İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Özgür Murat Engin Başvurusu (B. No: 2014/7806)

1. Başvuru, Yargıtay bozma kararına karşı beyanların tespiti

Başvuru No2014/7806Tarih21 Eylül 2016Okuma11 dk · 2.202 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Özgür Murat Engin Başvurusu

Karar tarihi
21 Eylül 2016
Başvuru Numarası
2014/7806
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.202 kelime·11 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Yargıtay bozma kararına karşı beyanların tespiti

için yazılan talimatın sonucu beklenmeksizin karar verilmesi nedeniyle

hakkaniyete uygun yargılanma hakkının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinin yetkili müdafi yerine azledilen müdafiye

tebliğ edilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 22/5/2014 tarihinde Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlattırılmış ve başvurunun

Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/9/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 25/3/2016 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından herhangi bir görüş

bildirilmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu hakkında sahte kredi kartı kullanmaktan ceza davası

açılmıştır.

8. Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 12/4/2006 tarihli

duruşmada başvurucu savunmasını yapmıştır. Başvurucu sonraki duruşmalarda

müdafileri tarafından temsil edilmiştir.

9. Mahkeme 27/3/2007 tarihli kararıyla sahte kredi kartı

kullanmak suretiyle T. (teşebbüs), P. ve O. isimli iş yerlerinden alışveriş yapmaktan

dolayı başvurucunun mahkûmiyetine hükmetmiştir.

10. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 5/3/2012 tarihli ilamıyla T. iş

yerinde işlenen eylem yönünden verilen cezayı onamıştır. P. ve O. iş yerleriyle

ilgili olarak ise zincirleme suç yerine iki ayrı suçtan cezalandırma kararı

verildiği ve mahkûmiyetin kanuni sonuçlarına ilişkin maddenin uygulanmadığı

gerekçeleriyle kararı bozmuştur.

11. Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi başvurucunun bozma ilamına

karşı diyeceklerinin ve duruşmadan vareste tutulmayı isteyip istemediğinin

sorulması için Ümraniye Asliye Ceza Mahkemesine talimat yazmıştır.

12. Bozma sonrası yapılan 17/7/2012 tarihli duruşmaya başvurucu müdafii S.Z.T. katılmış ve bozma ilamına uyulmasını talep

etmiştir.

13. Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi 17/7/2012 tarihli ve

E.2012/780, K.2012/1054 sayılı kararıyla P. ve O. iş yerlerindeki eylemlerinden

dolayı başvurucunun zincirleme olarak işlenen kredi kartını kötüye kullanma

suçundan sonuç olarak 4 yıl 2 ay hapis ve 320 TL adli para cezasıyla

cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme, başvurucunun 26/9/2004 tarihli ve

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesindeki haklarını kullanmaktan

koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına da hükmetmiştir.

14. Başvurucunun savunması talimat yoluyla Ümraniye 4. Asliye

Ceza Mahkemesi tarafından 22/11/2012 tarihinde alınmıştır. Başvurucu, daha

önceki savunmalarını tekrar ettiğini ve bozma ilamına karşı diyeceği bir şeyin

olmadığını söylemiştir.

15. Başvurucu, müdafii S.Z.T.yi belirlenemeyen bir

tarihte azletmiş; 20/7/2014 tarihli süre tutum dilekçesinin ekinde azilname Mahkemeye sunulmuştur.

16. Başvurucu, talimat sonucu beklenilmeksizin dosyanın karara

bağlandığı, katılmayacağını söylemesine rağmen eski müdafiinin

bilgisi dışında duruşmaya iştirak ettiği, kendisinin duruşmada yer almasının

sağlanmadığı gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.

17. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan tebliğname, başvurucunun azledilen müdafii

S.Z.T.ye tebliğ edilmiştir. Tebliğnamenin ilgili

kısımları aşağıdaki gibidir:

"Yapılan yargılamaya,

dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen

delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine,

suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal

ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre,

Sanık ve vekillerinin savunma hakkının

kısıtlandığına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİ, ancak;

1-Sanık hakkında temel hapis cezası alt

sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas birim

gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi sureetiyle

hükümde çelişkiye neden olunması,

2-TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca,

1. fıkranın (ç) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı

ile veasyet veya kayyımlığa ait bir histemtte bulunmaktan koşullu salıverilmeye, alsoyu dışında aklanlarla igili

hak ve yetkilenden ise cezasının infazı

tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karaar

verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hibçir

ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunuluğuna

hükmolunması,

Yasaya aykırı olduğundan, hükmün CMUK'nun 321 nci

maddesi gereğince BOZULMASI, ancak bu hususu yeniden yargılanmayı

gerektirmediğinden, ... düzeltilmek suretiyle hükmün ONANMASI,

Talep ve dosya tebliğ olunur. ..."

18. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 7/4/2014 tarihli ve E.2014/7225,

K.2014/6573 sayılı ilamıyla para cezası belirlenirken alt sınırdan

uzaklaşılmasında bir isabetsizlik görmemiş, hak mahrumiyetleri yönünden ise

kararı düzelterek onamıştır.

19. Başvurucu, nihai karardan 24/4/2014 tarihinde haberdar

olduğunu belirtmektedir.

20. Başvurucu 22/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

21. 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun

Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8. maddesi uyarınca karar

tarihinde yürürlükte bulunan 4/4/1929 tarihli ve 1412 sayılı mülga Ceza

Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326. maddesinin birinci ve ikinci fıkrası

şöyledir:

"Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme ilgililere

bozmaya karşı diyeceklerini sorar.

Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye

tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri

nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam

edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza,

bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir"

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 21/9/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu, önceki müdafiinin

bilgisi ve rızası dışında karar duruşmasına katıldığını belirtmiş; Yargıtay

bozması sonrası ifadesinin alınmasına yönelik çıkartılan talimat sonucu

beklenilmemesi, sözlü savunma yapmasının engellenmesi ve Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığı tebliğnamesinin azledilen müdafiye

tebliğ edilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Başvurucu, 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun talimat sonucu beklenilmeksizin

karar verildiğine ilişkin iddiasının hakkaniyete uygun yargılama hakkı,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinin azledilen

müdafiine tebliğ edildiğine ilişkin iddiasının ise

silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi kapsamında incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

a. Savunma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

25. Başvurucu, Yargıtayın bozma ilamına

karşı diyeceklerinin sorulması için yazılan talimatın dönüşünün beklenilmeden

karar verilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılama hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

28. Anayasa'da adil yargılanma hakkının kapsamı

düzenlenmediğinden bu hakkın kapsam ve içeriğinin, Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Adil

yargılanma hakkı" kenar başlıklı 6. maddesi çerçevesinde

belirlenmesi gerekir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

22).

26. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta

ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı

olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

27. Sözleşme'nin "Adil

yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinin (1) ve (3) numaralı

fıkralarının ilgili kısımları şöyledir:

"1. Herkes davasının,

... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar

verecek olan, ... bir mahkeme tarafından, hakkaniyete uygun ... olarak ...

görülmesini isteme hakkına sahiptir.

3. Bir suç ile itham edilen herkes aşağıdaki

asgari haklara sahiptir:

...

c) Kendisini bizzat savunmak ..."

29. Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında

kişilerin, davalarının hakkaniyete uygun olarak görülmesini isteme hakları

güvence altına alınmıştır. Bu hak, Sözleşme'nin 6. maddesinin diğer

fıkralarında yer alan suç isnadı ile karşı karşıya bırakılmış kişilere yönelik

asgari hak ve güvencelerle doğrudan bağlantılı olduğu gibi anılan fıkralardaki

güvenceler, (1) numaralı fıkrada ifadesini bulan hakkaniyete uygun yargılanma

hakkının somut görünümleridir. Dolayısıyla hakkaniyete uygun yargılama hakkı,

Sözleşme'nin 6. maddesinin özellikle (3) numaralı fırkasındaki somut güvenceler

bakımından tamamlayıcı bir fonksiyon ifa etmektedir.

30. Hakkaniyete uygun bir yargılamanın gereklerden birisi de

Anayasa'nın 36. maddesinde açıkça ifade edilmiş olan "savunma hakkı"dır. Ceza yargılamasındaki savunma haklarının

güvence altına alınması, demokratik toplumun temel ilkelerindendir (Erol Aydeğer, B.

No: 2013/4784, 7/3/2014, § 32). Sözleşme'nin 6. maddesinin (3) numaralı

fıkrasının (c) bendinde uyarınca suç isnadı altında bulunan kişi savunma

hakkının kullanılmasında üç ayrı hakka sahiptir. Bunlar kendisini bizzat

savunmak, kendisinin seçtiği bir müdafi yardımından yararlanma ve bir müdafiye

sahip olmak için gerekli mali olanaktan yoksun ise ve adaletin yerine gelmesi

için gerekli görülürse resen atanacak bir müdafi yardımından yararlanma

haklarıdır.

31. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ceza muhakemesini

ilgilendiren boyutu, savunma hakkı ile ilintili olup özellikle yargılama

faaliyeti kapsamında alınan önlemlerin, savunma hakkının gerektiği gibi

kullanılmasını teminat altına alacak düzeyde olmasını gerektirmektedir (Güllüzar Erman, B. No: 2012/542, 4/11/2014, § 60).

32. Somut olayda Yargıtay, başvurucunun sahte kredi kartı

kullanmak suretiyleP. ve O.

İş yerlerinde yaptığı işlemlerin iki ayrı suç kabul edilerek

cezalandırılmasını, bu eylemlerin zincirleme suçu oluşturacağını belirterek

başvurucu lehine bozmuştur. Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi, başvurucunun

bozma ilamına ilişkin ifadesinin alınması için talimat yazmıştır. Bununla

birlikte, başvurucunun müdafiinin de katılımıyla

yapılan duruşmanın ardından talimat sonucu beklenmeksizin hüküm kurulmuştur.

33. Bozma öncesi yargılamada hakkındaki suçlamalara ilişkin

başvurucunun savunmasının alındığı görülmektedir (bkz. § 8). Yargıtay bozma

ilamına konu esaslı sorun ise sabit görülen eylemlerin iki suç mu yoksa

zincirleme suç mu oluşturduğuna, yani hukuki nitelendirilmesiyle sınırlıdır. Bu

bakımdan, yapılan duruşmada başvurucunun müdafii

hazır bulunmuş ve bozma ilamına uyulmasını talep etmiştir (bkz. § 12). Hapis

cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olması itibarıyla belirli hakları

kullanmaktan yoksun bırakma güvenlik tedbiri infaz aşamasında dahi

gözetilebilen bir husustur.

34. Başvurucu, o zamanki müdafii S.Z.T.nin duruşmaya katılmayacağını belirttiğini fakat

bilgisi ve rızası dışında duruşmada yer aldığını iddia etmiştir. Ancak dosya

içerisinde müdafiin o tarihte azledildiğini ve bu

hususta Mahkemenin daha önceden bilgilendirildiğini gösteren herhangi bir bilgi

bulunmadığından müdafiin başvurucu adına duruşmaya

katılmasının hukuka aykırı olduğu söylenemez. Başvurucunun, mahkûmiyet kararına

karşı verdiği süre tutum dilekçesiyle birlikte S.Z.T.nin

müdafilikten azledildiğine ilişkin Mahkemeye bilgi sunduğu anlaşılmaktadır

(bkz. § 15).

35. Öte yandan her ne kadar hükümden sonra gerçekleşmiş olsa ve

artık verilen karar üzerinde bir etkisi olmayacak ise de başvurucu talimat

yoluyla alınan ifadesinde, önceki savunmalarını tekrar etmekle ve bozma ilamına

karşı belirteceği bir hususun bulunmadığını söylemekle yetinmiştir (bkz. § 14).

Başvurucu, yargılamaya yönelik esaslı herhangi bir iddia veya talep dile

getirmemiştir.

36. Dolayısıyla her ne kadar Mahkemenin önce başvurucunun

savunmasının talimat yoluyla alınmasına karar vermesi ve sonrasında bu işlemin

sonuçlanmasının beklenilmemesi yargılamadaki bir özensizliği gösteriyor ise de

bozma ilamını takiben talimat mahkemesinde başvurucuya savunma imkânı

tanınmasının öncesinde hüküm kurulmasının, mevcut başvurunun koşullarında bir

bütün olarak yargılamanın adilliğine halel getirdiği söylenemez.

37. Açıklanan nedenlerle başvurucunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Silahların Eşitliği ve

Çelişmeli Yargılama İlkelerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

38. Başvurucu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinin yetkili müdafii

yerine azledilen müdafiine tebliğ edilmesi nedeniyle

silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

39. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

yukarıdaki iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Esas Yönünden

40. Başvurucu, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

41. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesi

ilgili Yargıtay dairesinin ne şekilde karar vermesi gerektiği yönünde görüş

içeren bir belgedir. Yargıtay Cumhuriyet başsavcısının görüşünü taraflarca

ileri sürülen temyiz sebepleri ile bağlı olmaksızın gerekçeli olarak sunar.

Somut olayda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından

hükmedilen cezanın onanmasına ilişkin mütalaada bulunmuştur. Yargıtay

Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesi, bu nedenle

Yargıtay kararını etkileyici niteliktedir (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Göç/Türkiye, B. No: 36590/97, 9/11/2000,

§ 33).

42. Anayasa Mahkemesi benzer iddiaların ileri sürüldüğü bir

başvuruda bu konudaki ilkeleri belirlemiştir. Anılan başvuruda başvurucunun

Yargıtay önündeki başarı şansını zedeleyen her türlü mütalaadan haberdar edilme

hakkına sahip olduğu ve tebliğnamenin niteliğine

rağmen başvurucuya tebliğnameye karşı yazılı görüş

bildirme olanağının tanınmamasının başvurucunun silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkelerini ihlal ettiği sonucuna varılmıştır (Gürhan Nerse, B.

No: 2013/5957, 30/12/2014, §§ 35-40).

43. Somut olayda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesi başvurucunun yetkili müdafiine

tebliğ edilmemiştir. Bu itibarla başvurucuya, kısmen aleyhine sonuç

doğurabilecek nitelikteki kısmen de kendi lehindeki ve ilave argümanlarla

güçlendirerek kullanabileceği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesine karşı yazılı görüş bildirme olanağı

tanınmadığı anlaşılmaktadır.

44. Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence

altına alınan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

4. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

45. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme

sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar

verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. …

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

46. Başvurucu manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

47. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

48. Başvurucunun silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerine yönelik başvurusu açısından ihlal tespitinin yeterli tatmin sağladığı

ve yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmıştır (Zekayi Çelebi, B. No: 2014/5633,

18/5/2016, § 34).

49. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine yönelik

ihlal tespiti yeterli tatmin sağladığından tazminata KARAR VERİLMESİNE YER

OLMADIĞINA,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesine

GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

21/9/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Akif

YILDIRIM

Başvurucu

:

Özgür Murat

ENGİN

Vekili

:

Av. Aziz

URFİOĞLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/7806, 21 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan silahların
  12. C. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine yönelik
  13. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Gökcan
  16. Yıldırım
  17. Engin
  18. Urfioğlu
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/7806
Tarih
21 Eylül 2016

İlgili Kararlar

  • Hatice Avcı ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/9788)
  • Fikret Aslan Başvurusu (B. No: 2014/20483)
  • C. K. Başvurusu (B. No: 2014/1920)
  • Abdulkadir Önen Başvurusu (B. No: 2014/16212)
  • Nesrin Demir ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/5785)
  • Mesut Güzel Başvurusu (B. No: 2014/5876)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.