İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ömer Çiftçi ve Babil Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2014/5892)

1. Başvuru, Gümrük İdaresi aleyhine açılan tazminat davasında

Başvuru No2014/5892Tarih23 Şubat 2017Okuma9 dk · 1.838 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ömer Çiftçi Ve Babil Elektronik San. Ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu

Karar tarihi
23 Şubat 2017
Başvuru Numarası
2014/5892
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.838 kelime·9 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Gümrük İdaresi aleyhine açılan tazminat davasında

yargılamanın uzun sürmesi ile emsal kararlara aykırı ve hatalı hüküm kurulması

nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/4/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Elektronik eşya ithalatı yapan başvurucu Babil Elektronik

San. ve Tic. Ltd. Şti. 11/3/2005 tarihinde telefon ithalatı talebiyle Gümrük

Müdürlüğüne başvurmuştur. Başvurucunun ithalat talebiyle ilgili olarak Gümrük Müsteşarlığı Gümrük Başkontrolörlüğünün 6/6/2005 tarihli soruşturma raporuna

istinaden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.

9. Başvurucu Babil Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti.nin sahibi, diğer başvurucu Ömer Çiftçi'nin

de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında anılan ithalat işlemine ilişkin

olarak Telekomünikasyon Kurumundan izin almadan ve gerçek dışı belge ibraz

etmek suretiyle kaçakçılık suçunu işledikleri iddiasıyla 25/7/2005 tarihinde

kamu davası açılmıştır. Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi 16/11/2005 tarihinde

başvurucunun beraatine karar vermiş ve karar

19/4/2006 tarihinde Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından onanmıştır.

Başvurucular onama kararı üzerine 13/7/2006 tarihinde bahsi geçen eşyanın

ithalat işlemini gerçekleştirmişlerdir.

10. Başvurucular ithalat talebinde bulundukları eşyanın gümrük

işlemlerinin, ceza davası nedeniyle Gümrük Müdürlüğüne başvuru tarihinden

itibaren on yedi ay geçtikten sonra tamamlanabildiğini ileri sürerek, ortaya

çıkan maddi ve kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle manevi zararlarının

tazmini talebiyle 17/11/2006 tarihinde dava açmışlardır.

11. Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 30/1/2007 tarihli

kararı ile idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar

vermiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 30/4/2007 tarihli ilamı ile "Davaya konu uyuşmazlığın çözümü yine adli

yargı yerinde, ancak ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmektedir."

gerekçesiyle kararı bozmuştur.

12. Bozma ilamına uyan Mahkeme 8/11/2007 tarihli kararı ile

Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Ankara Ağır Ceza

Mahkemesine gönderilmesinekarar vermiştir.

Görevsizlik kararı üzerine Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2008/29 sayılı

dosyasına kaydedilen davada, 14/1/2008 tarihli kararla Şanlıurfa Ağır Ceza

Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

13. Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi 24/7/2008 tarihli kararı

ile davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi 31/3/2009 tarihli

ilamı ile "... Yargıtay 4. Hukuk

Dairesince dava konusu olayda el koyma işleminin 1 Haziran 2005 tarihinden önce

olduğu ve dolayısıyla 5320 sayılı Kanun'un 6. maddesi hükmü gözden kaçırılmış

ise de ... görev hususu el koyma işleminin 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya

sonra olmasına göre değerlendirilip anılan tarihten önceki işlemler nedeniyle

davanın hukuk mahkemesinde, bu tarihten itibaren ki işlemlerde ise davanın ağır

ceza mahkemesinde görülmesi gerektiği ..." gerekçesiyle kararı

bozmuştur.

14. Bozma ilamına uyan Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi

27/10/2009 tarihli kararı ile görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili

Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

15. Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2010/204 sayılı

dosyasına kaydedilen davada Mahkemece 27/12/2011 tarihli kararı ile "... Davacıların ithal etmek istedikleri 161.978

adet çeşitli modeldeki telefonların gümrükte 11.03.2005 tarihi ile 17.11.2006

tarihleri arasındaki 642 günlük sürede alıkonulmuş olmasında kusurlarının

bulunmadığı, telefonların pazarlanmasındaki gecikme nedeniyle model

değişiklikleri olduğundan zarara uğradıkları, zararlarının değer kaybı, kâr

kaybı ve ardiye ücreti ile sınırlı olduğu, para cezası ödemelerinin kendi

kusurlarından kaynaklandığı, konaklama ücreti konusunda delil getiremedikleri,

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Gümrük Müsteşarlığı Gümrük Başkontrolörlüğünün 06.06.2005 tarih ve 28-275/07-63-201/16

sayılı soruşturma raporuna göre, davacı şirket ile davacı Ömer Çelik ve Gümrük

Müşavirleri hakkında kaçakçılık suçunu işlediklerinden bahisle dava aşamasında

davacı Ömer Çelik'in manevi tazminata hak kazandıracak nitelikte kusurun

bulunmadığı, davalı Gümrük Başkontrolörlüğünün suç

duyurusunda bulunmakla görevini yerine getirmiş olduğu, yargılama sonucu

davacıların delilyetersizliği nedeniyle beraatlerine karar verilmesinin davacılara manevi tazminata

hak kazandırmayacağı kanaatine varılarak, maddi tazminata yönelik davanın

kısmen kabulüne, 506.197,20 TL değer kaybı, 1.629.954,98 TL kar kaybı ve geri

dönüşüm zararı, 79.980 TL ardiye ücreti alacağının dava dilekçesi nazara

alınmak suretiyleel koyma (haksız fiil) tarihi olan

13/3/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan

alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine; manevi

tazminat davası ile ilgili olarakta yasal unsurları

oluşmadığından bu konuda red kararı vermek

gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar

vermiştir. Karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 5/2/2013 tarihli ilamı ile "... Kural olarak, gerçek zarar hüküm altına

alınmalıdır. (BK m.42). Bu da, zararlandırıcı

eylemden önceki durum ile sonrası arasındaki farktan ibarettir. Dava konusu

olayda, haksız olarak elkonulan telefonlar davacıya

iade edilmiş bulunduğuna göre; yoksun kalınan kar nedeniyle hesaplanan zarar

miktarının içinde, telefonların yeni modellerinin piyasaya sunulmuş olmasından

dolayı talep edilen, değer kaybı biçimindeki zarar kalemi de mevcut

bulunmaktadır. Şu durumda, değer kaybı nedeniyle hesaplanan ve hükmedilen

506.197,20-TL tutarındaki istem reddedilmelidir." gerekçesiyle

bozulmuştur.

16. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Mahkemece

20/6/2013 tarihli karar ile "Yargıtay

bozma ilamı Mahkememizce de benimsenmiş olmakla; bozma ilamında belirtilen

açıklamalar da nazara alınarak; davacıların 506.197,20 TL değer kaybına ilişkin

istemlerinin reddine, 1.629.954,98 TL kay kaybı ve geri dönüşüm zararı,

79.980,00 TL ardiye ücreti alacağının el koyma tarihi olan 13.03.2005

tarihinden itibaren davalıdan tahsiline,manevi

tazminat isteminin reddine ilişkin mahkememizden verilen 2010/204-2011/437

Esas-Karar sayılı kararla ilgili bozma hükmü bulunmadığından bu hususta yeniden

karar ittihazına yer olmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen

kabulü ile 1.629.954,98 TL kâr kaybı ve geri dönüşüm zararı, 79.980,00 TL

ardiye ücreti alacağının el koyma tarihi olan 13/3/2005 tarihinden itibaren

yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuruculara verilmesine karar

verilmiştir. Karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 4/11/2013 tarihli ilamı ile

onanmış; karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 24/3/2014 tarihli ilamı ile

reddedilmiştir. Anılan ilam başvuruculara 7/4/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 23/2/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

18. Başvurucular, makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

19. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeninin de bulunmadığı anlaşılan

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

20. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, §§ 50, 52).

21. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

22. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında, somut olayda 7 yıl 4 aylık yargılama

süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

23. Açıklanan gerekçelerle, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Yargılamanın Sonucu

İtibarıyla Adil Olmadığına İlişkin İddia

24. Başvurucular, ithal talebinde bulundukları eşyanın gümrük

işlemlerinin ceza davası nedeniyle Gümrük Müdürlüğüne başvuru tarihinden

itibaren on yedi ay geçtikten sonra tamamlandığını ileri sürerek ortaya çıkan

maddi ve kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle manevi zararların tazmini

talebiyle 17/11/2006 tarihinde açtıkları davada hatalı ve emsal kararlara

aykırı hüküm kurulduğunu, bu nedenle Anayasa'nın 5., 10., 12., 17., 35., 36.,

48. ve 49. maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların ihlal iddialarının, tazminat

talebiyle açtıkları davada verilen kararın adil olmadığına yönelik olduğu

anlaşılmıştır. Başvurucuların şikâyetleri bir bütün olarak adil yargılanma

hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

26. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi,

hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla

ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

27. Öte yandan benzer konularda aynı derecedeki yargı mercileri

arasındaki içtihat farklılıkları tek başına adil yargılanma hakkının ihlali

niteliğinde kabul edilemeyeceği gibi, derece mahkemeleri veya temyiz

mercilerinin, uyuşmazlıklara ilişkin olarak, tarafların talepleri ve delilleri

arasındaki yorum farklılıkları da tek başına adil yargılanma hakkının ihlali

niteliğinde kabul edilemez (Miraş Mümessillik İnş. Taah.

Reklam. Paz. Yay. San. Tic. A.Ş., B. No: 2012/1056, 16/4/2013, §

36). Başvuru konusu olayda, yerleşik içtihata aykırı

karar verildiği ileri sürülmüş ise de başvuru formunda konuya ilişkin herhangi

bir karara yer verilmediği gibi başvuru formunun eki belgeler arasında da emsal

nitelikte kararlara rastlanılamamıştır.

28. Somut olayda Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve

tüm dosya kapsamı incelenerek ilgili kısımları yukarıda belirtilen (§§ 15, 16)

gerekçe ile 11/6/2013 tarihinde hüküm kurulmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

tarafından da delillerin Mahkemece takdir edilerek karar verildiği ve takdirde

de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle karar onanmıştır.

29. Başvurucular tarafından ileri sürülen iddialar, Derece

Mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına

ilişkin olup Mahkeme kararında bariz takdir hatası veya açık bir keyfilik

oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının

kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

30. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

32. Başvurucular, maddi ve manevi tazminat talebinde

bulunmuşlardır.

33. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

34. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvuruculara ayrı ayrı net 7.200 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

35. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvuruculara ayrı ayrı net 7.200 TL manevi tazminat

ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesine

(E.2013/285, K.2013/224) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

23/2/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucular

:

1. Babil

Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti.

2. Ömer

ÇİFTÇİ

Vekili : Av. Şaziye İrem TANDOĞAR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/5892, 23 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Makul Sürede
  8. B. Yargılamanın Sonucu
  9. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  10. A. 1. Makul sürede
  11. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  12. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  13. Yıldırım
  14. Akıncı
  15. Topal
  16. M. Emin KUZ
  17. Çiftçi
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/5892
Tarih
23 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Mehmet Eray Celepgil ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/612)
  • Medya Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A. Ş. Başvurusu (B. No: 2014/14965)
  • Yusuf Yeşilmen Başvurusu (B. No: 2014/16211)
  • Şaban Dal Başvurusu (B. No: 2014/2891)
  • M. A. ve E. A. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2014/16587)
  • Ümraniye Şimşek ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/8279)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.