İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Şenol Eren Başvurusu (B. No: 2014/7693)

1. Başvuru, Anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan

Başvuru No2014/7693Tarih26 Eylül 2019Okuma13 dk · 2.576 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Şenol Eren Başvurusu

Karar tarihi
26 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2014/7693
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.576 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan

bazı eylemlerinin terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyetinde delil olarak

kullanılmasının başvurucunun ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını, yargılama sırasında usuli

güvencelere riayet edilmemesinin adil yargılanma hakkını, iletişimin tespitine

ve fiziki takip yapılmasına izin verilmesi hakkındaki kararların keyfi

olmasının da haberleşme özgürlüğü ile özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 28/5/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu 1989 doğumlu olup olayların meydana geldiği tarihte

Fırat Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisidir.

7. Başvurucu; silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği

gerekçesiyle üç gün gözaltında tutulduktan sonra 27/4/2012 tarihinde serbest

bırakılmıştır. Cumhuriyet savcısı 7/5/2012 tarihli iddianamesi ile başvurucunun

terör örgütüne üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından

cezalandırılmasını talep etmiştir. Mahkeme 21/12/2012 tarihinde, başvurucunun

terör örgütüne üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından

mahkûmiyetine hükmetmiştir.

8. İlk derece mahkemesinin başvurucunun terör örgütü üyeliği ve

terör örgütünün propagandasını yapmak suçlarından mahkûmiyetinde dikkate aldığı

delillerin bazıları şu şekildedir:

i. İlk derece mahkemesi başvurucunun, PKK'nın gençlik

yapılanması olan Demokratik Yurtsever Gençlik Meclisi (DYGM) bünyesinde

faaliyetlerde bulunduğunu tespit etmiştir. Mahkemeye göre DYGM, Kürtçülüğün

yaygınlaştırılması ve PKK'nın ideolojisi ve amaçları hakkında daha fazla

bilinçlendirilmesi kapsamında yapılan faaliyetlerde gençlerin daha aktif rol

üstlenmesi amacını taşımaktadır.

ii. 4/2/2012 tarihinde "Fıratlaşan Yurtsever Gençlik" isimli,

içinde PKK/KCK terör örgütünün propagandasının yapıldığı resim ve yazıların

bulunduğu belirtilen yayından yüz elli tanesinin Diyarbakır'dan temin edilerek Elazığ'a gönderilmesi eylemine başvurucunun da katıldığı

ifade edilmiştir.

iii. Başvurucunun Bingöl'de 9/2/2012 tarihinde güvenlik güçleri

ile girdiği silahlı çatışmada ölü olarak ele geçirilen PKK/KCK terör örgütü

mensubu C.A.dan şehit olarak bahseden, bu kişi

hakkında bilgiler veren ve kimliği tespit edilemeyen bir kadınla görüşme

yaptığı, bu bayana birtakım bilgiler verdiği belirtilmiştir.

iv. Başvurucunun 2/3/2012 tarihinde Fırat Üniversitesinde kız meselesi yüzünden başladığı belirtilen

bir kavgada bir kısım öğrencilerin yaralanması sonrasında Kürt kökenli

öğrencilerin örgütsel yapı içinde sahiplenildiği algısının yaratılmasını diğer

sanıklarla birlikte organize ettiği ifade edilmiştir. Ayrıca başvurucunun Kürt

kökenli öğrencileri sağ görüşlü öğrencilerle bir araya getirerek örgütsel

faaliyetlere kitle oluşturulması amacıyla kavga ortamı hazırladığı

belirtilmiştir.

v. Başvurucunun 3/3/2012 tarihinde Elazığ

Atapark Düğün Salonunda Fırat Öğrenci Derneğinin "Dernek Açılışı ve Tanıtımı" adı

altında düzenlenen etkinliğinin organizasyonunda görev aldığı, bilet satış

faaliyetlerinde bulunduğu ve aynı zamanda bu etkinliğe katıldığı ifade

edilmiştir. Ayrıca Mahkeme, başvurucunun bu etkinlik sırasında terör örgütünün

propagandasını da yaptığını belirtmiştir. Bu kapsamda birtakım iletişim

kayıtlarına ve teknik takip tutanaklarına dayanılmıştır.

-Teknik takip tutanağına göre başvurucunun düzenlenen bu

etkinlik sırasında etkinlik alanının kapısında bekleyerek davetlileri

karşıladığı ve bu kişilerin biletlerini kontrol ettiği, bu etkinlik sırasında

sözde devrim şehitleri adına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulduğu, bu sırada

başvurucunun da aralarında olduğu sanıkların yönlendirmesiyle ışıkların

söndürüldüğü, saygı duruşu sonrasında "Gerilla

Marşı" adı verilen ve içinde terör örgütünün propagandasını

oluşturan sözler barındıran şarkının tüm katılımcılarla birlikte yüksek sesle

söylendiği ifade edilmiştir. Bu şarkının akabinde ışıkların tekrar açıldığı ve

bu kez "Oramar"

adı verilen ve içinde terör örgütünün propagandasını oluşturan sözler

barındıran şarkının söylendiği belirtilmiştir. Teknik takip tutanağına göre

ayrıca etkinlik sonunda bir tiyatro gösterisinin yapıldığı, bu gösteride

güvenlik güçlerince kötü muamele yapılarak insanların öldürüldüğü ve gözaltında

kaybedildiği hususları işlenerek etkinliğe katılanların şiddete, teröre, etnik

ayrımcılığa yönlendirildiği, kin ve düşmanlığa tahrik edildiği ifade

edilmiştir.

vi. Başvurucunun PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması

içinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla tutuklanan bir kısım kişilerin

Malatya'da görülen duruşmasına Elazığ'dan katılımın

sağlanmasını organize edenlerden biri olduğu belirtilmiştir. Başvurucunun bu

eylemi gerçekleştirmekteki amacının tutuklu kişilere ve ailelerine destek

olmanın yanında bu organizasyona katılan kişilerde örgütsel bir bilinç

oluşmasının sağlanması olduğu ifade edilmiştir.

vii. Başvurucunun kardeşi olan Y.E.nin

ikametgâhında yapılan aramada ele geçirilen bir harddiskin

başvurucu ve diğer sanık İ.E. tarafından kullanıldığı belirtilmiştir. Bu harddiskin içinde örgütsel dokümanlar, başvurucunun da

aralarında olduğu yüzleri kapatılmış kişilere ait fotoğraflar, başvurucunun Kalaşnikof marka silah ile çektirdiği fotoğraflar ve

örgütsel nitelik taşıyan müzik ve videoların bulunduğu ifade edilmiştir. Hatta

Mahkeme, iletişim kayıtlarından yola çıkarak bu harddiske

yüklenen örgütsel nitelikteki dokümanların tamamının başvurucu ve diğer sanık

İ.E. tarafından yüklendiğini değerlendirmiştir.

viii. Başvurucunun ikametgâhında yapılan aramada; daha önce el

konulmasına ve toplatılmasına karar verilen kitap ve yayınların ele

geçirildiği, örgütsel niteliği bulunan müzikler ve Abdullah Öcalan ile bir

kısım terör örgütü mensuplarının fotoğraflarının bulunduğu belirtilmiştir.

9. Mahkûmiyet kararında ayrıca başvurucunun da kurucuları

arasında yer aldığı Fırat Öğrenci Derneği hakkında birtakım açıklamalara yer

verilmiştir. Mahkemeye göre başvurucunun da aralarında bulunduğu bir kısım

sanıklar tarafından bu dernek aracılığıyla örgütsel bir bilinç oluşturmak için

genellikle Kürt kökenli öğrencilerin birtakım eylemlere katılımı sağlanmaktadır.

Mahkeme; bu eylemlerin ceza infaz kurumlarında bulunan terör örgütü

mensuplarının kendilerinin ve ailelerinin ziyaret edilmesi, ölen terör örgütü

mensuplarının mezarlarının ziyaret edilmesi, bir kısım kişilerin yasaklanan

Nevruz eylemlerine ve Abdullah Öcalan’ın sözde doğum günü ile ilgili

düzenlenmesi amaçlanan etkinliklere götürülmesi, bir kısım etkinliklerde terör

örgütü lehine marş söylenmesinin ve yasa dışı slogan attırılmasının sağlanması

olduğunu ifade etmiştir. Bir diğer yandan Mahkeme kararında; bu dernek

aracılığıyla dernek açılışı ve tanıtımı adı altında yapılan ve terör örgütünün

toplantısı hâline dönüşen etkinliklere eleman temin edildiği, üniversitede

öğrenciler arasında meydana gelen basit olayların tırmandırıldığı, örgüt tarafından

verilen talimatlar doğrultusunda Kürt kökenli vatandaşlara yönelik sağlık

taraması yapıldığı ve özel eğitim verildiği tespitine de yer verilmiştir.

10. Terör örgütü üyeliğinden mahkûmiyetine ilişkin kararı

başvurucunun temyiz etmesi üzerine karar, Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından

23/1/2014 tarihinde onanmıştır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi aynı kararla terör

örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan mahkûmiyetin hükmünün ise

bozulmasına hükmetmiştir.

11. Başvurucu, karardan 2/5/2014 tarihinde tebliğ almak

suretiyle haberdar olduğunu belirtmiştir.

12. Başvurucu 28/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

13. İlgili ulusal ve uluslararası için bkz. Metin Birdal ([GK] (B. No: 2014/15440, 22/5/2019, §§ 28-39) başvurusu hakkında verilen karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 26/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. İfade ve Örgütlenme

Özgürlüğü ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

15. Başvurucu, Anayasa'da güvence altına alınan hakların

kullanılması niteliğinde olan birtakım eylemlerin silahlı örgüt üyeliğinin

delili olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Başvurucu

ayrıca iddia edilen eylemlerin terör örgütü tarafından organize edildiğine veya

bu eylemlerin terör örgütünün amacı doğrultusunda gerçekleştirildiğine ilişkin

bir bilgi ya da belgenin de yargılama dosyasında bulunmadığını ifade etmiştir.

Tüm bu nedenlerle başvurucu, anayasal hakların kullanılması niteliğindeki bu

eylemlerin terör örgütüne üye olmak suçunun mahkûmiyet kararında delil olarak

kullanılmasının ifade ve örgütlenme özgürlükleri ile toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

16. Katıldığı veya organize ettiği toplantının, bir derneğin

üyesi olmanın, ele geçen yayınların ve dokümanların terör örgütüne üye olmak

suçundan verilen mahkûmiyet kararının delili olarak kullanılması başvurucunun

ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

üzerinde caydırıcı etki doğurabilir. Dolayısıyla başvurucunun Anayasa'nın 26.

33. ve 34. maddelerinde koruma altına alınan hak ve özgürlüklerine müdahalede

bulunulduğu kabul edilmelidir ( Metin Birdal,

§ 48).

17. Başvuru konusu müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde

öngörülen kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı ve Anayasa'nın 26. 33. ve 34.

maddelerinde yer alan millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması meşru amaçları

kapsamında kaldığı anlaşılmıştır (Metin

Birdal, §§ 52-53). Bu

nedenle başvuru konusu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygun olup olmadığı değerlendirilecektir.

a. Müdahalenin Demokratik

Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması

18. Temel hak ve özgürlüklerin koruması altında bulunan bir

eylemin terör örgütüne üye olmak suçunun mahkumiyetinde delil olarak

kullanılması suretiyle temel hak ve özgürlüklere yapılan bir müdahalenin

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu

bir toplumsal ihtiyacı karşılaması gerekir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan bir

müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir

(zorunlu toplumsal ihtiyaç testine ilişkin açıklamalar için bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,

4/6/2015, §§ 51, 53-55, 57; Mehmet Ali Aydın

[GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68;Ferhat Üstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 45-46; Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128,

7/7/2015, § 51).

b. Somut Olayın

Değerlendirilmesi

19. Terör örgütüne üye olmak suçu, üye ve hatta örgüt henüz bir

suç işlememiş olsa dahi örgütün toplum için yarattığı tehlikeyi cezalandıran ve

bu yönüyle bir yandan da örgüt faaliyetleri kapsamında suç işlenmesini

engelleme amacı taşıyan bir suç türüdür (Metin

Birdal, §§ 60- 61).

20. Bireysel başvuru yolunda Anayasa Mahkemesinin görevi bir

yargılamanın sonucu itibarıyla adil olup olmadığını değerlendirmek değildir.

Dolayısıyla başvurucu hakkında isnat edilen terör örgütünün üyesi olmak suçunun

sübuta erip ermediği veya toplanan delillerin suçun sübutu için yeterli olup

olmadığı meselesi, ilkesel olarak Anayasa Mahkemesinin ilgi alanı dışındadır (Metin Birdal, § 47; ayrıca bkz. Yılmaz

Çelik [GK], B. No: 2014/13117, 19/7/2018, § 45; krş. Ferhat Üstündağ, § 65). Bundan başka bir

ceza yargılamasında hangi delillerin hükme esas alınabileceği meselesi de esas

itibariyle Anayasa Mahkemesinin görev alanının dışındadır (Türk Ceza Hukuku

uygulamasına ilişkin bazı değerlendirmeler için bkz. Metin Birdal, §§ 67-71).

21. Bir kişinin henüz başka bir suç işlemeden yalnızca terör

örgütüne üye olması nedeniyle cezalandırılabilmesi için yargılama makamlarının

o kişinin terör örgütüyle olan bağlarını ortaya koyması gerekir. Henüz ceza

kanunlarında tanımlanan bir suçu işlememiş olsa bile bir terör örgütü ile örgüt üyeliği olarak kabul edilecek

kuvvette bir bağın varlığının araştırılması bireylerin sahip olduğu fikirlerin,

bağlı oldukları toplumsal grupların ve ideolojilerinin, davranışlarının

anlamlarının ve bunların altında yatan saiklerin de

değerlendirilmesini gerektirebilir. Böyle bir değerlendirmenin örgütlere üye

olmak, toplantılara katılmak veya düşünce açıklamaları yapmak gibi kişilerin

anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan eylemlerini de kapsadığı durumlarda

başta ifade, örgütlenme, din ve vicdan özgürlükleri ile toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkı olmak üzere temel haklar üzerinde ciddi bir baskı

oluşturabilecek potansiyele sahip olduğu açıktır (Metin Birdal, §§ 63, 64).

22. Kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerinin terör örgütünün üyesi olmak suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarının delili olarak kullanılmasının temel haklar üzerinde yaratacağı

caydırıcı etki nedeniyle -Devletin toplumu terör örgütlerinin faaliyetlerine

karşı korumak şeklindeki pozitif yükümlülüğünün bir sonucu olarak- insanların

terörsüz bir ortamda yaşama hakkı ile bu süreçte bireylerin potansiyel olarak

etkilenebilecek temel hakları arasında adil bir denge kurulmalıdır (Metin Birdal, § 65).

23. Söz konusu dengenin sağlandığının kabul edilebilmesi için

derece mahkemelerinin kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerini terör örgütünün üyesi olmak suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarında delil olarak kullanılmalarının zorunlu bir ihtiyacı karşıladığını

göstermeleri gerekir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaki

denetimi temel haklara bu şekilde yapılan müdahalenin zorunlu bir ihtiyacı

karşıladığının ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilip gösterilemediği ile

sınırlı olacaktır(Metin

Birdal, § 72).

24. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi mevcut başvuruda başvurucunun

toplantı, örgütlenme ve ifade özgürlüklerine yapılan müdahalelerin gerçekten toplumsal bir ihtiyaca cevap verip

vermediği sorusuna cevap bulacaktır.

25. Başvuru konusu olayda ilk derece mahkemesi, süreklilik,

çeşitlilik ve yoğunluk gösterdiği kabul edilen eylem ve davranışlarıyla şiddeti

ve demokratik olmayan yöntemleri benimseyen başvurucunun PKK terör örgütünün

üyesi olduğu kanaatine ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesi iddianamede ileri sürülen

iddiaları ve derece mahkemelerince başvurucunun mahkûm edilmesi için benimsenen

gerekçeleri yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca bir bütün olarak ve dikkatle

incelemiştir.

26. Somut olayın koşullarında ilk derece mahkemesinin,

başvurucuyu suç oluşturmadığı ve anayasal hakların kullanımından ibaret olduğu

ileri sürülen eylemleri nedeniyle mahkum ettiği kabul

edilmemiştir. İlk derece mahkemesi diğer bazı deliller yanında PKK'yı, terör

örgütü mensuplarını veya terör eylemlerini yücelten şarkıların söylendiği ve

gösterilerin yapıldığı terör örgütünün propagandasına dönüştürülen bir

toplantıya katılmış olmasını, başvurucuya ait olduğunu değerlendirdiği

dokümanların ve yayınların niteliğini ve bir derneğin kurucu üyesi olmasını

başvurucunun örgüt üyeliğini açıklayan ve eylemlerinin sürekliliğini gösteren

deliller olarak kullanmıştır (krş. Metin

Birdal, § 76).

27. İlk derece mahkemesi, başvurucunun söz konusu toplantıyı

organize etmek veya katılmak biçimindeki rolünün, kendisine ait doküman ve

yayınlarının niteliğinin, bir derneğin kurucu üyesi olmasının, DYGM üyesi

olmasının ve diğer davranışlarının, onun PKK terör örgütünün hiyerarşik

yapılanmasına kendi isteğiyle ve bilerek dâhil olduğuna dair bilgileri doğrular

ve tamamlar nitelikte olduğunu ikna edici biçimde göstermiştir. Başvurucunun şikayete konu eylemlerinin delil olarak kullanılmasının bir

toplumsal ihtiyacı karşıladığı kanaatine ulaşılmıştır.

28. Sonuç olarak başvurucunun ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan müdahale demokratik

toplum düzeninin gereklerine aykırı bir müdahale olarak değerlendirilemez.

29. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda müdahalenin meşru olduğu açık

olan başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

30. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun ifade ve örgütlenme

özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine

dair başvurusunun, bir ihlal bulunmadığı açık olduğundan açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemezliğine karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının, Haberleşme Özgürlüğünün ve Özel Hayata Saygı Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

31. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda, başvuru

konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki

iddialarını kanıtlamak ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal

edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını ortaya koymak

başvurucuya düşer. Başvurucunun kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali

nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa

hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu

ileri sürülen işlem veya kararların neler olduğunu başvuru dilekçesinde

belirtmesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti

yapılmalı, bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklerden hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçelerle deliller açıklanmalıdır (Sabah Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim

Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi [GK], B. No: 2014/12727,

25/5/2017, § 19).

32. Somut olayda başvurucu, bu başlık altındaki iddialarını

soyut bir şekilde ileri sürmüş, başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri

sunarak olaylar hakkındaki iddialarını kanıtlama ve dayanılan Anayasa hükmünün

kendisine göre ihlal edildiğine dair hukuki iddialarını ortaya koyma yükümlülüğünü

yerine getirmemiştir. Başvurucu, başka dava dosyalarındaki bilgi ve belgelerin

gerekçeli kararda mahkumiyetine dayanak alınması nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de bu dava dosyalarının hangi

dosyalar olduğu, mahkumiyete esas alınan bilgi ve belgelerin ne olduğu

hususunda herhangi bir açıklama yapmamıştır. Aynı şekilde başvurucu iletişimin

tespiti ve fiziki takip yapılmasına izin verilmesi kararları alınırken dikkate

alındığını ileri sürdüğü gizli belgelerin kendisine bildirilmemesi ve bu

belgelerle ilgili görüşünün alınmaması nedenleriyle çelişmeli yargılama

ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ancak dosya içerisinde bulunduğunu

iddia ettiği gizli belgelerin neler olduğuna, yargılamanın seyri üzerinde ne

tür etki yarattıklarına ilişkin yeterli bir değerlendirmede bulunmamıştır.

33. Başvurucu, hakkındaki yargılamanın özel yetkili mahkemelerce

gerçekleştirildiğini, bu mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olduklarının

söylenemeyeceğini belirterek bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüş ancak söz konusu mahkemenin neden bağımsız ve

tarafsız olmadığı hususlarında yeterince bir açıklamaya başvuru formunda yer

vermemiştir.

34. Bundan başka başvurucu, soruşturma aşamasında gizlilik

kararı alınması nedeniyle hükme esas alınan delillerden bazıları ile ilgili

olarak gereği gibi savunma yapamaması nedeniyle savunma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş; buna karşın kovuşturma aşamasında her tür gizlilik

kalktığı halde hangi surette savunmasını yapamadığına ilişkin herhangi bir

açıklamada bulunmamıştır.

35. Başvurucu ayrıca iletişimin tespiti ve fiziki takip yapılmasına

izin verilmesine ilişkin kararların keyfi olması, kanunda öngörülen koşullar

gerçekleşmeden bu kararların verilmesi nedeniyle ise haberleşme hürriyeti ile

özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ise

de bu hususta başvuru formunda yeterince açıklamalarda bulunmamış, kanun

hükümlerini belirtmek suretiyle yapılan işlemin bu hükümlere uymadığını soyut

bir şekilde belirtmekle yetinmiştir.

36. Açıklanan gerekçelerle bu bölümdeki iddiaların

temellendirilememiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. İfade ve örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının, haberleşme özgürlüğünün ve özel

hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

26/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Kadir ÖZKAYA

Selahaddin

MENTEŞ

Raportör

:

Ömer MENCİK

Başvurucu

:

Şenol EREN

Vekili

:

Av. Mesut

GÜNDOĞDU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/7693, 26 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. İfade ve Örgütlenme
  9. B. Adil Yargılanma
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Gökcan
  12. Özgüldür
  13. Menteş
  14. Gündoğdu
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/7693
Tarih
26 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Tonguç Özkan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/1261)
  • Cemal Uçar ve İbrahim Uçar Başvurusu (B. No: 2015/9608)
  • Veysel Kaplan Başvurusu (B. No: 2015/13524)
  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2015/18581
  • Ömer Gökenci Başvurusu (B. No: 2015/14955)
  • Hasan Köle ve İsmail Kara Başvurusu (B. No: 2016/8958)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.