İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Rabia Kocaaku Başvurusu (B. No: 2013/5053)

1. Başvuru, tahsil edilen gelir vergisinin dayanağı olan

Başvuru No2013/5053Tarih7 Temmuz 2015Okuma11 dk · 2.159 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Rabia Kocaaku Başvurusu

Karar tarihi
7 Temmuz 2015
Başvuru Numarası
2013/5053
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.159 kelime·11 dk okuma·10 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tahsil edilen gelir vergisinin dayanağı olan

kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptali üzerine fazladan ödendiği iddia

edilen verginin iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlali iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 28/6/2013 tarihinde İstanbul 5. Asliye Hukuk

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede

başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 26/11/2013 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle

şöyledir:

5. Başvurucu, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi

Kanunu’nun, 30/3/2006 tarihli ve 5479 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, Amme

Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun, Özel Tüketim Vergisi Kanunu ve

Vergi Usul Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değiştirilen 103.

maddesindeki “…fazlası %35 oranında”

ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 15/10/2009 tarihli ve E.2006/95, K.2009/144

sayılı kararıyla iptal edildiğini belirterek, 2006-2009 yılları arasında

işvereni tarafından verilen muhtasar beyannameler üzerine tahakkuk eden gelir

vergisinin, hatalı olarak fazladan tahsil edildiğini iddia ettiği 6.044,18 TL

tutarındaki kısmının yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle Anadolu Kurumlar

Vergi Dairesi Müdürlüğüne ve Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına

başvurmuştur.

6. Başvurucu, talebinin zımnen reddi üzerine 8/3/2012

tarihli şikâyet dilekçesiyle Maliye Bakanlığına başvurmuş, bu başvurunun da

süresinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi üzerine 10/5/2012 tarihinde

İstanbul 9. Vergi Mahkemesinde iptal ve tam yargı davası açmıştır.

7. Mahkemenin, 28/9/2012 tarihli ve E.2012/1227, K.2012/2503

sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Kararın ilgili kısımları

şöyledir:

“Dava

konusu olayda, Anayasa Mahkemesinin 15/10/2009 tarihli kararıyla 5479 sayılı

Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen, 193 sayılı Kanun’un 103. maddesinde yer

alan; 40.000 TL'den fazlasının 40.000 TL'si için 9.190 TL, ifadesinden sonra

gelen ‘fazlası %35 oranında’ ibaresinin ‘ücret gelirleri’ yönünden iptaline

karar verildiği dolayısıyla 2009 yılında Anayasaya aykırılığı karara bağlanan

bir tarife üzerinden vergilendirme yapıldığı, bu durumda ücret geliri üzerinden

yapılan vergi kesintisinin hesaplanmasında, 50.000-TL üzerindeki kısmın %27

oranı yerine %35 oranında vergilendirilmesi dolayısıyla vergi miktarının hatalı

hesaplandığı ve düzeltmeye konu olabileceği yolunda davacı tarafından ileri

sürülen iddia; 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 117. ve

118. maddelerinde düzeltme istemine konu yapılabileceği öngörülen hesap ve

vergilendirme hatalarından hiçbirinin varlığına dayanmadığı gibi Anayasa

Mahkemesi iptal kararlarının yürürlüğe girdiği tarihte ihtilaflı olmayıp,

kesinleşmiş hukuksal işlemlerin kaldırılması veya değiştirilmesine olanak

bulunup bulunmadığı noktasında doğan hukuksal sorunun çözümüne bağlıdır. Bu

nedenle, hukuki bir sorun teşkil eden ve kanunların yorumu sonunda

çözümlenebilecek nitelikte olan davaya konu yapılan işlem hakkında, 213 sayılı

Kanun’un yukarıda değinilen, 122. ve 124. madde hükümleri uygulanamayacağından,

ileri sürülen hatanın düzeltme ve şikâyet yoluyla giderilmesi imkânı

bulunmadığı anlaşılmakla uyuşmazlıkta, düzeltme ve şikâyet yoluna gidilmesi

sonucu tesis olunan ret işleminde isabetsizlik görülmemiştir.”

8. İtiraz üzerine, İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin

7/1/2013 tarihli ve E.2012/20629, K.2013/169 sayılı ilamıyla İlk Derece

Mahkemesinin kararı onanmıştır.

9. Karar düzeltme istemi, aynı Mahkemenin 6/5/2013 tarihli

ve E.2013/5778, K.2013/7096 sayılı ilamıyla reddedilmiştir.

10. Karar, başvurucuya 30/5/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

11. Başvurucu, 28/6/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

12. Anayasa'nın 153. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları

şöyledir:

"...

Kanun, kanun hükmünde kararname ve

Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri iptal

kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte

yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe

gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.

...

İptal kararları

geriye yürümez."

13. 193 sayılı Kanun’un, 5479 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle

değişik ve 1/1/2006 - 31/12/2009 tarihleri arasında

uygulanmış olan 103. maddesi şöyledir:

“Gelir vergisine tabi gelirler;

7.000 YTL'ye

kadar % 15

18.000 YTL'nin

7.000 YTL'si için 1.050 YTL, fazlası % 20

40.000 YTL'nin

18.000 YTL'si için 3.250 YTL, fazlası % 27

40.000 YTL'den

fazlasının 40.000 YTL'si için 9.190 YTL, fazlası % 35

oranında vergilendirilir."

14. Anayasa Mahkemesinin, 8/1/2010 tarihli Resmi

Gazetede yayımlanan E.2006/95, K.2009/144, K.T. 15/10/2009 tarihli kararının

sonucu şöyledir:

“30/3/2006 tarihli, 5479 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, Amme

Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Özel Tüketim Vergisi Kanunu ve Vergi

Usul Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un:

A- 1. maddesiyle

değiştirilen 31/12/1960 tarihli, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 103.

maddesinde yer alan 40.000 YTL'den fazlasının 40.000 YTL'si için 9190 YTL,

ifadesinden sonra gelen '' fazlası % 35 oranında ''

ibaresinin, 'ücret gelirleri' yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

..

D- 1. maddesiyle

değiştirilen 193 sayılı Kanun’un 103. maddesinde yer alan 40.000 YTL'den

fazlasının 40.000 YTL'si için 9190 YTL, ifadesinden sonra gelen '' fazlası % 35

oranında '' ibaresinin, 'ücret gelirleri' yönünden iptal edilmesi nedeniyle

doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden,

Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 53. maddesinin dördüncü ve

beşinci fıkraları gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMİ GAZETE'DE

YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,

15/10/2009 gününde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.”

15. 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanun ile

Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair

Kanun’un 3. maddesiyle değiştirilen 193 sayılı Kanun’un 103. maddesi şöyledir:

"Gelir

vergisine tabi gelirler;

8.800

TL’ye kadar % 15

22.000 TL’nin

8.800 TL’si için 1.320 TL, fazlası % 20

50.000

TL’nin 22.000 TL’si için 3.960 TL

(ücret gelirlerinde 76.200 TL'nin 22.000 TL’si için 3.960

TL), fazlası % 27

50.000

TL’den fazlasının 50.000 TL'si için 11.520 TL

(ücret gelirlerinde 76.200 TL’den fazlasının 76.200 TL’si

için 18.594 TL), fazlası % 35

oranında vergilendirilir.”

16. 213 sayılı Kanun’un “Hesap

hataları” kenar başlıklı 117. maddesi şöyledir:

“Hesap hataları

şunlardır:

1. Matrah

hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif

cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla

gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır.

2. Vergi

miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması,

mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı

vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır.

3. Verginin

mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir vergilendirme

dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya

alınmasıdır.”

17. 213 sayılı Kanun’un “Vergilendirme

hataları” kenar başlıklı 118. maddesi şöyledir:

“Vergilendirme hataları şunlardır:

1. Mükellefin

şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi

veya alınmasıdır;

2.

Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan

veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;

3. Mevzuda

hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmiyen veya

vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler

üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır.

4.

Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bulunduğu

vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya

fazla hesaplanmış olmasıdır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 7/7/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 28/6/2013 tarihli ve 2013/5053 numaralı bireysel başvurusu

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu, 193 sayılı Kanun’un, 5479 sayılı Kanun ile

değiştirilen 103. maddesindeki “…fazlası %35

oranında” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 15/10/2009 tarihli

kararıyla iptal edildiğini, Anayasa’ya aykırı olduğuna karar verilen kanun

hükmüne dayanılarak 2006-2009 yılları arasında işvereni tarafından verilen

muhtasar beyannameler üzerine fazladan gelir vergisinin tahsil edildiğini, 6009

sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemde fazladan tahsil

edilen vergilere ilişkin düzenleme yapılmadığını, Anayasa Mahkemesi

kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin kuralın mutlak olmadığını, hukuki

güvenlik ve kamu barışının sağlanmasını teminen dava

konusu olayda Anayasa Mahkemesi kararının geçmişe yürütülmesi gerektiğini

belirterek, Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

20. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Herkes,

Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal

edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”

21. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf

olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal

edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”

22. Belirtilen hükümler uyarınca, bir anayasal hak ihlali

iddiasının Anayasa Mahkemesinin konu bakımından yetkisi dâhilinde olabilmesi

için, başvurucu tarafından dayanılan hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerden olması ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna

ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamında yer alması, ayrıca

başvurucunun ihlal iddiasına temel alınan hakkın kapsamına giren korunmaya

değer bir menfaatinin bulunması gerekir (Ahmet

Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 31).

23. Anayasa’nın 35. maddesi şöyledir:

“Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz.”

24. Anayasa’nın 35. maddesi kapsamındaki mülkiyet hakkının

ihlal edildiğini ileri süren başvurucu, böyle bir hakkın varlığını kanıtlamak

zorundadır (Cemile Ünlü, B. No:

2013/382, 16/4/2013, § 26). Bu nedenle, öncelikle başvurucunun, Anayasa’nın 35.

maddesi uyarınca korunması gereken mülkiyet hakkı kapsamında bir menfaate sahip

olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekir.

25. Bireysel başvuru yolunda mülkiyet hakkının ihlali

iddiasının ileri sürülebilmesi için mülkiyet konusu "sahip olunan bir mülk"e ihlal sonucunu doğuracak

bir müdahalenin bulunması gerekmektedir (Benzer yöndeki Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi (AİHM) kararları için bkz. J.A. Pye (Oxford) Ltd ve J.A. Pye (Oxford) Land Ltd/Birleşik

Krallık, B. No: 44302/02, 30/8/2007, § 61; Von

Maltzan ve Diğerleri/Almanya (k.k.), B. No: 71916/01, 71917/01, 10260/02, 2/3/2005, §

74(c); Kopecký/Slovakya, B. No: 44/912/98, 28/9/2004, §

35(c); Selçuk Emiroğlu, B. No:

2013/5660, 20/3/2014, § 26).

26. Mülkiyet hakkı kapsamında sahip olunan şey, "mevcut bir şey" olabileceği

gibi, "malvarlığına ilişkin

değerler" de olabilir. Bu kapsamda alacak hakları da mülkiyet

hakkı kapsamında değerlendirilebilecektir. Ancak alacak haklarının mülkiyet

hakkı kapsamında korunabilmesi için, ya bir mahkeme hükmü, hakem kararı, idari

karar gibi bir işlemle "yeterli

derecede icra edilebilir kılınmış olması" (Benzer yöndeki AİHM

kararları için bkz. Burdov/Rusya, B. No: 59498/00, 7/5/2002, § 28; Moskal/Polonya, B. No: 10373/05, 15/9/2009, § 45) ya da en

azından bunlarla bağlantılı olarak "meşru

bir beklenti"nin

bulunması gerekmektedir. Meşru beklenti objektif temelden uzak bir beklenti

olmayıp, bir kanun hükmü, yerleşik bir yargısal içtihat veya ayni menfaatle

ilgili hukuki bir işleme dayalı beklentidir (Benzer yöndeki AİHM kararları için

bkz. Kopecký/Slovakya, B. No: 44/912/98, 28/9/2004, §§

45-52; Saghinadze ve Diğerleri/Gürcistan, B. No: 18768/05,

27/5/2010, § 103; Selçuk Emiroğlu, , § 28).

27. Yukarıda belirtilen Mahkeme içtihatları gereği, mülkiyet

hakkının ihlal edildiğini ileri süren başvurucunun, öncelikle böyle bir

hakkının var olduğunu, en azından meşru bir beklenti içinde olduğunu

kanıtlaması gerekmektedir.

28. Somut olayda başvurucu, 2006-2009 yılları arasında ücret

gelirleri ile diğer gelirlerin vergilendirilmesinde aynı tarifenin

uygulanmasının Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa'ya aykırı bulunması ve

tarifenin "...40.000 YTL’den fazlasının

40.000 YTL’si için 9190 YTL..." ifadesinden sonra gelen “… fazlası % 35 oranında …” ibaresinin,

ücret gelirleri bakımından iptal edilmesi dolayısıyla, 2006-2009 yılları arasındaki

ücret gelirlerine uygulanan tarifenin hukuka aykırılığının ortaya çıktığını ve

kendisinden fazla vergi alınması suretiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini

iddia etmiştir.

29. Başvurucunun iddialarının, kendisinden fazla vergi

alınması suretiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, fazladan alınan kısmın

iade edilmesi gerektiği, dolayısıyla bir alacak hakkının bulunduğu yönünde

olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mülkiyet hakkı ihlali iddiasının

değerlendirilebilmesi için öncelikle mülkiyet hakkı kapsamında

değerlendirilebilecek bir alacak hakkının mevcudiyetinin tartışılması

gerekmektedir.

30. 193 sayılı Kanun'un 103. maddesini değiştirerek ücret

gelirleriyle diğer gelirlerin aynı tarifeye tabi tutulması uygulamasını getiren

5479 sayılı Kanun'un 1. maddesi 1/1/2006 tarihinde yürürlüğe girmiş, Anayasa

Mahkemesi tarafından 15/10/2009 tarihinde iptal edilmiş, iptal kararı Resmî Gazete'de 8/1/2010 tarihinde yayımlanmış ve 8/7/2010

tarihinde yürürlüğe girmiştir. İptal üzerine TBMM tarafından çıkarılan 6009

sayılı Kanun'un 3. maddesiyle 193 sayılı Kanun'un 103. maddesi değiştirilerek,

ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde farklı bir tarifeye geçilmiş, en yüksek

oran olan % 35 oranına tabi ücretler bakımından matrah

dilimi tutarı artırılmıştır. Her ne kadar Anayasa Mahkemesi iptal kararının

yürürlük tarihi 8/7/2010 tarihi olsa da, 6009 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle

getirilen düzenlemenin yürürlük tarihi, vergiye tabi gelirin "yıllık olması ilkesi"ne uygun olarak

1/1/2010 tarihi olarak belirlenmiş ve böylelikle Anayasa'ya aykırılık durumu

2010 yılı başından itibaren giderilmiştir

(Selçuk Emiroğlu, , § 32).

31. Anayasa'nın 153. maddesinin ikinci fıkrası gereği,

Anayasa Mahkemesince iptal edilen kanun hükmü, iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte, Anayasa Mahkemesince daha

ileri bir tarih belirlenmiş ise o tarihte yürürlükten kalkacaktır. Aynı

maddenin dördüncü fıkrası gereği ise Anayasa Mahkemesi iptal kararları geriye

yürümeyecektir. Dolayısıyla, Anayasa Mahkemesince iptal edilen bir kanun hükmü,

iptal kararının yürürlüğe girdiği tarih itibariyle yürürlükten kalkacak ve

iptal kararları geriye yürümeyeceği için de, bu kanun

hükmüne göre tesis edilmiş işlemler geçerliliklerini sürdüreceklerdir. Nitekim

AİHM de, hukuki kesinlik ilkesi gereği Anayasa

Mahkemesi iptal kararlarının geriye dönük olarak haklar tesis etmeyeceğini

belirtmiştir (Benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. H.R./Almanya, B. No: 17750/91, 30/6/1992; J.R./Almanya, B. No: 22651/93, 18/10/1995;

Mika/Avusturya, B. No: 26560/95,

26/6/1996; Selçuk Emiroğlu, §

33).

32. Bu durumda başvurucunun, 2006-2009 yılları arasında

kendisinden fazla vergi alındığı ve bunların iade edilmesi gerektiği yönündeki

iddialarına dayanak olarak ileri sürdüğü Anayasa Mahkemesi iptal kararı, geçmişe

dönük olarak vergi iadesi şeklinde alacak hakkı doğurucu bir etkiye sahip

olmadığı gibi, bu konuda meşru beklenti oluşturmak bakımından da elverişli

değildir. Dolayısıyla başvurucuyu, iddia ettiği hakkı elde etme konusunda meşru

bir beklentiye sevk edecek bir kanun hükmü veya yerleşik yargısal bir içtihat

bulunmadığından, başvurucunun, Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet

hakkına ilişkin korumadan yararlandırılması mümkün değildir.

33. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 35. maddesi

kapsamına giren korunmaya değer bir menfaatinin bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin “konu bakımından

yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun, mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının "konu

bakımından yetkisizlik" nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

7/7/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör Yrd. : Gökçe GÜLTEKİN Başvurucu : Rabia KOCAAKU Vekili : Av. Ayşegül HANYALIOĞLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/5053, 7 Temmuz 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru
  5. Süreci
  6. III. Olay Ve Olgular
  7. A. Olaylar
  8. B. İlgili
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. Dursun
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/5053
Tarih
7 Temmuz 2015

İlgili Kararlar

  • Seyfettin Barut Başvurusu (B. No: 2014/14594)
  • Atila Sertel Başvurusu (B. No: 2015/6723)
  • Mahmut Sancar Başvurusu (B. No: 2013/3583)
  • Orhan Eğilmez Başvurusu (B. No: 2013/4326)
  • Tansel Çölaşan Başvurusu (B. No: 2014/6128)
  • A.t. Başvurusu (B. No: 2013/8482)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.