İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Sedat Şenoğlu Başvurusu (B. No: 2016/10700)

1. Başvuru, mahkûmiyet hükmüne esas alınan deliller üzerinde

Başvuru No2016/10700Tarih6 Şubat 2019Okuma10 dk · 1.971 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Sedat Şenoğlu Başvurusu

Karar tarihi
6 Şubat 2019
Başvuru Numarası
2016/10700
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.971 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, mahkûmiyet hükmüne esas alınan deliller üzerinde

bilirkişi incelemesi yaptırılması taleplerinin gerekçesiz olarak reddedilmesi

ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 3/6/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvurucu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube

Müdürlüğünün birçok ilde eş zamanlı yürüttüğü yasa dışı Marksist Leninist

Komünist Parti (MLKP) örgütüne yönelik operasyon kapsamında 8/9/2006 tarihinde

gözaltına alınmış ve 12/9/2006 tarihinde tutuklanmıştır.

9. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 17/5/2007 tarihli

iddianamesi ile başvurucu hakkında anayasal düzeni silahlı ayaklanma yoluyla değiştirmeyi

amaçlayan silahlı terör örgütünü yönetme, patlayıcı madde bulundurma, 10/7/1953

tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında

Kanun’a muhalefet etme suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açmıştır.

10. İddianamenin ilgili kısmı şöyledir:

MLKP isimli silahlı terör örgütünün 4.

kongresine iştirak etmek maksadıyla örgüt tüzüğüne göre özel olarak seçilen,

Kongreye katılmak için bir araya gelen şüphelilerden; Örgütün yöneticisi olmak

suçuyla ilgili olarak yukarıda anlatılan hususlar örgüt evlerinde ele geçirilen

belge ve dokümanlar, terör örgütünün tüzüğü ve benzeri bilgi ve belgeler

ışığında şüpheliler [N.G.], [A.Ç.], [B.N.], [S.U.],

[A.S.G.], [F.E.], SEDAT ŞENOĞLU, …ve [M.A.P.nin], silahlı terör örgütünün yöneticisi konumunda

bulundukları

…

Aynı yerde ele geçirilen dokümanlar içerisinde

12 numaralı belge olarak isimlendirilen “İstanbul Kurumlarımız” başlıklı [A.Ç.] rumuzlu belgede

İSTANBUL KURUMLARIMIZ

[G. ], Ajans faaliyetlerini partiden

aldığı talimatlar doğrultusunda eksiksiz yürütmektedir.

Ajansta [İ.Ç.], yoldaş genel yayın yönetmeni görevindedir. Sedat

Şenoğlu yoldaş’ta [İ.], yoldaşın yardımcılığını yapmaktadır.

7) Şüpheli SEDAT ŞENOĞLU: Şüpheli SEDAT ŞENOĞLU’nun MLKP isimli silahlı terör örgütünün 4.

Kongresinin gerçekleştireceği Aydın ili Nazilli ilçesi Ocaklı köyünde örgütün

genel sekreteri [N.G.nin] ikamet ettiği evde 08.09.2006 tarihinde İstanbul 13.

Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2006 tarih ve 2006/388 sayılı arama ve el koyma

kararı uyarınca yapılan arama sırasında bu evde kongreye katılacak olan diğer örgüt yöneticileri ile birlikte

yakalandığı, …

Şüpheli Sedat Şenoğlu’nun MLKP isimli örgütün

yöneticisi konumunda bulunduğu,

Şüphelinin Anayasal düzeni zorla değiştirmeye

teşebbüs, örgütün yöneticisi olmak suçlarından ve ayrıca örgütün yöneticisi

olması sıfatıyla 1 Haziran 2005 tarihi itibariyle örgüt üyelerinin işlediği tüm

suçlardan TCK’nun 314/3 maddesi yollamasıyla TCK’nun 220/5 maddesi uyarınca asli fail gibi sorumlu

olduğu,

…''

11. İddianamenin kabul edilmesinden sonra İstanbul 10. Ağır Ceza

Mahkemesince (Mahkeme) yapılan yargılamanın başvurucu ve müdafiinin

hazır bulunduğu 6/6/2008 tarihli celsesinde dava dosyasında yer alan

tutanaklar, belgeler ve raporlar okunarak başvurucuya savunma yapması için söz

verilmiştir. Başvurucu aleyhe olan delilleri kabul etmediğini beyan etmiştir.

12. Başvurucu ve müdafii duruşmanın

21/10/2008, 20/2/2009, 26/6/2009, 26/3/2010, 29/7/2010 ve 10/12/2010

tarihlerinde yapılan diğer celselerinde hazır bulunarak savunma yapmışlardır.

Başvurucu; Mahkeme önünde yaptığı savunmasında özetle aleyhine delil niteliğini

haiz örgütsel dokümanlardan biri olan 40 sayfalık belgenin emniyet

görevlilerince hazırlanan sahte bir belgeden ibaret olduğunu, aleyhine delil

bulunmadığını ve kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini ifade

etmiştir.

13. Başvurucu ve müdafii 17/5/2011

tarihli celsede, bazı kamera kayıtlarının istenmesini ve bilirkişi raporu

alınmasını talep etmişlerdir. Mahkeme, talebin muğlak olması ve daha önceki

duruşmalarda bu talep hakkında değerlendirme yapılmış olması nedenleriyle

talebin reddine karar vermiştir.

14. Mahkemenin 4/11/2013 tarihli kararı ile başvurucunun silahlı

terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine, patlayıcı madde bulundurma ve

6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçlarından ise beraat etmesine

hükmedilmiştir. Kararda; Ocaklı köyünde bulunan ve örgüt evi olarak

kullanıldığı değerlendirilen evde başvurucunun diğer örgüt üyeleriyle birlikte

yakalanması, bu evde yapılan aramada ele geçirilen 40 sayfalık belgede

başvurucunun adının yer alması ve yine bu aramada başvurucuya ait bankamatik

kartı, vergi kimlik kartı ve üzerinde başvurucunun parmak izinin tespit

edildiği fotoğrafın ele geçirilmesi hususları birlikte değerlendirilmek

suretiyle örgüt üyeliği fiilinin sabit olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gerekçenin

ilgili kısımları şöyledir:

"DELİLLER

...

Dizi 323'te bulunan 08.09.2006 tarihli arama,

yakalama ve el koyma tutanağında;

...

Örgüt evinde yapılan aramada;

...

Fatih vergi dairesinden verilme Sedat ŞENOĞLU

adına vergi kimlik kartı,

(1)

adet Sedat ŞENOĞLU adına Türkiye İş Bankası bankamatik kartı,

...

Çok sayıda el yazısı ile yazılı örgütsel

doküman elde edilerek zapt edildiği anlaşılmıştır.

...

21-Sanık Sedat Şenoğlu ile ilgili olarak;

MLKP isimli silahlı terör örgütünün 4.

Kongresinin gerçekleştireceği Aydın ili Nazilli ilçesi Ocaklı köyünde örgütün

genel sekreteri [N.G.nin], ikamet ettiği evde 08.09.2006 tarihinde İstanbul 13.

Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2006 tarih ve 2006/388 sayılı arama ve el koyma

kararı uyarınca yapılan arama sırasında bu evde kongreye katılacak olan diğer

örgüt yöneticileri ile birlikte yakalandığı,

Aynı evde ele geçirilen toplam 40 sayfalık

doküman içerisinde 12 numaralı belge olarak isimlendirilen ve örgütün Marmara

bölge sorumlusu [A.Ç.],

tarafından İstanbul kurumlarımız başlıklı belgede “[G.], Ajans faaliyetlerini partiden aldığı talimatlar

doğrultusunda eksiksiz yürütmektedir. Ajansta [İ.Ç.], yoldaş genel yayın yönetmeni görevindedir. SEDAT

ŞENOĞLU yoldaş da [İ.],yoldaşın yardımcılığını yapmaktadır… şeklinde bilgilerin

mevcut olduğu,

Sanık SEDAT ŞENOĞLU’nun

MLKP isimli örgütün yöneticisi konumunda bulunduğu iddia edilmiş ise de, eylemlerinin çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluğu nazara

alındığında silahlı terör örgütünün üyesi olduğu, silahlı terör örgütünün

yöneticisi olduğunun kesin ve inandırıcı deliller ile ispat edilemediği

anlaşıldığından patlayıcı madde bulundurmak, 6136 sayılı kanuna muhalefet ve

örgüt yöneticilerin TCK'nın 220/5 maddesi gereğince sorumlu bulundukları tüm

eylemlerden beraatine karar verilmiştir."

15. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) 21/6/2015

tarihli tebliğnamesinde hükmün bozulması talebinde

bulunmuştur. Başsavcılık, hükme esas alındığı anlaşılan ve MLKP örgüt mensuplarının

isimlerinin yazılı olduğu iddia edilen kırk sayfadan ibaret bilgisayar çıktısı

belgeye ilişkin sahtelik iddiasının ciddi bir iddia olması karşısında bu

çıktının hangi bilgisayarda oluşturulduğu ve sahte olarak düzenlenip

düzenlenemeyeceği hususlarında ayrıntılı bilirkişi raporu alınması gerekirken

eksik inceleme ile hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini ifade etmiştir.

16. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2/5/2016 tarihli kararı ile

hüküm onanmıştır. Yargıtay onama kararında özetle 8/9/2006 tarihinde Aydın'ın

Nazilli ilçesi Ocaklı köyündeki evde yapılan arama sırasında ele geçirilen ve

kırk sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı formatındaki dokümanların ilgili

mevzuatta belirtilen usul hükümlerine uygun olarak incelenmemiş olması

nedeniyle örgütsel doküman niteliği hususunda şüphe oluştuğu, bu konuda

yapılacak başka inceleme ve araştırmanın fayda sağlamayacağı ve sonuca etkili

olmayacağı gerekçesiyle söz konusu dokümanların delil değerlendirmesi sırasında

nazara alınmadığı, dava dosyasında yer alan ve hukuka uygun olarak elde edilen

diğer delillere göre inceleme yapıldığı ifade edilerek bu yönden bozma öneren

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesindeki

görüşe iştirak edilmediği belirtilmiştir.

17. Başvurucu 3/6/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 6/2/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Silahların Eşitliği

İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu; aleyhine delil olarak değerlendirilen kırk

sayfalık belgenin sonradan oluşturulmuş kopya bir belge olup olmadığının tespit

edilmesi amacıyla belge üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması yönündeki

taleplerinin karşılanmadığını ve örgüt evi olarak kullanıldığı iddia edilen

Ocaklı köyündeki eve ilişkin bazı kamera görüntülerinin incelenmek üzere

istenmesi yönündeki taleplerinin değerlendirmeye alınmadığını belirterek adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

20. Bakanlık görüşünde; başvurucuya delillerini sunma, inceletme

ve itiraz etme hususlarında yeterli olanakların sağlandığı, yargılama

aşamalarında yapılan usule ilişkin işlemlere karşı başvurucunun müdafii aracılığıyla beyanda bulunduğu ve esasa ilişkin

savunmasını yaptığı, usule ilişkin imkânlar yönünden dezavantajlı konuma

düşürüldüğü yönünde bir veri bulunmadığı belirtilmiştir. Bakanlık görüşünde

ayrıca başvurucunun kırk sayfalık belgenin delil niteliğinde olamayacağı

yönündeki itirazlarının değerlendirildiği, temyiz incelemesi sırasında temyiz

mercii tarafından bu belgenin delil değerlendirilmesinde nazara alınmadığı,

dava dosyasında yer alan diğer delillere göre inceleme yapıldığı ifade

edilmiştir. Sonuç olarak Bakanlık görüşünde, bu hususların da gözetilmesi

suretiyle takdirin Anayasa Mahkemesine ait olduğu bildirilmiştir.

21. Başvurucu, başvuru formunda belirttiği iddialarını Bakanlık

görüşüne karşı beyanında tekrar etmiştir.

2. Değerlendirme

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının adil yargılanma

hakkının görünümlerinden olan silahların

eşitliği ilkesi kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

23. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes iddia, savunma

ve adil yargılanma hakkına

sahiptir. Anayasa'nın anılan maddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunma

hakkına birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önünde

dile getirme fırsatı tanınması gerektiği anlamını da içermektedir (Mehmet Fidan, B. No: 2014/14673, 20/9/2017, § 37). Nitekim

Anayasa Mahkemesi de Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok

kararında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadıyla adil yargılanma hakkının

kapsamına dâhil edilen silahların eşitliği

ilkesine Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan

ilkenin adil yargılanma hakkının kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya

çıkmaktadır. Anılan ilkeye uygun yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete

uygun olması mümkün değildir (Mehmet Fidan,

§ 38).

24. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule

ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin

diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını

makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına

gelir (Yaşasın Aslan, B. No:

2013/1134, 16/5/2013, § 32). Bu usul güvencesi, uyuşmazlığın her iki tarafına

da savunmasının temel dayanağı olan delilleri sunma imkânı tanınmasını

kapsamaktadır (Yüksel Hançer, B.

No. 2013/2116, 23/1/2014, § 18).

25. Kural olarak Anayasa Mahkemesinin görevi herhangi bir davada

bilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına karar vermek

değildir (Sencer Başat ve diğerleri

[GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 68). Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin

usule ilişkin imkânlar konusunda taraflardan birinin diğerine nazaran

dezavantajlı bir konuma düşürülüp düşürülmediğini denetleme görevi

bulunmaktadır.

26. Somut olayda başvurucu hakkındaki yargılama yirmi iki celse sürmüştür.Başvurucu, yargılama

süresince müdafii aracılığıyla dava dosyasında yer

alan delillere ve bu delillerin elde ediliş yöntemine ilişkin itiraz ve

taleplerini ileri sürme imkânı bulmuştur. Başvurucu ve müdafiinin

dava dosyasında yer alan deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması

yönündeki taleplerinin Mahkeme tarafından makul bir gerekçe gösterilmek

suretiyle reddedildiği ve usule ilişkin imkânlar noktasında taraflar arasında

farklı muamele yapıldığına dair bir veri bulunmadığı görülmektedir.

27. Öte yandan başvurucu,aleyhine

delil olarak değerlendirildiğini iddia ettiğikırk

sayfalık belgenin sonradan oluşturulmuş kopya bir belge olduğu yönündeki

itirazını temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür. Temyiz mercii tarafından

yapılan değerlendirmede bu belgenin örgütsel doküman niteliği olduğu hususunda

şüphe oluştuğu gerekçesiyle delil değerlendirmesi sırasında nazara alınmadığı,

dava dosyasında yer alan ve hukuka uygun olarak elde edilen diğer delillere

göre inceleme yapıldığı anlaşılmaktadır (bkz. § 16).

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

29. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

30. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018, §§

26-35) kararında Anayasa Mahkemesi; yargılamaların makul sürede

sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği yahut

hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen

bireysel başvurulara ilişkin olarak Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat

Komisyonu Başkanlığına (Tazminat Komisyonu) başvuru imkânının getirilmesine

ilişkin yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır.

31. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı, tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgilibaşarı şansı sunma ve yeterli

giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu

tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

32. Mevcut başvuruda, söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

33. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

6/2/2019tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Recep KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör Yrd. : Zehra GAYRETLİ Başvurucu : Sedat ŞENOĞLU Vekili : Av. Gülizar TUNCER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/10700, 6 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. İstanbul Kurumlarımız
  7. "Deliller
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Silahların Eşitliği
  10. B. Makul Sürede
  11. A. 1. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. M. Emin KUZ
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/10700
Tarih
6 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Abdullah Omar Başvurusu (B. No: 2015/9409)
  • Mustafa Kürün Başvurusu (B. No: 2015/68)
  • Zekiye Güler Aksoy Başvurusu (B. No: 2015/14070)
  • Zafer Gözütok Başvurusu (B. No: 2015/909)
  • Aziz Mahmut İstegün Başvurusu (B. No: 2017/32195)
  • Bülent Kerimoğlu Başvurusu (B. No: 2015/13109)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.