İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mesut Güzel Başvurusu (B. No: 2014/5876)

1. Başvuru, askerlik hizmetinin yerine getirilmesi sırasında

Başvuru No2014/5876Tarih22 Eylül 2016Okuma13 dk · 2.538 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mesut Güzel Başvurusu

Karar tarihi
22 Eylül 2016
Başvuru Numarası
2014/5876
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.538 kelime·13 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, askerlik hizmetinin yerine getirilmesi sırasında

oluşan rahatsızlığa geç teşhis konulduğu ve yanlış tedavi uygulandığı

iddialarıyla açılan tam yargı davasının süre aşımı yönünden reddedilmesi

nedeniyle maddi ve manevi varlığının korunması hakkı ile adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/4/2014 tarihinde Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 31/10/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 4/1/2016 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 4/2/2016tarihli yazısında Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu 21/2/2007 tarihinde askere sevk edilmiş,

rahatsızlanması üzerine yapılan muayenesinin ardından Gülhane Askeri Tıp

Akademisi (GATA) Sağlık Kurulunca düzenlenen 2/7/2007 tarihli raporla ''göz retinalhemoraji+sol göz fibrovasküler

diliferasyon+ppv+membramektomi+slikon enjeksiyonu ameliyatlısı'' tanısı

ile hava değişimine gönderilmiştir.

8. Başvurucunun hava değişiminin bitmesinden sonra yapılan

muayenesinin ardından düzenlenen GATA Sağlık Kurulunun 10/8/2007 tarihli

raporuyla behçet hastalığı teşhisi

konulmuş ve tedavi altında bir süre istirahati uygun görülmüştür.

9. Başvurucu 10/8/2007 tarihinden 14/1/2009 tarihine kadar behçet hastalığı nedeniyle tedavi olmuş

ve bu süre zarfında başvurucuya bir ve bir buçuk aylık istirahatler

verilmiştir.

10. GATA Sağlık Kurulunca düzenlenen 13/3/2009 tarihli raporla

başvurucuya "her iki göz behçet

üveit+sol göz vitrektomi ameliyatlısı. Behçet hastalığı (göz tutulumlu)"

teşhisi ile "Askerliğe elverişli

değildir." kararı verilmiş ve rapor 15/5/2009 tarihinde onaylanmıştır.

11. Başvurucu anılan rapor uyarınca 13/3/2009 tarihinde terhis

edilmiş ve 30/9/2009 tarihinde tanzim edilen terhis belgesinde GATA Sağlık

Kurulunun 13/3/2009 tarihli raporu uyarınca terhis edildiği belirtilmiştir.

12. Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 8/10/2010 tarihli ve

E.2010/597, K.2010/1284 sayılı kararı ile, Antalya Araştırma ve Eğitim

Hastanesinin, başvurucunun normal altı düzeyde zekâ aktivitesi bulunduğuna

ilişkin28/5/2010 tarihli raporuna istinaden annesinin vesayeti altına alınmasına

karar verilmiştir.

13. Başvurucu vekili 9/2/2012 tarihinde Millî Savunma Bakanlığı

kaydına giren 30/1/2012 tarihli dilekçesi ile hastalığa geç ve yanlış teşhis

konduğu, bu nedenle sürekli sakat hâle gelindiği gerekçesiyle maddi ve manevi

tazminat talebinde bulunmuş; bu talebe cevap verilmemiştir.

14. Başvurucu tarafından uğranıldığı ileri sürülen zarara

karşılık maddi ve manevi tazminata karar verilmesi istemiyle açılan davada

Antalya 2. İdare Mahkemesi 9/5/2012 tarihli ve E.2012/581, K.2012/749 sayılı kararıyla

davayı yetki yönünden reddederek dosyayı Diyarbakır İdare Mahkemesine

göndermiştir.

15. Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi 20/2/2013 tarihli ve

E.2012/522, K.2013/201 sayılı kararıyla davada Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin

(AYİM) görevli olduğu gerekçesiyle görev yönünden ret kararı vermiştir.

16. AYİM İkinci Dairesinin2/10/2013 tarihli ve E.2013/1224,

K.2013/1102 sayılı kararıyla başvurucunun askerliğe elverişli olmadığına

ilişkin 13/3/2009 tarihli rapor ile aynı gün terhis edildiği, bu raporun

15/5/2009 tarihinde onaylandığı, başvurucunun zararı doğuran eylemi öğrendiği

terhis tarihinden itibaren veya lehe yorumla rapor onay tarihinden itibaren

yahut başvurucuda normal altı düzeyde zekâ aktivitesi bulunduğu gerekçesi ile

8/10/2010 tarihinde vesayet altına alınmasından itibaren bir yıl içinde yetkili

makama başvuru yapılarak haklarının yerine getirilmesini istemesi gerekirken,

9/2/2012 tarihinde idare kayıtlarına geçen 30/1/2012 tarihli dilekçe ile davalı

idareye başvurulması nedeniyle açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle

davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.

17. Başvurucunun karar düzeltme istemi de aynı Dairenin

26/3/2014 tarihli ve E.2014/532, K.2014/418 sayılı kararıyla reddedilmiş,karar

başvurucuya 22/4/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

18. Başvurucu 30/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

19. Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrası şöyledir:

“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan

zararı ödemekle yükümlüdür.”

20. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi Kanunu’nun35. maddesinin (a) bendi şöyledir:

“Kesin işlem yapmaya yetkili makamlarca tesis

edilen idari işlemlerin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni

bir işlem yapılması; üst makamdan, yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava

açmak için belli olan süre içinde istenebilir. Bu müracaat işlemeye başlamış

olan dava açma süresini durdurur.

Altmış gün içinde cevap verilmez ise, istek

reddedilmiş sayılır.

İsteğin reddi üzerine dava açma süresi başlar

ve müracaat tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır.”

21. 1602 sayılı Kanun’un40. maddesinin birinci fıkrasının

birinci cümlesi şöyledir:

“Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma

süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayrı

süre gösterilmeyen hallerde altmış gündür.”

22. 1602 sayılı Kanun’un 43. maddesinin birinci fıkrasının

birinci cümlesi şöyledir:

“İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş

olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin

yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir

yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama

başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin

kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve

altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten

itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 22/9/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

24. Başvurucu; rahatsızlığı nedeniyle 2/7/2007 tarihinden

başlayarak on dört defa GATA'ya gittiğini, 2/7/2007 tarihli raporda behçet

hastalığı tanısının konulmaması nedeniyle tedaviye geç başladığını ve idarenin

kusuru ile tedavi için çok önemli olan bu zaman diliminin geçirilmesine

sebebiyet verildiğini, hastalığının gittikçe gelişen bir seyir izlediğini,

devam eden bu hastalık nedeniyle idari başvuru yaparak dava açması mümkün

olduğundan dolayı dava açma süresinin geçirilmediğini, kaldı ki Anayasa'nın 40.

maddesine göre gidilebilecek başvuru yolları ile başvuru süresinin

gösterilmediğini, hâl böyle iken davanın süre aşımı yönünden reddine karar

verilmesi nedeniyle Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen maddi ve manevi

varlığını koruma hakkı ile Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; uğradığı zarara karşılık

100.000 TL maddi ile 100.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep

etmiştir

B. Değerlendirme

25. Anayasa Mahkemesi, başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirme ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasının yanında hizmet kusurundan dolayı maddi ve manevi varlığını koruma

hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de maddi ve manevi varlığını

koruma hakkına yönelik iddianın açılan davanın esasının incelenmesi neticesinde

çözüme kavuşturulacak nitelikte olması ve davanın süresinde açılmadığı

gerekçesiyle uyuşmazlığın esasının incelenmemesi nedeniyle başvurunun yalnızca

adil yargılanma hakkının güvenceleri arasında yer alan mahkemeye erişim hakkı

yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

26. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

27. Anayasa’nın “Temel hak ve

hürriyetlerin korunması” kenar başlıklı 40. maddesi şöyledir:

“Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri

ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının

sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi

kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.

Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki

haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin

sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”

28. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile

ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar

konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini isteme hakkına sahiptir...”

29. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan

mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve

uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

gelmektedir (Özkan Şen, B. No:

2012/791, 7/11/2013, § 52). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) mahkemeye

etkili erişim hakkını hukukun üstünlüğü ilkesinin temel unsurlarından biri

olarak kabul etmekte ve mahkemeye etkili erişim hakkının ve başvuru

yapılabilmesi konusunda tutarlı bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen

kişilerin mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını

gerektirdiğini ifade etmektedir. Bu sebeple hukuki belirsizliklerin ya da

uygulamadaki belirsizliklerin tarafların mahkemeye erişimine zarar verdiği

durumlarda bu hakkın ihlâl edildiğine karar verilmektedir (Geffre/Fransa, B. No: 51307/99,

23/1/2003).

30. Hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin ön

koşullarındandır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki

güvenlik ilkesi hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem

ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin yasal düzenlemelerinde bu

güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik

ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir

duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve

uygulanabilir olmayı, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı

koruyucu önlem içermeyi ifade etmektedir (AYM., E.2013/64, K.2013/142,

28/11/2013).

31. Mahkemeye erişim hakkı, kural olarak mutlak bir hak olmayıp

sınırlandırılabilen bir haktır. Bununla birlikte getirilecek sınırlandırmaların

hakkın özünü zedeleyecek şekilde hakkı kısıtlamaması, meşru bir amaç izlemesi,

açık ve ölçülü olması ve başvurucu üzerinde ağır bir yük oluşturmaması gerekir

(Serkan Acar, B. No: 2013/1613,

2/10/2013, § 38). Devletler bir davanın açılabilirliğine ilişkin olarak takdir

hakları gereği bazı sınırlamalar getirebilir bununla birlikte bu sınırlamalar,

dava açmak isteyen bir kişinin mahkemeye erişim hakkının özüne zarar verecek

seviyeye ulaşmamalıdır (benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. Edificaciones March Gallego S.A./İspanya,

B. No: 28028/95, 19/2/1998, § 34; Rodríguez

Valín/İspanya, B. No: 47792/99, 11/10/2001, § 22).

32. Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız

hâle getiren uygulamalar, mahkemeye erişim hakkının ihlaline yol açabilir.

Bununla birlikte dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin

öngörülmesi -bu süreler dava açmayı imkânsız kılacak ölçüde kısa olmadıkça-

hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve mahkemeye erişim hakkına aykırılık

oluşturmaz. Ne var ki öngörülen süre koşullarının açıkça hukuka aykırı olarak

yanlış uygulanması ya da yanlış hesaplanması nedeniyle kişiler dava açma ya da

kanun yollarına başvuru hakkını kullanamamışsa mahkemeye erişim hakkının ihlal

edildiğini kabul etmek gerekir (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Osu/İtalya, B. No: 36534/97, 11/7/2002, §§

36-40).

33. Belli bir hakkın mahkemede ileri sürülebilmesi ya da hak

arama hürriyeti kapsamında bir davanın açılabilmesi için öngörülecek süreler,

hukuk güvenliği ilkesinin gereği olup adil yargılanma hakkının ihlali olarak

değerlendirilemez. Bu süreler, mahkemelerin zamanın geçmesi nedeniyle güvenilirliği

kalmayan, eksik ya da ulaşılması zor kanıtlara dayanarak uzak geçmişte meydana

gelmiş olaylar hakkında karar vermelerini istemekle oluşabilecek

adaletsizliklerin önüne geçmek ve hukuk güvenliğini sağlamak gibi önemli ve

meşru amaçlara hizmet eder (benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Stubbings ve diğerleri/Birleşik Krallık,

B. No: 22083/93,22095/93; 22/10/1996, § 51). Süre sınırlaması getiren bu

müdahaleler, devletin takdir yetkisi içinde olup ulaşılmak istenen meşru amaçla

orantılı oldukça ve hakkın özünü zedelemedikçe Anayasa'da yer alan hak arama

hürriyetini engellemiş sayılmaz.

34. Başvurucu, askerlik hizmetini yerine getirdiği sırada

rahatsızlanmış, sevk edildiği GATA Sağlık Kurulunca düzenlenen 2/7/2007 tarihli

raporla ''göz retinalhemoraji+sol göz

fibrovasküler diliferasyon+ppv+membramektomi+slikon enjeksiyonu ameliyatlısı'' tanısı

ile hava değişimine gönderilmiş, hava değişiminin bitmesinin ardından yapılan

muayene sonucunda düzenlenen GATA Sağlık Kurulunun 10/8/2007 tarihli raporunda behçet hastalığı teşhisi konulmuş ve

tedavi altında bir süre istirahati uygun görülmüş, 10/8/2007 tarihli rapordan

14/1/2009 tarihine kadar behçet hastalığı

nedeniyle tedavi olmuş ve bu süre zarfında başvurucuya bir ve bir buçuk aylık

istirahatler verilmiş,GATA Sağlık Kurulunca düzenlenen 13/3/2009 tarihli

raporla başvurucuya "her iki göz behçet

üveit+sol göz vitrektomi ameliyatlısı. Behçet hastalığı (göz tutulumlu)"

teşhisi ile "Askerliğe elverişli

değildir." kararı verilmiş, rapor 15/5/2009 tarihinde onaylanmış,

başvurucu anılan rapor uyarınca 13/3/2009 tarihinde terhis edilmiş ve 30/9/2009

tarihinde tanzim edilen terhis belgesinde başvurucunun GATA Sağlık Kurulunun

13/3/2009 tarihli raporu uyarınca terhis edildiği belirtilmiştir.

35. Diğer yandan Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 8/10/2010

tarihli ve E.2010/597, K.2010/1284 sayılı kararı ile başvurucuda normal altı

düzeyde zeka aktivitesi bulunduğuna ilişkin Antalya Araştırma ve Eğitim

Hastanesinin 28/5/2010 tarihli raporuna istinaden başvurucu vesayet altına

alınmıştır.

36. Başvurucu vekili tarafından 9/2/2012 tarihinde Millî Savunma

Bakanlığı kaydına giren 30/1/2012 tarihli dilekçesi ile hastalığa geç ve yanlış

teşhis konulduğu, bu nedenle sürekli sakat hâle gelindiği gerekçesiyle maddi ve

manevi tazminat talebinde bulunulmuş, bu talebe cevap verilmemesi üzerine tam

yargı davası açılmıştır.

37. AYİM İkinci Dairesi başvurucunun askerliğe elverişli

olmadığına ilişkin 13/3/2009 tarihli rapor ile aynı gün terhis edildiği, bu

raporun 15/5/2009 tarihinde onaylandığı, başvurucunun zararı doğuran eylemi

öğrendiği terhis tarihinden itibaren veya lehe yorumla rapor onay tarihinden

itibaren yahut başvurucuda normal altı düzeyde zeka aktivitesi bulunduğu

gerekçesi ile 8/10/2010 tarihinde vesayet altına alınmasından itibaren bir yıl

içinde yetkili makama başvuru yapılarak zararın tazimini istenilmesi gerekirken

9/2/2012 tarihinde idare kayıtlarına geçen 30/1/2012 tarihli dilekçe ile davalı

idareye başvurulması nedeniyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar

vermiştir.

38. Mahkemelerin usul kurallarını uygularken bir yandan davanın

hakkaniyetine zarar verecek kadar katı şekilcilikten, öte yandan kanunla

öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı

esneklikten kaçınmaları gereklidir (Kamil

Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

39. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği mevzuatın

yorumlanması ve uygulanması derece mahkemelerinin görevi olmakla birlikte bu

yorum ve uygulamaların etkilerinin Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma

alanında bulunan hak ve yükümlülüklerle bağdaşıp bağdaşmadığının Anayasa

Mahkemesince incelenebileceği tabiidir. Mahkemeye erişim hakkı yönünden

yapılacak böyle bir inceleme, somut olayın koşulları çerçevesinde olacaktır.

40. İdari işlem ve eylemlerin sürekli bir biçimde dava açılma

tehdidi altında kalmasını engellemek, kamu hizmetinin hızlı ve etkin biçimde

yürütülmesini sağlamak düşüncesi ile idari davaların açılma süresi kanunlarla

düzenlenmiş; 1602 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca idari eylemlerden dolayı

hakları ihlal edilmiş olanların AYİM’de dava açmadan önce bu eylemlerin yazılı

bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve

her durumda eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak

haklarının yerine getirilmesini istemeleri, bu isteklerin kısmen veya tamamen

reddi hâlinde ise bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde

-cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün

içinde- tam yargı davası açmaları gerektiği düzenlenmiştir.

41. Somut olayda, başvurucu askerlik hizmeti sırasında meydana

gelen rahatsızlığı nedeniyle askerliğe elverişsiz hâle geldiğini sağlık

muayenesinin ardından yapılan erken terhis işlemi ile öğrenmiştir. Burada

başvurucunun zararını doğuran idari eylem askerlik sırasında meydana gelen

rahatsızlık -başvurucunun ifadesiyle rahatsızlığın geç ve yanlış teşhis

edilmesi- olup başvurucunun idari eylem nedeniyle zarara uğradığını öğrendiği

ve değerlendirebildiği tarih ise sağlık koşulları nedeniyle askere elverişli

olmadığının sağlık raporu ile tespitinin yapılmasının ardından tesis edilen

erken terhis işlemidir. AYİM'in yorumu uyarınca sağlık raporunun onayı ile de

idari başvuru ve dava açma süreleri başlamış olmaktadır (Kemal İnan, B. No: 2013/1524, 6/10/2015, § 54).

42. Bu durumda askerlik hizmeti sırasında idari eylem nedeniyle

zarara uğradığını ileri süren başvurucunun, eylem nedeniyle uğradığı zararın

tazmini istemiyle açtığı davada AYİM tarafından dava açma süresinin,

başvurucunun bu durumundan terhis tarihi itibarıyla haberdar olduğu, bunun

yanında yerleşik içtihat uyarınca başvurucu lehine yorum yapılarak sağlık

raporunun onaylandığı tarihten yahut başvurucunun normal altı düzeyde zekâ

aktivitesi olması nedeniyle vesayet altına alınmasına ilişkin Mahkeme kararı

tarihinden itibaren idari başvuru süresinin başladığı şeklinde değerlendirme

yapılmıştır. Bu değerlendirme üzerine 1602 sayılı Kanun’da öngörülen sürelerden

sonra başvuru yapılması nedeniyle açılan davanın süre aşımı yönünden reddine

karar verilmiştir.

43 AYİM tarafından yapılan yorum, başvurucunun zarara maruz

kaldığını ileri sürdüğü idari eylemi terhis ile öğrendiği ve hangi nedenle

elverişsiz olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporuna bu tarih itibarıyla ulaşabileceği,

diğer taraftan en geç vesayet altına alındığı tarih itibarıyla vasi tarafından

bu durumun değerlendirilebileceği gözönünde bulundurulduğunda Mahkemeye

ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hâle getiren nitelikte

olmadığından başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir ihlalin

olmadığının açık olduğu sonucuna varılmıştır.

44. Açıklanan nedenlerle mahkemeye erişim hakkına yönelik bir

ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının

güvenceleri arasında bulunan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

22/9/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman

Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Mehmet Sadık

YAMLI

Başvurucu

:

Mesut GÜZEL

Vekili

:

Av. Nurullah

AKSARI

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/5876, 22 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. No: 28028/95, 19/2/1998, § 34; Rodríguez
  12. A. Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Yıldırım
  15. Özgüldür
  16. Topal
  17. M. Emin KUZ
  18. Yamlı
  19. Aksarı
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/5876
Tarih
22 Eylül 2016

İlgili Kararlar

  • M.y. Başvurusu (B. No: 2014/7296)
  • Ahmet Bölge Başvurusu (B. No: 2014/13133)
  • İshak Aybergüler Başvurusu (B. No: 2014/1196)
  • Mehmet Ali Öztürk ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/6837)
  • Mehmet Şirin Akkuş Başvurusu (B. No: 2014/12919)
  • Fetullah Gülen Başvurusu (B. No: 2014/11499)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.