İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Saliha Dere ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/2132)

1. Başvuru; zorunlu askerlik hizmeti sırasında ateşli silah

Başvuru No2015/2132Tarih10 Ekim 2018Okuma15 dk · 3.003 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Saliha Dere Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
10 Ekim 2018
Başvuru Numarası
2015/2132
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.003 kelime·15 dk okuma·21 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; zorunlu askerlik hizmeti sırasında ateşli silah

yaralanması sonucu meydana gelen ölüm olayı üzerine Askeri Yüksek İdare

Mahkemesinde açılan davanın kısmen reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma

hakkının, davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesi nedeniyle bağımsız

ve tarafsız mahkeme hakkının, davanın on iki yıl gibi bir sürede kesinleşmesi

nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/2/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru dilekçesi ile başvuruya konu dava dosyası içeriğinden

tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. İlk başvurucunun oğlu, diğer başvurucuların kardeşi olan 1979

doğumlu A.D., Gökçeada 5. Komando Alay Komutanlığı emrinde asker iken 28/7/2000

tarihinde devriye nöbeti görevini ifa ettiği sırada saat 02.30 sıralarında

ateşli silahla vurulmuş vaziyette bulunmuştur. A.D. bu olay sonucu yaşamını

yitirmiştir.

A. Ceza Soruşturması

Süreci

9. Olay hakkında bilgilendirilen Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2.

Kolordu Komutanlığı Askerî Savcılığı (Askerî Savcılık) nöbetçi savcısı, olayın

gecikmesinde sakınca bulunan hâllerden olduğunu değerlendirerek resen

soruşturmaya başlanmasına karar vermiştir.

10. Askerî Savcı, olay mahallinde tahkikat yapmak üzere saat

11.00'de Kabatepe Limanı'ndan (Çanakkale/Eceabat) hareket eden feribotla

Gökçeada'ya gitmiştir.

11. Askerî savcı, olaydan sonra Gökçeada Devlet Hastanesi

morguna götürülmüş olan ceset üzerinde ölü muayene işlemi gerçekleştirmiştir.

Ölü muayene işlemine katılan Gökçeada Sağlık Ocağı Doktoru K.T. ileGenel Cerrahi Uzmanı H.L., merminin kişinin sağ klavikulasının

(köprücük kemiği) orta kısmından vücuda girmiş ve sırt bölgesinden vücudu terk

etmiş olabileceğini değerlendirmişlerdir. Bununla birlikte bilirkişiler,

merminin çıkış deliği olarak değerlendirilen bölgenin çevresinde çapı 5 cm'lik alanı içeren cilt sıyrıkları ile milimetrelerle

ifade edilebilecek siyah renkli bir alan tespit etmişlerdir. Bu durumdan

şüphelenen bilirkişiler, mermi giriş ve çıkış deliklerinin tam olarak tespit

edilmesi ve kişinin kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için klasik otopsi işleminin

yapılmasının yerinde olacağını ifade etmişlerdir. Bunun üzerine ceset üzerinde

klasik otopsi işlemi yapılması kararı alınmıştır.

12. Askerî savcı, ölü muayene işleminden sonra olayın

gerçekleştiği nöbet mahalline gitmiştir. Askerî savcı, olay günü A.D. ile

birlikte 01.30-03.30 saatleri arasında devriye nöbetçisi olan Topçu Er E.E.nin de hazır bulunduğu kişilerle beraber keşfe

başlamıştır. Olay yerinde bulunan bir adet bere, bir adet G-3 piyade tüfeği,

bir adet mermi kovanı, bir adet manevra mermisi ve bir adet G-3 piyade tüfeği

mermisi muhafaza altına alınmıştır. Askerî savcı, askerî yetkililerden erlerin

nöbet esnasında şarjörü takılı silahlarla görev yaptığı, şarjördeki mermilerin

en üstünde bir adet manevra mermisi olduğu, diğerlerinin G.3 piyade tüfeği

mermisi olduğu bilgisini edinmiştir. Askerî savcı, bu bilgiler doğrultusunda

olay yerinde bulunan manevra mermisi ile G-3 piyade tüfeği mermisinin şarjörün

en üstünde bulunan iki mermi olduğuna kanaat getirmiştir. Askerî savcı ayrıca

olay yerinde göz mesafesi ile başkaca bir mevzinin

bulunmaması ve olayın gece meydana gelmesi nedeniyle A.D.nin

diğer nöbetçiler tarafından görülmesinin mümkün olmadığını değerlendirmiştir.

13. Başvuru formu ve eklerindeki bilgi ve belgelerden askerî

savcının olay günü A.D. ile birlikte 01.30-03.30 saatleri arasında devriye

nöbeti tutan Topçu Er E.E.nin ifadesini aldığı

anlaşılmaktadır. Topçu Er E.E.nin 28/7/2000 tarihli

ifadesinde özetle nöbet tuttukları sırada A.D.nin bir

ara tuvaletini yapmak için uzaklaştığını ancak iki dakika sonra koşarak

geldiğini ve üç kişi gördüğünü söylediğini, bunun üzerine A.D.nin

kendisinden projektör nöbetçilerinin yanına giderek hazır kıtayı çağırmasını

istediğini, projektör nöbetçilerine durumu bildirdiği sırada silah sesi

duyduğunu, silah sesini duyması üzerine hemen kendi yerine gittiğini fakat A.D.yi orada bulamadığını, daha sonra yanına gelenlerle

birlikte A.D.yi bir yamaçta bulduklarını ifade ettiği

görülmektedir.

14. Soruşturma kapsamında 30/7/2000 tarihinde klasik otopsi işlemi

gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen bu işlem sonucunda hazırlanan 12/10/2000

tarihli otopsi raporunda; kişinin ölümünün sağ köprücük kemiği üzerinden giren,

sırttan çıkan ateşli silah mermisinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Otopsi

raporunda ayrıca kişinin giysilerinin atış mesafesinin ve atış türünün

belirlenmesi amacıyla Bursa Bölge Kriminal Polis

Laboratuvarına gönderilmesi için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına iletildiği

ifade edilmiştir.

15. A.D.nin hücum yeleği, askerî

ceketi ve haki renkli kısa kollu fanilası Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarına gönderilmiştir. Giysiler

üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 13/9/2000 tarihli uzmanlık

raporunda; hücum yeleği üzerinde herhangi bir deliğin mevcut olmadığı, askerî

ceketin ön ve arka tarafında ise birer adet deliğin bulunduğu belirtilmiştir.

Raporda; ceketin arka tarafında bulunan yaklaşık 12x13 cm ebadındaki deliğin

etrafında atış artıklarının bulunduğu, bu deliğin ateşli bir silahla bitişik

atış mesafesinden yapılan atış neticesinde meydana geldiği, bu deliğin cekete

isabet eden mermi çekirdeği giriş deliği olduğu ifade edilmiş; ceketin ön

tarafındaki, lifleri dışarıya doğru muntazam deliğin ise mermi çekirdeği çıkış

deliği olduğu belirtilmiştir. Raporda ayrıca fanilanın ön ve arka kısmındaki

deliklerin de ceketin ön ve arka kısmında bulunan mermi çekirdeği giriş ve

çıkış delikleriyle uygunluk gösterdiği ifade edilmiştir.

16. Askerî Savcılık, otopsi raporu ile Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarının hazırladığı rapor arasındaki

çelişki üzerine A.D. hakkındaki adli ve tıbbi evrakı Adli Tıp Kurumu

Başkanlığına göndererek mermi giriş ve çıkış deliklerinin, atış mesafesinin ve

kişinin kesin ölüm sebebinin belirlenmesi talebinde bulunmuştur. Askerî

Savcılık ayrıca giriş deliğinin sırt bölgesi olması hâlinde kişinin kendisinin

silahı ateşleyip ateşleyemeyeceği hususunun da açıklanmasını istemiştir.

17. Askerî Savcılığın bu taleplerinin gereğinin yerine

getirilebilmesi için kişinin kabrinin açılması gerektiği değerlendirilmiş,

bunun üzerine fethikabir işlemi gerçekleştirilmiştir.

18. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu, gerek A.D. hakkındaki

adli ve tıbbi evrakı gerekse fethikabir işlemi

neticesinde elde edilen bilgileri dikkate alarak 3/10/2001 tarihli bir rapor

hazırlamıştır. Raporun sonuç kısmı şöyledir:

"(...)

1-Kişinin ölümünün ateşli silah yaralanmasına

bağlı büyük damar ve akciğer harabiyetinden gelişen

kanama sonucu meydana gelmiş olduğu,

2-Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığında

yapılan otopsisinde sağ köprücük kemiği üzerinden giren sırttan çıkan ateşli

silah mermi çekirdeği yaraları tarif edilmekle birlikte, burada sırttaki çıkış

yarasının özelliklerinin tanımlanmadığı, mahallinde yapılan ölü muayenesinde

sırttaki delik etrafında 5 cm çaplı alanı kaplayan cilt sıyrığı ve

milimetriklerle ifade edilebilecek siyah renkli bir alan saptandığı, bu siyah

renkli alanın cesedin yatış durumuna göre sol tarafa doğru yayıldığının

belirtildiği, mahallinde çekilen fotoğrafların kurulumuzca yapılan tetkikinde

bu görüntünün doğrulandığı, bu değişimin ateşli silah giriş yaralarında görülen

vurma haklası olacağı, Bursa Kriminal

Polis Laboratuvarında yapılan incelemede kişinin olay sırasında üzerinde

bulunan askeri ceketin arka tarafında bulunan delik etrafında atış artıklarının

saptandığı, kemiklerin kurulumuzca yapılan tetkikinde kaburga ve köprücük

kemiklerinde bulunan kemik defekti özellikleri de

birlikte değerlendirildiğinde, kişinin sırtındaki yaranın ateşli silah giriş

yarası, köprücük kemiği üzerindeki yaranın ateşli silah çıkış yarası olduğu,

3-Ölümüne neden olan bu atışın bitişik atış

mesafesinden yapılmış olduğu,

4-G-3 tüfeğinin ölenin kendisi tarafından

tetiğe basılarak patlaması halinde saptanan ateşli silah mermi çekirdeği giriş

yarası ve trajesinin oluşmasının tıbben varit

görülmediği oybirliği ile mütalaa olunur."

19. Olay yeri incelemesi neticesinde muhafaza altına alınan bir

adet 7.62x51 mm çapındaki mermi kovanı ile iki adet 7.62x51 mm çapındaki mukayese

kovanı gerekli tetkiklerin yapılması amacıyla Bursa Kriminal

Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne gönderilmiştir. Gerekli tetkikler yapıldıktan

sonra hazırlanan 9/8/2000 tarihli uzmanlık raporunda, tetkik konusu üç adet

kovanın tek bir silah ile atılmış olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

20. Askerî Savcılık, yukarıda belirtilen tespitlerden sonra

olayı faili meçhul cinayet olarak değerlendirmiş ve bu kapsamda çeşitli

araştırmalar yapmıştır.

21. Başvurucuların ifade ettiği ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

(AYİM) dava dosyasından anlaşıldığı kadarıyla olay hakkındaki ceza soruşturması

devam etmektedir.

B. Tam Yargı Davası

Süreci

22. Başvurucular, maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle

10/2/2003 tarihinde Millî Savunma Bakanlığına (İdare) müracaat etmiş; İdare

başvuruyu reddetmiştir.

23. Başvurucular, bunun üzerine 16/5/2003 tarihinde AYİM'de İdare aleyhine tam yargı davası açmışlardır.

Başvurucular dava dilekçesinde özetle askerî yetkililerin ilk başta yakınları A.D.nin intihar ettiğini söylediğini ancak ilerleyen

dönemde olayın intihar değil cinayet olduğunun anlaşılmasının kendilerini

derinden etkilediğini ifade etmişlerdir. Başvurucular olayın askerlik hizmeti

sırasında nöbet esnasında meydana geldiğini, olayda idarenin kusurunun

bulunduğunun bir gerçek olduğunu, bir an için İdarenin kusursuz olduğu kabul

edilse dahi objektif sorumluluğunun bulunduğunun açık olduğunu belirtmişlerdir.

Başvurucular, olayda yakınlarının hiçbir kusurunun bulunmadığını ifade

etmişlerdir. Başvuruculardan Saliha Dere bu davada 15.000 TL maddi, 10.000 TL

manevi tazminat talebinde; başvuruculardan Nurcan Kaçmaz ve Yılmaz Dere 7.000

TL maddi, 4.000TL manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Diğer başvurucular

ise ayrı ayrı 4.000 TL manevi tazminat talep etmişlerdir. Başvurucular ayrıca

1.000 TL cenaze nakil ve defin masrafı talebinde bulunmuşlardır.

24. Davalı İdare ise ceza soruşturmasındaki bilgi ve belgelerden

ölüm olayının İdarenin herhangi bir kusuru sonucu değil kasti bir fiil sonucu

meydana geldiğinin anlaşıldığını, olayda İdareye izafe edilebilecek herhangi

bir hizmet kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini

savunmuştur.

25. AYİM 13/2/2008 tarihinde Askerî Savcılığa müzekkere yazarak

olay hakkındaki ceza soruşturmasının akıbetini sormuş; soruşturmanın

neticelenmesi hâlinde karar suretinin gönderilmesi, soruşturmanın uzaması

hâlinde ise iki ayda bir soruşturmanın safahatı hakkında bilgi verilmesi

talebinde bulunmuştur. Askerî Savcılık 4/3/2008 tarihli cevap yazısında olayın

faili meçhul bir ölüm olayı olarak nitelendirildiğini, bugüne kadar yapılan

araştırmalarda olayın faili hakkında herhangi bir netice elde edilemediğini, bu

tür olaylarda zamanaşımı süresi dolana kadar soruşturmaya devam edildiğini AYİM'e bildirmiştir.

26. AYİM, olayla ilgili olarak hesap bilirkişisinden rapor

almıştır. Başvurucular, olay hakkında hesap bilirkişisinden rapor alınması

üzerine talep miktarlarını ıslah etmişlerdir. Bu kapsamda başvurucu Saliha

Dere, maddi tazminat miktarını 15.000 TL'den 29.958 TL'ye; diğer başvurucular

ise manevi tazminat miktarlarını 4.000 TL'den 10.000 TL'ye çıkarmışlardır.

27. AYİM 28/5/2014 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne

karar vermiştir. AYİM başvuruculardan anne Saliha Dere lehine 29.958 TL maddi,

5.000 TL manevi tazminata hükmetmiş; Nurcan Kaçmaz ve Yılmaz Dere'nin maddi

tazminat istemi ile cenaze nakil ve defin masrafına ilişkin 1.000 TL'lik

istemin reddine karar vermiştir. AYİM, A.D.nin her

bir kardeşine ayrı ayrı 1.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.

Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:

"(...)

Dosyadaki mevcut verilere göre, müteveffa

Topçu Er [A.D.nin] nöbet hizmeti sırasında ölümü ile sonuçlanan olayın;

silahla müteveffanın muhtemelen sırt bölgesine yapılan ateş sonucu

gerçekleştiği ve bu eylemin de yine müteveffa dışında başka bir şahıs

tarafından yapıldığı yönünde değerlendirmeler dikkate alındığında; vaki ölüm

olayında idarenin hizmet kusurundan bahsetmek mümkün değildir. Ancak

müteveffanın askerlik hizmetini yapıyor olması, olayın nöbet hizmetini ifa

ederken meydana gelmesi nedeniyle zararlı sonuç ile hizmet arasında illiyet

bağı bulunduğundan zararın sadece destekten yoksun kalanlar üzerinde

bırakılmayıp kamuya pay edilerek hizmetin sahibi idarece karşılanması idare

hukukunun genel ilkeleri, kamu yükümlülükleri yönünden eşitlik, hakkaniyet ve nasafet kuralları gereği olduğundan, davacıların

zararlarının kusursuz sorumluluk kuram ve ilkeleri gereğince davalı idarece

karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

(...)

Somut olayda da,

davacı annenin yetişmiş çocuğunun ölmesi ile destekten yoksun kaldığı,

çocuğunun ölümünde idarenin kusursuz sorumluluğunun da bulunduğu anlaşılmakla,

davacı annenin zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonuç ve

kanaatine ulaşılmıştır.

(...)

Somut olayda müteveffanın, askerlik öncesinde

refah halinde olduğu ve hayatta iken kardeşlerine düzenli ve devamlı olarak

baktığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığı, ayrıca kardeşlerin (davacı

olmayanlar dahil) 6 erkek 3 kız kardeş oldukları, 5 erkek kardeşin de

müteveffadan büyük olduğu anlaşılmakla, davacı kardeşlerin maddi tazminat

taleplerinin reddine karar verilmiştir. Esasen Mahkememizin maddi tazminat

hesaplama kriterlerinde anne veya babadan herhangi birisinin ölmüş olması

halinde ölenin payı hayatta olanlara ilave edilmektedir. Bu davada ölen babanın

payı da davacı anneye eklenmiştir.

Ayrıca davacılar tarafından cenaze, nakil ve

defin masrafı olarak 1.000 TL. talep edilmiş ise de,

bu masraflara ilişkin herhangi bir evrak sunulmaması karşısında, söz konusu

talep de reddedilmiştir.

(...)

Öte yandan davacılara (anne ve dokuz kardeşten

davacı bulunan altı kardeşe), yakınlarını kaybetmeleri nedeniyle duydukları ve

ömür boyu, duyacakları acı ve ıstırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla,

olayın meydana geliş şekli, tarihi, davacıların sosyal durumları, paranın alım

gücü ve işletilecek yasal faizi ve müteveffanın bünyesel rahatsızlığı dikkate

alınarak olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte uygun

miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.

(...)"

28. Başvurucular, anılan karara karşı karar düzeltme yoluna

başvurmuşlardır. Başvurucular karar düzeltme dilekçesinde özetle manevi

tazminat miktarlarının düşük belirlendiğini, Nurcan Kaçmaz ve Yılmaz Dere'nin

maddi tazminat taleplerinin reddedilmesinin ise hatalı olduğunu ileri

sürmüşlerdir.

29. Başvurucuların karar düzeltme talebi, aynı Dairenin

17/12/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

30. Bu karar 8/1/2015 tarihinde başvurucuların vekiline tebliğ

edilmiştir.

31. Başvuruvular 5/2/2015 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

32.İlgili hukuk için bkz.

Mehmet Aydoğan ve Nufer Aydoğan, B. No:

2013/3775, 14/4/2016, §§ 40-43; Recep Tarhan

ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, §§ 28-39.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

33. Mahkemenin 10/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

34. Başvurucular AYİM'de açtıkları

davanın makul sürede tamamlanmadığını, davanın on iki yıl gibi uzun bir sürede

kesin kararla neticeye bağlandığını belirtmişlerdir. Başvurucular, davanın

uzamasında kendilerinin hiçbir kusurunun bulunmadığını ifade etmişlerdir.

Başvurucular esasında AYİM'in ceza soruşturmasının

sonucunu beklemesinin gerekli olmadığını çünkü AYİM'deki

davada davalı tarafın Millî Savunma Bakanlığı, davanın dayanağının da kusursuz

sorumluluk olduğunu, bunun açıkça bilinmesine rağmen uzun bir süre karar

verilmediğini belirtmişlerdir. Başvurucular, bu iddialarla makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

35. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018, §

26) kararında Anayasa Mahkemesi; yargılamaların makul sürede

sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da

hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen

bireysel başvurulara ilişkin olarak Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat

Komisyonu Başkanlığına (Tazminat Komisyonu) başvuru imkânının getirilmesine

ilişkin yolu, ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır.

36. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkanına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının

tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

37. Mevcut başvurunun bu kısmı yönünden söz konusu karardan

ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Bağımsız ve Tarafsız

Mahkeme Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

39. Başvurucular AYİM'in bağımsız ve

tarafsız bir mahkeme olmadığını, bu sebeple bağımsız ve tarafsız mahkeme

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

40. Anayasa Mahkemesi tarafından bu konu daha önce incelenirken

belirtildiği üzere AYİM’in oluşumu, statüsü ve

görevleri Anayasa ve ilgili kanunda hüküm altına alınmıştır. AYİM’e atanan askerî hâkimlerin bağımsızlığının Anayasa ve

ilgili kanun hükümleri ile garanti altına alındığı, atanma ve çalışma usulleri

yönünden askerî hâkimlerin bağımsızlıklarını zedeleyecek bir hususun olmadığı,

kararlarından dolayı idareye hesap verme durumunda bulunmadıkları, disipline

ilişkin konuların AYİM Yüksek Disiplin Kurulunca incelenip karara bağlandığı

görülmektedir (Yaşasın Aslan, B.

No: 2013/1134, 16/5/2013, § 29). Diğer yandan sınıf subayı üyelerin en fazla

dört yıllık bir süre ile görev yapmaları, disiplin konularında Disiplin

Kuruluna tabi kılınmaları, görev süreleri zarfında idari veya askerî

yetkililerce herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmamaları, bu subayların

idareye karşı bağımsızlıklarını güçlendirmiştir (Yaşasın Aslan, § 30).

41. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

1. Başvurucuların

İddiaları

42. Başvurucular, olay tarihinde yaşları küçük olan Nurcan

Kaçmaz ve Yılmaz Dere'nin maddi tazminat istemlerinin reddedilmesinin ihlal

niteliğinde olduğunu, manevi tazminat miktarlarının ise kabul edilemez

olduğunu, tazminat miktarlarının devleti koruma refleksiyle belirlendiğini,

olayın ağırlığı dikkate alındığında bu miktarların tatmin duygusundan uzak

olduğunu ifade etmişlerdir. Başvurucular, bu iddialarla adil yargılanma

hakkının ve yaşam hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

43. Başvurucular, karar neticesinin etkili olduğunun

söylenemeyeceğini belirterek etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini iddia

etmişlerdir.

2. Değerlendirme

44. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

45. Somut olayda başvurucular, ölüm olayının üçüncü kişi ya da

kişilerce kasıtlı olarak gerçekleştirildiği ancak bu konuda etkili bir ceza

soruşturması yürütülmemesi nedeniyle olayın aydınlatılamadığı yönünde bir iddia

ileri sürmemişlerdir. Keza başvurucular bireysel başvuru formunda; ölüm

olayının askerî yetkililerin gerekli tedbirleri almaması sonucu meydana

geldiği, olayda askerî yetkililerin ihmalinin bulunduğu yönünde bir şikâyetten

de bahsetmemişlerdir. Başka bir anlatımla başvurucular, yakınlarının ölümü ile

neticelenen olayda, devletin yaşam hakkı kapsamındaki öldürmeme yükümlülüğünü

veya yaşamı koruma yükümlülüğünü ya da meydana gelen ölüm olayı hakkında etkili

soruşturma yürütme yükümlülüğünü ihlal ettiği yönünde bir iddia ileri

sürmemişlerdir.

46. Başvurucular, AYİM'de görülen

davanın kusursuz sorumluluk esasına göre çözümlenmesinde de herhangi bir sorun

görmemişlerdir. Hatta başvurucular, bireysel başvuru formunda, AYİM'de açtıkları davanın kusursuz sorumluluk ilkesine

dayandığını özellikle ifade etmişlerdir.

47. Başvurucular yaşam hakkının ihlal edildiği iddiası ile

ilgili olarak sadece manevi tazminat miktarlarının düşük oluşuna ve

başvuruculardan Nurcan Kaçmaz ve Yılmaz Dere'nin maddi tazminat istemlerinin

reddedilmesine vurgu yapmışlardır.

48. Bu durumda başvurucuların yaşam hakkı ve etkili başvuru

hakkı ile bağlantı kurarak ileri sürdüğü şikâyetlerin adil yargılanma hakkı

kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

49. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki

hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013,

§ 42).

50. Somut olayda AYİM'in ilgili mevzuatı

yorumlamak ve dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeleri değerlendirmek

suretiyle bir karar verdiği anlaşılmıştır. Başvurucuların tazminata yönelik

iddialarının esas itibarıyla derece mahkemesince verilen kararların hukuk

kurallarının yorumlanmasında isabet bulunmadığına, dolayısıyla kararın sonucuna

ilişkin olduğu görülmektedir. Mahkemenin kararında bariz takdir hatası veya

açık bir keyfîlik oluşturan herhangi bir durum da

tespit edilmemiştir.

51. Başvurucular tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının

yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

sonucuna varıldığından başvurunun bu kısmının

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Bağımsız ve tarafsız mahkeme hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Diğer ihlal iddialarının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

10/10/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Halil

İbrahim DURSUN

Başvurucular

:

1. Saliha

DERE

2. Abdulkerim DERE

3. Abdulrahim DERE

4. Ekrem

DERE

5. Mahmut

DERE

6. Nurcan

KAÇMAZ

7. Yılmaz

DERE

Vekili

:

Av. Doğan

KARAOĞLAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/2132, 10 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Ceza Soruşturması
  7. B. Tam Yargı Davası
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Makul Sürede
  11. B. Bağımsız ve Tarafsız
  12. C. Diğer İhlal İddiaları
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Yıldırım
  15. Kömürcü
  16. Akıncı
  17. Topal
  18. Dere
  19. Dere
  20. Dere
  21. Kaçmaz
  22. Dere
  23. Karaoğlan
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/2132
Tarih
10 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Rukiye Güven Başvurusu (B. No: 2015/11229)
  • Volkan Akyılmaz Başvurusu (B. No: 2015/14212)
  • Hasan Gülbahar Başvurusu (B. No: 2014/17112)
  • Yalçın Uzan Başvurusu (B. No: 2015/9336)
  • Engin Çırakoğlu Başvurusu (B. No: 2014/8520)
  • Serkan Güngör Başvurusu (B. No: 2014/20224)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.