İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

S.y. Başvurusu (B. No: 2015/19127)

1. Başvuru; psikolojik tacizden kaynaklanan zararların

Başvuru No2015/19127Tarih18 Temmuz 2019Okuma12 dk · 2.446 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm S.Y. Başvurusu

Karar tarihi
18 Temmuz 2019
Başvuru Numarası
2015/19127
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.446 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; psikolojik tacizden kaynaklanan zararların

giderilmemesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/12/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık cevabında, başvuru ile ilgili görüş

bildirilmesine gerek görülmediği ifade edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Cağaloğlu

Sosyal Güvenlik Merkezi (Kurum) arşivinde hemşire olarak görev yapmaktadır.

9. Başvurucu çalıştığı yerde psikolojik baskıya uğradığını

belirterek İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalının Polikliğine başvurmuştur. Muayene sonrası düzenlenen

2/6/2011 tarihli raporda (Bilirkişi Raporu), tespit edilen majör depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu klinik

tanılarının, başvurucunun anlattığı işyerinde yıldırma davranışları öyküsü ile

uyumlu olduğu ve sağlığının basit tıbbi bir müdahale ile giderilemeyecek

şekilde bozulduğu sonucuna varılmıştır.

10. Başvurucu ayrıca işyerinde psikolojik tacize maruz kaldığını

belirterek Kurum Başkanlığına başvurmuştur. Başvurucu ilgili dilekçesinde,

görevi ile ilişkili toplantılara çağrılmadığını, işinin gereği olarak

kullandığı şifrelerin haber verilmeden değiştirildiğini, Göztepe İlaç Deposunda

görevlendirildiğinde dört ay boyunca güneş altında fatura ayıklamak zorunda

kaldığını, talebi dışında Doğancılar Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünde

görevlendirildiğini, fiziksel güç gerektiren işlerde çalıştırıldığını,15/8/2008

tarihinde bozulmuş gebelik nedeniyle kürtaj olmak zorunda kaldığını ifade

etmiştir. Ayrıca, hakkında "Müdürün adamı buna dikkat edin herşeyi yapabilir." şeklinde konuşulduğunu onur ve

haysiyetine aykırı muameleye maruz kalması neticesinde psikolojisinin

bozulduğunu, ağır depresif durumu nedeniyle alkol içtiğini ve üç ay boyunca

psikoterapi gördüğünü, işyerinde üç yıl boyunca maruz kaldığı olumsuz tutum ve

davranışlar nedeniyle psikolojik sorunları olduğunu, yapılan kapsamlı muayene

sonrası majör depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu tanısı ile

psikolojik tacize uğradığı yönünde rapor düzenlendiğini belirtmiştir.

11. Kurum Başkanlığı iddiaları incelemek üzere müfettiş

görevlendirmiştir. Başvurucunun işyeri özlük dosyası, sağlık durum bilgileri

ile gördüğü tedavilere ilişkin belgeler, yaptığı işlere ilişkin kayıtlar

incelenerek ve başvurucunun ifadesinde şahit olarak gösterdiği kişiler dâhil on

bir kişinin ifadesi alınarak hazırlanan 10/11/2011 tarihli müfettiş raporunda,

ileri sürülen psikolojik baskı iddialarının gerçeği yansıtmadığı sonucuna

varılmıştır. Raporda;

i. Bir kısım görevlendirmelerin başvurucunun talebiyle

gerçekleştiği, başvurucunun evine çok yakın bir birimde görevlendirilmesi,

başvurucunun işyeri değişikliği taleplerinin birim amirlerince kabul edilmesi

hususları birlikte değerlendirilerek görev ve görev yeri değişikliklerinde

keyfiyet ve mevzuata aykırı bir durumun mevcut olmadığı, görevlendirmelerin iş

ve hizmet gerekleri kapsamında yapıldığı sonucuna varılmıştır.

ii. Başvurucunun daha önce de 2005-2008 yılları arasında

hemşirelik mesleği ile doğrudan ilişkili olmayan işler yaptığı, verilen bu

görevler bağlamında fiziksel ve psikolojik rahatsızlığını belirten bir

şikâyetinin mevcut olmadığı, Kurum mevzuatında da hemşirelik kadrosunda olan

personelin yakınılan işlerde çalıştırılmayacağına dair hüküm bulunmadığı

vurgulanarak başvurucunun niteliğine uygun olmayan görevlerde çalıştırılarak

psikolojik taciz uygulandığı yönündeki iddiasının temelsiz olduğu

belirtilmiştir.

iii. Doktorun kürtaj nedenine dair yazışmalara cevap vermediği

vurgulandıktan sonra başvurucunun maddi sıkıntılar nedeniyle kendi isteği ile

kürtaj olduğu, olayın işyeri ve çalışma koşullarıyla ilgisi olmadığına dair

tanık ifadeleri birlikte değerlendirilerek kürtaj ile işyeri koşulları arasında

bir bağlantının tespit edilemediği ifade edilmiştir.

iv. Dinlenen tanıkların tamamına yakınının başvurucuya ve diğer

personele psikolojik baskı yapıldığı yönünde ifadelerinin mevcut olmadığı,

başvurucunun iddialarının doğrulanmadığı vurgulanmıştır. Sosyal güvenlik

kurumlarının tek çatı altında toplanmasına yönelik Kurumun yeniden

yapılandırılması sürecinde farklı kurumlarda çalışanların birlikte çalışmaya

başladıklarını, iş yükünün önemli ölçüde arttığı ve personelin daha önce

çalışmadıkları birimlerde görevlendirilmek zorunda kalındığı bu nedenlerle

birbirini önceden tanımayan mesai arkadaşları arasında zaman zaman sıkıntılar

yaşandığı tespiti yapılmıştır. Ayrıca başvurucunun ailesi ve eşiyle ilişkisinin

iyi olmadığı, başvurucunun içinde bulunduğu sıkıntıları aşmak amacıyla

psikolojik etkisi olan ilaçlar kullanmaya başladığı yönündeki tespitlere

dayanılarak, başvurucunun iddialarını içinde bulunduğu ailevi ve çevresel

etmenler nedeniyle dile getirmiş olabileceği, psikolojik baskı ve tacizin

mevcut olmadığı sonucuna varılmıştır.

12. Öte yandan başvurucunun 20/2/2012 tarihinde Başbakanlık

İletişim Merkezine (BİMER) Kurumda psikolojik baskı ve tacize maruz kaldığı

yönünde başvuru yapması üzerine, Sosyal Güvenlik İl Müdürü tarafından 11/4/2012

tarihli inceleme raporu düzenlenmiştir. Raporda; başvurucunun psikolojik baskı

ve taciz iddialarının yerinde olmadığı, başvurucu ile ilgili görevlendirmelerin

ve verilen işlerin mevzuat gereği olduğu belirtilmiştir.

13. Başvurucu;

i. 21/7/2008 tarihinde Göztepe İlaç ve Eczacılık Deposunda görevlendirildiğinde

hamaliye işleri yaptığını, daha sonra Doğancılar İlaç Eczacılık Biriminde

Destek Hizmetleri ve Ayniyat Servisinde çalıştığını,

ii. 16/1/2012 tarihinde Kurumda görevlendirildiğinde önce

arşivde çalıştırıldığını sonra aynı merkezde 20/2/2012 tarihinde Kısa Vadeli

Sigortalar Servisinde, 30/3/2012 tarihinde tarım tevkifat

işlemlerinde, 9/8/2012 tarihinde Gelen Evrak Servisinde çalıştırıldığını,

5/12/2012 tarihinde de Pendik Sosyal Güvenlik Merkezinde İcra Takip, Haciz ve

Satış Servisinde, 21/7/2013 tarihinde tekrar Göztepe İlaç ve Eczacılık

Deposunda görevlendirildiğini,

iii. Görev yeri sürekli değiştirilerek görevine uygun olmayan

işlerde çalıştırıldığını, fiziksel güç gerektiren işlerde çalıştığı için kürtaj

olmak zorunda kaldığını, hakkında dedikodu yapıldığını, yaşadığı olaylar

nedeniyle alkol bağımlısı olduğunu ve majör depresyon ve travma sonrası stres

bozukluğu teşhisi ile tedavi gördüğünü belirterek 2/4/2013 tarihinde tam yargı davası

açmıştır.

14. İdare davaya cevabında;

i. Hastanelerin Sağlık Bakanlığına devredilmesinden sonra

başvurucunun Kurumda rızası ile kaldığı ancak Kurumda sağlık hizmeti

verilmediği için hemşire olarak çalışmasının mümkün olmadığı, diğer doktor ve

hemşirelerle birlikte evrak işinde görevlendirildiği belirtilmiştir.

Başvurucuya kürtaj olmasını gerektirecek bir iş verilmediği, iddianın soyut ve

temelsiz olduğu, ayrıca hizmet binalarının birleştirilmesi ve binalarda sık sık

deprem nedeniyle tadilat yapılması nedeniyle yer değişiklikleri yapıldığını ancak

başvurucunun evine yakın yerlerde görevlendirildiği ifade edilmiştir.

ii. Başvurucunun iddialarının kurum müfettişleri tarafından

incelenerek 10/11/2011 tarihli raporun düzenlendiği belirtilmiştir. Raporun

aynı kurumda çalışan personelin ifadelerine, başvurucunun şahsi sicil dosyası

ve tedavi gördüğü sağlık kuruluşlarının cevapları gözetilerek hazırlandığı ve

psikolojik baskı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, bu iddiaların içinde

bulunulan ailevi ve çevresel etmenler dolayısıyla dile getirilmiş olabileceği

sonucuna varıldığı vurgulanmıştır.

15. İstanbul 6. İdare Mahkemesi 3/7/2013 tarihinde davanın

reddine karar vermiştir. Kararda; amirin astına mevzuata uygun olarak bir görev

vermesinin psikolojik taciz olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Görev

yerini izinsiz terk etmesi nedeniyle disiplin cezası verilmesi veya görevini

gereği gibi yapmadığından dolayı görev yerinin değiştirilmesine dayanak olan

sigara içmek için görev yerini terk etmek gibi bazı olayların başvurucu

tarafından da kabul edildiği vurgulanarak başvurucunun iddialarına itibar

edilmediği ifade edilmiştir. Diğer yandan başvurucunun görev yerinin

değiştirilmesi ve disiplin cezalarına karşı yargı yoluna başvurmadığı da

gözetilerek ağır bir elem ve üzüntünün duyulmasına neden olabilecek ve manevi

tazminat ödenmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

16. Danıştay İkinci Dairesi 10/2/2015 tarihli ilamıyla anılan

kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek onanmasına oyçokluğu ile karar

vermiştir. İki üye karşı oy görüşünde; başvurucunun, sağlığının bozulduğunun

bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, göreviyle uyumlu işlerde

çalıştırılmadığı ve 16/1/2012 tarihinden itibaren de görev yerinin bir çok kez

değiştirilmesi yönündeki uygulamaya devam edildiğini vurgulayarak olayda manevi

tazminata ilişkin koşulların oluştuğunu ifade etmişlerdir.

17. Başvurucunun karar düzeltme talebi aynı Dairenin 7/10/2015

tarihli kararıyla reddedilmiştir.

18. Nihai karar 18/11/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

19. Başvurucu 9/12/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

20.

İlgili hukuk için bkz. Mehmet Bayrakcı (B. No: 2014/8715, 5/4/2018, §§ 22-45);

Hüdayi Ercoşkun (B.

No: 2013/6235, 10/3/2016, §§ 30-57).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21.

Mahkemenin 18/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu; görev yerinin çok sık değiştirildiğini, hemşire

olmasına rağmen mesleğine uygun olmayan işlerde çalıştırıldığını, arşivde

görevlendirildiğinde odasına kamera konulduğunu, 21/7/2013 tarihinde Göztepe

İlaç ve Eczacılık Deposunda görevlendirildiğinde reçete kolilerini indirme ve

ayıklama işini yaparken rahatsızlandığını ve düşük tehlikesi nedeniyle kürtaj

olmak zorunda kaldığını, haksız uygulamaların bastırma ve yıldırma amacıyla

yapıldığını belirtmiştir. Yaşadığı olaylar nedeniyle ruh sağlığının

bozulduğunu, alkol bağımlısı olduğunu, tedavi görmek zorunda kaldığını

vurgulamıştır. Yaşadığı sağlık sorunlarının çalışma hayatında yaşadığı

olumsuzlukların sonucu olduğuna dair bilirkişi raporu olmasına rağmen

Mahkemenin haksız olarak davasını reddettiğini, Kurumda görev yapan diğer

hemşirelerden farklı olarak söz konusu görevlendirme işlemlerinin yalnızca

kendisi hakkında tesis edildiğini ifade ederek, maddi ve manevi varlığın

korunması, adil yargılanma hakları ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri

sürmüştür. Ayrıca başvurucu kamuya açık belgelerde kimlik bilgilerinin gizli

tutulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme

23. Anayasa'nın "Kişinin

dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" kenar başlıklı 17.

maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları şöyledir:

"Herkes, yaşama, maddi ve manevi

varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

...

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle

bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz."

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuruya konu şikâyetlerin başvurucunun

maddi ve manevi bütünlüğüne yönelik iddialar içerdiğinden ve psikolojik taciz

kapsamında kaldığından -Anayasa Mahkemesinin önceki kararları da dikkate

alınarak- incelemenin Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında yapılması gerektiği

değerlendirilmiştir (Hüdayi Ercoşkun, §§

59-60; Sümeyye Örnek, B. No:

2014/11091, 7/6/2017, § 16; Mehmet Bayrakcı, § 50).

25. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu

belirtilmekte olup söz konusu düzenleme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin

(Sözleşme) 8. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkı kapsamında güvence

altına alınan fiziksel ve zihinsel bütünlüğün korunması hakkına karşılık

gelmektedir (Sevim Akat Eşki,

B. No: 2013/2187, 19/12/2013, § 30).

26. Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarında, Anayasa'nın 17.

maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının koruduğu temel haklara, bir

eylemin Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının kapsamına girebilmesi için

asgari bir ağırlık düzeyine ulaşmış olması gerektiğine ve söz konusu ağırlık

düzeyi belirlenirken gözönüne alınması gereken

durumlara ilişkin olarak ilkeler tespit edilmiştir (Şehnaz Ayhan, B. No:

2013/6229, 15/4/2014, §§ 21-26; Işıl Yaykır, B. No:

2013/2284, 15/4/2014, §§ 31-36; Emel Leloğlu, B. No:

2013/3512, 17/7/2014, §§ 26-31; Hüdayi Ercoşkun, §§ 84-88; Hacer Kahraman, B. No: 2013/7935,

20/4/2016, §§ 51-56). Belirtilen tespitler ışığında somut olaya konu olan

muamelelerin uygulanış şekli ve yöntemi ile özellikle meydana getirdiği

fiziksel ve ruhsal etkiler açısından başvurunun Anayasa’nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrası kapsamında değerlendirilmesi için gerekli olan asgari eşiği

aştığı söylenemez. Bu nedenle başvurucunun şikâyetlerinin Anayasa’nın 17.

maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

1. Genel İlkeler

27. Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarında; çalışan bireylerin

maddi ve manevi varlıklarının korunması bağlamında devletin Anayasa'nın 17.

maddesinin yanısıra 5., 12., 49. ve 56. maddeleri

çerçevesinde üstlenmesi gereken negatif ve pozitif yükümlülüklerinin kapsamına,

başta 3/5/1996 tarihli Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı ile Uluslararası

Çalışma Örgütü (ILO) bünyesinde imzalanan sözleşmeler olmak üzere uluslararası

sözleşmelere taraf olan devletlerin taahhütlerine ve bu doğrultuda hayata

geçirilen düzenlemelere ilişkin açıklayıcı değerlendirmelere ve genel ilkelere

yer verilmiştir (Mehmet Bayrakcı,

§§ 61-72).

28. Söz konusu değerlendirmelerde Anayasa Mahkemesi, her somut

olayın kendi bütünlüğü içinde değerlendirilmesi koşuluyla bireylerin çalışma

ortamlarında maruz kaldıklarını ileri sürdükleri eylem, işlem ya da ihmallerin

psikolojik taciz derecesine ulaşması için birtakım unsurların aranması

gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, ILO ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığınca hazırlanan yayın ve raporlar da dikkate alındığında, muamelelerin

psikolojik taciz olarak vasıflandırılabilmesi için;

i. İşyeri ile ilgili olarak işyerindeki yöneticiler ve/veya

diğer çalışanlar tarafından gerçekleştirilmesi ya da bu tür müdahalelere göz

yumulması,

ii. Süreklilik arz edecek şekilde tekrarlanması, keyfîlik içermesi, sistemli ve kasıtlı olması, yıldırma ve

dışlama amacı taşıması,

iii. Mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında

zarar ortaya çıkaran ya da ciddi bir zarar tehlikesi içeren nitelikte olması

gerekir.

29. Muamelelerin neden olduğu sonuçların boyutu; mağdurun

konumuna, muamelelerin süresine, sıklığına, kim ya da kimler tarafından

gerçekleştirildiğine, mağdurun cinsiyetine, yaşına ve sağlık durumuna kadar

birçok faktöre göre değişebilmektedir (Aynur

Özdemir ve diğerleri, B. No: 2013/2453, 24/3/2016, § 79; Hacer Kahraman, § 69).

30. Yine bu değerlendirmelere göre çalışanların yaşamlarına

etkisi bakımından çekilmez bir ağırlık ve yoğunluk derecesine ulaşarak onların

manevi bütünlüklerini tehdit eden ve psikolojik taciz olarak nitelendirilen

eylem, işlem ya da ihmaller konusunda Anayasa'nın 17. maddesinin birinci

fıkrası kapsamında devletin üstlenmesi gereken pozitif yükümlülükler temel

olarak şöyle sıralanabilir:

i. Çalışanlara yönelen psikolojik taciz mahiyetindeki

davranışların oluşmaması için önlemler alınması,

ii. Şikâyetleri etkili şekilde inceleyecek denetim

mekanizmalarının oluşturulması,

iii. Pozitif ayrıcalıklar sunulması gereken çalışanların önündeki

güçlüklerin kaldırılması ve kolaylaştırıcı imkânlardan yararlandırılmasının

sağlanması,

iv. Yıldırıcı ve kasıtlı tutumlara maruz kalanların uğradıkları

maddi ve manevi zararlarının giderilmesi ya da ortaya çıkan uyuşmazlıkların

çözümüne ilişkin yasal altyapının oluşturulması ve suç teşkil eden durumlarda

sorumluların yasal çerçevede cezalandırılmalarının sağlanması,

v. Oluşan zararların tazmin edilmesi amacıyla açılan davalarda

mağdurların haklarını adil şartlarda savunabileceği usule ilişkin etkili

güvencelerden yararlandırılması ve yargılamalar sonucunda temel hakların

içerdiği güvenceleri koruyacak şekilde mahkemelerce ulaşılan sonuçların ilgili

ve yeterli gerekçelerle açıklanması.

31. Son olarak Anayasa Mahkemesince yapılan değerlendirmelerde,

daha önceki kararlarda sıklıkla vurgulandığı üzere mevzuatın yorumlanmasıyla

ilgili sorunları çözmenin öncelikle derece mahkemelerinin yetki ve sorumluluk

alanında olduğu hatırlatılmıştır. Sistemli ve kasıtlı olarak haksız şekilde

gerçekleştirildiği iddia edilen eylem, işlem ve ihmallerin psikolojik taciz

olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine yönelik olarak yapılacak

incelemede, olayın tüm tarafları ile doğrudan temas hâlinde bulunan derece

mahkemelerinin olayın koşullarını değerlendirmek açısından daha avantajlı

konumda bulunduğu tartışmasızdır. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin rolü bu

kuralların yorumunun Anayasa’ya uygun olup olmadığını belirlemekle sınırlıdır (Aynur Özdemir ve diğerleri, § 81; Hacer Kahraman, § 70).

2. İlkelerin Olaya Uygulanması

32. Somut olayda ayrıntılı bir şekilde hazırlanmış idari

soruşturma raporları incelendiğinde; başvurucunun iddialarının ifadesine

başvurulan iş arkadaşlarının beyanları ve işyeri kayıtları dikkate alınarak

değerlendirildiği ve raporda da tespit edildiği üzere bir kısım görev ve görev

yeri değişikliklerinin başvurucunun talebi üzerine gerçekleştirildiği

görülmüştür. Ayrıca başvurucunun yakındığı ve mesleğine uygun olmadığını iddia

ettiği bazı işlerin, görev yerinde sağlık hizmeti verilmemesi nedeniyle diğer

personel tarafından da yapıldığı rapor içeriğinden anlaşılmaktadır.

Başvurucunun bozulmuş gebelik tanısıyla kürtaj olmasının işyeri koşullarıyla

ilişkili olduğuna dair belge ve bilgi ortaya koyamadığı gibi anılan müfettiş raporlarında

da kürtajın çalışma koşullarından kaynaklandığına dair tespit yapılamadığı

anlaşılmıştır.

33. Öte yandan İdarenin Kurumda yapılan işler ve işleyiş ile

ilgili yaptığı açıklamalarına karşılık başvurucunun görev yaptığı Kurumda

sağlık hizmeti verilmesine rağmen hemşirelik kapsamında olmayan işlerde

görevlendirildiği ve verilen görevlerin Kurumun ifa ettiği işler kapsamında

olmadığı yönünde belge sunamadığı görülmüştür. Başvurucu hakkındaki

görevlendirmelerin idarenin takdir yetkisinin kapsamında kaldığı, başvurucunun

yaşadığı olaylara Kurumun kayıtsız kalmayarak iddiaları ile ilgili müfettiş

incelemesi yaptırdığı ayrıca başvurucunun anılan görevlendirmelere itiraz

etmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, başvurucunun maruz kaldığı

işlem ile eylemlerin İdarenin takdir yetkisini aşan, keyfî ve kasıtlı

uygulamalar olduğu ortaya konulamamıştır.

34. Tüm bu hususlar bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde

başvurucunun, yaşadığı sağlık sorunlarına sebep olacak şekilde süreklilik arz

eden, yıldırma ve dışlama amacına yönelik sistematik uygulamalara maruz kaldığı

yönündeki iddianın temellendirilemediği anlaşılmaktadır. Ayrıca başvurucunun

çalışma ortamında maruz kaldığını ileri sürdüğü eylem ya da işlemlerin

kişiliğinde ve mesleki durumunda zarar ortaya çıkaran boyutta olmadığı ve

mesleki tecrübesi yüksek olan başvurucunun yaşamına etkisi bakımından çekilmez

bir ağırlık ve yoğunluk derecesine ulaşmadığı değerlendirilmiştir. Bu kapsamda

tam yargı davasını reddeden İstanbul 6. İdare Mahkemesinin gerekçeli kararında,

müdahalelerin başvurucunun maddi ve manevi varlığı üzerindeki etkilerinin

tartışıldığı ve derece mahkemelerinin gerekçelerinin bu yönde ilgili ve yeterli

şekilde olduğu kanaatine varılmıştır.

35.

Açıklanan gerekçelerle bir ihlalin bulunmadığı açık olan başvurunun bu kısmının

diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurucunun kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

18/7/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Ali KOZAN Başvurucu : S.Y.

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/19127, 18 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Başvurucunun kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli
  11. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/19127
Tarih
18 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Ali Akyol ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/16665)
  • Ahmet Karadavut Başvurusu (B. No: 2016/67813)
  • Resul Darama Başvurusu (B. No: 2018/251)
  • Ahmet Sevim Başvurusu (B. No: 2017/28000)
  • M.y. Başvurusu (B. No: 2015/18673)
  • Nurbay Taşımacılık Tekstil Gıda İthalat İhracat Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2016/7783)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.