İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Sami Koç Başvurusu (B. No: 2014/20343)

1.Başvuru, uyuşmazlığın esasına yönelik talebin karara

Başvuru No2014/20343Tarih21 Eylül 2017Okuma15 dk · 2.975 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Sami Koç Başvurusu

Karar tarihi
21 Eylül 2017
Başvuru Numarası
2014/20343
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.975 kelime·15 dk okuma·20 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1.Başvuru, uyuşmazlığın esasına yönelik talebin karara

bağlanmaması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 29/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4.Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, bir bankada 1984-2008 yılları arasında avukat

olarak çalışmıştır.

9. Başvurucu söz konusu bankada 1984-2002 yılları arasında

kadrolu avukat olarak görev yapmış, 2001 yılına kadar banka adına takip edilen

dava ve işler nedeniyle Banka Genel Müdürlük hesabında biriken vekâlet

ücretlerinin ilgili avukatlara ödemesi, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu'nun 146. maddesinde belirtilen yıllık limit dâhilinde

yapılmıştır.

10. 15/11/2000 tarihli ve 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat

Bankası,Türkiye Halk Bankası

Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun'un

25/11/2000 tarihinde yürürlüğe girmesiyle başvurucu anılan bankada sözleşmeli

avukat statüsünde çalışmaya başlamış, 2/5/2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanun ile

19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda yapılan değişiklikle

vekâlet ücretinin limit dâhilinde ödenmesi usulü yürürlükten kaldırılmıştır.

11. Limit dâhilinde ödeme usulü yürürlükten kaldırılmasına

rağmen 2001-2002-2003 yıllarına ait vekâlet ücretleri yıllık limit dâhilinde

başvurucuya ödenmiş, paraların ödenmesi usulüne ilişkin yönetmeliğin

çıkarılmaması nedeniyle 2004-2005 yıllarına ait vekâlet ücreti ödemeleri ise

gerçekleştirilmemiştir.

12. Banka Yönetim Kurulu, 31/12/2004 tarihi itibarıyla Genel

Müdürlük hesabında biriken ve ödenmeyen 3.102.900,45 TL'nin dağıtımıyla ilgili

aldığı 31/8/2005 tarihli kararda, hesap bakiyesinin %80'lik kısmının bankada

görev yapan tüm personele eşit olarak dağıtılmasına, kalan tutarın

1/1/2004-31/12/2004 tarihlerini kapsayan dönem için Genel Müdürlük

birimlerinde, bölge başkanlıklarında ve şubelerde hangi unvan ve görevde bulunursa

bulunsun avukatlık mesleğini ifa etmiş olan personele 12 aylık eşit taksitler

hâlinde dağıtılmasına, bunu teminen belirtilen

dönemde görev yapan hak sahibi kadrolu avukatların önerge ekindeki temlik ve

ibraname örneğine uygun olarak ve 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı mülga Borçlar

Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca haklarının bankaya temlik edilmesinin ve ibra

verilmesinin temin edilmesine karar vermiştir.

13. Yönetim Kurulu 18/10/2005 tarihli kararı ile 1/1/2005

tarihinden geçerli olmak üzere Genel Müdürlükte toplanan vekâlet ücretinin

dağıtımına ilişkin T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Avukatlık Ücreti Dağıtım

Yönetmeliği'ni kabul etmiştir.

14. Anılan karar doğrultusunda başvurucu, 14/9/2005 tarihli

"Temlik ve İbraname" başlıklı belge ile söz konusu dönemde biriken

paranın Yönetim Kurulu Kararı gereği dağıtılmasını teminen

hesap üzerindeki hak ve alacaklarını temlik ve ibra etmiştir.

15. Yine 16/11/2005 tarihli "Temlikname" başlıklı

belgede başvurucu, bankanın vekili olarak adına doğmuş ve doğacak avukatlık

ücretini 818 sayılı mülga Kanun'un 162. maddesi gereği yönetmelikte belirtilen

hak sahiplerine dağıtılmak üzere bankaya temlik ettiğini, temlike konu

alacaklarıyla ilgili olarak bankanın tasarrufa yetkili olduğunu beyan ve

taahhüt etmiştir.

16. Yönetim Kurulu Kararı gereği banka hesabında biriken paranın

%20'lik kısmından başvurucunun payına düşen 8.115,57 TL başvurucuya 12 taksitte

ödenmiş, %80'lik kısmı ise banka çalışanlarına eşit olarak dağıtılmıştır.

17. Başvurucu, Genel Müdürlük hesabında biriken vekâlet ücreti

paralarının Kanun gereği banka avukatlarına ait olduğunu, Yönetim Kurulu Kararı

ile paranın %80'lik kısmının personele, %17'lik kısmın performansa göre

avukatlara, %3'lük kısmın yardımcı personele dağıtıldığını, vekâlet ücretinin

personele dağıtılmasının Kanun hükümlerine aykırı olduğunu, bu konuda verdiği

ibranamenin geçersiz olduğunu, ayrıca 2007 yılına ait performans vekâlet

ücretinin kendisine ödenmediğini gerekçe göstererek banka aleyhine alacak

davası açmıştır.

18. Başvurucu mahkemeye sunduğu 18/10/2010 havale tarihli

dilekçesi ve 29/12/2010 tarihli celsedeki beyanında, talep ettiği 40.000 TL'lik

alacağın 5.000 TL'sinin performans vekâlet ücreti alacağı olduğunu

belirtmiştir.

19. Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 18/4/2013 tarihli

kararında, davanın çözümünün davalı bankanın özel hesabında biriken vekâlet

ücretlerinin Yönetim Kurulu Kararı ile %80'inin banka personeline dağıtılıp

dağıtılmayacağı, bu hususa ilişkin olarak verilen temlikname ve ibranamenin

geçerli olup olmadığı, performans ücreti alacağının bulunup bulunmadığı ve

mahkemenin görevli olup olmadığı noktasında toplandığını, davacı tarafından da

kabul edilen "Temlik ve İbraname" başlıklı belgede; vekâlet ücreti

hesabında biriken paranın %80'inin personele, kalan miktarın avukatlara

dağıtımını teminen hesap üzerindeki hak ve

alacaklarını temlik ve ibra ettiğini, hesaptaki paranın dağıtımına bankanın

yetkili olduğunu beyan ve kabul ettiğini, davacının avukat olduğunu,

temliknamenin işçinin işverene verdiği temlikname olarak değerlendirilemeyeceğini,

bu nedenle içeriği kabul edilen temliknamenin davacıyı bağlayacağını, bu

yöndeki bilirkişi görüşünün de benimsendiğini belirterek davanın reddine karar

vermiştir.

20. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin

21/3/2014 tarihli kararıyla onanmıştır.

21. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 6/11/2014 tarihli

kararıyla reddedilmiştir.

22. Ret kararı 5/12/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,

29/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

23.818 sayılı mülga Kanun'un 162. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Kanun veya akit ile veya işin mahiyeti

icabı olarak menedilmiş olmadıkça borçlunun rızasını aramaksızın alacaklı,

alacağını üçüncü bir şahsa temlik edebilir."

24. 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun

183. maddesi şöyledir:

"Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel

olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye

devredebilir."

25. 1136 sayılı Kanun'un 164. maddesinin beşinci fıkrası şöyledir:

"Dava sonunda, kararla tarifeye

dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş

sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez."

26. 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü

Muhakemeleri Kanunu'nun 423. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Masarifi muhakeme aşağıda beyan olunan

şeylerdir:

...

6-Davanın ehemmiyetine göre kanunu mucibince

takdir olunacak vekil ücretleri.

..."

27. 18/10/2005 tarihli ve 359 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile

kabul edilen T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Avukatlık Ücreti Dağıtım Yönetmeliği'nin

4.2. maddesi şöyledir:

"Genel Müdürlük Avukatlık Ücreti

Hesabında toplanan meblağın % 17'si ise avukatların,

-Görev ve yetki alanına giren işleri

kendiliğinden, zamanında ve doğru olarak yapma, takip edip sonuçlandırma

alışkanlığı,

-Mesleki bilgisi,

-Görevinin yerine getirmede çalışkanlığı,

kabiliyeti ve verimliliği,

-Karar verme, temsil ve müzakere yeteneği,

gibi kriterler dikkate alınmak suretiyle dağıtılır. Bu dağıtım her yıl Baş

Hukuk Müşaviri ve Takipteki Krediler Daire Başkanının tüm kadrolu avukatların

genel anlamda emek ve performansları ile orantılı olarak yapacağı değerlendirme

sonucu oluşturulacak ortak önerge ile Genel Müdür tarafından onaylanmak

suretiyle ayrıca yapılır. Bu belirlemede Baş Hukuk Müşaviri ile Takipteki

Krediler Daire Başkanının puanı tam kabul edilir. Bu bent ğereğince

her bir kadrolu avukata ödenecek net tutar, 4-1 maddesi uyarınca kendisine

ödenen avukatlık ücretinin yıllık net tutarının %50'sini aşmaz"

B. Uluslararası Hukuk

28. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes davasının medeni hak ve yükümlülüklerin.. esası konusunda

karar verecek olan, ... bir mahkeme tarafından ... görülmesini isteme hakkına

sahiptir...”

29. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) mahkemeye erişim

hakkının, Sözleşme'nin 6. maddesinde yerini bulan güvencelerin doğal bir

parçası olduğunu, bu kapsamda herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili

iddialarını yetkili merciler önünde dile getirme hakkına sahip olduğunu (Lawyer Partners A.S./Slovakya, B.

No: 54252/07, 16/6/2009, § 52), Sözleşme'de tanınan

hakların teorik ve görüntüde değil pratik ve etkili bir biçimde güvence altına

alınması gerektiğini belirtmiştir (Airey/İrlanda, B. No:6289/73, 9/10/1979,§ 24).

30. AİHM, mahkeme hakkının görünümlerinden biri olan etkili

karar hakkı ile ilgili Kutic/Hırvatistan (B. No: 48778/99, 1/3/2002, §

25) davasında yaptığı

değerlendirmede, Sözleşme'nin 6. maddesinin hukuki uyuşmazlıkların tespiti için

mahkemeye erişim hakkını güvence altına aldığını, ancak bu hakkın yalnızca dava

açma hakkı ile sınırlı olmaksızın mahkeme tarafından uyuşmazlığın nihai olarak

karar altına alınması hakkını da içerdiğini belirtmiştir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

31. Mahkemenin 21/9/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

32. Başvurucu, başvuru konusu tazminat davasında uyuşmazlığın

esasını oluşturan 2007 yılına ait performans vekâlet ücreti alacağı hakkında

karar verilmediğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

33. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:

“Herkes, ...yargı mercileri önünde davacı veya

davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

34. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). BaşvurucununAnayasa'nın

2., 10., 35. ve 55. maddelerinde güvence altına alınan hakların ihlal edildiği

iddiasının adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

35. Başvurucunun, uyuşmazlığın esasını oluşturan 2007 yılına ait

performans vekâlet ücreti alacağı talebi ile ilgili olarak Mahkemece

değerlendirme yapılmak suretiyle olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği

iddiası, karar elde etme hakkı bağlamında mahkemeye erişim hakkı kapsamında

incelenmiştir.

36. Başvurucu 5/3/2015 tarihli dilekçesinde yargılamanın beş

yılda sonuçlanmasından dolayı makul sürede yargılanma hakkının ihal edildiğini ileri sürmüş ise de başlı başına bireysel

başvuru konusu olan bu yöndeki talebini başvuru formunda ve otuz günlük başvuru

süresi içinde usulüne uygun olarak dile getirmediği anlaşıldığından bu hususta

ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.

.

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

37. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

38. Anayasa’nın 36. maddesinin birici

fıkrasında herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı

mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma

hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

39. Anayasa'nın 36. maddesine 2001 yılı değişiklikleriyle

eklenen "adil yargılanma" ibaresine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin

taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce güvence altına alınan adil yargılanma

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Bu sözleşmelerden olan

Sözleşme'nin 6. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının güvencelerinden

birini de mahkemeye erişim hakkı oluşturmaktadır.

40. Anayasa Mahkemesi, bir itiraz başvurusunda Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından

birinin mahkemeye erişim hakkı olduğunu, kişinin uğradığı bir haksızlığa veya

zarara karşı kendisini savunabilmesi ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama

veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesi ve zararını

giderebilmesinin en etkili yolunun yargı mercileri önünde dava hakkını

kullanabilmesi olduğunu, mahkemeye erişim hakkının bireylerin iddia ve

savunmalarını bir yargı mercii önünde ileri sürebilmelerine imkân sağlayan ve

adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak kabul edilen bir hak olduğunu belirtmiştir

(AYM, E.2015/96, K.2016/9, 10/2/2016).

41. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığı değerlendirmelerde,mahkemeye erişim hakkının bir

uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde

karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına geldiğini, kişinin mahkemeye

başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka

ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamaların

mahkemeye erişim hakkını ihlal edebileceği belirtilmiştir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52). Bu kapsamda mahkemeye erişim hakkı bireylerin yalnızca dava açabilme

hakkını güvence altına almaz. Yargı mercilerince uyuşmazlığın içinde yer alan

maddi ve hukuki sorunların bütünüyle ele alınması ve karara bağlanması gerekir.

Bu açıdan mahkemeye erişim hakkı uyuşmazlığın karara bağlanmasını isteme

hakkını da içerir. Başka bir ifadeyle mahkemeye erişim hakkı, dava açma hakkı

ile sınırlı olmaksızın taraflara dava konusunu oluşturan tüm taleplerin

esasının incelenerek değerlendirilmesini isteme hakkı sağlar (Medikal Kozmetik ve Dış Ticaret Ltd. Şti.,

B. No: 2014/8282, 8/3/2017, § 37).

42. Özden Sayar ve Deren

Dilara Sayar (B. No: 2013/4022, 13/4/2016, §§ 59,61,75)başvurusunda,

başvurucuların, terör eylemi nedeniyle meydana gelen patlamada yakınlarının

ölmesi üzerine idare hukukunun genel hükümlerine göre manevi zararların tazmini

için yapılan başvuru ve açılan davanın reddedilmesi meselesi mahkemeye erişim

hakkı yönünden incelenmiş; Anayasa Mahkemesi, mahkemeye erişim hakkının, bir

uyuşmazlığı ve uyuşmazlık kapsamında bir talebin mahkeme önüne taşınarak

bunların etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

geldiğini, tazminat talebinde bulunan bir kimsenin bu istemi hakkında bir

mahkeme tarafından talebin yerinde olduğu ya da olmadığı yönünde bir karar

verilmesini isteme hakkının bulunduğunu, somut olayda başvurucuların idare

hukuku genel hükümlerine göre yaptıkları başvurular ve açtıkları manevi

tazminat davasının 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle

Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında incelemeye

tabi tutularak anılan Kanun kapsamında başvurucuların manevi tazminat talep

etme imkânının bulunmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, tazminat hukukunun

genel prensiplerine göre yapılan başvuru ve açılan davada başvurucuların manevi

tazminat talebi hakkında genel hükümlere göre inceleme yapılarak bir karar

verilmesi yoluyla başvurucuların mahkemeye erişimine olanak sağlanabileceğini,

bu açıdan açtıkları davayı tazminat hukukunun genel hükümlerine göre inceletme

imkânından mahrum bırakılan başvurucuların mahkemeye erişim hakkına müdahalede

bulunulduğunu belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

vermiştir.

ii.İlkelerin Olaya Uygulanması

43. Başvurucu, banka aleyhine açtığı tazminat davasında alacağın

35.000 TL'lik kısmının ibranameye konu vekâlet ücreti alacağı ile ilgili

olduğunu, 5.000 TL'lik kısmının ise 2007 yılına ait performans vekâlet

ücretinden kaynaklandığını, performans vekâlet ücreti alacağı ile ilgili

herhangi bir karar verilmediğini iddia etmiştir.

44. Somut olayda değerlendirilmesi gereken mesele, performans

alacağı talebinin uyuşmazlığın esasına yönelik bir talep olup olmadığı,

mahkemece yapılan değerlendirmenin kapsamı ile verilen ret kararının performans

vekâlet ücreti alacağı talebini karşılayıp karşılamadığının tespiti ile

ilgilidir.

45. Başvurucu, dava dilekçesinde Genel Müdürlük hesabında

biriken ve diğer personele dağıtılan paranın %80'lik kısmından payına düşen

vekâlet ücreti alacağının 35.000TL olduğunu, 2007 yılı performans vekâlet

ücreti alacağı ile ilgili kendisine ödeme yapılmadığını belirterek 40.000 TL

üzerinden alacak davası açmış, Mahkemeye sunduğu 18/10/2010 havale tarihli

dilekçesi ve 29/12/2010 tarihli celsedeki beyanında, talep ettiği 40.000 TL'lik

alacağın 5.000 TL'sinin performans vekâlet ücreti alacağından oluştuğunu

belirtmiştir. Bu açıdan performans vekâlet ücreti talebinin davanın esasına

yönelik taleplerden olduğu anlaşılmaktadır.

46. Bu bağlamda Mahkemece 2007 yılına ait performans vekâlet

ücreti alacağı ile ilgili araştırmalar yapılmış, bankadan gerekli bilgi ve

belgeler toplanmış, 7/12/2012 tarihli bilirkişi raporunda da bu konuda

ayrıntılı beyanda bulunulmuş, Mahkemenin gerekçeli kararında davanın

niteliğinin 2004 yılında özel hesapta biriken ve daha sonra dağıtılan vekâlet

ücretinden eksik ödeme yapıldığı ve performansa uygun vekâlet ücreti ödemesi

yapılmadığı iddiasına dayalı alacak davası olduğu belirtilmiştir.

47. Mahkeme 2007 yılı performans vekâlet ücreti alacağının

uyuşmazlığın esasını oluşturan taleplerden biri olduğunu belirterek "Açılan dava; davacının davalı bankada kadrolu

ve daha sonra sözleşmeli olarak görev yaptığı dönemde, 2004 yılında özel

hesapta biriken ve daha sonra dağıtılan vekalet ücretinden eksik ödeme

yapıldığı, performansına uygun ödeme yapılmadığı iddiasına dayalı alacak

davasıdır. Buna karşın davalı taraf; hesapta

biriken paranın Yönetim Kurulu Kararına istinaden dağıtıldığını ve buna ilişkin

olarak davacının "temlikname ve ibraname" verdiğini savunmuştur.

Davanın çözümü; davalı bankanın özel hesabında biriken vekalet ücretlerinin

Yönetim Kurulu Kararı ile %80 inin banka personeline dağıtılıp dağıtılmayacağı,

bu hususa ilişkin olarak verilen temlikname ve ibranamenin geçerli olup

olmadığı, performans ücreti

alacağının bulunup bulunmadığı ve mahkemenin görevli olup olmadığı noktasında

toplanmaktadır. Görev itirazı 29/12/2010 tarihli oturumda verilen 1 nolu ara kararı ile reddedilmiş ve belirtilen gerekçe ile

mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir.Davacı tarafından da kabul edilen "Temlik ve

İbraname" başlıklı belgede; vekalet ücreti hesabında biriken paranın %80

inin personele, kalan miktarın avukatlara dağıtımını teminen

hesap üzerindeki hak ve alacaklarını temlik ve ibra ettiğini, bankanın hesaptaki

paranın dağıtımına bankanın yetkili olduğunu beyan ve kabul etmiştir. Davacı

avukattır. Bu temlikname işçinin işverene verdiği temlikname olarak

değerlendirilemez. Bu nedenle içeriği kabul edilen temlikname davacıyı bağlar.

Bu yöndeki bilirkişi görüşü de benimsenerek davanın reddine karar vermek

gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile davayı

reddetmiştir.

48. Mahkeme gerekçeli kararında, performans vekâlet ücreti

alacağını davacının iddiaları kapsamında değerlendirirken davalının

savunmasının yalnızca hesapta biriken vekâlet ücreti parası ve ibraname hususu

ile ilgili olduğunu belirttiği, bu yönüyle iddia savunma kurgusunun hesapta

biriken ve banka çalışanlarına dağıtılan vekâlet ücreti parası ve ibraname

temeline oturtulduğu, bu mesele üzerinden değerlendirme yapıldığı, bilirkişi

raporuna yalnızca bu hususla ilgili atıf yapıldığı anlaşılmıştır. Bu açıdan ret

kararınınibranameye konu vekâlet ücreti alacağı

talebi ile ilgili olarak verildiği anlaşılmıştır.

49. Buna göre başvurucunun yargılama sürecinin tüm aşamalarında

dile getirdiği veuyuşmazlığın esasını oluşturan 2007

yılına ait performans vekâlet ücreti alacağı talebi ile ilgili olarak mahkemece

değerlendirme yapılmak suretiyle olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar

verilmediği, bu açıdan başvurucunun yargılama sonucunda karar elde etme

hakkından yoksun bırakılarak mahkemeye erişimine müdahalede bulunulduğu

sonucuna ulaşılmıştır.

50. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir

B. Diğer İhlal İddiaları

51. Başvurucu, Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu,

banka avukatlarına ait vekâlet ücretinin diğer çalışanlara dağıtılmasının 1136

sayılı Kanun'un 136. maddesine açıkça aykırı olduğunu, ibranameyi endişe ve

telaş altında imzaladığını bu açıdan geçersiz olduğunu, bilirkişi seçiminde

hukuka aykırı davranıldığını, bilirkişi raporunda lehine olan hususların gözönüne alınmadığını belirterek adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

52. Mahkemenin, tarafların iddia ve savunmalarını, bilirkişi

raporu ve toplanan delilleri gözönüne alarak banka

hesabında biriken ve diğer banka çalışanlarına dağıtılan vekâlet ücreti alacağı

ile ilgili verdiği karardaki gerekçeler ve başvurucunun iddiaları

incelendiğinde, iddiaların özünün Mahkeme tarafından delillerin

değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına ve

esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu, derece mahkemesi

kararlarının açıkça keyfîlik veya bariz bir takdir

hatası da içermediği anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

53. 30/3/2011 tarihli 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

54. Başvurucu yeniden yargılama ve 76.000 TL maddi, 30.000 TL

manevi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

55.Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna

ulaşılmıştır.

56. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar

verilmesi gerekir.

57. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. İbranameye konu vekâlet ücreti alacağı talebine yönelik

ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Performans vekâlet ücreti alacağına yönelik adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla

Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesine (Mahkemenin E.2010/378, K.2013/201 sayılı

dosyası) GÖNDERİLMESİNE,

D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

21/9/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL Raportör : Yakup MACİT Başvurucu : Sami KOÇ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/20343, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine
  11. B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). BaşvurucununAnayasa'nın
  12. B. Diğer İhlal İddiaları
  13. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
  14. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  15. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  16. D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA
  17. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  18. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  19. Yıldırım
  20. Akıncı
  21. Topal
  22. M. Emin KUZ
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/20343
Tarih
21 Eylül 2017

İlgili Kararlar

  • Mustafa Kaya Başvurusu (B. No: 2014/10939)
  • Evin Süleymanoğlu Taraman Başvurusu (B. No: 2014/12892)
  • Rafet Dubaz Başvurusu (B. No: 2014/13212)
  • Ekrem Bora Başvurusu (B. No: 2014/14970)
  • Tansel Çölaşan Başvurusu (B. No: 2014/10279)
  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2014/13217

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.