İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Rıdvan Batur Başvurusu (B. No: 2018/17680)

1. Başvuru; güvenlik soruşturmasının olumsuz

Başvuru No2018/17680Tarih3 Aralık 2020Okuma13 dk · 2.663 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Rıdvan Batur Başvurusu

Karar tarihi
3 Aralık 2020
Başvuru Numarası
2018/17680
R.G. Tarih ve Sayı
6/1/2021-31356
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.663 kelime·13 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; güvenlik soruşturmasının olumsuz

sonuçlandığından bahisle vergi müfettişliğine atanmama işlemine karşı açılan

davada sadece idarece sunulan bilgi ve belgeler uyarınca karar verilmesi, hükme

esas alınan bilgi ve belgelerin tebliğ edilmemesi nedeniyle silahların eşitliği

ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 29/6/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapmaktayken

13/12/1983 tarihli ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri

Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 29. maddesi uyarınca yapılan yazılı

sınavları ve mülakat sınavlarını geçerek vergi müfettişi olarak atanmaya hak

kazanmıştır.

9. 1/7/2015 tarihli ve 29403 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan 2015/391 sayılı kararname ile vergi müfettişliğine atamaları

gerçekleştirilenler ilan edilmiş, anılan kararnamede başvurucunun ismine yer

verilmemiştir.

10. Başvurucu, atamasının neden yapılmadığını öğrenmek

için 10/7/2015 tarihinde idareye başvurmuş; başvurucuya somut bir açıklamada

bulunulmamıştır.

11. Başvurucu söz konusu işleme karşı İstanbul 11. İdare

Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde iptal davası açmıştır. Başvurucu 4/9/2015 tarihli

dava dilekçesinde işleme yönelik olarak hukuka aykırılık iddialarını ileri

sürmekle birlikte işlemin somut sebebini bilmediğini belirtmiştir.

12. Maliye Bakanlığının 9/11/2015 tarihli ilk savunma

dilekçesinde başvurucunun neden vergi müfettişliğine atanmasının

gerçekleştirilmediğine ilişkin net bir açıklamada bulunulmamış; yapılan

güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda başvurucu hakkında elde

edilen bilgilerin olumsuz olduğu, devlet sırrı niteliğinde bulunduğu

belirtilerek kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda başvurucunun

müfettişliğe atanmasının uygun olmadığının değerlendirildiği ifade edilmiştir.

13. Mahkeme 11/3/2016 tarihli ara kararı ile başvurucunun

atanmama sebebi olarak gösterilen güvenlik soruşturması ile arşiv araştırmasına

ilişkin bilgi ve belgelerin devlet sırrı niteliğinde olduğu gerekçesiyle

mahkemelere ve diğer birimlere verilmemesine ilişkin Bakanlık oluru

alındığından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuzluğuna dair

bilgi ve belgelerin dosyaya eklenmeksizin mahkeme heyetince incelenip iade

edilmek üzere memur eliyle Mahkemeye sunulmasını Maliye Bakanlığından

istemiştir. 6/4/2016 tarihinde Mahkeme Başkanı'nın odasında toplanan Mahkeme

Heyetine başvurucu hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv

araştırmasının sonucu Maliye Bakanlığı görevlisi tarafından sunulmuştur.

14. Başvurucu 25/1/2016 tarihli savunmaya cevap

dilekçesinde; Maliye Bakanlığı tarafından işlemin sebebine dair somut

bilgi/belge sunulamadığını, bu hususa yönelik kendisine de hiçbir tebligat

yapılmadığını ve bu durumun hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

15. Mahkeme 11/4/2016 tarihli kararı ile oyçokluğuyla

davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde 6/4/2016 tarihinde davalı idarenin

görevlisi tarafından Mahkeme Heyetine sunulan başvurucu hakkındaki güvenlik

soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna dair belgenin incelenmesi

neticesinde başvurucunun kardeşleri ve babası hakkında elde edilen bilgilere

göre başvurucunun güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğu

kanaatine varıldığı ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı

sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir. Ayrıca 12/4/2000 tarihli ve 24018 sayılı

Resmî Gazete'de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması

Yönetmeliği'nin ekinde yer alan formdaki soruların hakkında güvenlik soruşturması

ve arşiv araştırması yapılacak kişiyle birlikte annesi, babası, eşi ve

kardeşlerini de kapsadığı ifade edilmiştir.

16. Karşıoyda ise dava dosyasına sunulmayan ve memur

eliyle getirilerek Mahkeme Heyetince incelenen güvenlik soruşturmasının

olumsuzluğuna ilişkin belgenin tek bir sayfadan oluştuğuna, herhangi bir kurum

isminin ya da üst yazının bulunmadığına, mühürsüz ve imzasız olan belgede

başvurucunun akrabalarının bilgilerine yer verildiğine, söz konusu bilgilerin

başvurucunun vergi müfettiş yardımcılığına atandığı 2011 öncesi döneme ait

olduğuna değinilmiştir. Başvurucunun vergi müfettiş yardımcılığına atanmadan

önce yapılan güvenlik soruşturmasının olumlu olduğu vurgulanarak hukuken kabul

edilemeyecek belgeye dayanılarak tesis edilen işlemin iptalinin gerektiği

belirtilmiştir.

17. Başvurucunun ret hükmüne yönelik temyiz istemi

Danıştay İkinci Dairesi (Daire) tarafından 5/4/2018 tarihinde reddedilmiştir.

Başvurucu temyiz dilekçesinde; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuzluğuna

ilişkin herhangi bir belgenin Mahkemeye sunulmadığını ve tarafına

bildirilmediğini, bu durumun yargılamayı hukuksuz kıldığını ileri sürmüştür.

18. Başvurucu tarafından karar düzeltme yoluna

başvurulmamıştır.

19. Başvurucu 8/6/2018 tarihinde Daire kararını tebellüğ

etmiş ve 29/6/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

A. Ulusal Hukuk

20. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun 16. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Dava dilekçelerinin ve eklerinin

birer örneği davalıya, davalının vereceği savunma davacıya tebliğ olunur.

Davacının ikinci dilekçesi davalıya,

davalının vereceği ikinci savunma da davacıya tebliğ edilir.

...

Davalara ilişkin işlem dosyalarının aslı

veya onaylı örneği idarenin savunması ile birlikte, Danıştay veya ilgili

mahkeme başkanlığına gönderilir"

21. 2577 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"1. Danıştay, bölge idare

mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her

türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum

gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini

taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların,

ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir. Haklı sebeplerin

bulunması halinde bu süre, bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir.

...

3. Ancak, istenen bilgi ve belgeler

Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine veya

Devletin güvenliği ve yüksek

menfaatleriyle birlikte yabancı devletlere de ilişkin ise, Cumhurbaşkanı ya da

ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan, gerekçesini bildirmek suretiyle,

söz konusu bilgi ve belgeleri vermeyebilir. Verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak

ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez.

..."

B. Uluslararası

Hukuk

22. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil

yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile

ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar

konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini isteme hakkına sahiptir.”

23. Sözleşme’deki hakların etkili bir biçimde korunması

için davaya bakan mahkemelerin Sözleşme’nin 6. maddesine göre "tarafların

dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde inceleme

görevi" vardır (Dulaurans/Fransa, B. No: 34553/97, 21/3/2000, §

33).

24. Sözleşme’nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında

kişilerin davalarının hakkaniyete uygun olarak görülmesini isteme hakları

güvence altına alınmıştır. Hakkaniyete uygun yargılanmanın temel unsuru,

yargılamanın çelişmeli olması ve taraflar arasında silahların

eşitliğinin sağlanmasıdır (Rowe ve Davis/Birleşik Krallık [BD], B.

No: 28901/95, 16/2/2000, § 60).

25. Hükme esas alınan bilirkişi raporu dâhil yargılamaya

esas olan tüm kanıt ve belgeler hakkında bilgi sahibi olma, bu unsurlara

ilişkin yorumda/itirazda bulunma imkânının taraflara sağlanması, ayrıca bu

imkânın pratik ve etkili bir niteliği haiz olması adil bir yargılamanın

gereğidir (Dırama/Türkiye, B. No: 20797/07, 13/11/2018, §§ 22-24).

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

26. Mahkemenin 3/12/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

27. Başvurucu; vergi müfettiş yardımcılığına atanmadan

önce hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumlu olduğunu, hukuken kabul

edilmeyecek belgeye dayanılarak işlem tesis edildiğini, söz konusu belgede

akrabalarına yönelik bilgilere yer verildiğini, kararın haksız olduğunu

belirterek adil yargılanma hakkı ile şuç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

28. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar

başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

29. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun sadece idarenin sunduğu belgeler dayanak alınarak Mahkemece

karar verildiği, söz konusu belgelerin hukuki temelinin bulunmadığı ve işleme

dayanak olarak gösterilen belgelerin tarafına gönderilmediğine ilişkin

şikâyetleri silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri kapsamında

incelenmiştir.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

30. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

a. Genel

İlkeler

31. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes iddia,

savunma ve adil yargılanma hakkına sahiptir. Anayasa'nın anılan

maddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunma hakkına

birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önünde dile

getirme fırsatı tanınması gerektiği anlamını da içermektedir (Mehmet Fidan,

B. No: 2014/14673, 20/9/2017, § 37).

32. Anayasa'nın 36. maddesine "adil yargılanma"

ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin tarafı olduğu

uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alınan adil yargılama hakkının

madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi de

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına

dâhil edilen silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan ilkenin

adil yargılanma hakkının kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya

çıkmaktadır. Anılan ilkeye uygun yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete

uygun olması olanaklı değildir (Mehmet Fidan, § 38).

33. Anayasa Mahkemesinin görevi başvuru konusu

yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığını değerlendirmektir. Genel

anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ışığında taraflara iddialarını sunma

hususunda uygun imkânların sağlanması şarttır (Yüksel Hançer, B. No:

2013/2116, 23/1/2014, § 19).

34. Silahların eşitliği ilkesi; davanın taraflarının

usule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması, taraflardan

birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve

savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip

olması ve yargılamaya etkin katılımlarının sağlanması anlamına gelir (Yaşasın

Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).

35. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan

çelişmeli yargılama ilkesi, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm

taraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma

ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir. Bu çerçevede

başvuranların bilirkişi raporunun sonucuna itiraz edememesi ya da delillerle

ilgili görüş bildirmelerine fırsat verilmemesi çelişmeli yargılama ilkesinin

ihlali olarak değerlendirilebilmektedir (Hüseyin Sezen, B. No:

2013/1793, 18/9/2014, § 38).

36. Yargılamanın tüm aşamalarında silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkelerinin güvence altına alınarak adil yargılanma

hakkının korunması hukuk devleti olmanın bir gereğidir (Mustafa Kupal, B.

No: 2013/7727, 4/2/2016, § 52).

b. İlkelerin Olaya Uygulanması

37. Somut olayda uyuşmazlık başvurucunun güvenlik

soruşturması nedeniyle vergi müfettişliğine atanmaması işleminden doğmuştur.

Mahkeme 11/3/2016 tarihli ara kararı gereği Maliye Bakanlığı tarafından memur

eliyle sunulan belgeler uyarınca kardeşleri ve babası hakkında elde edilen

bilgiler uyarınca başvurucunun atanmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı

sonucuna ulaşmıştır. Bir başka ifadeyle Mahkeme, uyuşmazlığın çözümünü büyük

ölçüde Maliye Bakanlığı tarafından sunulan belgeler üzerine temellendirmiştir.

38. Dosya içeriğinden ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi

(UYAP) üzerinden yapılan incelemeden anlaşıldığı üzere başvurucu, atanmamasına

temel olan olguyu (kardeşleri ve babası hakkında elde edilen olumsuz bilgiler

bulunduğunu) mahkeme kararı ile öğrenmiştir. Başvurucu, işleme temel olan

olguya ilişkin olarak bilgi/belge sahibi olmaması durumunu yargılama süresi

boyunca Mahkemeye iletmiştir. Mahkemenin 11/3/2016 tarihli ara kararı uyarınca

Maliye Bakanlığı tarafından iletilen uyuşmazlık konusu işleme esas olan belgeleri

başvurucuya sunmadan yargılamayı sonuçlandırdığı anlaşılmaktadır.

39. Hükme esas alınan belgelerden hükümle birlikte

haberdar olunması yargılamanın bütününe bakıldığında sürecin koşullarına göre

tek başına adil yargılanma hakkı yönünden bir ihlal oluşturmayabilir. Adil bir

yargılamanın gerçekleşmiş olduğu sonucuna varılabilmesi için yargılamanın

bütününde taraflara yargılamaya esas olan tüm kanıt ve belgeler hakkında

yorumda ve itirazda bulunabilmeleri için pratik ve etkin imkânların sunulmuş

olması/çelişmenin sağlanması gerekmektedir.

40. İlk derece aşamasında başvurucu, Maliye Bakanlığı

tarafından sunulan belgelerin içeriğinden hüküm verilene değin haberdar

değildir. Başvurucu her ne kadar mahkeme kararı ile kardeşleri ve babası

hakkında elde edilen bilgilerden kaynaklı olarak atamasının yapılmadığını

öğrenmiş ise de kararın gerekçesi (bkz. § 15) hükme esas alınan

belgelerin içeriğini yansıtmaktan uzaktır. Bu nedenle kardeşleri ve babası

hakkında elde edildiği iddia edilen bilgilerin hangi delillere dayandığı, bu

iddianın nasıl ve neden doğduğu konusunda idare tarafından Mahkemeye sunulan

bilgi ve belgelere sahip olmayan başvurucunun ret hükmünün gerekçesi ile(temyiz

aşamasında) hükme esas alınan belgelere ilişkin etkin olarak yorumda ve

itirazda bulunması adına yeterli imkâna sahip olduğu söylenemez. Sonuç olarak

somut yargılama sürecine bu çerçeveden bakıldığında başvurucuya hükme esas

alınan belgeleri incelemesi, bu belgelere yönelik yorumda ve itirazda

bulunabilmesi için pratik ve etkin imkânların sağlanmadığı görülmüştür.

41. Bu nedenlerle başvurucuya hükme esas alınan belgelere

yönelik yorumda/itirazda bulunma konusunda etkin ve pratik imkânların

sağlanmamasının silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleriyle

bağdaşmadığı, bu bağlamda adil bir yargılamanın gerçekleşmediği sonucuna

varılmıştır.

42. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

hüküm altına alınan adil yargılanma güvencelerinden olan silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

43. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden

yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında

açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya

üzerinden karar verir."

44. Başvurucu, ihlalin tespiti ile yeniden yargılama

yapılmasına hükmedilerek ihlalin giderilmesi ve tazminat talebinde bulunmuştur.

45. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B.

No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl

ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi

diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine

getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına

geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına işaret

etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

46. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

47. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda

Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi

uyarınca ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder.

Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak

ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve

bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle

Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama

kararı verildiğinde usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı

olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda

herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir kararın

kendisine ulaştığı mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini

beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama

kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri

yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§ 58, 59; Aligül Alkaya ve

diğerleri (2), §§ 57-59, 66, 67).

48. İncelenen başvuruda yargılama süreci içinde

silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme kararından

kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

49. Bu durumda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise

bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı

verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal

kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu

sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

50. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunduğu sonucuna varıldığından tazminat talebinin

reddine karar verilmesi gerekir.

51. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve

3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin

ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkı

kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

İstanbul 11. İdare Mahkemesine (E.2015/239, K.2016/695) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 3/12/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Selçuk KILIÇ Başvurucu : Rıdvan BATUR Vekili : Av. Mesut ÖZER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/17680, 3 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru
  5. Süreci
  6. III. Olay Ve
  7. Olgular
  8. IV. İlgili
  9. Hukuk
  10. A. Ulusal Hukuk
  11. B. Uluslararası
  12. V. İnceleme Ve
  13. Gerekçe
  14. A. Başvurucunun
  15. B. Değerlendirme
  16. A. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin
  17. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  18. C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkı
  19. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun
  20. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/17680
Tarih
3 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Nevzat Korkut Başvurusu (B. No: 2017/27571)
  • K.s. Başvurusu (B. No: 2017/29420)
  • Alper Şahin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/25293)
  • Abdullah Mehdi ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/4828)
  • Fatmahanım Ay ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/34541)
  • Hüseyin Talaz Başvurusu (B. No: 2017/26769)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.