İçeriğe geç
AC
Birinci Bölüm Başvuru No: 2014/4637 Tarih:

Semih Yalçın Başvurusu (B. No: 2014/4637)

Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

SEMİH YALÇIN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/4637)

Karar Tarihi: 17/11/2014

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, “kasten

yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a

muhalefet” suçlarını işlediği iddiasıyla yargılandığı davada makul

sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş, manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2.

Başvuru, 3/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari

yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun

bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/5/2014 tarihinde, kabul

edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4.

Bölüm Başkanı tarafından 4/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 17/7/2014 tarihli yazısında, Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen,

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında

13/7/2007 tarihinde gözaltına alınmıştır.

8. Başvurucu hakkında,

Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının 7/9/2007 tarih ve E.2007/760 sayılı

iddianamesi ile “6136 sayılı Kanun'a

muhalefet ve silahla kasten yaralama” suçlarını işlediği iddiasıyla

kamu davası açılmıştır.

9. Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesince 4/10/2007 tarih ve

E.2007/80, K.2007/714 sayılı karar ile Mahkemenin görevsizliğine karar

verilmiştir.

10. Anılan karara yapılan itiraz üzerine, Mardin 1. Ağır Ceza

Mahkemesinin 16/11/2007 tarih ve 2007/268 Değişik İş sayılı kararıyla

görevsizlik kararı kaldırılmıştır.

11. Görevsizlik kararının kaldırılması üzerine dava,

Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2007/150 sayılı dosyasına

kaydedilmiştir.

12. Başvurucu, 3/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

13. Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 4/9/2014 tarihli

duruşmada başvurucunun “kasten yaralama”

suçundan 5 ay hapis, “ruhsatsız silah

taşıma” suçundan 6 ay 20 gün hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile

cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir.

14. Gerekçeli kararın 22/9/2014 tarihinde yazıldığı, henüz

başvurucuya tebliğ edilmediği ve kesinleşmediği anlaşılmıştır.

B. İlgili

Hukuk

15. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86.

maddesinin (1) numaralı fıkrası, (3) numaralı fıkrasının (e) bendi; 10/7/1953

tarih ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında

Kanun’un 13. maddesinin birinci fıkrası; 3/7/2005 tarih ve 5395 sayılı Çocuk

Koruma Kanunu’nun 23. ve 24. maddeleri; 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

16. Mahkemenin 17/11/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 3/4/2014 tarih ve 2014/4637 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu, Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen

soruşturma kapsamında 13/7/2007 tarihinde gözaltına alındığını, hakkında açılan

kamu davasında makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

18. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

19. Başvurucu, Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında

yürütülen soruşturma kapsamında açılan kamu davasında makul sürede yargılama yapılmadığını

belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

20. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049,

26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan

alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma

hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca

inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM

içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve

AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve

haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun

dayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen

ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca

davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının

görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın

bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde

göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§

38–39).

21. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

22. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca

kişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul sürede

karara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, ceza

kanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukunun

kuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızın

kendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/695,

9/1/2014, § 32). Başvuru konusu olayda, başvurucu hakkında, “6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve silahla kasten

yaralama” suçlarını işlediği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır.

Başvurucu hakkında isnat olunan suçlar 5237 sayılı Kanun’un 86. maddesinin (1)

numaralı fıkrası ve (3) numaralı fıkrasının (e) bendi ile 6136 sayılı Kanun’un

13. maddesinin birinci fıkrasında hapis ve adli para cezasını gerektirir

şekilde tanımlanmıştır. Bu çerçevede başvurucu hakkındaki suç isnadına dayalı

yargılamanın Anayasa’nın 36. maddesinin güvence kapsamına girdiği konusunda

kuşku bulunmamaktadır (B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 32).

23. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup

olmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği

iddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak

etkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takım

tedbirlerin uygulanması anıdır. Somut başvuru açısından bu tarih, Kızıltepe

Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucunun gözaltına alındığı 13/7/2007 tarihidir.

Ceza yargılamasında sürenin sona erdiği tarih, suç isnadının nihai olarak

karara bağlandığı, yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin

makul süre şikâyetiyle ilgili kararını verdiği tarihtir (B. No: 2013/695,

9/1/2014, § 35).

24. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,

Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığınca 13/7/2007 tarihinde gözaltına alınan

başvurucu hakkında “6136 sayılı Kanun'a

muhalefet ve silahla kasten yaralama” suçlarını işlediği iddiasıyla

7/9/2007 tarihinde açılan davada, Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesince

4/10/2007 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, anılan karara yapılan itiraz

üzerine, Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/11/2007 tarihli kararı ile

görevsizlik kararının kaldırıldığı tespit edilmiştir. Görevsizlik kararının

kaldırılması üzerine, Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2007/150 sayılı

dosyasına kaydedilen davada, başvurucunun savunmasının alındığı ve delillerin

toplandığı, duruşma tutanaklarının incelenmesinden, uzun süre mağdurdaki

yaralanmanın mahiyetinin tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumundan rapor alınması

için duruşmaların ertelendiği, ayrıca duruşma günlerinin dolu olması nedeniyle

Mahkemece duruşmaların uzun aralıklarla yapıldığı belirlenmiştir. Mahkemece,

4/9/2014 tarihli duruşmada başvurucunun “6136

sayılı Kanun'a muhalefet ve silahla kasten yaralama” suçlarından

mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,

gerekçeli kararın 22/9/2014 tarihinde yazıldığı ve henüz başvurucuya tebliğ

edilmediği anlaşılmıştır.

25. 5271 sayılı Kanun’un öngördüğü yargılama usullerine tabi

mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi

tarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar

verilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B. No: 2013/695, 9/1/2014, §§

24-40).

26. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

ceza davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,

delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler

dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum ve

davranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken

özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu da

söylenemez. Anılan davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından

farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu

yedi yılı aşkın süredir devam eden yargılama sürecinde makul olmayan bir

gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

27. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

28. Başvurucu, makul sürede

yargılama yapılmadığı için 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep

etmiştir.

29. 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

30. Başvurucunun tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin yedi yılı aşkın süredir devam eden yargılama süresi nazara

alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal

tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net

6.650,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

31. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

32. Başvuruya konu yargılamanın

yedi yılı aşkın süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma

hakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan

bir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü

zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa

sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir

örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki

iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 6.650,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer

taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına

başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede gecikme olması

halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için

yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesine

gönderilmesine,

17/11/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Serruh KALELİ

Üyeler

:

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi DURSUN

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucu

:

Semih YALÇIN

Vekili

:

Av. Murat DURGAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/4637, 17 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası