İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Osman Kılıç Başvurusu (B. No: 2014/12837)

1. Başvurucu, hakkında kuvvetli

Başvuru No2014/12837Tarih26 Şubat 2015Okuma10 dk · 1.917 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Osman Kılıç Başvurusu

Karar tarihi
26 Şubat 2015
Başvuru Numarası
2014/12837
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.917 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, hakkında kuvvetli

suç şüphesi ve bir tutuklama nedeni olmaksızın tutuklandığını, tutukluluğun

devamına ve tahliye taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarının

gerekçelerinin yeterli olmadığını, uzun bir süredir tutuklu olduğunu, özel

yetkili mahkemede yargılanmasının kanuni hakim güvencesine aykırı olduğunu ve

savunma hakkının kısıtlandığını belirterek Anayasa’nın 19.,

36. ve 37. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 21/7/2014

tarihinde Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına

engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci

Komisyonunca 24/11/2014 tarihinde kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine

karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, 21/3/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve İstanbul 11. Ağır

Ceza Mahkemesince 25/3/2009 tarihinde tutuklanmıştır.

6. Diyarbakır Cumhuriyet

Başsavcılığınca düzenlenen iddianame ile başvurucu ve diğer şüphelilerin

"silahlı terör örgütüne üye olma, örgüt faaliyeti kapsamında; vahim

nitelikte silah taşıma, adam öldürme ve hürriyeti tahdit"

suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

7. Davanın görüldüğü Diyarbakır

5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/482 Esas sayılı dosyasında yargılama tutuklu

olarak devam etmiş ve 21/1/2014 tarihli kararı ile

başvurucunun ve diğer sanıkların hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk

halinin devamına karar verilmiştir.

8. Diyarbakır 5. Ağır Ceza

Mahkemesinin 2009/482 Esas sayılı dosyasında 21/1/2014

tarihli son duruşmada başvurucunun “ hakkında

tayin olunan cezaların nevi ve miktarı, toplam ceza süresi nazara alınarak CMK

100/3-a 10 ve 101 maddeleri gereğince tutukluluk halinin devamına”

karar verilmiş ve bu karar başvurucu ve müdafiinin

hazır bulunduğu duruşmada tefhim edilmiştir.

9. Başvurucu, 6/3/2014 tarih ve 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve

Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

hükümlerine göre Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kapatılması nedeniyle

28/3/2014 tarihinde tahliye talebiyle Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine

başvurmuş ancak talebi Mahkemenin 1/4/2014 tarih ve 2014/658 Değişik İş sayılı

kararı ile reddedilmiştir.

10. Başvurucu, Diyarbakır 2.

Ağır Ceza Mahkemesinin 1/4/2014 tarihli kararına

itiraz etmiş ancak itirazı Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/5/2014 tarih

ve 2014/549 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir.

11. Başvurucu, ret kararını 19/6/2014 tarihinde öğrendiğini beyan etmiştir.

12. Başvurucu, hakkında verilen

kararı 22/1/2014 tarihinde temyiz etmiş olup, dosya

Yargıtay’da temyiz aşamasında derdesttir.

13. Başvurucu 21/7/2014

tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

14. 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi şöyledir:

“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve

bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında

tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik

tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı

şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması

girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe

sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer

alan;

…

11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar

(madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

...”

15. 5271 sayılı Kanun’un 101.

maddesi şöyledir:

“(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet

savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde

sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka

gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten

hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir.

(2) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir

tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;

a) Kuvvetli suç şüphesini,

b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,

c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,

gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek

açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir,

ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda

belirtilir.

(3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin

seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin

yardımından yararlanır.

(4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl

serbest bırakılır.

(5) Bu madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara

itiraz edilebilir.”

16. 5271 sayılı Kanun’un 102.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk

süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek

uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.”

17. 5271 sayılı Kanun’un 108.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının olay tarihinde yürürlükte bulunan hali

şöyledir:

“Soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre

içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının

gerekip gerekmeyeceği hususunda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza

hâkimi tarafından 100 üncü madde hükümleri göz önünde bulundurularak karar

verilir.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 26/2/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

21/7/2014 tarih ve 2014/12837 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

19. Başvurucu; hakkında kuvvetli

suç şüphesi ve bir tutuklama nedeni olmaksızın tutuklandığını, tutukluluğun

devamına ve tahliye taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarının

gerekçelerinin yeterli olmadığını, uzun bir süredir tutuklu olduğunu, özel

yetkili mahkemede yargılanmasının kanuni hakim güvencesine aykırı olduğunu ve

savunma hakkının kısıtlandığını belirterek Anayasa’nın 19.,

36. ve 37. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş, tahliye ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder. Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde, başvurucunun kişi

özgürlüğü ve güvenliği ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia

ettiği anlaşılmakla başvurusu bu iki başlık altında değerlendirilmiştir.

1. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği

Hakkının İhlal Edildiği İddiası

21. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı

45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.”

22. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği

tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren

otuz gün içinde yapılması gerekir. …”.

23. Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuru, ikincil nitelikte bir hukuk yoludur. Bu nedenle, kanunlarda yer alan

idari ve yargısal başvuru yollarının bireysel başvurudan önce tüketilmiş olması

gerekir (B. No: 2012/363, 5/3/2013, § 17).

24. Devam eden tutukluluğun hukuka

aykırı olduğu iddiasıyla yapılan bireysel başvurularda şikâyetlerin temel

amacı, tutukluluğun hukuka aykırı olduğunun ya da devamını haklı kılan sebep

veya sebeplerin bulunmadığının tespitidir. Bu tespit yapıldığı takdirde buna

bağlı olarak ilgilinin tutukluluk halinin devamına gerekçe olarak gösterilen

hukuki sebeplerin varlığı sona erecek ve böylece kişinin serbest kalmasının

yolu açılabilecektir. Dolayısıyla belirtilen nedenlerle ve serbest bırakılmayı

temin edebilecek bir karar alma amacıyla yapılacak bireysel başvuruların,

olağan kanun yolları tüketilmek şartıyla, tutukluluk hali devam ettiği sürece

yapılabilmesi mümkündür (B. No: 2012/726, 2/7/2013, §

30).

25. “Bir suç isnadına

bağlı olarak”

tutuklulukta geçen sürenin başlangıcı, başvurucunun ilk kez yakalanıp gözaltına

alındığı durumlarda bu tarih, doğrudan tutuklandığı durumlarda ise tutuklama

tarihidir. Sürenin sonu ise kural olarak kişinin serbest bırakıldığı ya da ilk

derece mahkemesince hüküm verildiği tarihtir (B. No: 2012/1137, 2/7/2013, § 66).

26. Bu kapsamda “bir suç isnadına bağlı olarak tutuklu olma” durumunda,

tutukluluk süresinin kanuni süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla

yapılacak bireysel başvurunun ilk derece yargılaması devam ederken tutukluluğun

devamına karar verilen her aşamada başvuru yolları tüketildikten sonra veya

serbest bırakılmadan itibaren başvuru süresi içinde yapılması gerekir (B. No:

2013/5267, 7/3/2014, § 28).

27. Somut olayda, başvuru formunda

ihlal iddiasına dayanak karar olarak yargılamanın yürütüldüğü Diyarbakır 5.

Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/482 Esas sayılı dosyasında 21/1/2014

tarihinde başvurucunun hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluğun

devamına ilişkin karar gösterilmiştir. Anılan karar başvurucu tarafından aynı

gün duruşmada öğrenilmiştir. Hükümle birlikte tutukluluğun devamına ilişkin

verilen karara karşı itiraz yoluna başvurulup başvurulmadığı konusunda

başvurucu tarafından başvuru formunda bir bilgi sunulmadığından, başvurucunun

hükümle birlikte tutukluluğun devamına ilişkin kararı öğrendiği tarihten

itibaren 30 gün içinde bireysel başvuruda bulunulması gerekmektedir.

28. Başvurucunun; hükümle birlikte

verilen tutukluluğun devamına ilişkin karar nedeniyle 5. Ağır Ceza Mahkemesinin

kapatılması üzerine 28/3/2014 tarihinde Diyarbakır 2.

Ağır Ceza Mahkemesinden tutukluluğun kanuni süreyi aşması nedeniyle tahliye

talebinde bulunduğu ve talebin reddi üzerine yapılan itiraz sonucunda

Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesince bu itirazın reddine ilişkin kararın

verildiği, başvuru formunda başvuru yollarının tüketildiği kısımda bu iki

mahkeme karar süreçlerini gösterdiği anlaşılmakta ise de tahliye talebinin,

başvuru süresinin uzamasına bir etkisi yoktur.

29. Bu belirlemeler karşısında, “bir suç isnadına bağlı olarak”

tutuklulukla ilgili şikayetleri içeren bireysel başvurunun ilk derece

mahkemesinin nihai kararını verdiği 21/1/2014

tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılması gerekirken 21/7/2014 tarihinde

yapılan bireysel başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır.

30. Açıklanan nedenlerle,

kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılmayan bireysel başvurunun

bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “süre aşımı” nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Adil

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği İddiası

31. Anayasa’nın 36.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil

yargılanma hakkına sahiptir.”

32. Anayasa’nın 148. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

“…Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması şarttır.”

33. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru

hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“İhlale neden olduğu

ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve

yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce

tüketilmiş olması gerekir.”

34. Anılan Anayasa ve Kanun hükümleri uyarınca Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuru, “ikincil

nitelikte bir kanun yolu” olup, bu yola başvurulmadan önce kural

olarak olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.

35. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm

organlarının anayasal ödevi olup, bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya

çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu

nedenle, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle idari

merciler ve derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından

değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

36. Buna göre Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia

edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde

başvurulabilecek ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun

ikincil niteliği gereği, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek

için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke

uyarınca, başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle

ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi,

bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması ve

aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir. Bu şekilde olağan denetim mekanizmaları önünde ileri

sürülüp takip edilmeyen temel hak ve özgürlüklerin ihlaline ilişkin iddialar,

Anayasa Mahkemesi önünde bireysel başvuru konusu yapılamaz (B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

37. Somut

olayda başvurucunun, Diyarbakır

5. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/1/2014 tarih ve E.

2012/482, K.2014/7 sayılı kararla mahkumiyetine ve hükümle birlikte

tutukluluğunun devamına karar verilmiş ve karar başvurucu tarafından temyiz

edilmiştir.

38. Başvurucunun, hakkında

yürütülen yargılama sırasında savunma hakkının kısıtlandığına ve yargılamasının

özel yetkili mahkemede görülmesine ilişkin şikâyetlerini temyiz incelemesinde

ileri sürebilme ve ileri sürülmüş ise bu şikâyetlerin temyiz aşamasında

incelenme imkânı bulunmaktadır. Bu çerçevede, başvurucu tarafından, kanun

yolunda ileri sürülebilecek iddiaları değerlendirecek olan temyiz süreci

beklenmeden, yargılama sürecindeki adil yargılanma hakkı şikâyetlerinin

bireysel başvuruya konu edildiği görülmüştür.

39. Açıklanan nedenlerle, derece

mahkemeleri önünde usulüne uygun olarak açılmış ve devam eden başvuru yolları

tüketilmeden temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasının bireysel

başvuru konusu yapıldığı anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının “başvuru yollarının tüketilmemiş olması”

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun

1. Kişi özgürlüğü ve güvenliği

hakkının ihlal edildiği şikâyetinin “süre

aşımı”,

2.

Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik iddiasının “başvuru yollarının tüketilmemesi”,

nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına,

26/2/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan y. : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Nuri NECİPOĞLU Hicabi DURSUN Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör : Hüseyin TURAN Başvurucu : Osman KILIÇ Vekili : Av. Yunus MURATAKAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/12837, 26 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Başvurucunun
  13. B. Değerlendirme
  14. A. Başvurucunun
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/12837
Tarih
26 Şubat 2015

İlgili Kararlar

  • Bubo Çelik Başvurusu (B. No: 2013/3954)
  • İbrahim Akkan Başvurusu (B. No: 2014/7146)
  • Adnan Güzel Başvurusu (B. No: 2014/2496)
  • Kamuran Çörtük Başvurusu (B. No: 2014/9817)
  • Dursun Satıcı Başvurusu (B. No: 2012/611)
  • Mehmet Özbaytar Başvurusu (B. No: 2014/13358)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.