İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ümraniye Şimşek ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/8279)

1. Başvuru, tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davanın

Başvuru No2014/8279Tarih23 Şubat 2017Okuma7 dk · 1.441 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ümraniye Şimşek Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
23 Şubat 2017
Başvuru Numarası
2014/8279
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.441 kelime·7 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davanın

reddedilmesi, Yargıtay kararının gerekçesiz olması ve yargılamanın uzun sürmesi

nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucular, Yozgat ili Boğazlıyan ilçesi Göğdecili köyünde 1990 yılında yapılan kadastro

çalışmalarında bir kısım taşınmazlarla ilgili olarak yapılan hatalı tespit

işlemine dayalı tapu kayıtlarının düzeltilmesi talebiyle 2/2/1999 tarihinde

tapu iptali ve tescil davası açmışlardır.

9. Boğazlıyan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 3/6/2003

tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne ve feragat nedeniyle de kısmen

reddine karar vermiştir. Karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 19/2/2004 tarihli

ilamı ile bozulmuştur.

10. Bozma sonrası yeniden yapılan yargılamada Boğazlıyan 1.

Asliye Hukuk Mahkemesi 28/2/2008 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne

karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"Yukarıda açıklanan ve

mahkememizce kabul edilen nedenlere göre geçerli bir hukuki sebebe ve nedene

dayalı olarak dava konusu taşınmazların evveliyatında muris R.S.ye ait olduğu,

taşınmazların mirasçılar arasında taksim edilmediği, murisin ölümü ile tüm

mirasçılara intikal ettiği ve bu taşınmazlarda davacıların miras payları

oranında mülkiyet hakkı sahibi oldukları anlaşılmakla bu parseller açısından

davanın kabulüne, her ne kadar dahili davalı N.S. davaya dahil edilmiş ise de;

dava konusu yerlerden bu davalı adına kayıtlı olan yerin bulunmadığı, dolayısıyla

davalının, davada husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla bu davalı

açısından davanın reddine, davacı vekilinin bozmadan önce feragat ettiği

taşınmaz açısından mahkememizin 03/06/2003 tarihli hükmünün kesinleşmiş olması

nedeniyle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki

şekilde karar vermek gerekmiştir."

11. Anılan karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11/6/2013 tarihli

ilamı ile onanmıştır. Kararın gerekçesi şöyledir:

"Dosya muhtevasına, dava

evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında

açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu Dairesinde hüküm tesis edildiğine göre

yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul, Kanun ve bozma gereklerine

uygun bulunan hükmün ONANMASINA"

12. Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 1/4/2014 tarihli ilamı

ile reddedilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar

münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde

olmayan ve HUMK'nun 440. maddesinde yazılı hallerden

hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,"

13. Anılan ilam başvuruculara 7/5/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 23/2/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

15. Başvurucular, makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

16. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeninin de bulunmadığı anlaşılan

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

17. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, §§ 50, 52).

18. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

19. Anılan ilkeler doğrultusunda, Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda 15 yıl 2 aylık

yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

20. Açıklanan gerekçelerle, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

21. Başvurucular, karar düzeltme talebinin reddine dair Yargıtay

kararının gerekçesiz olduğunu belirterek gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

22. Anayasa’nın 36. ve 141. maddeleri gereği mahkemelerin her

türlü kararının gerekçeli olması gerekir. Ancak bu hak, yargılamada ileri

sürülen tüm iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde

anlaşılamaz. Bu nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın

niteliğine göre değişebilir (Mehmet Yavuz,

B. No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51). Kanun yolu incelemesi yapan merciin,

yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi

kullanarak veya atıfla kararına yansıtması yeterlidir (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013,

§ 57).

23. Somut olayda, yapılan açık yargılama sonunda tarafların

davanın sonucuna etkili olabilecek tüm iddia ve savunmalarının tartışılarak

karar verildiği (bkz. § 10), Yargıtay tarafından da Mahkemece verilen karar ve

yargılama içeriğine atıf yapılarak hükmün onandığı (bkz. § 11) ve karar

düzeltme isteminin reddedildiği (bkz. § 12), dolayısıyla gerekçeli karar

hakkına yönelik bir müdahale olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

24. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Yargılamanın Sonucu

İtibarıyla Adil Olmadığına İlişkin İddia

25. Başvurucular; ortak murisleri olan dedelerinden kalan

taşınmazların satış gibi gösterilerek dayıları adına tespit ve tescil

edildiğini, hakkaniyetli bir karar verilmediği için mülkiyet hakkının ihlal

edildiğini, tapu kayıtlarındaki hatanın düzeltilmesi için açtıkları tapu iptali

ve tescil davasının reddedildiğini, tapu kayıtlarının resmî kurumlardan gereği

gibi gönderilmediğini, muvazaa iddiaları kabul edilerek tapu kaydının iptal

edilmesi gerektiği hâlde davanın reddine karar verildiğini belirterek adil

yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların ihlal iddialarının,

hakkaniyetli bir karar verilmediği için mülkiyet hakkının ihlal edildiğine

ilişkin olduğu anlaşılmış ve şikâyetleri bir bütün olarak adil yargılanma hakkı

kapsamında değerlendirilmiştir.

27. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması

bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak, bireysel

başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir

hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve

sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam,

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

28. Somut olayda Mahkemece tarafların tüm iddiaları

değerlendirilerek ve delilleri incelenerek karar verilmiş, Yargıtay 8. Hukuk

Dairesi tarafından da karar onanmıştır.

29. Başvurucular tarafından ileri sürülen iddialar, Derece

Mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına

ilişkin olup Mahkeme kararında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate

alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

anlaşılmaktadır.

30. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

32. Başvurucular; 80.000 TL maddi, 80.000 TL manevi tazminat

talebinde bulunmuşlardır.

33. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

34. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında dava konusu hukuki menfaat ile dava dosyasındaki taraf sayısı da

dikkate alınarak başvuruculara ayrı ayrı net 12.600 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

35. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Gerekçeli karar

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Yargılamanın sonucu

itibarıyla adil olmadığına ilişkin iddianın

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvuruculara ayrı ayrı net 12.600 TL manevi tazminat

ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Boğazlıyan 1. Asliye Hukuk Mahkemesine

(E.2005/98, K.2008/50) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

23/2/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucular

:

1. Ümraniye

ŞİMŞEK

2. Hayriye

ÖZMEN

3. Fikret

TÜRKAL

4. Emine

MORGÜN

Vekili

:

Av. Abdullah

ÜNAL

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/8279, 23 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal
  8. B. Gerekçeli Karar
  9. C. Yargılamanın Sonucu
  10. D. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  12. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  13. Yıldırım
  14. Akıncı
  15. Topal
  16. M. Emin KUZ
  17. Şimşek
  18. Özmen
  19. Türkal
  20. Morgün
  21. Ünal
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/8279
Tarih
23 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Boyacıköy Panayia Evangelistra Kilisesi ve Mektebi Vakfı Başvurusu (B. No: 2015/17576)
  • Emine Yıldız Başvurusu (B. No: 2014/12324)
  • M. A. İ. Başvurusu (B. No: 2014/20493)
  • Osmanoğlu İnşaat Eğitim Gıda Temizlik Hizmetleri Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi Başvurusu (B. No: 2014/8649)
  • Melle Malgir Başvurusu (B. No: 2014/11355)
  • A. G. Başvurusu (B. No: 2014/5219)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.