İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Özderici İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2018/10330)

1. Başvuru, uyuşmazlığın bedeli temyiz sınırının üzerinde

Başvuru No2018/10330Tarih28 Mayıs 2019Okuma12 dk · 2.450 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Özderici İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu

Karar tarihi
28 Mayıs 2019
Başvuru Numarası
2018/10330
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.450 kelime·12 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, uyuşmazlığın bedeli temyiz sınırının üzerinde

olmasına karşın kesin nitelikte karar verilerek temyiz hakkının elinden

alınması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; davacı ile benzer durumda iş akdi

feshedilen kişilerin yargılamada tanık olarak dinlenmesi suretiyle hukuka

aykırı karar verilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ve

yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/4/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu, inşaat işleriyle iştigal eden bir limited şirkettir.

7. Başvurucunun yüklenicisi olduğu bir konut projesinde O.D.

isimli şahıs 4/5/2011 ile 2015 yılı Ekim ayı arasında inşaat ustası olarak

çalışmıştır.

8. Bu kişi, başvurucuya karşı İstanbul Anadolu 9. İş

Mahkemesinde (Mahkeme) işçilik alacağından kaynaklanan alacak davası açmıştır.

Dava ile 11.183,90 TL kıdem tazminatı, 6.678,40 TL ihbar tazminatı, 25.133,71

TL fazla çalışma ücreti, 2.092,20 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti,

7.787,66 TL hafta tatili ücreti, 250 TL ücret alacağı talep edilmiştir. Bölge

Adliye Mahkemesince dava değeri toplam 53.325,87 TL olarak belirtilmiştir.

9. Mahkeme 17/7/2017 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne

karar vermiştir. Mahkeme 11.183,90 TL kıdem tazminatı, 6.678,40 TL ihbar

tazminatı, 158,96 TL ücret alacağı, 25.133,71 TL fazla çalışma ücreti, 2.092,20

TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti, 7.787,66 TL hafta tatili ücreti

alacağının başvurucudan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir.

10. Buna göre ilk olarak davacı işçinin iş akdine davalı

işverence haklı sebep olmaksızın son verildiği, davacının ihbar tazminatına hak

kazandığı tespit edilmiştir. Mahkeme ayrıca fazla çalışmalarını, ulusal bayram

ve genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışmalarını ispatladığını ve

hesaplanan miktardan %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini

kabul etmiştir. Bunun yanında işverence davacıya ücretlerinin tam ve eksiksiz

olarak ödendiği belgelenmediği ve ispatlanmadığından davalı tarafça ödendiği

ispat edilemeyen ücret alacaklarının hüküm altına alınması gerektiği

vurgulanmıştır. Mahkeme son olarak davalı işverenin davacı işçiye yıllık

ücretli izinlerini tam ve eksiksiz kullandırdığını ispatlayamadığı gibi

kullandırmadığı yıllık izinlerin ücretlerini tam ve eksiksiz olarak ödediğini

ispatlayamadığını belirtmiştir.

11. Taraflarca karara karşı istinaf talebinde bulunulmuş,

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi 8/3/2018 tarihinde ilk derece

mahkemesinin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermiştir. Daire

11.183,90 TL kıdem tazminatı, 6.678,40 TL ihbar tazminatı, 158,96 TL ücret,

25.133,71 TL fazla çalışma ücreti, 797,05 TL genel tatil ücreti, 7.787,66 TL

hafta tatili ücreti alacağına hükmetmiştir. Buna göre başvurucu aleyhine

hükmedilen alacak miktarı toplam 51.739,68 TL'dir.

12. Daire; tanıkların yılbaşı tatili ve dinî bayram günlerinde

çalışılmadığını, bu günler dışındaki genel tatil günlerinde mesai yapıldığını

beyan ettiklerine işaret etmiştir. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda

yılbaşı tatili dikkate alınmadan hesaplama yapılmakla birlikte dava

dilekçesinde ücret kesintisi iddiası bulunmadığı gibi maktu ücret karşılığı

çalışıldığının iddia edildiği gözetilerek hesaplamada 1 Ocak tarihi ile

birlikte dinî bayram ve arife günleri de dışlanmak suretiyle davanın kısmen

kabulüne kesin olarak karar

verilmiştir.

13. Nihai karar 22/3/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,

başvurucu 2/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Kanun Hükümleri

14. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun ''Temyiz edilebilen kararlar'' kenar

başlıklı 361. maddesi olay tarihindeki şekliyle şöyledir:

''(1) Bölge adliye mahkemesi

hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının

iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay

içinde temyiz yoluna başvurulabilir.

(2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki

yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir."

15. 20/7/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle,

anılan maddenin birinci fıkrasında yer alan “bir

ay” ibaresi “iki hafta”

şeklinde değiştirilmiştir.

16. 6100 sayılı Kanun’un ''Temyiz

edilemeyen kararlar'' kenar başlıklı 362. maddesinin ilgili

kısımları şöyledir:

''(1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki

kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz:

a) Miktar veya değeri yirmi beş bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar.

...

(2) Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda

alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, yirmi beş bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.

Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul

edilmeyen bölümü yirmibeşbin Türk Lirasını geçmeyen

tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu

takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz

edebilir.''

17. 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile

bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile ikinci fıkrasında yer alan “yirmibeşbin”

ibareleri “kırk bin” şeklinde

değiştirilmiştir.

18. 18/6/2009 tarihli ve 5910 sayılı Türkiye İhracatçılar

Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 346.

maddesinin ''İstinaf dilekçesinin reddi'' kenar başlıklı 346. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

''(1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten

sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme

istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü

maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden

ilgiliye tebliğ eder.

(2) Bu

ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna

başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı

takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine

gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine

ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli

incelemeyi yapar.''

19.

6100 sayılı Kanun’un 366. maddesinin ''Kıyas yoluyla uygulanacak hükümler '' kenar başlıklı 346. maddesi şöyledir:

''(1) Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343

ilâ 349 ve 352 nci maddeleri

hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır.''

20. 11/11/2017 tarihli ve 30237 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin (Sıra No: 484) ilgili kısımları

şöyledir:

"Bilindiği üzere, 213

sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasında

“Yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı

dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt

İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır. Bu

oran Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan edilir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2017

yılı için % 14,47 (ondört

virgül kırkyedi) olarak tespit edilmiştir.

...

Tebliğ olunur."

B. Yargıtay Kararları

21. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 19/1/2017 tarihli ve

E.2016/32610, K.2017/557 sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir:

"

DAVA

Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ile ulusal

bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini

istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Mahkemece, davalının temyiz istemi hakkında,

17.10.2016 tarihli ek karar ile temyiz isteminin kesinlik sınırının altında

kaldığından temyizin reddi kararı verilmiş, davalı bu kararı süresinde temyiz

etmiştir. Dosya içeriğinden, mahkemenin bozma aşamasından sonra yaptığı

yargılama ile davacı tarafın menfi tespit davasının kabulüne karar verdiği,

iptal konusu olan senet miktarının 31.775,04 TL olmakla davalının temyiz konusu

yaptığı alacak miktarının kesinlik sınırının üzerinde olduğu anlaşıldığından davalının

temyizinin reddi doğru değildir. Mahkemenin 17.10.2016 tarihli temyiz isteğinin

reddine ilişkin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verildi.

...''

22. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 28/11/2018 tarihli ve

E.2016/6245, K.2018/8364 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

'' Mahkemece, davanın davalı Hazine ve davalı Fazlıca

Köyü Tüzel Kişiliği yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı

Balıkesir Valiliği İl Mera Komisyonu yönünden dava şartı oluşmadığından reddine

karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, 14.11.2014 tarihinde davacı

asile tebliğ edilmiş, davacı vekili hükmü 02.12.2014 tarihinde temyiz

edilmiştir. Mahkemece, 05.06.2015 tarihinde temyizin süresinden sonra yapıldığı

gerekçesi ile "temyiz talebinin süre yönünden reddine" karar

verilmiş, bu ek kararın 04.08.2015 tarihinde davacı vekiline tebliği üzerine,

davacı vekili tarafından 10.08.2015 tarihinde temyiz edilmiştir.

Dava, mera komisyonu kararının iptali isteğine

ilişkindir.

1- Hukuki nitelikleri itibariyle Devletin

hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olan meralar özel mülkiyete konu

olamazlar. Bu nedenle de mülkiyeti devlete ait olan yerlere ilişkin davayı

Hazine açabileceği gibi meraların sınırları içinde bulunduğu ve yararlanma

hakkı olan köy tüzel kişilikleri ve belediyelerin de dava açma hakları vardır.

Somut olayda, gerçek kişi davacının bu davayı açma ehliyeti bulunmadığından

sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararının gerekçesinin bu şekilde

düzeltilerek onanması gerekmiştir.

...''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 28/5/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

24. Başvurucu; dava değerinin temyiz sınırının üzerinde olmasına

karşın kesin nitelikte karar verilerek temyiz hakkının elinden alındığını

belirterek etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

25. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve

yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı

olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun istinaf kararının temyiz

edilmemesi nedeniyle Anayasa'nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili

başvuru hakkının ihlal edildiğine yönelik şikâyette bulunduğu anlaşılmaktadır.

Ancak başvurucunun şikâyetinin özü Bölge Adliye Mahkemesi kararının miktar

itibarıyla temyize tabi bir karar ile ilgili verilen kararın kesin olması

nedeniyle temyiz isteğinin esastan incelenememesidir. Bu nedenle belirtilen

ihlal iddiası ilgili olduğu mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmiştir.

27. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere

saygı, devletin tüm organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi

nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal

makamların görevidir. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine

ilişkin iddiaların öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu

makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet

Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

28. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak

ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir başvuru yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil

niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca

başvurucunun şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal

mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve

kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve

başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet

Yeşilyurt, § 17).

29. Başvuru yollarının tüketilmesi gereğinden söz edilebilmesi

için öncelikle hukuk sisteminde, hakkının ihlal edildiğini iddia eden kişinin

başvurabileceği idari veya yargısal bir hukuki yolun öngörülmüş olması

gerekmektedir. Ayrıca bu hukuki yolun iddia edilen ihlalin sonuçlarını

giderici, etkili ve başvurucu açısından makul bir çabayla ulaşılabilir

nitelikte olması ve sadece kâğıt üzerinde kalmayıp fiilen de işlerliğe sahip bulunması

gerekmektedir. Olmayan bir hukuki yolun tüketilmesi başvurucudan

beklenemeyeceği gibi hukuken veya fiilen etkili bulunmayan, ihlalin sonuçlarını

düzeltici bir vasıf taşımayan veya ölçülü olmayan birtakım şekli koşulların

öngörülmesi nedeniyle fiilen erişilebilir ve kullanılabilir olmaktan uzaklaşan

başvuru yollarının tüketilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır (Fatma Yıldırım, B. No: 2014/6577,

16/2/2017, § 39).

30. Başvurucu, Bölge Adliye Mahkemesi kararına konu olan

uyuşmazlık miktarının (51.739,68 TL) temyiz incelemesi için öngörülen yasal

sınırın (2018 yılı için 47.530 TL) üzerinde olmasına rağmen kararın kesin

olarak verildiğini belirtmiştir.

31. Bununla birlikte kararın temyize tabi olduğunu düşünen

başvurucunun 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi yollamasıyla 346. maddesine göre

Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak verilen kararla ilgili temyiz dilekçesi

verme hakkı mevcut olup bu dilekçesinin reddi hâlinde ret kararına karşı temyiz

yoluna başvurabilmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay da kararın temyize tabi

olduğunu tespit ettiğinde dilekçenin reddi kararını kaldırarak esas yönünden

inceleme yapabilmektedir (bkz. §§ 14, 15).

32. Somut olayda başvurucu, Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak verilen karara karşı aksi iddiayla temyiz yoluna başvurma

imkânı olmasına rağmen ihlal iddialarını doğrudan bireysel başvuruda dile

getirmiştir. Dolayısıyla başvuruya konu ihlal iddiasını giderebilecek yukarıda

değinilen hukuk yolları tüketilmeden bireysel başvuruya konu yapılabilmesi

mümkün bulunmamaktadır.

33. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

34. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

35. Bireysel başvuru sonrasında, 31/7/2018 tarihli ve 30495

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli

ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle

Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

36. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Komisyon)

tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

37. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır.

38. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı

sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul

edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel,

§§ 35, 36).

39. Somut başvuru yönünden de söz konusu karardan ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

40. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduklarına karar verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

41. Başvurucu, yargılama aşamasında davacı ile benzer durumda iş

akdi feshedilen kişilerin yargılamada tanık olarak dinlenmesi suretiyle

aleyhine hukuka aykırı karar verildiğini belirterek adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

42. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun, bireysel başvuru konusu şikâyetini

öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak

iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara

sunması ve bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek,

B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

43. Somut olayda başvurucunun bu yöndeki itirazlarını temyiz

aşamasında ileri sürmediği saptanmıştır. Bu durumda başvurucunun başvuru

yollarını usulüne uygun olarak tüketerek bireysel başvuruda bulunduğunu

söylemek mümkün değildir.

44. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Diğer ihlal iddialarının başvuru

yollarının tüketilmemesi, nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

28/5/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Recai AKYEL

Raportör

:

Fatma Burcu

NACAR YÜCE

Başvurucu

:

Özderici İnşaat San. ve Tic. Ltd.

Şti.

Vekili

:

Av. Yıldırım

KESER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2018/10330, 28 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Kanun Hükümleri
  8. B. Yargıtay Kararları
  9. Dava
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Mahkemeye Erişim Hakkının
  12. B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal
  13. C. Diğer İhlal İddiaları
  14. A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  16. Yıldırım
  17. Kömürcü
  18. Akıncı
  19. Topal
  20. Nacar Yüce
  21. Keser
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2018/10330
Tarih
28 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Resül Kılıçaslan Başvurusu (B. No: 2016/43840)
  • B.b.e. Başvurusu (B. No: 2016/5919)
  • Hüseyin Altuncı Başvurusu (B. No: 2016/22582)
  • Bülent Sinan Kaya Başvurusu (B. No: 2016/1854)
  • Abdulhakim Adlığ ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/526)
  • Ali Polat Başvurusu (B. No: 2016/15310)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.