İçeriğe geç
AC
İkinci Bölüm Başvuru No: 2019/11368 Tarih:

S.a. Başvurusu (B. No: 2019/11368)

Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

GİZLİLİK TALEBİ KABUL

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

S.A. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/11368)

Karar Tarihi: 19/11/2020

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 29/3/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71.

maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana

ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine

karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucunun 7/12/2009 tarihinde gözaltına alınmasını

müteakip Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca 9/12/2010 tarihinde şüpheli

sıfatıyla ifadesi alınmıştır. Aynı gün Batman (kapatılan) 1. Sulh Ceza

Mahkemesinin kararıyla başvurucu tutuklanmıştır.

9. Başvurucuyla birlikte dokuz kişi hakkında 2/2/2011

tarihinde iddianame düzenlenmiştir.

10. Başvurucu, ilk duruşma sonunda Batman 1. Ağır Ceza

Mahkemesinin 16/3/2011 tarihli kararıyla serbest bırakılmıştır.

11. Yerel mahkemenin 28/11/2012 tarihli kararıyla

başvurucunun üzerine atılı dolandırıcılık suçundan beraat ettiği, diğer

suçlardan ise hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.

12. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 19/12/2017 tarihinde hükmü

bozmuştur.

13. Bozma sonrası Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi;

başvurucunun üzerine atılı dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik

suçlarından beraatine, görevi kötüye kullanma suçu kapsamında ise hükmün

açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar vermiştir.

14. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına

başvurucu tarafından yapılan itirazın Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesince

25/4/2019 tarihinde reddedildiği anlaşılmıştır. Beraat kararına karşı katılan

kurum vekili tarafından 7/3/2019 tarihinde temyiz isteminden vazgeçilmesine

dair dilekçe verilmesi üzerine hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.

15. Başvurucu 29/3/2019 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

16. Mahkemenin 19/11/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

17. Başvurucu, bireysel başvuru konusu yargılamanın uzun

sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

18. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

19. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak

ise suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden

davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E.,

B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34)

20. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate

alınır (B.E., § 29).

21. Bu şekilde anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin

benzer başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda

başvurucunun gözaltına alınması ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması

kararına yapılan itirazın reddine dair verilen karar arasında geçen 9 yıl 4 ay

13 günlük sürenin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

3. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

22. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında

açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya

üzerinden karar verir.”

23. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 20.000 TL manevi

tazminat ödenmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

24. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

25. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı

karşılığında başvurucuya net 16.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

26. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve

3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.364,60 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Başvurucuya net 16.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. 364,60 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.364,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemelerde gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin bilgi için Batman 1. Ağır Ceza

Mahkemesine (E.2018/91, K.2018/558) GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 19/11/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Hikmet Murat AKKAYA

Başvurucu

:

S.A.

Vekili

:

Av. Erkan ŞENSES

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/11368, 19 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası