İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nurten Hızal Başvurusu (B. No: 2014/12673)

1. Başvuru, velayetin tevdii davasında müdahale talebinin

Başvuru No2014/12673Tarih9 Kasım 2017Okuma10 dk · 1.998 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Nurten Hızal Başvurusu

Karar tarihi
9 Kasım 2017
Başvuru Numarası
2014/12673
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.998 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, velayetin tevdii davasında müdahale talebinin

gerekçesiz olarak reddedilmesi, küçüğün velayet konusundaki görüşü alınmadan ve

bilirkişi mütalaları gözetilmeden yetersiz inceleme

sonucunda hakkaniyete aykırı karar verilmesi nedenleriyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 31/7/2014 tarihinde

yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

8. İstanbul 2. Aile Mahkemesinin 3/7/2008

tarihinde kesinleşen kararı ile Amerika Birleşik Devletleri uyruklu davacı

D.B.M ile başvurucunun kızı Ş.H. boşanmışlar, tarafların 7/7/2006 doğumlu

müşterek çocukları küçük O.B.M.nin velayeti davalı

anneye verilmiştir.

9. Başvurucu, kızı Ş.H.nin 10/3/2011 tarihinde vefatı üzerine velayeti askıda kalan

torunu O.B.M.nin yurt dışına çıkışının engellenmesi

için tedbir talebinde bulunmuş vetorununa vasi tayin

edilmesi istemiyle 29/3/2011 tarihinde vesayet davası açmıştır.

10. Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin tedbir talebini

incelediği 3/5/2011 tarihli oturumunda başvurucunun

bildirdiği tanıklar dinlenmiş ve küçüğün tedbiren

yurt dışına çıkışının engellenmesine ve davacının (başvurucunun) dava

sonuçlanıncaya kadar küçüğe geçici olarak vasi tayinine karar verilmiştir. 7/12/2011 tarihli

oturumda ise küçüğün babasının açtığı velayetin tevdii davasının sonucunun

beklenilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

11. Vesayet davasında bekletici mesele yapılan ve bireysel

başvuru konusu olan velayetin tevdii davası, küçüğün babası D.B.M. tarafından

Bakırköy 10. Aile Mahkemesinde (Mahkeme) 7/10/2011

tarihinde açılmıştır. Yapılan yargılama esnasında başvurucunundavaya

müdahale talebi reddedilmiştir.

12. Mahkemenin 12/6/2012 tarihli kararı

ile davacının davasının kabulü ile küçük O.B.M.nin

velayetinin davacı babaya verilmesine karar verilmiştir. Karar gerekçesinin

ilgili kısmı şu şekildedir:

"...Müşterek

çocuğun ve davacının tercümanlar aracılığı ile iki kez mahkememiz sosyal hizmet

uzmanı ile görüştükleri ve uzman raporunda özetle, çocuğun bakımını üstlenen

anneanne Nurten HIZAL ve küçük arasında ciddi bir duygusal bağın bulunduğunu,

anne yoksunluğu yaşayan çocuğun rol modeline ihtiyaç duyduğunu, baba yoksunluğu

da yaşamasının ilerleyen zamanlarda sağlıklı gelişimini olumsuz yönde

etkileyeceğini, içinde bulunduğu gelişim dönemi itibariyle yeni yaşam

koşullarına daha çabuk ve kolay bir şekilde uyum sağlayabileceğinin

düşünüldüğünü, bu nedenle çocuğun babası ile yaşamasının yüksek yararları

doğrultusunda olacağının kanaatine varılmış olduğu bildirilmiştir.

Mahkememizin dosyasına 01/06/2012

tarihinde müdahale talebinde bulunan anneanne Nurten HIZAL ile vekilinin

duruşmaya katıldıkları, taleplerinde davacı babanın SMS yoluyla küçüğün

anneannesini rencide ettiğini, çocuğun velayetinin müvekkiline acı çektirmek ve

intikam almak amacını taşıdığını ve davacının daha önce çocuğu ile kişisel

ilişki kurmak istemediğini, küçüğe ilişkin Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin

2011/893 Esas sayılı dosya ile küçüğün anneannesinin çocuğa geçici vasi olarak

atandığını, vesayet davasının devam ettiğini, bu sebeplerle müdahilliğin kabulü

ile davacının açtığı velayet davasının reddini talep ettiği anlaşılmıştır.

Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/893

Esas sayılı dosyası getirtilerek incelenmiş, 29/03/2011

tarihinde Nurten HIZAL tarafından torunu [O.B.M.nin] vasisi olarak

tayini ile Türkiye sınırlarından çıkmasını engellemek için Yurt Dışı Çıkış

Yasağı konulmasını talep ettiği, tanıkların dinlendiği, yurt dışına çıkışının

yasaklanmasına ve anneannenin geçici vasi olarak tayinine karar verildiği, 30

Mayıs 2011 tarihinde mahkememiz dosyasında davayı açan küçüğün babası

tarafından tedbirin kaldırılması, davanın reddi, velayete ilişkin açılacak

davanın sonucunun beklenmesini içeren dilekçe sunduğu ve mahkemece de velayete

ilişkin davanın sonucunun beklenmesine karar verildiği, yargılamanın sürdüğü

belirlenmiştir.

Her ne kadar Nurten

HIZAL vekili tarafından velayete ilişkin davada müdahil olarak katılmak

istemişse de, mahkememizce Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde vesayete ilişkin

davanın olduğu, delillerin toplandığı ve vesayet dosyasının mahkememizdeki

velayet davasının sonucunun beklenmesine karar verildiği anlaşılmakla, öncelikle

velayete ilişkin bu dava çözümleneceğinden, esas karar ile birlikte temyizi

kabil olmak üzere müdahale talep eden Nurten HIZAL' ın

müdahilliğinin reddine karar verilmiştir.

...

Yapılan yargılama sonunda, davacı tarafın

beyanları dinlenen tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamından, küçüğün babası

ile duygusal ilişkisinin yoğun bir şekilde sürdüğü, davacının her ne kadar yurt

dışında yaşıyor olsa da çocukla sürekli iletişim kurmak istediği, sosyal

inceleme raporunda da belirtildiği üzere küçükle ilgili fiziksel tüm

hazırlıklarını yapmış olduğu, çocuğunun velayetini almakta samimi ve ısrarlı

olduğu, çocuğun babası ile birlikte yeni yaşam koşullarına çok çabuk ve kolay

uyum sağlayabileceğinden annesinin ölümü ile halen anneanne yanında kalan

küçüğün velayet hakkı esas görülmekle velayetinin babasına verilmesi uygun ve

yerinde görülmüş, bu nedenle davacının davasının kabulüne karar vermek

gerekmiş(tir)."

13. Başvurucunun temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması

isteği kabul edilerek yapılan inceleme üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin

(Daire) 25/2/2014 tarihli kararıyla hüküm onanmıştır.

14. Başvurucunun karar düzeltme talebi Dairenin 1/7/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

15. Başvurucu 31/7/2014 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

16. Diğer taraftan UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve

belgelerden, bireysel başvuru konusu olan karar sonrasında başvurucunun vasi

tayinine ilişkin açtığı vesayet davası (§ 9, 10) Bakırköy 3. Sulh Hukuk

Mahkemesinin 12/7/2012 tarihli kararı ile küçüğün velayetinin babaya verildiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Ayrıca başvurucunun

geçici vasi tayini kararı ile küçüğün yurtdışına çıkışının engellenmesine

ilişkin tedbir kararı kaldırılmıştır.

17. Anılan karara karşı başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay

18. Hukuk Dairesinin 3/3/2015 tarihli kararıyla hükmün

onandığı anlaşılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

18. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı

Türk Medeni Kanunu’nun "Ayırt etme gücü"

kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir:

"Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl

hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle

akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre

ayırt etme gücüne sahiptir.”

19.4721 sayılı Kanun'un 14. maddesi şöyledir:

"Ayırt etme gücü

bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur."

20. 4721 sayılı Kanun’un "Hâkimin

takdir yetkisi" kenar başlıklı 182. maddesinin birinci ve

ikinci fıkraları şöyledir:

"Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar

verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında

ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın

haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.

Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen

eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık,

eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve

eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.

..."

21. 4721 sayılı Kanun’un "Durumun

değişmesi" başlıklı 183. maddesi şöyledir:

"Ana veya babanın

başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların

zorunlu kılması hâlinde hâkim, re'sen veya ana ve

babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır."

22. 4721 sayılı Kanun’un 335. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Ergin olmayan çocuk,

ana ve babasının velâyeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve

babadan alınamaz."

B. Uluslararası Hukuk

23. 27/1/1995 tarihli ve 22184 Resmî Gazete'de yayımlanan 20/11/1989 tarihli Çocuk Haklarına

Dair Sözleşme’nin 12. maddesi

şöyledir:

"(1)Taraf Devletler,

görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda

görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk

derecesine uygun olarak, gereken özen gösterilmek suretiyle tanırlar.

(2)Bu amaçla, çocuğu etkileyen herhangi bir adli veya idari

kovuşturmada çocuğun ya doğrudan doğruya veya bir temsilci ya da uygun bir

makam yoluyla dinlenilmesi fırsatı, ulusal yasanın usule ilişkin kurallarına

uygun olarak çocuğa, özellikle sağlanacaktır."

24. 1/2/2001 tarihli ve 24305 sayılı

Resmî Gazete’de yayımlanan 25/1/1996 tarihli Çocuk

Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin 1. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

"Madde 1 - Sözleşmenin

uygulanma alanı ve amacı

1) Bu Sözleşme 18 yaşına ulaşmamış çocuklara

uygulanır.

2) Bu Sözleşmenin amacı, çocukların yüksek

çıkarları için, haklarını geliştirmek, onlara usule ilişkin haklar tanımak ve

bu hakların, çocukların doğrudan ve diğer kişiler veya organlar tarafından bir

adli merci önündeki, kendilerini ilgilendiren davalardan bilgilendirilmelerini

ve bu davalara katılmalarına izin verilmesini teminen

kullanılmasını kolaylaştırmaktır.

3) Bu Sözleşmenin amaçları açısından, bir adli

merci önündeki, çocukları ilgilendiren davalar, özellikle çocukların ikameti ve

çocuklarla şahsî ilişki kurulması gibi velayet sorumluluklarına ilişkin

davalardır.

..."

25. Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa

Sözleşmesi’nin 3. maddesi şöyledir:

"Madde 3 – Davalarda

bilgilendirilme ve dava sırasında görüşünü ifade etme hakkı

Yeterli idrake sahip olduğu iç hukuk

tarafından kabul edilen bir çocuğa, bir adli merci önündeki, kendisini ilgilendiren

davalarda, yararlanmayı bizzat da talep edebileceği aşağıda sayılan haklar

verilir:

a)İlgili tüm bilgileri almak;

b)Kendisine danışılmak ve kendi görüşünü ifade

etmek;

c)Görüşlerinin uygulanmasının olası

sonuçlarından ve her tür kararın olası sonuçlarından bilgilendirilmek."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

26. Mahkemenin 9/11/2017 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

27. Başvurucu velayetin tevdii davasına müdahale talebinin

gerekçesiz olarak reddedilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı değildir (Tahir

Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

Başvurucunun şikâyetinin özü davaya katılım talebine yönelik olduğundan

inceleme adil yargılanma hakkı kapsamında kalan mahkemeye erişim hakkı yönünden

yapılmıştır.

29. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan

mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve

uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

gelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız

hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren

sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52).

30. Mahkemeye erişim hakkı, ilk derece mahkemesine dava açma

hakkının yanı sıra itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına başvurma

imkânı tanınmış ise anılan yollara başvurma hakkını da içerir (Ali Atlı, B. No: 2013/500, 20/3/2014, § 49).

31. Mahkemeye erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda etkili

bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada

açık, pratik ve yeterli fırsatlara sahip olmasını gerektirir. Özellikle hukuki

ya da uygulamadaki belirsizlikler kişilerin mahkemeye erişim hakkını ihlal

edebilir (Aktif

Elektrik Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2012/855, 26/6/2014,

§ 34). Bu nedenle mahkemelerin, usul kurallarını uygularken yargılamanın

hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten kaçınmaları gerektiği

gibi kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde

aşırı esneklikten de kaçınmaları gerekir (Kamil

Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

32. Somut olayda, başvurucunun torunu hakkındaki velayetin

tevdii davasına müdahale yoluyla katılma talebi reddedilmiştir. Mahkeme,

vesayet davasının başvuru konusu davanın sonucunu beklediğini ve asıl olanın

küçüğün velayetinin düzenlenmesi olduğunu, bir başka ifade ile sağ eşe (babaya)

velayet verilmediği takdirde başvurucunun vasi tayini talebinin

değerlendirilmesinin mümkün olduğunu belirtmiştir. Vesayet davasındaki deliller

de dikkate alınarak küçüğün velayetinin babasına verilmesinde yasal bir engel

görülmemiştir. Mahkemenin, müdahale talebini reddederken gösterdiği gerekçenin

(§ 12) yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek yaklaşımda olduğu

söylenemeyeceği gibi Mahkeme takdir yetkisindeki velayetin düzenlemesi kararına

karşı kanun yoluna başvuru hakkı da tanımıştır. Sonuç olarak kanun yolu mercii

tarafından talep doğrultusunda yapılan duruşmalı incelemede Mahkeme kararında

bir isabetsizlik görülmemiştir.

33. Yapılan bu tespitler ışığında, başvuru konusu davaya

müdahale talebinin reddine ilişkin yargılama işleminin mahkemeye erişim hakkına

yönelik bir ihlal oluşturmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır.

34. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Yargılamanın Sonucunun

Adil Olmadığına İlişkin İddia

35. Başvurucu, velayetin tevdii davasında küçüğün görüşü

alınmadan ve yetersiz inceleme sonucunda hakkaniyete aykırı karar verildiğini

ileri sürmüştür.

36. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla

ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz

takdir hatası veya açık keyfîlik içeren tespit ve

sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam,

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

37. Somut olayda, yaşının küçüklüğü nedeniyle eylem ve

işlemlerinin neden ve sonuçlarını anlayabilecek bilinç ve iradeye sahip

olamayacak, diğer bir ifadeyle ayırt etme gücüne sahip olmadığı kabul

edilebilecek henüz 6 yaşındaki küçüğün kendisini ilgilendiren davada görüşünün

alınmamasının makul görülebileceği kabul edilebilir. Bununla birlikte Mahkeme, baba

ve anneanne (başvurucu) ile yapılan görüşme ayrıca küçüğün davranışlarını

gözlemleme süreçlerini yansıtan sosyal hizmet uzmanı raporu ve dosya kapsamındaki delilleri

değerlendirerek kararını vermiştir.

38. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, Derece

Mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına

ilişkin olup Mahkeme kararında bariz takdir hatası veya açık keyfilik oluşturan

bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında, ihlal iddialarının kanun yolu

şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

39. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının da açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 9/11/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Volkan SEVTEKİN Başvurucu : Nurten HIZAL Vekili : Av. Serdar Şaban KELAHMET

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/12673, 9 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Mahkemeye Erişim
  11. B. Yargılamanın Sonucunun
  12. A. Başvurunun açıkça
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/12673
Tarih
9 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • G.g. Başvurusu (B. No: 2014/10349)
  • Deste Sur Başvurusu (B. No: 2014/2571)
  • Çölbeyi Lojistik Nakliyat Gümrükleme Denizcilik İnşaat Turizm Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi Başvurusu (B. No: 2014/12354)
  • Murat Yildeniz Başvurusu (B. No: 2014/10342)
  • Seyfullah Turan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/1982)
  • Ethem Zariç Başvurusu (B. No: 2014/4137)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.