İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Orhan Alagöz Başvurusu (B. No: 2017/26845)

1. Başvuru; eğitim gören çocuklarının tutukluyu hafta sonu

Başvuru No2017/26845Tarih20 Eylül 2018Okuma15 dk · 3.081 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Orhan Alagöz Başvurusu

Karar tarihi
20 Eylül 2018
Başvuru Numarası
2017/26845
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.081 kelime·15 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; eğitim gören çocuklarının tutukluyu hafta sonu

ziyaret edememesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/6/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüyle

karşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016

tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine

karar verilmiştir. Üç aylık sürelerle uzatılan OHAL süreci devam etmektedir.

Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı, OHAL döneminin gerektirdiği

tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri ([GK] B. No:

2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır.

7. Başvurucu, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsü sonrasında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması

(FETÖ/PDY) üyesi olduğu gerekçesiyle(kapatılan) İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin

11/10/2016 tarihli ve 2016/428 sayılı kararıyla tutuklanarak Menemen T Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) konulmuştur. İzmir 2. Ağır Ceza

Mahkemesinin 2/11/2017 tarihli kararıyla tahliye edilen başvurucu evli ve üç

çocukludur. Başvurucu 11/10/2016-2/11/2017 tarihleri arasında yaklaşık bir yıl

tutuklu kalmış olup bu tarihler arasında çocuklarından en büyüğünün yedi sekiz

yaş aralığında, ortanca olanın beş altı yaş aralığında, en küçüğünün ise bir

iki yaş aralığında olduğu nüfus kayıt örneği bilgilerinden tespit edilmiştir.

8. Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının (İdare

ve Gözlem Kurulu) 24/11/2016 tarihli ve "Hükümlü

ve Tutukluların Öğrenim Gören Çocuklarının Hafta Sonu Ziyareti"

başlıklı kararıyla tutuklu ve hükümlülerin öğrenim gören çocuklarının

ziyaretleri OHAL süresince hafta içi ile sınırlandırılmıştır. Kararın ilgili

bölümü şöyledir:

"Ceza infaz kurumumuzda 24/11/2016tarihi

itibariyle toplamda 1158 hükümlü ve tutuklu bulunmakta olup, bu tutuklulardan

yaklaşık 800'nünFETÖ/PDY ve PKK terör örgütlerine yardım yataklık, üye olma,

anayasal düzeni bozma, vb. gibi suçlardan tutuklu oldukları,bu

hükümlü ve tutuklu sayısının kısa süre içerisinde hızla arttığı, buna karşılık

olarak kurumlarımızda gerek tayin ve gerekse de diğer nedenlerden dolayı

kurumlarımızın özellikle güvenlik ve gözetim servisinde çalışan personel

sayısında ciddi azalmalar meydana gelmiştir. Kurumumuzda hafta sonları

yaptırılan hükümlü ve tutukluların öğrenim gören çocuk ziyaretlerinin de bu

şekilde hızla artış gösterdiği, ziyaret yapan hükümlü ve tutuklu sayısı ile

hafta sonu görevli personel sayısı dikkate alındığında, kurumda hafta sonu

meydana gelebilecek bir müessif olayı bastırmada ciddi sıkıntıların

oluşabileceği, ayrıca yeterli sayıda personel ve zamanın olmaması nedeniyle de,

hafta sonu yaptırılan hükümlü ve tutukluların öğrenim gören çocuk

ziyaretlerinin tekrar değerlendirilmesi ihtiyacı duyulmuştur.

Bu nedenle yukarıda izah edilen ilgili

maddeler ve gerekçeler nedeniyle kurum mevcudu, düzeni, görüş sıklığı,

ziyaretçi sayısı,güvenlik ve

asayiş durumu göz önüne alınarak kurumumuzda bulunan tüm hükümlü ve

tutukluların hafta sonu öğrenim gören çocuk ziyaretlerinin, OHAL süresince

yasaklanmasına..."

9. İdare ve Gözlem Kurulu kararında 13/12/2004 tarihli ve 5275

sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile bu Kanun

dayanak alınarak çıkarılan ve 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve

Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik (Ziyaret Yönetmeliği)

kapsamında hükümlü ve tutukluların ziyaretçileri ile görüştürüldüğü, ziyaret

günleri ve saatleri ile ziyaretçi sayısının fiziki yapı ve kapasite dikkate

alınarak ceza infaz kurumu tarafından belirleneceği vurgulanmıştır. Kararda,

meydana gelebilecek müessif bir olayı bastırmada zorluklar yaşanabileceği ve

yeterli zaman aralığının olmadığı ifade edilerek Ceza İnfaz Kurumunun mevcudu,

düzeni, ziyaretçi görüş sıklığı, ziyaretçi sayısı, güvenlik ve asayiş durumu

dikkate alınarak bu yöndeki kararın tüm tutuklu ve hükümlüler yönünden ve OHAL

süresi ile sınırlı olmak üzere verildiği belirtilmiştir.

10. Başvurucunun ilgili İdare ve Gözlem Kurulu kararına karşı

yaptığı itiraz İnfaz Hâkimliğinin 23/3/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

Karar gerekçesinde, İdare ve Gözlem Kurulunca anılan kararın gerekçesi

tekrarlanmış ve kararın mevzuata uygun şekilde verildiği belirtilmiştir. İnfaz

Hâkimliği kararına karşı yapılan itiraz, kararın usule ve mevzuata uygun olduğu

gerekçesiyle Ağır Ceza Mahkemesinin 14/4/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

11. Nihai karar 23/5/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

12. Başvurucu 5/6/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

13. 5275 sayılı Kanun'un

"Hükümlüyü ziyaret" kenar başlıklı 83. maddesinin ilgili

kısımları şöyledir:

"(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla

eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı

tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller

dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla

üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma

saatleri içinde ziyaret edilebilir.

....

(3)

Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı

ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır."

14. 5275 sayılı Kanun'un "Tutukluların

hakları" kenar başlıklı 114. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

"(2) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde

tutuklular, kurumun bu husustaki genel düzenine uymak suretiyle ziyaretçi kabul

edebilirler..."

15. Ziyaret Yönetmeliği'nin

"Ziyaret gün ve saatleri" kenar başlıklı 10. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"Ziyaret günleri ve saatleri ile bir

hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve

kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir..."

16. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğünün (CTE) 02/04/2013 tarihli ve 77204178.20799/2708/44047 sayılı

yazısı şöyledir:

"Hükümlü ve tutukluların öğrenim gören

çocuğu bulunanların çocukları tarafından yapılacak haftalık ziyaretlerin

belgelendirilmesi koşuluyla 83. maddede sayılan yetişkin birinin refakatinde

Cumartesi veya Pazar günleri

yaptırılabileceği..."

B. Uluslararası Hukuk

17. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı" kenar

başlıklı 8. maddesi şöyledir:

"(1) Herkes özel ve aile hayatına,

konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu

makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir

toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin

korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının

hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz

konusu olabilir."

18. AİHM'e göre özel hayat, özel bir

sosyal hayat sürdürmeyi yani kişinin sosyal kimliğini geliştirme hakkı

anlamında bir özel hayatı güvence

altına almaktadır. Bu yönü ile birlikte değerlendirildiğinde bahsi geçen hak,

ilişki kurmak ve geliştirmek üzere çevresinde bulunanlarla temas kurma hakkını

da içermektedir (Özpınar/Türkiye, B. No: 20999/04, 19/10/2010, §

45; Oleksandr Volkov/Ukrayna, B. No: 21722/11, 9/1/2013, §§

165-167; Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88, 16/12/1992, §

29).

19. AİHM'e göre hükümlü ve tutuklular

Sözleşme kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak

sahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2) [BD], B. No:

74025/01, 6/10/2005, § 69).

20. AİHM'e göre suçun mahiyeti haklı

gösteriyorsa bir tutuklunun özel bir hapishane rejimine veya sınırlayıcı

ziyaret düzenlemelerine tabi tutulması onun Sözleşme'nin 8. maddesi

kapsamındaki hakkına müdahale teşkil eder ancak kendiliğinden bu hakkın ihlali

anlamına gelmez (Vlasov/Rusya, B. No: 78146/01, 12/6/2008, §

123).

21. AİHM'e göre hükümlü ve tutukluların

özelve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza

infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını

devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Messina/İtalya (No. 2),

B. No: 25498/94, 28/9/2000, § 61; Ouinas/Fransa (k.k.),

B. No: 13756/88, 12/3/1990; Kučera/Slovakya, B. No: 48666/99, 17/7/2007, §

127). Bu hakka getirilen sınırlamalar, suç ve düzensizliğin önlenmesi için

güvenlik nedeniyle uygulamaya konulmuş olsa da haklı bir gerekçeye dayanmalıdır

(Gülmez/Türkiye, B. No: 16330/02,

20/5/2008, § 46).

22. AİHM, ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu

olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğin ve düzenin

korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda mahkûmların

sahip olduğu haklara sınırlama getirilebileceğini kabul etmiştir. Ancak bu

durumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik herhangi bir sınırlama

makul ve ölçülü olmalıdır (Silver ve

diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72 ..., 25/3/1983, §§

99-105).

23. Federal Alman Anayasa Mahkemesinin benzer yöndeki bir

kararında; aileyle uzun görüşe izin verilmemesi şeklindeki ceza infaz kurumu

kararına yapılan itirazda, Mahkemenin geçici hukuki koruma tedbiriyle ilgili

olarak kurumun kararına ilişkin gerekçeleri belirleme yükümlülüğünü

standartlaştırmaktan kaçınılmıştır. Bir mahkeme kararının, itiraza konu yasa

uygulaması ya da onun için kullanılan prosedür kusurlu olsa bile keyfîlik yasağını ihlal etmeyeceği belirtilmiştir. Ancak

buna ek olarak verilen kararın bariz bir şekilde açık hukuk kurallarına aykırı

olmaması ve keyfî değerlendirmelere dayanmaması gerektiği vurgulanmıştır (Federal Alman Anayasa Mahkemesi, 2 BvR 2530-31/16, 21/12/2016).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

24. Başvurucu, tutuklu olması nedeniyle başvuru harç ve

giderlerini ödeyecek gelirinin bulunmadığını belirterek adli yardımdan

faydalandırılma talebinde bulunmuştur.

25. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Aile Hayatına Saygı

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu; kendisinin İzmir Menemen’de tutuklu bulunduğunu,

çocuklarının Antalya’da yaşadığını, öğrenim gören çocuklarının hafta sonu

ziyaret hakkının kaldırılması nedeniyle çocuklarıyla yedi aydır görüşemediğini,

devletin bu konuda yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürmüştür.

Ziyaret günü sınırlandırılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek bu

uygulamanın kaldırılması talebiyle İnfaz Hâkimliğine yaptığı itirazın

Anayasa’ya aykırı olarak reddedildiğini belirtmiştir.Bu

nedenle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile eğitim hakkının ihlal

edildiğini iddia etmiş; ihlalin tespiti ile lehine tazminata hükmedilmesi

talebinde bulunmuştur.

2. Değerlendirme

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin merkezinde aile

bireyleriyle hafta sonları görüşmesinin kısıtlandığı iddiası yer almakta

olduğundan başvurucunun iddialarının aile hayatına saygı hakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

28. Anayasa'nın "Temel

hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" kenar

başlıklı 15. maddesi şöyledir:

"Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya

olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl

edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin

kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada

öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.

Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucumeydana

gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının

bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya

zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez;

suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz."

29. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü yönetim usullerinin

uygulandığı dönemlerde alınan tedbirlere ilişkin bireysel başvuruları

incelerken Anayasa'nın 15. maddesinde ortaya konulan temel hak ve özgürlüklere

ilişkin güvence rejimini dikkate alacağını belirtmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 187-191).

Başvuru konusu olayda ziyaret hakkının sınırlandırılmasına ilişkin düzenlemenin

OHAL ilanını gerekli kılan olaylarla ilgili olduğu değerlendirilmiştir.

30. Bu itibarla başvurucunun öğrenim gören çocuklarıyla

görüştürülmesine ilişkin ziyaret hakkının sınırlandırılmasının incelenmesi

sırasında Anayasa'nın 15. maddesi de dikkate alınacaktır. Bu inceleme sırasında

öncelikle sınırlamanın Anayasa'nın 13. ve 20. maddelerinde yer alan güvencelere

aykırı olup olmadığı tespit edilecek; aykırılık saptanması hâlinde ise

Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlerin bu aykırılığı meşru kılıp kılmadığı

değerlendirilecektir (Aydın Yavuz ve

diğerleri, §§ 193-195, 242).

a. Hakkın Kapsamı ve

Müdahalenin Varlığı

31. Başvurucu, ziyaret hakkının sınırlandırılması nedeniyle aile

hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

32. Değerlendirmede dayanak alınacak Anayasa'nın 20. maddesinin

birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes ... aile hayatına saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir."

33. Anayasa’nın “Ailenin

korunması ve çocuk hakları” kenar başlıklı 41. maddesi şöyledir:

"Aile,

Türk toplumunun temelidir...

...Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma,

yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan

ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir."

34. Aile hayatına saygı hakkı Anayasa’nın 20. maddesinin birinci

fıkrasında güvence altına alınmıştır. Madde gerekçesi de dikkate alındığında

resmî makamların özel hayata ve aile hayatına müdahale edememesi ile kişinin

ferdî ve aile hayatını kendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesi gereğine

işaret edildiği görülmekte olup söz konusu düzenleme Sözleşme’nin 8. maddesi

çerçevesinde korunan aile hayatına saygı hakkının Anayasa’daki karşılığını

oluşturmaktadır (Murat Atılgan,

B. No: 2013/9047, 7/5/2015, § 22).

35. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların

özel ve aile hayatının sınırlandırılması hukuka uygun olarak ceza infaz

kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve

tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu

idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam

ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36).

Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infaz kurumunda

tutulmanın kaçınılmaz ve doğal sonuçlarının gözetilmesi gerekmektedir. Bu

bağlamda kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi ile aile hayatına saygı

hakkı arasında adil bir denge sağlanmalıdır. Ancak ceza infaz kurumunda

bulunmanın doğal sonucu olarak idarenin müdahale konusunda takdir yetkisinin

daha geniş olduğu gözetilmelidir (Mehmet

Koray Eryaşa, B. No: 2013/6693, 16/4/2015, § 89).

36. Başvurucunun şikâyeti öğrenim gören çocuklarının hafta sonu

ziyaret hakkının sınırlandırılması nedeniyle çocuklarıyla görüşemediği

iddiasına ilişkindir. Ziyaret hakkı söz konusu olduğunda aile hayatına saygı

hakkı kapsamında mahpusların yakınlarıyla görüşebilmesine imkân sağlamak

esastır. Aynı zamanda, mahpusların dış dünyayla olan ilişkilerini kontrol etmek

için bazı önlemlerin gerekli olduğu da kabul edilmelidir. Mahpusun bireysel

özellikleri ya da suçun niteliği gereği, farklı infaz rejimi kuralları

düzenlenebilir. Bu düzenlemeler farklı ziyaret kuralları uygulanmasını da

kapsar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, düzenlemelerin mutlaka gerekli

görülmesi, makul olması ve meşru bir temele dayanmasıdır. Bir başka deyişle

devletin mahpusun özel hayatını ve aile hayatına saygı hakkını

sınırlandırmaktan başka çaresi kalmamış olmalıdır.

37. Somut olayda başvurucunun çocuklarıyla görüştürülmediğine

ilişkin bir şikâyeti bulunmamaktadır. Başvurucu, çocuklarıyla hafta sonu

görüşemediğini, hafta içi görüş hâlinde de çocuklarının okullarından geri

kaldıklarını ileri sürmektedir.

38. Belirli suçlardan hükümlü ve tutuklular için açık görüş

hakkının İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla sınırlandırılması aile hayatına

saygı hakkına müdahale oluşturmaktadır.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

39. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak

kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ...demokratik toplum düzeninin

gereklerine... ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

40. Anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen

koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 20. maddesini ihlal

edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve

somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma,

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine aykırı

olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (Halil Berk, B. No: 2017/8758, 21/3/2018, §

49).

i. Kanunilik

41. 5275 sayılı Kanun'un 83. maddesinin (1) numaralı fıkrasında

ziyaretçilerin kimler olabileceği ve görüşme usulleri belirlenmiştir. Bunun

yanı sıra yine aynı Kanun'un 114. maddesinin (2) numaralı fıkrasında bu hakkın

ne şekilde sınırlanabileceği düzenlenmiştir. 5275 sayılı Kanun dayanak alınarak

çıkarılan Ziyaret Yönetmeliği'nin 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e)

bendinde,5237 sayılı Kanun ile düzenlenmiş olan bir kısım suçlar ile 12/4/1991

tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan

hükümlü ve tutuklular için ceza infaz kurumlarındaki açık görüşlerin idare ve

gözlem kurulu kararıyla sınırlandırılabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu

bağlamda FETÖ/PDY üyeliği iddiasıyla tutuklanmış olan başvurucuya uygulanan

düzenlemenin kanuni dayanağının bulunduğu anlaşılmaktadır.

ii. Meşru Amaç

42. 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçların ağırlığı, devam

eden OHAL koşulları, Ceza İnfaz Kurumunun mevcudu ile personel sayısı dikkate

alındığında kamu düzenini ve Ceza İnfaz Kurumu güvenliğini sağlama amacıyla bir

kısım suçtan tutuklu ve hükümlü olanlar için ziyaret hakkının

sınırlandırılmasının meşru amaç taşıma koşulunu karşıladığı

değerlendirilmiştir.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük

43. Hükümlü ve tutukluların ziyaret hakkı değerlendirilirken

ceza infaz kurumlarının güvenliğinin ve düzeninin sağlanması ile hükümlü ve

tutukluların dış dünyayla iletişim kurmaları ve sosyalleşmeleri suretiyle

iyileştirilmesi ilkeleri arasında makul bir dengenin kurulması gerekir (Mehmet Zahit Şahin, § 62).

44. Hükümlü ve tutukluların temel haklarına yapılan müdahalelere

gerekçe olarak gösterilebilecek makul nedenlerin somut olayın tüm koşulları

çerçevesi dâhilinde olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesi

gerekmektedir. Bunun yanı sıra yapılacak değerlendirmede kişinin itham edildiği

suçun ve tutuklama sebeplerinin de dikkate alınması gerekmektedir (Mehmet Zahit Şahin, § 63). Bu bağlamda

başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerin temel ekseni,

müdahaleye neden olan idari makamlar ve derece mahkemelerinin kararlarında

dayandıkları gerekçelerin özel hayata saygı hakkının kısıtlanması bakımından demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk

ve ölçülülük ilkesine uygun

olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (Mehmet Zahit Şahin, § 64; Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015,

§ 68).

45. Demokratik bir toplumda, güvenliğin ve disiplinin sağlanması

amacıyla ceza infaz kurumlarında hafta sonu ziyaret hakkının sınırlandırılması

mümkün olmakla birlikte mahpusların kişisel durumlarının da dikkate alınması ve

bu hususta somut olayın koşullarının gerektirdiği esnekliğin temin edilmesi

gerekir. Bu anlamda ceza infaz kurumlarında güvenliğin ve disiplinin

sağlanmasındaki kamu yararı ile mahpusların sosyal ilişkiler kurabilmelerindeki

bireysel yarar arasında makul bir denge gözetilmelidir.

46. Mevzuatta mahpusların ziyaret haklarının ne şekilde

yapılacağı belirlenmiş, Ziyaret Yönetmeliği'nin 10. maddesinde bu hakkın

gerektiğinde sınırlandırılabileceği konusunda takdir kamu makamlarına

bırakılarak bu konuda esneklik sağlanmıştır. Bunun yanı sıra CTE'nin 2/4/2013 tarihli yazısıyla öğrenim gören çocuklar

bakımından ziyaret günlerinin hafta içi ile sınırlı olarak gerçekleştirileceği

belirtilmiştir.

47. Somut olayda başvurucu, öğrenim gören çocuklarının hafta

içinde okullarının aksaması nedeniyle yaklaşık yedi aydır başvurucuyu ziyaret

edemedikleri iddia edilmektedir. Başvurucunun, öğrenim gören çocuklarının

ziyaretlerinin hafta içi ile sınırlandırılması kararının kaldırılması talebinde

bulunduğu görülmektedir. İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi kararlarında

başvuruya konu talep hakkında anılan mevzuat ve Ziyaret Yönetmeliği hükümleri

kapsamında, somut bir değerlendirme yapılmıştır. Kararlarda, Ceza İnfaz

Kurumunda -hafta sonları yaptırılan- hükümlülerin ve tutukluların öğrenim gören

çocuk ziyaretlerinin hızla artış gösterdiği, ziyaret yapan hükümlü ve tutuklu

sayısı ile hafta sonu görevli personel sayısı dikkate alındığında Ceza İnfaz

Kurumunda hafta sonu meydana gelebilecek müessif olayı bastırmada ciddi

sıkıntıların oluşabileceği, bu nedenle İdare ve Gözlem Kurulunca verilen

kararın kanun ve yönetmeliklere uygun olduğu belirtilmiştir.

48. Buna göre İdare ve Gözlem Kurulu ile derece mahkemesi

kararlarında, başvurucunun hafta sonu ziyaret hakkının sınırlandırılmasına

ilişkin itirazlarının tümünün değerlendirildiği, ziyaret sınırlandırmasına

ilişkin sebeplerin ilgili mevzuat ve Ziyaret Yönetmeliği hükümleri kapsamında

tartışıldığı, Ceza İnfaz Kurumunda disiplinin ve güvenliğin sağlanmasına

yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin somut olgulara dayalı olarak

ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla başvurucunun hafta sonu ziyaret

hakkının sınırlandırılması suretiyle aile hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin

ilgili ve yeterli gerekçelere dayandırıldığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda

başvuruya konu müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olmadığı söylenemez.

49. Başvurucuya yönelik hafta sonu ziyaret hakkının

sınırlandırılmasında yapılacak ölçülülük değerlendirmesinde anılan

sınırlandırmanın sadece OHAL'in devamı süresince

hafta sonları ile sınırlı olduğu, Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlülere ve

tutuklulara yönelik olduğu ve ziyaret hakkına ilişkin herhangi bir kısıtlama

getirmediği de dikkate alınmalıdır. Ayrıca başvurucunun, çocukları ile hafta

içi görüşme imkânına herhangi bir kısıtlama getirilmemiştir. Başvurucunun

çocuklarıyla hafta içi görüşmesinin engellendiğine dair bir iddiası da

bulunmamaktadır.

50. Tüm bu hususlar gözönüne

alındığında OHAL koşulları kamu düzeninin korunması ihtiyacı gerektirmiştir.

Ceza İnfaz Kurumunun güvenliğini ve disiplinini sağlama amacı doğrultusunda

-isnat edilen suçun ağırlığı da dikkate alınarak- başvurucunun çocuklarıyla

olan ilişkisinin sürdürülmesini engellemeyen hafta sonu ziyaret hakkının

sınırlandırılması yönünde tedbir alınmıştır. Söz konusu müdahalede kamu

makamları tarafından güdülen meşru amaç ile başvurucunun bireysel yararı

arasında adil bir dengenin kurulduğu, demokratik toplumda gerekli olan müdahalenin

ulaşılmak istenen amaçla ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır.

51. Açıklanan gerekçelerle bir ihlalin bulunmadığı açık olan

başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

52. Buna göre başvurucunun aile hayatına saygı kapsamında

yapılan müdahalenin, bu hakka dair Anayasa'da (13., 20. ve 22. maddelerde) yer

alan güvencelere aykırılık oluşturmadığı görüldüğünden Anayasa'nın 15.

maddesinde yer alan ölçütler yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek

bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 20/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Raportör

:

Gülsüm Gizem

GÜRSOY

Başvurucu

:

Orhan ALAGÖZ

Vekili

:

Av. İbrahim

TOKTAMIŞ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/26845, 20 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adli Yardım Talebi
  11. B. Aile Hayatına Saygı
  12. B. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  13. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  14. Yıldırım
  15. Kömürcü
  16. Akıncı
  17. Gürsoy
  18. Toktamış
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/26845
Tarih
20 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Ayşe Özkara ve Safiye Özkara Başvurusu (B. No: 2015/13646)
  • Halil Berk Başvurusu (B. No: 2017/13338)
  • Deniz Şahin ve Suat İncedere Başvurusu (B. No: 2015/17260)
  • Hayati Kaytan Başvurusu (B. No: 2015/17604)
  • Cenk Balcıoğlu Başvurusu (B. No: 2015/3522)
  • Yaşar Kemal Yıldız Başvurusu (B. No: 2015/20000)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.