İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Polat Başvurusu (B. No: 2016/15310)

1. Başvuru, başvurucunun sosyal medyada paylaştığı bir görüş

Başvuru No2016/15310Tarih28 Mayıs 2019Okuma11 dk · 2.207 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ali Polat Başvurusu

Karar tarihi
28 Mayıs 2019
Başvuru Numarası
2016/15310
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.207 kelime·11 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, başvurucunun sosyal medyada paylaştığı bir görüş

nedeniyle cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 19/8/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Erzurum ili Kükürtlü Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği

başkanı E.T, "Facebook" isimli sosyal paylaşım sitesindeki hesabından

7 Haziran 2015 tarihinde geçekleşen milletvekilliği genel seçimlerine ilişkin Kükürtlü

Köyü'nün seçim sonuçlarını paylaşmıştır. Köyden on üç kişinin Adalet ve

Kalkınma Partisine (Ak Parti) oy verdiğini belirttiği bu paylaşımın altına

başvurucu şu yorumları yazmıştır:

"bu isimleri açıkla yoksa ben

açıklayacağım, diğer insanlar zan altında kalmasın ve bu verenlere yazıklar

olsun

4. [R.K], 3. [C.T], 1. Muhtar, 2. [Ş]. emmi, 1. [M] emmi, 2. Sandık memurları herkes görsün

(başvurucu soy isimleri açıkça yazmış).

Bunları şunun için açıkladım diğer insanları

zan altında bırakmamak için"

9. Söz konusu yorum nedeniyle müştekiler C.T. ve R.K., köydeki

kişilerin kendileri hakkında hakaretamiz ifadelerde bulunduklarını,

başvurucunun kendilerini toplum içinde küçük düşürdüğünü belirterek Cumhuriyet

savcılığına suç duyurusunda bulunmuşlardır.

10. Aşkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurucu hakkında

hakaret suçundan cezalandırılması talebiyle 10/9/2015 tarihli iddianame

düzenlenmiştir.

11. Yargılamayı yapan Aşkale Asliye Ceza Mahkemesi başvurucunun

hakaret suçundan 2.180 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiş

ve hükmün açıklanmasını geri bırakmıştır (HAGB). Gerekçeli kararın ilgili kısmı

şöyledir:

"... sanığın suç tarihinde katılanların

bulundukları ilçede ve köyde CHP'li olarak bilinmelerine rağmen 7 Haziran 2015

milletvekili genel seçimlerinde Ak Parti'ye oy veren kişiler olarak açıklaması,

mahkememizce dinlenen tanık beyanlarına göre de katılanların yaşadığı köyün

karşı görüşteki kişilerin çoğunlukta oldukları bir köy olması, sanığın

açıklaması sonrasında facebook sayfasını kapatmak

zorunda kaldığınıbeyan etmesikarşısında

sanığın katılanları küçük düşürme kastıyla belli bir siyasi kanaatin isnad edilmesi şeklindeki seçimlik hareketi

gerçekleştirdiği vicdani kanaatine ulaşılarak sanığın üzerine atılı bulunan

hakaret suçunu işlediği sabit görülmüştür. Sanık savunmalarında ilgili yazınıngelen tepkileri yatıştırmak amacıyla yazıldığını

ileri sürmüş ise de sanığın adı geçen yazının kendisine ait olduğu konusunda

kısmi ikrarı nedeniyle tekrar facebook yazışma

içeriği dosyaya getirtilmemiş, sanığın yapılan yorumlardan önce veya sonra dahi

olsa aksi görüşteki kişilerin yaşadıkları bir yerde katılanların aksi görüşteki

partiye oy verdiklerini açıklamasının küçük düşürme, dışlanmalarını sağlama

kastının tespiti için yeterli olduğu kanaatine ulaşılmıştır..."

12. Başvurucu ilgili karara itiraz etmiştir. İtirazın

reddedilmesi üzerine karar kesinleşmiş ve nihai karar başvurucuya 27/7/2016

tarihinde tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu 19/8/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

14. Somut başvuruyla ilgili ulusal hukuk kurallarının yer aldığı

karar için Bekir Coşkun ([GK], B.

No: 2014/12151, 4/6/2015, § 18) kararına, uluslararası hukuk kurallarının yer

aldığı karar için Kemal Kılıçdaroğlu,

(B. No: 2014/1577, 25/10/2017, §§ 29-37) kararına bakılabilir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 28/5/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucu; müşteki C.T.nin seçim

öncesi Ak Parti milletvekili ile seçim çalışmalarına katıldığını ve bunu kendi

Facebook hesabında paylaştığını, bunun dışında C.T.nin

farklı haber sitelerinde de seçim çalışmalarına katıldığına dair

fotoğraflarının yer aldığını iddia etmiştir. Başvurucu, müşteki R.K.nin ise yargılama aşamasında "Evet! Ak Parti'ye oy verdim." şeklinde beyanda

bulunduğunu, derece mahkemelerinin bu hususları değerlendirmediğini, delilleri

tam olarak toplamadığını belirterek adil yargılanma hakkı ile ifade

özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

17. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Erol Balcı, B. No:

2015/7325, 10/5/2018, § 21). Başvurucunun iddialarının bir bütün olarak

Anayasa'nın 26. maddesi kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

18. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” kenar başlıklı 26.

maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

"Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz,

yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma

hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya

fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, ...

başkalarının şöhret veya haklarının, ... korunması ... amaçlarıyla

sınırlanabilir.

…

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir."

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

19. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

20. Başvurucu, sosyal medyada paylaştığı görüş nedeniyle adli

para cezası ile cezalandırılmış; söz konusu Mahkeme kararı ile başvurucunun

ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale yapılmıştır.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

21. Anayasa Mahkemesi, bir müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde

öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen ölçütlere uygun olup olmadığını

inceler.

i. Kanunilik

22. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125.

maddesine dayanılarak yapılan müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde yer alan kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı

sonucuna varılmıştır.

ii. Meşru Amaç

23. Müdahalenin başkalarının

şöhret veya haklarının korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası

olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk

(1) Genel

İlkeler

(a)

Demokratik Toplumda İfade Özgürlüğünün Önemi

24. Anayasa Mahkemesi ifade özgürlüğü bağlamında demokratik toplum düzeninin gerekleri

ifadesinden ne anlaşılması gerektiğini daha önce pek çok kez açıklamıştır.

İfade özgürlüğü kişinin haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe

ulaşabilmesi, düşünce ve kanaatlerinden dolayı kınanamaması ve bunları tek

başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi,

anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına

gelir. Çoğunluğa muhalif olanlar da dâhil olmak üzere düşüncelerin her türlü

araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi

gerçekleştirme ve gerçekleştirme konusunda başkalarını ikna etme çabaları ve bu

çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir.

Dolayısıyla toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin

barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır. Bu itibarla düşünceyi

açıklama ve yayma özgürlüğü demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir (Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,

4/6/2015, §§ 33-35; Mehmet Ali Aydın

[GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, §§ 42, 43; Tansel

Çölaşan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, §§ 35-38).

(b)Müdahalenin Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun

Olması

25. Anayasa Mahkemesinin daha önce bu konuda detaylı olarak

açıklama yaptığı kararlar için bkz. Bekir Coşkun, §§ 44, 47, 48, 51, 57; Mehmet Ali Aydın, §§ 68-72; AYM, E.2018/69,

K.2018/47, 31/5/2018, § 15; AYM, E.2017/130, K.2017/165, 29/11/2017, § 18; Tansel Çölaşan, §§ 46, 49-51; Hakan Yiğit, B. No: 2015/3378, 5/7/2017,

§§ 58, 59, 61, 66, 68; Meral Özata Özgürol, B. No: 2015/2326, 26/12/2018, §§ 33-36 .

26. Buna göre ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahale, zorunlu

bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı

karşılamakla birlikte orantılı değilse demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.

(c) Bireyin

Şeref ve İtibarının Korunmasında Devletin Pozitif Yükümlülüğü

27. Bireyin şeref ve itibarı, kişisel kimliğinin ve manevi

bütünlüğünün bir parçasını oluşturur ve Anayasa’nın 17. maddesinin birinci

fıkrasının korumasından faydalanır (İlhan Cihaner (2), B. No: 2013/5574, 30/6/2014, § 44) Devlet, bireyin şeref ve itibarına

keyfî olarak müdahale etmemek ve üçüncü kişilerin saldırılarını önlemekle

yükümlüdür (Nilgün Halloran,

B. No: 2012/1184, 16/7/2014, §

41; Adnan Oktar (3), B. No:

2013/1123, 2/10/2013, § 33; Bekir Coşkun,

§ 45; Önder Balıkçı, B. No:

2014/6009, 15/2/2017, § 44).

28. Devletin bireyin şeref ve itibarının korunmasında pozitif

yükümlülüklerine ilişkin geniş anlatım için bkz. Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, §

51; Hüdayi Ercoşkun, B.

No: 2013/6235, 10/3/2016, § 94.

(d) Çatışan

Haklar Arasında Dengeleme

29. Mevcut başvuruya benzer başvurularda, başvurucunun

Anayasa'nın 36. ve ilgili diğer maddelerinde güvence altına alınan hak arama

hürriyeti ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına

alınan ifade özgürlüğü ile davacının Anayasa’nın 17. maddesinin birinci

fıkrasında koruma altına alınan maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme

hakkı arasında adil bir dengenin gözetilip gözetilmediğinin değerlendirilmesi

gerekir. Bu değerlendirmenin nasıl yapıldığının detaylı anlatımı için bkz. Ali Abbas Yalman, B. No: 2015/11456,

19/4/2018, §§ 32-33; Meral Özata Özgürol, §§ 44-45.

(e) Maddi Olgular ile Değer Yargısı Arasındaki Fark

30. Başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerin

temel ekseni, derece mahkemelerinin müdahaleye neden olan kararlarında

dayandıkları gerekçelerin ifade özgürlüğünü kısıtlama bakımından demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun

olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır. İfade

özgürlüğüne gerekçesiz olarak veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan

kriterleri karşılamayan bir gerekçe ile yapılan müdahaleler Anayasa'nın 26.

maddesini ihlal edecektir (Meral Özata Özgürol, § 47).

(2) İlkelerin

Olaya Uygulanması

31. Somut olayda ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararı

incelendiğinde; başvurucunun müştekilerin Ak Parti'ye oy verdiklerine ilişkin

paylaşımının küçük düşürme, dışlanmalarını sağlama kastının gerçekleşmesi

nedeniyle hakaret niteliğinde olduğu tespiti yapılmıştır. Bu tespitle birlikte

mahkeme başvurucunun adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında HAGB

kararı uygulanmasına karar vermiştir (bkz. § 11).

32. Eldeki başvurunun çözümlenmesinde gözönüne

alınması gereken en önemli husus başvurucu tarafından yapılan paylaşımın,

müştekilerin siyasi tercihlerine yönelik eleştiri kapsamında kalmasıdır.

Başvurucu, iktidar partisine oy verilmemesi gerektiğini düşündüğünü,

vermeyenlerin zan altında kalmaması için de böyle bir paylaşımda bulunduğunu

savunmuştur.

33. Başvurucunun cezalandırılmasına neden olan ifadelerin;

olgusal bazı unsurlarla desteklenmeye çalışılan öznel bir yorum olduğu yani

değer yargısı niteliği taşıdığı belirtilmelidir (olgusal iddia ve değer yargısı

ayrımı için bkz. Cem Mermut,

B. No: 2013/7861, 16/4/2015, § 48). Başvurucunun müştekilerin önceki bazı

davranışlarından yola çıkarak hangi partiye oy verdiklerine ilişkin tahminde

bulunması ve bu konuda yorum yapmış olması demokratik bir toplumda bir arada

yaşayan farklı siyasi düşüncelere sahip insanların olağan karşılaşması olarak

kabul edilmelidir.

34. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin sıklıkla vurguladığı ve

Anayasa Mahkemesinin de pek çok kararında benimsediği gibi demokratik bir

toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi ve bireyin özgüveni

için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade hürriyeti, sadece kabul

gören veya zararsız veya kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil

aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerlidir (Bekir Coşkun,§ 52).

35. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin kanaatine göre özellikle

seçim dönemlerinin heyecanlı atmosferinde kişilerin kendilerinden farklı siyasi

görüşe sahip insanlarla yaşadıkları rekabet, çekişme ve fikir çatışmasına daha

fazla tolerans göstermeleri gerekir. Somut olayda başvurucunun açıklamaları

gibi açıklamalar başkaları için anlamsız veya kırıcı gelebilir ancak bunlar

demokratik bir toplumun olmazsa olmaz töleransı ve

hoşgörüsünün gerekleridir.

36. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru incelemesinde bireylerin

anayasal hakları ihlal edilmediği sürece derece mahkemelerinin dava konusu

olguları değerlendirmesine ve hukuku yorumlamasına müdahalede bulunmaz (Nilgün Halloran,

§ 64; Önder Balıkçı, § 47. Buna

karşın somut olayda ilk derece mahkemesi, başvurucunun ifade özgürlüğü ile

müştekinin şeref ve itibarına saygı hakları arasında bir denge kurma işlemi

yapmamıştır. Mahkeme, başvuruya konu paylaşımların yapıldığı koşullara ve

kullanılan ifadelerin bağlamına değinmeksizin, adı geçen köyde muhalefet

partisinin çoğunlukta olması nedeniyle müştekilere atfedilen siyasi kanaatin

hakaret niteliğinde olduğunu kabul etmiş ve başvurucuyu mahkum

etmiştir. Öte yandan başvurucu müştekilerden C.T.nin

kendi sosyal medya hesabında seçim çalışmaları ile ilgili paylaşım yaptığını

ileri sürmüştür. Bu iddiası da Mahkemece dikkate alınmamıştır.

37. Yukarıdaki tespitler ışığında, ilk derece mahkemesi

başvurucunun ifade özgürlüğü karşısında müştekilerin şeref ve itibarının

korunmasındaki üstün yararı gösterebilmiş değildir. Şikâyet edilen hapis cezası

kararı ile Anayasa'nın 26. maddesinde koruma altında olan ifade özgürlüğüne

yapılan müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelmediği sonucuna

varılmıştır. Mahkemece ortaya konan gerekçenin ilgili

ve yeterli kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle başvuru konusu

müdahale demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale değildir.

38. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un 50.

Maddesi Yönünden

39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

40. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, Anayasa Mahkemesince bir temel

hakkın ihlal edildiği sonucuna varıldığında ihlalin ve sonuçlarının nasıl

ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda genel ilkelere yer verilmiştir

(benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Mehmet

Doğan, §§ 57-60).

41. Başvurucu, ihlalin tespiti ile yargılamanın yenilenmesi

talebinde bulunmuştur.

42. Anayasa Mahkemesi başvurucunun sosyal medyada paylaştığı

görüş nedeniyle mahkemeler tarafından hapis cezası ile cezalandırılmasına karar

verilmesine ilişkin ilk derece mahkemesi gerekçesinin ilgili ve yeterli

olmadığı, bu nedenle başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna

varmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı

anlaşılmaktadır.

43. Başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Aşkale

Asliye Ceza Mahkemesine (E.2015/185, K.2016/95) gönderilmesine karar verilmesi

gerekir.

44. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade

özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

C. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Aşkale Asliye Ceza

Mahkemesine (E.2015/185, K.2016/95) GÖNDERİLMESİNE,

D. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

28/5/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Recai AKYEL

Raportör

:

Gülsüm Gizem

GÜRSOY

Başvurucu

:

Ali POLAT

Vekili

:

Av. Tolga

POLAT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/15310, 28 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. No: 2012/1184, 16/7/2014, §
  11. VI. Hüküm
  12. A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL
  13. B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade
  14. E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  15. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Yıldırım
  17. Kömürcü
  18. Akıncı
  19. Topal
  20. Gürsoy
  21. Polat
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/15310
Tarih
28 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Salime Müge Barış Başvurusu (B. No: 2016/7602)
  • Aynur Ayteş Karacan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/12166)
  • Mehmet Arslantaş Başvurusu (B. No: 2016/15703)
  • Malaklar İnşaat Taahhüt Gıda Maden Sanayi ve Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2016/5174)
  • Nebahat Baysal Gül Başvurusu (B. No: 2016/14634)
  • Elvan Türker Karagülle ve Mert Er Karagülle Başvurusu (B. No: 2016/7416)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.