İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Paşa Hüroğlu Başvurusu (B. No: 2015/2880)

1. Başvuru, terör olaylarından doğan maddi zararların eksik

Başvuru No2015/2880Tarih12 Eylül 2019Okuma10 dk · 2.033 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Paşa Hüroğlu Başvurusu

Karar tarihi
12 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2015/2880
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.033 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, terör olaylarından doğan maddi zararların eksik

tazmin edilmesi, manevi zararların ise hiç tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet

hakkının; buna ilişkin idari ve yargısal sürecin makul sürede sonuçlandırılmaması

nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/2/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu, Tunceli'nin Ovacık ilçesi Yakatarla

köyünde ikamet etmekte iken 1994 yılında meydana gelen terör olayları

neticesinde köyünün boşaltılmasıyla yerleşim yerinden göç etmek zorunda

kaldığını iddia etmiş; 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle

Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında

zararlarının karşılanması talebiyle Tunceli Valiliği Terör ve Terörle

Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur. Komisyon

3/11/2009 tarihli kararıyla başvurucuya 51.731,46 TL ödenmesine karar

vermiştir.

7. Söz konusu tutarı yeterli bulmayan başvurucu dava açmıştır.

Başvurucu, dava dilekçesinde, zararının Komisyonca belirlenen tutardan çok daha

yüksek olduğunu belirterek Komisyonun 3/11/2009 tarihli işleminin iptaline ve

5233 sayılı Kanun'daki esaslar çerçevesinde 145.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi

tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

8. Malatya İdare Mahkemesi (İdare Mahkemesi) 31/3/2011 tarihli

kararıyla davayı reddetmiştir. Karar gerekçesinde özetle 120 m² ev ile 170 m²

ahır için teklif edilen tutarın açıklanan hesaplama kriterlerine uygun ve

yerinde olduğu, davacının Yakatarla köyünde bulunan

mal varlığı için Komisyona başvurmasına ve araştırma heyetinin adı geçen köyde

yaptığı keşifte davacı adına 14.25 dönüm sulu arazi tespit etmesine rağmen

Komisyonca tarım zararı hesaplanırken Yenikonak ve Burnak köylerinde bulunan davacıya ait 74 dönüm tarım

arazisinin de buna dâhil edilerek 48 dönümü sulu olmak üzere toplam 88 dönüm

tarım arazisi üzerinden zarar hesaplandığı, kaldı ki Yenikonak

ve Burnak köylerinin de terör olayları nedeniyle

tamamen boşalmadığı dikkate alındığında teklif edilen tutarın zararı

karşılamaya yeterli olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak İdare Mahkemesi

başvurucunun zararının karşılandığının anlaşıldığını belirterek dava konusu

işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir.

9. Diğer taraftan İdare Mahkemesi, 5233 sayılı Kanun'un 1., 2.

ve 7. madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden söz konusu Kanun'un

terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler

nedeniyle kişilerin uğradıkları maddi zararların sulhen

karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla çıkarıldığı, Kanun

kapsamında sadece maddi zararların karşılanmasının düzenlendiği, manevi zararın

tazminine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği gerekçesiyle talep

edilen manevi zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanmasına imkân

bulunmadığını belirtmiştir.

10. Kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onbeşinci

Dairesi (Daire), ilk derece mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu,

dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek

nitelikte görülmediğini belirterek kararı 18/3/2014 tarihinde onamıştır.

11. Karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 4/12/2014 tarihli

kararı ile reddedilmiştir. Bu karar 20/1/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu 16/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

13. 5233 sayılı Kanun'un 1., 2., 4., 6., 7., 8., geçici 1.,

geçici 4. maddeleri (Celal Demir,

B. No: 2013/3309, 6/2/2014, §§ 15-21, 23).

14. İlgili diğer ulusal hukuk için bkz. Ali Ekber Çeçi ve diğerleri, B. No:

2015/5463, 23/1/2019, §§ 23-24.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 12/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Maddi Zararların Eksik

Tazmin Edildiğine İlişkin Şikâyet Yönünden

a. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucu, Komisyon kararında köyü terkten önceki hayvan

varlığının dikkate alınmadığını, mülkünden mahrum kaldığı sürenin yedi yıl

olarak kabul edildiğini, oysa bu sürenin dokuz yıl olduğunu, arazilerine

ilişkin birim değerin düşük belirlendiğini belirterek eksik tazmin nedeniyle

mülkiyet hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

b. Değerlendirme

17. Başvurucu her ne kadar hayvancılıkla uğraştığını, hayvan

varlığının bulunduğunu, buna rağmen hayvancılık zararlarının tazmin

edilmediğini beyan etmiş ise de hayvanlarının terör nedeniyle telef olduğuna

dair bir iddiada bulunmadığı gibi bu konu hakkında herhangi bir bilgi veya

belge de sunmamıştır. Başvurucu sadece hayvan varlığına ve bundan mahrum

kalınan gelire değinerek bu zararının giderilmediğini iddia etmiştir.

Hayvanlarının telef olduğu hakkında somut iddiada bulunmadan salt hayvan

miktarları üzerinden tazmin talep eden başvurucunun taleplerinin derece

mahkemelerince reddedilmesi hususunda açık bir keyfîlik

bulunmadığı sonucuna varılmıştır (benzer yöndeki karar için bkz. Abbas Emre, B. No: 2014/5005, 6/1/2016, §

39).

18. Komisyonca hükmedilen tazminatta birim fiyatlarının düşük

olması sonucu tazminat miktarının az hesaplanması nedeniyle mülkiyet hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddia da daha önce bireysel başvuruya konu olmuştur.

Anayasa Mahkemesi bu konudaki kararında; terör nedeniyle zarar görenlere 5233

sayılı Kanun’un kapsamına ilişkin hükümler içeren 2. maddesi gereğince tazminat

ödenmesinde Bayındırlık ve İskân Bakanlığı tarafından belirlenen yıllık yapı

yaklaşık birim maliyetine yönelik değerlerin 2007 yılından sonra İçişleri

Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünce yayımlanan yazıyla 5233 sayılı

Kanun’un uygulandığı tüm illerde geçerli olmak üzere yeniden belirlendiği,

değişikliğin amacının Kanun’un ülke genelinde aynı şekilde anlaşılmasını ve

uygulanmasını sağlamak, gerek farklı illerde gerekse aynı il içinde faaliyet

gösteren farklı komisyonların zararların tespitinde ve karşılanmasında aynı

kıstasları kullanmasını temin etmek ve böylece uygulama birliğini sağlamak,

uygulama farklılıkları neticesinde oluşacak suistimal

ve mağduriyetleri engellemek, vatandaşların enflasyon nedeniyle oluşacak

kayıplarını önlemek olduğunu dikkate almıştır. Kararın gerekçesinde, yıllık

yapı yaklaşık birim maliyet oranlarına ilişkin değişikliğin yapılmasında kamu

yararının bulunduğunun açık olduğu, bu çerçevede kamu yararı amacına dayanan

düzenlemenin başvurucuyu ağır ve tahammül edilemez bir yük altına sokmadığı,

müdahalenin amacı ile başvurucuya yüklenen külfetin orantılı olduğu, yapılan

değişikliğin başvurucunun taraf olduğu uyuşmazlığa özgü olmadığı, ülkenin geniş

bir coğrafyasında söz konusu olan somut ve acil bir sorunu çözmeye yönelik

olduğu belirtilerek anılan iddiaların kabul edilemez olduğuna karar verilmiştir

(Abbas Emre, B. No: 2014/5005,

6/1/2016, §§ 61-65).

19. Benzer şekilde Komisyonca hükmedilen tazminatta mülkten

mahrum kalınan sürenin iki yıl eksik hesaplanması nedeniyle mülkiyet hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddia da daha önce bireysel başvuruya konu olmuş ve

Anayasa Mahkemesi bu konudaki kararında derece mahkemelerinin tespit ve

yorumlarının açık bir keyfîlik ve bariz takdir hatası

içermediğine, sonuçta bu iddiaların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir (Abbas Emre, §§ 35-38).

20. Somut başvuru açısından da anılan içtihattan ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmadığı ve mülkiyet hakkına yönelik bir ihlalin

olmadığının açık olduğu sonucuna varılmıştır.

21. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Manevi Zararların

Tazmin Edilmediğine İlişkin Şikâyet Yönünden

a. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu, manevi zararlarının tazmin edilmemesi nedeniyle

mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

23. 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurularda, manevi

tazminat taleplerinin reddedilmesine ilişkin iddialar daha önce bireysel

başvuruya konu olmuş ve bu konuda verilen kararlarda başvurucuların terör

eylemi kapsamında gerçekleşen zararlarının manevi tazminat ödenmesi ile

giderilmesine ilişkin olarak 5233 sayılı Kanun’da hüküm bulunmamakla birlikte

idare hukukunun genel hükümleri kapsamında başvurucuların anılan talep hakkına

sahip olduğu belirtilmiştir (Özden Sayar ve

Deren Dilara Sayar, B. No: 2013/4022, 13/4/2016, §§ 51-76).

24. Bir başka deyişle 5233 sayılı Kanun, Anayasa Mahkemesi ve

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun verdiği kararlarda da belirtildiği

üzere maddi zararların giderilmesine ilişkin özel bir usul öngörmekle birlikte

manevi zararların genel hükümlere göre karşılanmasına da engel olmayan bir

kanundur. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12.

ve 13. maddelerinde, idarenin işlem veya eylemlerinden dolayı hakları ihlal

edilenlere tazminat talebinde bulunabilme imkânı tanınmaktadır. Bu yol, 5233

sayılı Kanun dışında idari yargıda genel hükümlere başvurularak uğranılan

zararın tazminine imkân sağlamaktadır (Abbas

Emre, § 81).

25. Anılan içtihatlarda ortaya konulduğu üzere 5233 sayılı Kanun

manevi zararların karşılanmasını öngörmemekle birlikte genel hükümlere göre

açılacak tam yargı davasında manevi tazminat istenmesini de engellememektedir.

Bir başka ifadeyle kişiler manevi tazminat taleplerini 5233 sayılı Kanun

kapsamında değil 5233 sayılı Kanun'dan bağımsız olarak tazminat hukukunun genel

prensiplerine göre açacakları davalarda dile getirebilirler (Seydağa Tekin, B. No: 2015/3968, 21/2/2019, §

44).

26. Bu durumda başvurucuların idare mahkemelerinde açtıkları

davaların niteliği ve manevi tazminata ilişkin taleplerini dile getiriş

biçimleri özel önem taşır. Bir başka deyişle davanın yukarıda belirtilen içtihada

uygun şekilde yani genel hükümler çerçevesinde 2577 sayılı Kanun'un ilgili

maddelerinde belirtilen usullere göre mi açıldığının yoksa manevi tazminat

talebinin 5233 sayılı Kanun'a mı dayandırıldığının ortaya konulması gerekir (Seydağa Tekin, § 45).

27. Başvurucunun İdare Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinin

incelenmesinden dilekçenin sonuç ve istem kısmında 5233 sayılı Kanun'daki

esaslar çerçevesinde 145.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesini istediği, bir başka deyişle davasını 5233 sayılı Kanun

kapsamında açtığı ve taleplerini anılan Kanun'a dayandırdığı görülmektedir.

28. Başvurucunun dava dilekçesindeki talepleri ve dayanakları

bağlamında inceleme yapan İdare Mahkemesi, anılan iddialara yönelik olarak 5233

sayılı Kanun'un sadece maddi zararların karşılanmasını düzenlediği, manevi

zararların tazminine yönelik herhangi düzenlemeye yer vermediği, dolayısıyla

manevi zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanmasına imkân bulunmadığı

gerekçesiyle manevi tazminat istemini reddetmiştir. 5233 sayılı Kanun

kapsamında talep edilen, 2577 sayılı Kanun'un genel hükümlerine dayanılmayan

manevi tazminat isteminin reddine ilişkin karar Danıştay tarafından onanarak

kesinleşmiştir.

29. Somut olayda başvurucu tarafından Anayasa Mahkemesi ve

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu içtihatlarında belirtildiği şekilde manevi

tazminat istemiyle genel hükümlere göre tam yargı davası açılmadığından manevi

tazminat istemiyle 5233 sayılı Kanun kapsamında açılan davada derece mahkemelerinin

söz konusu istemin 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanmasına imkân

bulunmadığı değerlendirmesini yaparak reddetmesinde mülkiyet hakkına yönelik

bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşılmıştır.

30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

31. Başvurucu, köyü terk etmeden önceki hayvan varlığına ilişkin

iddialarının dikkate alınmaması ve bu konuda derece mahkemelerinin

gerekçelerinin bulunmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının da ihlal

edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca 5233 sayılı Kanun kapsamında

başvurulan idari süreç ve yargılama prosedürlerinin makul sürede

sonuçlandırılmaması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

32. Somut olayda mülkiyet hakkıyla ilgili gerekçede belirtilen

değerlendirme ve varılan sonuç gözetildiğinde usul güvencesi olan adil

yargılanma hakkı bakımından aynı şikâyetlerin tekrar incelenmesini gerektiren

bir neden bulunmamaktadır. Bu nedenle başvurucunun bu başlık altındaki mülkiyet

hakkı yönünden ileri sürdüğü benzer mahiyetteki şikâyetlerinin incelenmesine

gerek görülmemiştir.

33. Diğer taraftan makul sürede yargılanma hakkına ilişkin

şikâyet başvurucunun temel şikâyetlerinden ayrı olarak ele alınabilecek

nitelikte olduğundan makul sürede yargılanma hakkı yönünden inceleme

yapılmıştır.

34. Bireysel başvuru yapıldıktan sonra, 31/7/2018 tarihli ve

30495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe

giren 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli

ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların

Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

35. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

36. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır (Ferat Yüksel, §§ 27-36).

37. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı vetazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedeniyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama imkânına

sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler doğrultusunda Anayasa

Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgilibaşarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden

yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile

bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36)

38. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

39. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduklarına karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Maddi zararların eksik tazmin edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Manevi tazminata hükmedilmemesine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

12/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan y.

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Mehmet Sadık YAMLI Başvurucu : Paşa HÜROĞLU Vekili : Av. Meral HANBAYAT YEŞİL Av. Mehmet Ali KIRDÖK Av. Ümit SİSLİGÜN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/2880, 12 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Mülkiyet Hakkının
  9. B. Makul Sürede
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. M. Emin KUZ
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/2880
Tarih
12 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Volkan Doğdu Başvurusu (B. No: 2016/4186)
  • Zeliha İçyer ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/4688)
  • Sise Pet. Yaş Sebze Mey. Oto Al. Sat. Teks. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2016/9115)
  • Mecit Şahinkaya ve Tamer Korkmaz Başvurusu (B. No: 2016/463)
  • A.h. Başvurusu (B. No: 2019/7023)
  • Selman Tumur ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/18754)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.