İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Sevil Gümüş Başvurusu (B. No: 2014/13956)

1. Başvuru, taşınmazın tapu kaydı üzerine konulan ihtiyati

Başvuru No2014/13956Tarih9 Ocak 2019Okuma10 dk · 1.930 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Sevil Gümüş Başvurusu

Karar tarihi
9 Ocak 2019
Başvuru Numarası
2014/13956
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.930 kelime·10 dk okuma·21 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, taşınmazın tapu kaydı üzerine konulan ihtiyati

tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi

nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/8/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Başvuru Tarihine Kadar

Yaşanan Olaylar

8. Başvurucu ile müteahhit A.U. arasında 12/7/1990 tarihinde

noter aracılığıyla arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiştir.

Sözleşme ile, Balıkesir ili Gönen ilçesi Rüstem Mahallesinde bulunan ve

başvurucu adına kayıtlı olan 290 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine bina

yapma yükümlülüğü karşısında müteahhit A.U.ya sekiz

dairenin verilmesi kararlaştırılmıştır. Müteahhit ile üçüncü kişiler arasında

noter aracılığıyla bu sekiz daireye ilişkin bağımsız bölüm satış vaadi

sözleşmesi düzenlenmiştir.

9. Başvurucu, müteahhit tarafından arsa payı karşılığı inşaat

sözleşmesinden kaynaklanan edimin yerine getirilmediği gerekçesiyle Gönen (Balıkesir)

Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) sözleşmenin feshi davası açmıştır.

Mahkemece 1/7/2004 tarihli karar ile sözleşmenin feshine karar verilmiştir. Bu

karar 6/3/2006 tarihinde kesinleşmiştir.

10. Diğer taraftan müteahhit A.U. ile bağımsız bölüm satış vaadi

sözleşmesi yapan kişiler, yapmış oldukları sözleşme kapsamındaki haklarının

korunması ve teslim edilmeyen bağımsız bölümler için ödenen bedellerin sebepsiz

zenginleşme hükümlerine göre iade edilmesi talebiyle müteahhit A.U. ile

başvurucu aleyhine 16/12/2005 tarihinde aynı mahkemede dava açmışlardır.

Davacılar aynı zamanda ihtiyati tedbir talebinde de bulunmuş olup bu talep

Mahkemece kabul edilerek dava konusu taşınmazın tapu kaydına aynı tarihte

ihtiyati tedbir konulmuştur.

11. Başvurucu 15/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. Başvuru Tarihinden Sonra Yaşanan Olaylar

12. Mahkeme 28/11/2014 tarihinde davanın reddine karar

vermiştir. Mahkeme davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığını ve binanın iskân

ruhsatının bulunmadığını, son katının da kaçak olduğunu belirtmiştir. Mahkemeye

göre yapının mevcut hâliyle kullanılabilir olmayıp güçlendirme de yeniden yapım

maliyetine çok yakın bir maliyete yol açacaktır. Mahkeme ayrıca iskân ruhsatı

bulunmayan, deprem yönetmeliğine uygun olmayan ve bir katının da kaçak olduğu

görülen inşaatın ekonomik bir değer de taşımadığını vurgulamıştır.

13. Karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesince 21/10/2015 tarihinde

bozulmuştur. Bozma kararının gerekçesinde, davanın konut satışından

kaynaklandığı ve bu yüzden tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması

gerektiği belirtilmiştir.

14. Bozma üzerine tüketici mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama

neticesinde mahkeme aynı gerekçelerle 19/7/2017 tarihinde davanın reddine karar

vermiştir.Taraflarca temyiz edilmeyen karar 20/4/2018

tarihinde kesinleşmiştir.

15. Başvurucunun 15/5/2018 tarihli talebi üzerine Mahkeme

17/10/2018 tarihinde dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerindeki ihtiyati

tedbir şerhinin kaldırılması için tapu müdürlüğüne müzekkere yazmıştır. Gönen

Tapu Müdürlüğünün cevap yazısında söz konusu şerhin 17/10/2018 tarihinde

kaldırıldığı bildirilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

16. 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü

Muhakemeleri Kanunu'nun 101. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Hakim iki taraftan birinin talebiyle

davanın ikamesinden evvel veya sonra aşağıda gösterilen hal ve şekillerde

ihtiyati tedbirler ittihazına karar verebilir:

1 - Menkul ve gayrimenkul malların ayni münazaalı ise bunun haciz veya yeddiadle

tevdiine,

2 - Münazaalı şeyin

muhafazası için lazım gelen her türlü tedbirlerin ittihazına,

..."

17. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 389. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir

değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da

tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut

ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu

hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."

B. Uluslararası Hukuk

18. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları için bkz. Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve

Tic. Ltd. Şti. (GK), B. No: 2014/17196, 25/10/2018, §§ 23-39.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 9/1/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

20. Başvurucu, makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

21. Bireysel başvurular sonrasında 31/7/2018 tarihli ve 30495

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli

ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle

Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

22. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi, yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya

da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

23. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır (Ferat Yüksel, § 26).

24. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun

incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının

tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

25. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

27. Başvurucu ihtiyati tedbir sürecinin makul sürede

sonuçlanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

28. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

29. Anayasa Mahkemesi daha önce benzer bir şikâyeti Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve

Tic. Ltd. Şti. başvurusunda incelemiş ve sonuca bağlamıştır.

30. Anayasa Mahkemesi muhtemel bir alacağın güvence altına

alınarak etkisizleşmesinin önüne geçilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan tedbirlerin

alınması ve bu tedbirler kapsamında kamu makamlarının mülk üzerinde belirli bir

süreyle hukuki tasarruflarda bulunulmasının sınırlandırılması bakımından geniş

bir takdir yetkisi bulunduğunu kabul etmiştir. Ancak devletin mülkiyet hakkına

ilişkin pozitif yükümlülükleri çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda söz

konusu tedbirlerin uygulanmasının mülk sahibine kaçınılmaz olandan aşırı bir

külfet de yüklememesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu doğrultuda hukuki ilişkinin

diğer tarafının haklarını korumak için tedbiri uygulayan kamu makamlarının söz

konusu tedbirin başvurucunun mülkiyet hakkına etkilerini de gözetmesi ve

ölçüsüz bir müdahaleye yol açmaması gerekmektedir (Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti.,

§ 79).

31. Buna göre mülkiyet hakkını sınırlandıran bir tedbirin

uygulanmasının ölçülü olabilmesi için ise gerek kapsamı gerekse de süresi itibarıyla

orantılı olarak uygulanması gerekmektedir. Mülkiyet hakkına müdahale teşkil

eden tedbirler uygulanması ve bu tedbirlerin belirli bir süre de devam etmesi

ancak bireye şahsi olarak aşırı bir külfet yüklemediği takdirde ölçülü

görülebilir. Diğer bir deyişle mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden

tedbirlerin söz konusu olduğu durumlarda tedbiri uygulayan kamu makamlarının

ivedi olarak ve özenli bir biçimde davranma yükümlülükleri bulunmaktadır. Aksi

hâlde yani tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesi, mülkiyet hakkının

tanındığı yetkilerin kullanılmasının belirsiz olacak şekilde ötelenmesi

suretiyle mülk sahibine orantısız bir külfet yüklemiş olur (Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti.,

§§ 73-80).

32. Benzer nitelikteki somut olay bakımından da bu ilkelerden

ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Nitekim başvurucunun

taşınmazının tapu kaydına 16/12/2005 tarihinde ihtiyati tedbir şerhi konulmuş

ve bu şerh ancak davanın reddine ilişkin karar kesinleştikten sonra 17/10/2018

tarihinde kaldırılabilmiştir. Dolayısıyla olayda mülkiyet hakkını sınırlandıran

tedbir sürecinin yaklaşık on iki yıl on ay sürdüğü tespit edilmiştir. Bu tedbir

süreci bir bütün olarak ele alındığında söz konusu sürenin makul olmadığı ise kuşkusuzdur.

Bu durumda mülkiyet hakkını sınırlandıran tedbirin başvurucuya şahsi olarak

aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediği, başvurucunun mülkiyet hakkının

korunmasına ilişkin olarak somut olay bağlamında devletin pozitif

yükümlülüklerinin tam ve etkin bir biçimde yerine getirilmediği sonucuna

varılmıştır.

33. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir...

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

35. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve hürriyetin

ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararın veya işlemin

ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep

olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen

diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet

Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, § 55).

36. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi gerekir. Buna

göre ihlal idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasama işlemlerinden

kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderim yolunun

belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet

Doğan, § 57).

37. Başvurucu ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

38. Anayasa Mahkemesi, ihtiyati tedbirin uygulanmasının makul

bir süreyi aşması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna

varmıştır. Somut başvuruda bu sebeple ihlalin, yargı kararından kaynaklandığı

anlaşılmaktadır.

39. Başvuru konusu olayda ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılması bakımından etkin giderim yolu tazminat olarak görülmektedir.

Mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek

olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 15.000 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

40. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata

hükmedebilmesi için başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit

edilen ihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda

herhangi bir belge sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar

verilmesi gerekir.

41. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.681,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 15.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.681,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Gönen Asliye Hukuk

Mahkemesine (E.2016/36, K.2017/578) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

9/1/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Özgür DUMAN

Başvurucu

:

Sevil GÜMÜŞ

Vekili

:

Av. Süleyman

COŞKUN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/13956, 9 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Başvuru Tarihine Kadar
  7. B. Başvuru Tarihinden Sonra Yaşanan Olaylar
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. A. Ulusal Hukuk
  10. B. Uluslararası Hukuk
  11. V. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Makul Sürede
  13. B. Mülkiyet Hakkının
  14. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  15. B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet
  16. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  17. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. Yıldırım
  19. Kömürcü
  20. Akıncı
  21. Topal
  22. M. Emin KUZ
  23. Coşkun
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/13956
Tarih
9 Ocak 2019

İlgili Kararlar

  • İsmail Durusu Başvurusu (B. No: 2015/12524)
  • Mehmet Toparslan Başvurusu (B. No: 2015/19393)
  • Metin Baştürk Başvurusu (B. No: 2015/10942)
  • Meliha Siviş Başvurusu (B. No: 2015/18910)
  • İlker Yürük Başvurusu (B. No: 2015/4166)
  • Fatma Taşdemir ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/18372)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.