizmetlerinden

yararlanılabilmesini sağlamak için hekimler devlet hizmeti ile yükümlü

kılınmışlardır. Bu amaca ancak anılan yükümlülüğün yerine getirilmesi ile

ulaşılabileceği açıktır (AYM, E.2007/24, K.2010/113, 16/12/2010). Bu nedenle

yasa koyucu tarafından anılan yükümlülüğün yerine getirilmesinin sağlanması

için alınan önlemler de aynı amacı taşımaktadırlar. Herkesin sağlıklı ve

dengeli bir çevrede yaşama hakkı kapsamında hekim ihtiyacı yüksek olan

yörelerde yeterli uzman hekim istihdamının temini doğrultusunda diğer bazı kamu

görevlilerinde olduğu gibi hekimler için de zorunlu hizmet yükümlülüğü

getirilmiştir. Başvurucunun maddi ve manevi varlığının korunması ve

geliştirilmesi hakkına yapılan atama talebinin reddi şeklindeki müdahalenin

Anayasal bütünlük ilkesi çerçevesinde yurt çapında dengeli ve adil bir şekilde

tabip istihdamının sağlanması amacına hizmet ettiği açıktır.

30. Başvurucu hakkında Ankara Dışkapı

Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliği tarafından 3/3/2008

ve 16/3/2009 tarihlerinde düzenlenen sağlık raporlarında, başvurucunun belirli

aralıklarla hastaneye yatarak "infliscimab infüzyonu"

tedavisi görmesi gerektiği ve romatoloji kliniği olan

bir merkezde takibinin uygun olduğu belirtilmiştir. 3/3/2008 tarihli sağlık

raporunda tedavi sıklığının iki ayda bir, 16/3/2009 tarihli sağlık raporunda

ise ayda bir olması gerektiği belirtilmektedir. Gülhane Askeri Tıp Akademisi

tarafından düzenlenen 22/5/2009 tarihli sağlık raporunda ise başvurucunun

anti-TNF tedavi ve hastalık aktivitesi nedeniyle askerliğe elverişli olmadığı

tespit edilmiş; tedavi sürecine ve sıklığına ilişkin bir ifadeye yer

verilmemiştir.

31. Başvurucu, görev yaptığı Diyarbakır ilinde romatoloji kliniği bulunmaması nedeniyle tedavisini

sürdürebileceği Ankara ve Bursa illerine naklen atanma talebinde bulunmuş, bu

talep idarenin 21/4/2009 tarihli işlemiyle reddedilmiştir. Ret işleminin iptali

talebiyle açılan davada Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi, Diyarbakır Eğitim ve

Araştırma Hastanesinde romatoloji uzmanının

bulunduğunu ve bu başvurucunun tedavisini Diyarbakır ili sınırları içinde

sürdürebileceğini belirterek davanın reddine karar vermiştir.

32. Temyiz incelemesi yapan Danıştay Beşinci Dairesi ise sağlık

mazereti nedeniyle yer değiştirme talebinde bulunulabilmesi için sağlık

mazeretine ilişkin kurul raporunda sağlık durumunun görev yapılan yerde veya

görev yapılan yerin değiştirilmemesi halinde tehlikeye gireceğini belirten bir

tespite yer verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Daire, başvurucunun nakil

istemine dayanak olan sağlık kurulu raporunda böyle bir tespitin bulunmadığı

gerekçesiyle naklen atanma talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık

bulunmadığına hükmetmiş ve gerekçesi değiştirilmek suretiyle Diyarbakır 1. İdare

Mahkemesinin kararını onamıştır.

33. Hastalığı ortaya koyan sağlık raporları bulunmasına rağmen

bu yöndeki atama talebinin reddedilmesi başvurucunun beden sağlığını

etkileyebilecek nitelikte ise de somut olayda devletin başvurucunun sağlık

durumunun kötüleşmesini hedefleyen doğrudan bir müdahalesi bulunmamaktadır.

Buna karşılık devletin "infliscimab infüzyonu" tedavisi için gereken önlemleri

alma ve tedavinin gerçekleşmemesi durumunda meydana gelebilecek olumsuz

sonuçlardan başvurucuyu koruma yükümlülüğü bulunmaktadır.

34. Söz konusu pozitif yükümlülük, tedavinin gereği gibi

sürdürebilmesi amacı doğrultusunda başvurucunun romatoloji

uzmanı bulunan bir yerde görevlendirilmesini gerektirebilir.

35. Başvuru kapsamında yapılan incelemelerde, başvurucunun görev

yaptığı Diyarbakır ilinde başvuruya konu iptal davası açılmadan önceki dönemde romatoloji uzmanının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak söz

konusu pozitif yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediği incelenirken belirli

aralıklarla tedaviye ihtiyaç duyan başvurucunun naklen atanma talebi hakkında

sağlık durumunun görev yaptığı yerde veya görev yaptığı yerin değiştirilmemesi

hâlinde tehlikeye girecek derecede acil müdahale gerektirip gerektirmediği

yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmalıdır. Acil müdahale gerektirmeyen

durumlarda, başvurucunun tedavi dönemlerinde romatoloji

uzmanı olan bir sağlık merkezine ulaşıp ulaşamadığı, bu yönde yetkili idari

makamlar tarafından kolaylaştırıcı imkânların sağlanıp sağlanmadığı ve böyle

bir sağlık merkezine başvurduğu hâlde tedavinin uygun koşullar altında yeterli

şekilde yapılıp yapılmadığı hususları söz konusu incelemede gözönünde

tutulmalıdır.

36. Somut başvuruda, başvurucunun takipli bir hasta olduğu açık

ise de sağlık durumunun görev yaptığı yerde veya görev yaptığı yerin

değiştirilmemesi hâlinde tehlikeye girecek derecede acil müdahale

gerektirdiğine ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Ayrıca dosya kapsamındaki

mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında, başvurucunun tedavi dönemlerinde romatoloji uzmanı olan bir sağlık merkezine ulaşamadığı, bu

yönde yetkili idari makamlar tarafından kolaylaştırıcı imkânların sağlanmadığı

ve böyle bir sağlık merkezine başvurduğu hâlde tedavinin uygun koşullar altında

yeterli şekilde yapılmadığı söylenemez. Öte yandan dava tarihinden sonra

başvurucunun tedavisini gerçekleştirebilme niteliğini haiz romatoloji

alanında uzman bir hekimin Diyarbakır ilinde göreve başladığı da görülmektedir.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde naklen atanma talebinin reddine

yönelik işlem nedeniyle başvurucunun yaşamına etkisi bakımından devlet

tarafından üstlenilmesi gereken pozitif yükümlülüklerin gerisinde kalınmadığı

sonucuna ulaşılmıştır.

37. Açıklanan gerekçelerle açık ve görünür bir ihlalin

saptanamadığı başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

38.Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

39. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

40. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198,

7/11/2013, §§ 45, 47).

41. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).

42. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında, iki dereceli bir yargılamada gerçekleşen

yaklaşık 4 yıl 11 aylık yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak

gerekir.

43. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

44. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

"Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…"

45. Başvurucu, davanın makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle

uygun görülecek miktarda tazminat talebinde bulunmuştur.

46. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

47. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya takdiren net 5.400 TL manevi

tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

48. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harcın başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

A. 1. Maddi ve manevi varlığın korunması hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 5.400 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

25/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Recai AKYEL Raportör Yrd. : Fatih ALKAN Başvurucu : Serbülent Gökhan BEYAZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/15729, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Iv.ilgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme
  10. Ve Gerekçe
  11. A. Kişinin Maddi ve
  12. B. Makul Sürede
  13. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  14. D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA
  15. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  16. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  17. Yıldırım
  18. Özgüldür
  19. Kömürcü
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/15729
Tarih
25 Ocak 2018

İlgili Kararlar

  • Ahmet Temiz Başvurusu (B. No: 2014/8340)
  • Yaşar Saçlı Başvurusu (B. No: 2014/9311)
  • Kamuran Reşit Bekir Başvurusu (B. No: 2014/1117)
  • Tevfik Gayretli Başvurusu (B. No: 2014/18266)
  • Gündüz Kardeşler İnş. Tar. ve Hayv. Pet. Teks. San. Tic. Ltd. Şti Başvurusu (B. No: 2014/6734)
  • Bülent Bekdemir Başvurusu (B. No: 2014/15163)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.